close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 56. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne keferû bi-âyâtinâ sevfe nuslîhim nâran kullemâ nadicet culûduhum beddelnâhum culûden ġayrahâ liyeżûkû-l’ażâb(e)(k) inna(A)llâhe kâne ‘azîzen hakîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki ayetlerimizi inkar edenleri, yakında ateşe atarız. Derileri yanıp eridikçe de azabı tatsınlar diye yerlerine yeniden yeniye deri bitiririz. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz ayetlerimize karşı inkâra sapanları şüphesiz ileride ateşe sokuvereceğiz. (Bunların) Derileri yanıp döküldükçe, azabı (sürekli) tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Gerçekten Allah, (her dilediğini yapacak kadar) Güçlü ve Üstün olandır, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mesajlarımızın doğruluğunu inkâr edenleri, zamanı geldiğinde ateşe mahkum edeceğiz ve derileri her yanıp döküldüğünde, onları yeni derilerle değiştireceğiz ki, azabı tam olarak tadabilsinler. Şüphe yok ki, Allah çok güçlüdür ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âyetlerimizi, Kur'ân'ımızı inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, ateşe atacağız, cehennemde kalmaya mahküm edeceğiz. Onların derileri kızardıkça, piştikçe, azabı yeniden tatsınlar diye, derilerini değiştireceğiz. Allah kudretli hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayetlerimizi inkar edenleri yakında bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı tatsınlar diye, bu derilerini başka derilerle değiştireceğiz. Allah yücedir, hakimdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ayetlerimize karşı inkâra sapanları şüphesiz ateşe sokacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tadmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Gerçekten, Allah, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şüphesiz ki, âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri yarın ataşe atacağız. Derileri piştikçe, azâbı duysunlar diye kendilerine, değiştirerek başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten Azîz'dir, Hakîm'dir= hükmünde hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanlayanı acayip bir ateşe dayatacağız. Derileri kızardıkça, yeni bir azap tatsınlar diye derilerini tazelendiririz. Muhakkak Allah Aziz ve Hakîmdir (güçlüdür, her şeyi yerli yerinde yapar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr edenleri, gün gelecek, bir ateşe sokacağız; onların derileri piştikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstündür; işini yerli yerinde yapandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi tanımayanları, ateşte yakacağız, derileri kavrulunca azabı tatsınlar diye, yeni deriler bitiririz, Allah emre, Allah bilge
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mesajlarımızı inkâr edenleri zamanı geldiğinde ateşe mahkûm edeceğiz. Derileri her yanıp döküldüğünde yerlerine taze deri yaratacağız ki azabı (tam olarak) tadabilsinler. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
Bkz. 20/74, 25/14, 87/13  
Cemil Said
swap_vert close
Bizim âyâtımızı inkâr idenleri kızgın ateşe yaklaşdıracağız, cildleri ateşden yandığı zamân diğer bir cild ile tebdîl iderek ’azâbı tecdîd ideceğiz. Allâh azîz ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
55,56. Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardı. Çılgın bir alev olarak cehennem yeter. Doğrusu, ayetlerimizi inkar edenleri ateşe sokacağız; derilerinin her yanışında, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şüphe yok ki, âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka deriler ile değiştiririz ki acıyı duysunlar. Allah daima üstündür ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakîmdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayet ve mucizelerimizi inkar edenleri bir ateşe atacağız. Derileri yandıkça, azabı tadmaları için başka derilerle yenileyeceğiz. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şüphesiz âyetlerimizi tanımıyan kâfirler, muhakkak ki biz onları yarın bir ateşe yaslıyacağız, derileri piştikçe azabı duysunlar diye kendilerine tebdilen başka deriler vereceğiz; çünkü Allah izzetine nihayet olmıyan bir hakîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âyetlerimizi inkâr edenler var ya, hiç şüphesiz, onları ateşe sokacağız, derileri piştikçe (her defasında yeniden) azabı tatmaları için onları başka (taze) derilerle değiştireceğiz. Şüphesiz Allah her işinde mutlak galip olan hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanlayanları, yakında ateşe atacağız. Derileri piştikçe, azabı iyice tatsınlar diye onlara yeni deriler giydireceğiz. Kuşkusuz, Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Âyetlerimizi inkâr ile kâfir olanlar (var ya) onları muhakkak ki ateşe atacağız. Derileri pişdikce, azabı tadıb durmaları için, onları başka derilerle (yenileyib) değişdireceğiz. Şübhesiz ki Allah mutlak gaalibdir, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki âyetlerimizi inkâr edenler yok mu, onları ileride bir ateşe atacağız! Ne zaman derileri (yanıp) pişse, azâbı (iyice) tatsınlar diye onları, ondan başka derilerle değiştireceğiz.(2) Muhakkak ki Allah, Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(2)“Cehennemin vücûdu (varlığı) ve şiddetli azâbı, hadsiz rahmete ve hakīkī adâlete ve israfsız, mîzanlı(ölçülü) hikmete zıddiyeti (zıdlığı) yoktur. Belki rahmet ve adâlet ve hikmet, onun vücûdunu (var olmasını)isterler. Çünki nasıl binler ma‘sumların hukuklarını çiğneyen bir zâlimi cezâlandırmak ve yüzer mazlum hayvanları parçalayan bir canavarı öldürmek, adâlet içinde mazlumlara bin rahmettir ve o zâlimi affetmek ve o canavarı serbest bırakmak, bir tek yolsuz merhamete mukābil, yüzler bîçârelere yüzler merhametsizliktir.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 222-223)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz (zulüm ve kötülükleri yapıp) âyetlerimizi inkâr etmiş olanları ileride (ahirette) bir ateşe yaslayacağız. (Orada kaldıkları sürece) derileri yanıp acı duymaz hâle geldikçe, azabı tatsınlar diye, derilerini öncekinden başka derilerle değiştireceğiz. Şüphesiz ki, Allah galiptir, (her konuda) doğru hüküm verendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimizi inkâr edenlere gelince, onları ateşe atacağız, derileri kavrulup döküldüğünde, azabı yeniden tatsınlar diye derilerini yenileyeceğiz. Çünkü Allah bunları yapacak güce ve hüküm verme yetkisine sahiptir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte o kimseler ki ayetlerimizi tanımadılar, Biz onları ateşe atacağız. Onların derileri piştikçe bu derileri başka derilerle değiştireceğiz, azabı iyice tatsınlar diye. Çünkü Allah erkli, doğruyu bildirici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphesiz âyetlerimizi tanımayanları ateşe atacağız. Onların derileri piştikçe azabı tadıp durmak için başka derileri peyda edeceğiz. Çünkü Allah azizdir, hakimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elbette, ayetlerimizi inkâr edenleri ateşe yaslayacağız/ sokacağız. Her ne zaman derileri yanarsa/pişerse, azabı (sürekli) tatmaları için, başka yeni deriler ile değiştiririz.²² Muhakkak ki Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.
22 Bu dehşet verici benzetme, azabın uzun süreli olduğunu ortaya koymaktadır (Razî).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu, ayetlerimizi inkâr edenleri yakında ateşe sokacağız; derileri her yanıp piştiğinde, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, ayetlerimizi inkâr edenleri öyle korkunç bir ateşe atacağız ki, derileri kavrulup döküldükçe, azâbı iyice tatsınlar diye, her defasında onunyerine taze deriler yaratacağız. Kuşkusuz Allah, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âyetlerimizi inkâr etmiş olanları, evet onları ateşe yaslayacağız / atacağız. Azab’ı tatmaları için, cildleri (derileri) yanıp döküldükçe onları başka cildlerle değiştirdik. Allah, hakîm azîzdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz sözlerimizi göz ardı edenleri işte böyle bir ateşe atacağız. derileri kızardıkça yenileriyle değiştireceğiz ve acıyı tekrar tekrar tadacaklar. Allah, görkemli gücüyle her şeye hakimdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenleri ateşe atacağız. Hiç şüpheniz olmasın! Derileri yanıp döküldükçe, azabı sürekli tatmaları için derilerini yenileyeceğiz. Allah mutlak güç sahibidir. Hükümlerinde hikmet sahibidir. Neye, neden hükmettiğini çok iyi bilir. Hükümlerinde asla yanılgı yoktur. Daima adaletle hükmeder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki ayetlerimizi inkâr edenleri ileride ateşe atacağız. Derileri pişip dökülünce, onları başka derilerle değiştireceğiz ki azabı tatsınlar! [*] Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:16-17; Hacc 22:19-20; Mü’minûn 23:104; Muhammed 47:15; Müddessir 74:27-29.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O âyetlerimizi inkâr edenleri, yakında derileri kavruldukça azabın acısını daha iyi duysunlar diye kendilerine başka deriler vereceğimiz bir ateşe, sokacağız. Şüphesiz Allah, çok güçlüdür, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Mesajlarımızın doğruluğunu inkara şartlanmış olanları zamanı geldiğinde ateşe mahkum edeceğiz; [ve] derileri her yanıp döküldüğünde onları yeni derilerle değiştireceğiz ki azabı [tam olarak] tadabilsinler. ⁷³ Şüphe yok ki Allah kudret ve hikmet sahibidir.
73 Öteki dünyadaki azap ile ilgili bu dehşet verici teşbîh, sözkonusu azabın uzun süreli niteliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır (Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz ki, ayetlerimizi tanımayanları yakında ateşe sokacağız. Derileri kavrulup döküldükçe, azabı tatmaları için derilerini yenisiyle değiştireceğiz. Allah, üstün kudret sahibi ve verdiği hükümde doğru karar verendir. 3/4, 18/105, 39/63
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Âyetlerimizi inkârda ısrar edenleri, zamanı gelince ateşe mahkûm edeceğiz; (ve) derilerinin her yanıp soyulmasında, derilerini değiştireceğiz ki azabı (ta can evinde) hissedebilsinler: Şüphesiz Allah her işinde tek mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydedendir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki ayetlerimizi inkar edenleri elbette ateşe atacağız, derileri kavruldukça, -azabı tekrar tekrar duysunlar diye- yerlerine yeni deri getireceğiz. Allah, herşeye gücü yetendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphesiz o kimseler ki, Bizim âyetlerimizi inkâr ettiler, onları elbette bir ateşe yaslayacağız. Onların derileri her piştikçe azabı tatmaları için onları başka deriler ile değiştireceğiz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Âyetlerimizi inkâr edenleri yarın cehenneme sokacağız. Derileri kızarıp yandıkça, yerine taze deri yaratacağız, ta ki cezaları olan azabı iyice tatsınlar. Şüphesiz ki Allah azîz ve hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
O ayetlerimizi inkar edenleri yakında bir ateşe sokacağız, derileri piştikçe azabı tadsınlar diye onlara başka deriler vereceğiz! Şüphesiz Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âyetlerimize (Kur'ân'a ve Muhammed 'aleyhisselâma) kâfir olanları yakında cehenneme îsâl ideriz. Orada derileri yandıkca, 'azâbı dâimâ tadmaları içün, yeni derilerle tebdîl iyleriz. Allâh Te'âlâ 'azîz (istediğini icrâya kâdir) ve hakîm (muktezâ-yı hikmeti icrâ ider)dir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetlerimizi görmezden gelenleri (kafirleri) ateşte kızartacağız; derileri piştikçe başka derilerle değiştireceğiz ki o azabı tatsınlar. Üstün olan ve doğru kararlar veren Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayetlerimizi tanımayanları ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah, güçlü ve hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âyetlerimizi inkâr edenleri ateşe sokacağız. Derileri piştikçe de, azabı tatsınlar diye derilerini yenileyeceğiz. Allah herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimizi inkâr edenleri yakında bir ateşe yaslayacağız. Derileri piştikçe, azabı tatsınlar diye, derilerini öncekinden başka derilerle değiştireceğiz. Allah Azîz ve Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar āyetlerümüze śoñra göyündürevüz anları odda. niçe kim bişe derileri anlaruñ, degşürevüz anlara deriler, andan ayruķ tā ŧadalar 'aźābı. bayıķ Tañrı oldı beñdeşsüz dürüst işlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler ki kāfir oldılar āyetlerümüze. Anları givürsevüzgerek ṭamu odına. Niçe ki yansa derileri, yaradur‐biz anlara derilerindenözge deriler, dadmaġ‐ıçun ‘aẕābı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā ‘azīzdür ḥikmetlerissidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ayələrimizi inkar edənləri oda (Cəhənnəmə) atacağıq. Onların dəriləri bişdikcə, əzabı (həmişə) dadsınlar deyə, o dəriləri başqası ilə əvəz edəcəyik. Əlbəttə, Allah yenilməz qüvvət, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Those who disbelieve Our revelations, We shall expose them to the Fire. As often as their skins are consumed We shall exchange them for fresh skins that they may taste the torment. Lo! Allah is ever Mighty, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who reject our Signs, We shall soon cast into the Fire: as often as their skins are roasted through, We shall change them for fresh skins, that they may taste the penalty: for Allah is Exalted in Power, Wise.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
سَوْفَ
yakında
نُصْل۪يهِمْ
onları yaslayacağız
نَاراًۜ
bir ateşe
كُلَّمَا
her ne zaman
نَضِجَتْ
pişse
جُلُودُهُمْ
derileri
بَدَّلْنَاهُمْ
onları değiştiririz
جُلُوداً
derilerle
غَيْرَهَا
ondan başka
لِيَذُوقُوا
tatmaları için
الْعَذَابَۜ
azabı
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
عَز۪يزاً
Azîz
حَك۪يماً
Hakîm
Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr edenleri yakında bir ateşe koyacağız. Ne zaman derileri (yanıp) pişse (ve acı duymaz hâle gelseler) azabı (iyice) tatsınlar diye (onların derilerini) başka derilerle değiştiririz. Muhakkak ki Allah Azîz'dir, Hakîm'dir (bütün şeref ve kudretin sahibi olan, her işinde hikmet ve hayır olandır).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
اَصْلٰى
Fiil-IV
ص ل ي
Yasladı
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
نَضِجَ
Fiil-I
ن ض ج
Pişti
جُلُود
İsim
ج ل د
Deriler
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
جُلُود
İsim
ج ل د
Deriler
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli