close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velikullin ce’alnâ mevâliye mimmâ terake-lvâlidâni vel-akrabûn(e)(c) velleżîne ‘akadet eymânukum feâtûhum nasîbehum(c) inna(A)llâhe kâne ‘alâ kulli şey-in şehîdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ana ve babayla yakınların bıraktıkları mallara mirasçı olacak erkek ve kadınları tayin ettik. Kendileriyle ahitleştiğiniz kişilere de paylarını verin, şüphe yok ki Allah her şeyi görür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Anne-babanın ve yakınların (ölüp de) geride bıraktıklarından her birine (akrabalık bağına göre) mirasçılar kılıverdik. Yeminlerinizin (akid ile) bağladığı (mallarını ve paralarını; borç, emanet ve rehin aldığınız) kimselere de kendi hakları olan paylarını verin. Şüphesiz Allah, her şeye şahit olandır (görüp değerlendirendir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Anne babanın ve yakın akrabanın bıraktıkları mallarda; erkek ve kadın herbir kimse için mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kimselerin yani karı kocanın da mirastan paylarını verin. Şüphesiz ki Allah herşeye şahittir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Erkek ve kadın herkes için, ebeveyn ve akrabaların bıraktıklarından, pay alacak vârisler belirledik. Kendi iradeniz ve hür seçiminizle aranızda akit gerçekleştirilen sözleşmeli yakınlarınıza da paylarını verin. Allah her an, açık-gizli her şeye şâhittir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Anne - baba ve yakınların bıraktıkları her şey için mirasçılar kıldık. [9] Kendileriyle yeminleşmiş olduğunuz kimselere de paylarını verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.
33.Ebu Davud`un er-Rebi`in kızı Ummu Sa`d`dan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile oğlu hakkında indirildi. Hz. Ebu Bekir (r.a.) oğlunu İslâm`a ilk davet ettiğinde Müslüman olmak istemedi. Bunun üzerine Ebu Bekir (r.a.) onu mirasına ortak etmemek üzere yemin etti. Daha sonra oğlu Müslüman olunca ona da mirastan hakettiği payı vermesi emredildi.9.Yani herkes yakınlıkları derecesine göre anne babanın ve diğer akrabaların geriye bırakmış oldukları mallar üzerinde mirasçı olurlar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Anne-babanın ve yakınların geride bıraktıklarından ve her birine mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin (akid ile) bağladığı kimselere de kendi paylarını verin. Şüphesiz, Allah, her şeye şahid olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ana-babanın ve akrabanın geriye bıraktığı maldan her birinize miras kıldık. Bir de el ele verip yeminle sözleşme yaptığınız kimselere de hislerini verin. Zira, Allah her şeye karşı şahid bulunuyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ana babanın ve akrabaların bıraktıkları her malın sahipleri (varisleri) vardır. (Azat ettiğiniz) kölelerinize de paylarını verin. Muhakkak Allah, her şeyi çok iyi gören ve bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Erkek ve kadından her biri için anne, baba ve akrabanın bıraktığından hisselerini alacak olan vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı/kendileriyle anlaşma yaptığınız kimselere de haklarını veriniz. Çünkü Allah, her şeyi görmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ananın, atanın, hısımların bıraktıkları maldan, her birine mirasçılar gösterdik, antlaştığınız kimselere paylarını veriniz, Allah her şeye tanık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeyi bir şahit olarak gözetlemektedir.
“Yeminleştiğiniz kimseler” cahiliye devrinde âdet olan, bir adam başka biriyle kardeş olmak, birbirine arka çıkmak üzere anlaşır ve böylece birbirlerinin mirasına da vâris olurlardı. İlk zamanlar Kur’an bu geleneğe izin vermişti. Ancak daha sonraki zamanlarda bu durum istismar edilince Enfâl sûresinin 8/75. âyetiyle mirasa vâris olabilmek için yakın akrabalık şartı getirildi.  
Cemil Said
swap_vert close
Peder ve vâlideden ve akrabâdan ve mukâvele itdiğiniz âdemlerden kalacak mîrâslara kimlerin vâris olacağını ta’yîn idin herkese müstehak oldığı hisseyi viriniz zîrâ Allâh kâffe-i ef’âlinize şâhiddir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından her birine varisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeye şahiddir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin.[114] Şüphesiz Allah her şeye şahittir.
“Yeminlerin bağladığı kimseler” ifadesiyle kastedilen, “velâ akti” yoluyla mirasçı olanlardır. Velâ akti, nesebi belli olmayan, varisi bulunmayan bir kimsenin, ikinci bir şahsa “Ben ölürsem varisim ol. Diyet gerektirecek bir suç işlemem hâlinde de, diyetimi sen öde” demesi ve onun da bu istekleri kabul etmesiyle gerçekleşen akittir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Anne, baba ve akrabanın geride bıraktıklarından her biri için yakın vârisler belirledik. Antlaşma yoluyla yakınlık bağı kurduğunuz kimselere de paylarını verin. Bilin ki Allah her şeyi görmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kimselere de paylarını verin. Çünkü Allah her şeyi görmektedir.  
 «Yeminlerin bağladığı kimseler» cahiliye devrinde âdet olan bir nevi mukaveleli mirasçılar olup, başka bir âyetle (Enfâl 8/75) hükmü kaldırılmıştır. Bir başka anlayışa göre bunlardan maksat eşlerdir ve âyet neshedilmemiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ananın, babanın, akrabaların ve evlenme yoluyla size akraba olanların bıraktıklarından herbiriniz için paylar ayırdık. Herbirine payını vermelisiniz. Elbette ALLAH her şeye Tanıktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Anne, baba ve akrabaların bıraktıkları her şey için bir mirasçı tayin ettik. Yemin akdiyle mirasçı kıldıklarınızın paylarını da verin. Şüphesiz Allah, her şeye şahittir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Erkek ve dişi her biri için baba ve ananın ve en yakın akribanın, ve akd ile yeminlerinizin bağladığı kimselerin terikelerinden varislere de tahsıs ettik onlara da nasıblerini verin çünkü Allah her şeye karşı şahid bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Erkek ve kadından) her biri için ana-baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla şahittir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Anne, baba ve akrabaların bıraktıklarına varisler belirledik. Yeminlerinizin bağladığı¹ kimselere paylarını verin. Kuşkusuz, Allah her şeye tanıktır.
1- Kendileriyle sözleşme, anlaşma yaptıklarınızla.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Erkek ve dişiden) her biri için baba ve ananın, yakın hısımların terikelerinden de vârisler yapdık (Akd ile) yeminlerinizin bağladığı kimselere dahi hisselerini verin. Allah, her şey'in üstünde hakîykî şâhiddir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ana-babanın ve akrabâların bıraktıkları (malları)ndan her biri için de vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (onların lehine yemin ettiğiniz) kimselere gelince, onlara da nasiblerini verin! Şübhe yok ki Allah, herşeye hakkıyla şâhiddir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (insanlardan) her biri için ana babanın, yakınların ve yeminlerinizin (nikâh akdinizin) bağladığı kimselerin (eşlerinizin) bıraktıklarından, (hisselerini alacak olan) varisler kıldık. O hâlde onlara paylarını veriniz. Şüphesiz Allah, her şeyi görüp bilendir.*
(*) Aşağıdaki tefsir metninde de belirtildiği gibi ayette bulunan (عاقدت أيمانكم)’’kendileriyle nikâh akdi yaptığınız eşler’’demektir. İşte bundan da anlaşılıyor ki Kur’an’da geçen (ما ملكت أيمانكن) ‘’esirler ve cariyeler değildir. Bu ifadeyle ‘’yemin akdiyle sahip olduğunuz kimseler, yani eşler’’ demektir. Çünkü cariye, köle ve esirler için böyle bir yemin akdi yapılmazdı. Bu nedenle Kur’an’da bulunan (ما ملكت أيمانكن) ifadesi ile ne köle ne cariye ne de esirler kast edilir! المُرادُ بـ {الذين عاقدت أيمانكم} الزَّوْجُ، والزَّوْجَةُ، فأراد عقد النِّكاح قال { وَلاَ تَعْزِمُوۤاْ عُقْدَةَ ٱلنِّكَاحِ (اللباب في علوم الكتاب)ِ  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ana babaların, akrabaların ve antlaşma yapmış olduğunuz kimselerin bıraktıkları terekeleri sahiplenecek olanları (mevali) belirledik. Nasıl, ne şekilde, anlaştıysanız, anlaştıklarınızı onlara verin. Zira Allah yaptığınız her şeye şahit olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ananın, babanın, yakınların bıraktıkları maldan her biri için varisler gösterdik. Kendileriyle antlaşıp bağlaştığınız kimselere paylarını verin. Çünkü Allah her nesne için tanık olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ana, babanın hısımların geri bıraktıkları maldan her biri için [¹⁰] varisler kıldık [¹¹]. Kendileriyle yemin [¹²] aktettiğiniz [¹³] kimselere de hisselerini verin [¹⁴]. Çünkü Allah her şeye hakkiyle şahittir.
[10] Erkek, kadın.[11] Nazm-ı Celîlde vârit olan mevali lâfz-ı şerifi kul azat edene ve azadedilen kula ıtlak olunduğu gibi yardımcı, asabe, amcazade, halif manalarınada gelir: İslâmın zuhurundan evvel Araplar beyninde birbirlerine yardım etmek ve varis olmak üzere bir ahit aktolunur, neticesinde hangisi evvel vefat ederse geri kalan ona varis olurdu, biri diğerinin cinayetine bedel, diyet verirdi. İşte bunlara halifler denirdi. Burada asabe manasınadır ki, eshabı feraizden sonra gelen varislerdir.[12] Sağ el de kast olunur; çünkü yemin sağ ellerle yapılırdı.[13] Aktedenlerden maksat halifler ise Nazm-ı Celîl «Ve ulû'l- erhami ba'duhum evla bi ba'd» âyeti kerîmesiyle mensuhtur. Zevceyn ise veya nusrat, nasihat, muhalesa hususunda ahit ise âyeti kerime mensuh değildir, mühkemdir. Fakat oğul edinmek maksut ise mensuh olur.[14] Yahut ana babanın, akrabanın, kendileriyle akt-i iman ettiğiniz kimselerin metrukâtı için verese kıldık; o vereseye hisselerini verin. Malı haliflere vermeyin demektir. Bu halde âyet yine mensuh olmaz. Yahut erkek kadın her biri için terekelerinde verese kıldık; onlar da ana baba akrabadır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz ana babanın ve yakın akrabaların bıraktıklarının her birine mirasçılar/vârisler [mevâliye] belirledik. Yeminlerinizle bağlandığınız kimselere de paylarını/nasiplerini veriniz. Muhakkak ki Allah, her şeye şahit olandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
(İnsanlardan) Her biri için ana babanın, yakınların ve yeminlerinizin bağladığı kimselerin (eşlerinizin) bıraktıklarından, (hisselerini alacak olan) varisler kıldık. O halde onlara nasiplerini veriniz. Doğrusu Allah her şeye şahittir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerek ana babalar, gerek diğer akrabalar, gerekse evlilik sözleşmesi yaptığınız kimseler olsun; hepsinin bıraktığı mallar için belirli mirasçılar tayin ettik. O hâlde, her birine paylarını eksiksiz verin. Kuşkusuz Allah, her şeye şâhittir.Fakat erkek, kadına göre daha çok miras alacaktır, çünkü:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Yeminlerinizle, sözleşmelerinizle) Akid yaptığınız kimselerin, En Yakın (Akraba)lar’ın ve Ana-Baba’nın geride bıraktıklarından, her biri için yakın akraba mirasçıları yaptık. Onlara nasiplerini / paylarını verin! Allah, her şeye şahid olandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ana-baba ve akrabaların bıraktığı, her türlü mal varlığının mirasçıları bellidir. Ayrıca yemin şartına bağladığınız malları da sahiplerine verin. Allah her şeyi görüp izlemektedir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Annenin babanın bıraktıkları mirasta erkeklerin de kadınların da payı vardır. Hiçbir Mümin erkek mirasta kadınların hakkı yoktur diyerek yasamızı çiğneyemez! Size miras kalan varlıklarla ilgili daha önce söz verdiğiniz veya şöyle olursa böyle olacak diye yemin ettiğiniz hususlar varsa, miras paylaşımında onları da paylaşıma dâhil ederek paylarını verin! Allah her şeye şahittir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve yakınların bıraktığından (paylarını alacak olan) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kişilere (gelince), onlara da paylarını verin! Şüphesiz ki Allah her şeye şahittir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ana-babaların, akrabaların ve yeminli sözleşmeler yaptığınız kimselerin¹ her birinin miraslarına mirasçılar tayin ettik. Öyleyse bu pay sahiplerine mirastan paylarını verin.² Şüphesiz Allah her şeyi görüp durmaktadır.
1 Yani nikâh akdi ile evlenip de birbirlerine bu yolla vâris olan eşlerin ve mevl’el-müvalâtın…2 Ve aranızda miras yoluyla helal olarak elde ettiğiniz mallarınızı bu şekilde bâtıl bir yolla yemeyin.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Herkes için [bir şeyler] bırakabileceği mirasçılar tayin etmişizdir: anne-babalar, yakın akrabalar ve kendileriyle ahitleştiğiniz kimseler; ⁴¹ öyleyse onlara paylarını verin, zira Allah her şeye şahittir.
41 Yani, kadınlar ve kocalar (Ebû Müslim’den naklen Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerek ana babanın gerekse akrabaların her birine geride bıraktıkları mallar için mirasçılar belirledik. Bir de yeminlerinizle kendinize mirasçı kıldığınız kimselere de paylarını verin. Elbette Allah, her şeye şahittir. 4/7-8-11-12-13-33-176
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Herkes için, geriye bıraktığı mirastan pay alacak mirasçılar tayin ettik: Ebeveynler, akrabalar ve kendileriyle sözleştikleriniz…[⁷⁶⁶] İşte bunlara nasiplerine düşeni verin; iyi bilin ki Allah her bir şeye hakkıyla şahittir.[⁷⁶⁷]
[766] Said b. Müseyyeb bunu evlatlıklara yapılan vasiyetle (İbn Âşur); Ebu Müslim ise “eşler” ile açıklamıştır (Nkl: Râzî). [767] Zımnen: Siz de Allah’ın şahitliğine şahit olun!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların (erkek ve kadının) herbirini ana-baba ve akrabanın geride bıraktıklarından hisse alacak varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini verin, (bu son hüküm sonradan Enfal/75 ile neshedilmiştir) Şüphe yok ki Allah, herşeye şahit olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Herkes için (bir şeyler) bırakabileceği mirasçılar tayin etmişizdir: annebabalar, yakın akrabalar ve kendileriyle ahitleştiğiniz kimseler; öyleyse onlara paylarını verin, zira Allah her şeye şahittir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hepsi için baba ve ananın ve yakın hısımlarının ve yeminlerinizin akdettiği kimselerin terekelerinden miras alır varisleri kıldık. Artık onlara nâsiplerini veriniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ herşey üzerine bihakkın şahittir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Anne ve babanın ve diğer akrabaların ölümlerinden sonra bırakacakları her terike için vârisler belirledik. Yemin akdinin sizi bağladığı kimselere de paylarını verin. Muhakkak ki Allah her şeye şahittir.
Cahiliye döneminde müvalat akdi yapılarak mukaveleli mirasçı belirlenirdi. Bazı fakihlere göre bu veraset şekli, mirası akrabaya tahsis eden 8, 75 âyeti ile kaldırılmıştır. Hanefi mezhebine göre müvalat ile veraset devam edebilir. Şöyle ki: Herhangi bir kişi Müslüman olur, varisi de bulunmazsa o bir dindaşına: “Tazminat ödemem gerekirse senin benim âkilemden olman, benim de ölümümden sonra sen bana vâris olman üzere müvalat yapalım” diye anlaşma yaparsa, bu akit geçerlidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ana babanın ve akrabanın bıraktıklarından her birine varisler kıldık. yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini verin. Allah herşeyi görmektedir.
Burada yemînlerin bağladığı kimseler ile, erkeklerin and yaparak sıkı kardeşlik kurdukları insanlar kasdedilmektedir. Araplarda bir adam, başka biriyle yardımlaşmak ve birbirine arka çıkmak üzere andlaşırdı. İşte âyet, böyle andlaşma yapılan kimselere mîrâstan pay verilmesini emretmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Baba ve ananın ve akrabânın terk itdikleri her şey içün verese kıldık. Kendileriyle 'akd-i eymân ve 'ahd-i peymân itidiklerinizin nasîbini viriniz -diğer bir tefsîre göre- Baba ve ananın ve akrabânın ve kendileriyle 'akd-i eymân 'ahd-i peymân itidiğiniz kimselerin terk itdikleri her şey içün verese kıldık. Mîrâsçılara hisselerini viriniz [¹] Allâh her şey üzerine şâhid oldı (her şeyi görir).
[1] Ba'zı müfessirîn " وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ - ve 'akidleşdiğiniz kimseler" cümlesini " جَعَلْنَا مَوَالِيَ - vârisler kıldık" cümlesine 'atf iderek birinci sûretde ve ba'zıları da o cümleyi " ... مِمَّا تَرَكَ - terk itdiklerinden" cümlesine 'atf ile ikinci sûretde tefsîr itmişlerdir. Allâhu a'lem. 'Akd-i eymân olunanların kimler olduklarında ihtilâf vardır: 1- Câhiliyetde hangisi evvel ölür ise diğeri onun malına vâris olmak şartı ve daha başka şartlarla iki kişi birbiriyle dostluk 'akd iderlerdi. Bu 'âdet evâil-i İslâm'da da cârî idi murâd onlardır. Sonra " اُو۬لُوا الْاَرْحَامِ - akrabâlar" âyeti ile mîrâsdan hissedâr olmaları nesh olundı. 2- Kendine vâris olmak üzere alınan evlâdlık. 3- Aralarında Rasûlullah tarafından "muvâhât" kardaşlık 'akd idilenler. 4- Zevc ve zevce. 5- Köle ve câriye. Murâd-ı ilâhinin hangisi oldığını Allâh Te'âlâ bilir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Herkese, ana baba ve akrabalarının bıraktıklarına mirasçı olma hakkı tanıdık[1]. Kendileriyle güçlü sözleşme[2] yaptığınız kimselere (eşlerinize) de paylarını verin. Allah her şeye şahittir.
[1] 7. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından, erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir. [2] Nikah sözleşmesi, akdi. Bkz.: Nisa 4/21  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ana babanın ve yakın akrabanın geride bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizle söz verdiğiniz kimselere de kendi paylarını verin. Elbette Allah, her şeye şahittir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Anne ve baba ile yakın akrabanın bıraktığı mallar hakkında, Biz herkes için vârisler belirledik. Kendileriyle sözleşme akdettiğiniz kimselere de paylarını verin. Şüphesiz Allah herşeyin şahididir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ana-babanın ve akrabanın geriye bıraktıkları malların hepsi için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizin/anlaşmalarınızın akde bağladığı kimselere gelince, onların paylarını da kendilerine verin! Allah her şeyi dikkatli bir tanık olarak gözetlemektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her birinüñ ķılduķ mįrāŝ alıcılar, andan kim ķodı ata aña, daħı yaķın ħıśımlar. daħı anlar kim 'ahd baġladı andlaruñuz, virüñ anlara anlaruñ ülüsini. bayıķ Tañrı oldı her nesene üzere ŧanuķ yā ḥāżır
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Her kişiye naṣīb eyledük ḳarāyiblerden ata ana terekesinden ḳarāyibler tereke‐sinden daḫı. Daḫı ol kişiler ki ‘ahd eyledüñüz anlar‐ıla virüñüz anlaranaṣīblerini. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesneye ṭanuḳdur, her kişinüñ ḥālin bi‐lür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ata-ana və yaxın qohumların qoyub getdikləri maldan hər biri üçün varislər tə’yin etdik. And içib, əhd-peyman bağladığınız şəxslərin də paylarını özlərinə verin! Əlbəttə, Allah hər şeyə şahiddir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And unto each We have appointed heirs of that which parents and near kindred leave; and as for those with whom your right hands have made a covenant, give them their due. Lo! Allah is ever fitness over all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To (benefit) every one, We have appointed shares and heirs(543) to property left by parents and relatives. To those, also, to whom your right hand was pledged,(544) give their due portion. For truly Allah is witness to all things.
543 Mawali, plural of Mawla; from the root wala, to be near in place or relationship, to follow. Mawla may therefore mean: (1) nearly related, (2) heir, (3) sharer or partner; these three meanings are implied here; (4) neighbour, or friend, or protector, or client (44:41); (5) lord or master (16:76). 544 When the emigration took place from Makkah to Madman, bonds and links of brotherhood were established between the "Emigrants" and the "Helpers," and they shared in each other's inheritance. Later, when the Community was solidly established, and relations with those left behind in Makkah were resumed, the rights of blood-relations in Makkah, and the Helper-brethren in Madinah were both safeguarded. This is the particular meaning. The more genera! meaning is similar; respect your ties of blood, of neighbourhood, and of friendly compacts and understandings. Be just to all.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلِكُلٍّ
ve herbiri için
جَعَلْنَا
kıldık
مَوَالِيَ
vârisler
مِمَّا
o şey- den ki
تَرَكَ
bıraktı
الْوَالِدَانِ
ana baba
وَالْاَقْرَبُونَۜ
ve akrabalar
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
عَقَدَتْ
bağladı
اَيْمَانُكُمْ
yeminleriniz
فَاٰتُوهُمْ
işte onlara verin
نَص۪يبَهُمْۜ
nasiplerini
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
عَلٰى
üzerine
كُلِّ شَيْءٍ
her şey
شَه۪يداً۟
Şehîd
(Erkek ve kadından) Her biri için ana baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (kendilerine söz verdiğiniz) kimselere gelince, onlara da nasiplerini verin! Çünkü Allah Şehîd (ismiyle) her şeye (en ince ayrıntısına kadar) şahiddir.
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مَوَالِي
İsim
و ل ي
Vârisler, yakınlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
وَالِد
İsim
و ل د
Ana baba, anne, baba
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَقَدَ
Fiil-I
ع ق د
Bağladı
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid