(Hesap günü) her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (peygamber) getirdiğimiz ve (Resulüm!) Seni de şunların (ümmetin) üzerine şahit olarak gösterdiğimiz zaman, bakalım (gönderdiğimiz Kur’an’ın tebliğini almış oldukları hâlde, ondaki mesajları kendilerine hayat düstürü edinmeyen, sosyal hayatını ona göre tanzim etmeyen ve Kur’an’la amel etmeyi terk eden ümmetinin) hâli nasıl olacak? *
(*) Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiş ve tebliğ etmişlerdir. Nizam ve ahlâk sahasında ise -prensipler değişmemekle beraber- medenî ve ictimaî şartlara göre şekiller ve uygulamalar değişmektedir. Son Peygamber Muhammed (s.a.) insanların ilim ve medeniyetçe en ileri devrelerinde onlara rehber olacak en kâmil dini getirmiş ve tebliğ etmiştir. Peygamberlerinin getirdikleri iman ve nizamı değiştiren veya inkâr edenler ahirette muhakeme edilecek ve peygamberleri de onlar aleyhine şahitlik edeceklerdir... (Diy. Vakfı Meali 41. Ayet Açıklaması) Peygamberler Allah’ın dinini insanlara tebliğle yükümlüdür. Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiştir. Kur’an’ın bize öğrettiği üzere hayat, devamlı ve organik bir süreçtir. Bölgesel ve sosyal şartlara göre uygulamalar (şeriatlar) değişse de ahlaki prensipler temelde değişmemektedir. Son peygamber Hz. Muhammed gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin getirdiği ilahi öğretileri ihtiva eden en kapsamlı kitaba (Kur’an’a) muhatap olmuş ve İslam dininin tamamlanmış son şeklini tebliğ etmiştir. Peygamberlerin muhatap olduğu toplumlar, peygamberlerine inanmak ve tebliğ ettiklerine uymak zorundadır. Bu konuda en büyük şahitleri hiç şüphesiz kendileriyle beraber yaşayan peygamberlerdir. Bu bakımdan hesap gününde gerekli görüldüğü takdirde bütün ümmetler için peygamberler tanık durumunda olacaktır. Hz. Muhammed’in tanıklığına örnek olarak Furkan suresi 25/30 ayeti gösterebiliriz: “Resul (Muhammed) de (o gün): “Ey Rabbim! Kavmim (ümmetim) şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek. (C. Külünkoğlu Meali 41. Ayet Açıklaması) İşte Furkan suresi 30. Ayetteki bu ilahi mesaj, bizim için gerçekten büyük bir uyarıdır. Zira bugün Kur’an terk edilmiş, onun yerine uydurma hadis ve rivayetlerden oluşan Kur’an dışı uydurulmuş bir dinle karşı karşıyayız. Müslümanlar, Kur’an’ı Allah kelâmı olduğunu kabul ederek onun her çağda geçerli ve yeterli olduğuna inandıklarını söyledikleri hâlde gerçekte Kur’an’ı hayatlarının rehberi yapamayan ve ona aktif bir âmelle uyum sağlayamayan, dinin tek temel kaynağı olan Kur’an’i kerim yerine uydurma hadis ve rivayetleri koyan ve adeta Kur’an dışı uydurulmuş bir din yaşayan bugünkü Müslümanlar ‘’Bu Kur’an’ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bırakmışlar. İşte ahiret günü Allah resulü de bu konunda kendi ümmetinden şikâyetçi olacaktır. Hz. peygamberin tanıklığı için bkz: (25: 30).