close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ esâbeke min hasenetin femina(A)llâh(i)(s) ve mâ esâbeke min seyyi-etin femin nefsik(e)(c) ve erselnâke linnâsi rasûlâ(en)(c) ve kefâ bi(A)llâhi şehîdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sana gelen iyiliğe ait şey Allah'tandır, kötülüğe ait olansa nefsinden ve biz seni insanlara peygamber olarak gönderdik, buna tanık olarak Allah yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey insan!) Sana iyilikten (ve güzellikten yana) her ne gelip isabet ederse (o) Allah’tandır; kötülükten (bela ve musibetten) de sana her ne gelip dokunur ise, o da nefsinin (hatası)dır. (Ey Resulüm!) Biz Seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahit olarak Allah yeterlidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Size gelen her iyilik Allah'tandır, başınıza gelen her kötülük de kendinizden. Ey Muhammed! Seni bütün insanlığa bir elçi olarak gönderdik. Buna, şahit olarak Allah yeter.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sana lütuf ve ihsan olarak gelen iyilikler, güzellikler, Allah'ın yarattığı, kolaylık sağladığı imkânlar sayesindedir. Başına gelen sıkıntılar ve belâlar ise kendi tedbirsizliğin ve kusurun sebebiyledir. Biz seni, bütün insanların haklarının korunması, iyiliği, kurtuluşu için bir Rasul olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik. Bunlara şâhit olarak Allah yeter.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/124; 7/113; 8/27; 42/30.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sana iyilik olarak ne erişirse, Allah'tandır. Sana kötülük olarak ne dokunursa, o da kendi nefsindendir. Biz seni insanlara peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak da Allah yeter.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sana iyilikten her ne gelirse Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sana gelen her iyilik Allah'ın lütfudur; ve sana gelen her fenalık da kendinden (yaptığının cezası) dır. Biz seni insanlara bir Peygamber olarak gönderdik. Buna şahid ise, Allah yeter.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük de senin nefsindendir. (Sen de bir insansın.) Fakat seni insanlar için elçi olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana gelen iyilik, Allah'tandır. Başına gelen kötülük de nefsindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.
Besim Atalay
swap_vert close
Sana iyilik haktan gelir, kötülükse kendinden, «Seni insanlara peygamber gönderdik, Allah yeter buna tanık olarak
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey insan!) Başına ne iyilik gelirse Allah'tandır, uğradığın her kötülük de nefsindendir. (Ey Muhammed!) Biz seni insanlara bir resûl olarak gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter.
Cemil Said
swap_vert close
Sana gelen hayır Allâh’dandır, seyyiât ise insâna nefsinden gelir. Seni insânlar arasına rasûl olarak gönderdik, Allâh’ın şehâdeti kifâyet ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.  
 78 ve 79. âyetler birlikte değerlendirildiğinde, İslâm’ın hayır, şer, kaza ve kader mevzularındaki inanç ve düşüncesine ışık tuttuğu görülür. İnsanlar umumiyetle elde ettikleri başarı ve iyi neticeleri kendilerine (veya inananlar Allah’a) mal ederler. Felâket, kötülük ve başarısızlıkları ise yükleyecek birisini ararlar; kendilerini kınamak ve suçlamaktan kaçarlar. Halbuki her şeyi yaratan Allah’tır; her şey O’nun takdir ve kudreti ile var olur. Ancak Allah, hiçbir kimse için doğrudan doğruya felâket ve kötülüğe rıza göstermez; kulun işlediği her günah, suç ve kötülükte bizzat kendi iradesi devreye girer ve Allah, kulu öyle istediği için, iradesini o yolda sarfettiği için öyle yaratır. Şu halde kul kâsibdir; hak eder, murat eder, Allah hâlıktır; kulun iradesine göre yaratır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana gelen her iyilik ALLAH'tan, sana gelen her kötülük ise kendindendir. Seni insanlara elçi olarak gönderdik. Tanık olarak ALLAH yeter.
Herşey eninde sonunda Allah'ın izni ve kontrolü dahilinde olup (4:78; 8:17) başımıza gelen kötülükler kendi hata ve günahlarımızın sonucudur (42:30; 64:11). Örneğin, ateşe elini sokan elini yakarak kendisine zarar verir. Bu zarar Allah'tan değil, kendisindendir. Ancak ateşin yakması olayı Allah'ın yasası olduğundan Allah tarafındandır. 4:78 ayetinde geçen "ind (taraf)" kelimesinin 4:79 ayetinde bulunmayışına dikkatinizi çekerim. Birincisinde ilişkinin dolaylı oluşu, ikincisinde ise dolaysızlığı ima edilir. Ayrıca Bak: 57:22-23.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sana güzellikten her ne ererse bil ki Allahdandır, kötülükten de başına her ne gelirse anla ki sendendir, biz seni insanlara bir Resul olarak gönderdik, şahid ise Allah yeter
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey insan!) Sana gelen her iyilik, Allah’tan (bir ikram ve ihsan) dır. Başına gelen her kötülük/musibet ise (işlemiş olduğun günahların karşılığı olarak, kesb yönüyle) kendi nefsindendir. (Habibim!) Seni insanlara bir resûl olarak gönderdik. (Buna) hakkıyla şahit olarak Allah yeter.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana isabet eden iyilik Allah'tandır. Sana isabet eden kötülük kendindendir.¹ Biz, seni, insanlara resul olarak gönderdik. Tanık olarak Allah yeter.
1- İyiliği ve kötülüğü yaratan Allah'tır, ancak bunlardan dilediğini tercih eden insandır. Kendisine kötülük isabet eden kimse -yaptığı şey kötü olduğu için- kendisine kötülük isabet etmekte, dolayısıyla kötülük kendisine dayandırılmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sana gelen her iyilik Allahdandır. Sâna gelen her fenalık da kendindendir. Seni (Habîbim) insanlara bir peygamber olarak gönderdik. (Buna) hakkıyle şâhid olarak da Allah yeter.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sana isâbet eden her iyilik Allah'dandır; sana isâbet eden her kötülük ise nefsindendir.(2) (Habîbim, yâ Muhammed!) İşte seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. (Buna) hakkıyla şâhid olarak ise, Allah yeter!
(2)“Evet, Kur’ân’ın dediği gibi, insan seyyiâtından (kötülüklerinden) tamâmen mes’ûldür. Çünki seyyiâtı isteyen odur. Seyyiât, tahrîbât (bozmak) nev‘inden olduğu için, insan bir seyyie ile çok tahrîbât yapabilir. Müdhiş cezâya kesb-i istihkāk eder (hak kazanır). Bir kibrit ile bir evi yakmak gibi. Fakat hasenâtta (iyiliklerde)iftihâra (gururlanmaya) hakkı yoktur. Onda, onun hakkı pek azdır. Çünki hasenâtı isteyen ve iktizâ eden(gerektiren) rahmet-i İlâhiye ve îcâd eden (yaratan) kudret-i Rabbâniyedir. Suâl ve cevab (istemek ve vermek), dâî ve sebeb (çağıran ve cevab veren), ikisi de Hakk’tandır. İnsan yalnız duâ ile, îmân ile, şuûr ile, rızâ ile onlara sâhib olur. Fakat seyyiâtı isteyen, nefs-i insâniyedir.” (Tılsımlar, 26. Söz, 79)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insan!) Sana dokunan her iyilik Allah’tandır (onun lütfundandır); ve sana dokunan her seyyie (merhametimizden uzaklaştıran ve hoşnutluğumuzdan mahrum bırakan her günah) da kendi nefsinden (kendi iradenle yaptığın kötülüklerden)dir. (Ey Resulüm!) Seni (de) bütün insanlara elçi olarak gönderdik. Allah’ın bunu ikrar edip ilan etmesi ise kanıt olarak yeter!*
(*) Her şey eninde sonunda Allah’ın izni ve kontrolü dahilinde olup (4:78; 8:17) başımıza gelen kötülükler kendi hata ve günahlarımızın sonucudur (42:30; 64:11). Örneğin, ateşe elini sokan elini yakarak kendisine zarar verir. Bu zarar Allah’tan değil, kendisindendir. Ancak ateşin yakması olayı Allah’ın yasası olduğundan Allah tarafındandır. 4: 78 ayetinde geçen "ind (katından)" kelimesinin 4: 79 ayetinde bulunmayışı nedeniyle birincisinde ilişkinin dolaylı oluşu, ikincisinde ise dolaysızlığı ima edilir. Yani 79 ayetin mealinde mana aynı 78. ayetteki gibi gözükse de orijinal Arapçasında birbirinden farklı kelimeler kullanılmıştır. 78. ayette ‘’hepsi Allah katındandır’’derken burada Arapçada”indi” (katından) kelimesi geçer. Fakat 79. ayette bu kelime geçmez. Bu kelime önemli bir anlam farkı ortaya çıkartmaktadır ve dolayısıyla söz konusu ayetler birbiriyle çelişmemektedir. Çünkü 78.ayette göre, yaratılış, icad ve varlık açısından her şey Allah tarafındandır. Yanı her şeyin yaratanı Allah’tır, onun tabiate koyduğu kanun ve yasaların sonucudur. 79. ayette göre ise her iyiliğin kaynağı Allah’ın lütfudur, onun merhametidir. Fenalığın sebep ve kaynağı ise insanın yaptığı günah ve kötülüklerdir. İşte her iki ayet farklı olaylara vurgu yaptığından dolayı bir tezatlık söz konusu değildir. Ayrıca Ebu Ali el- Cbai’ de ‘’Seyyie kuldan ise, kulun yaptığı günah ve işlediği kötülükler demektir, eğer seyyie yüce Allah’tan ise, söz konusu kulun yaptığı günah ve kötü işlerine verdiği cezadır. Buna göre 78. ayette yüce Allah’a izafe edilen seyyie kötülüğe ve günaha karşılık verilen ilahi cezadır, 79. ayette ise, insana izafe edilen seyyie, kulun kendi özgür iradesiyle yaptığı günah, isyan ve kötü işlerdir. İşte bu nedenle 78. ayette yüce Allah’a ve 79. ayette de insana izafe edilen seyyie farklı şeylerdir. Bu nedenle bir tezatlık yoktur. Aşağıdaki (مفاتيح الغيب) adlı er- Razi tefsirinin metnine bakılabilir. قال أبو علي الجبائي: قد ثبت أن لفظ السيئة تارة يقع على البلية والمحنة، وتارة يقع على الذنب والمعصية، ثم إنه تعالى أضاف السيئة إلى نفسه في الآية الأولى بقوله: { قُلْ كُلٌّ مّنْ عِندِ ٱللَّهِ } } [النساء: 78] وأضافها في هذه الآية إلى العبد بقوله: {وَمَا أَصَـٰبَكَ مِن سَيّئَةٍ فَمِن نَّفْسِكَ } فلا بد من التوفيق بين هاتين الآيتين وإزالة التناقض عنهما، ولما كانت السيئة بمعنى البلاء والشدة مضافة إلى الله وجب أن تكون السيئة بمعنى المعصية مضافة إلى العبد حتى يزول التناقض بين هاتين الآيتين المتجاورتين ... (مفاتيح الغيب )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey Elçi!) Sana bir iyilik isabet ederse, o Allah’dan, sana bir kötülük isabet ederse, o da kendi nefsindendir. Biz seni sadece elçi olarak gönderdik. Allah buna şahit olarak yeter.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sana ne iyilik gelirse, Allah’tan gelir . Ancak ne kötülük gelirse kendinden gelir. Biz seni insanlara elçi olarak gönderdik. Buna Allah’ın tanık olması yeter.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnsan! Sana bir iyilik gelirse Allah/tandır. Kötülük gelirse o da kendindendir [⁸]. Muhammed seni, nâsa peygamber gönderdik. Doğruluğuna Allah/ın hakkiyle şahit olması elverir, onlara cezalarını verecektir.
[8] Kendi kötü kazancındandır. Kula böyle demek gerektir. Peygambere dil uzatılmasın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sana bir iyilik erişirse/isabet ederse o Allah’tandır. Sana gelen bir kötülük de kendindendir²⁹. Biz seni insanlara elçi gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter!
29 Bir önceki ayette kötülüğün “Allah’tan” olduğu belirtilirken bu ayette ise kötülüğün insanın kendinden olduğu söylenmektedir. Arada bir çelişki varmış gibi gözükse de aslında yoktur. Kötülük insanın/insanların düşünceleri, sözleri ve eylemlerinden kaynaklanır. Ayette geçen “kendindendir” sözü “kendinizden kaynaklanır” anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahit olarak Allah yeter.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanoğlu! Sana ulaşan her iyilik, —onu kendi irâdenle çalışarak elde etmiş olsan bile— gerçekte Allah’tandır. Çünkü bütün iyiliklerin, güzelliklerin kaynağı O’dur. Seni yaratan, iyilik yapma kudret ve irâdesini sana bahşeden ve bu iyilikleri yapmanı emreden, Allah’tır. Başına gelen her kötülük de, —Allah’ın katından, yani O’nun izni ve irâdesi ile olsa da— senin kendi günahın yüzündendir. Çünkü Allah, yapılmasına onay vermediği hiçbir şeyin müsebbibi değildir. Eğer sen, Allah’ın sana bağışladığı imkân ve yetenekleri O’nun istediği yönde kullanmayıp cezayı hakketmişsen, bunun sorumlusu yalnızca sensin. Dikkat edin, burada sözü edilen kötülük, imtihân gereğince insanın başına gelen kaza, hastalık, sakatlık, iflâs, ölüm gibi hâller veya zâlimlerin baskı ve eziyetlerine uğramak, imtihan gereği sıkıntı çekmek gibi “kötü gibi görünen şeyler” değil, kişiyi Allah’ın rahmetinden uzaklaştıran ve hoşnutluğundan mahrum bırakan “gerçek” kötülüktür. Unutmayın ki, insanoğlunun sınırlı bilgisiyle kötü zannettiği bir çok şey, aslında kendi yararına olabilir. Dolayısıyla, imtihân hikmetince insanın başına gelen bu tür ‘kötülükler’ size verilmiş bir ceza değil, aksine birer ilâhî lütuf olduğundan, elbette Allah’tandır.Sonuç olarak, yaratma ve izin verme bakımından iyilik de kötülük de Allah’ın katındandır, fakat onay verme ve razı olma bakımından iyilikler Allah’tan, kötülükler ise kendi tercih ve irâdesiyle onu gerçekleştiren insandandır. Ey Muhammed! Münâfıkların sözlerine üzülme, sen hiçbir zaman kötülük kaynağı olamazsın. Zira Biz seni, insanlığa iyilik ve güzellikleri öğreterek hayırlara vesîle olan mübarek bir Elçi olarak gönderdik. Bunaşâhit olarak da, Allah yeter:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana iyilikten ne isabet ettiyse, Allah’tandır. Kötülükten ne isabet ettiyse, senin nefsindendir. Seni İnsanlar için bir rasûl olarak gönderdik. Şahid olarak Allah yeter.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! senin başına gelen iyilikler, Allah'tan; başına gelen kötülükler ise, sendendir. Biz seni, insanlara elçi olarak gönderdik. Aslında tanık olarak sadece Allah yeter.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. Seni insanlara Resul olarak gönderdik. Senin Resul olduğuna şahit olarak Allah yeter. Kendine Rabbinden başka şahit arama! Onlar senin Resul olduğuna ister inanır ister inanmazlar. Kendileri bilir!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bu yüzden hâlâ şöyle diyorlar:) “Sana gelen her bir iyilik Allah’tandır. Başına gelen her bir kötülük ise [nefs]indendir.” [*] Seni (bütün) insanlara elçi olarak gönderdik; [*](buna) şahit olarak Allah yeter. [*]
Bu ayeti, önceki ayetin mesajıyla yani münafıkların Hz. Muhammed’e yönelik suçlaması olarak okumak gerekmektedir. 79. ayeti bir önceki ayetten bağımsız düşünürsek, o zaman şunu söylemeliyiz: İnsanın başına gelen iyilikler, hem nimet hem de yaratma olarak Allah’tandır. İnsanın başına gelen kötülükler ise, istek ve irade olarak insandan kaynaklanmaktadır. Yaratma önceki ayette olduğu gibi Yüce Allah için kullanılmaktadır. Bu ayet Bakara 2:155, Nisâ 4:62, Kasas 28:47, Rûm 30:41, Şûrâ 42:30 ve 48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Hz. Muhammed’in peygamberliğinin yöreselden evrenselliğe doğru bir hareket içermesiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.,Yüce Allah Hz. Muhammed’in risaletiyle ilgili olarak kendisinin şahit olarak yeteceğini bildirmektedir. Konuyla ilgili olarak bkz. Ra‘d 13:43.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanoğlu!) Sana gelen her iyilik, Allah’tandır, sana dokunan her kötülük de kendindendir.¹ (Ey Muhammed!) Biz, seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şâhit olarak da Allah yeter.²
1 Yani bir insana dokunan kötülüğü Allah yaratırsa da bu, o insana kendi tercihinden dolayı isabet eder.2 Rasulullah (s.a.v) Medine’ye teşrif buyurduğu zaman Medine’de bolluk ve ucuzluk olmuştu. Bir müddet sonra Medine’nin kalabalıklaşmaya başlamasının da sebebiyle Medine’de kıtlığa benzer bir durum ortaya çıktı. O zaman Yahudiler ve Münafıklar, “biz böyle uğursuz bir adam görmedik. Bu geleli meyvelerimiz az biter oldu ve hayat pahalılığı başladı” diyerek bolluğu ve ucuzluğu Allaha, darlığı ve pahalılığı Peygambere isnat ediyorlardı. Bu âyet bu ve benzeri ifadelere cevap niteliğinde indirilmiştir. Bu âyet iyilik ve kötülük, bolluk ve darlık, sıhhat ve hastalık, hayat ve ölüm, zafer ve mağlûbiyet gibi konulara dahi şamildir. Cenab-ı Hak bize bu ayetle; “başınıza gelen iyilik ve kötülüğün hepsi Allah tarafındandır. Onun yaratması ve takdiri iledir.” demektedir. Bazıları da bu peygamberler bizi neye dine davet edip duruyorlar, küfür de Allah’tandır demeğe kalkışıyorlar. Şunu iyi bilelim ki; Allah, murat etmeyince hiçbir şey olmaz. Allahu Teâlâ, Rahman ve Rahîm olduğu için hasenat onun takdir ve rızasına tamamen uygundur. Bunun için insanın istemesinin alâkadar olmadığı hasenat bir ihsan-ı ilâhî olduğu gibi insanın istemesine dayanan iyilikler de Allah’ın irade ve rızasına uygun olmak hasebiyle yine Onun bir ihsanıdır. Fakat insana her ne kötülü isabet ederse o da kendinden, kendi nefsindendir, kendi günah veya kusurundandır. Gerçi Allah takdir ve irade etmemiş olsa idi bu da olamazdı. Fakat bunda fiil veya terk cihetinden insanın bir sebebiyeti vardır. Bunun menşei insanın kendisi, arzusu, kusuru, aczidir. Zira insan evvel emirde kendi nefsinde her şeye muktedir olsa idi, elbette kendine hiç bir kötülük isabet ettirmezdi ve hiçbir taraftan ona bir zarar gelme ihtimali olmazdı. Binaenaleyh birinci olarak kötülüğün menşei, mahlûkatın aciz olmasıdır. İkinci olarak, başa gelen kötülüklerin bir kısmı insanların arzu ve iradelerine bağlıdır. Beşer onu nefsinden tecelli eden bir irade ve ihtiyar ile bilerek veya bilmeyerek bizzat veya dolayısı ile ister, hatta ısrar da eder. Allahu Teâlâ da cimri olmadığından kulunun iradesine izin verip muradını yaratır ve talep olunan kötülük yine Allah’ın katından gelmekle beraber sebebi kulun istemesidir. Bu sebeple sorumluluk da ona aittir. Üçüncü olarak genel manası ile kötülük sadece günah olmayıp meşakkate de şamil olduğuna göre bazı sıkıntılar, elemler vardır ki günahlara keffaret ve bir hayra sebep olur. Buna kötülük demek sahih olur ise de bunu iyilik de saymak daha uygundur. (Özetle Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Size gelen her iyilik Allah’tandır; başınıza gelen her kötülük de kendinizden. ⁹⁴ SENİ [ey Muhammed,] bütün insanlığa bir elçi olarak gönderdik: ve hiç kimse [buna] Allah’ın şahitliği gibi şahitlik yapamaz.
94 Bu ifade ile “hepsi Allah’tandır” şeklindeki önceki ifade arasında bir çelişki yoktur. Kur’ânî dünya görüşünde Allah, bütün hadiselerin nihaî kaynağıdır. Sonuçta, insanın karşılaştığı her iyilik ve başına gelen her kötülük, son tahlilde Allah’ın iradesinin bir eseridir. Ancak insanın “kötü kader” saydığı her şey, gerçekte, nihaî sonuçları itibariyle kötü değildir; zira “mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir, ve yine mümkündür ki sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir: Allah bilir, ama siz bilmezsiniz” (2:216). Böylece, zahirî birçok “kötülük”, çoğu zaman, bir sınavdan ve ilahî kaynaklı bir olgu olan, sıkıntı çekerek ruhsal olgunluğa erişme aracından başka bir şey olmayabilir ve mutlaka başına kötülük gelen kişinin yanlış bir seçiminin veya yanlış fiilinin sonucu olması gerekmez. O halde, açıktır ki bu ayetin sözünü ettiği “kötülük” veya “kötü kader” sınırlı bir muhtevaya sahiptir, çünkü kelimenin ahlakî anlamında kötülüğe işaret etmektedir; yani, kişinin eylemlerinden veya davranışlarından kaynaklanan azaba. Bu da, Allah’ın bütün mahlukatı için koyduğu ve Kur’an’ın “Allah’ın metodu” (sünnetullâh) olarak tanımladığı sebep-sonuç kanunu ile uyum halindedir. Bu gibi sıkıntılar için insan yalnızca kendini suçlamalıdır. Zira “Allah hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz” (4:40).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sana iyilik olarak ne gelirse Allah’tandır. Kötülük olarak gelen de kendi yaptığın yanlışlardandır.1 Biz, seni insanlara elçi olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.2 142/30, 28/47, 23/160, 39/38
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(O halde anlayacakları şekilde söyle): Başına gelen her iyilik Allah’tandır; başına gelen her kötülük de kendindendir.[⁸¹¹] BİZ SENİ bütün insanlığa elçi olarak gönderdik; ve buna (birinin şahid olması gerekirse), en büyük şahit olan Allah yeter.
[811] Bu varlıkta iyiliğin aslî kötülüğün ârızi olduğuna delâlet eder. Her şey mâ hulika lehi (yaratılış gayesi) istikametinde hareket ettiği sürece iyidir. Bu iyilik eşyanın kendisinde var olan değil, yaratanın ona yüklediği bir iyilik olduğu için Allah’a atfedilmelidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insan bil ki) Sana gelen her iyilik Allah'tandır; başına gelen bir kötülük ise kendindendir. (Kendi günahının yüzündendir, fakat onu senin aleyhine takdir eden de benim) Ve (Ey Muhammed) Biz seni insanlara, peygamber olarak gönderdik, buna şahit olarak Allah yeter, (sen onların yaptıklarından elbet sorumlu değilsin)
Osman Fırat
swap_vert close
Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir resul olarak gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sana güzellikten her ne şey nâsib olursa şüphesiz Allah Teâlâ'dandır. Ve sana kötülükten her ne şey isabet ederse kendi nefsindendir. Ve seni nâsa peygamber olarak gönderdik, Allah Teâlâ bihakkın şahit olmaya kâfidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey insan! Sana gelen her iyilik Allah'tandır. Başına gelen her fenalık ise nefsindendir. Ey Resulüm! Seni bütün insanlara elçi gönderdik. Allah'ın buna şahit olması yeter de artar! [2, 124; 7, 113; 8, 27; 42, 30]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana gelen her kötülük de kendi(günahın yüzü)ndendir. Seni insanlara elçi gönderdik. (Buna) şahid olarak Allah yeter.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sana eyilikden her ne isâbet ider ise Allâh'dandır. Fenâlıkdan her ne isâbet ider ise nefsindendir ('amelinin cezâsıdır) [²] (Yâ Muhammed) Biz seni bütün nâsa (tekmîl insânlara) rasûl olarak gönderdik. Buna (senin 'umûm halka rasûl oldığına) şâhid olarak Allâh kâfîdir.
[2] Eyiliği ve fenâlığı îcâd iden Allâh olub eyilik Allâh ihsânullâh, fenâlık ve musîbet ise kulun cezâ-yı 'ameli oldığından yukarıdaki âyet-i kerîmede "Her şey Allâh'dandır" buyurulmasına bu âyet münâfî ve mu'ârız değildir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana ne iyilik gelse Allah'tan gelir, sana ne kötülük gelse senden kaynaklanır. Seni insanlara elçi gönderdik, şahit olarak Allah yeter.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana iyilik olarak ne gelirse Allah'tandır. Kötülük olarak gelenler de kendindendir. Biz, seni insanlara elçi olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana gelen her iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük de kendindendir.(27) Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.
(27) Kendi kusurun sebebiyledir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allah'tandır. Kötülük ve çirkinlikten sana ulaşan şeyse kendi nefsindendir. Biz seni insanlara bir resul olarak gönderdik. Tanık olarak Allah yeter.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
her ne kim ire saña eylük Tañrı’dandur. daħı her ne kim ire saña yavuz iş ya'nį ķızlıķ daħı sınġun nefsündendür daħı viribidük seni ādemįlere yalavac daħı dap oldı Tañrı, ŧanuķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Saña yaḫşılıḳ yitişse Tañrı Ta‘ālādandur, eger saña zaḥmet yitişse yazuḳla‐ruñ sebebi‐y‐ledür. Daḫı seni gönderdük ḳamu ḫalḳa peyġamber. YitişürTañrı Ta‘ālā ṭanuḳ olmaġı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey insan!) Sənə yetişən hər bir yaxşılıq Allahdandır, sənə üz verən hər bir pislik isə özündəndir. (Ya Rəsulum!) Biz səni insanlara peyğəmbər göndərdik. Allahın buna şahid olması (sənə) kifayət edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whatever of good befalleth thee ( O man ) it is from Allah, and whatever of ill befalleth thee it is from thyself. We have sent thee ( Muhammad ) as a messenger unto mankind and Allah is sufficient as witness.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whatever good, (O man!) happens to thee, is from Allah. but whatever evil happens to thee, is from thy (own) soul. and We have sent thee as a Messenger(598) to (instruct) mankind. And enough is Allah for a witness.
598 To blame a man of God for our misfortunes is doubly unjust. For he comes to save us from misfortune, and it is because we flout him or pay no heed to him, that our own rebellion, brings its own punishment. If we realise this truth we shall be saved from two sins: (1) the sin of injustice to Allah's Messengers, who come for our good, and not for our harm; (2) the sin of not realising our own shortcomings or rebellion, and thus living in spiritual darkness. If the message is from Allah, that carries its own authority: "enough is Allah for a witness."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَٓا
o şey ki
اَصَابَكَ
sana isa- bet etti
مِنْ حَسَنَةٍ
güzellikten
فَمِنَ اللّٰهِۘ
artık Allah'tandır
وَمَٓا
ve o şey ki
اَصَابَكَ
sana isabet etti
مِنْ سَيِّئَةٍ
kötülükten
فَمِنْ نَفْسِكَۜ
artık kendi nefsindendir
وَاَرْسَلْنَاكَ
ve seni gönderdik
لِلنَّاسِ
insanlara
رَسُولاًۜ
bir resul
وَكَفٰى
ve yeter
بِاللّٰهِ
Allah
شَه۪يداً
Şehîd olarak
(Ey insan!) Sana isabet eden her güzellik Allah'tandır. Sana isabet eden her kötülük ise kendi nefsindendir. (Resulüm!) Biz seni insanlara (ancak) bir resul olarak gönderdik ve (buna) Şehîd (ismiyle şahid) olarak da Allah yeter.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَسَنَة
İsim
ح س ن
Güzellik, iyilik
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَيِّئَة
İsim
س و ا
Kötülük, fenalık
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid