close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veâtû-nnisâe sadukâtihinne nihle(ten)(c) fe-in tibne lekum ‘an şey-in minhu nefsen fekulûhu henî-en merî-â(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kadınlarınızın mehirlerini bir bağış olarak verin, ama onlar, gönül hoşluğuyla mehirlerinin bir miktarını size bağışlarlarsa o vakit de onu içinize sindire sindire ve afiyetle yiyin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül hoşluğuyla isteyerek (ve bir hak olarak) verin. Fakat onlar, kendi arzularıyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile bir hak olarak verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bırakırlarsa, ondan gönül hoşluğuyla faydalanın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile cömertçe verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa, onu âfiyetle yiyin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer kendileri bizzat gönül hoşnutluğu ile (mehirlerinden) size bir şey bağışlarlarsa o zaman onu afiyetle ve huzurla yiyin.
4.İbnu Ebi Hatim`in Ebu Salih`ten rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde insanlar kızlarını evlendirdiklerinde mehirlerini kendileri alır kızlarına bir şey vermezlerdi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirilmiştir.Not: Bu ayeti kerimenin iniş sebebi incelenince günümüzdeki başlık parası uygulamasının da yukarıda sözü edilen cahiliye adetinin bir benzeri olduğu görülür.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek (ve bir hak olarak) verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nikâh ettiğiniz kadınların mehirlerini (nikâh paralarını) seve seve verin. Şayet ondan bir kısmını gönül hoşluğu ile kendileri size bağışlarsa, onu âfiyetle, rahatça yiyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer isteyerek ondan bir miktar size bağışlarlarsa, afiyet ve rahatlıkla onu yiyin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden veriniz; ama eğer onlar, kendi rızâlarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Kadınlara mihirlerin iylikle veriniz, bundan bir şey bağışlarlarsa, sağlıcakla sindirerek yeyiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Nikâhladığınız) kadınların mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül rızası ile (bir hak olarak) verin. Eğer kendi rızalarıyla o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.
3.ve 129. Ayetlerdeki “adaletli davranma” şartına ilaveten burada da mehir şartı ile erkeğe, bu ayetten önce almış olduğu kadın sayısını maddi gücüne göre ayarlama şartı da eklemiş ve birden fazla kadınla evlenme geleneğini daha da zorlaştırmıştır. Ayetteki “mehri tam verin” emri kesin hüküm niteliğindedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Kadınlarınızın nikâhlarını serbest olarak iki tarafın rızasıyla ta’yîn idiniz ve eğer bunın bir kısmını size bağışlarlar ise o vakit bildiğiniz gibi sarf idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini cömertçe verin, eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini borcunuzu öder gibi verin. Eğer onun bir kısmını size gönül razısıyla verirlerse onu da âfiyetle yiyin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu günül huzuruyla yiyebilirsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve aldığınız kadınlara mihirlerini efendicesine verin, şayed ondan birazını kendileri gönül hoşluğile bağışlarlarsa onu da içinize sine sine yeyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nikâhladığınız) kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin, eğer (onlar) gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O kadınlara, vadettiklerinizi bir hak olarak verin. Eğer gönül rızası ile ondan bir kısmını size verirlerse, o zaman onu dilediğiniz gibi yiyin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Aldığınız) kadınların mehirlerini yürekden isteyerek ve (Allahın) bir atiyye (si) olarak verin. Bununla beraber eğer ondan birazını gönül hoşluğu ile size bağışlamış olurlarsa onu da içinize sine sine yeyin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül rızâsı ile verin! Fakat size ondan birazını kendi gönlüyle bağışlarlarsa, artık onu âfiyetle, rahatça yiyin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Nikâhladığınız) kadınlara da mehirlerini gönül hoşluğuyla bir hak olarak verin. Eğer kendi arzularıyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, ondan afiyetle yiyin. *
(*) İbnu Ebi Hatim`in Ebu Salih`ten rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde insanlar kızlarını evlendirdiklerinde mehirlerini kendileri alır kızlarına bir şey vermezlerdi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirilmiştir. Not: Bu ayeti kerimenin iniş sebebi incelenince günümüzdeki başlık parası uygulamasının da yukarıda sözü edilen cahiliye âdetinin bir benzeri olduğu görülür. (A. Varol Meali 4. Ayet Açıklaması) Mehrin başlık parasıyla bir alakası yoktur. Çünkü bu para kızın babasına veya ailesine verilmez, bizzat evlenen kıza verilir. Bu nedenle ne babası ne de daha sonra kocası onu kandırarak ondan alamaz. İslam’da başlık parası almak caiz değildir, haramdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Kadınlara mehirlerini hakları olarak, kendiliğinizden (gönül hoşluğuyla) verin. Eğer kadınlar size kendiliklerinden mehirlerinden ne kadarını bağışlarlarsa, onları rahatlıkla şüphe etmeden yiyebilirsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kadınların kalınlarını güçlük çıkarmadan verin. Eğer onlar bu kalınlarından bir azını gönül dileği ile size bağışlayacak olurlarsa siz de onu ağız tadıyla güzelce yiyin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini hoşlukla [⁹] verin. Eğer onlar gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu âfiyetle yiyin [¹⁰].
[9] Atiye olarak, güçlük çıkarmayarak veya muktezay-i diyanet ve şeriat olarak.[10] Boğazdan kolaylıkla geçsin, kolaylıkla hazmolunsun. Yahut dünyada da âhirette de ukubet yoktur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül rızasıyla veriniz. Eğer onlar mehirlerinin bir kısmını kendi istekleriyle size bağışlayacak olurlarsa, o takdirde onu afiyetle yiyiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini bir hediye olarak veriniz. Eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa, onu afiyetle yiyin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evleneceğiniz kadınlara, evlilikte nikah bedeli olan mehirlerini meşrû bir hak olarak gönül hoşluğuyla verin. Bununla beraber, kendi arzularıyla mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kadınlar’a mehirlerini güzelce verin! Mehrin bir kısmını gönül hoşluğu ile size bıraktılarsa, onu da afiyetle yiyin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini geri almamak üzere verin. Şayet size gönül rızasıyla bir miktar verirlerse bunu alıp harcayabilirsiniz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Evlilik sırasında kadınlara vermek üzere anlaştığınız evlilik ücretlerini içinizden gelerek verin! Ücretlerini verirken isteksizlik duymayın! Unutmayın! Rabbiniz içinizdekini bilir! Adet yerini bulsun veya toplumsal baskıdan korktuğunuz için zoraki olarak kadınlara evlilik ücretini ödemeniz iyi değildir. Eğer eşleriniz kendi istekleriyle evlilik ücretinden bir kısmını bağışlarsa afiyetle yiyebilirsiniz. Ancak evlilik ücretlerini bağışlamaları veya evlilik ücretinden vazgeçmeleri için kadınlarınıza baskı yapmayın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin! Ondan (verdiğiniz mehirden) bir kısmını (gönül hoşluğu ile) size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Evleneceğiniz) kadınlara mihirlerini¹ bir hak olarak (gönül hoşluğuyla) verin. Eğer onlar kendi istekleriyle size bir kısmını bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin.
1 Bk. (Bakara: 236-237, Mâide: 5, Ahzab: 28-29, 49-50)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden verin; ⁵ ama eğer onlar, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanın.
5 Nihle ifadesi, kişinin hiçbir karşılık beklemeden, kendi rızasıyla bir şeyi isteyerek vermesi anlamına gelir (Zemahşerî). Ayrıca, damadın geline vermesi gereken mehrin miktarının hukuken belirlenmemiş olduğu da unutulmamalıdır. Bu tamamen iki tarafın anlaşmasına bağlıdır ve herhangi bir şeyi kapsayabilir, hatta sadece sembolik bir şeyi bile... Hadis Külliyatı’nın çoğunda kaydedilen bazı sahih rivayetlere göre, Hz. Peygamber, eğer gelin kabul etmeye istekli ise, “demir bir yüzüğün” veya “daha da azı”nın, hatta “Kur’an’ın bir ayetinin öğretilmesi”nin bile yeterli olabileceğini belirtmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini/evlenme bedellerini gönül rızasıyla verin. Eğer, kendi istekleriyle mehrin bir kısmından vazgeçerler de size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin. 2/236, 5/5, 4/24-25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kadınlarınıza mehirlerini, gönül rızasıyla karşılık beklemeksizin[⁷²⁵] verin! Ve fakat, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, onu da afiyetle yiyin!
[725] Nihleten “karşılıksız ikram” anlamına gelir. Yani mehir herhangi bir şeyin karşılığı olarak nitelenemez.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Aldığınız) Kadınların mehirlerini gönül hoşluğuyla verin, eğer onlar, ondan bir miktarını kendi arzularıyla size bağışlar ise onu (ev halkının geçimini sağlayan siz olduğunuz için) hiç çekinmeden afiyetle yeyin! (dilediğiniz şekilde sarfedin)
Osman Fırat
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrinden size bir bağış olursa, onu da afiyetle yiyin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kadınlara mihirlerini bir atiyye olarak veriniz. Şâyet size ondan bir miktarın gönül hoşluğu ile bağışlar iseler onu da afiyetle, kolaylıkla yiyiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Evleneceğiniz kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer mehrin bir kısmını gönül rızasıyla size bağışlarlarsa onu içinize sine sine afiyetle yeyin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini bir hak olarak (gönül hoşluğuyla) verin; eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yeyin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nikâhınıza aldığınız kadınların mihrini (bedel-i nikâhı) gönül hoşluğı ve rızâ ile viriniz (müşkülât çıkarmayınız) Eğer onlar (zevceler) kendi rızâlarıyla bedel-i nikâhdan bir şey terk iderler ise onı helâl olarak yiyiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini cömertçe verin. Eğer mehir olarak verdiğinizden bir şeyi gönül hoşluğu ile size bağışlarlarsa onu da gönül rahatlığıyla yiyin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini seve seve verin. Eğer, kendi istekleriyle mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer onlar kendiliklerinden mehirlerinin bir kısmını size bağışlayacak olurlarsa, onu da âfiyetle yersiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kadınlara mehirlerini nazik ve cömert bir şekilde örf ve çevrenin kabullerine uygun olarak verin. Eğer ondan birazını kendileri kişisel istekleriyle size sunmuşlarsa artık onu içinize sine sine yiyin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı virüñ 'avratlara kābinlerin, baħşiş. pes eger ħoş olalar size neseneden ol kabinden nefsdin yaña ya'ni gendü nefsleri ħoşluġı-y-ıla ol ķābinden size nesene virürler -ise siñici-y-iken siñici-y-iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı virüñüz ‘avratlara kābinlerini, pes eger yürekleri ḫoşluġı‐y‐la. Kābin‐lerinden bir nesne baġışlasalar size yiñüz anı ḥalāldur ‘āfiyet‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qadınlarınızın mehrlərini könül xoşluğuyla verin! Əgər onlar qəlbən, öz razılıqları ilə bundan sizə bir şey bağışlasalar, onu halal olaraq, nuşcanlıqla yeyin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And give unto the women, (whom ye marry) free gift of their marriage portions; but if they of their own accord remit unto you a part thereof, then ye are welcome to absorb it (in your wealth).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And give the women (on marriage) their dower as a free gift; but if they, of their own good pleasure, remit any part of it to you, Take it and enjoy it with right good cheer.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاٰتُوا
ve verin
النِّسَٓاءَ
kadınlara
صَدُقَاتِهِنَّ
mehirlerini
نِحْلَةًۜ
gönül rı- zası ile
فَاِنْ
fakat eğer
طِبْنَ
bağışlar- larsa
لَكُمْ
size
عَنْ شَيْءٍ
bir şeyden
مِنْهُ
ondan
نَفْساً
kendi istekleriyle
فَكُلُوهُ
artık onu yiyin
هَن۪ٓيـٔاً
afiyetle
مَر۪ٓيـٔاً
rahatça
(Nikâhınıza aldığınız) Kadınlara mehirlerini gönül rızasıyla (hiçbir karşılık beklemeden) verin; eğer kendi istekleriyle o (mehir)nden bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle, rahatça yiyin.
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
صَدُقَةٌ
İsim
ص د ق
mehir
نِحْلَة
İsim
ن ح ل
Gönül rızası ile verme
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
طَابَ
Fiil-I
ط ي ب
Temiz oldu
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
هَنِئٌ
İsim
ه ن ا
Afiyetle
مَر۪ٓيـٔاً
Sıfat
م ر ا
Rahatça