close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne ûtû-lkitâbe âminû bimâ nezzelnâ musaddikan limâ me’akum min kabli en natmise vucûhen feneruddehâ ‘alâ edbârihâ ev nel’anehum kemâ le’annâ ashâbe-ssebt(i)(c) vekâne emru(A)llâhi mef’ûlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler, yüzlerinizi mahvedip eski haline getirmeden, yahut cumartesi gününü tanıyanlara lanet ettiğimiz gibi size de lanet etmeden, sizdeki kitabı da gerçeklemek üzere indirdiğimiz kitaba inanın ve Allah'ın emri, mutlaka yerine gelecek.
Cumartesi gününü tanıyanlardan maksat, Mûsâ dinine uymuş olanlardır. Ahd-i Atıyk'e göre yerle gök ve ikisinde olanlar, altı günde yaratılmış, yedinci günü Tanrı istirahat etmiştir (Tekvin, 1-2, 1-31, 1-3). Bu yüzden Tanrı, yedinci gün olan cumartesi gününü, Mûsâ dinine uyanların istirahat ve ibadet günü olarak tâyin etmiş ve o gün hiçbir iş yapılmamasını buyurmuştur (Huruc, 20, 8-11). Bu hüküm, İsa dininde neshedilmiştir (Matyus, 12, 1-14).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri(n nurunu) silip (insanlık onurunu giderip) tersine çevirmeden, ya da Cumartesi ekibini (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi, onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil’i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an-ı Kerim’e ve Hz. Muhammed’e) iman edin. Aksi takdirde Allah’ın emri kesinlikle ve fiilen gerçekleşecektir. (Dini hükümler tatbik edilmek içindir ve Allah’ın va’adi yerine gelecektir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Siz ey geçmişte bize kitap verildi diyenler! Bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları cumartesi günü yasağını çiğneyen adamlar gibi lanetlemeden önce, yanınızdaki kitabı doğrulayıcı olarak indirdiğimiz kitaba inanın. Zira, Allah'ın emri mutlaka yerini bulacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar! Biz, bir takım yüzleri silip, arkalarına çevirmeden, yahut onları, Cumartesi yasağını çiğneyenleri, yahudileri lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki mevcut doğru bilgileri tasdik etmek üzere indirdiğimize, Kur'ân'a iman edin. Allah'ın planı mutlaka gerçekleşecektir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/65; 7/163.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzleri düzleyip arkalarına döndürmemizden yahut Cumartesi gününe saygı göstermeyenleri lanetlediğimiz gibi şunları da lanetlemeden önce sizin yanınızda olanı doğrulayıcı olarak gönderdiğimize iman edin. Allah'ın emri her zaman yerine getirilir.
47.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, Resulullah (a.s.) yahudilerin bilginlerine hitab ederek: "Ey yahudi topluluğu! Allah`tan korkun ve Müslüman olun. Vallahi benim getirdiğimin gerçek olduğunu muhakkak biliyorsunuz" diye buyurdu. Onlarsa: "Biz böyle bir şey bilmiyoruz, ey Muhammed!" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! İndirdiğimiz Kur'âna iman edin ki, o, beraberinizde olan Tevrat'ı (Tevhîd hususunda) tasdik edicidir; hem biz bir takım yüzleri silipte enselerine çevirmezden veya SEBT ASHABI'na (cumartesi gününe saygı göstermiyen Yahudilere) yaptığımız lânet gibi, onları lânetlemezden önce iman edin. Allah'ın (azâb) emri olagelmiştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey kitap verilenler! Tersine çevireceğimiz veya cumartesi yasağına uymayanları lanetlediğimiz gibi lanetleyeceğimiz yüzleri silip enselerine çevirmeden, yanınızdaki vahyi tasdik edici olarak indirdiğimiz Kur’ana inanın! Muhakkak Allah ne emretmişse, o yapılacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey kitap ehli! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları Cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize iman ediniz; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey kitaplı olanlar! Çehreleri belirsiz eyliyerek, arkaya döndürmeden, ya da Cumartesine saygı göstermiyen, Yahudilere lânet ettiğimiz gibi, lanetlemeden, elinizde bulunan kitabı gerçekliyen bir kitaba inanınız, Allahın buyrumu yerine gelir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Bkz. 2/65, 4/154 ve dipnot, 7/163, 16/124  
Cemil Said
swap_vert close
Ey Ehl-i kitâb! Sizin mukaddes kitâblarınızı tasdîkan Allâh’ın inzâl iylediğine, yüzünüzü tağyîr ve başka tarafa tebdîl itmekliğimizden evvel inanınız, sebt günine (Cum’a irtesi) hürmet itmeyenlere la’net itdiğimiz gibi sizi de tel’în iylemekliğimizden evvel inanınız. Allâh’ın emri vâki’dir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
“Cumartesi halkı” ifadesi ile, Hz. Mûsâ’nın dinine göre, cumartesi günü ile ilgili bazı yasakları çiğneyenler kastedilmektedir. Konu ile ilgili olarak ayrıca bakınız: Bakara sûresi, âyet, 65; Nisâ sûresi, âyet, 154; A’râf sûresi, âyet, 163-166; Nahl sûresi, âyet, 124.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey Ehl-i kitap! Biz birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden yahut cumartesi yasaklarını çiğneyen kimseleri lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizdekini doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.  
 Âyette geçen «sebt», yahudilerce mukaddes olan cumartesi günüdür. Cumartesi adamlarından maksat, gerekli bulunduğu halde cumartesi gününe saygı göstermeyen, bu ve benzeri günahlarından dolayı lânetlenen bazı yahudilerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimize inanın. ALLAH'ın emri sürekli uygulanmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o kendilerine kitab verilenler! gelin o beraberinizdekini tasdıklamak üzere indirdiğimiz bu kitaba iyman edin biz bir takım yüzleri silib de enselerine çevirmezden veya onlar esahbı Sebti lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemezden evvel, yoksa Allahın emri fi'le çıkarılagelmiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey ehl-i kitap! Birtakım yüzleri dümdüz edip de enselerine (benzer bir hâle) çevirmemizden evvel veya kendilerine lânet ettiğimiz “cumartesi ashabı” (cumartesi günü balık avlama yasağını çiğneyerek, kendilerini maymun sûretine çevirdiğimiz yahûdîler) gibi olmadan, yanınızda bulunan (Tevrât ve İncîl’in tahrif edilmemiş kısımların) ı tasdik edici olarak vahyettiğimize (Kur’ân’a) îmân edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey kendilerine kitab verilenler, nezdinizdeki (kitab) ları tasdıyk edici (doğrultucu) olmak üzere indirdiğimiz (Kur'ân-ı kerim) e — biz bir takım yüzleri silib ve belirsiz edip de enselerine çevirmezden, yahud cumartesi yaranına etdiğimiz lâ'net gibi kendilerini de lâ'netlemezden evvel — îman edin. Allahın emri yerine gelecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey kendilerine kitab verilenler! Birtakım yüzleri (tanınmayacak hâle getirerek) silip, enselerine (benzer bir hâle) döndürmemizden veya onları, Cumartesi ehlini(2) lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemeden önce, berâberinizde olanı (Tevrât'ı) tasdîk edici olarak indirdiğimize(Kur'ân'a) îmân edin! Allah'ın emri ise (mutlaka) yerine gelecektir.
(2)Cumartesi ehli, Cumartesi gününe mahsus İlâhî emirlere hürmetsizlik ettikleri için Allah tarafından maymun şekline döndürülen bir kısım yahudilerdir. (İbn-i Kesîr, c. 1, 401)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden (yapmış oldukları zulüm ve kötülükler yüzünden itibarlarını yok edip onları zillete maruz bırakmadan, geleceğe yönelik umutlarını söndürüp yüzlerini geçmişe döndürmeden); ya da cumartesi ashabını (cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu) dışladığımız (rahmeten uzaklaştırdığımız) gibi dışlamadan önce, sizin yanınızda bulunanı (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) inanın; Allah’ın iradesi ise gerçekleşecektir.*
(*) Bu cümle ile iki şey ima ediliyor olabilir: 1) Onları geçmişte yaşadıklarından daha büyük acıların beklediği; ki bu takdirde onlar eski kara günlerini bile arar hale geleceklerdir. 2) Geçmiş günlerin özlemiyle yanıp tutuştukları; ki bu, gelecekten umutları yitirdikleri anlamına gelir. Gelecek için umudu olmayanlar, geçmişin özlemiyle avunurlar...(M. İslamoğlu Meali 47. Ayet Açıklaması) Yani bu ayette mecaz ifadeler kullanılmış olup aşağıdaki tefsir metinlerinde de belirtildiği gibi’’ onların zillete maruz kalıp itibarsizleştirilmeleri veya geleceğe yönelik umutlarını yitirmeleri söz konusu olmuştur.’’Bize göre de doğru olan bu yöndeki görüşlerdir. والمعنى: من قبل أن نغير أحوال وجهائهم فنسلب منهم الإقبال والوجاهة ونكسوهم الصغار والإدبار والمذلة وقد مال الفخرى الرازي إلى هذا القول ووصفه بأنه لا إشكال معه البتة » (تفسير الوسيط) وإن كان الطمس هنا مجازاً وهو الظاهر ، فهو وعيد بزوال وجاهة اليهود في بلاد العرب ، ورميهم بالمذلّة بعد أن كانوا هناك أعزّة ذوي مال وعدّة (التحرير والتنوير) فظاهر معنى العبارة هنا : آمنوا بما نزلنا مصدقا لما معكم من قبل أن نطمس وجوه مقاصدكم التي توجهتم إليها في كيد الإسلام ، ونردها خاسئة حاسرة إلى الوراء بإظهار الإسلام ونصره عليكم وفضيحتكم فيما تأتونه باسم الدين والعلم الذي جاء به الأنبياء ...(تفسير المنار)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! (Hesap gününde) Yüzleri değiştirip, gerisin geriye arkalarına çevirdiğimiz gün gelmeden önce, sizin yanınızda olanı (Tevrat’ı) tasdik eden veya cumartesi günü yasağına uymayanları lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce, indirdiğim kitaba (Kur’an’a) inanın. Allah’ın emri (vaat ettiği) yerine gelmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey kendilerine Kitap verilenler! Bir takımlarının yüzlerini dümdüz edip tersyüzüne çevirmeden,ya da sizi Sebit kişilerini lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce gelin, kendinden öncekileri doğrulamak üzere bildirdiğimiz Kitap’a inanın. Allah’ın buyruğu hep yerine gelir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Kitaba nâil olanlar! Çehreleri belirsiz edip arkalarına çevirmeden [⁸] veya Cumartesiye hürmet etmeyen Yahııdilere ettiğimiz lânet gibi lânet etmeden evvel [⁹] sizdeki Kitabı tasdik ederek indirdiğimiz Kitaba iman edin. Allah/ın emri yerine gelir.
[8] Gözü, kaşı, burnu, ne varsa hepsini belirsiz edip çehrelerini arkaları gibi yamyassı yapmadan evvel veya ikbalinizi edbara çevirmeden evvel.[9] Azap gelmeden evvel.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey kendilerine Kitap verilenler! Sizin beraberinizde olanı tasdik edici olarak indirdiğimize inanın ki, umutlarınızı söndürüp yüzlerinizi geçmişe döndürmeyelim veya cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lanetlediğimiz gibi lanetlemeyelim. Allah’ın emri mutlaka yerine gelir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey kitab verilenler! Bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden yahut cumartesi ashabını (Yahudileri) lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki kitabı tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri (eninde sonunda mutlaka) yerine getirilmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey kendilerine Kitap verilmiş olan Yahudi ve Hıristiyanlar! Elinizdeki tahrif edilmemiş ilâhî bilgileri onaylayıp pekiştirmek üzere indirmiş olduğumuz şu Kur’an’a iman edin! Aksi hâlde, ya bazılarınızın hakîkati işitme, görme ve dile getirme yeteneklerini tamamen ellerinden alarak yüzlerini silip arkasına döndüreceğiz, ya da Cumartesi yasağını çiğneyenleri lânetlediğimiz gibi, sizi deömür boyu alçaklık ve perişanlığa mahkûm ederek lânetleyeceğiz! Allah’ın emri, mutlaka yerine getirilecektir. Sakın ola ki, “Ne de olsa Allah’a iman ediyoruz, nasılsa bağışlanırız!” ümidiyle Allah’ın ayetlerine sırt çevirmeyin! Unutmayın ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Kitap verilmiş olanlar! Yüzleri düzleyip enselerine çevirmemizden (tersyüz etmemizden) önce yahut Cumartesi arkadaşlarını lanetlediğimiz gibi onları da lanetlememizden önce, yanınızdakini tasdik edici (onaylayıcı) olarak indirdiklerimize inanın! Allah’ın emri yapılagelmiştir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey ehlikitap! Sizin Kitab'ınızı doğrulayıcı olarak indirdiğimiz Kuran’a siz de inanın, Biz, suratınızı dümdüz edip ilkel bir hale getirmeden, ya da cumartesi ihlâlcilerini lanetlediğimiz gibi lanetlemeden imana gelin. Allah'ın fermanı mutlaka yerine getirilecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey kendilerine Kitap verilenler! Bir takım insanları inkârlarından dolayı yok edip yeryüzünde hiç yaşamamışlar gibi yapmadan aklınızı başınıza toplayın! Yahut sizin de bildiğiniz gibi geçmişte cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi lanetlemeden, yanınızda bulunan Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdiğimiz Kur’an’a iman edin! Unutmayın ki inkâr edenler için gerçekleşecek olan Allah’ın emri mutlaka gelecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silerek arkalarına çevirmeden [*] veya onları Cumartesi [*] (yasağını çiğneyen) halk gibi lanetlemeden önce, elinizdekini (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin! (Çünkü) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Burada sözü edilen durum, umutları söndürülerek arkalarına baktırılmaları, geçmiş günlerin aranması anlamında bir pişmanlık hâli mecaz olarak ifade edilmek istenmektedir. Bu olay, Medine’de verdikleri sözün gereğini yerine getirmeyen, ihanete ve hainliğe başvuran Nadîroğullarının Medine’den sürülmelerine ve sürgün edilirken de hasretle geri dönüp bakmalarına işaret etmektedir.,Cumartesi Yasağı ile ilgili bkz. Bakara 2:65, dipnot 4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrât)’ı doğrultucu olarak indirdiğimiz bu kitaba Biz birtakım yüzleri tersine çevirip mahvetmeden¹ yahut cumartesi yasağını çiğneyen² (Yahû-dîleri) lânetlediğimiz gibi sizleri de lânetlemeden önce, îman edin. (Şunu bilin ki) Allah’ın emrettiği her şey, mutlaka yerine getirilir.
1 (طَمَسَ) Esasen bir şeyin eserlerini yok edip alametlerini izale etmek manasına olmakla burada yüzlerin kılığından çıkıp yüz denecek halleri kalmamak manasını ifade eder. Bu fiilin diğer anlamları için Bk. (Yûnus: 88, Yasin: 66, Kamer: 37, Mürselat: 8) Âyetin bu bölümü, mecâzî anlamıyla, “Biz birtakım kimseleri helâk etmeden” şeklinde de anlaşılabilir.2 Konu ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 65-66, Nahl: 124)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ey [geçmişte] kendilerine vahiy bahşedilmiş olanlar! [Şimdi,] sahip olduğunuz [hakikati] tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki ümitlerinizi boşa çıkarmayalım ve onları sona erdirmeyelim, ⁶² tıpkı Sebt’i ihlal eden o toplumu lânetlediğimiz gibi; zira Allah’ın irade ettiği şey mutlaka icra edilir. ⁶³
62 Lafzen, “yüzleri gidermeyelim/silmeyelim diye” -yani, kişinin beklentiyle yöneldiği veya karşılaştığı yüzleri (Abduh, Menâr V, 144 vd.)- “ve onları sonlarına yeniden döndürmeyelim diye”. Ayrıca kaydetmeliyiz ki dubur terimi (ki çoğulu edbâr’dır) -mütercimlerin çoğunun varsaydığı gibi- her zaman bir şeyin “arkası”nı göstermez, ama çoğu zaman o şeyin “son parça”sı veya “son”u için kullanılır (karş. Lane III, 846).63 Bu, 2:65’de işaret edilen ve 7:163-166’da detaylı olarak açıklanan Sebt ihlalcilerinin (lafzen, “Sebt halkı”) kıssasına bir atıftır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Sizi hor, hakir ve gözünüz arkada kalmış bir şekilde bu topraklardan çıkarmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden, elinizdeki gerçekleri doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu vahye/Kuran’a iman edin! Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir. 515, 12/111, 7/163
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, umutlarınızı söndürüp arkanıza baktırarak size geçmiş günlerinizi aratmayalım;[⁷⁸⁶] ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lânetlediğimiz gibi lânetlemeyelim;[⁷⁸⁷] zira Allah’ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
[786] Bu cümle ile iki şey ima ediliyor olabilir: 1) Onları geçmişte yaşadıklarından daha büyük acıların beklediği; ki bu takdirde onlar eski kara günlerini bile arar hale geleceklerdir. 2) Geçmiş günlerin özlemiyle yanıp tutuştukları; ki bu, gelecekten umutları yitirdikleri anlamına gelir. Gelecek için umudu olmayanlar, geçmişin özlemiyle avunurlar. Allah Rasûlü’nün bu âyetlerin hemen peşinden indiği Hendek kuşatmasında çağın iki süper gücü olan Sasani ve Bizans imparatorluklarını ashabına müjdelemesi hatırlanmalı. [787] Sebt yasağı için bkz: 2:65, not 120 (Krş: Eski Ahid, Çıkış 31:14-15).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar, biz -bir takım yüzleri silip de enselerine çevirmezden veya "Cumartesi yasağını çiğneyenleri" lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemezden önce, -gelin de elinizdekini (Tevrat'ı) tasdik etmek üzere indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin, (aksi takdirde) Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzlerin (tüm fonksiyonları), silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la’netlediğimiz gibi onları da la’netlemeden önce, yanınızdakini tasdik edici olarak indirdiğimize(Kur’ân’a) iman edin. Allâh’ın emri mutlaka icra edilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar! Sizin beraberinizde bulunanı musaddık olarak indirmiş olduğumuza imân ediniz, Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmenizden veya Ashâb-ı Sebt'e lânet ettiğimiz gibi onlara lânet etmemizden evvel. Ve Allah Teâlâ'nın emri, vaki bulunmaktadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey kendilerine daha önce kitap verilen Ehl-i kitap! Yanınızdaki kitapları tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba da iman edin. İman edin: enseleriniz nasıl dümdüz ise bazılarınızın yüzlerini bir darbe ile gözden, ağızdan, azalardan ederek dümdüz hale getirmeden, veya Ashab-ı sebte yaptığımız gibi lânet etmeden! Allah'ın emri mutlaka yerine gelir. [2, 65; 7, 163] {KM, Çıkış 31, 14; Sayılar 15, 32-36
Ashab-ı sebt: Allah, Yahudilerin cumartesi günü balık avlamalarını yasaklamıştı. Bu yasağı dinlemeyen Eyle ahalisini Allah cezalandırmıştı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la'netlediğimiz gibi onları da la'netlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur'an)a inanın. Allah'ın buyruğu yapılır.
(57) Âyette yahûdî Nadîr Oğulları kabîlesinin, hiyyânetlerinden dolayı müslümanlar tarafından yurtlarından sürelmesine; sürülenlerin, giderken hasretle arkalarına dönüp bakakalmalarına işâret vardır. (58) Yahûdîlikte kutsal sayılan Cumartesi yasağını çiğneyen yahûdîler kasdedilmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Ehl-i Kitâb! Yüzleri dümdüz idüb arkalarına çevirmezden veyâhud Cum'airtesi gününün hurmetini hetk idenlere la'net iylediğimiz gibi siz de la'net itmezden evvel elinizde bulunan kitâbı (Tevrât'ı) tasdîk idici olarak inzâl iylediğimiz kitâba (Kur'ân'a) îmân idiniz [²] Allâh Te'âlâ'nın emri muhakkak vâki' olacakdır.
[2] 'Abdullah ibni Selâm bu âyet-i kerîmeyi işidince elini yüzine tutarak huzûr-u risâlete gelüb: "Yâ Rasûlallah korkarım ki sana vâsıl olmazdan evvel yüzüm arkama döne" diyerek İslâm oldı ve Ka'bu'l Ahbâr da bu âyeti işidince "Bu âyetin va'îdinden korkub sana îmân itdim" diyerek zamân-ı Ömer'de İslâm oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey kendilerine Kitap verilenler! Sizin yanınızda olan Kitabı tasdik eden bu Kitaba inanıp güvenin. Yoksa itibarınızı yok eder, sizi yüzsüz hale getiririz. Yahut cumartesi yasağını çiğneyen ahaliyi[1] dışladığımız (lanetlediğimiz) gibi siz de dışlarız. Allah'ın emri yerine gelir[2].
[*] Bkz. Araf 7/163-166 [2] Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın desteğini ve insanların desteğini görenler hariç hepsi sefillik içinde olur, Allah'ın öfkesi ile yıkılırlar. Tamamının üzerine çaresizlik çökmüştür. Evet, öyle! Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini görmezlikten gelirler ve nebîlerini haksız yere öldürürler. Evet, öyle! Çünkü isyana dalar ve aşırı giderler. (Al-i İmran 3/112)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemeden önce yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri yapıla gelmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Kitap Ehli! Biz bir kısım yüzleri dümdüz edip de tersine çevirmeden ve Cumartesi yasağını ihlâl edenleri(21) lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizin yanınızdaki kitabı doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba da iman edin. Yoksa, Allah'ın emrettiği şey mutlaka yerine gelir.
(21) 7:163-166’ya bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz bir takım yüzleri silip arkalarına çevirmeden, yahut Cumartesi Ashabı'nı lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda bulunanı tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. Allah'ın emri yerine getirilmiş olacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ey anlar kim virinildiler kitāb įmān getürüñ aña kim indürdük girçek dutıcı- y-iken anı kim sizüñ-iledür; andan ilerü kim yoyavuz yüzleri pes döndürevüz anları arķaları üzere. yā ıraķ eyleyevüz anları nite kim ıraķ eyledük şenbe gün islerini. daħı oldı Tañrı işi işlenmiş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā ol kişiler ki kitāb virildi anlara, īmān getürüñüz biz indürgen kitāba,girçekleyicidür sizüñle olan kitābı. Andan burun ki yüzleri maḥv eyleye‐vüz, ya‘nī gözleri görmez ola, yā döndermezden burun yüzlerini ardlarına, yāla‘net itmezden burun anlara la‘net eyledügümüz gibi, Eṣḥāb‐ı Sebte kiṭoñuz ve maymūn oldılar. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālānuñ buyruġı işlense gerek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey kitab verilmiş kimsələr! Bə’zi üzləri tanınmaz hala salıb ənsələrinə (arxalarına) çevirməmişdən və şənbə gününün hörmətinini saxlamayanlara (əshabus-səbtə) etdiyimiz kimi, onlara da lə’nət etməmişdən əvvəl əlinizdə olanı (Tövratı) təsdiqləyən olaraq nazil etdiyimizə (Qur’ana) iman gətirin! Allahın əmri mütləq yerinə yetəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye unto whom the Scripture hath been given! Believe in what We have revealed concerning that which ye possess, before We destroy countenances so as to confound them, or curse them as We cursed the Sabbath breakers (of old time). The commandment of Allah is always executed.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye People of the Book! believe in what We have (now) revealed, confirming what was (already) with you, before We change the face and fame(567) of some (of you) beyond all recognition, and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbathbreakers,( 568) for the decision of Allah Must be carried out.
567 Literally, "before We obliterate some features (or faces) and turn them front to back (or back to front)": an Arabic idiom, which must be translated freely to yield its proper meaning in English. The face is the chief expression of a man's own real essence; it is also the index of his fame and estimation. The People of the Book had been specially favoured by Allah with spiritual revelations, If they proved themselves unworthy, they lost their "face". Their eminence, would, owing to their own conduct, be turned into degradation. Others would take their place. The first shall be last and the last shall be first: Matt. 19:30. 568 Cf. 2:65 and n 79.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اُو۫تُوا
kendile- rine verildi
الْكِتَابَ
kitap
اٰمِنُوا
iman edin
بِمَا
o şe- ye ki
نَزَّلْنَا
indirdik
مُصَدِّقاً
doğrulayıcı olarak
لِمَا
o şe- yi ki
مَعَكُمْ
beraberi- nizdedir
مِنْ قَبْلِ
önce
اَنْ نَطْمِسَ
silmemizden
وُجُوهاً
birtakım yüzleri
فَنَرُدَّهَا
böylece onları döndürürüz
عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا
arkalarına
اَوْ
yahut
نَلْعَنَهُمْ
onları lanetle- memizden
كَمَا
o şey gibi ki
لَعَنَّٓا
lanetledik
اَصْحَابَ
halkını
السَّبْتِۜ
cumartesi
وَكَانَ
ve olandır
اَمْرُ
emri
اللّٰهِ
Allah'ın
مَفْعُولاً
yapılmış
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz, birtakım yüzleri silip arkalarına çevirmeden (kör, sağır ve dilsiz bir hâle getirmeden) yahut onları, (hadlerini aşarak balık tutma yasağını çiğneyen) cumartesi halkı gibi lanetlemeden önce yanınızda bulunan (Tevrât)ı doğrulayıcı (ve tasdik edici) olarak indirdiğimiz (Kur'ân)a iman edin! Yoksa, Allah'ın (bu konudaki) emri (mutlaka) yerine gelecektir.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
مُصَدِّق
Etken fiil-II
ص د ق
Tasdik edici, doğrulayıcı, tasdik eden
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
طَمَسَ
Fiil-I
ط م س
Sildi, yok etti, kör etti, söndürdü
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
رَدَّ
Fiil-I
ر د د
Reddetti, döndürdü, geri çevirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
دُبُر
İsim
د ب ر
Arka, ardı, geri
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
لَعَنَ
Fiil-I
ل ع ن
Lanetledi, lanete uğradı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَعَنَ
Fiil-I
ل ع ن
Lanetledi, lanete uğradı
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
سَبْت
İsim
س ب ت
Yahudilerin tatil yaptıkları gün (Cumartesi günü)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَفْعُول
Edilgen fiil
ف ع ل
Yapılmış, yapılan, yerine getirilen, gerçekleşmiş