close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 63. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike-lleżîne ya’lemu(A)llâhu mâ fî kulûbihim fea’rid ‘anhum ve’izhum vekul lehum fî enfusihim kavlen belîġâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, öyle kişilerdir ki Allah bilir kalplerinde olanı, yüz çevir onlardan, öğüt ver onlara, kendi hallerine dair tesirli, dokunaklı sözler söyle onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Elçim!) Halbuki Allah, bunların kalplerinde olanı bilmektedir. O halde Sen aldırma, (şimdilik) onlardan yüz çevir, (dert etme, ama) yine de kendilerine öğüt ver ve onlara nefislerini ikna edici "beliğ" (anlaşılır ve vicdanlarında iz bırakır şekilde) açık ve etkileyici söz söyle (ki bu Senin görevindir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah, onların kalplerindeki herşeyi bilir. O halde, sen onları kendi hallerine bırak, öğüt ver ve onların durumları hakkında tesir edecek güzel söz söyle.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, Allah'ın kalplerindeki, akıllarındaki asıl niyetlerini bildiği kimselerdir. Onların mazeretlerini kabul etme, onların faaliyetlerine karşı tedbir al. Onlara öğüt ver, sorumluluklarıyla ilgili uyarılarda bulun. Onlara, kendileriyle ilgili ruhlarına tesir edecek, etkili, açık sözler söyle.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar Allah'ın kalplerinde olanı bildiği kimselerdir. Sen onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve kendi haklarında açık ve etkileyici söz söyle!
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte bunların, Allah kalplerinde olanı bilir. O halde sen, onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara nefislerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki, kalblerinde olanı ve yalan yere yeminlerini Allah bilir. Onun için özürlerini kabulden yüz çevir ve nifakı terk etmeleri için kendilerine öğüt ver. Onlara, kendilerine dair tesirli söz söyle.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte Allah bunların kalplerindekini bilir. Artık onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onları etkileyecek belağatlı söz söyle.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ama Allah, onların kalplerindeki her şeyi bilir; o halde onları kendi hallerinde bırak; kendilerine öğüt ver ve onlara kendileri hakkında etkili söz söyle!
Besim Atalay
swap_vert close
Allah bilir onların yüreklerinde olanı, onlardan kaçınasın, öğüt dahi veresin, özlerine koyacak, sözler söyle onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Halbuki onlar, kalplerinde olan (yalan)ı Allah'ın bildiği kimselerdir. O halde sen onları kendi hallerine bırak. Ama yine de onlara öğüt ver(meye devam et) ve kendi durumlarıyla ilgili (nefislerini ikna edici) tesirli söz(ler) söyle!
Cemil Said
swap_vert close
Allâh kalblerinin en derin köşesini bilür, ânlardan yüz çevirir ânlara va’az ile, zihinlerine nüfûz idecek akvâl-i belîğa îrâd it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kimselerdir. Onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara durumları hakkında tesirli söz söyle.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar Allah'ın, kalplerindekini bildiği kimselerdir; onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında tesirli söz söyle.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH onların kalplerindekini bilir. Onlardan yüz çevir, onları aydınlat, ve kişiliklerini etkileyecek güzel sözler söyle.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, Allah'ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine tesir edecek güzel söz söyle!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar öyle kimseler ki kalblerinde olanı Allah bilir, onun için sen onlara aldırma da kendilerine va'zet ve nefisleri hakkında kendilerine beliğ müessir söz söyle
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hâlbuki Allah, onların kalplerinde olan (nifâk) ı bilmektedir. Onlara aldırma (söylediklerine/özür dilemelerine itibar etme, velâkin sen,) yine de onlara öğüt ver ve kendileri hakkında içlerine işleyecek (nifak dolu gönüllerini etkileyecek) güzel sözler söyle.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, bu kimselerin kalplerinde olanı biliyor. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onlara etkileyici söz söyle.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bunlar! Allah öyle kimselerin kalblerinde olanı bilir. Artık onlardan yüz çevir, onlara öğüd ver, onlara kendilerine dâir çok müessir söz (ler) söyle.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte onlar, Allah'ın kalblerinde olan (nifâk)ı bildiği kimselerdir; öyleyse onlardan yüz çevir, kendilerine nasîhat et ve onlara kendileri hakkında te'sirli söz söyle!
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar (ikiyüzlüler), Allah’ın kendi akıllarında olanı (niyet ve düşüncelerini) bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte Allah, bu şekilde davrananların kalplerinde olanları biliyor. Onlardan yüz çevir, sadece onlara öğüt ver ve onların kendi nefislerinde anlayacağı şekilde açık anlaşılır şekilde konuş.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunlar o kimselerdir ki allah onların gönüllerinde ne varsa hepsini bilir. Onun için sen onlardan yüz çevir. Onlara öğüt ver, onların içlerine işliyecek sözü onlara söyle.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah öyle kimselerin kalplerinde olanı bilir. Artık onlardan yüz çevir [⁴], onlara öğüt ver, onlara kalplerine erişecek söz söyle [⁵].
[4] Ukubetlerinden vazgeç veya mâzeretlerini kabul etme.[5] Kalplerine tesir edecek söz söyle veya kendileri hakkında müessir bir söz söyle veyahut onlarla gizli kalınca nasihat et.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte onlar Allah’ın kalplerinde olanları bildiği kişilerdir. Sen de onları kendi hâllerine bırak [fe-a’rıd] ve onlara öğüt ver. Onların durumunu açıklayan etkili bir söz söyle.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte bunların kalplerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama Allah, kalplerindeki gerçek niyetlerini bilmektedir. O hâlde, onları Allah’a bırak fakat tebliğ görevini asla ihmal etme: Bizzat kendilerini ilgilendiren, iç dünyalarına seslenen açık, anlaşılır, güzel ve etkileyici sözlerle onlara öğüt ver. Allah’ın Elçisine karşı gelenler, şunu iyi bilsinler ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar kalblerindeki şeyleri Allah’ın bileceği kimselerdir. Onlardan uzak dur / aldırış etme! Öğüt ver! Kendileri hakkında onlara etkili bir söz söyle!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Allah, onların akıllarından geçenleri çok iyi biliyor. Bu nedenle sen, onlara aldırma, nasihat et, hattâ kendilerine yürekleri hoplatan sözler söyle...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah onların kalbinde olanı bilir. Öyleyse onlara aldırma! Onlara öğüt ver. Onlara kendilerini etkileyecek gerçekleri güzel bir şekilde anlat! Kırılırlar, üzülürler diye düşünme! Hesap günü; “Ya Rabbi Müminler vardı. Gerçekleri biliyorlardı. Bizim nazımızı, bizim hatırımızı gözeterek bize gerçekleri anlatmadılar!” Demesinler. Sevdiğin de olsa, kızdığın da olsa gerçekleri onlara güzelce söyle ki; sorumluluk üzerinden kalksın! Herkes kendi seçiminin sorumluluğunu üstlensin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kişilerdir. Onlardan yüz çevir! Kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili söz söyle! [*]
Bu ayet tebliğ etmenin ve tebliğde etkili konuşmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın kalplerindeki (fenalıklarının derecesini) iyi bildiği bu kimselere, sakın yüz verme, onlara öğüt ver ve onlara, gönüllerine tesir edecek güzel söz söyle!
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama Allah onların kalplerindeki her şeyi bilir; o halde kendi hallerine bırak onları, öğüt ver ve onlarla durumları hakkında etraflıca konuş:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, onların kalplerindeki gerçek niyet ve maksadı çok iyi bilir. Öyleyse, onlara itibar etme ama yine de onlara öğüt ver ve onlara vicdanlarını sızlatacak açık ve etkileyici söz söyle. 2/33, 64/4, 57/6, 67/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama bunlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kişilerdir. Şu hâlde onları kendi hâllerine bırak;[⁷⁹⁹] onlara öğüt ver ve onlara konuş; bu, içlerinde iz bırakan beliğ bir konuşma olsun.
[799] İ‘radın doğru karşılığı “yüz çevirmek” olamaz. Zira yüz çevirene âyetin devamında olduğu gibi “öğüt ver” denmez (Bkz.: 74:23, not 16).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki, kalblerinde ne olduğunu Allah elbette bilir, sen onlara kızma da, öğüt vermeye devam et. Haklarında etkili (onları kötülüklerden alıkoyacak) sözler söyle.
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh onların kalblerinde olanı bilir. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine işleyecek güzel söz söyle!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar o kimselerdir ki, Allah Teâlâ onların kalplerinde ne olduğunu bilir. Artık onlardan çekin ve onlara öğüt ver ve onlara nefisleri hakkında müessir söz söyle.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah onların kalplerinde ne var, ne yok pek iyi biliyor. Onun için sen onlara aldırma, fakat kendilerine öğüt ver ve onlara kendilerine dair, içlerine işleyecek beliğ sözler söyle.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah onların kalblerinde olanı bilir. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine işleyecek güzel söz seyle!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların kalblerinde olanı Allâh bilir. Onlardan i'râz it (yüz çevir ve nifâkı ve yalanı terk itmeleri içün) belîğ ve müessir sözler söyle.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar var ya onlar! Onların kalplerinde olanı Allah bilir. Onlara karşı dikkatli ol, öğüt ver. Onların içlerine işleyecek etkili sözler söyle.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte bunlar, Allah'ın kalplerinde ne olduğunu bildiği kimselerdir. Öyleyse, onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara içlerinde olanla ilgili açık ve etkileyici söz söyle.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların kalplerinde olanı Allah biliyor. Sen onlara aldırma, onlara öğüt ver ve kendileri hakkında, durumlarına uygun ve anlayabilecekleri şekilde etkili söz söyle.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah bunların kalplerindekini biliyor. Artık aldırma onlara; öğüt ver kendilerine ve öz benlikleri hakkında etkili sözler söyle onlara.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlar anlardur kim, bilür Tañrı anı kim göñülleri içindedür. pes yüz döndür anlardan; daħı ögütle anları; daħı eyit anlara gendüzilerinde ya'nį ħalvetde söz yitürü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ bilür Tañrı Ta‘ālā yüreklerinde olġanı. Terk eyle yā Muḥammed,daḫı ögüt vir anlara ve eyit anlara özleri arasında ġāyetde yaḫşı söz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar elə şəxslərdir ki, Allah onların ürələrindəkini (yaxşı) bilir. (Ya Rəsulum!) Sən onlardan üz çevir, onlara öyüd ver və onlara özləri haqqında tə’sirli söz de!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those are they, the secrets of whose hearts Allah knoweth. So oppose them and admonish them, and address them in plain terms about their souls.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those men,-(Allah) knows what is in their hearts; so keep clear of them,(582) but admonish them, and speak to them a word to reach their very souls.
582 How should hypocrites be treated? To take them into your confidence would of course be foolish. To wage unrelenting war against them may destroy the hope of reforming diem and purging diem of their hypocrisy. The Prophet of Allah keeps clear of their wiles, but at the same time, does not hesitate to show them the error of their ways, nor to put in a word in season, to penetrate their hearts and win them back to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
İşte onlar
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
يَعْلَمُ
bilir
اللّٰهُ
Allah
مَا
o şey- leri ki
ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalplerindedir
فَاَعْرِضْ
öyleyse yüz çevir
عَنْهُمْ
onlardan
وَعِظْهُمْ
ve kendilerine nasihat et
وَقُلْ
ve söyle
لَهُمْ
onlara
ف۪ٓي
hak- kında
اَنْفُسِهِمْ
kendileri
قَوْلاً
bir söz
بَل۪يغاً
çok belagatli
İşte onlar, Allah'ın kalplerinde olan (şirk)i bildiği kimselerdir. (Sen) Onlara aldırma, kendilerine nasihat et ve onların içlerine işley(ip onları kendilerine getir)ecek tesirli söz söyle!
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
وَعَظَ
Fiil-I
و ع ظ
Nasihat etti, vaaz verdi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
بَلِيغ
Sıfat
ب ل غ
Belagatli söz