close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 62. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekeyfe iżâ esâbet-hum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim śümme câûke yahlifûne bi(A)llâhi in eradnâ illâ ihsânen vetevfîkâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Elleriyle hazırladıkları bir felakete uğrayınca da halleri nice olur? Sonra sana gelirler Allah'a yemin ederek ve biz, ancak iyilik etmek, ara bulmak istedik diyerek.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öyleyse nasıl oluyor da, kendi ellerinin sundukları (kötü amellerinin ve bozuk emellerinin sebep oldukları) yüzünden, onlara bir musibet isabet edince, hemen ardından Sana gelerek: "Kuşkusuz, biz iyilik yapmaktan ve arayı bulup uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye (yalan yere) Allah’a yemin etmektedirler!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse nasıl olur da, kendi ellerinin sundukları sonucunda bir felaket başlarına gelince, sana gelerek “Şüphesiz biz iyilikten ve uzlaştırmaktan başka birşey istemedik” diye Allah'a yemin ederler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Daha önce yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar yüzünden başlarına bir felâket gelince, cezaya maruz kaldıklarında, nasıl da sana gelirler. Allah'a yeminler ederek: “Biz sadece iyilik etmek, müslümanlara hizmette bulunmak ve uyum sağlamak istedik" derler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/95; 5/52.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendi elleriyle işlediklerinden dolayı başlarına bir bela geldiğinde nasıl oluyor da sana gelip: "Biz iyilik ve uzlaştırmadan başka bir şey amaçlamamıştık" diye Allah'a yemin ediyorlar?
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse, nasıl olur da, kendi elleriyle yaptıkları yüzünden, onlara bir musibet isabet eder, sonra sana gelerek: 'Kuşkusuz, biz iyilikten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik' diye Allah'a yemin ederler?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ellerinin yaptığı (kötü âmel) yüzünden başlarına bir musibet geldiği vakit halleri nasıl olur? Sonra (özür dilemek veya Ömer'in öldürdüğü münafık'ın diyetini istemek için) sana gelip Allah'a yemin ederler ki: “-Bizim maksadımız ancak güzel bir şekilde iki hasmın arasını uzlaştırmaktı.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Halleri nice olur! Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiği, sonra Allah’a yemin ederek: “Biz ancak iyilik ve barıştırmak istedik” dedikleri zaman…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen, “Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik” diye yemin ederek, sana nasıl gelirler!
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları işlerin cezası olarak, başlarına bir şey gelecek olsa, halleri nice olur? Sonra sana gelerek: «Bizler ancak iyilikle uyuşmak istiyoruz» diye Allahın adına ant içerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Peki, nasıl oluyor da kendi elleriyle işledikleri (kötülükler) yüzünden başlarına bir musibet gelince sana koşarak: “Biz sadece iyilik yapmak ve uzlaşma sağlamak istemiştik” diye Allah'a yemin ediyorlar.
Bkz. 2/95, 5/52  
Cemil Said
swap_vert close
’Amellerinin karşulığı olmak üzere kendilerine musîbet irişdiği vakit ne yapacaklar? Sana gelecekler ve iyilik ve i’tilâfdan başka bir arzuları olmadığına dâir Allâh’a kasem idecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir musibet çattığında sana gelip: "Biz, iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik" diye de nasıl Allah'a yemin ederler?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da “Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik” diye Allah’a yemin ederek sana geldikleri zaman hâlleri nasıl olur?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Öyleyse nasıl olur da önceden yapıp ettikleri yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen “Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik” diye yemin ederek sana gelirler!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen, biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik, diye yemin ederek sana nasıl gelirler!
Edip Yüksel
swap_vert close
İşlediklerinin sonucu olarak başlarına bir musibet gelse hemen sana gelerek, "Amacımız ancak iyilik yapmak ve uzlaştırmaktı," diye ALLAH adına yemin ederler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ya nasıl, elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felaket gelince, hemen sana geldiler de: "Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istedik." diye Allah'a yemin ediyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya ellerinin yaptığı yüzünden başlarına bir musıbet geldiği zaman nasıl? sonra gelmişler de sana «billâhi muradımız sırf bir iyilik yapmak ve ara bulmaktan ibaret idi» diye yemin ediyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Peki, bunca itaatsizliklerine rağmen) nasıl oluyor da (bunlar,) kendi elleriyle (cüz’î irâdeleriyle) yapmış oldukları (kötülükler) yüzünden, başlarına bir musibet geldiği vakit, sana gelerek: “Biz, sadece iyilik yapmak ve arayı bulmak istemiştik.” diye, Allah’ (adın) a yemin ed (ebil) iyorlar?
Âyet-i kerîmedeki soru, esasında, munâfıkları kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı, onlara bir bela isabet edince, sana gelerek: “Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmaktan başka bir şey istemedik.” diye nasıl da Allah'a yemin ediyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Önce elleriyle (ihtiyârlariyle) yapdıkları (fenalıklar) yüzünden onlara bir belâ çatdığı zaman (halleri) nice olur? (Onlar böyle bir felâkete uğradıkdan) sonra «Biz iyilikden ve ara bulmakdan başka bir şey arzu etmedik» diye, Allaha andederek, sana geleceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Peki ellerinin evvelce işlediği (günahlar) yüzünden başlarına bir musîbet geldiği zaman (hâlleri) nasıl olacak? Sonra (bir de) sana gelip: “(Biz) ancak iyilik etmek ve arayı bulmak istedik” diye Allah'a yemîn ediyorlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kendi işledikleri (zulüm ve kötülükler) yüzünden başlarına bir musibet geldiği zaman (hâlleri) nasıl olacak? Sonra (bir de) sana gelip:’ (Biz) ancak iyilik etmek ve arayı bulmak istedik’ diye Allah’a yemîn ediyorlar!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendi elleriyle yaptıkları yanlışlardan dolayı, onlara bir kötülük isabet ettiğinde, durumları nasıl olacak? O zaman hemen sana gelip, yaptıklarını iyilik olsun ve ortama uyum sağlamak amacıyla yaptıklarına dair Allah adına yemin edip duracaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşledikleri günahlardan dolayı başlarına kötülük gelince onların durumu nice oluyor? Sonra onlar sana gelirler de and içerek şunu derler: " Biz bunu yalnız iyilik olsun, ara bulunsun diye yapmak istemiştik."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların başına elleriyle işlediklerinden dolayı bir musibet gelirse halleri nice olur. Sonra sana gelirler de biz iyilik etmekten ve aralarını bulmaktan başka bir şey istemedik diye yemin ederler [³].
[3] Yahut bu hali de görürsün.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, elleriyle işlediklerinden dolayı başlarına bir musibet gelince, sana gelerek ve “Biz sadece iyilik etmek ve uzlaştırmak [tevfîk] istemiştik” diye nasıl da Allah’a yemin ediyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Peki nasıl oluyor da kendi ellerinin sunduklarından ötürü başlarına bir felaket geldiğinde sana gelerek, “Biz (muhakeme için tağuta başvurmakla) iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey dilemedik” diye Allah'a yemin ediyorlar?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kendi elleriyle yaptıkları kötülükler yüzünden başlarına bir felâket gelince, nasıl da sana gelip “Bizim amacımız iyilik etmek ve müminlerle kafirler arasını uzlaştırmaktan başka bir şey değildi!” diye Allah’a yeminler ediyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ellerinin önceden yapıp sundukları sebebiyle onlara bir musibet isabet ettiği zaman yine sana geldiler: “Sadece iyilik ve arabuluculuk istedik” diye, Allah’a nasıl yemin ediyorlar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Peki, yaptıkları yüzünden başlarına bir iş gelir de yemin billah tekrar sana dönerlerse n'olacak? " vallahi biz sadece iyilik etmek ve yardım etmek istemiştik " derlerse n'olacak?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların yasalarımıza aykırı yaptıkları yüzünden başlarına felaketler gelir. O zaman şöyle derler; "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik!" Böyle diyerek yalanlarını yeminle güçlendirmeye kalkarlar. Hiç düşünmüyorlar mı? Yaptıkları şeylerle söyledikleri yalanlar yüzlerine vurulunca halleri nasıl olacak?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir musibet gelince, [*] “Sadece iyilik ve uzlaştırma istedik.” diye (yalan yere) yemin ederek nasıl da hemen sana gelirler! [*]
Bu ayet Bakara 2:155, Nisâ 4:79, Kasas 28:47, Rûm 30:41, Şûrâ 42:30 ve 48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Münafıkların bu türden yalan yeminleri hakkında Nisâ 4:62’de, ayrıca Tevbe 9:42, 56, 62, 74, 95, 96, 107, Mücâdele 58:14 ve 18’de bilgi verilmekte, hepsinde de aynı fiil yani [yahlifûne] kullanılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Peki, nasıl oluyor da bunlar, kendi elleriyle yaptıkları bir kötülük yüzünden, başlarına bir felaket gelince sana gelerek: “Biz, sadece iyilik yapmak ve arayı bulmak istemiştik.” diye, Allah adına yemin ediyorlar?
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat bu dünyada yaptıkları yüzünden ⁸¹ [Hesap Günü] başlarına felaket geldiğinde ne olacak [onların hali]; o zaman sana gelip Allah’a yeminle, “Bizim niyetimiz, iyilik yapmak ve uyum sağlamaktan başka bir şey değildi” [diyecekler]? ⁸²
81 Lafzen, “ellerinin önlerine koydukları yüzünden”. Onların ikircikli tavırlarına ve böyle bir tavrın başkaları üzerinde yaratabileceği zihinsel şaşkınlığa bir işaret.82 Yani, amaçlarının, Kur’ânî değer sistemini “hümanistik” (insan-merkezli) dünya görüşü ile uzlaştırmaktan başka bir şey olmadığını iddia edecekler: Kur’an’ın, ikiyüzlüce bir davranış ve bir aldatmaca olarak görüp reddettiği bir iddia (karş. 2:11-12). “O zaman sana gelip ...” ibaresi ile ilgili olarak bkz. bu surenin 41. ayeti.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Peki onlar, kendi elleriyle işlediklerine karşılık, bir musibete uğrayınca onların hali ne olacak? Sonra da sana gelip Allah’a yemin ederek “Biz iyilikten ve uzlaşı sağlamaktan başka bir şey istemiyorduk!” diyecekler. 28/47, 2/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat, önceden yaptıkları yüzünden başlarına öngöremedikleri bir musibet gelince, ne olacak hâlleri? Sonra sana gelecekler, Allah adına yeminle “bizim amacımız sadece iyilik yapmak ve senin başarını sağlamaktı” (diyecekler).[⁷⁹⁸]
[798] Nifakın sosyo-psikolojik gerekçesi burada, “ferdin iç dünyasıyla dış dünyası arasındaki zıtlığı rol yaparak çözme yolunu seçmesi” şeklinde dile getiriliyor. İki yüzlülüğü tabiat hâline getirmiş kimi nifak sahiplerinin buna benzer gerekçelerinin Allah tarafından ciddiye alınmayacağı ifade edilmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Evvelce işledikleri (günah, hakem olarak Tagut'a baş vurmaları) yüzünden başlarına bela çattığında ise, nasıl hemen geldiler de "Niyetimiz sadece bir iyilik etmekti, ara bulmak istedik" diye -yalan yere- yemin de ediyorlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uygun olandan başka bir şey istememiştik" diye Allah’a yemin ederek sana geldikleri zaman hâlleri nasıl olur?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya onlara kendi ellerinin evvelce yaptığı şey sebebiyle bir musibet isabet ettiği zaman (halleri) nasıl olacak? Sonra da sana gelirler, «Biz başka değil, ancak iyilik etmek ve ara bulmak istedik,» diye Allah Teâlâ'ya yemin ederler
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat işlediklerinin cezası olarak başlarına bir musîbet geldiği zaman ne olur? Onlar hemen sana gelir, yemin billah ederek “Vallahi maksadımız sırf iyilik yapmak ve ara bulmaktan ibaret idi. ” derler. [2, 95; 5, 52]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ya nasıl, elleriyle yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına bir felaket gelince, hemen sana gelirler: "Biz sadece iyilik etmek ve uzlaştırmak istedik." diye Allah'a yemin ederler?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara, kendi elleriyle yapdıkları şeyden (Allâh rasûlünden yüz çevirmek, müşriklerin hükmüni istemek) dolayı (Ömer'in münâfıkı katli gibi) bir musîb geldikde halleri ne olur? Sonra sana gelüb arz-ı i'tizâr ile biz bu hareketimizle ancak eyilik ve muvaffakiyet istemişdik (başka bir maksadımız yokdı) diye Allâh'a yemîn iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir iş geldiğinde halleri ne olacak? O zaman sana gelip Allah’a yemin ederek diyecekler ki “Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istemiştik.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse, nasıl olur da, kendi elleriyle işlediklerine karşılık bir musibete uğrayınca sana gelip Allah'a yemin ederek “Biz, iyilikten ve uyum sağlamaktan başka bir şey istemedik.” diyorlar?!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat kendi elleriyle hazırladıkları bir belâ başlarına geldiği zaman, nasıl oluyor da sana gelip “Bizim iyilik edip ara bulmaktan başka bir maksadımız yoktu” diye Allah'a yemin ediyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Peki, nasıl oluyor da ellerinin hazırladıkları yüzünden başlarına bir musibet çöktüğünde, sana gelip, "Biz sadece iyilik yapmak, barıştırmak istedik!" diye Allah'a yeminler ediyorlar!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes nitedür ol vaķt kim geldi anlara muśįbet andan ötürü kim ilerü duttı elleri andan geldiler saña, and içerler Tañrı’ya: dilemedük biz illā eylük eylemek daħı yaķışıķ eylemek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes nice olur ḥālleri ḳaçan özlerine muṣībet yitişse günāhları sebebi‐y‐ile?Andan gelürler saña, and içerler Tañrı adı‐y‐la ki biz dilemedük illāyaḫşılıḳ tevfīḳ bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bəs etdikləri əməllərin cəzası olaraq başlarına bir müsibət gəldiyi zaman (onların halı) necə olacaq? Sonra onlar sənin yanına gəlib: “Biz yalnız yaxşılıq etmək və (iddiaçılar arasında) barışıq yaratmaq istədik”, - deyərək Allaha and içəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
How would it be if a misfortune smote them because of that which their own hands have sent before (them)? Then would they come unto thee, swearing by Allah that they were seeking naught but harmony and kindness.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
How then, when they are seized by misfortune, because of the deeds which they hands have sent forth? Then their come to thee, swearing by Allah. "We meant no more than good-will and conciliation!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَكَيْفَ
peki nasıldır
اِذَٓا
ne za- man ki
اَصَابَتْهُمْ
onlara isabet etti
مُص۪يبَةٌ
bir musibet
بِمَا
o şey yü- zünden ki
قَدَّمَتْ
takdim etti
اَيْد۪يهِمْ
elleri
ثُمَّ
sonra
جَٓاؤُ۫كَ
sana geldiler
يَحْلِفُونَ
yemin ediyorlar
بِاللّٰهِ
Allah'a
اِنْ اَرَدْنَٓا
istemedik
اِلَّٓا
ancak
اِحْسَاناً
iyilik etmek
وَتَوْف۪يقاً
ve arayı bulmak
Peki, nasıl oluyor da kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir musibet isabet edince hemen sana gelip, "biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik" diye Allah'a yemin ediyorlar?
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مُصِيبَة
Etken fiil-IV
ص و ب
Musibet, isabet etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
يَد
İsim
ي د ي
El
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
حَلَفَ
Fiil-I
ح ل ف
Yemin etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِحْسَانِ
Fiilimsi-IV
ح س ن
Güzellikle davranmak, iyilik etmek, ihsanda bulunmak
تَوْفِيق
Fiilimsi-II
و ف ق
Arayı bulmak, başarmak