close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyusebbihu-rra’du bihamdihi velmelâ-iketu min ḣîfetihi veyursilu-ssavâ’ika feyusîbu bihâ men yeşâu vehum yucâdilûne fi(A)llâhi vehuve şedîdu-lmihâl(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gök gürültüsü, hamdederek tenzih eder onu, melekler de korkularından tenzih ederler ve yıldırımları yollar da dilediğine isabet ettirir ve hala da onlar, Allah hakkında çekişip dururlar ve onun birdenbire gelen azabı pek kuvvetlidir, pek çetin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’na olan korkularından (haşyet ve hürmetle) tesbih edip durmaktadırlar. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; (inkârcılar) onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gök gürlemesi, O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle anmakta, melekler de O'ndan korku ve sakınmalarından dolayı, bunu yapmaktalar. O, yıldırımlar gönderip onunla dilediğini çarpar. Hal böyleyken, onlar yine de Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah'ın azabı, pek ağır ve şiddetlidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gök gürültüsü hamd ile Allah'ı tesbih eder. Melekler de onun heybetinden dolayı onu tesbih ederler. Onlar Allah ile ilgili konularda tartışırlarken, O yıldırımlar gönderir, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri yıldırımlarla çarpar. Allah'ın kuvveti, tedbiri ve takdiri çok muhkemdir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/30; 17/44.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gök gürültüsü övgüsüyle melekler de O'na olan korkularından O'na tesbih ederler. O, yıldırımlar göndererek onları dilediğine çarpar. Onlar Allah hakkında tartışmaya giriyorlar. Oysa O azaplandırması (darbesi) pek çetin olandır.
13. ayeti kerimenin iniş sebebi konusunda Bezzar`ın Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiğine göre de Resulullah (a.s.), cahiliye döneminin ileri gelenlerinden birine davetçi göndererek onu Allah`a davet etti. Adam: "Beni kendine çağırdığın Rabbin nedendir, demirden mi, bakırdan mı, gümüşten mi yoksa altından mı?" dedi. Resulullah (a.s.)`ın elçisi gelip bunu ona iletti. Resulullah (a.s.)`ın elçisini ikinci ve üçüncü kez göndermesinde de adam aynı şeyi sordu. Bunun üzerine Allah onun üzerine yıldırım gönderdi. Bu ayeti kerime de bu olayla ilgili olarak indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gök gürültüsü, Allah'a hamd ile, Melekler de, Allah'dan korkarak tesbîh ederler. Allah yıldırımlar gönderip onunla dilediğini çarpar. Böyle iken, o kâfirler, hadlerini bilmezler de Allah hakkında mücadele ederler. Halbuki Allah'ın karşılık darbesi pek şiddetlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gök gürlemesi de, Allah’ın mükemmelliğini ve kusursuzluğunu bildirir. Melekler de korku ve huşu içinde Allah’ın mükemmelliğini, kusursuzluğunu bildirirler. (Yani, hamd ve tesbih ederler.) Ve Allah, yıldırımlar gönderir, istediğine isabet ettirir. Hâlbuki onlar, Allah’a karşı mücadele ediyorlar. Allah ise, azabı pek ağır ve şiddetli olandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gök gürlemesi, Allah'ı överek tesbih eder ve melekler de korkularından onu yüceltirler. Onlar pek güçlü olan Allah hakkında tartışırken O, yıldırımları gönderir de dilediğini onlarla çarpar. O, tuzağı çetin olandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onun korkusundan melekler bile, gök gürültüsü de, onu öğüşle teşbih ederler, yıldırımlar göndererek, istediği kimseye onu değdirir, onlarsa uğraşırlar Allaha karşı, onun alı katıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gök gürültüsü, O'nun sınırsız kudretiyle gerçekleşir. Melekler de duydukları saygıyla görevlerini icra ederler. O, yıldırımları gönderip onları dilediğine isabet ettirir. (Hal böyleyken) o (inanmaya)nlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.
Cemil Said
swap_vert close
Gök gürültüsünü işitdikleri vakit melekler havf ile âna hamd iderler. Allâh hakkında mücâdele idenlerin üzerlerine sâ’ika indiren odur. Çünki kudretli ve ’ukûbetinde şedîddir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkularından tesbih ederler. Onlar pek kuvvetli olan Allah hakkında çekişirken, O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gök gürültüsü Allah’ı överek tenzih eder; O’nun korkusundan dolayı melekler de buna katılır. Onlar Allah hakkında tartışıp dururken O, yıldırımlar gönderip bunlarla dilediğini çarpar. O’nun azabı pek şiddetlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gök gürlemesi O'nu överek, melekler de O'nu saygıyla yüceltirler. O, yıldırımları gönderir ve dilediğini onlarla çarpar. Onlar hâlâ ALLAH hakkında tartışıyorlar. O, dayanılmaz güce sahiptir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gök gürültüsü O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan dolayı O'nu tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah'ın çarpması pek çetindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ra'd hamdile tesbih eyler, Melekler de korkusundan, ve saıkalar gönderir de onunla dilediğini çarpar, onlarsa Allah hakkında mücadele ediyorlardır, halbuki onun muhavvilesi çok şiddetlidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gök gürültüsü, Allah’ı övgüyle tesbih etmekte ve melekler de Allah’ın azametinin heybetinden ürpererek, onu tesbih etmektedirler. Onlar (kâfirler) Allah (‘a ortaklar koşup, O’nun vahdaniyeti) hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onları dilediğine isabet ettirir. O, azabı çok şiddetli olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gök gürültüsü övgüsüyle, melekler de ürpertisiyle O'nu tesbih ederler. O, yıldırımlar gönderir ve onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Ve O, karşı konulamaz pek çetin bir güç sahibidir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gök gürültüsü Onu (ya'ni Allâhı) hamd ile, melekler de Ondan korkusuna tesbîh eder (ler). O, yıldırımlar gönderib onunla kimi dilerse çarpar, öldürür. Halbuki onlar Allah hakkında mücâdele edib duruyorlardır. O, kudret ve azabından çetindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve ra'd (gök gürültüsü) O'na hamd ile (tesbîh ederken),(2) melekler de O'nun korkusundan (yine O'nu) tesbîh eder(ler)! Hem (O,) yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar; böyleyken onlar (hâlâ) Allah hakkında mücâdele ediyorlar! Hâlbuki O,(düşmanlarına karşı) azâbı pek şiddetli olandır.
(2)“Evet hiçten, birden hârika bir gürültü ile cevvi (hava boşluğunu) konuşturmak ve fevkalâde bir nûr ve nâr (ışık ve ateş) ile zulmetli (karanlıklı) cevvi ışıkla doldurmak ve dağvârî (dağ gibi) ve pamuk-misâl (pamuk gibi) ve dolu ve kar ve su tulumbası hükmünde olan bulutları ateşlendirmek gibi hikmetli ve garâbetli (garibliklerle dolu) vaziyetleriyle, baş aşağı gāfil insanın başına tokmak gibi vuruyor: ‘Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen fa‘âl ve kudretli (hadsiz faâliyet ve kudret sâhibi) bir Zât’ın hârika işlerine bak! Sen başıboş olmadığın gibi, bu hâdiseler de başıboş olamazlar. Herbirisi çok hikmetli vazîfeler peşinde koşturuluyorlar.’ ” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 103)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Allah’ın koyduğu doğa kanunları gereği) gök gürlemesi, (işleyişiyle, hâl diliyle) O’nu hamd ile tesbihte bulunur (bütün atmosfer hadiselerinin O’nun emri ile meydana geldiğini ve icraatında O’na hiçbir şeyin, hiçbir “tabiî” kanun ve cismin ortak olamayacağını ilan eder). Melekler de duydukları saygıdan dolayı O’nun sınırsız kudretini övgüyle anarlar. O (Allah, bulutla yer arasındaki elektriksel boşalma olayı olan) yıldırımları gönderip onlarla dilediğini de çarpabilir. (Hâl böyleyken) onlar (inanmayanlar) hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Oysa Allah, (ilâhî plân gereğince, zalim ve azgınların hilelerini başlarına geçirip onları cezalandırmada) müthiş bir kudrete sahiptir.*
(*) Yani bunlar (gök gürlemesi şimşek ve yıldırım) insanları korkutma ve cezalandırma aracı değil. Belki böyle durumlarda doğal olarak insanlar hem korkarlar hem de bol yağmur yağacak diye ümitlenirler. Ayrıca yıldırım çarpması suçlulara bir ceza değildir. Çünkü bu ayete insanların inkârcı, zalim, azgın, kötü vs. olduğu için bunlarla kendilerine Allah ceza verdiği söylenmiyor. Zaten (من يشاء) ‘’men yeşâü’’ ifadesi de geneldir. Burada inanan veya inanmayan ayrımı yoktur, zira bu olay müminin başına da gelir. Ayrıca aşağıdaki tefsir metninde de geçtiği gibi ‘’Bulutların bir kısmı artı elektrik yüklü, diğer bir kısmı da eksi elektrik yüklüdür. Bunlar birbirleriyle sürtündüklerinde şimşek ve onunla birlikte gök gürültüsü vs. meydana geliyor…’’şeklinde bilimsel bir açıklama vardır. Yani bunlar yüce Yaratıcının koymuş olduğu sünnetullah/ doğa kanunlarıdır. Bunlar insanları korkutmak ve cezalandırmak için değil, bilakis bunların dünya gezegeni üzerindeki yaşam için çok önemli doğa olaylarıdır. Bkz: (12. Ayetin Açıklaması) Yine bu gök görültüsü, şimşek ve yıldırm gibi olayların nasıl ve neden meydana geldiği hakkında bir bilgi de metni aşağıya alınan (زهرة التفاسير) adlı tefsirde bulunur. Ayrıca ayetin son cümlesine gelince, Râğıb’a göre, Burada geçen şedîdu’l-mihâl ifadesi “insanın aklıyla kuşatamayacağı hikmetli, ince ve derin/aynı zamanda tutarlı planlar yapmakta ve gerçekleştirmekte sınırsız kudret sahibi” anlamına gelmektedir. Bkz: (M. Esed Meali Rad-13. Ayet açıklaması) ويقول علم خواص الأجسام: إن إحدى السحابتين تكون ذات كهرباء موجبة، والأخرى ذات كهرباء سالبة، فيحدث من احتكاكهما برق، ويكون معه الرعد، بيد أن الرعد لا يصل إلى الأسماع إلا بعد فترة من رؤية البرق; لأن الرعد صوت الاصطدام والبرق صوته، ولكي يصل الصوت إلينا يمر بأجواء الفضاء فلا يصل إلى مسامعنا إلا بعد فترة يقطع فيها مروره، والصواعق إذا كانت أحيانا من هذا الاصطدام تكون مع البرق في فترة واحدة تقريبا. وهذه الآية تبين رؤية البرق، والتي تليها تبين سماع هزيم الرعد، والثالثة تبين إصابة الله تعالى بالصواعق لمن يشاء (زهرة التفاسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gök gürlemesi ve melekler, Rablerine olan saygı ve korkusundan O’nu överek yüceltirler. Yıldırımları O gönderir ve dilediği kimseye de isabet ettirir. Allah onların hayallerinin çok üzerinde olmasına rağmen, O’nun hakkında çekişip duruyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gök gürültüsü Allah’ı övgü ile, melekler ise Onu korku ile ulularlar. Onlar Allah üzerine çekişip dururlarken O da başlarına yıldırımlar indirip dilediğini çarpar. Allah’ın azabı ağır olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şimşek [⁷] onu överek tespih eder [⁸] melekler de O/nun mehabetinden dolayı tespit ederler. O, yıldırımları gönderir de onlar Allah hakkında mücadelede iken dilediğinin başına indirir. Allah kuvvet ve ukubette şiddetlidir.
[7] Veya şimşeği işitenler.[8] «Sübhanallahi ve Bihamdihi» der. Basireti olmayan bunu işitmez.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gök gürültüsü Allah’ı överek, melekler de O’ndan korkarak tesbih ederler⁵. O, yıldırımları gönderir, onlarla dilediğine çarptırır. Onlar Allah’ın pek güçlü olduğunu bildikleri hâlde yine de O’nun (kudreti) hakkında tartışıp duruyorlar.
5 Keşşâf sahibi Zamahşerî’ye göre, Allah’ı tesbih eden gök gürültüsünün kendisi değil, bunu duyan insandır. Bu görüşe biz de katılıyoruz. Çünkü gök gürlemesi, şimşek, yıldırım vs. birer tabiat olayı olup, sünnetullah gereği yani Allah’ın tabiata bahşettiği yasalar gereği meydana gelirler. Aslında Allah’ı anan, hatırlayan ve tesbih eden insandır. Nitekim Türkçemizde bazıları için “Gök gürlemeyince Allah demez” diye bir söz vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gök gürültüsü O'nu överek ve melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğini çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gök gürültüsü, evrendeki tüm varlıklar gibi, Allah’ı övgüyle tesbih etmekte ve yürekleri hoplatan korkunç gürlemesiyle, Allah’ın yüceliğini, kudret ve azametini tüm evrene ilan etmekte; O’nun hiçbir bakımdan noksanı ve hiçbir şekilde ortağı bulunmadığını haykırmaktadır ve müşriklerin ilâh diye tapındığı melekler de, Allah’ın heybetinden ürpererek, O’nun uluhiyetinin şânını tesbih ve tenzih etmektedirler. Ve Allah, gökten yıldırımlar göndermekte ve onlarla dilediğini çarpmaktadır. İşte bütün bunlar olup biterken, onlar hâlâ Allah’ın yüceliği, kudret ve azameti hakkında tartışıp duruyorlar; oysa Allah, ilâhî plân gereğince, zâlimlerin hilelerini başlarına geçirip onları cezalandırmada müthiş bir kudrete sahiptir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O’nun korkusundan Melekler de, RA’D / Gök Gürültüsü de O’nun hamdi ile tesbih ediyor. Onlar Allah hakkında tartışırlarken Yıldırımlar gönderiyor, dileyeceği kimseleri çarpıyor. O, Muhavvile’nin / Güç-Kuvvet’in çok şiddetlisidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gök gürültüsü Allah'ın erişilmez yüceliğini dile getirirken, melekler korkuyla ona eşlik ederler. Saldığı yıldırımlar ile de, işaretlediği kimseyi bulup çarpar. Hem de Allah'ın ihtişamını tartışıp durdukları bir sırada. Çünkü Allah çarptı mı fena çarpar..
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gök gürlemesi yasamıza göre gökyüzünün hareket etmesinden ibarettir. Melekler de Allah’tan sakınarak yasalarına uyarlar. Yasamızla yıldırımları yeryüzüne göndeririz. Yıldırımlar dilediğine çarpar. İnkârcılar Allah hakkında tartışmaya girişirler. Allah şöyledir böyledir diye bilmedikleri konularda sürtüşürler. Kendi kafalarına göre Allah tanımı oluşturarak, farklı bir Allah algısı yaratırlar. Allah’ın ayetlerini dinlemeden, ayetlerdeki gerçekleri düşünmeden ileri geri konuşurlar. Akıl etmeden, düşünmeden yaratıcı yarattıklarını sever, niçin cezalandırsın derler. Hâlbuki bilmezler ki Allah onlara gerçeği açıklar. Gerçekleri inkâr edenleri, yasalarına uymayanları cezalandıracağını söyler. Kendi kafalarından fikir yürüteceklerine ayetlerde anlatılan gerçekleri kabul etseler ya! Onların göz ardı ettikleri bir şey var. Allah inkâr eden, yasalarına karşı çıkan, insanların yasalarına göre keyiflerince yaşayan, insanlar arasında sınıf üreten, insanlara zulmedenler mutlaka cezalandırılacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gök gürültüsü (Allah’ı) [hamd] (övgü) ile, melekler ise O’ndan korktukları için [tesbih] ederler (yüceltirler). [*] Onlar Allah hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. O, azabı (tuzağı) çok şiddetli olandır.
Bu ayet İsrâ 17:44. ayetle birlikte okunmalıdır. Ayrıca meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; A‘râf 7:206; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü’min 40:7; Fussilet 41:38.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gök gürültüsü de melekler de Onun korkusundan dolayı Onu hamd ile tesbih eder. (Allah) kendisiyle uğraşanlardan dilediğine yıldırımlar gönderip onlarla o kimseleri yakar. Çünkü O, cezâsı pek şiddetli olandır.
Muhammed Esed
swap_vert close
gök gürlemesi O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle anmakta; melekler de korku ve sakınma içinde bunu yapmaktalar. Ve O yıldırımları gönderip onlarla dilediğini çarpmaktadır. (Hal böyleyken) onlar yine de Allah hakkında tartışıp duruyorlar; ²⁸ hem de O(’nun), kavranamaz ince ve derin planını gerçekleştirmek için sınırsız bir kudrete sahip olduğu ortada olduğu halde! ²⁹
28 Yani, O’nun müte‘âl/aşkın varlığı ve Zâtı’nın niteliği hakkında.29 Râğıb’a göre, Kur’an’da yalnızca burada geçen şedîdu’l-mihâl ifadesi “insanın aklıyla kuşatamayacağı hikmetli, ince ve derin/aynı zamanda tutarlı planlar yapmakta ve gerçekleştirmekte sınırsız kudret sahibi” anlamına gelmektedir. Bizim verdiğimiz anlam da bu yoruma dayanıyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gök gürültüsü övgü ile melekler de saygı ile Allah’ın yasalarına göre hareket ederler. Onlar Allah’ın kudreti hakkında tartışıp dururlarken; O, yıldırımları gönderir de hak edene isabet eder. Hâlbuki O, azabı korkunç olandır. 24/43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gök gürültüsü sınırsız bir övgüyle O’nun yüce kudretini dillendirmekte, melekler ise bunu derin bir tazim ve saygıdan dolayı yapmaktadır; dahası O, yıldırımları gönderip dilediğini ona hedef kılmaktadır; onlar ise, istediğini ustalık ve ince bir planla gerçekleştirmekte mahir olduğunu bildikleri hâlde, hâlâ Allah hakkında tartışmaktadırlar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gök gürlemesi O'nu hamd ile tesbih eder. (Allah Teala'nın birliğini azametini ve kudretini ilan eder) Melekler de O'nu heybetinden dolayı tesbih ederler! Allah yıldırımlar gönderir de, onu dilediğine isabet ettirir, (onu yakar öldürür) buna rağmen kafirler hadlerini bilmezler de, Allah hakkında mücadele ederler. (O'nun birliğini inkar ederek Rablerine ortak koşarlar) Oysa O'nun cezası çok şiddetlidir!
Osman Fırat
swap_vert close
Gök gürlemesi O’nu (Allah’ı) överek tespih eder ve melekler de O’nun korkusundan onu tespih ederler. Ve yıldırımlar gönderir de, onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah karşı mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, karşı konulamaz çok şiddetli azabı olandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve gök gürlemesi O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan tesbihte bulunurlar. Ve yıldırımları gönderir, onları dilediğine hemen isabet ettirir. Böyle iken o kâfirler Allah hakkında mücadelede bulunurlar. Halbuki, O'nun kuvveti pek şiddetlidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gök gürlemesi hamd ile O'nu takdis ve tenzih eder. Melekler de duydukları saygıdan ötürü O'nu takdis ve tenzih ederler. O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar. Durum bu iken onlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O'nun cezası pek çetindir. [2, 30; 17, 44]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gök gürültüsü, övgüsüyle, melekler de korkusundan O'nu tesbih ederler. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah'ın tuzağı (cezası) pek çetin olduğu halde, onlar hala O'nun hakkında tartışmaktadırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ra'd (Gök gürüldisi) onun hamdiyle ve melâike de korkusuyla tesbîh iderler. Yıldırımları gönderir ve dilediğine isâbet itdirir. Halbuki kâfirler, Allâh vardır yâ yokdur gibi mücâdele ile iştigâl iderler. Allâh kudret ve 'ikâbında şedîddir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gök gürültüsü, her şeyi güzel yapması sebebiyle, melekler de saygı ile O’na boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlar, ölçüsüne denk düşenlere çarpar. Bunlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah, çok güçlü ve engellenemezdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gök gürültüsü hamd ederek, melekler de korku ile O'nu tenzih ederler. Onlar Allah hakkında tartışırlarken; O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. O, şiddetle cezalandırandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gök gürültüsü hamd ile, melekler Allah korkusuyla Onu tesbih eder.(9) O, yıldırımlar gönderir de dilediğini onunla çarpar. Onlar ise hâlâ Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah'ın cezası pek çetindir.
(9) Her türlü kusurdan ve ortaktan yüce tutacak şekilde Onu anar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gök gürültüsü O'nu hamd ile tespih eder; melekler de O'ndan ürpererek... Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah, tuzak kuranların hilelerini başlarına geçirmede çok güçlü olduğu halde, onlar O'na karşı mücadele edip duruyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı tesbįḥ eyler sürici firişte ögmegi-y-ile daħı firişteler anuñ ķorķusından. [127b] daħı viribir gökden gelen odları pes irürür anı aña kim diler. daħı anlar ŧartışurlar Tañrı’da daħı ol ķatı mekirlüdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı tesbīḥ eyler bulıt sürici ferişteh ögmeg‐ile, daḫı ferişteler anuñḳorḳusından. Daḫı viribir gökden gelen ünleri, pes irürür anı aña kim diler. Daḫı anlar ṭartışurlar Tañrı ‘aẓametinde ve tevḥīdinde. Daḫı ol ḳatı mekrlüdür,ya‘nī añsuzda ‘aẕāb eyler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göy gurultusu Onun şə’ninə tə’riflər deyir, mələklər də (Allahın) qorxusundan (Onu öyüb mədh edirlər). O, ildırımlar göndərib (kafirlər) Allah barəsində mübahisə edərkən onlarla istədiyini vurar. Allahın cəzası şiddətlidir! (Allah yenilməz qüvvət sahibidir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The thunder hymneth His praise and (so do) the angels for awe of Him. He launcheth the thunder bolts and smiteth with them whom He will while they dispute (in doubt) concerning Allah, and He is mighty in wrath.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nay, thunder repeateth His praises, (1819)and so do the angels, with awe:(1820) He flingeth the loudvoiced thunder-bolts, and therewith He striketh whomsoever He will..yet these (are the men) who (dare to) dispute about Allah, with the strength of His power (supreme)!(1821)
1819 Nay, thunder itself, which may frighten you, is but a tame and beneficent force before Him, declaring His praises, like the rest of creation. Thunder thus aptly gives the name of this Surah of contrasts, where what we may think terrible is shown to be really a submissive instrument of good in Allah's hands. 1820 And the angels, whom we think to be beautiful creatures of power and glory nearest to Allah, yet feel reverence and awe even as they praise His Holy Name. 1821 Who is puny man, to call Allah in question? Cf. some variations on this theme in the Book of Job, e.g., chapters 38 to 41.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيُسَبِّحُ
ve tesbih eder
الرَّعْدُ
gök gürül- tüsü
بِحَمْدِه۪
O'nu hamd ile
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
ve melekler
مِنْ خ۪يفَتِه۪ۚ
O'nun korkusundan
وَيُرْسِلُ
ve gönderir
الصَّوَاعِقَ
yıldırımları
فَيُص۪يبُ
ve isabet ettirir
بِهَا
onları
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُ
diler
وَهُمْ
hâl böyley- ken onlar
يُجَادِلُونَ
mücadele ediyorlar
فِي
hak- kında
اللّٰهِۚ
Allah
وَهُوَ
ve O
شَد۪يدُ
pek şiddet- li olandır
الْمِحَالِۜ
tuzağı (cezası)
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder ve melekler de Allah'ın korkusundan (Allah'ın gazabı yeryüzüne inmesin diye o anda tesbih ederler). O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Hâl böyleyken onlar (yine de) Allah(ın kudreti) hakkında mücadele ediyorlar. O, karşı konulması mümkün olmayan (İlâh)tır.
سَبَّحَ
Fiil-II
س ب ح
Tesbih etti
رَعْد
İsim
ر ع د
Gök gürültüsü
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خِيفَة
İsim
خ و ف
Korkma
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
صَاعِقَة
İsim
ص ع ق
Yıldırım
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
جَادَل
Fiil-III
ج د ل
Mücadele etti, tartıştı, uğraştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
مِحَال
İsim fiil
م ح ل
(Karşı konulması mümkün olmayan) Tuzak