Ve (Allah’ın koyduğu doğa kanunları gereği) gök gürlemesi, (işleyişiyle, hâl diliyle) O’nu hamd ile tesbihte bulunur (bütün atmosfer hadiselerinin O’nun emri ile meydana geldiğini ve icraatında O’na hiçbir şeyin, hiçbir “tabiî” kanun ve cismin ortak olamayacağını ilan eder). Melekler de duydukları saygıdan dolayı O’nun sınırsız kudretini övgüyle anarlar. O (Allah, bulutla yer arasındaki elektriksel boşalma olayı olan) yıldırımları gönderip onlarla dilediğini de çarpabilir. (Hâl böyleyken) onlar (inanmayanlar) hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Oysa Allah, (ilâhî plân gereğince, zalim ve azgınların hilelerini başlarına geçirip onları cezalandırmada) müthiş bir kudrete sahiptir.*
(*) Yani bunlar (gök gürlemesi şimşek ve yıldırım) insanları korkutma ve cezalandırma aracı değil. Belki böyle durumlarda doğal olarak insanlar hem korkarlar hem de bol yağmur yağacak diye ümitlenirler. Ayrıca yıldırım çarpması suçlulara bir ceza değildir. Çünkü bu ayete insanların inkârcı, zalim, azgın, kötü vs. olduğu için bunlarla kendilerine Allah ceza verdiği söylenmiyor. Zaten (من يشاء) ‘’men yeşâü’’ ifadesi de geneldir. Burada inanan veya inanmayan ayrımı yoktur, zira bu olay müminin başına da gelir. Ayrıca aşağıdaki tefsir metninde de geçtiği gibi ‘’Bulutların bir kısmı artı elektrik yüklü, diğer bir kısmı da eksi elektrik yüklüdür. Bunlar birbirleriyle sürtündüklerinde şimşek ve onunla birlikte gök gürültüsü vs. meydana geliyor…’’şeklinde bilimsel bir açıklama vardır. Yani bunlar yüce Yaratıcının koymuş olduğu sünnetullah/ doğa kanunlarıdır. Bunlar insanları korkutmak ve cezalandırmak için değil, bilakis bunların dünya gezegeni üzerindeki yaşam için çok önemli doğa olaylarıdır. Bkz: (12. Ayetin Açıklaması) Yine bu gök görültüsü, şimşek ve yıldırm gibi olayların nasıl ve neden meydana geldiği hakkında bir bilgi de metni aşağıya alınan (زهرة التفاسير) adlı tefsirde bulunur. Ayrıca ayetin son cümlesine gelince, Râğıb’a göre, Burada geçen şedîdu’l-mihâl ifadesi “insanın aklıyla kuşatamayacağı hikmetli, ince ve derin/aynı zamanda tutarlı planlar yapmakta ve gerçekleştirmekte sınırsız kudret sahibi” anlamına gelmektedir. Bkz: (M. Esed Meali Rad-13. Ayet açıklaması)
ويقول علم خواص الأجسام: إن إحدى السحابتين تكون ذات كهرباء موجبة، والأخرى ذات كهرباء سالبة، فيحدث من احتكاكهما برق، ويكون معه الرعد، بيد أن الرعد لا يصل إلى الأسماع إلا بعد فترة من رؤية البرق; لأن الرعد صوت الاصطدام والبرق صوته، ولكي يصل الصوت إلينا يمر بأجواء الفضاء فلا يصل إلى مسامعنا إلا بعد فترة يقطع فيها مروره، والصواعق إذا كانت أحيانا من هذا الاصطدام تكون مع البرق في فترة واحدة تقريبا. وهذه الآية تبين رؤية البرق، والتي تليها تبين سماع هزيم الرعد، والثالثة تبين إصابة الله تعالى بالصواعق لمن يشاء (زهرة التفاسير)