close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em yahsudûne-nnâse ‘alâ mâ âtâhumu(A)llâhu min fadlih(i)(s) fekad âteynâ âle ibrâhîme-lkitâbe velhikmete veâteynâhum mulken ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa Allah'ın, lütfedip insanlara ihsan ettiği şeylere haset mi ediyorlar? Gerçekten de biz İbrahim soyuna kitap ve hikmet verdik ve onlara büyük bir saltanat ihsan ettik.
Hikmetten maksat peygamberliktir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah’ın Kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? (Oysa Allah’ın her takdiri ve taksimi hikmetli ve adaletlidir.) Doğrusu Biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk (servet ve devlet) de bahşettik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa onlar Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanları kıskanıyorlar mı? Oysa İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik ve büyük bir hükümranlık da bağışlamıştık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği maddî-manevî nimetleri, imkânları mı kıskanıyorlar? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine ve nesline, kitaplar, peygamberlik, ilim ve hikmet, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini verdik. Onlara büyük bir mülk, büyük bir devlet ve saltanat ihsan ettik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa Allah'ın kendi lütfundan vermiş olduğu şeylerden dolayı insanları çekemiyorlar mı? Biz İbrahim ailesine de Kitab'ı ve hikmeti verdik; onlara ayrıca büyük bir mülk bahşettik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu biz, İbrahim ailesine kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yoksa, Allah, fazlından insanlara verdiği nimetlere hased mi ediyorlar? Gerçekten biz İbrahim hanedânına kitab ve hikmet verdik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa Allah’ın insanlara ikram ve ihsanından verdiklerini mi kıskanıyorlar. Oysa (ecdatları olan) İbrahim’in zürriyetine kitap, hikmet (yasa, ilim) verdik. Ve onlara büyük bir saltanat bağışladık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar? Oysa İbrâhim soyuna kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın erdeminden insanlara gelene haset mi ederler? Biz İbrahimgillere kitap verdik, hikmet verdik, büyük ülke de verdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ya da Allah'ın insanlara cömertçe sunduğu nimet ve bol ihsanına karşı haset mi ediyorlar? Oysa Biz İbrahim ailesine (ki sen de o nesildensin) vahiy ve hikmet vermiş (kitaptaki bilgileri pratik hayatta uygulama yeteneği) bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık vermiştik.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın diğerlerine ihsân itdiği ni’metlere hased idecekler mi? Biz Âl-i İbrâhîm’e kitâb, hikmet ve ’azîm bir mülk virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yoksa Allah'ın bol nimetinden verdiği kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa İbrahim ailesine kitap ve hikmet verdik, onlara büyük hükümranlık bahşettik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122]
Âyeti kerimede geçen “insanlar”dan maksat, Hz. Muhammed; ona verilen “şey” ise peygamberliktir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeylerden dolayı insanlara haset mi ediyorlar? Oysa İbrâhim soyuna da kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara hased mi ediyorlar? Oysa İbrahim soyuna Kitab'ı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoksa ALLAH'ın lütfundan insanlara verdiğini mi çekemiyorlar? Oysa biz, İbrahim ailesine kitap ve bilgelik verdik. Onlara büyük bir otorite verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa o nasa Allahın fazlından verdiği ni'meti çekemiyorlar da hased mi ediyorlar? evet, biz Âli İbrahime kitab ve hikmet verdik hem de azîm bir mülk verdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yoksa onlar (yahûdîler), Allah’ın lütfundan verdiği (peygamberlik ve kitap gibi) şeylerden dolayı (kendi ırkları dışındaki) insanlara haset mi ediyorlar? Oysa biz İbrâhîm’in soyundan gelenlere de kitap ve hikmet vermiş ve onlara büyük bir hükümranlık bahşetmiştik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın kendi lütfundan insanlara bağışladığı şeyleri mi kıskanıyor? İbrahim soyuna da Kitap'ı ve Hikmeti¹ bağışladık ve onlara büyük bir mülk² verdik.
1- Bu terkipteki kitap sözcüğü, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet sözcüğü Kur'an'ın niteliklerinden biridir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan terkipleri gibi. Hikmet, Kur'an'ın baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeler ile ilgili yönünü öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne, sünnet veya bilgelik gibi anlamların verilmesi doğru değildir. 2- Egemenlik, güç, imkân.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksa onlar Allahın fazl (-u kerem) inden insanlara verdiği şeylere (ni'metlere) karşı hased mi ediyorlar? Biz, hakıykat, İbrâhîm haanedanına da kitab ve hikmet vermişizdir. Onlara (başkaca) büyük bir mülk (-ü saltanat) da bahşetdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa Allah'ın lütfundan onlara (peygambere ve mü'minlere) verdiği şeylerden dolayı insanlara hased mi ediyorlar? Muhakkak ki (biz,) İbrâhîm âilesine de kitab ve hikmet verdik ve onlara (pek) büyük bir saltanat verdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yoksa onlar, (kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanlar) Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar? Oysa elbette İbrahim soyuna Kitab’ı ve hikmeti (doğru hükme ulaşmada kullanacakları selim bir muhakeme yeteneği, problemleri çözme bilimi) vermiş ve onlara (İbrahim’in soyundan gelen Yusuf, Davut ve Süleyman gibi onların bir kısmına) büyük bir hükümranlık da bahşetmiştik. *
(*) Kitap, Kur’an’ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet ise, doğru muhakeme yeteneği, problemleri çözme bilimi ile Kur’an’ın baskı, zulüm ve her türlü bozgunluğu engellemek için konulmuş hükümler, kural ve ilkeler ile ilgili yönünü öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne, sünnet anlamını verilmek kesinlikle doğru değildir. Çünkü Kur’an’ın bazı aytlerine göre yüce Allah ikmeti, peygamber olmayanlara da verir. Bkz: (Bakara -269)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa Allah’ın, lutfünden insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Daha öncede İbrahim ailesine kitabı, kitapla hükmetme gücünü ve büyük bir mülk vermiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar Allah’ın bol vergili olmasından dolayı insanlara verdikleri çekemiyorlar mı? Doğrusu Biz İbrahimgillere Kitap’ı, doğrunun bilgisini verdik. Onlara pek büyük bir hakanlık da verdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksa Allah/ın fazl ve kereminden nâşi diğerlerine peygambere ve eshabına verdiği nimetten [²] dolayı mı haset ediyorlar. Biz İbrahim hanedanına Kitap ve hikmet vermiştik, onlara muazzam bir padişahlık ta vermiştik [³].
[2] Nübüvvet, kitap, musrat, izaz gibi,[3] Bunlara hayret ve haset etmezler de neye peygamberler ile eshabının haline hayret ve haset ederler?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah’ın insanlara lütfundan vermesinden dolayı mı kıskanıyorlar? Hâlbuki Biz İbrahim soyuna Kitab’ı ve hikmeti vermiş ve onlara çok büyük bir hükümranlık da bağışlamıştık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksa Allah'ın bol nimetinden verdiği kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa İbrahim ailesine kitab ve hikmet verdik, onlara büyük hükümranlık bahşettik.
(Gayet’ul Meram s.325’te yer aldığına göre İbn-i Abbas bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur: “Bu ayet-i kerime Hz. Muhammed ve Hz. Ali hakkında inmiştir.” Yani Allah’ın bol nimetinden verdiği kimseler Hz. Muhammed ve Hz. Ali’dir. Muhalifler, Allah’ın bol ihsanından nübüvveti Hz. Muhammed’e ve imamet makamını ise Hz. Ali’ye vermesini çekemiyorlar.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa onlar, kendi ırkları dışındaki insanları, Allah’ın engin rahmetiyle onlara verdiği Kitap, Peygamberlik gibi nîmetler yüzünden kıskanıyorlar mı? Oysa daha önce İbrahim’in nesline —ki sen de o nesildensin— Kitap veKitaptaki bilgileri pratik hayata uygulama yeteneği olarak hikmet vermiş ve onlara büyük bir hükümranlık bahşetmiştik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yoksa Allah’ın kendi lütfundan vermesi üzerine İnsanlar’ı mı kıskanıyorlar? Kaldı ki İbrahim’in ailesine Kitap ve Hikmet verdik. Onlara çok büyük bir iktidar / mülk verdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yoksa, Allah'ın değer verdiği insanları mı kıskanıyorlar? Evet biz, İbrahim ailesine kitap yanı sıra egemenlik sanatını da öğrettik. Ardından muhteşem bir saltanat verdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa Allah’ın Müminlere verdiği değeri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz İbrahim’in ailesine de kitap ve hikmet vermiş, onlara büyük bir hükümranlık vermiştik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar! Elbette İbrahim’in soyuna Kitabı ve [hikmet]i (doğru hüküm verme yeteneğini) vermiş ve onlara büyük bir hükümdarlık lütfetmiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa o (Yahûdîler,) Allah’ın insanlara lütfundan verdiği nîmetleri¹ kıskanıyorlar mı? Şüphesiz Biz İbrahim’in soyundan gelenlere de kitap ve hikmet² vermiş, onlara da büyük bir hükümranlık ihsan etmiştik.
1 Yani vahiy ve Peygamberlik nîmetlerini…2 Bk. (Bakara: 269, Hûd: 1, Şuara: 21, Yasin: 2)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah’ın zenginlik ve cömertliğinden başkalarına bahşettiği nimetler dolayısıyla onları kıskanıyorlar mı? ⁷¹ Oysa Biz İbrahim ailesine vahiy ve hikmet bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık vermiştik.
71 Yani, Yahudilere göre vahyin yalnızca kendilerine tahsis edilmiş olmasından dolayı.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan insanlara verdiği vahyi mi kıskanıyorlar? Şüphesiz ki biz, İbrahim’in ailesine kitabı ve hikmeti vermiş, ona ve onun soyuna büyük bir saltanat bahşetmiştik. 2/269, 31/12, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa o (Yahudiler), Allah’ın lutfundan bahşettiği şeylerden dolayı, (iman eden) insanları hasetliyorlar mı? Oysa Biz, İbrahim ailesine vahiy ve onu doğru hükme ulaşmada kullanacakları selim bir muhakeme yeteneği vermiş[⁷⁹³] ve onlara muazzam bir hükümranlık bahşetmiştik.
[793] Hikmet, Kitab ile birlikte geldiği bağlamlarda bu vurguyu taşır (Bkz: 21:74, not 74).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın lutf-u kereminden insanlara (İsmail a.s soyundan gelen Muhammed s.a.s. ile ümmetine) bahşettiği (nübüvvet, kitap ve yardım gibi) nimetlere mi hased ediyorlar? Oysa, biz İbrahim (in İshak'tan gelen) soyuna da, (İsrailoğullarına da) kitap ve hikmet verdik ve onlara büyük hükümranlık da bahşettik, (fakat verdiğimiz nimetlere nankörlük ettiler)
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa Allâh’ın, lutfundan O insanlara lütfundan fazladan verdiğini kıskanıyorlar mı? Oysa biz İbrahim soyuna da kitabı ve hikmeti vermiş ve onlara azim bir mülk vermiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa onlar Allah Teâlâ'nın fazlından olarak nâsa verdiği şey üzerine haset mi ediyorlar? Biz muhakkak âl-i İbrahim'e kitap ve hikmet verdik ve onlara azîm bir mülk verdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa onlar Allah'ın lütfundan insanlara ihsan ettiği nimetlere karşı haset mi ediyorlar? Evet biz Âl-i İbrâhime de kitap ve hikmet verdik, hem de büyük bir hâkimiyet ve mülk verdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa Allah'ın, lutfundan insanlara verdiği (vahiyler) yüzünden onları kıskanıyorlar mı? Oysa biz İbrahim soyuna da Kitabı ve hikmeti vermiş ve onlara büyük bir mülk vermiştik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'Acabâ onlar, Allâh'ın fazl ve keremiyle nâsa (mü'minlere) virdiği şeye hased mi iderler? Biz Âl-i İbrâhîm'e (evlâd-ı İbrâhîm'e) kitâb ve hikmet ve 'azîm mülk virdik (onlardan peygamberlere nübüvvet ve hikmet, ba'zılarına da büyük mülk ve devlet virmiş idik. Muhammed 'aleyhisselâma kitâb ve nübüvvet ve kıyâmete kadar bâkî dîn ve devlet virmekliğimize neden hased iderler? Bunda şâyân-ı hased ve sezâvâr-ı hayret ne vardır?)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoksa Allah'ın ikramından pay verdiği kimseleri çekemiyorlar mı? Oysa İbrahim ailesine Kitap ve hikmet verdik, onlara büyük hükümranlık bahşettik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Biz, İbrahim'in ailesine kitabı ve hikmeti vermişizdir. Onlara büyük bir mülk (saltanat) verdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Veya onlar, Allah'ın insanlara lütuf ve kereminden verdiği şeyi mi kıskanıyorlar? Doğrusu, Biz İbrahim hanedanına kitap ve hikmet verdik; onlara ayrıca büyük bir mülk ve egemenlik de verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa insanları, Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimet yüzünden kıskanıyorlar mı? Evet biz, İbrahim Ailesi'ne de kitabı ve hikmeti vermiş, onlara çok büyük bir mülk de lütfetmiştik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki ḥased eylerler mi ādemlere, anuñ üzere kim virdi anlara Tañrı, eylüginden pes bayıķ virdük ibrāhįm ķavmına kitābı daħı ḥikmeti daħı virdük anlara pādişāhlıķ ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā ḥasūdluḳ mı iderler ḫalḳa, Tañrı Ta‘ālā virgene kereminden. Taḥḳīḳ bizvirdük İbrāhīm ẕürriyetine kitābı, ḥikmeti daḫı. Daḫı virdük anlara ulupādişāhlıġı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa onlar Allahın öz ne’mətindən bəxş etdiyi şeylərə görə insanlara həsəd aparırlar? Halbuki Biz İbrahim övladına da kitab və hikmət vermişdik və onlara böyük mülk (hökmranlıq) bəxş etmişdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or are they jealous of mankind because of that which Allah of His bounty hath bestowed upon them? For We bestowed upon the house of Abraham (of old) the Scripture and Wisdom, and We bestowed on them a mighty kingdom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or do they envy mankind for what Allah hath given them of his bounty? but We had already given the people of Abraham the Book and Wisdom, and conferred upon them a great kingdom.(576)
576 Such as the kingdoms of David and Solomon, for they had international fame.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
yoksa
يَحْسُدُونَ
hased mi ediyorlar
النَّاسَ
insanlara
عَلٰى مَٓا
o şeyler üzerine ki
اٰتٰيهُمُ
onlara verdi
اللّٰهُ
Allah
مِنْ فَضْلِه۪ۚ
fazlından
فَقَدْ
muhak- kak ki
اٰتَيْنَٓا
verdik
اٰلَ
ailesine
اِبْرٰه۪يمَ
İbrâhîm
الْكِتَابَ
kitap
وَالْحِكْمَةَ
ve hikmet
وَاٰتَيْنَاهُمْ
ve onlara verdik
مُلْكاً
bir mülk
عَظ۪يماً
büyük
Yoksa onlar, Allah'ın insanlara fazlından (lütuf ve ihsanından) verdiği (maddi, manevi) şeyler için hased mi ediyorlar? Muhakkak ki Biz, İbrâhîm ailesine kitap ve hikmet verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
حَسَدَ
Fiil-I
ح س د
Hased etti, kıskandı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
ءَال
İsim
ا و ل
Ehil (ehli), aile
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
حِكْمَة
İsim
ح ك م
Hikmet
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam