close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe lâ yaġfiru en yuşrake bihi veyaġfiru mâ dûne żâlike limen yeşâ(u)(c) vemen yuşrik bi(A)llâhi fekadi-fterâ iśmen ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, kendisine eş tanıyanları yarlıgamaz, ondan başka dilediğinin bütün suçlarını yarlıgar ve kim Allah'a eş tanırsa gerçekten de büyük bir iftirada bulunmuş, pek büyük bir suç işlemiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kesinlikle Allah, Kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı (diğer günahları) ise, dilediğini bağışlar. (Artık) Kim de Allah’a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş demektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah kendisinden başka birine ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz ama bağışlanmasını isteyen kimsenin şirk dışındaki günahlarını bağışlar. Allah'a ortak koşanlar, gerçekten korkunç bir günah işlemiş olurlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında kendisine ortak koşulmasını, Allah'a imanın gerektirdiği esasların inkâr edilmesini asla bağışlamayacaktır. Bunun dışındaki, bunun altındaki büyük-küçük günahları, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseler için bağışlar, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan, Allah'a iftira ederek bile bile büyük günah işlemiş olur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/116; Tefsir u Ebüs-suûd, 2/187; et-Tefsîru’l-Vecîz, 98.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındakileri dilediği için bağışlayabilir. Kim Allah'a ortak koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur [13].
13.Yani büyük bir saçmalık uydurmuş olur.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu Allah, kendine eş koşulmasını (eş koşanın günahını) bağışlamaz. Ondan başkasını, dilediği kimse için, bağışlar ve mağfiret buyurur. Kim de Allah'a eş koşarsa gerçekten pek büyük bir günah uydurmuş olur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşmayı affetmez. Bundan başka her şeyi, istediğine bağışlar. Kim Allah’a eş koşarsa, o büyük bir günah işlemiş demektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah ile iftira etmiş olur.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah kendisine eş koşanları, şüphe yok yarlıgamaz, bundan başka, dilediğin bağışlar, Allaha eş koşanlarsa, en büyük bir günahı iftira etmişlerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında, (iyi niyet ve amellerine bakarak) dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.
Bkz. 4/116, 5/72, 22/31Gerek varlık âlemindeki düzen ve disipline, gerek insan bünyesindeki maddi ve manevi mucizelerin sınırsızlığına, gerekse Allah’ın mutlak birliğinin ve benzersizliğinin Hz. Peygamber’in getirdiği öğretilerle ve örnekliğinin sürekli vurgulanmasına rağmen Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden, Allah’la arasına vasıtalar koyan ve Allah’ın tasarruf yetkisini onlarla paylaşan kişi müşriktir.  
Cemil Said
swap_vert close
Kendine şirk koşanları ’afv itmeyecekdir. Sâir günâhları kime ister ise ’afv ider çünki Allâh’a şirk koşmak ’azîm bir günâhdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse hakkında bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını dilediğine bağışlar. Kim ALLAH'a ortak koşarsa çok büyük bir hakaret etmiş olur
Ölümden önce putperestlikten dönülebilir (4:18; 40:66). Maalesef Müslümanların büyük çoğunluğu müşrik dinadamlarının oluşturduğu mezheplere kapılarak bu büyük suçu işlemektedirler (9:31; 12:40; 42:21; 6:145-150).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını mağfiret etmez, ondan berisini dilediğine mağfiret buyurur, kim de Allaha şirk koşarsa pek büyük bir cinayet iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını, (dünyada iken, tövbe etmeyerek, bu hâl üzere ölen kimseyi, âhirette asla) bağışlamaz. (Ancak) bundan başka, dilediği kimseyi bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek (Allah’a) iftira etmiş olur.
Mü’min ya da kâfir bir kul, henüz hayatta iken, yapmış olduğu itikâdî ya da amelî günahlarına kalben, samimi bir şekilde tövbe ederse, tövbe ettiği o günahları Allah Teâlâ tarafından bağışlanır. Amelî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, âhiretteki durumu; Allah Teâlâ, âhirette o mü’min kula, ya lütfuyla muamele ederek amelî günahlarını bağışlar ya da o mü’min kula adaleti ile muamele ederek amelî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabına uğratır. Küfrü mucip olmayan itikâdî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, (Ehl-i Bidatin) âhiretteki durumu; Küfrü mucip olmayan itikâdî günahları sebebiyle âhirette affa uğramaz, itikâdî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabı gördükten sonra cennete girecektir. Kâfirlerin âhiretteki durumu; Kâfir olarak ölenler, âhirette affa uğramazlar. Yerleri ebedî cehennemdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşanları asla affetmez. Bunun dışında uygun gördüğünü¹ bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.
1- Şâe, “şey edeni”; bağışlanmak için gayret göstereni, bağışlanmayı gerektirecek “şeyler” yapanı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah, kendisine eş tanımasını yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimseler için, yarlığar. Kim Allaha eş tutarsa muhakkak pek büyük bir günâh ile iftira etmiş olur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışında olan(günah)ları ise, (kendi lütfundan) dilediği kimse için bağışlar. Kim de Allah'a şirk koşarsa, bu takdirde muhakkak (pek) büyük bir günahla iftirâ etmiş olur.(3)
(3)“(Cenâb-ı Hakk’ın) öyle bir kibriyâ (büyüklük) ve azameti (yüceliği) var ki: Hiçbir yerde, hiçbir şeyde, hiçbir cihetle, hiçbir şirkin (Allah’a ortak koşmanın) hiçbir imkânını, hiçbir ihtimâlini bırakmıyor, köküyle kesiyor! Mâdem böyle bir kibriyâ ve azamet-i kudret (kudretin yüceliği) var ve mâdem o kibriyâ nihâyet kemâldedir (en mükemmeldir) ve ihâta ediyor (kuşatıyor). Elbette o kudrete acz veya ihtiyaç ve o kibriyâya kusur ve o kemâle noksâniyet ve o ihâtaya kayıd ve o nihâyetsizliğe nihâyet veren bir şirke meydan vermesi ve müsâade etmesi hiçbir vecihle mümkün değildir. Fıtratını (yaratılışını) bozmayan hiçbir akıl kabûl etmez. İşte şirk, kibriyâya dokunması ve celâlin izzetine dokundurması ve azametine ilişmesi cihetiyle öyle bir cinâyettir ki, hiçbir cihetle kābil-i afv olmadığını (affının mümkün olmadığını), Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân azîm tehdîd ile: اِنَّ اللّٰهَ لَايَغْفِرُ اِنَّ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ ماَدُونَ ذَلِكَ [Şübhesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışında olan (günah)ları ise, (kendi lütfundan) bağışlar] fermân ediyor.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 142)Ayrıca bakınız; (sahîfe 51, hâşiye 3; sahîfe 96, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Allah, (mesajlarının tebliği hakkıyla yapıldığı hâlde) kendisine ortak koşulmasını (başka birine ilahlık yakıştırılmasını) bağışlamaz (müşrik olarak ölenleri bağışlamaz). Bunun dışındakileri (kul hakkı kapsamına girmeyen günahları) ise dileyen (tövbe edip bağışlanmak için gayret gösteren ve bağışlanmayı gerektirecek işleri yapan) kimse için bağışlar. Ve kim Allah’a ortak koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur. *
(*) Bağışlanmama hâli, tövbe edilmemiş günah içindir ve bu durum, bu sûrenin 18’ inci âyetinde anlatılmıştır. Yoksa şirkten tövbe eden ve durumunu düzelten kimseyi de Yüce Allah, af kapsamına almaktadır. Allah’a ortak koşmak ise, gerçekten, hiçbir şekilde bağışlanmasına imkân olmayan bir suçtur. Çünkü bu, tıpkı bir sanatkârın eserini çalarak ilgisiz kişilere mal edercesine, Allah’ın eserlerinden bir kısmı üzerinde Onun malikiyet ve yaratıcılığını inkâr edip, onları Allah tarafından yaratılmış başka varlıklara yakıştırmak anlamına gelir ki, hiç kimse, eser sahibinden böyle bir suçu bağışlamasını beklemez..(Ü. Şimşek Meal Açıklaması) İşte Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden, Allah’la arasına vasıtalar koyan ve Allah’ın tasarruf yetkisini onlarla paylaşan kişi müşriktir. Ayrıca parantez içinde ‘’kul hakkı kapsamına girmeyen günahlar’’diye şeklinde bir ifadeyi kullanmamızın sebebi şudur. Hem Kur’an’ın genel mesajına hem de sahih sünnete göre ahiret günü kul hakkı affedilemez, ama Allah’la kul arasındaki günahlar onun engin ve sınırsız merhametiyle affedilebilir. Bu konuda İbni Kayım el-Cevzi şöyle diyor: Haksız yere birini öldürenin üzerinde yüce Allah’ın emrini çiğnediği için hem Allah’ın hakkı, birini öldürdüğü için hem maktülün velisinin hakkı hem de maktulün hakkı olmak olmak üzere üç hak vardır. İşte bu ayetten haraketle; a) Bu kişi samimiyetle pişman olup tövbe ederse, yüce Allah kendi hakkından vazgeçebilir. b) Bu katil, tövbe edip kendine kısas hükmünü uygulatmak üzere kendi isteği ile maktulün velisinin vereceği hükme teslim olur veya maktulün varisleri onu affederler ya da ondan diyet alırlarsa bunların hakları da affedilir.c) Ahirette ise sadece maktulün hakkı kalır, fakat bu adam samimi olarak tövbe edip kendine kısas hükmünü uygulatmak üzere maktulün velisine veya varislerine teslim olduğu için yüce Allah da ahiret günü maktüle öyle bir lütuf ta bulunacak ki, o da kendi hakkından vazgeçecek! Şafii ulemasına göre ise bunun üzerinde yalnız iki hak vardır; a) Yüce Allah’ın yasağını çiğnediği için bir Allah hakkı, b) Bir de maktlün velisinin veya varislerinin hakkı. İşte bundan hareketle şafii ulemaları da şöyle diyorlar: Şirkten sonra en büyük suç/ günah haksız yere bir cana kıymaktır. Eğer katile kısas uygulanır veya maktulün velisi veya varisleri tarafından affedilirse ve kendisi de tam bir samimyetle yüce Allah’a tövbe ederse, o zaman ahirette bu iki haktan/günahtan da kurtulur. Yani bu durumla maktulün hakkı ödenmiş olduğundan ahirette maktulün bir hakkı kalmıyor, ayrıca samimiyetle tövbe ettiğinden dolayı da yüce Allah’ın affına nail olabilir, şeklinde görüş belirtmişlerdir. Bizce de bu görüş hem Kur’an’ın genel mesajına hem de sahih sünnete uygun düşmektedir. (الله اعلم) (ويغفر ما دون ذلك } من سائر المعاصي { لمن شاء } المغفرة من العباد بطلبها واتباع السنن المؤدية إليها وفي مقدمتها الإيمان بالله ثم التوبة والندم على اقتراف السيئات والعزم على عدم العودة والعمل على تجنبها (تفسير الخطيب المكي ) إذا لم يكن بينه وبين أحد مظلمة، وإنما كانت ذنوبه فيما بينه وبين الله تعالى، فإنه يغفرها وهو الجواد الكريم ((تفسير القرآن –التستري) قال ابن القيم: والتحقيق أن القتل يتعلق به ثلاثة حقوق: حق لله تعالى، وحق للمقتول، وحق للولي ـ أي الوارث للمقتول، فإذا أسلم القاتل نفسه طوعا واختيارا إلى الولي ندما على ما فعل وخوفا من الله وتوبة نصوحا سقط حق الله تعالى بالتوبة وحق الأولياء بالاستيفاء أو الصلح أو العفو عنه، وبقي حق المقتول يعوضه الله عنه يوم القيامة عن عبده التائب ويصلح بينه، أي القاتل التائب، وبينه: أي المقتول. فلا يذهب حق هذا ولا تبطل توبة هذا (حكم توبة القاتل - إسلام ويب - مركز الفتوى) وَقَال الشَّافِعِيَّةُ : أَكْبَرُ الْكَبَائِرِ بَعْدَ الْكُفْرِ الْقَتْل ظُلْمًا ، وَبِالْقَوَدِ أَوِ الْعَفْوِ لاَ تَبْقَى مُطَالَبَةٌ أُخْرَوِيَّةٌ ، مَعَ بَقَاءِ حَقِّ اللَّهِ تَعَالَى فَإِنَّهُ لاَ يَسْقُطُ إِلاَّ بِتَوْبَةٍ صَحِيحَةٍ ، وَمُجَرَّدُ التَّمْكِينِ مِنَ الْقَوَدِ لاَ يُفِيدُ إِلاَّ إِنِ انْضَمَّ إِلَيْهِ ندم مِنْ حَيْثُ الْمَعْصِيَةِ ، وَعَزْمٌ عَلَى عَدَمِ الْعَوْدِ .(أقوال السلف وعلماء السنة في توبة قاتل النفس عمدا بغير حق)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Şunu bilin ki!) Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, ama şirk koşulmasının dışındaki bütün hataları dilediği kimselere bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa, en büyük günahı uydurmuş olur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Allah kendisine eş koşulmasını yarlıgamaz. Bunun dışında herkimi dilerse onu yarlıgar. Herkim Allah’a eş koşarsa doğrusu bu gibiler Allah’a karşı yalan uydurup pek büyük bir günah işlemiş olurlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah kendisine şerik koşulmayı yarlıgamaz, ondan başkasını dilediği kimse için yarlıgar; kim ki Allah/a şerik koşarsa pek büyük bir günah, iftira etmiş olur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah kendisine şirk/ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun dışında dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten çok büyük bir günah işlemiş olarak Allah’a iftira atmış olur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan aşağısını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işlemiş olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını —zamanında tövbe edilmediği takdirde— asla bağışlamaz. Bir kimse Allah’a inansa bile, O’ndan başka ilâhlara tapınarak yahut ilâhî hükümleri reddedip arzu ve heveslerini ilahlaştırarak Allah’a ortak koşar ve tövbe etmeden ölürse, Allah onu asla affetmeyecektir. Bundan daha hafif günahları ise, dilediği kimseler için bağışlayabilir. Fakat müşriklerin bağışlanması, asla söz konusu olamaz. Çünkü Allah’a ortak koşanlar, O’naiftira ederek korkunç bir günah işlemişlerdir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz; dileyeceği kimse için bunun altındakini / bundan başkasını bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, çok büyük bir günah olarak iftira etmiştir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, kendisine şirk / ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bir kulun şirk ötesi her şeyini bağışlayabilir. Herhangi bir şeyi Allah ile bir tutanlar, ona büyük bir iftirada bulunmuş olur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz Allah kendisine ortak koşularak yasalarına karşı çıkılmasını, insanların yasalarına uyarak yaşamanızı asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan günahları dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a karşı, Allah’ın yarattığı varlıklara ilahlık yetkisi verip, insanların yasalarıyla yaşamak için yola çıkanlar, yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma yetkisini insanlara vererek, ilahlaştırdığı insanları Allah’a ortak etmişlerdir. Şüphesiz bu büyük bir günahtır. İlahlığa karşı iftira etmişlerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. [*] Allah’a ortak koşan kişi büyük bir günah(la) iftira etmiş olur.
Bu mesaj Nisâ 4:116. ayetle birlikte okunmalıdır. Demek ki Yüce Allah’ın bağışlamayacağını ilan ettiği tek günah şirk, yani Allah’a ortak koşmak üzere ölmektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Allah kendisine eş koşulmasını asla affetmez. Ama bunun dışında, dilediği kimselerin (günâhlarını) bağışlar. Her kim de Allah’a eş koşarsa, gerçekten Ona çok büyük bir günâh ile iftira etmiş olur.
Muhammed Esed
swap_vert close
ŞÜPHESİZ Allah, dilediği kimselerin daha hafif günahlarını ⁶⁴ bağışladığı halde, Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz: zira Allah’a ortak koşanlar, gerçekten korkunç bir günah işlemiş olurlar. ⁶⁵
64 Lafzen, “ondan daha aşağıdaki şeyleri”.65 Kur’an’da Allah’ın aşkın birliğinin ve benzersizliğinin sürekli vurgulanması, insanın öteki etkilere ve güçlere bağımlılık duygusundan kurtarılmasını ve böylece onun ruhen yüceltilmesini ve bir sonraki ayette işaret edilen “arınma”ya imkan verilmesini amaçlar. Bu amaç şirk (“Allah’tan başkasına ilahî vasıflar izafe etme”) günahı ile etkisiz kılındığından Kur’an, onda inat edildiği sürece, yani, günahkar tevbe edinceye kadar ve etmediği sürece onu “bağışlanmaz (bir günah)” olarak tanımlar (karş. bu surenin 17 ve 18. ayetleri).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, sadece kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun altındaki günahları hak eden kişi için isterse bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, büyük bir günahla ona iftira etmiş olur. 2/48-123-254, 4/116, 6/94, 32/4, 3943-44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kuşkusuz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; fakat isteyen (hak eden)/istediği kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlar. Zira Allah’a ortak koşan kimseler, (O’na) iftira ederek korkunç bir günah işlemiş olmaktadırlar.[⁷⁸⁸]
[788] İnsanın ruhsal bağımsızlık sürecinin önündeki en büyük engel şirktir. Çünkü şirk, tüm insani vasıfları ve rûhi yücelme çabalarını boşa çıkarır. Zira şirk, şirk koşan insanı şirk koştuğu varlık karşısında nesneleştirir. Bu da bir insanın kendisine yapacağı en büyük zulümdür. Öte yandan şirk Allah’ın sevgisine ve güvenine ihanettir. Allah’tan başkasına tanrılık yakıştıranlar, sadece şirk nesnesine kötülük etmekle kalmazlar, eşyayı kendi yerinden etmek sûretiyle hadlerini aşarak kendilerine de kötülük etmiş olurlar. İşte bu nedenle şirk “korkunç bir zulümdür” (31:13). Bu yönüyle şirk, hayata dair bir alanı Allah’tan koparma cinayetine tam teşebbüstür. İbn Mes’ud bu âyetle “Allah bütün günahları affedebilir” (39:53) âyetinin arasını şöyle telif etmiştir: Şirki ancak tevbe ile affeder, diğerlerini affetmesi tevbeye bağlı değildir. (Taberî, 39:53’ün tefsirinde).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, başka günahları ise, dilediği kimse için bağışlar, Allah'a ortak koşan kuşkusuz, pek büyük bir günahla (O'na) iftira etmiş olur.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah) ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah Teâlâ, zât-ı ulûhiyetine şerik ittihaz edilmesini yarlığamaz. Onun dûnunda olanı da dilediği kimse için yarlığar ve her kim Allah Teâlâ'ya şerik koşarsa muhakkak pek büyük bir günah ile iftirada bulunmuş olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu muhakkak ki Allah Kendisine şirk koşulmasını affetmez, ama bunun altındaki diğer günahları dilediği kimse hakkında affeder. Kim Allah'a ortak icad ederse müthiş bir iftira etmiş, çok büyük bir günah işlemiştir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan da gerçekten büyük bir günah işlemiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ kendine şirk idilmesini 'afv ve mağfiret itmez. Ondan başka her günâhı dilediği kimseler içün 'afv ider ve bağışlar. Allâh Te'âlâ'ya şirk iden muhakkak büyük bir günâh irtikâb itmişdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah kendisine ortak oluşturulmasını (şirki) bağışlamaz. Bunun altında olan günahları, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak oluşturursa, O’na büyük bir iftirada bulunmuş olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındakilerden dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Allah'a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.(22)
(22) Bağışlanmama hali, tevbe edilmemiş günah içindir ve bu durum, bu sûrenin 18’inci âyetinde anlatılmıştır. Yoksa, şirkten tevbe eden ve durumunu düzelten kimseyi de Yüce Allah, af kapsamına almaktadır. Allah’a ortak koşmak ise, gerçekten, hiçbir şekilde bağışlanmasına imkân olmayan bir suçtur. Çünkü bu, tıpkı bir sanatkârın eserini çalarak ilgisiz kişilere mal edercesine, Allah’ın eserlerinden bir kısmı üzerinde Onun malikiyet ve yaratıcılığını inkâr edip, onları Allah tarafından yaratılmış başka varlıklara yakıştırmak anlamına gelir ki, hiç kimse, eser sahibinden böyle bir suçu bağışlamasını beklemez. 30:28’de bir benzetme ile bu duruma işaret edilmiştir. Diğer yandan, Allah’tan başkasına mal edilmek, Allah’ın kulları için de büyük bir iftiradır; onun için, 19:90-91 ve benzeri âyetlerde, bu durum, varlık âlemini öfkelendirecek bir iftira olarak tasvir edilmiştir. Allah’tan başkasına kul olmak gibi bir hakarete uğrayan Allah kullarının haklarını müşriklerden almak da, herhalde, İlâhî adaletten beklenebilecek birşeydir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah'a şirk koşan, gerçekten büyük bir günah işlemiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı yarlıġamaya kim ortaķ olına ol; daħı yarlıġaya anı kim şundan ayruķdur, aña kim diler. daħı her kim ortaķ eyleye Tañrı’ya bayıķ yalan baġladı yazuġı ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā baġışlamaz az şirk getürmegi ve baġışlar andan özgeyikime dilese. Daḫı kim kāfir olsa Tañrıya, pes mürtekib oldı ulu yazuġına.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhə yoxdur ki, Allah Özünə şərik qoşanları əvf etməz, amma istədiyi şəxsin bundan başqa olan günahlarını bağışlar. Allaha şərik qoşan şəxs, əlbəttə, böyük günah etmiş olur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah forgiveth not that a partner should be ascribed unto Him. He forgiveth (all) save that to whom He will. Whoso ascribeth partners to Allah, he hath indeed invented a tremendous sin.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah forgiveth not that partners should be set up with Him; but He forgiveth anything else, to whom He pleaseth; to set up partners with Allah is to devise a sin(569) Most heinous indeed.
569 Just as in an earthly kingdom the worst crime is that of treason, as it cuts at the very existence of the State, so in the spiritual kingdom, the unforgivable sin is that of contumacious treason against Allah by putting up Allah's creatures in rivalry against Him. This is rebellion against the essence and source of spiritual Life. It is what Plato would call the "lie in the soul.." But even here, if the rebellion is through ignorance, and is followed by sincere repentance and amendment, Allah's Mercy is always open ( 4:17 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يَغْفِرُ
bağışlamaz
اَنْ يُشْرَكَ
şirk koşulmasını
بِه۪
kendi- sine
وَيَغْفِرُ
ve
bağışlar
مَا
o şe- yi ki
دُونَ
dışın- dadır
ذٰلِكَ
bunun
لِمَنْ
o kimse için ki
يَشَٓاءُۚ
diler
وَمَنْ
ve kim ki
يُشْرِكْ
şirk koşuyor
بِاللّٰهِ
Allah'a
فَقَدِ
artık gerçekten
افْتَرٰٓى
iftira etmiştir
اِثْماً
bir günah
عَظ۪يماً
büyük
Şüphesiz ki Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışında kalan (günah)ları ise (kendi rahmet ve mağfiretinden) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten büyük bir günah (işleyerek O'na) iftira etmiş olur.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
اِثْم
İsim
ا ث م
Günah, suç, kusur
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam