close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lehu da’vetu-lhakk(i)(s) velleżîne yed’ûne min dûnihi lâ yestecîbûne lehum bişey-in illâ kebâsiti keffeyhi ilâ-lmâ-i liyebluġa fâhu vemâ huve bibâliġih(i)(c) vemâ du’âu-lkâfirîne illâ fî dalâl(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçek dua, ancak onadır. Ondan başkalarına dua edenlerin duaları kabul edilmez. Bu çeşit adam, ağzına gelsin diye suya ellerini uzatmış, bekleyip duran adama benzer, su ağzına gelmez onun ve kafirlerin duası, sapıklıkta kalmadan başka bir şey değildir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hakk olan çağrı (dua ve ibadet) yalnızca O’na (olan)dır. Onların (Allah’tan) başka yalvarıp çağırdıkları ise, kendilerine hiçbir şeyle cevap veremez konumdadır. (Gafillerin ve kâfirlerin durumu) Sadece, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan(ın boşuna beklemesi) gibidir. Oysa (avucunu daldırıp doldurmadıkça) o su ona gelmez. (İşte bunun gibi) İnkâr edenlerin duası da, sapkınlık (ve şaşkınlık) içinde olmaktan başkası değildir (ve boşa gidecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün dua, çağrı ve arayışlar sadece O'na yöneltilmelidir veya gerçek davet yalnız O'nun için yapılır. Çünkü insanların O'nu bırakıp da yakardıkları öteki varlıklar ve güçler bu yakarışlarına hiçbir şekilde karşılık veremezler. Öyle ki, onlara yakarıp duran kimsenin durumu, ellerini suya doğru uzatıp, suyun kendisine ulaşmasını bekleyen birinin durumuna benzer. Halbuki bu durumda su asla ona ulaşamayacaktır. Bunun içindir ki, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yakarması, kendilerini sapıklık içinde tüketmekten başka bir sonuç getirmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hak davet yalnız O'nun adına, gerçek kulluk, ibadet ve dua yalnız O'na yapılır. O'nun dışında kulları durumundakilerden müşriklerin yalvarıp yakardıkları putlar, hiçbir şekilde onların isteklerini yerine getiremez. Onlar, ağzına su gelsin diye, iki avucunu suya doğru açarak işaret eden kimse gibidir. Onların suya ulaşması mümkün değildir. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin ibadetleri ve duaları, ancak bâtılla oyalanıp durmaktan, boşuna bir gayretten ibarettir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka çağırdıkları (dua ettikleri) ise kendilerine hiçbir şeyle karşılık veremezler. Onlar, ağzına ulaşması için suya doğru iki avucunu açan kimse gibidirler. Oysa (böyle yapmakla su) ona ulaşmaz. Kâfirlerin duaları sapıklık içinde kalmaktan başka bir şey değildir. [3]
3.Bir başka açıklamaya göre: "Kâfirlerin duaları işte böyle boşa gitmektedir."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hak olan çağrı (dua, ibadet) yalnızca O'na (olan)dır. Allah'tan başka çağırdıkları ise, onlara hiç bir şeyle cevab veremezler. (Onların durumu) yalnızca, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan(ın boşuna beklemesi) gibidir. Oysa ona gelmez. İnkâr edenlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Makbul olan dua, ancak Allah'a olan duadır. O'ndan başka (müşriklerin) yalvarıp durdukları putlar ise, kendilerine hiç bir şeyle karşılık vermezler. O kâfirlerin hali, kuyu başında, su, ağzına gelsin diye, suya doğru iki avucunu açıp uzatana benzer ki, su ona yükselip gelmez (çünkü his ve idraki yoktur. İşte putlar da böyledir. Asla fayda veya zarar veremezler.) kâfirlerin dua ve ibadetleri, sapıklıkta ve boşuna yerde olmaktan başka bir şey değildir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Doğru, faydalı, gerçek bir çağrı ve yalvarış, ancak Allah’a yapılan çağrıdır. Allah’tan başka şeyleri çağıranlar, kendileri için hiçbir cevap alamazlar. Onların durumu ancak şuna benzer: Bir adam elini suya uzatır ki, ağzına suyu versin. Fakat asla suya ulaşacak gibi olamıyor. Şüphesiz kâfirlerin dua ve çağrısı, sapıklık içinde bocalamaktan başka bir şey değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek dua Allah'a yapılır. O'ndan başka yalvardıkları, kendilerine hiçbir cevap veremezler. Bunlar, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını suya açan, ancak hiçbir zaman su ağzına ulaşmayan kimseye benzerler. İnkârcıların duası da aynı şekilde boşa gitmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Hak çağırış Allahındır, ondan başkasına dua edenler, hiçbir cevap alamazlar, ancak onlar iki avucunu suya uzatarak, ağzına götürmek isteyip de götüremiyen kimselere benzerler, kâfirlerin duaları ancak sapkınlıktadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçek dua yalnız O'nadır. (Müşriklerin) Allah'ın dışında yalvarıp durdukları putlar onların hiçbir dileklerine cevap veremezler. (Onların durumu) tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına suyun ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir). Hâlbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. İşte ayetleri görmezlikten gelenlerin duası/duruşu sapıklık içinde olmaktan başka bir şey değildir.
Eğer dua-duruş Allah’a değil de O’nun dışındaki varlıklara yapılırsa ki bunlar peygamberler de olsa hedef şaşırmış demektir. Zira peygamberlerin geliş amacı da kulluğun sadece Allah’a has olduğunu ve bu istikamette hayatın tanzim edilmesi gerektiğini anlatmak ve bu gayeye hizmet etmektir. Yanlış hedefe gönderilen yakarmaların insana bir yararı olmayacağı gibi şirke bulaşmak bakımından dönüşü olmayan çok büyük zararları olacaktır. “Ayetleri görmezlikten gelenler” ifadesi sadece müşrikleri kapsamıyor, aynı zamanda mesaja inandığı halde şirkle ilgili onlarca ayet bulunmasına rağmen Allah’la arasına vasıta koyan, yakarışına başkalarını ortak eden ya da serveti, makamı, gücü, otoriteyi tanrılaştıran bütün kişileri ihtiva etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Hak’la du’â Allâh te’âlâ içündir. Başka ma’bûdlardan isti’âne idenler beyhûde yalvarırlar. Suyu eliyle ağzına götürmek içün iki elini uzatub da hiç bir vakit muvaffak olamıyanlara benzerler. Kâfirlerin du’âları dalâletde gâib olur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gerçek dua ve ibadet ancak O'nadır. O'ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışıda böyle, boşunadır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.[291]
Bu âyette puta tapanlar, kuyu başındaki susamış insana benzetilmektedir. Elini uzatıp suyun gelmesini isteyen bu kimsenin isteğini, cansız, şuursuz su nasıl yerine getiremezse, tıpkı bunun gibi cansız, şuursuz putlar da onlara tapanların isteklerine cevap veremezler.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dua edilmeye lâyık olan O’dur. O’nun dışında el açıp dua ettikleri şeyler, onların hiçbir isteğini karşılayamazlar. Onlar ancak, ağzına gelsin diye iki avucunu suya doğru açıp yalvaran kimse gibidir. Halbuki bu yoldan su asla onun ağzına gelecek değildir. Kâfirlerin duası hep boşa gider.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak O'dur. O'nun dışında el açıp dua ettikleri onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gerçek dua O'na yöneltilendir. O'nun dışında çağırdıkları ise onlara hiç bir şekilde karşılık veremezler. Tıpkı suya avuçlarını uzatan; ancak ağzına hiç bir şey ulaşmıyan kimse gibi... İnkarcıların duası boşunadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hak duâ ancak onadır, ondan başka yalvarıp durdukları ise onları hiç bir şeyle icabet etmezler, onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucuna açana benzer ki o, ona gelmez, kâfirlerin duâsı hep bir dalâl içindedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hak (olan) dua ancak O’na (Allah’a yapılan) dır. (Müşriklerin, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte) O’ndan başka yalvarıp durdukları (putlar ise) hiçbir (zaman, hiçbir) şekilde, onların isteklerini yerine getiremez. Onlar (ın bu hali; Bir kuyunun yanında durup da) ellerini (kuyudaki) suya doğru açıp, ağzına suyun ulaşmasını bekleyen kimse (nin hali) gibidir. Oysa bu durumda su, hiçbir zaman ona ulaşmaz. İşte kâfirlerin (Allah’tan başkasına yapmış oldukları) duaları da böyle beyhudedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçek olan dua ancak O'na yapılandır. Onların, O'nun yanı sıra istekte bulundukları varlıklar¹, hiçbir şekilde onlara karşılık veremezler. Onlar, elleri suya ulaşmadığı halde, ağızlarına su kendiliğinden gelsin diye iki avucunu açanlar gibidir. Gerçeği yalanlayan nankörlerin duası sapkıncadır.
1- Hangi kişi, mevki, güç, otorite olursa olsun; Allah'tan başka bir varlıktan - bu varlık nebiler de olsa- istekte bulunmak, istekte bulunanı müşrik yapar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hak (olan) da'vet (ve düâ) ancak Onadır. Onu bırakıb çağırdıkları (düâ etdikleri putlar) ise kendilerine hiç bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan (adam) gibidir ki o, buna asla ulaşıcı değildir. Kâfirlerin düâsı sapıklık içinde kalmakdan başka (bir mahiyyetde) değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hak duâ (ve da'vet) ancak O'nadır. O'ndan başka (kendilerine) duâ etmekte oldukları şeyler (putlar) ise, kendilerine hiçbir şekilde cevab veremezler; (onlar) ancak ağzına erişsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir; hâlbuki (elini suya doğru açmakla) o (su, onun ihtiyâcını anlayıp da) ona ulaşıcı değildir. Kâfirlerin (kendi putlarına olan) duâsı da (böyle) sapıklık içinde kalmaktan başka bir şey değildir.(1)
(1)“Herşeyin Hâlıkı (yaratıcısı) olan Rabbini unuttun, mevhum (hayâli) bir tabîata isnâd ettin(dayandırdın), Hâlıkın âsârını (eserlerini) esbâba (sebeblere) verdin, O Hâlıkın malını bâtıl ma‘bud (ilâh)olan tâğutlara taksîm ettin! Şu noktada ve o dehân nazarında her bir zîhayâtın (canlının), herbir insanın, tek başıyla hadsiz a‘dâya (düşmanlara) karşı mukāvemet etmesi (dayanması) ve nihâyetsiz hâcâtın tahsîline (ihtiyaçların giderilmesine) çabalaması lâzım gelir. Zerre gibi bir iktidar, ince tel gibi bir ihtiyâr (irâde), zâil lem‘a (geçici bir parıltı) gibi bir şuûr, çabuk söner şu‘le (alev) gibi bir hayat, çabuk geçer dakīka gibi bir ömür ile, o hadsiz a‘dâ ve hâcâta (ihtiyaçlara) karşı dayanmaya mecbûr olur. Hâlbuki o bîçâre zîhayâtın sermâyesi, binler matlûblarından (isteklerinden)birisine kâfî gelmez. Musîbete giriftâr olduğu (düştüğü) zaman, sağır, kör esbabdan başkasından meded beklemez, وَماَ دُعآَءُ الْكاَفِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلاَلٍ [Kâfirlerin (kendi putlarına olan) duâsı da (böyle)sapıklık içinde kalmaktan başka bir şey değildir] sırrına mazhar olur.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 121-122)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hak dua (ve davet) ancak O’nadır. Allah’ın yanı sıra yakardıkları şeyler (putlar) ise, kendilerine hiçbir şekilde cevab veremezler; (onlar) ancak ağzına erişsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir; hâlbuki (elini suya doğru açmakla) o (su, onun ihtiyacını anlayıp da) ona ulaşıcı değildir. İnkârcıların (kendi putlarına olan) duası da (böyle) sapıklık içinde kalmaktan başka bir şey değildir. *
(*) Eğer dua-duruş Allah’a değil de O’nun dışındaki varlıklara yapılırsa ki bunlar peygamberler de olsa hedef şaşırmış demektir. Zira peygamberlerin geliş amacı da kulluğun sadece Allah’a has olduğunu ve bu istikamette hayatın tanzim edilmesi gerektiğini anlatmak ve bu gayeye hizmet etmektir. Yanlış hedefe gönderilen yakarmaların insana bir yararı olmayacağı gibi şirke bulaşmak bakımından dönüşü olmayan çok büyük zararları olacaktır. “Ayetleri görmezlikten gelenler” ifadesi sadece müşrikleri kapsamıyor, aynı zamanda mesaja inandığı halde şirkle ilgili onlarca ayet bulunmasına rağmen Allah’la arasına vasıta koyan, yakarışına başkalarını ortak eden ya da serveti, makamı, gücü, otoriteyi tanrılaştıran bütün kişileri ihtiva etmektedir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Özetle, onların Allah’tan başka dua ettikleri kimseler, putlar, mübarek saydıkları, yardım diledikleri ve imdada çağırdıkları kişiler veya Allah ile kendi aralarına koydukları veliler, türbeler, yatırlar, şeyhler, mürşitler vs. onlara hiçbir şeyle karşılık veremezler, hiçbir dilediklerini yerine getiremezler. Ayrıca bu vb. âyetlerdeki manayı yalnızca putlara ait görmek ifadenin dış görünüşüne de aykırı düşer. Yani (من دون الله) Allah’tan başka her şeyi kapsar.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
En doğru çağrı, Allah’a yapılan çağrıdır. Allah’dan başka dua edilenler, dua edenlere hiçbir şekilde cevap veremezler. Ancak Allah’dan başkasına dua edenlerin durumu, suyun ağzına gelmesi için yalnızca ellerini suya uzatan gibidir. Ama (el uzatmakla) su ağıza ulaşmaz. Doğruları inkâr edenlerin duaları da, böylece boşa gitmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ne istersen Allah’tan iste. Allah’tan başkasından istediklerinizi yerine gelmez. Onlar iki elinin ayasını suya uzatıp da suyun ağzına değmesini bekliyen kimse gibidir. Su onun ağzına değmez. Tanımazların yalvarması da böyledir. Ancak boşa gider.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hak davet [¹] O/na mahsustur. O/ndan başkasına ibadet edenlerin hiçbir ibadetleri kabul olunmaz [²]. Onların hâli ağzına su yükselsin diye suya doğru avuçlarını uzatıp da bir türlü ağzına su yükselemeyen kimsenin hâli gibidir. Kâfirlerin duaları ziyandan [³] başka bir şey değildir.
[1] Kelîme-i Tevhit, doğru ibadet veya hak dualara Bârigâhtan cevap vermek.[2] Veya Allah'tan başkasına dua edenlerin duası kabul olunmaz.[3] Veya kâfirlerin ibadetleri sapıklıktan başka.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gerçek dua/ibadet ancak O’nadır. O’ndan başka çağırdıkları kendilerine hiçbir cevap vermezler. Onların durumu tıpkı suyun ağzına gelmesi için avuçlarını suya açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte inkârcıların duası da böyle boşunadır [dalâl].
Kadri Çelik
swap_vert close
Hak olan çağrı (dua ve ibadet) yalnızca O'na olandır. Onların Allah'tan başka çağırdıkları ise, onlara hiç bir şeyle cevap veremezler. (Onların durumu) yalnızca, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan (kimsenin boşuna beklemesi) gibidir. Oysa ona gelmez. Küfre sapanların duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kabul edilip karşılık görecek olan gerçek duâ, ancak Allah’a yapılan duâ ve yakarışlardır ve huzurunda el açıp kendisine yalvarılmaya lâyık olan kudret, yalnızca O’dur.İnkârcıların, Allah’ın yanı sıra kendilerine yakardıkları sözde tanrılar ve yüceltip ilâhlaştırdıkları liderler ise, onların duâ ve yakarışlarınahiçbir şekilde karşılık veremezler; Allah’tan başkasına yalvaranların durumu, tıpkı sular gelip ağzına dökülsün diye avuçlarını açıp suya doğru uzatan susamış bir kimsenin hâline benzer ki, zavallı adam bu durumda ne kadar beklerse beklesin, suyu avuçlayıp ağzına götürmedikçe, su kendiliğinden gelip onun ağzına asla girmeyecektir. İşte kâfirlerin duâsı da,aynen böyle hedef ve amacını şaşırarak boşa gitmeye mahkûmdur. Hâlbuki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hakk’ın duası sadece O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri onlara cevap vermezler. Tıpkı onların durumu, ulaşamayacağı halde ağzına su gelsin diye iki avucunu Su’ya uzatanlar gibidir. Kâfirler’in duası ancak boşunadır / sapma içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dua sadece Allah'a yapılır. Onun dışındaki tanrılar, duaya karşılık veremezler, putlara el açanların durumu, Ağzına su gelsin diye avucunu çeşmeye doğru uzatıp bekleyen adama benzer ki asla suya kavuşamaz, inkarcıların duası da böyledir, hep boşa akar gider.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gerçek dua Allah’a yapılan duadır. Allah’tan başkasına yapılan dualar tıpkı; pınardan akan suya uzaktan bakan, suyun ağzına gelmesini bekleyenin hayaline benzer. Nasıl ki; su, suyu içmeye niyet edip de, avuçlarını suya uzatmayana gelmeyecekse; Allah’tan başkasına yapılan duaların neticesi de, dua edene gelmez. Dualara cevap veren yalnızca Allah’tır. Allah’tan başka dua ettiklerinizin cevap verme güçleri, hakları, yetkileri yoktur. Onun için inkârcıların duası daima boşa çıkar. Hâlbuki Allah’ın gücü sınırlı değildir. Allah; samimiyetle içten dua edene sınırsızca yardım eder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerçek dua yalnızca O’na (Allah’a)dır. [*] O’nun peşi sıra dua ettikleri varlıklar onlara asla cevap veremezler. (Onların durumu, kendisi) ona ulaşamamışken ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir. [*] kâfirlerin yalvarması şaşkınlıkta olmaktan başka bir şey değildir.
Bu cümle “Gerçek duaya layık olan ancak O’dur” şeklinde de tercüme edilebilir.,Bu cümle “(Onların durumu, kendisi) ona (suya) ulaşamamışken ağzına (gelip) ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Mutlak doğru olan duâ, yalnız Ona (yapılan duâ)dır.¹ Onların Allah’ı bırakıp da yalvardıkları kimseler ise onlara hiç bir şekilde cevap veremezler.² Onlar (tıpkı) suyun ağzına gelmesi için, suya doğru (ağzını değil de) iki avucunu uzatan kimse gibidir. Oysa (böyle yaptığı müddetçe) o (kimse) o (su)ya asla ulaşamaz ki! İşte o kâfirlerin duâsı böyle boşuna uğraşmaktan başka (bir şey) değildir.
1 Âyetin bu bölümü: “...hak dine olan davet, ancak Ona olan davettir.” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (Bakara: 186)2 Yani, onların Allah’tan başka dua ettikleri kimseler, putlar, mübarek saydıkları, yardım diledikleri ve imdada çağırdıkları kişiler onlara hiçbir şeyle karşılık veremezler, hiçbir dilediklerini yerine getiremezler. Bu âyetteki mânâyı yalnızca putlara ait görmek ifadenin dış görünüşüne de aykırı düşer. Şu halde burada yalnızca şuursuz putların değil, Allah’ın dışında tanrılaştırılan birtakım liderler, şeyhler, mollalar, efendiler veya şahısların da o cansız putlar, mezarlar, türbeler, tekkeler, yatırlar gibi hiçbir duaya icabet edemeyecekleri, Allah’ın iradesi olmadan hiçbir isteği yerine getiremeyecekleri gayet aşikârdır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Nihaî Gerçek’e varmak amacıyla yapılan bütün dualar, bütün çağrı ve arayışlar ancak O’na yöneltilmelidir; ³⁰ çünkü insanların O’nu bırakıp ³¹ da yakardıkları [öteki varlıklar ve güçler] bu yakarışlarına hiçbir şekilde karşılık veremezler. Öyle ki, [onlara, yakarıp duran kimsenin durumu] ellerini ³² suya doğru uzatıp, suyun kendisine ulaşmasını bekleyen birinin durumuna benzer; oysa bu durumda su asla ona ulaşmayacaktır. Bunun içindir ki, hakkı inkar edenlerin yakarması kendilerini sapıklık içinde tüketmekten başka bir sonuç getirmez.
30 Lafzen, “Hakkın çağrısı [yahut “hakka yönelen dua”] O’nundur/O’na aittir” ya da, ayetin lafzına daha yakın bir aktarımla, “Bütün gerçek dualar [yalnızca] O’na aittir/O’na müteveccihtir.” Bununla birlikte, hatırlanmalıdır ki, el-hakk (“hak/değişmeyen gerçek”) terimi, Nihaî Gerçek’e ya da var olan her şeyin özündeki Aslî Sebeb’e (Almanca felsefî terminolojide Urgrund) işaret etmek üzere Allah’a atfedilen sıfatlardan biridir; dolayısıyla da‘vetu’l-hakk ifadesi ayetin devamında açıkça dile getirildiği gibi, başka varlıklara, güçlere ya da beşerî ilkelere dayanıp sığınmanın kendiliğinden (eo ipso) bâtıl ve yararsız olduğunu îma edecek şekilde, “Nihaî Gerçek olan O’na (Allah’a) yöneltilen dua yahut sığınma” olarak anlaşılabilir.31 Yahut: “Allah’la beraber”/“O’nun yanısıra”.32 Lafzen, “iki avucunu”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hakiki dua, yalnızca Allah’a yapılandır. Allah ile aralarına koyup dua ile yakardıkları, kendilerine hiçbir şekilde cevap veremezler. Onların durumu, tıpkı ellerini uzatıp suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açana benzer. Oysa o hiçbir zaman suya kavuşamayacaktır. İşte bu kâfirlerin duası, boş ve beyhudedir. 2/186, 16/86, 35/40, 40/60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mutlak hakikati gözeten gerçek bir dua, yalnızca O’na yönelik olmalıdır.[¹⁹⁵³] O’ndan başka yalvarıp yakardıkları varlıklar, hiçbir şekilde taleplerine karşılık veremezler. (Onların durumu), tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına (suyun) ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir); bu durumda o asla suya kavuşamayacaktır.[¹⁹⁵⁴] Kâfirlerin duası, başka değil, sadece tarifsiz bir sapıştan ibarettir.
[1953] Dua kulun Allah karşısındaki klas duruşudur. Âyetteki el-Hakk hem bâtılın zıddı olan hakikate hem de hakikatin kaynağı olan Allah’a delâlet eder (Krş: Zemahşerî). Biz bu ikisini de gören bir anlamı tercih ettik. [1954] Allah’tan başkasına yalvarıp yakarmak, sudan su istemeye benzetiliyor. Bu muhteşem teşbih, Fâtiha 4’ün tefsiri mahiyetindedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hak dua ancak O'nadır! (Tam yerine yapılmış olan dua ve yakarış, ancak Allah'a yapılan dua ve ibadettir, kafirlerin) Allah'ı bırakıp ta yalvarıp yakardıkları putlar ise kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onların durumu, uzaktan suya avucunu uzatan bir adamın haline benzer ki, ne kadar yalvarıp yakarsa su ağzına ulaşamaz. Kafirlerin (putlarına yaptıkları) duaları elbette sapıklıktan başka bir şey değildir.
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçek dua ancak O’nadır(A!lah’adır). O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine hiç bir şeyle cevap veremezler. (Onların Allah’dan başkasına olan duası) ancak, ağzına ulaşsın diye avuçlarını suya açan kimsenin durumu gibidir. Ve o suaya erişemez. Kâfirler (Allah’dan başkasına) duası ancak bir sapkınlıkdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hak olan davet, Allah içindir. Ve o kimseler ki, Allah'tan başkalarına duada bulunurlar, kendileri için hiçbir şey ile icabet etmezler. Ancak ağzına erişsin diye suya karşı iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki, o su ona ulaşıcı değildir. Kâfirlerin duaları ise ancak bir sapıklık içindedir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Geçerli dua O'na yapılan duadır. Müşriklerin O'ndan başka yöneldikleri putlar ise, kendilerine hiçbir surette icabet edemezler. Onların durumu tıpkı, ağzına su ulaşsın diye iki elini önündeki kuyuya doğru uzatan adamın durumuna benzer. Oysa bu durumda su, hiçbir zaman ona ulaşamaz. İşte kâfirlerin duası öyle boşa gider.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gerçek du'a, ancak O'na yapılır. O'ndan başka du'a ettikleri ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar. (Onların durumu) tıpkı ağzına gelsin diye suya avuçlarını uzatan kimse gibidir. Oysa (uzanıp suyu avuçlamadıkça su) on(un ağzın)a gelmez. İşte kafirlerin du'ası, öyle boşa gider.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ona du'â itmek hakdır. O'ndan başkasına du'â idenlere hiç bir şeyde icâbet olunmaz. Onlar ağzına su götürmek içün kuyuya ellerini uzadan ve suya yetişemeyen gibidirler. Kâfirlerin du'âsı ancak dalâletdedir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Doğru çağrı, Allah'a yapılan çağrıdır. Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları bunlara hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onlar, ağzına su ulaşsın diye iki elini suyun üstüne yayan kimseye benzerler; su, bu şekilde ağza ulaşmaz. Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) çağrısı boş bir çağrıdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gerçek dua yalnızca O'nadır. O'ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir cevap veremezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adama benzer. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin duası sapıklıktan başka bir şey değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hak olan dua Ona yapılandır. Onların Allah'tan başka yalvardıkları ise kendilerine cevap veremez. Onların hali, ağzına su gelsin diye ellerini suya doğru açan, ancak bir türlü su kendisine ulaşmayan kimsenin hali gibidir. Kâfirlerin duası işte böyle boşa çıkmaya mahkûmdur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerçek dua yalnız O'na/hak davet yalnız O'nun için yapılır. O'nun dışında yalvarıp davet ettikleri ise onlara hiçbir şekilde cevap veremezler. Onlar, ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya doğru açan ama suya ulaşamayan birinden başkasına benzemiyorlar. Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anuñdur ḥaķ oķımaġı daħı anlar kim oķırlar andan ayruġı cevāb virmezler anlara nesene-y-ile illā döşeyici gibi iki ayasın śu yā tā ire aġzinā daħı degül ol irici aña daħı degül kāfirler du'āsı illā azġunlıķ içinde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñdur ḥaḳ oḳumaḳ. Daḫı anlar kim oḳurlar andan ayruḳ, cevāb virmez‐ler anlara nesne‐y‐ile. İllā döşeyici gibi iki elin ṣudan yaña tā ireaġzına. Daḫı degül ol irici aña. Daḫı degül kāfirlerüñ du‘āsı illā azġunluḳiçinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Haqq olan (qəbul edilən) dua yalnız Ona (Allaha) olan duadır. Ondan başqasına edilən dualar (Ondan qeyrisinə ibadət edənlərin duaları) qəbul olunmaz (bütlər, tanrılar onların dualarını əsla eşitməzlər). (Müşriklərin vəziyyəti quyu üstündə duraraq) ağzına su gəlmək üçün iki ovcunu açan (dili və əlləri ilə quyuya işarə edərək ovcunun su ilə dolmasını gözləyən), lakin (quyu heç bir şey anlamadığı üçün) suyun ona yetişmədiyi adamın vəziyyətinə bənzəyir. (Bütlər də belədir, çünki onlar görməz, eşitməz və dərk etməzlər). Kafirlərin duası zəlalətdən (puç, mə’nasız sözlərdən) başqa bir şey deyildir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto Him is the real prayer. Those unto whom they pray beside Allah respond to them not at all, save as (if the response to) one who stretcheth forth his hands toward water (asking) that it may come unto his mouth, and it will never reach it. The prayer of disbelievers goeth (far) astray.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For Him (alone) is prayer in Truth:(1822) any others that they call upon besides Him hear them no more than if they were to stretch forth their hands for water to reach their mouths but it reaches them not: for the prayer of those without Faith is nothing but (futile) wandering (in the mind).(1823)
1822 Haqq= truth; right; what is due, befitting, proper. All these meanings are to be understood here. If we worship anything other than Allah (whether it is idols, stars, powers of nature, spirits, or deified men, or Self, or Power, or Wealth, Science or Art, Talent or Intellect), our worship is both foolish and futile. 1823 Without Faith, it is obvious that prayer or worship has no meaning whatever. It is but an aberration of the mind. But there is a deeper meaning. You may have false faith, as in superstitions or in worshipping things other than Allah, as explained in the last note. In that case, too, you are pursuing mere phantoms of the mind. When you come to examine it, it is mere imbecility or futility. Worship and prayer are justified only to Allah, the One True God (Cf. 40:50). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَهُ
O'nadır
دَعْوَةُ
dua
الْحَقِّۜ
hakiki
وَالَّذ۪ينَ
ve o şeyler ki
يَدْعُونَ
dua ediyorlar
مِنْ دُونِه۪
O'ndan başka
لَا يَسْتَج۪يبُونَ
cevap veremezler
لَهُمْ
kendile- rine
بِشَيْءٍ
hiçbir
şeyle
اِلَّا
ancak
كَبَاسِطِ
açan kim- se gibidir
كَفَّيْهِ
iki avu- cunu
اِلَى الْمَٓاءِ
suya doğru
لِيَبْلُغَ
erişme- si için
فَاهُ
ağzına
وَمَا هُوَ
ve o değildir
بِبَالِغِه۪ۜ
ona ulaşıcı
وَمَا دُعَٓاءُ
ve duası değildir
الْكَافِر۪ينَ
kâfirlerin
اِلَّا
ancak
ف۪ي ضَلَالٍ
dalâlet içinde
Hakiki dua ancak O'na (yapılan)dır. (İnsanların) O'nun dışında dua ettikleri, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru avuçlarını açan kimse gibidir. Hâlbuki (elini suya doğru açmakla) o (su, onun ihtiyacını anlayıp da) onun ağzına girmez. Kâfirlerin (Allah'tan başkasına olan) duası da (bu şekilde) dalâlette olmaktan başka bir şey değildir.
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
دَعْوَة
İsim
د ع و
Dua, davet
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
بَاسِط
Etken fiil
ب س ط
Uzatan, açan
كَفَّي
İsim
ك ف ف
Avuç
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
فَاهٌ
İsim
ف و ه
Ağız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
بَالِغ
Etken fiil
ب ل غ
Ulaşan, erişen, varan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دُعَٓاء
İsim
د ع و
Çağırma, dua, davet, istek
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme