close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veli(A)llâhi yescudu men fî-ssemâvâti vel-ardi tav’an vekerhen vezilâluhum bilġuduvvi vel-âsâl(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Göklerde ve yeryüzünde ne varsa, sabah ve akşam, isteristemez, kendileri de, gölgeleri de Allah'a secde eder.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Unutmayınız ki) Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- (hepsi) Allah’a secde etmektedirler (ve O’nun hükmüne boyun eğmektedirler). Sabah akşam gölgeleri de (O’na secde halindedir. Her şey Allah’ın tayin ve takdir ettiği hizmet üzerindedir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan herşey ve herkes, isteyerek veya zorunlu olarak; onların gölgeleri de, sabah akşam uzayıp kısalarak Allah'a secde etmektedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların hepsi ve onların gölgeleri, gündüzün ilk ve son saatlerinde, isteseler de, istemeseler de yalnız Allah'a secde ederler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 12/8; 16/48-49.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların hepsi ister istemez, gölgeleri de sabah ve akşam, Allah'a secde eder.
Ali Bulaç
swap_vert close
Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsaAllah'a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O'na secde eder).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileride , gölgeleri de sabah, akşam Allah'a secde eder. (Ona boyun eğmeğe mecburdurlar.) (*)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan herkes, gölgeleri ile beraber, isteyerek ve istemeyerek sabah-akşam yalnızca Allah’a secde ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunanlar da, onların gölgeleri de sabah akşam, ister istemez, sadece Allah'a secde ederler.
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerde, yerde ne ki varsa, kendileri de, gölgeleri de, ister istemez akşam sabah Allaha secde eder
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların hepsi, isteyerek yahut istemeyerek Allah'a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (secde ederler).
Bkz. 16/48“Boyun eğmek/saygı duymak” anlamına gelen “secde” sözcüğünün yaygın anlamı ise “alnımızı hürmetle yere koymaktır”. Burada zorunlu duruştan bahsedildiği için “boyun eğmek” tercih edilmiştir. Örneğin “Göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygıyla secde ederler.” (Nahl 16/49). Bu ayette de görüldüğü gibi her şey istese de istemese de Allah’a secde etmektedir.Allah’a, isteyerek yani gönüllü ve bilinçli olarak secde edenler melekler ve inananlardır. İnkârcılar ise, kulluğa ve secde etmeye istekli olmasalar da bir yaratık olarak kurabilecekleri farklı bir dünyaları olmadığına ve Allah’ın dünyasında yaşamaya mahkûm olduklarına göre bağlı oldukları maddi ve manevi ilke ve yasalar bakımından Allah’ın iradesine boyun eğmek durumundadırlar. “Gölgelerinin secde etmesi” ise güneşin dünyaya göre aldığı duruma bağlı olarak sabah ve akşam uzayıp öğlen vakti kısalmasının yaratıklar üzerinde oluşturduğu gölgedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzda ne var ise tav’an ve kerhen Allâh’a secde ider. Gögeler bile sabah akşam önünde secde iderler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yerde ve göklerdeki kimseler de, gölgeleri de, sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah’a boyun eğer.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunanlar ve bunların gölgeleri sabah akşam, isteseler de istemeseler de Allah’a secde ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez sadece Allah'a secde ederler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan herkes ister istemez ALLAH'a secde eder. Gölgeleri de sabah akşam...
İnkarcılar bile Tanrı'ya secde ederler, yani O'nun egemenliğini ister istemez kabul eder ve O'nun yasalarına uyarlar. İnkarcılar, yaşamlarının her alanında doğa (yaradılış) yasalarına uymak zorundadırlar. Tanrı'nın egemenliğini kabul etmeyenler, vucutlarının kontrolü konusunda spekülasyona girebilirler; ancak Kuran onlara kaçamıyacakları basit bir örnek verir: Kafirlerin gölgesi Tanrı'ya boyun eğmektedir. Bir başka ifadeyle, dünyanın güneş etrafındaki dönüşü ve bunun sonucunda inkarcının gölge hareketleri onun kontrolünün dışındadır. Güneşin oluşturduğu gölge, cografik koordinat, gün ve saate göre alabildiğine ölçülü ve duyarlı bir grafik izler. Bak 2:258  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Oysa göklerde ve yerde kim varsa ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a secde ederler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Halbuki Göklerde ve Yerde kim varsa ister istemez Allaha secde eder kendileri de gölgeleri de sabah akşam
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Oysa) göklerde ve yerde her ne varsa ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah’a secde ederler.
DİKKAT: Secde âyetidir!  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar ve gölgeleri, isteyerek veya istemeyerek, sabah akşam¹ Allah'a secde² ederler.
1- Hiç durmadan. Sürekli. Bütün bir gün. 2- Allah'ın yasasına göre hareket ederler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa onlar da, gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allaha secde eder.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem göklerde ve yerde bulunan kimseler ve onların gölgeleri, sabah-akşam (bir kısmı) isteyerek, (bir kısmı da) istemeyerek (de olsa) Allah'a secde eder.(2)
(2)Bu âyet-i kerîme, Kur’ân-ı Kerîm’deki on dört secde âyetinin ikincisidir. Tilâvet secdesinin ta‘rîfi için, bakınız; (sahîfe 175, hâşiye, 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yeryüzünde var olan herkes (her şey) ister istemez Allah’ın emrine (Allah’ın varlık âlemi için koymuş olduğu kanunlara) boyun eğmektedirler. Ve sabah akşam (ilahi yasaya bağlı olarak yerkürenin kendi ekseni etrafında dönmesiyle oluşan) gölgeleri de.*
(*) Not: Ayette geçen secde, yüce yaratıcının yaratılış kanununa boyun eğmek anlamındadır. Yani her yaratık bu kanuna uymak durumdadır. Örneğin, evrendeki bütün düzenin büyük patlama (Big Bang) neticesinde oluşturulan dört temel kuvvet sayesinde sağlanmaktadır. Bu temel kuvvetler: 1.Kütle ekim kuvveti. 2.Elektromanyetik kuvvet. 3. Güçlü nükleer kuvvet. 4. Zayıf nükleer kuvvet. Bu kuvvetler büyük patlama ile oluşan atom altı parçacıklarla birlikte ortaya çıkmış ve atomlar (yani madde) bu kuvvetlerin/bu ilahi yasaların etkisiyle var olabilmiştir. İşte hem evrenin varlığı hem de düzen ve dengesinin sağlanması için yüce yaratıcı bu büyük patlama (Big Bang) ile dört temel kanun oluşturmuş olup evrenin varlığını, işleyişini ve düzeninin devam etmesini bu temel kanunlara bağlamıştır. Bu nedenle bütün evren /bütün yaratıklar bu temel yasalara boyun eğmek suretiyle adeta lisan-ı hâl ile yüce yaratıcısını tesbih edip secde etmektedir. Özetle, evrenin varlığı ve yaşaması Allah’ın evrende koyduğu yasalara bağlıdır. Bu ilahi yasalara boyun eğmek ise, yaratıcıya tesbih ve secde etmek anlamındadır…Ayrıca Râgıb el-İsfahânî de Kur’an’daki secdeyi isteğe bağlı ve zorunlu secde olarak ikiye ayırır; ilki (sücûd bi’htiyâr) insana mahsus olup karşılığında mükâfat vardır. “Allah’a secde edin” (en-Necm 53/62) gibi âyetler secdenin bu ilk anlamıyla ilgilidir. İkincisi (sücûdü teshîr) insan dahil olmak üzere canlı ve cansız bütün varlıkların Allah’ın koyduğu kanunlara boyun eğmesidir. İşte buradaki secdenin de ikinci (yani Allah’ın koyduğu kanunlara boyun eğmesi şeklindeki) anlamıyla ilgilidir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “scd” md.). Müfessirler de ikinci anlamıyla bütün varlıkların Allah’a secde etmesini (meselâ bk. en-Nahl 16/48-49; el-Hac 22/18; er-Rahmân 55/6) fıtratlarının gereği olarak yaratıcının kendileri için koyduğu kanunlara tâbi olup onların dışına çıkamamaları şeklinde izah ederler. Kaynak: (TDV. İslam Ansiklopedisi) ولله يسجد : أي: ينقادون لإحداث ما أراده فيهم من أفعاله، شاؤوا أو أبوا، لا يقدرون أن يمتنعوا عليه، وتنقاد له، وظلالهم : أيضا; حيث تتصرف على مشيئته في الامتداد والتقلص، والفيء والزوال،( تفسير الكشاف» )وأما القول الثاني في تفسير الآية ، فهو أن السجود عبارة عن الانقياد والخضوع وعدم الامتناع ، وكل من في السماوات والأرض ساجد لله بهذا المعنى ؛ لأن قدرته ومشيئته نافذة في الكل ، ونظير هذه الآية قوله ( بل له ما في السماوات والأرض كل له قانتون ) [البقرة : 116].(التفسير الكبير - تفسير فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar, isteyerek veya istemeyerek de olsa Allah’a secde ederler. Aynı zamanda gölgeleri de sabah akşam secde ediyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerlerde, göklerde ne varsa, gölgeleriyle birlikte, erte, akşam, ister istemez, Allah’a secde ederler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunanların kendileri ve gölgeleri ister istemez Allah/a sabah ve akşam [⁴] secde ederler.
[4] Gece, gündüz yani her vakit.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar ve onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allah’a secde etmektedirler.⁶
6 Bu ayet secde ayetidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hâlbuki göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez sadece Allah'a secde ederler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan melek, insan, cin, hayvan ve benzeri bütün varlıklar,ya müminlerde ve meleklerde olduğu gibi isteyerek, yâhut —bağlı oldukları fiziksel ve toplumsal ilkelere farkında olmadan uymak zorunda olan kâfirler, hayvanlar ve diğer varlıklarda olduğu gibi— mecburen Allah’a boyun eğmektedirler ve sadece kendileri değil, onların gölgeleri de, sabah akşam uzayıp kısalmak sûretiyle, Allah’ın evrene yerleştirdiği fiziksel yasalara harfiyen boyun eğmektedirler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer ve Gökler’deki kimseler de, onların gölgeleri de Akşam Vakitleri ve Sabah Vakitleri ister istemez Allah’a secde ediyorlar. *(S E C D E)*
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerde ve yeryüzünde yaşayan tüm varlıklar, sabah akşam Allah'a ister istemez saygı gösterirler, hem de gölgeleriyle.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabahla akşam arası Allah’ın koyduğu yasaya boyun eğer. Hiçbir şekilde Allah’ın yasalarına aykırı davranamazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri [*] de sabah akşam ister istemez (zorunlu olarak) yalnızca Allah’a secde ederler. [*]
Bu ayet Nahl 16:48-49. ayetlerle okunmalıdır.,Bu ayet Kur’an’daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa,¹ ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam (sürekli olarak) sadece Allah’a secde eder.
1 (مَنْ) akıllılara delalet ettiği için, buradaki secde edenlerden kastedilen akıllı varlıklardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Göklerde ve yerde var olan her şey ve herkes isteyerek yahut zorunlu olarak Allah’ın önünde eğilmektedirler; ³³ onların gölgeleri de sabah akşam bunu yapmaktadır. ³⁴
33 Yescud (“yere kapanır” yahut “yere kapanırlar”) ifadesi, Zemahşerî’ye göre, yaratıkların Allah’ın iradesine, yani O’nun kendi bünyelerinde ve içinde yer aldıkları çevrede, âlemde geçerli kıldığı tabii ilke ve yasalara mutlak manada bağlı olduklarını dile getiren mecazî bir ifadedir. Müfessirlerin çoğuna göre, Allah’a gönüllü ve isteyerek (yani, bilinçli olarak) baş eğenler melekler ve müminlerdir; hakkı inkar edenlere gelince, bunlar O’na baş eğmeye “istekli” olmasalar da, bir yaratık olarak bağlı oldukları fiziksel ve toplumsal ilke ve yasalar bakımından, farkında olmadan Allah’ın iradesine boyun eğmek zorundadırlar. Öte yandan, ayetin devamındaki “gölgeler” atfı da gözönünde bulundurulacak olursa, ayette geçen men ilgi zamirinin bu anlam örgüsü içinde sadece akıl sahibi varlıklarla değil, fakat canlı cansız bütün öteki fiziksel varlıklarla da, yani “göklerde ve yerde var olan her şeyle ve herkesle” alakalı olduğu, ister istemez anlaşılacaktır. (Ayrıca bkz. 16:48-49 ve 22:18.)34 Yani, herhangi bir fiziksel nesneden düşen gölgenin güneşin dünyaya göre aldığı duruma bağlı olarak değiştiği bilinmektedir; imdi, dünyanın güneş etrafında dönmesi, evrendeki diğer bütün olaylar gibi, sadece Allah’ın yaratıcı iradesinin bir sonucu olduğuna göre gölgelerin sabah ve akşam uzayıp öğlen vakti kısalması onların da Allah’a bağlı olduklarının görünür ifadesidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her iradeli varlık ve onların gölgeleri, sabah ve akşam ister istemez/mecburen Allah’a boyun eğerler. 16/48, 17/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her varlık, onların sabahtan akşama (ilâhi yasaya bağlı olarak değişip duran) gölgeleri de dahil, ister istemez Allah’a secde ederler.[¹⁹⁵⁵]
[1955] Zımnen: Gölgesine bile söz geçiremeyen insanın Allah’tan bağımsız bir hayat iddiası gülünçtür. Allah’ın yasasına boyun eğme bağlamında eşya ve gölgesi metaforunun kullanıldığı Nahl 48. âyet, bu ifadenin meali niteliğindedir. Parantez içi ilavemizin gerekçesi de budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların hepsi ve onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allah'a secde ederler. (O halde Allah'ı bırakıp da yaratıklardan birini ilah edinmek ve onlardan yardım dilenmek hiç doğru bir davranış olur mu?)
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların hepsi, ister kerhen ve ister arzularıyla Allah’a secde ederler. Ve gölgeleri de sabah akşam ona secde ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve göklerde ve yerde kim var ise ve gölgeleri sabah ve akşam vakitleri ister istemez Allah Teâlâ'ya secde eder.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Halbuki göklerde olsun, yerde olsun kim varsa, isteyerek veya istemeyerek, hem kendileri hem gölgeleri hepsi sabah akşam Allah'a secde ederler. [16, 48-49; 12, 18] {KM, Mezmurlar 148}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların hepsi, ister istemez Allah'a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (uzanıp kısalarak O'na secde etmektedirler).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar ve bunların gölgeleri, gündüz ve gice, istekleriyle veyâ cebren Allâh Te'âlâ'ya secde iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez Allah'a boyun eğerler (secde)[*]. Gölgeleri de bunu öğle ve ikindide yapar.
[*]Secde esasen boyun eğmedir. Yaygın anlamı, anlı saygıyla yere koymaktır. Burada boyun eğme anlamı tercih edilmiştir. İnsanlar Allah'a iki türlü kulluk ederler; biri zorunlu diğeri de gönüllüdür. Zorunlu olarak Allah'ın koyduğu yasalara uyarlar. Gönüllü olarak uymaları gereken konularda ise isyankarlık ve tembellik yaparlar. Bkz. Nahl 16/48-49  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yerde ve göklerde olanlar gölgeleriyle beraber sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa, hattâ sabah akşam onların gölgeleri de ister istemez Allah'a secde eder.(10)
(10) Ne onların kendileri, ne de yalvardıkları, gölgelerine bile söz geçiremezler; onların dilleri başka şey söylerken, bedenleri, hayatları, hattâ gölgeleri bile, Allah’ın emriyle var olmak ve Onun koyduğu yasalara uymak suretiyle, Ona itaat ederler. Bu âyet secde âyetidir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah'a secde eder.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı Tañrı’ya secde eyler ol kim göklerdedür daħı yirde geñlülikden daħı geñsüzlikden daħı gölgeleri anlaruñ irtelemekde daħı giceye yaķınlarda.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Tañrıya secde eyler ol kim göklerdedür daḫı yirlerdedür geñlülikdendaḫı geñsüzlikden, daḫı gölgeleri anlaruñ irtelemekde, daḫı giceye yaḳınlar‐da.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə və yerdə kim varsa, (özləri də), kölgələri də səhər-axşam istər-istəməz Allaha səcdə edər! (Yer üzündəki mö’minlər sidqi-ürəkdən, kafirlər və münafiqlər isə ürəkdən istəməyərək, lakin dünyada müəyyən bir mənfəət əldə etmək xatirinə və ya kiminsə, nəyinsə qorxusundan Allaha səcdə edərlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And unto Allah falleth prostrate whosoever is in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, as do their shadows in the morning and the evening hours.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whatever beings(1824) there are in the heavens and the earth do prostrate themselves to Allah(1825) (Acknowledging subjection),- with good-will or in spite of themselves:(1826) so do their shadows:(1827) in the morning and evenings.
1824 Notice that the original of what I have translated "whatever being" is the personal pronoun man, not ma. This then refers to beings with a personality, e.g., angels, spirits, human beings, and possibly other things of objective (not necessarily material) existence, as contrasted with their Shadows or Simulacre or Appearances, or Phantasms, mentioned at the end of the verse. Both these Beings and their Shadows are subject to the Will of Allah. See notes 1825 and 1827. 1825 "Prostrate themselves": the posture means that they recognise their subjection to Allah's Will and Law, whether they wish it or not. 1826 "In spite of themselves": Satan and the Spirits of Evil. They would like to get away from the control of the All-Good Allah, but they cannot, and they have to acknowledge His supremacy and lordship over them. 1827 Even the Shadows-creations of the Imagination, or projections from other things and dependent on the other things for their existence, as shadows or to substance-even such shadows are subject to Allah's Laws and Will, and cannot arise or have any effect on our minds except by His permission. The Shadows are longest and therefore most prominent when the sun is level, and tend to disappear as the sun approaches the zenith. But even when they are longest and most prominent, they are still subject to Allah's Will and Law. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلِلّٰهِ
ve Allah'a
يَسْجُدُ
secde eder
مَنْ
o kim- seler ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَالْاَرْضِ
ve yerdedir
طَوْعاً
isteyerek
وَكَرْهاً
ve istemeyerek
وَظِلَالُهُمْ
ve gölgeleri
بِالْغُدُوِّ
sabah
وَالْاٰصَالِ
ve akşam
Göklerde ve yerde olanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allah'a secde ederler.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَجَدَ
Fiil-I
س ج د
Secde etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
طَوْع
İsim
ط و ع
İsteyerek, gönüllü olarak itaat
كَرْه
İsim
ك ر ه
İstemeyerek, zorla, gönülsüz olarak
ظِلّ
İsim
ظ ل ل
Gölge
غُدُوّ
İsim
غ د و
Sabahleyin, sabah
اَصِيل
İsim
ا ص ل
Akşam