close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 92. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ kâne limu/minin en yaktule mu/minen illâ ḣata-â(en)(c) vemen katele mu/minen ḣataen fetehrîru rakabetin mu/minetin vediyetun musellemetun ilâ ehlihi illâ en yassaddekû(c) fe-in kâne min kavmin ‘aduvvin lekum vehuve mu/minun fetehrîru rakabetin mu/mine(tin)(s) ve-in kâne min kavmin beynekum vebeynehum mîśâkun fediyetun musellemetun ilâ ehlihi vetehrîru rakabetin mu/mine(tin)(s) femen lem yecid fesiyâmu şehrayni mutetâbi’ayni tevbeten mina(A)llâh(i)(k) vekâna(A)llâhu ‘alîmen hakîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnanan birisinin, bir inanmış kişiyi öldürmesi caiz değildir, ancak yanlışlıkla olursa o başka. Yanlışlıkla bir mümini öldüren, mümin bir köle azat eder, öldürülenin ailesine de kan pahası verir, ancak ailesi, kan pahasını sadaka olarak bağışlarsa vermez. Öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman olan bir kavimdense öldüren, mümin bir köle azat eder. Öldürülen, aranızda ahitleşme olan bir kavimdense ailesine kan pahası vermek ve bir mümin azat etmek gerek. Bunları yapamayan, Allah'a tövbe ederek iki ay, birbiri ardınca oruç tutar ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hata sonucu (kasıtsızca) olması dışında, bir mü’mine bir başka mü’mini öldürmesi (asla layık ve yakışık) olmaz (hiç kimseye böyle bir hak tanınmaz. Ama) Kim bir mü’mini ’hata sonucu’ öldürürse, (dikkatsizliğine kefaret olarak) mü’min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve (onun) ailesine teslim edilecek bir diyeti karşılaması lazımdır. Ancak onların (ölenin en yakınlarının, bunu) sadaka olarak bağışlamaları başkadır. Eğer o (hata ile öldürülen kişi, kendisi) mü’min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda (öldüren, günahına kefaret olarak) mü’min bir köleyi özgürlüğe kavuşturmalıdır. Şayet (hataen öldürülen) kendileriyle aranızda antlaşma bulunan (kâfir) bir topluluktan ise, bu durumda (hem öldürülen kişinin) ailesine bir diyet ödemek ve bir mü’min köleyi özgürlüğe kavuşturmak şarttır. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkânı) Bulamayan kimse ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah’tan bir tevbe (kuralıdır). Allah Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
[Not: Bu ayet, zalim ve cahili düzenlerde yerleşik hale gelmiş kölelik sistemini tedricen kaldırmaya da bir vesile ve teşviktir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir mü'minin, bir mü'mini yanlışlıkla olması dışında öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mü'mini öldüren kişi, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ölenin akrabalarına bir diyet ödemesi gerekir. Meğer ki, ölenin yakınları bu diyeti almaktan vazgeçmiş olsunlar. Eğer, ölen mü'min olduğu halde sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensub ise, bu işin bedeli sadece mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak olacaktır. Ölen kimse sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise, ödenecek bedel, ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak şeklinde olacaktır. Yeterli imkanlara sahip olmayan, köle azadı yerine peşpeşe iki ay oruç tutacaktır. Bu, tevbesinin kabulüne sebebtir veya Allah'tan emredilen bir karşılıktır. Allah gerçekten herşeyi bilendir ve her yaptığını yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir mü'minin diğer bir mü'mini öldürmeye hiçbir şekilde hakkı yoktur. Hata ile öldürmenin de cezası vardır. Hata ile bir mü'mini öldüren kimsenin mü'min bir köleyi esaret boyunduruğundan kurtararak hürriyetine kavuşturması ve ölenin ailesine, vârislerine teslim edilebilecek bir diyet vermesi gerekir. Vârislerin diyeti, imanda sadâkatlerinin ve kemallerinin ifadesi olan sadakaya, malî mükellefiyetlere sayarak bağışlamaları müstesna. Bu durumda diyet vermez. Öldürülen mü'min olmakla beraber, sizinle savaş halinde olan bir kavmin içinde yaşıyorsa, öldürenin bir köleyi esaret boyunduruğundan kurtararak hürriyetine kavuşturması gerekir. Öldürülen, aranızda anlaşma olan bir kavimdense, öldürenin, ölenin ailesine teslim edilebilecek bir diyet vermesi ve mü'min bir köleyi esaret boyunduruğundan kurtararak hürriyetine kavuşturması gerekir. Bunlara gücü yetmeyip, bunları bulamayana da, Allah tarafından tevbesinin, günah işlemekten vazgeçip kendisine itaate yönelişinin kabulü için, peşpeşe iki ay oruç tutması gerekir. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
bk. Kur’ân-ı Kerim 9/60.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yanlışlık dışında bir mü'minin bir başka mü'mini öldüremez. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse bir mü'min köle azat etmesi ve öldürülen kişinin ailesinin bağışlaması durumu dışında onlara diyet ödemesi gerekir. [18] öldürülen kişi mü'min olmakla birlikte size düşman bir kavimden ise o zaman sadece bir mü'min köle azad etmesi gerekir. Eğer sizinle aralarında antlaşma bulunan bir kavimdense öldürenin bir mü'min köle azad etmesi ve öldürülenin ailesine diyet ödemesi gerekir. Bunları bulamayan kimse, Allah tarafından tevbesinin kabul edilmesi için iki ay peşpeşe oruç tutmalıdır. Allah ilim sahibidir, hakimdir.
92.İbnu Cerir`in İkrime`den rivayet ettiğine göre Haris bin Yezid Mekke`de Ebu Cehil ile birlikte Müslümanlardan Ayyaş bin Ebi Rebi`a`ya işkence ederdi. Ayyaş daha sonra Medine`ye hicret etti. Sonra Haris de Müslüman olarak hicret etti. Ayyaş bir gün Hâris`le Harra`da karşılaştı ve onun Müslüman olduğunu bilmediğinden kılıcını çekip öldürdü. Daha sonra Hâris`in Müslüman olduğunu öğrendi ve yaptığı işe son derece pişman oldu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Bunu destekleyen daha başka rivayetler de nakledilmiştir.18.Yani öldürülen kişinin ailesinin bağışlaması durumunda diyet ödemesi gerekmez.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışındabir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini 'hata sonucu' öldürürse, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü'min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah'tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olamaz, ancak hata yolu ile olabilir; ve kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, mü'min bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (vârislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi lâzım gelir. Meğer ki vârisler, o diyeti sadaka olarak bağışlamış olsunlar. Eğer öldürülen, mü'min olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azat etmesi lâzımdır (diyet gerekmez, çünkü kâfirler arasında bulunan mü'minin vârisleri kâfir olacağından kendisine varis olamazlar.) Şayet öldürülen, kendileriyle aranızda andlaşma olan bir (kâfir) kavimdense, o zaman ailesine (mirasçılarına) teslim edilecek bir diyet vermek ve bir de, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara gücü yetmiyen de Allah tarafından tevbesinin kabulü için, birbiri ardınca iki ay oruç tutması icap eder. Allah, her şeyi bilendir, hikmet ve hüküm sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hata ile olan hariç, bir mümine, başka bir mümini öldürmesi yakışmaz. Kim, hatayla bir mümini öldürürse, (onun cezası) mümin bir köleyi azat etmek ile ölünün ailesine teslim edilmek üzere kan bedelidir. Meğer o kan bedelini bağışlarlarsa. Eğer o mümin ölü, sizinle düşman olan bir toplumdan ise, yalnızca bir köle azat etmek gerekir. Eğer sizinle antlaşmalı bir toplumdan ise, onun ailesine verilecek kan bedeli ile bir köle azat etmek gerekir. Kim, köle bulamaz veya azat etmek imkanı yoksa, peşpeşe iki ay oruç tutması gerekir. Bir de Allah’tan bağışlanmasını dilemesi gerekir. Şüphesiz Allah sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yanlışlık olması dışında, bir mümin bir mümini öldüremez. Yanlışlıkla bir mümini öldürenin, mümin bir köle âzat etmesi ve ölenin ailesine de bir diyet vermesi gerekir. Eğer ölenin ailesi bağışlar, diyetten vazgeçerlerse başka! Öldürülen mümin, düşmanınız olan bir topluluktan ise öldürenin mümin bir köle âzat etmesı gerekir. Eğer öldüren kişi, sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine bir diyet verecek ve mümin bir köle âzat edecektir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay kesintisiz oruç tutması gerekir. Allah bilendir; işini yerli yerince yapandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir imanlı, bir inanmış olanı, öldürmek yoktur, yanlışlık başka, bir inanlı kimseyi yanlışlıkla öldüren, bir inanlı köle salıversin, aylasına dahi kan akçesi vermeli, akçe almak bağışlanabilir de, öldürülen kimse düşman bir ulustan olup da, inanlı bulunan kimselerden olursa, bir köle salmak gerektir, aranızda, bir bağlantı bulunan ulustan ise, aylasına kan akçesi vermeli, bir de İslâm köle salıvermeli, bulamıyan Allahtan yarlıganmak üzere, art arda iki ay oruç tutmalı, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir mü'minin diğer bir mü'mini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mü'mini yanlışlıkla öldürenin, bir mü'min köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadığı sürece ona diyet ödemesi gerekir. Öldürülen, sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir mü'min ise, (öldürenin yalnız) mü'min bir köle azat etmesi gerekir. Şayet (öldürülen kimse) kendileriyle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mü'min bir köle azat etmek gerekir. Kim (gerekli para veya özgürlüğüne kavuşturacak bir köle) bulamazsa, Allah'ın tevbesini kabul etmesi için aralıksız iki ay oruç tutar. Hiç şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
Bkz. 2/178, 5/32Bu âyet; bir mü’minin bir başka mü’mini yanlışlıkla öldürmesi durumunda ne yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Bir sonraki âyette (Nisâ, 4/93); bir mü’mini kasten öldürmenin cezasının ebedî cehennem olduğu vurgulanmaktadır. İslam hukukunda bir Müslümanı haksız yere öldürmenin cezası kısastır/idamdır. Bu konuda af yetkisi öldürülenin ailesine aittir. Bunlar isterlerse kısas yerine diyet talep edebilirler ya da bağışlayabilirler. Ancak öldüren kişinin âhiretteki durumu Allah’ın takdirindedir. Ayrıca burada mü’minin mü’mini öldürmesi anlatılırken, mü’min olmayanı öldürmenin bir sakıncası yoktur gibi yanlış bir kanaate varmamak lazım. Hz. Peygamber bir kavme, içinde Mikdad b. Esved’in de olduğu bir seriyye göndermişti. O kavme vardıklarında içlerinden biri şehadet getirdiği halde Mikdad tarafından öldürüldü. Durum Hz. Peygamber’e anlatılınca o da çok üzülmüştü, bu olay üzerine bu âyet nazil oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
Bir mü’min diğer bir mü’mini kazâen olmadıkca niçün katl ider? Biri diğerini hatâen katl ider ise bir mü’min köle veyâ câriye âzâd idecek ve mu’ayyen olan diyeti âilesine virecekdir. âile maktûlün diyetini bağışlayabilür. Düşman bir kavme mensûb bir mü’minin katli içün müslim bir esîr âzâd idilecekdir. Müttefik bir kavme mensûb bir adamın katli içün bir müslim köle âzâd olunacak maktûlün âilesine mukannen olan diyet i’tâ idilecekdir. Âzâd idecek köle bulamıyanlar iki ay biri birini müte’âkib oruç tutacakdır. İşte ’alîm ve hakîm olan Allâh’ın ta’yîn itdiği hadler bunlardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azad etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, ona diyet ödemesi gerekir. Eğer o mümin, size düşman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azad etmek gerekir. Şayet aranızda anlaşma olan bir millettense, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafından tevbesinin kabulü için, ard arda iki ay oruç tutmak gerekir. Allah bilendir. Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yanlışlıkla olması dışında, bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin mümin bir köle âzat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir; ancak ölünün ailesi diyeti bağışlarsa o başka. Öldürülen, mümin olmakla birlikte size düşman olan bir topluluktan ise mümin bir köle âzat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mümin bir köleyi âzat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay peş peşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilmektedir, hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğer ki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eğer öldürülen mümin olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşpeşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanmış bir kişi, kaza hali hariç inanmış birisini öldüremez. Kim bir inananı kazara öldürmüşse inanmış bir köleyi salmalı ve ölenin ailesine diyet ödemeli. Ancak diyetten vazgeçip sadaka olarak kabul ederlerse başka. Öldürülen, sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir inanan ise, o zaman inanan bir köleyi salmalısınız. Ancak, maktul aranızda anlaşma olan bir topluluktan ise ailesine diyet vermeli ve inanmış bir köleyi salmalısınız. Kim (gerekli parayı veya salacağı bir köle) bulamıyorsa, ALLAH tarafından tevbesinin kabul edilmesi için iki ay aralıksız oruç tutmalıdır. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Bak 4:25.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır. Eğer öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah, Alimdir (her şeyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olamaz meğerki hatâ ola ve kim bir mü'mini hatârâ öldürürse mü'min bir esir azad etmesi ve ölenin vârislerine teslim edilecek bir diyet vermesi lâzım gelir, meğer ki vârisler tasadduk edeler, eğer öldürülen kendi mü'min olmakla beraber size düşman bir kavmden ise o zaman öldürenin bir esir azad etmesi lâzım gelir, ve eğer kendileriyle aranızda bir misak bulunan bir kavmden ise o zaman vârislerine teslim edilecek bir diyet vermek ve mü'min bir esir azad etmek lâzım gelir, bunlara gücü yetmiyen de Allah tarafından tevbesinin kabulü için ardı ardına iki ay oruç tutmak lâzım gelir, Allah alîm, hakîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Şer‘î hak bir sebep olmadıkça,) bir mü’min, bir mü’mini (kasten) öldüremez, ancak hatâen olması müstesna. Hatâen bir mü’mini öldüren kimsenin, mü’min bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine/varislerine diyet vermesi gerekir. Ancak ölenin ailesinin/varislerinin bağışlaması müstesnadır. (Bu takdirde diyet vermesi gerekmez.) Şayet o (hatâ ile öldürülen kişi, kendisi) mü’min olmakla beraber, siz (inl) e (savaş halinde olan) düşman bir toplumdan ise (o takdirde, öldürenin, sadece) mü’min bir köle azat etmesi gerekir (hatâen öldürdüğü kişinin ailesine/varislerine diyet vermesi gerekmez). Ve şayet o (hatâ ile öldürülen kişi), kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise (öldürenin,) ölenin ailesine/varislerine diyet vermesi ve mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Bu (imkâ) nları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay peş peşe oruç tutması gerekir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hata ile olması dışında, bir mü'min'in bir mü'min'i öldürmesi olacak şey değildir. Kim, hata ile bir mü'min'i öldürürse, mü'min bir rekâbeyi¹ özgürlüğüne kavuştursun, ailesi bağışlamadığı takdirde, ölenin ailesine diyet ödesin. Eğer, öldürülen mü'min; düşmanınız olan bir topluma mensupsa, mü'min bir rekâbeyi özgürlüğüne kavuştursun. Eğer, aranızda anlaşma bulunan bir toplumdansa, ailesine diyet vermek ve mü'min bir rekâbeyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Kim bunları bulamazsa, Allah'tan tövbesini kabul etmesi için ardı ardına iki ay siyam² yapmalıdır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1-Rekâbe, boyun demektir; boyunduruk altında bulunan kimseler için de kullanılan bir sözcüktür. Sözcük olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir. 2- Oruç tutmalıdır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir mü'minin diğer bir mü'mini, yanlışlık eseri olmayarak, öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse mü'min bir köleyi azadetmesi ve (ölenin) ailesine (mirasçılarına) teslim edilecek bir diyet (kan bahası) vermesi lâzımdır. Meğer ki onlar (o diyeti) sadaka olarak bağışlamış olsunlar. Eğer (öldürülen) mü'min olmakla beraber size düşman bir kavmden ise o zaman (öldürenin) mü'min bir köle azadetmesi lâzımdır. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir kavmden ise o vakit mirasçılarına bir diyet vermek ve bir de mü'min bir köle azadetmek gerekdir. Kim (bunları) bulamazsa (bulmakdan âciz ise) Allah (tarafın) dan tevbesi (nin kabulü) için birbiri ardınca iki ay oruç tutması îcab eder. Allah, her (şeyi) bilendir, gerçek hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem hatâ ile olması müstesnâ, bir mü'minin bir mü'mi ni öldürmesi olamaz!(1) Kim bir mü'mini hatâ ile öldürürse, bunun üzerine (Allah'ın hak kı olarak) mü'min bir köle âzâd etmek ve (kulun hakkı olarak da, ölenin) âilesine teslîm edilecek bir diyet (vermek borcu)vardır; ancak onların (o diyeti) bağışlaması müstesnâ!(2) Fakat (öldürülenin)kendisi mü'min olmakla berâber, size düşman olan (kâfir) bir kavimden ise, (öldüren için sâdece) mü'min bir köle âzâd etmek (mecbûriyeti) vardır.Bununla berâber (öldürülen) kendileriyle aranızda andlaşma bulunan bir kavimden ise,(öldüren için) artık (oöle nin mü'min veya gayr-ı müs lim olduğuna bakmadan) âilesine teslîm edilecek bir diyet (vermek) ve mü'min bir köle âzâd etmek (borcu) vardır.Fakat kim (bunları) bulamazsa, artık Allah tarafından tevbe(sinin ka bû lü) için iki ay ard arda oruç tutma (mecbûriyeti) vardır. Allah ise, Alîm (herşe yi hakkıyla bilen)dir, Hakîm(her işi hikmetli olan)dır.
(1)“Ey mü’mine kin ve adâvet (düşmanlık) besleyen insafsız adam! Nasıl ki sen bir gemide veya bir hânede bulunsan, seninle berâber dokuz ma‘sum ile bir cânî var. O gemiyi gark (batırma) ve o hâneyi ihrâk etmeye (yakmaya) çalışan bir adamın, ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zâlimliğini, semâvâta işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ bir tek ma‘sum, dokuz cânî olsa, yine o gemi hiçbir kānûn-ı adâletle batırılmaz.Aynen öyle de, sen bir hâne-i Rabbâniye (Rabbânî bir ev) ve bir sefîne-i İlâhiye (Îlâhî bir gemi) olan bir mü’minin vücûdunda îman ve Îslâmiyet ve komşuluk gibi dokuz değil, belki yirmi sıfât-ı ma‘sûme varken, sana muzır (zararlı) olan ve hoşuna gitmeyen bir cânî sıfatı yüzünden ona kin ve adâvet bağlamakla, o hâne-i ma‘neviye-i vücûdun ma‘nen gark ve ihrâkına, tahrib ve batmasına teşebbüs veya arzu etmek, onun gibi şenî‘ (çirkin) ve gaddar bir zulümdür.” (Mektûbât, 22. Mektûb, 90)(2)“Meselâ, birisi birisinin kardeşini veya akrabâsını öldürmüş. Bir dakīka o hiddet yüzünden, milyonlar dakīka hem kalbî sıkıntıyı, hem hapis azâbını çeker ve maktûlün (öldürülenin) akrabâsı dahi intikam endişesiyle ve karşısında düşmanını düşünmesiyle, hayâtının lezzetini ve ömrünün zevkini kaçırır. Hem korku, hem hiddet azâbını çeker. Bunun tek bir çâresi var. O da Kur’ân’ın emrettiği ve hak ve hakīkat ve maslahat ve insâniyet ve İslâmiyet’in iktizâ ve teşvîk ettikleri barışmaktır ve müsâlaha etmektir (anlaşmaktır).” (Şuâ‘lar, 14. Şuâ‘, 515)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bir mü’minin (suçsuz bir insanı, özellikle de) bir başka mü’mini yanlışlıkla (kasıtsızca) olması dışında öldürmesi asla olacak iş değildir. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse (herhangi bir nedenle) boyunduruk altında bulunan (hapis, borç, iflas, işsizlik ve yoksulluk gibi benzeri durumlara düşen veya özgürlüğü elinden alınan, özgürlüğü kısıtlanan yahut ister klasik anlamda olsun ister modern anlamda olsun köle konumunda bulunan) bir mü’mini özgürlüğüne kavuşturması (bu tür durumlardan kurtarması) ve öldürülenin vârislerine teslim edilecek bir tazminat vermesi gerekir; ancak mirasçılar diyetten (tazminattan) vazgeçerlerse o başka! Eğer hatâen (yanlışlıkla) öldürülen, kendisi mü’min olmakla birlikte fiilen size düşman (ve aranızda anlaşma olmayan, size saldıranlara yardım eden) bir topluluktan ise, (yanlışlıkla öldüren mü’minin) bu defa boyunduruk altında bulunan (hapis, ağır borç, iflas, işsizlik ve yoksulluk gibi benzeri durumlara düşen veya özgürlüğü elinden alınan, özgürlüğü kısıtlanan ya da klasik veya modern köle konumunda bulunan) bir mü’mini özgürlüğüne kavuşturması (bulunduğu durumdan kurtarması) gerekir. Ve eğer öldürülen kişi (ister mü’min, ister inkârcı veya gayrimüslim olsun) sizinle aralarında antlaşma bulunan (size saldırmayan, saldıranlara destek vermeyen) bir topluluktan olursa, bu takdirde (yine onun müslüman olmayan) varislerine teslim edilecek bir diyet (tazminat) vermesi ve boyunduruk altında bulunan mü’min birini (mutlaka) özgürlüğüne kavuşturması gerekir. Kim de (tazminat için gerekli olan parayı veya özgürlüğüne kavuşturacak birini) bulamazsa, Allah’tan bir kolaylık olarak ve tövbesinin kabulüyle günahının affedilmesi için, (tutmaya gücü varsa) ara vermeden peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Ve Allah gerçekten (içinizden geçenleri ve her hâliniz dâhil her şeyi hakkıyla) bilendir, doğru hüküm verendir.(*)
(*) Ayette geçen (رَقَبَةٍ) Rekabe’’nın anlamı geniş olup ister klasik anlamda olsun ister modern anlamda olsun boyunduruk altında bulunan herkesi kapsar. Yani hem klasik anlamdaki köleliği hem de modern anlamdaki köleliği ifade eder. Örneğin, başkasının emri, baskısı veya egemenliği altında yaşanmaya zorlanmak veya başkasının elinde tutsak olmak vs. boyunduruk altında olmaktır. Yine yoksulluk, darlık, borç, hapis, mali haciz vb. durumlarda bulunmak veya herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmak, özgürlüğü kısıtlanmak veya zorunlu olarak çalıştırılmak vs. bütün bunlar boyunduruk altında olmaktır. İşte hetâen birini öldüren böyle bir durumda bulunan birini kurtarması gerekir. Örneğin herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmışsa, onu özgürlüğüne kavuşturacak, borç altında eziliyorsa onu o borçtan kurtaracak, üzerinde haciz varsa onun borcunu ödeyerek onu hacizden kurtaracak, bunların yüzünden hapse atılmışsa borcunu ödeyip onu hapisten çıkaracak vs. İşte bunlardan herhangi birine gücü yeten onu yapmak zorundadır…Yani bugün klasik anlamda kölelelik yoksa da, modern anlamda kölelik yine vardır. Bu nedenle bugün kölelilk yoktur diyerek bunun gibi ayetlerin hükmü de geçersizdir demenin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü söz konusu boyunduruk altında olanlar var olmaya devam etmektedir. Hatta bugün bazı üilkelerde modern kölelik bulunuyor. Örneğin: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Walk Free (Özgür Yürü) Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, 7.5 milyar nüfusa sahip dünyada 40 milyondan fazla insan modern köle durumunda. Kölelik, dünya genelinde yasaklanmış olsa da, yapılan araştırmaya göre ‘modern kölelik’ insanlığın sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Afrikalıların ellerinden, ayaklarından, boyunlarından zincirlenip gemilere doldurularak köle olarak Batı’ya götürülmesi gerilerde kaldı. Ancak araştırmalar görünümü değişse de modern köleliğin sürdüğünü ortaya koyuyor… Günümüzde ise 167 ülkede 71 bin kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerle ortaya çıkan verilere göre kölelik şartlarında çalışan 40 milyon kişinin yüzde 71’i kadın, yüzde 25’i ise çocuk “Modern köle”lerin yaklaşık 25 milyon kişi zorla çalıştırılıyor.15. 4 milyon kişinin özgürlüğü ise zorla evlendirilerek kısıtlanıyor. Zorla çalıştırılanlardan 4.8 milyonu cinsel sömürüye maruz kalıyor. Kaynak: Milliyet Gazetesi: 27. 02. 2019 - 01: 30|Son Güncellenme: 27.02.2019 - 08: 30|Görkem Evci/Haber Merkezi) Not: Kur’an’ı Kerim 1400 sene önce Muhammed sûresi- 4. ayetle esaret ve köleliği tamamen yasaklayıp, mevcut kölelik sistemini kaldırmıştır. Ama Hz. Peygamberin vefatından sonra Emeviler döneminden başlayarak bugünümüze kadar İslam dünyasına Kur’an ve islam dışı rejim ve yönetimler hep egemen olmuştur. Yani Kur’an’ın yasakladığı köleliği İslam dünyasına egemen olan islam dışı rejimler sürdürmüştür. İşte Emevilerden başlayarak bugünümüze kadar Kur’an’ı kerimin hükmü maalesef uygulanmamıştır, bilakis tam tersi uygulamalar devam etmektedir. Peki, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatası olmayan kişi diyet ile birlikte keffâret ile de yükümlü olur mu? Cevap: Trafik kazası neticesinde gerçekleşen ölümler, “hatâen öldürme” olarak değerlendirilir. Fakihler, hatâen öldürme diyetinin, tazminat ödeme yükümlülüğüne bağlı olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatalı bulunan kişi, trafik kaza raporunda belirtilen hatâsı oranında diyet ödemekle yükümlü olduğu gibi keffâret (iki ay peş peşe oruç tutmak) ile de sorumlu olur. Kazada hiçbir şekilde hatası bulunmayan kişi ise, diyet ödemekle yükümlü olmadığı gibi keffâret ile de sorumlu olmaz. (Serahsî, Mebsût, XXVI, 189) (*) Ayette geçen (رَقَبَةٍ) Rekabe’’nın anlamı geniş olup ister klasik anlamda olsun ister modern anlamda olsun boyunduruk altında bulunan herkesi kapsar. Yani hem klasik anlamdaki köleliği hem de modern anlamdaki köleliği ifade eder. Örneğin, başkasının emri, baskısı veya egemenliği altında yaşanmaya zorlanmak veya başkasının elinde tutsak olmak vs. boyunduruk altında olmaktır. Yine yoksulluk, darlık, borç, hapis, mali haciz vb. durumlarda bulunmak veya herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmak, özgürlüğü kısıtlanmak veya zorunlu olarak çalıştırılmak vs. bütün bunlar boyunduruk altında olmaktır. İşte hetâen birini öldüren böyle bir durumda bulunan birini kurtarması gerekir. Örneğin herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmışsa, onu özgürlüğüne kavuşturacak, borç altında eziliyorsa onu o borçtan kurtaracak, üzerinde haciz varsa onun borcunu ödeyerek onu hacizden kurtaracak, bunların yüzünden hapse atılmışsa borcunu ödeyip onu hapisten çıkaracak vs. İşte bunlardan herhangi birine gücü yeten onu yapmak zorundadır…Yani bugün klasik anlamda kölelelik yoksa da, modern anlamda kölelik yine vardır. Bu nedenle bugün kölelilk yoktur diyerek bunun gibi ayetlerin hükmü de geçersizdir demenin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü söz konusu boyunduruk altında olanlar var olmaya devam etmektedir. Hatta bugün bazı üilkelerde modern kölelik bulunuyor. Örneğin: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Walk Free (Özgür Yürü) Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, 7.5 milyar nüfusa sahip dünyada 40 milyondan fazla insan modern köle durumunda. Kölelik, dünya genelinde yasaklanmış olsa da, yapılan araştırmaya göre ‘modern kölelik’ insanlığın sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Afrikalıların ellerinden, ayaklarından, boyunlarından zincirlenip gemilere doldurularak köle olarak Batı’ya götürülmesi gerilerde kaldı. Ancak araştırmalar görünümü değişse de modern köleliğin sürdüğünü ortaya koyuyor… Günümüzde ise 167 ülkede 71 bin kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerle ortaya çıkan verilere göre kölelik şartlarında çalışan 40 milyon kişinin yüzde 71’i kadın, yüzde 25’i ise çocuk “Modern köle”lerin yaklaşık 25 milyon kişi zorla çalıştırılıyor.15. 4 milyon kişinin özgürlüğü ise zorla evlendirilerek kısıtlanıyor. Zorla çalıştırılanlardan 4.8 milyonu cinsel sömürüye maruz kalıyor. Kaynak: Milliyet Gazetesi: 27. 02. 2019 - 01: 30|Son Güncellenme: 27.02.2019 - 08: 30|Görkem Evci/Haber Merkezi) Not: Kur’an’ı Kerim 1400 sene önce Muhammed sûresi- 4. ayetle esaret ve köleliği tamamen yasaklayıp, mevcut kölelik sistemini kaldırmıştır. Ama Hz. Peygamberin vefatından sonra Emeviler döneminden başlayarak bugünümüze kadar İslam dünyasına Kur’an ve islam dışı rejim ve yönetimler hep egemen olmuştur. Yani Kur’an’ın yasakladığı köleliği İslam dünyasına egemen olan islam dışı rejimler sürdürmüştür. İşte Emevilerden başlayarak bugünümüze kadar Kur’an’ı kerimin hükmü maalesef uygulanmamıştır, bilakis tam tersi uygulamalar devam etmektedir. Peki, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatası olmayan kişi diyet ile birlikte keffâret ile de yükümlü olur mu? Cevap: Trafik kazası neticesinde gerçekleşen ölümler, “hatâen öldürme” olarak değerlendirilir. Fakihler, hatâen öldürme diyetinin, tazminat ödeme yükümlülüğüne bağlı olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatalı bulunan kişi, trafik kaza raporunda belirtilen hatâsı oranında diyet ödemekle yükümlü olduğu gibi keffâret (iki ay peş peşe oruç tutmak) ile de sorumlu olur. Kazada hiçbir şekilde hatası bulunmayan kişi ise, diyet ödemekle yükümlü olmadığı gibi keffâret ile de sorumlu olmaz. (Serahsî, Mebsût, XXVI, 189) إن دلالة كلمة ( تحرير رقبة ) هي إطلاق حرية الإنسان وفك قيوده المقيد بها ، فما هي القيود التي تقيد رقبة الإنسان في الواقع الاجتماعي ؟ تحقيق كلمة تحرير في القرآن الكريم ةإن صور القيود الاجتماعية التي تقيد رقبة الإنسان غير محصورة بصورة واحدة, وإنما هي متعددة ,نحو الإنسان الذي يصاب بحالة الإفلاس, ويحكم عليه بالسجن, فيأتي دور المجتمع بأفراده لمساعدة هذا الإنسان, وتحرير رقبته من خلال دفع ما عليه من ذمم مالية ، وكذلك الإنسان الذي يقع في ضائقة مالية ويستدين من غيره ,ولا يستطيع رَدَّ ذلك الدين ,فيصير الدين قيداً في رقبته يمنعه من ممارسة الحياة بصورة متوازنة ومطمئنة, وينعكس ذلك على نفسه وأسرته, فحض الشارع على مساعدته وفك قيده لتحريره من ضغط الدين عليه, وذلك إما بإعفائه من قسم من دينه أو كله حسب الواقع ؟ (تحقيق كلمة تحرير في القرآن الكريم) قوله تعالي (وَإِن كَانَ مِن قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِّيثَاقٌ) ذهبت طائفة إلى إبقاء المطلق هنا على إطلاقه، وحملوا معنى الآية على الذمّي والمعاهَد (يعني الذي لايعتد علينا ولم يقاتلنا)، يُقتل خطأ فتجب الدية وتحريرُ رقبة، وهو قول ابن عباس، والشعبي، والنخعي، والشافعي (روح المعاني) {مِن قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِّيثَاقٌ} أى: من قوم بينكم وبينهم - أيها المؤمنون - عهد من هدنة أو أمان وهم على دينهم وأنتم على دينكم، فعلى القاتل فى هذه الحالة دية تدفعها عاقلته إلى أهل القتيل، لأن حكمهم كحكم المسلمين، ...فأنت ترى أن الله - تعالى - قد جعل الحكم فى قتل المعاهد اي غير المعتد علينا كالحكم فى قتل المسلم من الدية وتحرير الرقبة، (الوسيط في تفسير القرآن الكريم - جامع البيان في تفسير القرآن )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hata etmenin dışında, inanan bir kişinin, inanmış bir insanı öldürmesi kesinlikle olmaz. Kim bir mü’mini hata ile öldürürse, inanmış bir köleyi azat etmesi ve ölenin ailesine diyet ödemesi gerekir. Ancak, ölen tarafın ailesi diyeti bağışlarsa o zaman ödemez. Eğer ölen, size düşman olan bir kavimden ve inanan biri ise, yalnızca bir köle azat etmesi gerekir. Eğer öldürülen kişi, sizin aranızda barış antlaşması yaptığınız bir kavim ise, ölen tarafa diyetini ödemeniz ve inanmış bir köle azat etmeniz gerekir. Eğer öldüren tarafın diyet ödemeye yetecek imkânları yoksa öldüren ara vermeksizin iki ay oruç tutmalıdır. Bu Allah’ın bağışlaması için yapılması gerekli olan şeydir. Allah her şeyi bilen ve hüküm verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnananın inananı öldürmesi doğru olmaz. Meğer ki yanlışlıkla ola. Herkim bir inananı yanlışlıkla öldürecek olursa, inanan bir kul boşlamak, hem de öldürülenin mirasçılarına kan değeri vermek gerekir. Meğer ki onlar bunu öldürene bağışlayalar. Eğer öldürülen inanan kimse olmakla birlikte size düşman bir ulustan ise yine inanan bir kul boşlamak gerekir. Eğer öldürülen sizinle kendisi arasında andlaşma olan bir ulustan ise mirasçılarına kan değeri vermek, bir de inanan bir kul boşlamak gerekir. Herkim bunları bulamazsa onun için birbiri ardınca iki ay oruç tutması gerekir. Bu, Allah’ın tövbesini onaması içindir. Allah bilicidir, doğruyu bildiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bir mü/mine diğer bir mü/mini öldürmek yaraşmaz. Meğer ki yanlışlıkla ola. Kim ki bir mü/mini yanlışlıkla öldürürse bir mü/min kul azat etmek, kan bahasını varislere vermek lâzımdır. Meğer ki onlar kan bahasını bağışlayalar. Eğer maktul, mü/min olduğu halde düşmanınız olan bir cemaattan olup imana gelmiş ise yine bir mü/min kul azat etmek yeter. Şayet aranızda misak bulunan bir kavimden ise varislerine kan bahasını teslim ve bir mü/min kulu azat etmek lâzım olur. Kudreti olmıyana biri biri ardınca iki ay oruç tutmak elverir. Bu hüküm Allah tarafından tövbenin kabulü içindir. Allah hakkiyle âlimdir, hakimdir. [¹]
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnanan birinin, inanan birini/mü’minin mü’mini, yanlışlıkla olması dışında, öldürmeye asla hakkı yoktur. Bununla beraber yanlışlıkla bir mü’mini öldüren kimse, mü’min bir köle [rakabe] azat etmesi ve ölenin ailesine/ yakınlarına [ehlihi] bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölenin ailesi diyetten vazgeçerse/bağışlarsa o başka. Yanlışlıkla öldürülen mü’min size düşman olan bir topluluktan [kavm] ise, o zaman (sadece) mü’min bir köleyi hürriyetine kavuşturması/azat etmesi gerekir. Eğer yanlışlıkla öldürülen, sizinle kendi aralarında anlaşma bulunan bir topluluktan [kavm] ise, ailesine/yakınlarına verilecek bir diyet ve mü’min bir köleyi azat etmesi lazımdır. Bunlara imkân bulamayan bir kimse, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay art arda oruç tutması gerekir. Allah Alîm ve Hakîm olandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mümini yanlışlıkla öldürenin ise, bir mümin köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadığı takdirde, ona diyet ödemesi gerekir. Eğer o mümin, size düşman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Şayet aranızda anlaşma olan bir topluluktan ise, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafından tevbesinin kabulü için, ardı ardına iki ay oruç tutmak gerekir. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir mümin suçsuz bir insanı, özellikle de bir mümini —yanlışlık dışında— asla öldüremez! Çünkü inancı buna izin vermez. Kim İslâm devletinin koruması altında bulunan veya İslâm devletiyle barış hâlindeki bir devlete mensup olan bir mümini yanlışlıkla öldürürse, Müslüman bir köle veya cariye azat etmeli vebunun yanı sıra, öldürülenin meşrû varisleri olan ailesine en az yüz deve veya iki yüz sığır yahut iki bin koyun/keçi tutarında fidye vermelidir. Ancak öldürülenin varisleri kan diyetinden vazgeçerek kâtili bağışlarlarsa, o zaman başka. Bu durumda kâtilin fidye vermesi gerekmez, fakat köleyi yine azat etmelidir. Fidyenin miktarı, zaman ve zemine göre İslâm âlimleri tarafından yeniden belirlenebilir.Eğer bu yanlışlıkla öldürülen kişi mümin olmakla birlikte, size düşman olan ve kendileriyle fiilen savaş hâlinde olduğunuz bir devlete veya topluluğa mensup ise, kâtilin yalnızca mümin bir köle veya cariye azat etmesi yeterlidir. Bu durumda öldürülen kişi, Müslümanlarla sıcak savaş hâlindeki bir toplumda kalmakla kendi canını tehlikeye attığından ve onun ailesine diyet ödemek düşmanı maddî yönden desteklemek anlamına geldiğinden, onun için kan diyeti ödenmez. Böyle bir topluma mensup bir kâfir —ki düşman askeri sayılır— yanlışlıkla öldürülürse ne diyet gerekir, ne de kefaret.Ama öldürülen kişi ister mümin, ister kâfir olsun, sizinle antlaşmalı olup da Müslümanlarla barış içinde yaşayan bir devlete veya topluluğa mensup ise, aynen İslâm devletinde öldürülmüş gibi kabul edilir. Bu durumda kâtil, öldürülenin ailesine yukarıda açıklanan miktarda fidye vermeli ve Müslüman bir köle veya cariye azat etmelidir.Ama her kim fakir olduğu için bunları bulamayacak olursa, Allah tarafından tövbesinin kabul edilmesi için, aralıksız iki ay oruç tutması gerekir. Oruç tutacak gücü de yoksa, Allah’tan bağışlanma dilemekle yetinir. Allah her şeyibilendir, her konuda en mükemmel hüküm verendir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir mümin için, yanlışlık dışında bir mümini öldürmesi olası değildir. Kim yanlışlıkla bir mümini öldürdüyse, mümin bir köle azat etmek ve öldürülenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermek gerekir, bağışlamaları / vazgeçmeleri başka! O bir mümin olarak, eğer size düşman bir kavimden ise, bu takdirde bir mümin köle azat etmek gerekir. Sizin ve onların aranızda bir mîsâk (andlaşma) bulunan bir kavimden ise, öldürülenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve bir mümin köle azad etmek gerekir. Kim bulamadıysa, Allah’tan bir tevbe (yöneliş) olmak üzere iki ay peş peşe oruç tutmak gerekir. Allah hakîm alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir yanlışlık dışında Müslüman’ın, Müslüman’ı öldürmesi helâl değildir. Bir Müslüman’ı yanlışlıkla öldüren, ya inançlı bir köleyi esaretten kurtarmalı, ya da ölenin ailesine bedelini ödemelidir. -ailesi bağışlarsa ödemez.- Yanlışlıkla öldürülen Müslüman’, size düşman bir toplum üyesi ise, Müslüman’ bir köle azat edilmelidir. Yanlışlıkla öldürülen, karşılıklı antlaşmanız olan bir toplum üyesi ise, hem ailesine fidye ödenmesi, hem de Müslüman’ bir köle azadı gerekir. Eğer bulamaz ise, Allah'tan özür dilemek üzere aralıksız iki ay oruç tutmalıdır. Allah engin bilgi gücüyle her şeye hakimdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir Müminin bir Mümini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla öldürmesi başka! Kim bir Mümini yanlışlıkla öldürürse bir Mümin köleyi azat etmesi, bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. Öldürülen kimse Mümin olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa Mümin bir köle azat etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve Mümin bir köle azat etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay aralıksız oruç tutması gerekir. Bu hükümler yanlışlıkla kazaen öldürmelere aittir. Allah hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hata (kaza) ile olması dışında, bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. [*] Hata ile bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Ancak (ölünün ailesinin o diyeti) bağışlaması başka. [*] (Hata ile öldürülen kişi) mümin olduğu hâlde, düşmanınız olan bir toplumdan ise mümin bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması gerekir. (Hata ile öldürülen kişi) kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi özgürlüğüne kavuşturması gerekir. (Bunları) bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesi(nin kabulü) olarak iki ay peşpeşe oruç tutması (gerekli)dir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Bu ayette öncelikle görülmesi gereken konu, bir müminin bir başka mümini hiçbir şekilde öldürmemesi gerektiğidir. Mâide 5:32’de de belirtildiği gibi, şu veya bu sebeple, olur olmaz gerekçelerle, haksız yere bir cana kıymak bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir. Bu yüzden hata dışında kalmak üzere hiçbir müminin bir başka bir mümini öldürmesi asla ve asla düşünülemez, düşünülmemelidir Buradaki [keffaret], öncelikli köle azadı olarak belirlendiği için, Kur’an’ın köle azadına verdiği önem görülmelidir. Bu konuda ayrıca bkz. Bakara 2:177; Mâide 5:89; Mücâdele 58:3; Beled 90:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir Müslüman bir başka Müslüman’ı yanlışlıkla olması dışında, asla öldüremez. Yanlışlıkla bir Müslüman’ı öldürenin, Müslüman bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine de diyet vermesi, gerekir. Eğer (ölenin ailesi) bu (diyeti) bağışlarsa o başka.¹ Eğer öldürülen Müslüman düşmanınız olan bir toplumdan ise o zaman da yine Müslüman bir köle azat etmesi gerekir. Eğer öldürülen (Müslüman) kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenlerin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir.² Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Ayyaş b. Rebia el-Mahzûmî Müslüman olmuş ve akrabalarının şerrinden kaçarak Medîne’ye hicret etmişti. Bunun üzerine anası o dönüp gelmedikçe, yiyip-içmemeğe ve tavan altına girmemeğe yemin eder. Ebû Cehil, Hâris b. Zeyd ile beraber gider onu Medîne’de bulur ve Mekke’ye gitmeye ikna eder. Medîne’den yola çıktıktan sonra onu yanındaki Hâris’le birlikte iyice bir döver ve elleri bağlı olarak anasına götürür. Anası da önceki dinine dönmedikçe bağlarını çözmeyeceğine yemin eder. Bunun üzerine Ayyaş, dil ile inkâr eder ve arkasından da Medîne’ye tekrar hicret eder. Daha sonra Hâris de Müslüman olup hicret eder. Haris, Medîne’ye gelirken Ayyaş ona Kuba’da rastlar ve onu Müslüman olduğunu bilmeyerek öldürür. Fakat sonra onun Müslüman olduğunu öğrenince yaptığına pişman olarak, Peygamberimize gelir ve “onu öldürdüm fakat Müslüman olduğunu bilmiyordum” der. Bu âyet de bu olay üzerine nâzil olur. (Vâhidî)2 Hataen öldürmede, diyetle birlikte keffâret de gündeme gelir. Keffâret, ya mümin bir köleyi azat etmek veya iki ay kesintisiz oruç tutmaktır. Diyetten sonra bir de köle azat etmek Allah’ın hakkı olarak bir keffaret, diyet de kul hakkı olarak bir tazminattır. Bir mü’minin katline bu suretle biri Allah’ın hakkı, biri de kul hakkı olmak üzere iki hak taalluk eder. Hataen bir cinayet işleyen kimsenin, yakın veya uzak hiçbir akrabası yoksa onun diyetini İslâm devleti öder.  
Muhammed Esed
swap_vert close
HATAEN olmadıkça bir müminin başka bir mümini öldürmesine asla izin verilemez. ¹¹⁴ Bir mümini hataen öldüren kişi, mümin bir canı özgürlüğüne kavuşturmak ve maktulün akrabalarına ¹¹⁵ diyet ödemekle yükümlüdür, meğer ki onlar bundan vazgeçmiş olsunlar. Maktulün, kendisi bir mümin olmasına rağmen, sizinle savaş halinde olan ¹¹⁶ bir topluluğa mensup ise, [diyet], mümin bir canı özgürlüğüne kavuşturmak [ile sınırlı olacaktır]; ama o, sizin anlaşma ile bağlı bulunduğunuz bir topluluğa mensup ise [ödenecek bedel], mümin bir canı özgürlüğüne kavuşturmanın yanında akrabalarına ödenecek bir diyet[i de kapsayacaktır]. ¹¹⁷ Fakat yeterli imkanlara sahip olmayan, [bunun yerine] peşpeşe iki ay oruç tutmalıdır. ¹¹⁸ [Bu], Allah tarafından emredilen bir karşılık[tır] ve Allah gerçekten her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
114 Bu ayetin 93. ayet ile bağlantılı olarak okunmasından hareket eden bazı mutezilî alimler, başka bir mümini öldüren müminin kafir sayılması gerektiği görüşüne varmışlardır (Râzî). Bu, elbette yürürlükteki hukukî süreç içinde verilen ölüm cezasının yerine getirilmesini kapsamaz.115 Lafzen, “ailesine” -yani, maktûlün mirasçılarına veya aile efradına. Bu ayette üç kez zikredilen “mümin bir canı özgürlüğüne kavuşturmak” ibaresi ilk bakışta, savaşta esir alınan kişilere işaret eder (karş. sure 8, not 72). Ama bkz. ayrıca 58:3, not 5.116 Lafzen, “size düşman olan” -bu, onların fiilî bir savaş halinde olduklarına işaret eder.117 Bu, maktûlün, Müslümanların normal ve barışçıl bir ilişki içinde bulundukları topluma mensup bir gayrimüslim olması durumuyla ilgilidir. Böyle durumlarda verilecek ceza, aynı şartlarda bir müminin öldürülmesi karşılığı öngörülen cezanın aynısıdır.118 Yani, “Ramazan ayındaki oruç için öngörülen şekilde” (bkz. 2:183-187). Bu kolaylık, kefaret ödeyebilecek durumda olmayan ve/veya bir köleyi özgürlüğe kavuşturma gücünden yoksun olan (Râzî) veya, günümüzde olduğu gibi, özgürlüğe kavuşturulacak bir köle bulamayan kişiler için uygulanır (Menâr V, 337).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir müminin, diğer bir mümini öldürmeye asla hakkı yoktur. Meğer ki yanlışlıkla ola; eğer bir kimse bir mümini yanlışlıkla öldürürse, onun cezası mümin bir köle azat etmek ve öldürülenin ailesine teslim edilen bir diyettir/kan parasıdır. Eğer diyet almaktan vazgeçerlerse öldüren ödemeden kurtulur. Eğer ölen, mümin olduğu halde size düşman bir toplumdan ise, bu takdirde ceza, bir mümin köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktan ibarettir. Eğer sizinle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise, öldürülenin ailesine teslim olunan bir diyet ve mümin bir köleyi özgürleştirmektir. Fakat kim buna imkân bulamazsa, Allah tarafından tövbesinin kabul edilmesi için iki ay peş peşe oruç tutmaktır. Zira Allah, her şeyi bilen ve doğru karar verendir. 2/178, 17/33, 25/68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE BİR mü’min başka bir mü’mini asla öldüremez; hataen olursa o başka.[⁸²²] Bir mü’mini hata ile öldüren kişi ise, mü’min bir köleyi özgürlüğe kavuşturur ve maktulün yakınlarına diyet[⁸²³] öder; eğer onlar diyeti bağışlarlarsa, o başka. Maktul mü’min olduğu hâlde size düşman olan bir topluma mensupsa, o zaman mü’min birini özgürlüğe kavuşturmak (yeterlidir). Ama o sizinle arasında anlaşma olan bir topluma mensupsa, bu durumda mü’min birini özgürlüğüne kavuşturmak ve yakınlarına diyet ödemek gerekir. Buna imkân bulamayanlar peş peşe iki ay oruç tutmalıdırlar; Allah tarafından tevbenin kabulüne bir karşılık olarak: Zira Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.
[822] Cümlenin yapısı, maksadı en güzel şekilde ifade ettiğini düşündüğümüz bu çeviriye izin vermektedir (Krş: Kurtubî). [823] Diyet: (v-d-y’den), “ödenen, harcanan, mülkten çıkarılan şey” anlamına. Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah’ı kurban olmaktan kurtarmak için yüz deve diyet ödeyinceye kadar Araplarda kan diyeti on deve idi. Bu uygulamadan sonra yüz deveye çıktı (İbn Sa’d, Tabakât I, Beyrut, 1985, s. 88-89).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir müminin diğer bir mümini öldürmeye hakkı yoktur, meğer ki bir hata sonucu ola.. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köleyi azat etmesi ve ölenin ailesine (vârislerine) teslim etmek üzere bir diyet vermesi gerekir, meğer ki ölenin ailesi o diyeti bağışlamış ola! (Bunun gibi) Eğer ölen mümin olduğu halde size düşman bir kavimden ise o zaman da bir mümin köle azat edilmesi gerekir, (fidye gerekmez, fakat) Eğer ölen -mümin olsun olmasın- sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavimden ise, o zaman varislerine bir diyet teslim edilmesi ve bir köle azat edilmesi gerekir, (andlaşmayı bozmalarına meydan vermemek için, diyeti vermekte acele edilmelidir. Fakat) Kim -azad edecek bir köle bulamazsa, bunu satın almaya gücü yetmezse- Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşpeşe oruç tutması gerekir. Allah herşeyi hakiyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Yanlışlık dışında bir mü’min, bir mü’mini öldüremez: Yanlışlıkla bir mü’mini öldüren kimsenin, mü’min bir köle âzâdetmesi ve ölenin ailesine de bir diyet vermesi gerekir. Eğer (ölenin âilesi), bağışlar(diyetten vazgeçer)lerse başka. (Öldürülen) mü’min, düşmanınız olan bir topluluktan ise o takdirde mü’min bir köle âzâd etmesi gerekir. Ve eğer sizinle kendileri arasında andlaşma bulunan bir topluluktan ise âilesine verilecek bir diyet ile ve mü’min bir köle âzâd etmesi gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allâh tarafindan tevbesinin kabulü için iki ay ardı ardına oruç tutması gerekir. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bir mü'min için layık değildir ki, bir mü'mini öldürüversin, meğer ki, yanlışlıkla olsun. Ve kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse bir mü'min rakabe azad etmesi ve öldürülenin varislerine teslim edilecek bir diyet vermesi lâzım gelir. Meğer ki, tasadduk etsinler. Eğer maktul, mü'min olduğu halde size düşman olan bir kavimden ise her halde bir mü'min rakabe azad edilmesi icab eder. Ve eğer maktul, sizin ile aralarında bir muâhede bulunan bir kavimden ise o zaman varislerine teslim olunmuş bir diyet ile bir mü'min rakabe azad edilmesi lâzım olur. Fakat her kim rakabeyi bulamazsa Allah Teâlâ tarafından bir tövbe olmak üzere muttasıl iki ay oruç tutması lâzım gelir. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müminin mümini öldürmesi olacak iş değildir, ancak yanlışlıkla olursa başka. Kim yanlışlıkla bir mümini öldürürse mümin bir esir (köle) âzad etmesi ve öldürülenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir; ancak onlar diyetten vazgeçip bağışlarsa o başka. Eğer yanlışlıkla öldürülen, kendisi mümin olmakla birlikte, size düşman bir topluluktan ise, öldürenin mümin bir köle âzad etmesi gerekir. Eğer öldürülen, aranızda anlaşma bulunan bir topluluktan olursa, vârislerine teslim edilecek bir diyet ile mümin bir köle âzad etmesi gerekir. Bunları yapmaya gücü yetmeyenin, Allah tarafından tövbesinin kabulü için ard arda iki ay oruç tutması gerekir. Allah alîm ve hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Keffaret olarak bir köleyi hürriyetine kavuşturmak Allah’ın hakkı, diyet ödemek de kul hakkını karşılamak içindir. Yanlışlıkla bir hayata son veren kimse, bir köleyi toplum içinde âdeta hayata kavuşturma ile o hatasını telâfi etmiş olmaktadır. Ölenin vârislerine verilecek diyet Hz. Peygamber (a.s.) tarafından yüz deve veya onun değeri olarak tesbit edilmiştir. Bu da çok ağır bir tazminat olup, aileye verdiği zararı telafi etme maksadına yöneliktir. Vârisler isterlerse miktarı hafifletebilirler. Köle âzad etme, diyet veya iki ay oruç ceza değil, suçun affedilmesi için birer keffarettir. Onun için katilin ayrıca vicdan azabı, pişmanlık duyup tövbe etmesi lâzımdır. Ceza olması halinde bunlar sözkonusu değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yanlışlık dışında bir mü'min, bir mü'mini öldüremez: Yanlışlıkla bir mü'mini öldüren kimsenin, mü'min bir köle azadetmesi ve ölenin ailesine de bir diyet vermesi gerekir. Eğer (ölenin ailesi), bağışlar(diyetten vazgeçer)lerse başka. (Öldürülen) mü'min, düşmanınız olan bir topluluktan ise mü'min bir köle azadetmek gerekir. Ve eğer sizinle kendileri arasında andlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azadetmek lazımdır. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay ardı ardına oruç tutması gerekir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak hatâen olmaksızın bir mü'mine bir mü'mini katl itmek yokdur. Hatâen bir mü'mini katl idene bir müslümân esîr (köle veyâ câriye) âzâd itmek ve maktûlün ehline diyetini teslîm itmek vardır. Meğer ki onlar (maktûlün ehli) diyeti tasadduk ider (bağışlar) ise (diyet îcâb itmez). Eğer bu (hatâen maktûl) size düşman bir kavimden ve fakat mü'min ise bir müslümân esîrin âzâdı îcâb ider. Eğer o (maktûl) aranızda 'ahid ve mîsâk olan bir kavimden ise ehlime teslîm olunacak diyet ile bir müslümân esîrin âzâd idilmesi iktizâ ider. Bunı (esiri ve diyeti) bulamayan veyâ kâdir olamayan içün arası kesilmemek şartıyla iki ay oruç tutmak vardır. Bu (hüküm) Allâh tarafından sizin içün tevbedir (sebeb-i 'afv ve mağfiretdir) Cenâb-ı Hak her şeyi bilici ve muktezâ-yı hikmeti icrâ idicidir. [¹]
[1] Hatâen bir mü'mini katl iden mü'mine kısâs idilmeyüb diyet ve esîr âzâd iylemek ile mücâzât olunur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı yoktur; yanlışlıkla olursa başka. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, bir mümin esiri özgürleştirmesi ve öldürülenin ailesine ödenecek diyet vermesi gerekir; (öldürülenin velileri) bağışlarlarsa başka. Eğer öldürülen mümin, size düşman olan topluluktan ise mümin bir esiri özgürleştirmek gerekir. Eğer aranızda anlaşma olan bir topluluktan ise[*] ailesine ödenecek diyet ve bir mümin esiri özgürleştirmesi gerekir. Kim bulamazsa art arda iki ay oruç tutar. Bu Allah tarafından dönüşünün (tevbesinin) kabulü içindir. Allah bilir, doğru kararlar verir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir müminin bir mümini, hata dışında öldürmesi olmaz. Eğer bir kimse bir mümini yanlışlıkla öldürürse, onun cezası mümin bir köle azat etmek ve öldürülenin ailesine teslim edilen bir diyettir. (Öldürülenin ailesi bağışlarsa o hariç.) Eğer ölen, mümin olduğu halde size düşman bir toplumdan ise, bu takdirde ceza bir mümin köle azat etmektir. Eğer sizinle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise, öldürülenin ailesine teslim olunan bir diyet ve mümin bir köle azad etmektir. Fakat kim bunu bulamazsa, Allah tarafından tevbesinin kabul edilmesi için iki ay peş peşe oruç tutmaktır. Allah her şeyi bilendir, hükmedendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hatâ dışında, bir mü'minin diğer bir mü'mini öldürmesi düşünülemez. Bir mü'mini hatâ ile öldürenin kefareti ise, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak ve ölenin ailesine bir diyet ödemektir—ancak ölenin ailesi bunu bağışlarsa müstesna. Hatâ ile öldürülen kişi mü'min olmakla beraber size düşman bir kavme mensup ise, o takdirde mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Eğer öldürülen kişi aranızda antlaşma bulunan bir kavimden ise, ailesine ödenecek bir diyetle beraber, mü'min bir kölenin de özgürlüğüne kavuşturulması gerekir. Buna imkân bulamayan, art arda iki ay oruç tutar. Bu, tevbenin Allah tarafından kabulü için bir vesiledir. Allah ise herşeyi bilir, hükmünü sonsuz hikmetiyle verir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yanlışlık hali müstesna, bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Yanlışlıkla bir mümini öldürenin, özgürlüğü elinden alınmış bir mümini özgürlüğüne kavuşturması, ölenin ailesine de üzerinde anlaşmaya varılacak tatmin edici bir diyet vermesi gerekir. Vârislerin, diyeti bağışlaması hali müstesna. Eğer öldürülen, mümin olmakla birlikte size düşman bir topluluktan ise o zaman öldürenin, özgürlüğünden yoksun bir mümini özgürlüğüne kavuşturması gerekir. Öldürülen, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir toplumdan ise o durumda, öldürülenin ailesine tatmin edici bir diyet verme yanında, hürriyetinden yoksun bir mümini hürriyetine kavuşturmak da gerekli olur. Bunlara imkân bulamayan, Allah'a tövbe olarak iki ay kesiksiz oruç tutar. Allah, gereğince bilendir, hikmeti sonsuzdur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmadı hįç mü’minüñ kim depeleye bir mü’mini illā yanılup daħı her depeleye mü’mini yanılup: āzād eylemekdür mülk olınmış ādemį mü’min daħı ķan bahā ıśmarlanmış ķavümine illā kim śadaķa eyleyeler. pes eger ola bir ķavümden kim düşmendür sizüñ ol mü’min iken āzād eylemekdür mülk olınmış ādemį mü’min. daħı eger ola bir ķavümden kim arañuzda daħı aralarında 'ahd ķavl var; ħun bahā dur, ıśmarlanmış ķavümine daħı āzād eylemekdür mülk olınmış ādemį mü’min . pes her kim bulmaya orucdur iki ay biribiri ardınca ulaşıcılar tevbe eylemek içün Tañrı’dan daħı oldı Tañrı bilici dürüst işlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bir mü’min kişiye yoḳdur bir mü’min kişi öldürmek illā ḫaṭā bile.Daḫı kim bir mü’min öldürse ḫaṭā‐y‐ıla pes āzād eylesün bir mü’min ḳul yāḳırnaḳ, diyet daḫı teslīm eylesün ehline. Līkin ehli baġışlasalar ecru’llāh üs‐tine olur. Eger ḫaṭā‐y‐ıla ölen kimse size düşman olan ḳavmden olsa daḫımü’min olsa āzād eylesün bir mü’min ḳul yā ḳırnaḳ. Eger bir ḳavmden olsasizüñle anlar ortasında ‘ahd olsa diyet teslīm eylesün ehline, āzād eylesünbir mü’min ḳul yā ḳırnaḳ kim ṭapmasa iki ay oruç dutsun biri biri ardınca, tevbedür Tañrıdan. Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesne[yi] bilicidür, ḥikmet‐ler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Heç bir mö’minə başqa bir mö’mini öldürmək yaraşmaz. Bu ,səhvən (xəta üzündən) olduqda müstəsnadır. Hər kəs bir mö’mini səhvən öldürərsə, o zaman o, mö’min bir qul azad etməli və öldürülmüş şəxsin ailəsi qanbahasını sədəqə olaraq bağışlamadıqda, onlara (ölən şəxsin varislərinə) tam şəkildə qanbahası verməlidir. Əgər (öldürülən şəxsin özü) mö’min olduğu halda, sizə düşmən olan bir tayfadandırsa, o vaxt (öldürülən şəxs) mö’min bir qul azad etməlidir. Əgər (öldürülən şəxs) sizinlə əhd (müqavilə) bağlamış bir tayfadan olarsa, o zaman onun ailəsinə qanbahası verməklə bərabər, mö’min bir qul dəxi azad etmək lazımdır. Hər kəs (azad etməyə qul) tapa bilməsə, o, Allah tərəfindən tövbəsinin qəbul edilməsi üçün bir-birinin ardınca (arası kəsilmədən) iki ay oruc tutmalıdır. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
It is not for a believer to kill a believer unless (it be) by mistake. He who hath killed a believer by mistake must set free a believing slave, and pay the blood money to the family of the slain, unless they remit it as a charity. If he (the victim) be of a people hostile unto you, and he is a believer, then (the penance is) to set free a believing slave. And if he cometh of a folk between whom and you there is a covenant, then the blood money must be paid unto his folk and (also) a believing slave must be set free. And whoso hath not the wherewithal must fast two consecutive months. A penance from Allah. Allah is Knower, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Never should a believer kill a believer; but (If it so happens) by mistake,(611) (Compensation is due): If one (so) kills a believer, it is ordained that he should free a believing slave, and pay compensation to the deceased´s family, unless they remit it freely. If the deceased belonged to a people at war with you, and he was a believer, the freeing of a believing slave (Is enough). If he belonged to a people with whom ye have treaty of Mutual alliance, compensation should be paid to his family, and a believing slave be freed. For those who find this beyond their means, (is prescribed) a fast for two months running: by way of repentance to Allah. for Allah hath all knowledge and all wisdom.
611 Life is absolutely sacred in the Islamic Brotherhood. But mistakes will sometimes happen, as did happen in the melee at Uhud, when some Muslims were killed (being mistaken for the enemy) by Muslims. There was no guilty intention: therefore there was no murder. But all the same, the family of the deceased was entitled to compensation unless they freely remitted it, and in addition it was provided that the unfortunate man who made the mistake should free a believing slave. Thus a deplorable mistake was made the occasion for winning the liberty of a slave who was a Believer, for Islam discountenances slavery. The compensation could only be paid if the deceased belonged to a Muslim society or to some people at peace with the Muslim society. Obviously it could not be paid if, though the deceased was a Believer, his people were at war with the Muslim society; even if his people could be reached, it is not fair to increase the resources of the enemy. If the deceased was himself an enemy at war, obviously the laws of war justify his being killed in warfare unless he surrendered. If the man who took life unintentionally has no means from which to free a believing slave or to give compensation, he must still by an act of strict self-denial (fasting for two whole months running) show that he is cognizant of the grave nature of the deed he has done and sincerely repentant I take this to apply to all three cases mentioned: that is, where a Believer killed a Believer unintentionally and the deceased (1} belonged to the same community as you, or (2) belonged to a community at war with you, or (5) belonged to a community in alliance with you.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا كَانَ
ve olacak şey değildir
لِمُؤْمِنٍ
bir mü'min için
اَنْ يَقْتُلَ
öldürmesi
مُؤْمِناً
bir mü'mini
اِلَّا
an- cak
خَطَـٔاًۚ
hata ile
وَمَنْ
ve kim
قَتَلَ
öldürürse
مُـؤْمِناً
bir mü'mini
خَطَــٔاً
hata ile
فَـتَـحْر۪يرُ
artık azad etmek (vardır)
رَقَبَةٍ
bir köle
مُؤْمِنَةٍ
mü'min
وَدِيَةٌ
ve bir diyet
مُسَلَّمَةٌ
teslim edilmiş
اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ
ailesine
اِلَّٓا
ancak
اَنْ يَصَّدَّقُواۜ
bağışlamaları
فَاِنْ
fakat eğer
كَانَ
ise
مِنْ قَوْمٍ
bir kavimden
عَدُوٍّ
düşman
لَكُمْ
size
وَهُوَ
ve o
مُؤْمِنٌ
mü'min
فَتَحْر۪يرُ
o takdirde azad etmek (vardır)
رَقَبَةٍ
bir köle
مُؤْمِنَةٍۜ
mü'min
وَاِنْ
ve eğer
كَانَ
ise
مِنْ قَوْمٍ
bir kavimden ki
بَيْنَكُمْ
aranızda (vardır)
وَبَيْنَهُمْ
ve aralarında
م۪يثَاقٌ
bir antlaşma
فَدِيَةٌ
artık bir diyet
مُسَلَّمَةٌ
teslim edilmiş
اِلٰٓى اَهْلِه۪
ailesine
وَتَحْر۪يرُ
ve azad etmek (vardır)
رَقَبَةٍ
bir köle
مُؤْمِنَةٍۚ
mü'min
فَمَنْ
fakat kim
لَمْ يَجِدْ
bulamazsa
فَصِيَامُ
artık oruç tutma (vardır)
شَهْرَيْنِ
iki ay
مُتَتَابِعَيْنِۘ
peş peşe
تَوْبَةً
bir tövbe için
مِنَ اللّٰهِۜ
Allah'tan
وَكَانَ
ve olandır
اللّٰهُ
Allah
عَل۪يماً
Alîm
حَك۪يماً
Hakîm
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması müstesna. Kim de yanlışlıkla bir mü'mini öldürürse mü'min bir köle azat etmesi ve (ölenin) ailesine bir diyet teslim etmesi gereklidir, ancak onların (o diyeti) bağışlaması müstesna (bu takdirde diyet vermez). Eğer o (öldürülen) mü'min olduğu hâlde size düşman olan bir kavimden ise (öldürenin sadece) mü'min bir köle azat etmesi gerekir. Eğer (ölen) kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir kavimden ise (bu takdirde ölenin mü'min mi yoksa gayrimüslim mi olduğuna bakılmaksızın) ailesine bir diyet teslim etmek ve mü'min bir köleyi azat etmek gerekir. Fakat kim (bunları) bulamazsa, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay peş peşe oruç tutması lazımdır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi ve herkesi bilen, her işinde hikmet ve hayır olandır).
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
خَطَاٌ
İsim
خ ط ا
Hata
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
خَطَاٌ
İsim
خ ط ا
Hata
تَحْرِير
Fiilimsi-II
ح ر ر
Azad etmek
رَقَبَة
İsim
ر ق ب
Esaret altında bulunan, köle, boyun
مُؤْمِنَة
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min bir kadın
دِيَة
İsim
و د ي
Diyet
مُسَلَّمَة
Edilgen fiil-II
س ل م
Kusursuz, teslim edilmiş
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
تَصَدَّقَ
Fiil-V
ص د ق
Sadaka verdi, bağışladı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
تَحْرِير
Fiilimsi-II
ح ر ر
Azad etmek
رَقَبَة
İsim
ر ق ب
Esaret altında bulunan, köle, boyun
مُؤْمِنَة
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min bir kadın
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
دِيَة
İsim
و د ي
Diyet
مُسَلَّمَة
Edilgen fiil-II
س ل م
Kusursuz, teslim edilmiş
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
تَحْرِير
Fiilimsi-II
ح ر ر
Azad etmek
رَقَبَة
İsim
ر ق ب
Esaret altında bulunan, köle, boyun
مُؤْمِنَة
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min bir kadın
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
صِيَام
İsim
ص و م
Oruç tutma
شَهْر
İsim
ش ه ر
Ay (gökteki değil, takvimdeki)
مُتَتَابِعَيْن
Etken fiil-VI
ت ب ع
Peş peşe, ard arda gelen
تَوْبَة
İsim
ت و ب
Tövbe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli