close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 58. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe ye/murukum en tu-eddû-l-emânâti ilâ ehlihâ ve-iżâ hakemtum beyne-nnâsi en tahkumû bil’adl(i)(c) inna(A)llâhe ni’immâ ye’izukum bih(i)(k) inna(A)llâhe kâne semî’en basîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah, size ne de güzel öğüt vermede. Şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, görür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kesinlikle Allah (CC) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil ve emin kimselere (oylarınızı Hakkın kurallarını ve halkın yararını gözetenlere) vermenizi ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman ise adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, (her şeyi tüm ayrıntılarıyla) İşitendir, Görendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekten Allah size, emanetleri ehil olanlara vermenizi ve her ne zaman insanlar arasında hüküm verecek olursanız, adaletle hükmetmenizi emreder. Evet Allah size ne güzel öğüt veriyor. Allah mutlaka herşeyi işiten ve herşeyi görendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah size, emanetleri, kamu görevlerini, devlet işlerini, sorumluluk gerektiren meseleleri mutlaka ehline, kabiliyetli, liyâkatli, bilgili, dürüst ve güvenilir kimselere vermenizi, insanlar arasında hakem-hâkim, idareci olduğunuz zaman, adâletle icraat yapmanızı, hüküm vermenizi emrediyor. Allah size ne güzel öğütler veriyor, sorumluluklarınız konusunda sizi uyarıyor. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir, görür; doğru olanı duyurur, doğruları gösterir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah emanetleri sahiplerine teslim etmenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hüküm vermenizi emretmektedir. Allah ne güzel öğüt veriyor! Allah duyandır, görendir.
58.İbnu Merdeviye`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) Mekke`yi fethedince (daha önce Ka`be`nin anahtarını kendinde bulunduran) Osman bin Talha`yı çağırarak: "Bana anahtarı getir" dedi. O da anahtarı getirdi. Resulullah (a.s.) anahtarı almak için elini uzatınca Abbas (r.a.) ayağa kalkarak: "Ey Resulullah (a.s.)! Annem babam sana feda olsun, sikâye (hacılara su verme görevi)nin yanısıra bunu da (yani Ka`be`nin anahtarının muhafazası görevini de) bana ver" dedi. Bunun üzerine Osman elini çekti. Resulullah (a.s.): "Ey Osman! Anahtarı ver!" diye buyurdu. O da: "Al sana Allah`ın emaneti" dedi. Resulullah (a.s.) sonra kalkıp Ka`be`nin kapısını açtı. Daha sonra da çıkıp Ka`be`yi tavaf etti. Bunun ardından Cibril (a.s.) gelerek anahtarın (Osman bin Talha`ya) geri verilmesini bildirdi. Resulullah (a.s.) da Osman bin Talha`yı çağırıp anahtarı kendisine verdi. Sonra bu ayeti kerimeyi okudu. Aynı anlamda bir başka rivayeti de Şu`be, İbnu Cureyc`den rivayet etmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz Allah, emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten Allah, size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hüküm vermenizi emreder. Hakikaten Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah, hükümlerinizi hakkıyle işitici, emanete ait işlerinizi hakkıyle görücüdür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Muhakkak Allah, emanetleri sahiplerine ödemenizi emreder. İnsanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi ister. Muhakkak Allah’ın size olan güzel öğüdü budur. Muhakkak Allah, çok iyi işiten ve görendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah size, mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir; her şeyi görendir.[77]
[77] Emanet kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 183-188; XV, 360-361.  
Besim Atalay
swap_vert close
Allah size buyurur ki: «Emanetleri ehline bırakınız!»; insanların arasında hüküm vermek isterseniz, adaletle hüküm verin, Allah size ne iyi şey öğütler, Allah işitici, Allah görücü
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah size, mutlaka emaneti (ve işleri) ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adalet (ve hakkaniyet)le hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir.
Bkz. 16/90Emanet; bir şeyin ya da işin sorumluluğunu ve yetkisini geçici olarak birine vermektir. Konusu ve alanı ne olursa olsun sosyal, ekonomik, siyasi, ticari yükümlülükler buna dahildir. Emanette liyakat çok önemlidir. Basit ve ehemmiyeti düşük küçük şahsi işlerde bile insan liyakat ararken şahsının ve toplumun geleceğini doğrudan ilgilendiren idari, siyasi ve ekonomik anlamda yöneticileri seçerken ya da atarken mutlaka çok hassas davranmamız gerekmektedir.Adalet; eşit davranmak, hakkı teslim etmek, her şeyi yerli yerine koymak demektir. Özet bir ifade ile nizamı âlemdir adalet. Adaletin olmadığı yerde sefalet olur, anarşi olur, terör olur, savaş olur. Onun için adaletin tesisiyle ilgili görev alacak kişilerin seçimi ve ataması da o derece mühimdir. Bir sonraki ayette “otorite emanet edilmiş olanlara itaat” emrediliyor. Liyakatsiz ve ehliyetsiz birine itaat etmek de zulümdür. Onun için atamalarda ve seçimlerde sorumluluk çok büyüktür. Aksi taktirde yapılan zulme de ortak olmuş olunur. Ayetin nüzül sebebi: Miladi 630 Yılında Mekke fethedildiği zaman, Kâbe’nin kilidi Osman b. Talha’da bulunuyordu. Osman b. Talha kilidi Hz. Peygamber’e vermek istemeyince Hz. Ali zorla alarak Kâbe’nin kapısını açtı. Daha sonra Hz. Muhammed’in amcası Hz. Abbas kilidin ve Kâbe’nin bakıcılığının kendisine verilmesini istedi. Hz. Peygamber bu konuda henüz kararını vermemişken bu âyet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ali kilidi Osman b. Talha’ya geri iade etti ve kendisinden de özür diledi. Bu olayı yaşayan Osman b. Talha da Müslüman oldu.Bu ayet hepimizi ilgilendirdiği gibi en çok hisse çıkarması gereken kişiler ülkeleri ve toplumları yönetenlerdir!  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh size emâneti sâhibine virmenizi ve beyne’n nas ’adâletle hüküm itmenizi emr iyliyor Allâh’ın size emr itdiği pek iyi bir fi’ildir. Allâh her şeyi görür ve işidir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.  
 Âyetin emanet ve adalete riayet emri ebedî ve genel bir düstur olmakla beraber, güzel de bir nüzul sebebi vardır: Hz. Peygamber (s.a.) Mekke’yi fethedince, Kâbe’ye bakan Osman b. Talha kapıyı kilitlemiş, Kâbe’nin üzerine çıkmış ve anahtarı vermeyi reddederek: «Senin peygamber olduğunu bilseydim onu verirdim» demişti. Hz. Ali anahtarı zorla ondan aldı, kapıyı açtı, Hz. Peygamber içeri girerek iki rekat namaz kıldı, çıkınca amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan bakıcılığı kendisine vermesini istedi. İşte bu münasebetle 58. âyet nâzil oldu. Efendimiz, Hz. Ali’ye «anahtarı eski vazifeliye vermesini ve ondan özür dilemesini» emretti. Bu olay Osman b. Talha’nın da müslüman olmasına sebep teşkil etmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. ALLAH size ne güzel öğüt veriyor. ALLAH İşitendir, Görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haberiniz olsun ki Allah size şunları emrediyor: Emanetleri ehline veresiniz ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakıt adaletle hükmedesiniz, hakikat Allah size ne güzel va'z veriyor, şüphesiz ki Allah semi', basır bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, Allah size, emânetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, emaneti¹ ehline vermenizi ve insanlar arasında adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla, size en güzel öğüdü veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
1- Yetki, görev ve sorumluluğu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah size emânetleri ehil (ve erbâb) ına vermenizi, insanlar arasında hükmetdiğiniz zaman adaletle hükmeylemenizi emreder. Allah bununla size, gerçek, ne güzel öğüd veriyor! Şübhe yok ki Allah (sözlerinizi, hükümlerinizi) hakkıyle işidici, (bütün yapdıklarınızı) hakkıyle görücüdür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhe yok ki Allah size, emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emreder! Doğrusu Allah, bununla size ne güzel nasîhat veriyor! Şübhesiz ki Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah size, mutlaka emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Şüphesiz Allah size güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir. *
(*) Burada emanetin yerine getirilmesi, ehline verilmesi ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesi yönündeki emirlerin muhatapları genel olarak bütün insanlar, özel olarak müminler ve daha özel olarak da yöneticiler gibi emanet ve adaletten kamu adına sorumlu olan şahıslar ve kurumlardır. Tarih boyunca insanların huzur ve mutlulukları iki sebeple kazanılmış veya kaybedilmiştir: Emanet ve adalet. Emanetler ehline verildiği ve adalete riayet edildiği müddetçe cemiyette huzur ve saadet bulunmuş, hıyanetler ve haksızlıklar ise huzursuzlukların, kavgaların, savaşların, servet ve neslin helâk olmasının baş sebepleri arasında yer almıştır. Emanet, korunması istenen maddî ve mânevî değerdir. Kişinin kullanıp sahibine iade etmek üzere aldığı eşya emanet olduğu gibi devletin hizmet makamları da emanettir; ilim, din, antlaşma ve sözleşmeler, komşuluk hakları vs. emanettir. Bütün bunlar korunacak, muhatap ve ilgililerine teslim edilecek, ne maksatla verilmiş ise ona uygun olarak kullanılacaktır: Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 81-83)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, size sorumlulukları ehillerine vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zamanda, adaletle hükmetmenizi emrediyor. Böylece Allah size ne güzel tavsiyelerde bulunuyor. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Allah size şunları buyurdu. "Emanetleri iyilerine verin , insanlar arasında yarlıgarken doğruluktan ayrılmayın." Bakın, Allah size ne güzel öğüt veriyor. Çünkü Allah işitici, görücü olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah size emanetleri [⁵] ehline ödemenizi, nâs arasında icray-ı hüküm ettiğiniz zaman adalet ile hükmetmenizi emrediyor. Allah size ne güzel öğüt veriyor, çünkü Allah semi/dir, basirdir [⁶].
[5] Emanat; Allah'a, kendi nefsine, halka ait bütün emanat-ı vacibeye, hukukullaha ve hukuk-u ibada şamildir.[6] İşinizi murakabede bulundurur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor.²⁴ Elbette O, size ne güzel öğüt vermektedir. Hiç şüphe yok ki, Allah Semî’dir, Basîr’dir.
24 Devlet yönetiminde liyakat ve adalet ilkelerine vurgu yapılmaktadır. Ayetin iniş sebebine gelince; Mekke’nin fethinden sonra Kâbe’nin anahtarları müşrik Osman bin Talha’da idi. Anahtarları vermek istemedi. Hz. Ali zor kullanarak aldı. Hz. Peygamber’in amcası Abbas bu göreve talip oldu. Hz. Peygamber de anahtarları ona verdi. Kısa bir süre sonra bu ayet nazil oldu.”Emanetin ehline verilmesini” emrediyordu. Osman bin Talha müşrikti ve her müşrik gibi o da necisti (Tevbe, 9/28) ama işin ehliydi. Hz. Peygamber, Osman bin Talha’yı çağırttı anahtarları geri verdi. O da bu asil davranış üzerine Müslüman oldu. Ayette vurgulanan husus; dini inanç ve felsefi düşünce söz konusu edilmeksizin devlet işlerinde, kamu hizmetinde ehil kimse iş ona verilmelidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size pek de güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah size, emânetve yetkileri o konuda güvenilir ve yetenekli olan ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman, kim olursa olsun adâletle hükmetmenizi emrediyor. Bakın, Allah size ne güzel öğüt veriyor! Hiç kuşkusuz Allah her şeyi işitendir, bilendir.Ve işte, en büyük emânetin verileceği yer:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah size, Emanetler’i ehline vermenizi ve İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman Adalet’le hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Allah, çok iyi gören işitendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah size, görevi ehil olana vermenizi emrediyor. Ayrıca insanlar arasında hükmederken, adil olmanızı da emrediyor. Size güzel güzel öğütler veriyor. Çünkü Allah, her şeyi duyuyor ve görüyor…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emretmektedir. [*] Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.
Bu iki buyruk yani “emanetleri ehline vermek” ve “insanlar arasında adaletle hükmetmek” İslam’ın toplumsal hayattaki hassasiyetini ve evrensel bakışını ortaya koymaktadır. Layık olmayan birisini bir göreve getirmek göreve de, o göreve getirilen ehliyetsiz kişiye de haklı olup hakkı verilmeyene de zulümdür. Ayrıca adalet de “devletin dini” olarak görülmelidir; bu yüzden tarafgirlikten kurtulup adaletin herkes için gerekliliğine ve herkesin hakkı olduğuna dair bir bilinç geliştirilmelidir. Bu iki değer için din, dil, ırk, milliyet, cinsiyet, coğrafya, mezhep, meşrep, meşguliyet vs. farkı söz konusu edilemez, edilmemelidir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:8, 42; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Mü’minûn 23:8; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8; Me‘âric 70:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle¹ hükmetmenizi emrediyor. Allah böylece size ne güzel şeylerle² öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
1 Adâlet: Her şeyi yerli yerince yapma, hakkı yerine koyma, haksızlıklardan uzaklaşma ve eşitlik demektir. Adâletin zıddı zulüm ve insafsızlıktır. Yani adalet, nizâm-ı âlemdir. Şüphesiz esas hak; Allah’ın hakkı olan ilâhlık hakkıdır. Bu da Allah’a asla eş koşmamaktır. Yani Allah’a canımızın istediği gibi değil, Allah’ın istediği gibi inanmaktır. Bu sebeple en büyük zulüm, şirktir. Bugünkü beşerî sistemlerde belirli sınıflar için dokunulmazlıklar söz konusu olduğu halde İslâm Hukuku önünde hiç kimsenin bir ayrıcalık, imtiyaz ve masumiyet hakkı yoktur. İslam Devletinin temel görevlerinden biri de adaleti temin etmektir. Ayrıca mahkemelerde şahitlik yapacakların da adalet sahibi olmaları şarttır. Yani her adamdan şahit olmaz. Bk. Nahl: 902 (نِعِمَّا) ifâdesi (نِعْمَ شَيْئًا) anlamında olduğu için tercüme bu şekilde yapılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH, size emanet edilen (şey)leri ehil olanlara tevdî etmenizi ve her ne zaman insanlar arasında hüküm verecek olursanız adaletle hükmetmenizi emreder. ⁷⁵ Allah’ın size yapılmasını tavsiye ettiği [şey], mutlaka en güzel [şey]dir: Allah, kesinlikle her şeyi işitendir, her şeyi görendir.
75 Yani, hem hukukî anlamda, hem de başka insanların güdülerini, tavırlarını ve davranışlarını yargılama anlamında. -Emânet terimi, ister maddî ister manevî, bir kimseye emanet edilen herhangi bir şeyi gösterir (Râzî). Bu emri kendisinden önceki ve sonraki ayetleri gözönünde bulundurarak okursak açık şekilde görürüz ki burada, ilahî kelâm aracılığıyla müminlere iletilen ve müminlerce, “ona ehil olanlar”a -yani, Kur’an mesajının muhatap aldığı bütün insanlığa- tebliğ edilecek bir kutsal emanet olarak görülmesi gereken ilahî mesaj -veya çoğul emânât kullanımına göre ilahî hakikatler- kasdedilmektedir. Bu, elbette daha kapsamlı bir alan ile ilgili buyrukları da ihtiva eder; bunlar, müminlere emanet edilebilecek olan herhangi bir maddî gücün veya ahlakî sorumluluğun yerine getirilmesine ve özellikle de sonraki ayetin işaret ettiği, bir Müslüman topluluğun veya devletin dünyevî gücü veya politik hakimiyeti uygulamasına ilişkin buyruklardır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman da adalet ve hakkaniyetle hüküm vermenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, her şeyi işiten ve görendir. 4/135, 5/8, 38/26, 3/21, 6/152, 16/90, 70/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adâletle hüküm vermenizi emrediyor.[⁷⁹⁴] Allah size ne de güzel öğüt veriyor; zira Allah akıl sır ermez bir biçimde her şeyi işiten, her şeyi görendir.
[794] Emaneh, “bir şeyin sorumluluğunu geçici olarak birine tevdi etmek” anlamına gelir. Bu âyetin üç tür muhatabı vardır. Biri doğrudan muhataptır, diğer ikisi dolaylı muhataplardır. Bunlar: 1) Seçme ve tayin etme makamında olan kimseler. 2) Ehliyet ve liyakate sahip olmadığı hâlde emanete talip olan kimseler. 3) Ehliyet ve liyakat sahibi olduğu hâlde emaneti üstlenmekten kaçınan kimseler. İbn Ömer, üreme organlarına varana dek, tüm organları “emanetler” arasında saymıştır. Âyette, en geniş anlamıyla kullanılmıştır. Maddî, mânevi, siyasal, sosyal ve ekonomik tüm sorumluluklar buna dahildir. İkinci cümleden, âyette özellikle kastedilen emanetin yönetim ve otoriteyle ilgili tüm makam ve mevkiler olduğu anlaşılmaktadır. Ehliyet ve liyakatin olmazsa olmaz şartı dörttür: 1) Kişinin Allah’a nisbetle liyakat ve ehliyet şartı: Allah’a karşı sorumluluk bilincidir. 2) Kişinin kendisine nisbetle liyakat ve ehliyet şartı: Yetenek ve yeterliliktir. 3) Kişinin emanete nisbetle liyakat ve ehliyet şartı: Meşruluktur. 4) Kişinin insanlara nisbetle liyakat ve ehliyet şartı: İnsanlara yararlı olmaktır. Emaneti ehline vermemek üç kat zulümdür: 1) Emanetin kendisine. 2) Emanetin verildiği liyakatsiz kişiye. 3) Emanet kendisine verilmesi gerekirken verilmeyen liyakatli kişiye. Kur’an’ın inşâ ettiği akıl kendisine bahşedilen tüm nimetlere birer emanet gözüyle bakar. Emanet eden emanet edilene ya güvenmiştir, veya güvenilir olup olmadığını sınamaktadır. Emanet edilen kimse emanete ya sadâkat gösterir ya da ihanet eder. Allah’ın insana emanet ettiği her değer için her iki kategorideki her iki şık da ihtimal dahilindedir. Emanetin Allah-insan ilişkisine ve insan-insan ilişkisine taalluk eden boyutları vardır. İnsan her günahı Allah’ın kendisine emanet ettiği bir imkân, organ ve güçle işler. Bu yüzden her günah ilâhî emanete ihanet anlamı taşır. Günahtan dolayı, hiç bir günahın kendisine hiçbir zarar veremediği Allah’a tevbe etme şartının gerekçesi budur. Âyette kastedilenler Hz. Muhammed’in elçiliğini sindiremeyen Yahudiler, emanet ise “Tevrat vahyini taşıma sorumluluğu”dur. Önceki vahye mensup olduğunu iddia edenlerin son vahyi inkâr etmeleri, ilâhi emanete ihanet olarak değerlendirilmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Şüphe yok ki Allah size, emanetleri (her işe ait yetkileri) ehline vermenizi ve (Ey o yetkileri devralanlar size de) insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder, Allah size bununla ne güzel öğüt veriyor, kuşkusuz Allah, herşeyi hakkıyle işitendir ve hakkıyle görendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak Allah Teâlâ size emrediyor ki, emanetleri ehline veriniz ve nâs arasında hükmedince adâletle hükmediniz. Şüphesiz Allah Teâlâ size bununla ne güzel öğüt veriyor. Şüphe yok Allah Teâlâ bihakkın işitici ve bihakkın görücüdür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adalete uygun tarzda hüküm vermenizi emreder. Allah bununla, size ne de güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah semî ve basîrdir (sözlerinizi de, hükümlerinizi de hakkıyla işitir, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görür).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size böylece ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu, Allah işiten, görendir.
Mekkeli müşriklerden Osman ibn Talha, Ka'be'nin anahtarını taşırdı. Bu adam, Fetih günü, kapıyı kilitleyip Hz. peygamber'in Ka'be'ye girmesine engel oldu, "peygamber olduğunu bilseydim, onun girmesine engel olmazdım!" dedi. Hz. Alî, onun elinden anahtarı alıp kapıyı açtı. Hz. peygamber (s.a.v.), içeri girip çıktıktan sonra amcası Abbâs, anahtarın kendisine verilmesini istedi. Allah'ın Elçisi ise anahtarın yine eski sâhibine verilmesini emretti. Onun bu emri, sonuçta Osman İbn Talha'nın müslüman olmasına sebeboldu.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ size, emânetleri ehillerine virmenizi [¹] ve nâs arasında hüküm itdiğinizde 'adl ile itmenizi emr ider. Allâh size bununla (emâneti ehline virmek ve 'adl ile hüküm virmek ile) ne güzel va'az buyurır. Allâh her şeyi işidici ve göricidir.
[1] Mekke'nin feth olundığı gün Ka'be'nin anahtarcısı Osman bin Talha kapuyı kilidlemiş ve anahtarı virmekden imtinâ' itmişdi. Hazret-i Ali mumâileyhin kolunı büküb anahtarı elinden aldı ve kapuyı açdı. Rasûlulllah içeri girerek iki rek'at namâz kıldıkdan sonra dışarı çıkdıkda Cenâb-ı Abbas bin Abdulmuttalib Ka'be anahtarının kendisine virilmesini ricâ itdi. O sırada bu âyet-i kerîme nâzil oldığından Rasûl-ü Ekrem Hazret-i Ali'ye Osman bin Talha'ya i'âde ve teslîmini emir buyurdı. Ve bu âyetin nâzil oldığını haber virdi. Bunun üzerine Osman bin Talha İslâm ile müşerref oldı. Bu güne kadar Kabe'nin anahtarı müşârunileyhin evlâd ve ahfâdındadır. Bu âyet-i kerîme erbâb-ı hal ve 'akde vezâif-i hükümetin ki -Allâh'ın emânetidir- ehline ve müstehakkına virilmesini ve 'adâletle hüküm olunmasını emreder.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt verir. Allah dinler ve görür.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hüküm verdiğinizde de adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah size ne güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah herşeyi işitir, herşeyi görür.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semî'dir, çok iyi duyar; Basîr'dir, çok iyi görür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı buyurur size kim ödeyesiz emānetleri [43b] ehline ya'nį islerine daħı ķaçan hükm eyleysiz ādemįler arasında hükm eyleyesiz 'adl-ıla. bayıķ Tañrı ne eyü nesene ögüder sizi anuñ-ile. bayıķ Tañrı, oldı işidici, görici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā buyurur size ki degüresiz emānetleri ehline, ḳaçan ḥükm eyle‐señüz daḫı ḫalḳ ortasında ḥaḳ ḥükm eyleyesiz ‘adl bile. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālāyaḫşı naṣīḥat eyler size. Tañrı Ta‘ālā işidicidür, göricidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah sizə əmanətləri öz sahiblərinə qaytarmanızı və insanlar arasında hökm etdiyiniz zaman ədalətlə hökm etmənizi əmr edir. Həqiqətən, Allahın bununla (belə bir tapşırıqla) sizə verdiyi öyüd necə də gözəldir! Əlbəttə, Allah (hər şeyi) eşidəndir, görəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah commandeth you that ye restore deposits to their owners, and, if ye judge between mankind, that ye judge justly. Lo! comely is this which Allah admonisheth you. Lo! Allah is ever Hearer, Seer.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah doth command you to render back your Trusts to those to whom they are due; And when ye judge between man and man, that ye judge with justice: Verily how excellent is the teaching which He giveth you! For Allah is He Who heareth and seeth all things.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يَاْمُرُكُمْ
size emreder
اَنْ تُؤَدُّوا
vermenizi
الْاَمَانَاتِ
emanetleri
اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ
ehline
وَاِذَا
ve o zaman ki
حَكَمْتُمْ
hüküm verdiniz
بَيْنَ
arasında
النَّاسِ
insanlar
اَنْ تَحْكُمُوا
hükmetmenizi
بِالْعَدْلِۜ
adaletle
اِنَّ
doğ- rusu
اللّٰهَ
Allah
نِعِمَّا
ne güzel
يَعِظُـكُمْ
size nasihat ediyor
بِه۪ۜ
onun-la
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
سَم۪يعاً
Semî'
بَص۪يراً
Basîr
Şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Doğrusu Allah, size bununla ne kadar güzel nasihat ediyor! Muhakkak ki Allah Semî''dir, Basîr'dir (her şeyi, herkesi işiten ve gizli, açık her şeyi görendir).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَدَّى
Fiil-II
ا د ي
Öderdi, iade etti, eda etti, verdi
اَمَانَات
İsim
ا م ن
Emanetler
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
عَدْل
İsim
ع د ل
Fidye, adalet
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نِعْمَ
Fiil-I
ن ع م
Ne güzel!
وَعَظَ
Fiil-I
و ع ظ
Nasihat etti, vaaz verdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
بَصِير
İsim
ب ص ر
Basîr (Allah'ın esması, ismidir. Gizli ve açık her şeyi gören demektir), gören, görücü