close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veâtû-lyetâmâ emvâlehum velâ tetebeddelû-lḣabîśe bi-ttayyib(i)(s) velâ te/kulû emvâlehum ilâ emvâlikum(c) innehu kâne hûben kebîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin ve iyisinin yerine kötüsünü koyup değiştirmeyin ve onların mallarını, kendi mallarınıza katıp yemeyin; çünkü bu, pek büyük bir suçtur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yetimlerin (sahipsiz kimselerin ve yönetiminize verilen toplum kesimlerinin hakkı olan) mallarını (ve maaşlarını tam) verin. Ve sakın murdar olanı (haram ve haksız kazancı) helâl ve temiz olana (tercih edip, İlahi hükümleri kendinize göre) değiştirmeyin. Onların (mağdurların ve halkın) mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin! Çünkü bu, büyük bir vebaldir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde, yetimlere mallarını verin, kendi değersiz mallarınızı onlara ait güzel mallar ile değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınız ile birleştirerek yemeyin. Doğrusu bu büyük bir suçtur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Reşid olduklarında, yetimlere, dullara mallarını-paralarını verin. Verirken iyiyi kötüsü ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Bu büyük bir günahtır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin ve pis olanı temiz olanla değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Şüphesiz bu büyük bir suçtur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin ve murdar olanı temiz olanla değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yetimlere bâliğ oldukları zaman mallarını verin. Helâlı harama değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yetimlerin mallarını onlara verin, güzeli çirkin ile, iyiyi kötü ile değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Böyle bir şey yapmanız, büyük ve ağır bir günahtır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yetimlere mallarını veriniz; temizi pis olanla değiştirmeyiniz, onların mallarını sizin mallarınıza katarak kendi helâl ve temiz malınızı kirletip yemeyiniz; çünkü bu, büyük bir günahtır.
Besim Atalay
swap_vert close
Öksüzlere, yetişince mallarını veriniz, kötüyle iyiyi değiştirmeyin, onların mallarını, malınıza karıştırıp yemeyin, bu, büyük bir yazıktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Vefat eden akrabalarınız ya da bir başkası tarafından sizler emanet edilen) yetimlere (gerekli yaşa ulaştıklarında) mallarını veriniz, temiz olanı (helali) pis olanla (haramla) değiştirmeyiniz! Onların mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katarak yemeyiniz! Biliniz ki bu, çok büyük bir günahtır.
“Yetâmâ”, “yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olamamış çocuk demektir. Ancak eski Arap geleneğinde kocası ölen kadına da tek başına kaldığı için yetim denilirdi. Hz. Muhammed zamanında Arap bedevileri yapılan savaşlarda yetim kalmış kadın ve kızları nikahlayıp varlıklarına el koyuyor sonra bu varlıkları kendi hanımlarına harcıyorlardı. Bu geleneğin sonlandırılması için bu ayet nazil olmuş ve daha sonra böyle istismar edici evliliklere kimse tevessül etmemiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Yetimlerin emvâlini sinn-i rüşde vâsıl oldukları zamân kendilerine viriniz. İyi mallarını fenâ mallar ile değişdirmeyiniz ânların emvâlini kendi mallarınız ile karışdırub yimeyiniz bu büyük bir günâhdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, onların mallariyle kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçtur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin. Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Bu büyük bir adaletsizlik olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allahdan korkun da yetimlere mallarını verin ve temizi murdara (halâli harama) değişmeyin, onların mallarını kenid mallarınıza katıb yemeyin çünkü o büyük bir vebal bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Vasisi olduğunuz) yetimlere, (buluğa erince) mallarını verin. Temizi, pis olanla (helâli, harâmla) değişmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza (katarak) yemeyin. Şüphesiz bu büyük bir günahtır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yetimlere (rüşdüne gelince) mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak) yemeyin. Çünkü bu, muhakkak büyük bir günâhdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem yetimlere mallarını verin ve temizi pis olana (helâli harâma) değişmeyin; onların mallarını mallarınıza (katarak) yemeyin! Çünki bu büyük bir günahtır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (baliğ ve reşit olduklarında bakım ve gözetiminizde bulunan) yetimlere (yani sahipsiz kimselerden yönetiminize verilenlerin hakkı olan) mallarını (tastamam) verin (malları yeterli değilse devlet bütçesinden de onlara her türlü yardımı sağlayın) ve (hakkınız olmayan mallara tecavüz edip de) temizi kirli ile (helâl malınızı haramla) değişmeyin. Ayrıca, onların (o kimsesiz yetimlerin ve mağdurların) mallarını kendi malınıza katarak yemeyin. Şüphesiz böyle yapmanız büyük bir vebaldir.*
(*) “Yetâmâ”,“yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olmamış çocuk demektir. Ancak eski Arap geleneğinde kocası ölen kadına da tek başına kaldığı için yetim denilirdi. Cahiliye döneminde Arap bedevileri yapılan savaşlarda yetim kalmış kadın ve kızları nikâhlayıp mal ve varlıklarına el koyuyor sonra bu varlıkları kendi hanımlarına harcıyorlardı. Bu geleneğin sonlandırıması için bu ayet nazil olmuş ve daha sonra böyle istismar edici evliliklere kimse tevessül etmemiştir. (C. Külünkoğlu Meali 2. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin, pis şeylerle temiz olanları değiştirmeyin ve yetimlerin mallarını mallarınıza katıp yemeyin. Böyle yapmak büyük bir suçtur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öksüzlere mallarını verin. O malların iyisini kötüsü ile değiştirmeyin. Öksüzlerin mallarını mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu büyük bir suçtur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yetimlere, baliğ olunca mallarını verin, nâpâki pâk ile değiştirmeyin [⁵]. Yetimlerin mallarını mallarınıza karıştırmakla mallarını yemeyin. Bu, muhakkak büyük bir cürümdür.
[5] Yetimin iyi malını alıp sizin kötü malınızı vermeyin; peşin yetimin malını yiyip sonra parasını vermeye kalkışmayın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey inananlar!) Yetimlere mallarını (reşit olduklarında) veriniz, temizi pis ile değiştirmeyiniz². Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyiniz. Çünkü bu çok büyük bir günahtır.
2 Size ait olan kötü malları, yetimlere ait olan güzelleriyle değiştirmeyin demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla değişmeyin ve onların mallarıyla kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin; çünkü bu büyük bir günahtır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Genellikle vefât eden akrabalarınız tarafından size emânet edilen yetimlere, —gerekli yaş ve olgunluğa ulaştıklarında— mallarını geri verin; temiz olanı pis olanla değiştirmeyin! Yani helâl kazanç yerine, haramı tercih etmeyin! Örneğin, yetimin malını hileli yollarla kendi malınıza karıştırıp yemeyin! Aman dikkat edin; çünkü bu, gerçekten çok büyük bir günahtır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de Yetimler’e mallarını verin! Temiz ile Pis’i değiştirmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin! O, büyük bir vebâldir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yetim mallarını kendilerine aynen iade edin. İyilerini kendi kötülerinizle değiştirmeyin. Mallarını kendi malınıza karıştırıp yemeyin. Bunu yapmak çok büyük bir suç olur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin! Temizi pis olanla değiştirmeyin! Rabbinizin haram olarak bildirdikleri sizin için pistir. Onun için haramlardan uzak durun! Belki sizler yemeye içmeye alışkın olduğunuz için haram kılınanlardan hoşlanabilirsiniz. Onun için yediğiniz içtiğiniz şeylerin zarar veren pisliklerini fark etmeyebilirsiniz. Unutmayın ki her şeyden önce sizler Rabbinizin emrini dinleyip dinlememekten hesaba çekileceksiniz. Rabbiniz bilmeyeceğiniz şekilde size yardım eder. Onun için haram kılınan şeyleri kendi mallarınıza katıp yemeyin! Ayrıca helal olan şeyleri haram yollardan kazanmayın! Varlıklarınızı dolambaçlı yollardan değil, Rabbinizin size helal kıldığı yollardan kazının! Aksi halde haram işlersiniz. Bunlara dikkat edin! Çünkü bunlara dikkat etmezseniz büyük bir günah işlemiş olursunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yetimlere (yetişkin olduklarında) mallarını verin! Temizi pis olanla değişmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak kendi malınızmış gibi) yemeyin! Şüphesiz ki o, büyük bir günahtır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yetimlerin mallarını kendilerine verin,¹ temizi pisle değişmeyin² ve onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Zîrâ bu, çok büyük bir günâhtır.
1 Gatafan kabîlesinden birisi, kardeşinin yetim çocuğu baliğ olup malını isteyince, malını vermez. Durumu Efendimize arz ederler. Bu âyet nâzil olunca adam: “Biz, Allah’a ve Rasûlüne itaat eder ve büyük vebalden Allah’a sığınırız.” der ve çocuğun malını verir. Peygamberimiz de: “böyle aç gözlülükten korunup Rabbine itaat eden, Onun cennetine girer.” buyurur. Çocuk da malını Allah yolunda infak eder. Bunu üzerine Peygamberimiz: “mükâfat sâbit oldu, fakat günâh baki kaldı.” buyurunca, bunun ne demek olduğu sorulur, o da: “çocuğun mükâfatı sâbit, fakat babasının günâhı baki.” buyurur. (Bu çocuğun babası müşrik idi.) (Kurtubî, Vâhidî) Bk. (En’am: 152, İsrâ: 17) 2 Yani; Yetimin iyi bir malını kendinizin kötü bir malıyla değiştirmeyin, kendi helal malınızı yetimin malıyla değiştirerek haram yapmayın, kendi malınıza iyi bakıp da yetimin malını kötü bir halde bırakmayın.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde yetimlere mallarını verin, [kendi] değersiz malları[nızı] [onlara ait] güzel şeyler ile değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınız ile birleştirerek tüketmeyin. ² Bu, doğrusu büyük bir suçtur.
2 Bu hüküm, yetimlerin çocukluk dönemlerindeki kanunî vasîleri ile ilgilidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyleyse himayenizde bulunan yetimlere mallarını verin ve değersiz mallarınızı, onların değerli mallarıyla değiştirerek ve onların mallarını, kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir vebaldir. 4/5-6-10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O hâlde yetimlere mallarını verin; değersizi değerliyle değiştirmeyin.[⁷¹⁸] Onların mallarını kendi mallarınıza katıp da boğazınıza geçirmeyin. Çünkü bu büyük bir vebaldir.[⁷¹⁹]
[718] Zımnen: Âhiret saadetini, dünyanın geçici servetiyle takas etmeyin. Çift çağrışımlı bu cümlenin vurgusu şudur: “haramı helâlle, pisi temizle, meşru olanı gayrı meşru olanla değiştirmeyin!” (Taberî ve Râzî). [719] Hûb, aslen “sahibini cürüm işlemek zorunda bırakan ihtiyaç” demektir. Bu ve bir sonraki âyet, tarihi bağlamın da teyit ettiği gibi, yetimleri olan dul şehit hanımlarıyla evlenip onları himaye etmekle ilgilidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yetimlere (ergenlik çağma eriştiklerinde) mallarını verin, temizi murdarla değişmeyin, (yetimlerden helal ve iyi şeyleri alıp, onlara haram ve kötü şeyleri vermeyin) ve onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Kuşkusuz böyle bir davranış büyük bir günahtır.
Osman Fırat
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis/habis olanla değişmeyin. Onlann mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yetimlere mallarını veriniz ve temizi murdarla değişmeyiniz. Ve onların mallarını kendi malınıza katarak yemeyiniz, çünkü o şüphesiz büyük bir günahtır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin, temizi verip murdarı almayın, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü böyle yapmanız gerçekten büyük bir günahtır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Öksüzlere mallarını verin, temizi pis olanla değiştirmeyin, onların mallarını sizin mallarınıza katarak (helal, temiz malınızı kirletip) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yetîmlere (bâliğ ve idâreye kâdir olmadıkları zamân) mallarını viriniz. Ve fenâyı eyi ile değişdirmeyiniz (yetîmin eyi malını alub yerine fenâ mal koymayınız). Onların mallarını kendi mallarınızla karışdırub yimeyiniz. Bu (virmemek, yimek ve değişdirmek) Allâh Te'âlâ 'indinde pek büyük bir günâhdır. [²]
[2] Yetîm, babası olmayan küçük çocukdur. Bulûğ ile berâber yetîmlik nihâyet bulur. Ba'zılar bulûğ onbeş yaşını ikmâl itmekle ve ba'zıları da onsekiz yaşında hâsıl olur didiler. Bu bulûğdan maksad rüşd olmasına nazaran onsekiz yaşında olması kavli daha kuvvetlidir. Benû Gatafân'dan bir kimsenin yanında birâderzâdesinin malı vardı. Yetîm bâliğ olunca 'amucasından malını istedi. 'Amm virmekden imtinâ' iylemekle her ikisi Rasûlullah hazretlerine mürâca'at iylediler. O zamân bu âyet-i kerîme nâzil oldı. Rasûl-ü Ekrem yetîme malının i'tâsını emr u fermân buyurdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Rüşt yaşına gelen[*]) Yetimlere mallarını verin. Temizi, pis olanla değişmeyin; onların mallarıyla kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin çünkü bu, büyük bir suçtur.
[*] Bkz. Nisa 4/6  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin ve kötüyü iyi ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı, habis olanla değişmeyin; yetimlerin mallarını kendi malınıza katıp yemeyin. Zira bu pek büyük bir günahtır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yetimlere mallarını verin. Temizi pise değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Bunu yapmak gerçekten büyük bir vebaldir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı virüñ yetįmlere mālların; daħı degşürmen arusuzı aruya. daħı yimeñ māllarını māllaruñuz-ıla bayıķ ol oldı yazuķ ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı virüñüz yetīmlere māllarını, daḫı degişmeñüz yaḫşısı[n] yaman[birle]. Daḫı yimeñüz yetimler mālını sizüñ māluñuz bile. Taḥḳīḳ ol, ya‘nīyetim mālını yimek ulu yazuḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yetimlərin mallarını (həddi-büluğa çatdıqda) özlərinə verin və pisi (haramı) yaxşı ilə (halalla) dəyişdirməyin! (Yetimlərin malı sizə haram, öz malınız isə halal olduğu halda, onları bir-birilə dəyişməyin!) Onların mallarını öz mallarınıza qatıb yeməyin! Həqiqətən, bu, böyük günahdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Give unto orphans their wealth. Exchange not the good for the bad (in your management thereof) nor absorb their wealth into your own wealth. Lo! that would be a great sin.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To orphans restore their property (When they reach their age), nor substitute (your) worthless things for (their) good ones; and devour not their substance (by mixing it up)(507) with your own. For this is indeed a great sin.
507 Justice to orphans is enjoined, and three things are particularly mentioned as temptations in the way of a guardian: (1) He must not postpone restoring all his ward's property when the time comes; subject to 4:5 below. (2) If there is a list of property, it is not enough that that list should be technically followed: the property restored must be of equal value to the property received: the same principle applies where there is no list. (3) If property is managed together, or where perishable goods must necessarily be consumed, the strictest probity is necessary when the separation takes place, and this is insisted on. See also 2:220 and note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاٰتُوا
ve verin
الْيَتَامٰٓى
yetimlere
اَمْوَالَهُمْ
mallarını
وَلَا تَتَبَدَّلُوا
ve değiştirmeyin
الْخَب۪يثَ
pis olanla
بِالطَّيِّبِۖ
temizi
وَلَا تَاْكُلُٓوا
ve yemeyin
اَمْوَالَهُمْ
onların mallarını
اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْۜ
mallarınıza (katarak)
اِنَّهُ
şüphe- siz o
كَانَ
oldu
حُوباً
bir günah
كَب۪يراً
büyük
Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla (helâli haramla) değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınıza (katarak) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
يَتِيم
İsim
ي ت م
Yetim
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَبَدَّلَ
Fiil-V
ب د ل
Değiştirmek
خَبِيث
İsim
خ ب ث
Kötü, murdar, pis
طَيِّب
İsim
ط ي ب
Temiz, temiz erkekler
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
حُوب
İsim
ح و ب
Günah
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük