Onlar, Allah'a verdikleri sözü (kulluğu) yerine getiren ve fıtrat sözleşmesini bozmayanlardır.
“Allah’a verdikleri sözü” ifadesi, insanın Allah’a iman ettikten sonra, kendisine yaratılıştan verilen aklî ve maddi nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlaki sorumluluğuna işaret eder. Yani insanın fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşaması gerektiğine vurgu yapar. Bu bağlamda herhangi bir açıklayıcı referansın kasıtlı olarak ihmal edilmesi, Allah’a karşı verilen sözün çiğnenmesi demektir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi Hakk’ın çağrısına olumlu cevap veren kişinin kör bir kimse gibi olamayacağı, Îmâni mevzulara kayıtsız kalamayacağı, Allah’ın rızasını kazanmak için saygılı ve duyarlı tavırlar sergileyeceği anlatılmaktadır.