close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekâtil fî sebîli(A)llâhi lâ tukellefu illâ nefsek(e)(c) veharridi-lmu/minîn(e)(s) ‘asa(A)llâhu en yekuffe be/se-lleżîne keferû(c) va(A)llâhu eşeddu be/sen veeşeddu tenkîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gayrı savaş Allah yolunda, kendinden başkasından sorumlu değilsin sen ve teşvik et inananları. Olur da Allah kafirlerin zararını ve zulmünü defedip giderir ve Allah'ın azabı da pek çetindir, cezası da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Artık Sen (tek başına da kalsan) Allah yolunda (çabala ve) çarpış! Sen kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü’minleri (cihad ve milli savunma için fedakârlığa) hazırlayıp teşvik et. Umulur ki, Allah, inkârcıların (ve münafıkların) saldırılarını ve ağır baskılarını püskürtüp savacaktır. Allah, kahredici kudret ve hiddetiyle daha zorlu ve çetin, acı ve alçaltıcı sonuçlara uğratmasıyla daha şiddetlidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen kendinden sorumlusun. İnananları da savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, gerçekleri örtbas edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha şiddetli, cezalandırması da daha çetindir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O halde, Allah yolunda, İslâm uğrunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Hesap edilmeyen tehlikeleri önlemek, sıkıntıları kolaylaştırmak için mü'minleri de savaşa, savaşa hazırlıklı olmaya tekrar tekrar teşvik et. Umulur ki, Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin güçlerini kırar. Güçlü olan Allah'tır. En şiddetli cezalandıracak olan da O'dur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah yolunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Mü'minleri de teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin baskınlarını önler. Allah'ın kahrı daha şiddetli ve cezası daha çetindir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp-teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır-baskılarını geri püskürtür. Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(başkaları cihaddan dönerse de) sen, Allah yolunda çarpış. Sen ancak nefsinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Olur ki Allah, o kâfirlerin şiddet ve tazyîkını def eder. Allah, tazyîk ve azab bakımından kâfirlerden daha şiddetlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık, Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi nefsinden sorumlusun. Müslümanları savaşa teşvik et. Yakında Allah, o kâfirlerin şiddetini savacaktır. Muhakkak Allah’ın tokadı daha sert ve azabı daha şiddetlidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O halde sen Allah yolunda savaş; çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun ve müminleri teşvik et! Allah kâfirlerin gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
Besim Atalay
swap_vert close
İmdi, Allah yolunda savaş edesin, sen yalnız kendin tekliflendin, özendir inanmış bulunanları, olur ki Allah kırar kâfirlerin saldırışını, Allah saldırışta, azap etmekte hayli katıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü'minleri de buna (savaşa) teşvik et! Allah inkârcıların gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada da daha şiddetlidir.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh yolunda muhârebe it, ağır teklifleri nefsine tahmîl iyle, mü’minleri muhârebeye teşvîk it, Allâh kâfirlerin şiddet-i savletini tevkîf ider, Allâh ânlardan kuvvetlidir ve ânları daha şiddetli tenkîl ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskınını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü’minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şu halde Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlu olursun. Müminleri de teşvik et. Allah, inkâra sapanların gücünü kıracaktır. Allah’ın gücü daha çetin, cezası daha şiddetlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH yolunda savaşmalısın. Sen ancak kendinden sorumlusun. İnananları da aynı şeye özendir ki ALLAH kafirlerin gücünü etkisiz hale getirsin. ALLAH'ın gücü daha şiddetli, cezası daha çetindir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfirlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü, ve cezası daha çetindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onun için Allah yolunda çarpış, ancak nefsinden başkasiyle mükellef değilsin, mü'minleri de çarpış, ancak nefsinden başkasiyle mükellef değilsin, mü'mileri de çarpışmağa teşvik et, me'muldur ki Allah a küfretmekte bulunanların tazyikını defetsin, Allah tazyikce de daha şiddetli tenkilce de daha şiddetlidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Allah yolunda (tek başına kalsan da) cihat et. Sen kendinden başkasından sorumlu değilsin. Mü’minleri de (Allah yolunda cihada) teşvik et. (Bu gayretleriniz neticesinde) Allah’ın (size yardım etmesini ve) inkâr edenlerin gücünü kırmasını, ümit edebilirsiniz. Allah’ın gücü (kudreti) daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah gerçeği yalanlayan nankörlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaş. Sen kendinden başkasıyle mükellef (sorumlu) tutulmayacaksın. Îman edenleri de teşvik et. Olur ki Allah o küfredenlerin savletini defeder. Allah, satvetce de çok çetindir, kahr-u ceza bakımından da çok çetindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaş! (Sen) ancak kendinden mes'ûlsün; mü'minleri de(cihâda) teşvîk et! Umulur ki Allah, o inkâr edenlerin kuvvetini kırar. Çünki Allah, (onlardan)kuvvetce daha çetin ve azab vermek cihetiyle daha şiddetlidir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Artık (sen yalnız bile olsan) Allah yolunda (saldırıya uğrayan, ezilen, çaresiz kalan o mûstaz’afları korumak amacıyla saldırganlara karşı) savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, (bu konuda) inananları da (saldırganlara karşılık vermek üzere) teşvik et. Böylece bakarsın ki Allah inkârcıların zulüm ve baskınlarını önler. Allah’ın gücü ise daha çetin, (saldırgan, zalim ve kötü insanlara) cezası da daha şiddetlidir.*
(*) Kur’an’da Allah yolundaki savaş, saldırıya uğrayan, ezilen, sömürülen ve çaresiz kalan mazlum ve mustaz’afları korumak amacıyla saldırganlara karşı yapılan meşru müdafaa savaşıdır. Yani o saldırgan güçlere karşılık vermek üzere onları sürekli eğit ve teşvik et, savunma savaş eğitimi ver ki, gafil avlanmasınlar. Bu ayette de olduğu gibi (عسي) [‘asâ] fiili, Yüce Allah için kullanıldığında “ihtimal” değil de “kesinlik” anlamında da yorumlanabilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah yolunda savaş. Zira sen yalnızca kendi nefsinden sorumlu tutulacaksın. İnananları teşvik et, umulur ki Allah, inkâr edenlerin size verecekleri zararları önler. Zira azap etmede ve cezalandırmakta yalnızca Allah, en güçlü olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleyse Allah uğrunda vuruş. Sen kendinden başkası için sorumlu tutulacak değilsin. İnananları da kızıştır. Olur ki Allah o tanımazların üzerinden baskısını kaldırır. Allah’ın baskısı, Allah’ın tepelemesi çok ağır olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık Allah yolunda vuruş. Ancak kendin mükellef tutulursun [⁸]. Mü/minleri teşvik et. Olabilir ki Allah kâfir olanların savletini defeder. Allahın satveti de şiddetli, kahır ve tenkili de şiddetlidir.
[8] Onların geri kalmasından sıkılma. Kıtale çık, velev ki yalnız kalasın. Sen yalnız kendi fiilini muaheze et. Başkasının fiilini muaheze etme.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Allah yolunda savaş. Sen yalnız kendinden sorumlusun. İnananları da (savaş psikolojisine) teşvik et/hazırla [harrıd]. Ola ki Allah, inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın darbesi güçlü, cezalandırması şiddetlidir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri (de cihada) teşvik et. (Böylece) Allah'ın, kâfirlerin şerrini önlemesi umulur. Allah'ın gücü de, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey hakîkat yolunun yolcusu! Tek başına kalmış olsan bile cihâdı terk etme, zâlimlere karşı Allah yolunda savaş! Unutma ki sen, ancak kendieylemlerinden sorumlusun. Bu sorumluluğun gereği olarak, bütün inananları cesaretlendirerek savaşa teşvik et ve hiçbir zaman ümidini yitirme; çünkü siz üzerinize düşeni yaptığınız takdirde, Allah kâfirlerin gücünü kıracaktır! Unutma ki, Allah’ın kudreti sınırsız, cezası da pek çetindir!Bunun için, zâlimlerin vereceği cezadan korkmamalısın! Hem Allah yolunda savaşmalı, hem de gâfil müminleri uyandırıp bu mücâdeleye yönlendirmelisin. Çünkü:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah yolunda savaş! Kendi nefsinden başka yükümlü tutulmazsın. Müminler’i teşvik et! Umulur ki Allah, inkâr etmiş olanların baskı ve gücünü yok eder. Allah cesaret / güç bakımından da en şiddetli, caydırıcılık bakımından da en şiddetli olandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm sen, Allah için mücadeleni sürdür. Çünkü sen, sadece kendinden sorumlusun. İnananları da mücadeleye çağır. Bakarsın Allah, inkarcıların gücünü kırıverir. Çünkü Allah, daha güçlü ve daha caydırıcıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen sana düşmanlık edenlerle Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Müminleri savaşa teşvik et! Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın gücü daha üstündür. Cezası daha şiddetlidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah yolunda savaş! [*] Sen (öncelikle) sadece kendinden sorumlusun. [*] Müminleri de (savaşa) teşvik et! [*] Allah kâfir olanların gücünü elbette [*] kıracaktır. Allah’ın gücü (azabı) daha ağır ve cezası daha şiddetlidir.
Bu emir, Bakara 2:190-193, Nisâ 4:88-91, Tevbe 9:5, Hacc 22:39-40 ve Mümtehine 60:7-9 gibi ayetlerde de belirtildiği gibi açılan bir savaşa karşı savunma içerikli bir çağrıdır; saldırmak demek değildir.,Benzer mesaj: Mâide 5:105.,Bu buyruk Enfâl 8:65. ayetle birlikte okunmalıdır. Burada amaç, saldırıya uğrayanların kendilerini savunmaları için hazırlıklı olmalarının gerekliliğine dikkat çekilmesidir; saldıran taraf olma kesinlikle öngörülmemektedir.,Bu ayette de olduğu gibi [‘asâ] fiili, Yüce Allah için kullanıldığında “ihtimal” değil de “kesinlik” anlamında da yorumlanabilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sen Allah yolunda savaş! Sen sadece kendinden sorumlusun.¹ Mü’minleri de sürekli olarak (kâfirlerle savaşmaya) teşvik et.² Umulur ki Allah, böylece kâfirlerin gücünü kırar. Şüphesiz Allah’ın kuvvet ve kudreti çok fazla ve cezâsı çok şiddetlidir.³
1 Yani, sen ancak kendinden sorumlusun, o halde yalnız da kalsan bu görevini yerine Getir. Senin görevini yerine getirmen için illaki birilerinin olması şart değil.2 Yani onları sürekli eğit ve teşvik et, savaş eğitimi ver ki, gafil avlanmasınlar. 3 Konu ile ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 174)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde sen ¹⁰¹ Allah yolunda savaş -çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun- ve müminleri ölüm korkusunu yenmeleri için teşvik et! ¹⁰² Allah, hakikati inkara kalkışanların gücünü kırmaya muktedirdir; çünkü Allah iradesinde güçlü ve cezalandırmasında şiddetlidir.
101 Öncelikle Hz. Peygamber’e hitab ediyor olmasına rağmen, bu cümledeki “sen”, her mümini muhatap almaktadır. Yukarıdaki tavsiye, o sırada devam etmekte olan savaş çerçevesinde anlaşılmalıdır, yoksa bir savaş tahriki olarak değil.102 Harad terimi, “zihnin veya bedenin ifsadı” yahut “bir kimsenin davranışlarındaki yozlaşma” ve aynı zamanda, “zihnin sürekli rahatsızlığı” anlamlarına gelir (Kâmûs). Râğıb’a göre, harradahû fiili, “onu her türlü harad’dan kurtardı” anlamını ifade eder; tıpkı marradahû “onu hastalıktan (marad) kurtardı” ifadesindeki gibi. Bu fiil, Kur’an’da geçtiği her iki örnekte de (bu ayette ve 8:65’de) emir kipinde kullanılmıştır: “müminleri her türlü akıl rahatsızlığından uzak kıl” yahut, mecazî olarak, “her türlü ölüm korkusundan” -böylece, “müminlere ölüm korkusunu yenme duygusu kazandır” şeklinde ifade edilebilir. Harridi’l-mü’minîne ibaresinin, “müminleri teşvik et” [veya “harekete geçir” yahut “canlandır”] şeklindeki alışılmış çevirisi, klasik dilbilimcilerin bir kısmı tarafından tercih edilmiş olmasına rağmen, harrada fiilinin tam anlamını yansıtmaz (karş. Lane II, 548).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyleyse, sen Allah yolunda savaş. Zira sen yalnızca kendinden sorumlusun. Ancak müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, inanmayanların güç ve kuvvetlerini kırar. Allah, karşı konulmaz bir güce sahiptir ve cezalandırması da pek şiddetlidir. 10/41, 24/54
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaş! Sen kendinden sorumlusun. Yine de mü’minleri uyuşukluktan kurtulmaları için teşvik et![⁸¹⁶] Belki Allah inkârcıların direncini kırar; zira Allah’ın gücü daha çetin ve cezalandırması daha şiddetlidir.
[816] Harrıdı’l-mu’minîn ibaresi için bkz: 8:65, not 70.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Artık sen Allah yolunda savaş! (Kim savaştan geri durursa zararı kendisinedir) Sen ancak kendinden (yaptığın tebliğden) sorumlusun, müminleri de savaşa teşvik et, umulur ki, Allah o kafirlerin gücünü kırar (sizi galip getirir) Allah'ın kahrı da cezası da çok şiddetlidir, (onların hakkından elbette gelir.)
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed), Allâh yolunda savaş; sen yalnız kendinden sorumlusun! İman edenleri de (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allâh, kâfirlerin gücünü kırar. Allâh’ın şiddeti daha güçlü, cezâsı daha çetindir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaşta bulun. Sen nefsinden başkası ile mükellef olmazsın. Mü'minleri de teşvik et. Umulur ki, Allah Teâlâ o kâfir olanların savletini defeder ve Allah Teâlâ savletce daha şiddetlidir ve tenkilce de daha şedîddir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Artık Allah yolunda cihad et! Sen ancak kendinden sorumlusun. Müminleri de buna teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin savletini uzaklaştırır. Allah en güçlü ve cezalandırması da en çetin olandır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Muhammed), Allah yolunda savaş; sen yalnız kendinden sorumlusun! İnananları da (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allah, kafirlerin gücünü kırar. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha çetindir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh yolunda mukâtele it ve ancak bununla nefsini mükellef tut ve mü'minleri de kıtâle tergîb iyle. (Onları tergîb ve teşvîk idüb icbâr itme) Me'mûldur ki Allâh Te'âlâ kâfirlerin şiddet ve savletini üstünüzden def' ve izâle ider. Allâh kuvvet ve kudretde, tenkîl ve kahırda (Kureyş'den ve kâfirlerden) daha şiddetlidir. [¹]
[1] Âli 'İmrân sûresi nin 174ünci âyeti-i kerîmesinin notunda ber-tafsîl hikâye olundığı vecihle Rasûl-ü Ekrem hazretlerinin Uhud güni Ebû Süfyân'a va'di mûcibince bir sene sonra aynı günde Bedir'e gidüb müşriklerle muhârebeye 'azim buyurduklarında ashâbdan ba'zıları tereddüd itdiklerinden Fahr-i Kâinât "Ben yalnız giderim" buyurdukları zamân bu âyet-i kerîme nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah yolunda savaşa gir; sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de özendir ki Allah, o kâfirlerin baskınını önlesin. Allah’ın baskını daha güçlü, cezası daha ağırdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse, Allah yolunda savaş, sen yalnızca kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve kuvvetlerini yok eder. Allah, kuvvet yönünden de en güçlü; ceza yönünden en şiddetli olandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaş. Sen kendi nefsinden sorumlusun; ancak mü'minleri de cihada teşvik et. Bakarsın, böylece Allah kâfirlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü ve cezası ise çok daha şiddetlidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah yolunda savaş. Kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah, küfre sapanların gücünü kırar. Allah, kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada daha güçlüdür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çalış Tañrı yolında. buyrınılmayasañ ķatı iş illā gendüzüñe. [45b] daħı ķındur mü’minleri ola kim Tañrı yıġa ķatı çalışın anlaruñ kim kāfir oldılar. daħı Tañrı ķatıraķdur ķatı 'aźābdın yaña daħı ķatıraķdur 'aźāb eylemekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ṣavaş eyle ġazālıḳda Tañrı yolında. Teklīf olmadı saña illā nefsüñ. Daḫıbuyur ve sevdür mü’minlere ġazālıġı. İllā kim Tañrı Ta‘ālā ḳaytara kāfirlermekrini. Daḫı Tañrı Ta‘ālānuñ mekri ḳatıdur. ‘Aẕābı daḫı ḳatıraḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Allah yolunda vuruş (cihad et). Sən yalnız özünə cavabdehsən, lakin mö’minləri də (cihada) təşviq et! Ola bilsin ki, Allah kafirlərin gücünü qırmış (sizi kafirlərin qəzəbindən saxlamış) olsun. Allahın qəzəbi (qəhri) də, əzabı da çox şiddətlidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So fight (O Muhammad) in the way of Allah Thou art not taxed (with the responsibility for anyone) except for thyself and urge on the believers. Peradventure Allah will restrain the might of those who disbelieve. Allah is stronger in might and stronger in inflicting punishment.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then fight in Allah's cause - Thou art held responsible only for thyself - and rouse the believers. It may be that Allah will restrain the fury of the Unbelievers; for Allah is the strongest in might and in punishment.(603)
603 The courage of Muhammad was as notable as his wisdom, his gentleness, and his trust in Allah. Facing fearful odds, he often stood alone, and took the whole responsibility on himself. But his example and visible trust in Allah inspired and roused the Muslims, and also-speaking purely from a human point of view-res trained the fury of his enemies. When we consider that he was Allah's inspired Messenger to carry out His Plan, we can see that nothing can resist that Plan. If the enemy happens to have strength, power, or resources, Allah's strength, power, and resources are infinitely greater. If the enemy is meditating punishment on the righteous for their righteousness, Allah's punishment for such wickedness will be infinitely greater and more effective.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَقَاتِلْ
artık savaş
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِۚ
Allah
لَا تُكَلَّفُ
mesul olmazsın
اِلَّا
ancak
نَفْسَكَ
kendinden
وَحَرِّضِ
ve harla
الْمُؤْمِن۪ينَۚ
mü'minleri
عَسَى
umulur
اللّٰهُ
Allah'ın
اَنْ يَكُفَّ
önlemesi
بَاْسَ
gücünü
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
كَفَرُواۜ
kâfir oldular
وَاللّٰهُ
ve Allah
اَشَدُّ
daha şiddetli
بَاْساً
güç bakı- mından
وَاَشَدُّ
ve daha şiddetli
تَنْك۪يلاً
ceza bakımından
(Resulüm!) Artık sen, Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden mesulsün! Mü'minleri(n gönüllerini de Allah yolunda savaşmaya teşvik et ve) harla! Umulur ki Allah, kâfirlerin gücünü kırar (da size zarar vermelerini önler), çünkü Allah'ın gücü daha şiddetli ve cezası daha çetindir.
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَلَّفَ
Fiil-II
ك ل ف
Sorumlu tuttu, mükellef oldu, yüklendi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
حَرِّض
Fiil-II
ح ر ض
Harladı
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَفَّ
Fiil-I
ك ف ف
Çekindi, önledi, savdı, çekti
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَشَدّ
İsim
ش د د
En şiddetli, daha güçlü, daha zor
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
اَشَدّ
İsim
ش د د
En şiddetli, daha güçlü, daha zor
تَنْكِيل
Fiilimsi-II
ن ك ل
İbret verici bir ceza bakımından