Yetimlerin mallarını kendilerine verin,¹ temizi pisle değişmeyin² ve onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Zîrâ bu, çok büyük bir günâhtır.
1 Gatafan kabîlesinden birisi, kardeşinin yetim çocuğu baliğ olup malını isteyince, malını vermez. Durumu Efendimize arz ederler. Bu âyet nâzil olunca adam: “Biz, Allah’a ve Rasûlüne itaat eder ve büyük vebalden Allah’a sığınırız.” der ve çocuğun malını verir. Peygamberimiz de: “böyle aç gözlülükten korunup Rabbine itaat eden, Onun cennetine girer.” buyurur. Çocuk da malını Allah yolunda infak eder. Bunu üzerine Peygamberimiz: “mükâfat sâbit oldu, fakat günâh baki kaldı.” buyurunca, bunun ne demek olduğu sorulur, o da: “çocuğun mükâfatı sâbit, fakat babasının günâhı baki.” buyurur. (Bu çocuğun babası müşrik idi.) (Kurtubî, Vâhidî) Bk. (En’am: 152, İsrâ: 17) 2 Yani; Yetimin iyi bir malını kendinizin kötü bir malıyla değiştirmeyin, kendi helal malınızı yetimin malıyla değiştirerek haram yapmayın, kendi malınıza iyi bakıp da yetimin malını kötü bir halde bırakmayın.