Ve bir mü’minin (suçsuz bir insanı, özellikle de) bir başka mü’mini yanlışlıkla (kasıtsızca) olması dışında öldürmesi asla olacak iş değildir. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse (herhangi bir nedenle) boyunduruk altında bulunan (hapis, borç, iflas, işsizlik ve yoksulluk gibi benzeri durumlara düşen veya özgürlüğü elinden alınan, özgürlüğü kısıtlanan yahut ister klasik anlamda olsun ister modern anlamda olsun köle konumunda bulunan) bir mü’mini özgürlüğüne kavuşturması (bu tür durumlardan kurtarması) ve öldürülenin vârislerine teslim edilecek bir tazminat vermesi gerekir; ancak mirasçılar diyetten (tazminattan) vazgeçerlerse o başka! Eğer hatâen (yanlışlıkla) öldürülen, kendisi mü’min olmakla birlikte fiilen size düşman (ve aranızda anlaşma olmayan, size saldıranlara yardım eden) bir topluluktan ise, (yanlışlıkla öldüren mü’minin) bu defa boyunduruk altında bulunan (hapis, ağır borç, iflas, işsizlik ve yoksulluk gibi benzeri durumlara düşen veya özgürlüğü elinden alınan, özgürlüğü kısıtlanan ya da klasik veya modern köle konumunda bulunan) bir mü’mini özgürlüğüne kavuşturması (bulunduğu durumdan kurtarması) gerekir. Ve eğer öldürülen kişi (ister mü’min, ister inkârcı veya gayrimüslim olsun) sizinle aralarında antlaşma bulunan (size saldırmayan, saldıranlara destek vermeyen) bir topluluktan olursa, bu takdirde (yine onun müslüman olmayan) varislerine teslim edilecek bir diyet (tazminat) vermesi ve boyunduruk altında bulunan mü’min birini (mutlaka) özgürlüğüne kavuşturması gerekir. Kim de (tazminat için gerekli olan parayı veya özgürlüğüne kavuşturacak birini) bulamazsa, Allah’tan bir kolaylık olarak ve tövbesinin kabulüyle günahının affedilmesi için, (tutmaya gücü varsa) ara vermeden peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Ve Allah gerçekten (içinizden geçenleri ve her hâliniz dâhil her şeyi hakkıyla) bilendir, doğru hüküm verendir.(*)
(*) Ayette geçen (رَقَبَةٍ) Rekabe’’nın anlamı geniş olup ister klasik anlamda olsun ister modern anlamda olsun boyunduruk altında bulunan herkesi kapsar. Yani hem klasik anlamdaki köleliği hem de modern anlamdaki köleliği ifade eder. Örneğin, başkasının emri, baskısı veya egemenliği altında yaşanmaya zorlanmak veya başkasının elinde tutsak olmak vs. boyunduruk altında olmaktır. Yine yoksulluk, darlık, borç, hapis, mali haciz vb. durumlarda bulunmak veya herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmak, özgürlüğü kısıtlanmak veya zorunlu olarak çalıştırılmak vs. bütün bunlar boyunduruk altında olmaktır. İşte hetâen birini öldüren böyle bir durumda bulunan birini kurtarması gerekir. Örneğin herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmışsa, onu özgürlüğüne kavuşturacak, borç altında eziliyorsa onu o borçtan kurtaracak, üzerinde haciz varsa onun borcunu ödeyerek onu hacizden kurtaracak, bunların yüzünden hapse atılmışsa borcunu ödeyip onu hapisten çıkaracak vs. İşte bunlardan herhangi birine gücü yeten onu yapmak zorundadır…Yani bugün klasik anlamda kölelelik yoksa da, modern anlamda kölelik yine vardır. Bu nedenle bugün kölelilk yoktur diyerek bunun gibi ayetlerin hükmü de geçersizdir demenin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü söz konusu boyunduruk altında olanlar var olmaya devam etmektedir. Hatta bugün bazı üilkelerde modern kölelik bulunuyor. Örneğin: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Walk Free (Özgür Yürü) Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, 7.5 milyar nüfusa sahip dünyada 40 milyondan fazla insan modern köle durumunda. Kölelik, dünya genelinde yasaklanmış olsa da, yapılan araştırmaya göre ‘modern kölelik’ insanlığın sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Afrikalıların ellerinden, ayaklarından, boyunlarından zincirlenip gemilere doldurularak köle olarak Batı’ya götürülmesi gerilerde kaldı. Ancak araştırmalar görünümü değişse de modern köleliğin sürdüğünü ortaya koyuyor… Günümüzde ise 167 ülkede 71 bin kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerle ortaya çıkan verilere göre kölelik şartlarında çalışan 40 milyon kişinin yüzde 71’i kadın, yüzde 25’i ise çocuk “Modern köle”lerin yaklaşık 25 milyon kişi zorla çalıştırılıyor.15. 4 milyon kişinin özgürlüğü ise zorla evlendirilerek kısıtlanıyor. Zorla çalıştırılanlardan 4.8 milyonu cinsel sömürüye maruz kalıyor. Kaynak: Milliyet Gazetesi: 27. 02. 2019 - 01: 30|Son Güncellenme: 27.02.2019 - 08: 30|Görkem Evci/Haber Merkezi) Not: Kur’an’ı Kerim 1400 sene önce Muhammed sûresi- 4. ayetle esaret ve köleliği tamamen yasaklayıp, mevcut kölelik sistemini kaldırmıştır. Ama Hz. Peygamberin vefatından sonra Emeviler döneminden başlayarak bugünümüze kadar İslam dünyasına Kur’an ve islam dışı rejim ve yönetimler hep egemen olmuştur. Yani Kur’an’ın yasakladığı köleliği İslam dünyasına egemen olan islam dışı rejimler sürdürmüştür. İşte Emevilerden başlayarak bugünümüze kadar Kur’an’ı kerimin hükmü maalesef uygulanmamıştır, bilakis tam tersi uygulamalar devam etmektedir. Peki, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatası olmayan kişi diyet ile birlikte keffâret ile de yükümlü olur mu? Cevap: Trafik kazası neticesinde gerçekleşen ölümler, “hatâen öldürme” olarak değerlendirilir. Fakihler, hatâen öldürme diyetinin, tazminat ödeme yükümlülüğüne bağlı olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatalı bulunan kişi, trafik kaza raporunda belirtilen hatâsı oranında diyet ödemekle yükümlü olduğu gibi keffâret (iki ay peş peşe oruç tutmak) ile de sorumlu olur. Kazada hiçbir şekilde hatası bulunmayan kişi ise, diyet ödemekle yükümlü olmadığı gibi keffâret ile de sorumlu olmaz. (Serahsî, Mebsût, XXVI, 189)
(*) Ayette geçen (رَقَبَةٍ) Rekabe’’nın anlamı geniş olup ister klasik anlamda olsun ister modern anlamda olsun boyunduruk altında bulunan herkesi kapsar. Yani hem klasik anlamdaki köleliği hem de modern anlamdaki köleliği ifade eder. Örneğin, başkasının emri, baskısı veya egemenliği altında yaşanmaya zorlanmak veya başkasının elinde tutsak olmak vs. boyunduruk altında olmaktır. Yine yoksulluk, darlık, borç, hapis, mali haciz vb. durumlarda bulunmak veya herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmak, özgürlüğü kısıtlanmak veya zorunlu olarak çalıştırılmak vs. bütün bunlar boyunduruk altında olmaktır. İşte hetâen birini öldüren böyle bir durumda bulunan birini kurtarması gerekir. Örneğin herhangi bir nedenle birinin özgürlüğü elinden alınmışsa, onu özgürlüğüne kavuşturacak, borç altında eziliyorsa onu o borçtan kurtaracak, üzerinde haciz varsa onun borcunu ödeyerek onu hacizden kurtaracak, bunların yüzünden hapse atılmışsa borcunu ödeyip onu hapisten çıkaracak vs. İşte bunlardan herhangi birine gücü yeten onu yapmak zorundadır…Yani bugün klasik anlamda kölelelik yoksa da, modern anlamda kölelik yine vardır. Bu nedenle bugün kölelilk yoktur diyerek bunun gibi ayetlerin hükmü de geçersizdir demenin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü söz konusu boyunduruk altında olanlar var olmaya devam etmektedir. Hatta bugün bazı üilkelerde modern kölelik bulunuyor. Örneğin: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Walk Free (Özgür Yürü) Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, 7.5 milyar nüfusa sahip dünyada 40 milyondan fazla insan modern köle durumunda. Kölelik, dünya genelinde yasaklanmış olsa da, yapılan araştırmaya göre ‘modern kölelik’ insanlığın sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Afrikalıların ellerinden, ayaklarından, boyunlarından zincirlenip gemilere doldurularak köle olarak Batı’ya götürülmesi gerilerde kaldı. Ancak araştırmalar görünümü değişse de modern köleliğin sürdüğünü ortaya koyuyor… Günümüzde ise 167 ülkede 71 bin kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerle ortaya çıkan verilere göre kölelik şartlarında çalışan 40 milyon kişinin yüzde 71’i kadın, yüzde 25’i ise çocuk “Modern köle”lerin yaklaşık 25 milyon kişi zorla çalıştırılıyor.15. 4 milyon kişinin özgürlüğü ise zorla evlendirilerek kısıtlanıyor. Zorla çalıştırılanlardan 4.8 milyonu cinsel sömürüye maruz kalıyor. Kaynak: Milliyet Gazetesi: 27. 02. 2019 - 01: 30|Son Güncellenme: 27.02.2019 - 08: 30|Görkem Evci/Haber Merkezi) Not: Kur’an’ı Kerim 1400 sene önce Muhammed sûresi- 4. ayetle esaret ve köleliği tamamen yasaklayıp, mevcut kölelik sistemini kaldırmıştır. Ama Hz. Peygamberin vefatından sonra Emeviler döneminden başlayarak bugünümüze kadar İslam dünyasına Kur’an ve islam dışı rejim ve yönetimler hep egemen olmuştur. Yani Kur’an’ın yasakladığı köleliği İslam dünyasına egemen olan islam dışı rejimler sürdürmüştür. İşte Emevilerden başlayarak bugünümüze kadar Kur’an’ı kerimin hükmü maalesef uygulanmamıştır, bilakis tam tersi uygulamalar devam etmektedir. Peki, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatası olmayan kişi diyet ile birlikte keffâret ile de yükümlü olur mu? Cevap: Trafik kazası neticesinde gerçekleşen ölümler, “hatâen öldürme” olarak değerlendirilir. Fakihler, hatâen öldürme diyetinin, tazminat ödeme yükümlülüğüne bağlı olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre, ölümle sonuçlanan trafik kazasında hatalı bulunan kişi, trafik kaza raporunda belirtilen hatâsı oranında diyet ödemekle yükümlü olduğu gibi keffâret (iki ay peş peşe oruç tutmak) ile de sorumlu olur. Kazada hiçbir şekilde hatası bulunmayan kişi ise, diyet ödemekle yükümlü olmadığı gibi keffâret ile de sorumlu olmaz. (Serahsî, Mebsût, XXVI, 189)
إن دلالة كلمة ( تحرير رقبة ) هي إطلاق حرية الإنسان وفك قيوده المقيد بها ، فما هي القيود التي تقيد رقبة الإنسان في الواقع الاجتماعي ؟ تحقيق كلمة تحرير في القرآن الكريم ةإن صور القيود الاجتماعية التي تقيد رقبة الإنسان غير محصورة بصورة واحدة, وإنما هي متعددة ,نحو الإنسان الذي يصاب بحالة الإفلاس, ويحكم عليه بالسجن, فيأتي دور المجتمع بأفراده لمساعدة هذا الإنسان, وتحرير رقبته من خلال دفع ما عليه من ذمم مالية ، وكذلك الإنسان الذي يقع في ضائقة مالية ويستدين من غيره ,ولا يستطيع رَدَّ ذلك الدين ,فيصير الدين قيداً في رقبته يمنعه من ممارسة الحياة بصورة متوازنة ومطمئنة, وينعكس ذلك على نفسه وأسرته, فحض الشارع على مساعدته وفك قيده لتحريره من ضغط الدين عليه, وذلك إما بإعفائه من قسم من دينه أو كله حسب الواقع ؟ (تحقيق كلمة تحرير في القرآن الكريم) قوله تعالي (وَإِن كَانَ مِن قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِّيثَاقٌ) ذهبت طائفة إلى إبقاء المطلق هنا على إطلاقه، وحملوا معنى الآية على الذمّي والمعاهَد (يعني الذي لايعتد علينا ولم يقاتلنا)، يُقتل خطأ فتجب الدية وتحريرُ رقبة، وهو قول ابن عباس، والشعبي، والنخعي، والشافعي (روح المعاني) {مِن قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِّيثَاقٌ} أى: من قوم بينكم وبينهم - أيها المؤمنون - عهد من هدنة أو أمان وهم على دينهم وأنتم على دينكم، فعلى القاتل فى هذه الحالة دية تدفعها عاقلته إلى أهل القتيل، لأن حكمهم كحكم المسلمين، ...فأنت ترى أن الله - تعالى - قد جعل الحكم فى قتل المعاهد اي غير المعتد علينا كالحكم فى قتل المسلم من الدية وتحرير الرقبة، (الوسيط في تفسير القرآن الكريم - جامع البيان في تفسير القرآن )