Ey insanlar! O Rabbinize karşı gelmekten sakının ki, sizi (insan türünü) bir tek nefisten (nefsi vahide denilen bir hücreden) yaratmıştır ve ondan da (onun türünden, aynı öz ve maddesinden de) eşini yaratmıştır. Ve o ikisinden (o her iki eş hücreden) de (biyolojik bir süreçle) birçok erkek ve kadın türetip yaymıştır. Ve (Allah hakkı için) deyip adını anarak birbirinize karşı istekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve rahimlerin hakkını (anne baba, aile ve akraba hukukunu) ihlâlden de sakınınız. Şüphesiz Allah, (her an) üzerinizde gözetleyicidir. *
(*) Kur’an’da “nefsi vahide” tanımlaması beş ayette geçmesine rağmen bunların hiçbirinde “nefsi vahidenin” Hz. Âdem olduğu beyan edilmemiştir. Bu durum, tek başına, “nefsi vahidenin” Âdem olmadığını göstermeye yetmese de “nefsi vahide” ile Âdem’in kastedilmediğini gösteren delilleri desteklemektedir. “Nefsi vahide” ifadesini Âdem olarak anlamanın makul ve mümkün olmadığı, A’raf -189 ve 190. ayetler okununca, bir başka yönden de anlaşılmaktadır: Yani A’raf-189-190. ayetlerden anlaşıldığına göre de Kur’an ‘da geçen ‘’Nefsi vahidenin Hz. Âdem olması asla mümkün değildir. Ayrıca ilk insan türü, bugün bizim bildiğimiz biyolojik kanunlarla değil, kimyasal olarak topraktaki belli elementlerin bir araya getirilip, (bir hücrenin) oluşturulmasıyla vücut bulmuştur. Yani bu vb. ayetlerdeki ‘’nefsi vahide’’Hz. Âdem değil, ilk insan türünü oluşturan bir canlı hücre olabilir. İşte bu canlı hücrenin de ikiye bölünmesi suretiyle (çünkü bakteriler bölünerek çoğalırlar) ona bir eş hücre yaratılır ve daha sonra bu iki eş hücreden de çok uzun biyolojik bir yaratılış sürecinde (وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء) ‘’Allah o ikisinden (o her iki eş hücreden) de (biyolojik bir süreçle) birçok erkek ve kadın türetip yaymıştır ‘’şeklindeki cümleden de anlaşıldığı gibi ilk beşer türü olarak birçok erkek ve kadın birlikte meydana gelmiştir. (الله اعلم) //Bu cümle Rûm 30: 20, Fâtır 35:11 ve Nebe’78: 8 ile okunmalıdır. Bu mesaj, ilk insanların pek çok erkek ve kadından oluşan çiftler hâlinde yaratıldığının delilidir. Böylece her türlü ensest iddiaları geçersiz olmaktadır. Yine konuyla ilgili Nisâ’ 4: 1, En‘âm 6: 98, A‘râf 7: 189 ve Zümer 39: 6. âyetlerde geçen benzer ifadelerde insan çiftinin eşinin de biyolojik ilk hâli olan nefs-i vâhıde denen ilk candan yani aynı özden yaratıldığı beyan edilmektedir. Dolayısıyla bir hücre bölünmesinin veya hücre çoğaltılmasının yaşandığı söylenebilir. Elbette burada nelerin yaşandığını sadece Allah bilir; (M. Okuyan Meali 1. Ayet Açıklaması) İşte henüz anılmaya bile değer olmayan (bkz: İnsan sûresi-1) bu beşer türü üzerinden nice uzun zaman geçtikten sonra Hz. Âdem yaratılmış ve tekâmül sürecini geçirerek mevcut beşer türü arasından halife olarak seçilmiş, (Bkz: Bakara-30 ve Ali İmran-33. ayetlerle ilgili açıklamaya) ilahi emaneti yüklenmiş, ilahi vahiy ve mesajlarına muhatap kılınmış ve yaptıklarından sorumlu tutulmuştur. İşte bu özellikleriyle halife seçilen Hz. Âdem, bu yönüyle homo sapiens (bilge insan) türünün ilk atası olmuştur. Yine bu ayetin Âdem ve eşiyle ilgili olduğunu anlatan rivayetin de Yahudilerin uydurmuş oldukları hurafelerdendir. Ayrıca Hasan el- Basri, müfessir Katade, er- Razi, Kadı Baydavi, İbni Kesir, el- Âssam, İbnil- Münir ve el- Cebbâi gibi muhakkıkın alim ve müfessirlere göre de nefsi vahideh Âdem değil, bunlara göre her insanın biyolojik babasıdır. Bu konuyla ilgili aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Ayrıca el-Kaffal’dan şöyle nakledilir: Yüce Allah bu kıssayı bir mesel olarak zikretmiştir. Bundan kastedilen, her birinizin tek bir nefisten /aynı cinsten ve özden/yaratıldığı ve aynı cinsten insaniyet açısından ona denk olan bir eşin yaratıldığıdır… Yani buna göre erkek ve kadın insanlıkta eşit olup ikisi de aynı cinsten, aynı öz ve cevherden yaratılmıştır… Yine bu konuda Râzi de şöyle diyor: Tek bir nefisten kastedilen, tüm insanların homojen, kökende birleşmiş ve ruhlarının benzer ve yakınsadığı, dolayısıyla hepsinin nefislerden tek bir tür hâlinde son bulduğudur… Kaynak: (زهرة التفاسير- سورة النساء - 1) Yani Kur’an’daki ‘’nefsi vahide ’’ Hz. Âdem değildir, Âdem de diğer insanlar gibi bu duruma dâhildir. Çoğalma meselesine gelince: Mesela Allah; ilk yaratılanları tek bir topluluk olarak, çok sayıda erkek ile yine çok sayıda kadın olarak yaratmış olabilir ve bunlar birbirleriyle evlendikten sonra farklı aileler meydana gelmiştir. Zira Kur’an’ı Kerimde Adem’in ilk beşer olduğuna dair hiçbir işaret yoktur. İşte daha sonra yaratılan Hz. Âdem’in çocukları da birbirleriyle değil, kendi çağdaşları olan diğer insanların çocuklarıyla evlenmişlerdir. Ayrıca eğer Hz. Âdem ilk beşer, yani insanlığın ilk biyolojik atası olsaydı, herhâlde Nisa-1. ayetin ilgili cümlesi: (وبث منهما جميع الرجال والنساء) ‘’ikisinden de bütün erkek ve kadınları türetip yaymıştır.’’şeklinde olmalıydı. Çünkü iddiaya göre bütün insanlar Hz. Âdem ve eşindendir. Ama ayet bu şekilde olmadığına göre demek ki Âdem ilk beşer değildir. Kur’an’da Âdem ve eşi için (كما اخرج أبويكم) ‘’ebeveyküm’’yani ebeveyniniz’’ (A’raf-27) denmesi de tıpkı Hz. İbrahim için kullanılan (اتبعوا ملة أبيكم ابراهيم)’’Babanız İbrahim’in dinine uyun!’’(Hac-78) denmesi gibidir. Peki herkes Hz. İbrahim’in soyundan mı gelmiştir? Ki ayette böyle bir ifade kullanılıyor? İşte nasıl ki Hz. İbrahim biyolojik atamız değil, manevî atamız ise, Hz. Âdem de homo sapiens (bütün bildge insan) türünün manevî atası sayılır. ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Konuyla ilgili aşağıdaki Arapça metinlerine bkz:
وأنما تعودالاية الى أول خلية حية ظهرت على هذا الكوكب، ثم انقسمت الى خليتين، حيث كان التكاثر في المرحلة الأولى بطريق الإنقسام، كما هو حال البكتيريا اليوم، وعندما انقسمت الخلية الأولى الى خليتين، خلق منها زوجها، والزوج في أصل اللغة مطابق للأصل، وهذا بالضبط ما حدث للخلية الأولى، أما الإشارة الى {…خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً ….} النساء) ، فيمكن القول أن ما بين النفس الواحدة وزوجها حتى كثرت الرجال والنساء سلالات كثيرة وزمانا طويلا يقدر ببلايين السنين، كما هو طول الزمان في قوله {وَمِنْ ءَايَاتِهِ أَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ إِذَا أَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ (20} الروم) والثاني في قوله تعالى : {وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ ..(98)} الأنعام، وقوله تعالى {خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا} الزمر )، والآيات التي كنا بصددها، تدل على الزوجية التي نشأت عندما انقسمت أول خلية حية فتكون منها زوجها والذي يدعونا الى ترجيح هذا المعنى هو أن الأشارة الى آدم وردت في القرآن بلفظي بشر وآدم، بينما لفظ ”نفس“ يستخدم للتعبير عن أي ذات حية، والجسد، وعين الشيء أي كنهه وجوهره، وهذا إما أول خلية بسيطة حية، أو أول كائن أنقسم الى ذكر وأنثى ليبدأ معه التكاثر عن طريق التوالد لا الإنقسام، والأرجح أن نعود الى أول خلية حية. المصدر: (الفصل الثاني – الآيات القرآنية في خلق الإنسان – الخلق من نفس واحدة) للأستاذ الإمام في هذا المقام رأيان -- أحدهما : أن ظاهر هذه الآية يأبى أن يكون المراد بالنفس آدم ، أي سواء كان هو الأب لجميع البشر أم لا ، لما ذكره من معارضة المباحث العلمية ، والتاريخية له : وثانيهما : أنه ليس في القرآن نص أصولي قاطع على أن جميع البشر من ذرية آدم ، والمراد بالبشر هنا هذا الحيوان الناطق ، البادي البشرة ، المنتصب القامة ، الذي يطلق عليه لفظ الإنسان ، وعلى هذا الرأي لا يرد على القرآن ما يقوله بعض الباحثين ، ومن اقتنع بقولهم من أن للبشر عدة آباء ترجع إليهم سلائل كل صنف منهم هذا وإن المتبادر من لفظ النفس - بصرف النظر عن الروايات ، والتقاليد المسلمات - أنها هي الماهية ، أو الحقيقة التي كان بها الإنسان هو هذا الكائن الممتاز على غيره من الكائنات ، أي خلقكم من جنس واحد ، وحقيقة واحدة .وأقول زيادة في الإيضاح : إذا كان جماهير المفسرين فسروا النفس الواحدة هنا بآدم فهم لم يأخذوا ذلك من نص الآية ولا من ظاهرها بل من المسألة المسالمة عندهم (تفسير المنار) وَخَلَقَ مِنْها زَوْجَها» أي وخلق من هذه النفس، ومن مادتها وطبيعتها زوجا لهذه النفس، مقابلا لها، ومكمّلا لوجودها.،.والقصّة التي تقول إن «حواء» خلقت من ضلع آدم، هى من واردات الأساطير، وقد أخذ بها معظم المفسّرين، وفهموا هذه الآية الكريمة عليها.والآية الكريمة لا تعين على هذا الفهم، ولا تسانده.. وإنا إذ ننظر فى قوله تعالى: «وَخَلَقَ مِنْها زَوْجَها» لنجد الضمير فى «منها» الذي يشير إلى النفس الواحدة، لا يقصدها باعتبارها كائنا بشريا هو «آدم» وإنما يشير إليها باعتبارها مادّة مهيأة لخلق البشر، ومن هذه المادة كان خلق آدم، ومن هذه المادة أيضا كان خلق زوجه، التي يكتمل بها وجوده، كما يشير إلى ذلك قوله تعالى- فى آية أخرى- «وَخَلَقْناكُمْ أَزْواجاً» (٨: النبأ) (التفسير القراني للقران - ) ...وبَعْضُ المُحَقِّقِينَ مِنهم جَعَلُوا الأبَ لِكُلِّ أحَدٍ، وهو المَأْثُورُ عَنِ الحَسَنِ، وقَتادَةَ، ومَشى عَلَيْهِ الفَخْرُ، والبَيْضاوِيُّ وابْنُ كَثِيرٍ، والأصَمُّ، وابْنُ المُنِيرِ، والجُبّائِيُّ (التحرير والتنوير)ِ وفي قوله تعالى (وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا) يبين الله تعالى أن النفس التي خلق منها كل الناس، خلق منها جنسها المعاكس كذلك، فمن هي تلك النفس الواحدة التي خلق الله منها كل الناس سواء الذكر والأنثى بما فيهم آدم وحواء؟ فهل المقصود بهذه النفس آدم كما يقولون؟ أم مخلوق أخر؟ فالقول بأن المقصود بها آدم، هو قول خاطئ، لأن آدم من صنف الناس، وهذا ينطوي عليه أن آدم خُلق من تلك النفس، أي أنه من نسل تلك النفس. فلا بد وانه كان هناك مخلوق أخر قبل آدم خرج منه كل الناس بما فيهم آدم وحواء، عند ذلك يمكن فهم الآية على حقيقتها.وفي هذه الحالة يكون معنى الآية هو التالي، أن الله تعالى خلق الناس كلهم من تلك النفس بما فيها جنسها الذي يماثلها، وكذلك الجنس المعاكس لها، أي خلق منها الذكر والأنثى من صنف الناس، وبث منها ومن الجنسين اللذين خُلقا منها رجالا كثيرا ونساءً، فالناس كلهم خلقوا من تلك النفس بما فيهم آدم وحواء: المرجع : (فمن هي تلك النفس الواحدة التي خلق الله تعالى منها كل الناس؟).ثم أنّ هاهنا احتمالا آخر يقول: إن أبناء آدم تزوجوا بمن تبقى من البشر الذين سبقوا آدم ونسله، لأن آدم - حسب بعض الروايات - لم يكن أوّل إِنسان سكن الأرض.وقد كشفت الدراسات والتحقيقات العلمية اليوم أن النوع الإِنساني كان يعيش في الأرض منذ عهد ضارب في القدم، في حين لم يمر على تاريخ ظهور "آدم" في الأرض زمن طويل، فلابدّ إذن من القبول النظرية التي تقول: بأنّه كان يعيش في الأرض قبل آدم بشر آخرون قارن غياب آخر بقاياهم ظهور آدمنا، فما المانع من أن يكون "أبناء آدم" قد تزوجوا ببقايا النوع البشري السابق الذي كان في أواخر إنقراضه؟ وقد ذكر الرازي في مثل هذا المقام أنه قد يراد بنفس واحدة أن البشر جميعا متجانسون متحدون في المنشأ ونفوسهم متشابهة متلاقية، فهم جميعا ينتهون إلى نوع من النفوس واحد، وقد ذكر هذا المعنى في قوله تعالى: (هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا. . .)، فقد نقل عن القفال في تأويل هذه الآية أنه تعالى ذكر هذه القصة على سبيل ضرب المثل، والمراد خلق كل واحد منكم من نفس واحدة، وجعل من جنسها زوجها إنسانا يساويه في الإنسانية، وارتضى أن يكون هذا أحد التأويلات (زهرة التفاسير) .