close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tu/tû-ssufehâe emvâlekumu-lletî ce’ala(A)llâhu lekum kiyâmen verzukûhum fîhâ veksûhum vekûlû lehum kavlen ma’rûfâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın, size geçinmek için verdiği mallarınızı akılsızlara vermeyin, onları rızıklandırın, giydirin ve kendilerine tatlı ve güzel sözler söyleyin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın sizin için (geçiminizi sağlamaya yarar bir araç) kıldığı ve kaim (başlarına yönetici) yaptığı mallarınızı, düşük akıllılara (hayırsız ve yararsız yere harcayacaklara) vermeyin; bunlarla onları (velisi ve vasisi olduğunuz insanları) rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (ma’ruf) söz söyleyin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın sizler için hayatınızın direği kıldığı mallarınızı, aklî olgunluğa ermemiş kimselere vermeyin. Ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın geçiminize dayanak olarak verdiği mallarınızı, paralarınızı makul, mantıklı, temkinli davranamayanlara, reşit olmayanlara vermeyin. O mallarla onların geçimlerini sağlayın, onların üstünü başını alın, onlara İslâmî kurallarla örtüşen, örfe uygun güzel, nezaketli sözler söyleyin, güzel vaatlerde bulunun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın sizin gözetiminize vermiş olduğu mallarınızı aklı ermeyenlerin ellerine vermeyin. Bu mallardan onları yedirip içirin, giydirin ve kendilerine güzel söz söyleyin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey yetimlerin veli ve vasîleri, Allah'ın dünya geçimi için sebep kıldığı tasarrufunuzdaki yetim mallarını, onların akılsızlarına vermeyin. Onları, malları ile rızıklandırın; giydirin ve kendilerine tatlı söz söyleyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın hayatınızın direği kıldığı mallarınızı, aklı olgunlaşmamışlara vermeyin. Fakat onların rızkını verin, onları giydirin ve onlara güzelce davranın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermeyenlere vermeyiniz; o mallarla onları besleyiniz, giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Beyinsizlere, geçiminiz olan mallarınızı vermeyin, onları yedirip giydiresiniz, tatlı sözlerle onlarla konuşasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı (yetimlere ait) malları muhakeme yeteneği zayıf (çocuklara ve aklı ermeyen) kimselere emanet etmeyin! Bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları yedirin, giydirin ve onlarla nazik bir şekilde (gönüllerini hoş tutarak) konuşun!
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın sizin yed-i emânetinize tevdî’ iylediği emvâli câhilâne zâyi’ itmeyiniz ve yetimlere nafaka ve elbise tedârik iyleyiniz ve ânlara lisân-ı mülâyemet ve ’adâletle hitâb idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106]
Bu âyette, yetimlerin mallarını ellerinde bulunduran velilere hitab ediliyor. Âyetteki “mallarınız” ifadesi ile, yetimlere ait olup velilerin elinde bulunan mallar kast edilmektedir. Ayrıca harcamalarda meşru ölçüler içinde akıllıca davranılmasına da işaret edilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları (yetimleri) besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
maamafih Allahın sizi başına diktiği mallarınızı sefihlere vermeyin de bunlarda yapacağınız tasarruf ile onları besleyin ve geydirin ve kendilerine güzel güzel nasıhat edin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın sizin için geçim sebebi kıldığını (velisi bulunduğunuz kimselerin/yetimlerin mallarını) sefihlere (deli ve reşit olmayan yetimlere) vermeyin. Fakat kendilerine onlardan (o mallardan) yedirin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın, sizi kaim kıldığı¹ malların idaresini aklı ermezlere² bırakmayın. O mallarla onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.
1. Korumanız için sorumluluğunuza verdiği. 2. Kendi malını yönetecek duruma gelmemiş olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın sizi başına dikdiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendilerine bunlardan yedirin, giydirin, onlara güzel söyleyin (iyi nasıyhatlar edin).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (ey velîler!) Allah'ın sizin için ayakta durabilme (vesîlesi, geçim kaynağı) kıldığı mallarınızı (velîsi bulunduğunuz kimselerin mallarını) sefihlere (yerli yerinde kullanamayanlara) vermeyin; fakat kendilerine onlardan (o mallardan) yedirin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları sefih (muhakeme yeteneği zayıf, aklı dengesi yerinde olmayan) kimselere, (reşit olmayanlara) vermeyin (emanet etmeyin); ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla güzel/nazik bir şekilde konuşun.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yaşamınızı ayakta tutması için Allah’ın var ettiği mallarınızı, aklını kullanamayanlara (beyin özürlü veya ergenliğe ulaşmamış kimselere) vermeyin. Onların geçimlerini temin edin, giydirin, güzel ve uygun sözler söyleyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın geçimlik olarak verdiği malları alıklara vermeyin. Ancak bu mallarla onları azıklandırıp giyindirin. Onlara tatlı söyleyin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın, maişetinize kıvam kıldığı emvalinizi [¹¹] elinizdeki yetim mallarını avanaklara vermeyin. Onları o mallardan yedirin, giydirin, hâtırlarını okşayın.
[11] Nazmı-i Celîlde mübalâğa tarikiyle mallar hadd-i zatında kıvam addolunmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın sizin için ayakta kalma vasıtası yaptığı mallarınızı aklı ermeyenlere [sufehâ’] vermeyin/teslim etmeyin. O mallarla yetimleri besleyin, giyindirin ve onlara güzel sözler söyleyin.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın geçiminize dayanak kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini o mallarla rızıklandırın, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın, korumanız ve işletmeniz için sizin sorumluluğunuza emânet ettiği yetim, dul, hasta ve benzeri korunmaya muhtaç kimselere ait malları, henüz onu çekip çevirebilecek olgunluğa erişmemiş olan çocuklara ve aklı ermeyenlere vermeyin. Fakat onları muhtaç durumda da bırakmayın. O malları işleterek elde edeceğiniz gelirle, onların yeme içme ve giyim kuşamgibi ihtiyaçlarını karşılayın. Bu arada, iyiliklerinizin altında ezilmemeleri için onlara gönül alıcı tatlı ve güzel sözlersöyleyin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın sizi kayyûm / yönetici olarak atadığı mallarınızı Sefihler’e / Aklı Ermeyenler’e vermeyin! Bunların içinde onlara yedirin, giydirin, örfe uygun söz söyleyin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zekâ özürlülerin mallarını kendilerine teslim etmeyin, çünkü Allah, onu size çalıştırmanız için emanet etmiştir, Bu malın geliriyle gıda ve giyim ihtiyaçlarını karşılayın. Olumlu sözlerle gönüllerini alın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın size geçim kaynağı yaptığı malları aklı ermeyenlere vermeyin! Mallarınızla aklı ermeyenleri besleyin, giydirin, onlara güzel söz söyleyin! Onların bakımı sizin üzerinize borçtur. Bunlar çocuklarınızdan veya velisi veya vasisi bulunduğunuz akrabalardan veya çevrenizden olabilir. Nereden nasıl olursa olsun; aklını kullanamayan çocukların veya kişilerin mallarını haksız olarak yemeyin! Aksi halde cezası affedilmez bir suç işlemiş olursunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (muhakemesi henüz gelişmemiş olanlara) vermeyin! Onlarla (kendi mallarıyla) onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın sizin geçiminize sebep kıldığı mallarınızı, ahmaklara vermeyin. O mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları muhakeme yeteneği zayıf kimselere emanet etmeyin; ⁶ ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.
6 Lafzen, “Allah’ın size emanet ettiği mallarınızı”. İfadenin anlam örgüsü, bunun henüz reşit olmamış ve bu nedenle “muhakemesi zayıf olan” (lafzen, “sefîh”) yetimler ile ilgili olduğunu açık şekilde göstermektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın, ayakta kalmanıza vesile kıldığı mallarınızı kâr ve zararı bilemeyecek kadar aklı zayıf olanlara vermeyin. Fakat o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin. 4/2-6-10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları, kârını zararını hesap etmekten aciz (mal sahiplerinin) eline terk etmeyin! Fakat bu mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara (durumu) münasip bir dille izah edin!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah'ın geçiminize ve idaresine memur kıldığı mallarınızı (çocuklarınızdan ve yetimlerden olsun) aklı zayıf olanlara vermeyin, o mallarla onları besleyin, giydirin, onlara güzel nasihatlarda bulunun.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah Teâlâ'nın sizler için medar-ı kıyam kılmış olduğu mallarınızı sefihlere vermeyin, onları o malların içinde rızıklandırınız ve giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın sizin maişetinizin başlıca vesilesi kıldığı mallarınızı, aklı ermeyen kimselerin ellerine vermeyin. Bu malları işleterek elde edeceğiniz gelirle onların ihtiyaçlarını sağlayın, giyeceklerini temin edin ve onlara tatlı sözler söyleyin, güzel tavsiyelerde bulunun.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz seyleyin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cenâb-ı Hakk'ın sizin içün sebeb-i kıyâm ve medâr-ı ma'îşet kıldığı malınızı, (yetîmlerden veyâ evlâd ve 'ıyâlinizden) sefîhlere (idâre idemeyüb isrâf ve zâyi' ideceklere) virmeyiniz [²] Onları ondan rızıklandırınız (yedirüb içiriniz) ve giydiriniz. Onlara güzel ve müstahsin sözler söyleyiniz. (Fenâ ve çirkin mu'âmelede, ağır sözlerde bulunmayınız)
[2] Gerek eytâmdan ve gerek kendi evlâd ve 'ıyâlinden idâreden 'âciz ve müsrif olanlara bâliğ olsalar ve sinn-i rüşde vâsıl olsalar bile mal ve mülk teslîm olunmayub onlar i'âşe ve iksâ ve iskân olunmak ve hüsn-ü mu'âmele idilmek îcâb ider.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, akılsızlara vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın sizin idarenize verdiği malları geri zekalı kimselere vermeyin fakat, o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın size geçim vasıtası kıldığı mallarınızı, aklı başında olmayanlara vermeyin. Fakat o maldan onları yedirip içirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın sizin için ayakta durma aracı yaptığı mallarınızı kendini bilmez beyinsizlere vermeyin, o mallar içinden onlara rızık ayırın, onları giydirin ve onlara tatlı ve işe yarar bir söz söyleyin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı virmeñ beynisüzlere ya'nį güzāf ħarc eyleyenlere, māllaruñuzı; ol kim ķıldı Tañrı size durmaķ ya'nį dirlik daħı rūzį virüñ [39a] anlara anuñ içinde daħı donaduñ anları. daħı eyidün anlara söz eyü
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı virmeñüz ‘aḳlsuzlara, ‘avratlara, oġlanlara māllaruñuz kim Tañrı Ta‘ālā anı ḳıldı dünyā ḥāli durmaġ‐ıçun. Yiyecek virüñüz anlara ol māldan, geye‐si daḫı eyleñüz, daḫı söyleñüz anlara yaḫşı söz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın sizə dolanmaq ünün bəxş etdiyi malları (və ya Allahın sizi üzərində qəyyum tə’yin etdiyi yetim malını) səfehlərə (ağılsızların əlinə) verməyin. Onları həmin maldan yedirdib geyindirin və özlərinə xoş sözlər deyin.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Give not unto the foolish (what is in) your (keeping of their) wealth, which Allah hath given you to maintain; but feed and clothe them from it, and speak kindly unto them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To those weak of understanding(510) Make not over your property,(511) which Allah hath made a means of support for you, but feed and clothe them therewith, and speak to them words of kindness and justice.
510 This applies to orphans, but the wording is perfectly general, and defines principles like those of Chancery in English Law and the Court of Wards in Indian Law. Property has not only its rights but also its responsibilities. The owner may not do just what he likes absolutely: his right is limited by the good of the community of which he is a member, and if he is incapable of understanding it, his control should be removed. This does not mean that he is harshly dealt with. On the contrary his interest must be protected, and he must be treated with special kindness because of his incapacity. 511 Your property: Ultimately all property belongs to Allah, and is intended for the support of the community. It is held in trust by a particular individual. If he is incapable, he is put aside but gently and with kindness. While his incapacity remains, the duties and responsibilities devolve on his guardian even more strictly than in the case of the original owner: for he may not take any of the profits for himself unless he is poor, and in that case his remuneration for his trouble must be on a scale that is no more than just and reasonable.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تُؤْتُوا
ve vermeyin
السُّفَـهَٓاءَ
aklı ermezlere
اَمْوَالَكُمُ
mallarınızı
الَّت۪ي
onlar ki
جَعَلَ
kıldı
اللّٰهُ
Allah
لَكُمْ
sizin için
قِيَاماً
ayakta durabilme
وَارْزُقُوهُمْ
fakat kendile- rine yedirin
ف۪يهَا
onlar- dan
وَاكْسُوهُمْ
ve onları giydirin
وَقُولُوا
ve söyleyin
لَهُمْ
onlara
قَوْلاً
bir söz
مَعْرُوفاً
iyi
Allah'ın sizin için bir geçim kaynağı kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (ve reşit olmayan yetimlere) vermeyin; fakat o mallarla onları besleyin, giydirin, bir de onlara iyi (ve güzel) söz söyleyin!
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
سَفِيه
İsim
س ف ه
Sefih, beyinsiz,  aklı ermez
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
قَٓائِم
Etken fiil
ق و م
Kâim (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kıyamda tutan demektir), kaim, ayakta olan, kıyamda duran, dosdoğru yapan
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَسَا
Fiil-I
ك س و
Giydirdi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru