close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-nnâsu-ttekû rabbekumu-lleżî ḣalekakum min nefsin vâhidetin veḣaleka minhâ zevcehâ vebeśśe minhumâ ricâlen keśîran venisâ-â(en)(c) vettekû(A)llâhe-lleżî tesâelûne bihi vel-erhâm(e)(c) inna(A)llâhe kâne ‘aleykum rakîbe(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey insanlar, sizi tek bir candan yarattı, o canın eşini de ondan yaratıp ikisinden birçok erkek ve kadın türetti. Sakının Allah'tan ki onunla haklarınızı dilemektesiniz ve akrabalık hukukuna da riayet edin. Şüphe yok ki Allah, sizi tamamıyla görüp gözetmededir.
2. sûrenin 29-38. âyetlerine ait izahata bakınız.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten (Hz. Adem’den) yaratan, ondan (onun vücudundan ve onu tamamlayan olarak) da eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının. Ve (yine) Kendi (adı hürmetine), birbirinizle (ihtiyaçlarınızı) isteyip dilekleştiğiniz (Allah’tan) ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir kişiden yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden pek çok kadın ve erkekler meydana getiren Rabbinize karşı, sorumluluğunuzun bilincinde olun. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ve akrabalık bağlarını gözetin. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde daima gözetleyicidir.
Bu sûrede aile hayatının düzenini sağlayan dengeli, eşit, adil kanunlar bildirilir. Miras paylaşımı ile ilgili ayrıntılı belirlemeler yapılır ve yetim hakkının korunmasına özel bir önem verilir. Bu eksende müslü-manlara cömertlik öğütlenerek cimrilikten sakınmaları emredilir. Sûre namazdan evvelki temizlikleri ve na-mazı öğretir. Müslümanlara savaş ve savunma ile ilgili emirler verir. Daha sonra emanetleri ehil kişilere ver-mek öğütlenerek anlaşmazlıklarda Allah Rasûlüne başvurmak emredilir. Ayrıca münafıklara karşı uyanık ve tedbirli olmak gerektiği anlatılır. Ve adaletin yaşamın tüm safhasında uygulanması da emredilen bu sûreye Büyük Nisâ sûresi denir. Talak sûresine de Küçük Nisâ sûresi dendiği gibi.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkeklerin ve kadınların üremesini sağlayıp yaygınlaştıran Rabbinize sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Adını kullanarak biri birinizden istekte bulunduğunuz Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, akrabalık bağlarını, akrabalık haklarını koruyun. Unutmayın ki, devamlı Allah'ın denetimi altındasınız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/189; 30/21; 39/6; 42/11.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek candan yaratan, o candan kendi eşini yaratan ve bu ikisinden çok sayıda erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık haklarını gözetmemekten sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey insanlar, sizleri bir tek şahıstan (Hz. Âdem'den) yaratan, o şahıstan da eşini (Havva'yı) vücuda getiren, ikisinden bir çok erkeklerle kadınlar üreten Rabbinizden korkun ve günah yapmaktan sakının; ve yine kendisine hürmet göstererek birbirinizden dileklerde bulunduğunuz (Allah adına senden istiyorum, dediğiniz) Allah'dan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının. Şüphesiz ki Allah, üzerinize gözcü bulunuyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey bütün insanlar (fakiriyle, zenginiyle, kadınıyla, erkeğiyle) sizi nefs-i vahide (tür birliği) içinde yaratan ve o türün eşlerini aynı cinsten (yani erkeği kadından, kadını erkekten) yaratan ve onlardan çok erkek ve kadınlar yayan Rabbinizizin adalet ve eşitlik yaslarını çiğnemekten sakının, adına birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah’ın hukukuna ve akrabalık haklarına riayet etmemekten de sakının.. Şüphesiz Allah, sizin durumunuzu bilip gözetleyendir.
Ağırlıklı olarak kadın hakları ile ilgili olduğundan Nisa ismini almıştır.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir cevherden/nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinizden sakınınız. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakınınız. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.[67][68]
[67] Nisâ sûresi hakkında genel bilgi için bz: Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 13[68] Nefs ve ilk insanın yaratılışı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 16-22; IV, 137-147.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey insanlar! Hepinizi bir kişiden yaratan, ondan eşini de çıkaran, bunlardan da bir hayli erkek, dişi üreten, birbirinizle antlaştığınızda, onun adiyle antlaştığınız Allahtan sakınınız, hısımları sayın, Allah sizin üstünüzde gözeticidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan (onun özünden/maddesinden) eşini var eden ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize gönülden bağlanarak emirlerine itaat edin ve kötülüklerden sakının! Kendisi adına (Allah aşkına, Allah'a yemin olsun, Allah şahittir ki… gibi yemin edip) birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının, emirlerine sımsıkı sarılın ve aranızdaki komşuluk/akrabalık bağlarını koparmamaya özen gösterin! Unutmayın ki Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
Bkz. 7/189Bu sûre “Ey insanlar” ifadesiyle başlayan hac suresi ile birlikte iki sureden biridir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey İnsanlar! Sizin hepinizi bir âdemden (yani Âdem aleyhisselamdan) halk iden rabbinizden korkunuz. Âdemin refîkasını ândan halk iyledi ve bu iki mahlûkdan bu kadar erkek ve kadın yaratdı. Biri birinizden Allâh nâmına [1] mutâlebede bulunuyorsunuz ândan korkunuz. Sizi rahimlerinde taşımız olanlara hürmet idiniz Allâh ef’âlinizi görüyor.
[1] Ya’ni "Allâh içün" diyerek  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizliktende sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
Buradaki “ondan” ifadesi “onun türünden” şeklinde de anlaşılabilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlıktan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten Rabbinizi dinleyin. Adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz ALLAH'a saygı gösterin; akrabalara da... ALLAH elbette sizi Gözetlemektedir.
Erkek ve dişi, çok ufak bir farkla aynı genetik programı paylaşırlar. Adem'in kaburga kemiği hikayelerinin bu yaratılış gerçeğiyle bir ilişkisi yoktur.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün insan kömeleri! Sakının o Rabbınıza karşı gelmekten ki sizleri bir tek nefisten yarattı, ondan eşini yarattı da ikisinden bir çok erkekler ve dişiler üretti, sakının o Allaha karşı gelmekten ki siz onun ve o rahimlerin hurmetine biribirinizden dilek dilersiniz, çünkü o Allah üzerinizde gözcü bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey insanlar, sizi tek bir nefisten (Âdem’den) yaratan, ondan da zevcesini (Havvâ’yı) yaratan ve onlardan birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbiniz (in emir ve yasaklarına karşı gelmek) ten sakının. Kendisinin adı ile (yemin edip) birbirinizden isteklerde bulunduğunuz Allah’tan korkun ve akrabalık haklarını çiğnemekten sakının. Şüphesiz ki Allah, hepinizi (hakkıyla) görüp gözetmektedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi, tek bir nefisten¹ yaratan, ondan eşini yaratan ve o ikisinden birçok erkek ve kadını üreten Rabb'inize karşı takvâlı² olun. Birbirinizden yararlanasınız diye akrabalık bağını kuran Allah'a karşı takvâlı² olun. Kuşkusuz, Allah, sizi gözetmektedir.
1. Özden, türden. Âdem'in eşi ademin bedeninden değil, Âdem'in de yaratıldığı özden, aynı mayadan, aynı türden yaratılmıştır. 2. Takva, korunmak, önlemek, saklamak demektir. Vahye içtenlikle uyarak, kötü, zararlı şeylere ve tehlikeye karşı korunmak, sakınmak ve kendisini güvene almak konusunda titizlik göstermek; zararlı şey ile korunacak şey arasına bir engel koymak" demektir. Takva, korku anlamına da gelmektedir; ancak bu Allah'ın sevmesinden yoksun kalmak, Allah'ı incitmekten endişe etme anlamında sevgiyi yitirme korkusudur. Takva sahibi olanlara muttakî denir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey insanlar, sizi bir tek candan yaratan, ondan da yine onun zevcesini vücûde getiren ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar türeten Rabbiniz (e karşı gelmek) den çekinin. Kendisi (nin adını öne sürmek suretiy) le birbirinize dileklerde bulunduğunuz Allahdan ve akrabalık (bağlarını kırmak) dan sakının. Çünkü Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten (Âdem'den) yaratan, ondan da eşini (Havvâ'yı)yaratarak (yeryüzüne) ikisinden birçok ricâl (erkekler) ve nisâ (kadınlar) yayan Rabbinizden sakının! O'nun hakkına birbirinizden isteklerde bulunuyor olduğunuz Allah'dan ve akrabâlık bağların(ı koparmak)tan sakının! Şübhesiz ki Allah, sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey insanlar! O Rabbinize karşı gelmekten sakının ki, sizi (insan türünü) bir tek nefisten (nefsi vahide denilen bir hücreden) yaratmıştır ve ondan da (onun türünden, aynı öz ve maddesinden de) eşini yaratmıştır. Ve o ikisinden (o her iki eş hücreden) de (biyolojik bir süreçle) birçok erkek ve kadın türetip yaymıştır. Ve (Allah hakkı için) deyip adını anarak birbirinize karşı istekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve rahimlerin hakkını (anne baba, aile ve akraba hukukunu) ihlâlden de sakınınız. Şüphesiz Allah, (her an) üzerinizde gözetleyicidir. *
(*) Kur’an’da “nefsi vahide” tanımlaması beş ayette geçmesine rağmen bunların hiçbirinde “nefsi vahidenin” Hz. Âdem olduğu beyan edilmemiştir. Bu durum, tek başına, “nefsi vahidenin” Âdem olmadığını göstermeye yetmese de “nefsi vahide” ile Âdem’in kastedilmediğini gösteren delilleri desteklemektedir. “Nefsi vahide” ifadesini Âdem olarak anlamanın makul ve mümkün olmadığı, A’raf -189 ve 190. ayetler okununca, bir başka yönden de anlaşılmaktadır: Yani A’raf-189-190. ayetlerden anlaşıldığına göre de Kur’an ‘da geçen ‘’Nefsi vahidenin Hz. Âdem olması asla mümkün değildir. Ayrıca ilk insan türü, bugün bizim bildiğimiz biyolojik kanunlarla değil, kimyasal olarak topraktaki belli elementlerin bir araya getirilip, (bir hücrenin) oluşturulmasıyla vücut bulmuştur. Yani bu vb. ayetlerdeki ‘’nefsi vahide’’Hz. Âdem değil, ilk insan türünü oluşturan bir canlı hücre olabilir. İşte bu canlı hücrenin de ikiye bölünmesi suretiyle (çünkü bakteriler bölünerek çoğalırlar) ona bir eş hücre yaratılır ve daha sonra bu iki eş hücreden de çok uzun biyolojik bir yaratılış sürecinde (وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء) ‘’Allah o ikisinden (o her iki eş hücreden) de (biyolojik bir süreçle) birçok erkek ve kadın türetip yaymıştır ‘’şeklindeki cümleden de anlaşıldığı gibi ilk beşer türü olarak birçok erkek ve kadın birlikte meydana gelmiştir. (الله اعلم) //Bu cümle Rûm 30: 20, Fâtır 35:11 ve Nebe’78: 8 ile okunmalıdır. Bu mesaj, ilk insanların pek çok erkek ve kadından oluşan çiftler hâlinde yaratıldığının delilidir. Böylece her türlü ensest iddiaları geçersiz olmaktadır. Yine konuyla ilgili Nisâ’ 4: 1, En‘âm 6: 98, A‘râf 7: 189 ve Zümer 39: 6. âyetlerde geçen benzer ifadelerde insan çiftinin eşinin de biyolojik ilk hâli olan nefs-i vâhıde denen ilk candan yani aynı özden yaratıldığı beyan edilmektedir. Dolayısıyla bir hücre bölünmesinin veya hücre çoğaltılmasının yaşandığı söylenebilir. Elbette burada nelerin yaşandığını sadece Allah bilir; (M. Okuyan Meali 1. Ayet Açıklaması) İşte henüz anılmaya bile değer olmayan (bkz: İnsan sûresi-1) bu beşer türü üzerinden nice uzun zaman geçtikten sonra Hz. Âdem yaratılmış ve tekâmül sürecini geçirerek mevcut beşer türü arasından halife olarak seçilmiş, (Bkz: Bakara-30 ve Ali İmran-33. ayetlerle ilgili açıklamaya) ilahi emaneti yüklenmiş, ilahi vahiy ve mesajlarına muhatap kılınmış ve yaptıklarından sorumlu tutulmuştur. İşte bu özellikleriyle halife seçilen Hz. Âdem, bu yönüyle homo sapiens (bilge insan) türünün ilk atası olmuştur. Yine bu ayetin Âdem ve eşiyle ilgili olduğunu anlatan rivayetin de Yahudilerin uydurmuş oldukları hurafelerdendir. Ayrıca Hasan el- Basri, müfessir Katade, er- Razi, Kadı Baydavi, İbni Kesir, el- Âssam, İbnil- Münir ve el- Cebbâi gibi muhakkıkın alim ve müfessirlere göre de nefsi vahideh Âdem değil, bunlara göre her insanın biyolojik babasıdır. Bu konuyla ilgili aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Ayrıca el-Kaffal’dan şöyle nakledilir: Yüce Allah bu kıssayı bir mesel olarak zikretmiştir. Bundan kastedilen, her birinizin tek bir nefisten /aynı cinsten ve özden/yaratıldığı ve aynı cinsten insaniyet açısından ona denk olan bir eşin yaratıldığıdır… Yani buna göre erkek ve kadın insanlıkta eşit olup ikisi de aynı cinsten, aynı öz ve cevherden yaratılmıştır… Yine bu konuda Râzi de şöyle diyor: Tek bir nefisten kastedilen, tüm insanların homojen, kökende birleşmiş ve ruhlarının benzer ve yakınsadığı, dolayısıyla hepsinin nefislerden tek bir tür hâlinde son bulduğudur… Kaynak: (زهرة التفاسير- سورة النساء - 1) Yani Kur’an’daki ‘’nefsi vahide ’’ Hz. Âdem değildir, Âdem de diğer insanlar gibi bu duruma dâhildir. Çoğalma meselesine gelince: Mesela Allah; ilk yaratılanları tek bir topluluk olarak, çok sayıda erkek ile yine çok sayıda kadın olarak yaratmış olabilir ve bunlar birbirleriyle evlendikten sonra farklı aileler meydana gelmiştir. Zira Kur’an’ı Kerimde Adem’in ilk beşer olduğuna dair hiçbir işaret yoktur. İşte daha sonra yaratılan Hz. Âdem’in çocukları da birbirleriyle değil, kendi çağdaşları olan diğer insanların çocuklarıyla evlenmişlerdir. Ayrıca eğer Hz. Âdem ilk beşer, yani insanlığın ilk biyolojik atası olsaydı, herhâlde Nisa-1. ayetin ilgili cümlesi: (وبث منهما جميع الرجال والنساء) ‘’ikisinden de bütün erkek ve kadınları türetip yaymıştır.’’şeklinde olmalıydı. Çünkü iddiaya göre bütün insanlar Hz. Âdem ve eşindendir. Ama ayet bu şekilde olmadığına göre demek ki Âdem ilk beşer değildir. Kur’an’da Âdem ve eşi için (كما اخرج أبويكم) ‘’ebeveyküm’’yani ebeveyniniz’’ (A’raf-27) denmesi de tıpkı Hz. İbrahim için kullanılan (اتبعوا ملة أبيكم ابراهيم)’’Babanız İbrahim’in dinine uyun!’’(Hac-78) denmesi gibidir. Peki herkes Hz. İbrahim’in soyundan mı gelmiştir? Ki ayette böyle bir ifade kullanılıyor? İşte nasıl ki Hz. İbrahim biyolojik atamız değil, manevî atamız ise, Hz. Âdem de homo sapiens (bütün bildge insan) türünün manevî atası sayılır. ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Konuyla ilgili aşağıdaki Arapça metinlerine bkz: وأنما تعودالاية الى أول خلية حية ظهرت على هذا الكوكب، ثم انقسمت الى خليتين، حيث كان التكاثر في المرحلة الأولى بطريق الإنقسام، كما هو حال البكتيريا اليوم، وعندما انقسمت الخلية الأولى الى خليتين، خلق منها زوجها، والزوج في أصل اللغة مطابق للأصل، وهذا بالضبط ما حدث للخلية الأولى، أما الإشارة الى {…خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً ….} النساء) ، فيمكن القول أن ما بين النفس الواحدة وزوجها حتى كثرت الرجال والنساء سلالات كثيرة وزمانا طويلا يقدر ببلايين السنين، كما هو طول الزمان في قوله {وَمِنْ ءَايَاتِهِ أَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ إِذَا أَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ (20} الروم) والثاني في قوله تعالى : {وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ ..(98)} الأنعام، وقوله تعالى {خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا} الزمر )، والآيات التي كنا بصددها، تدل على الزوجية التي نشأت عندما انقسمت أول خلية حية فتكون منها زوجها والذي يدعونا الى ترجيح هذا المعنى هو أن الأشارة الى آدم وردت في القرآن بلفظي بشر وآدم، بينما لفظ ”نفس“ يستخدم للتعبير عن أي ذات حية، والجسد، وعين الشيء أي كنهه وجوهره، وهذا إما أول خلية بسيطة حية، أو أول كائن أنقسم الى ذكر وأنثى ليبدأ معه التكاثر عن طريق التوالد لا الإنقسام، والأرجح أن نعود الى أول خلية حية. المصدر: (الفصل الثاني – الآيات القرآنية في خلق الإنسان – الخلق من نفس واحدة) للأستاذ الإمام في هذا المقام رأيان -- أحدهما : أن ظاهر هذه الآية يأبى أن يكون المراد بالنفس آدم ، أي سواء كان هو الأب لجميع البشر أم لا ، لما ذكره من معارضة المباحث العلمية ، والتاريخية له : وثانيهما : أنه ليس في القرآن نص أصولي قاطع على أن جميع البشر من ذرية آدم ، والمراد بالبشر هنا هذا الحيوان الناطق ، البادي البشرة ، المنتصب القامة ، الذي يطلق عليه لفظ الإنسان ، وعلى هذا الرأي لا يرد على القرآن ما يقوله بعض الباحثين ، ومن اقتنع بقولهم من أن للبشر عدة آباء ترجع إليهم سلائل كل صنف منهم هذا وإن المتبادر من لفظ النفس - بصرف النظر عن الروايات ، والتقاليد المسلمات - أنها هي الماهية ، أو الحقيقة التي كان بها الإنسان هو هذا الكائن الممتاز على غيره من الكائنات ، أي خلقكم من جنس واحد ، وحقيقة واحدة .وأقول زيادة في الإيضاح : إذا كان جماهير المفسرين فسروا النفس الواحدة هنا بآدم فهم لم يأخذوا ذلك من نص الآية ولا من ظاهرها بل من المسألة المسالمة عندهم (تفسير المنار) وَخَلَقَ مِنْها زَوْجَها» أي وخلق من هذه النفس، ومن مادتها وطبيعتها زوجا لهذه النفس، مقابلا لها، ومكمّلا لوجودها.،.والقصّة التي تقول إن «حواء» خلقت من ضلع آدم، هى من واردات الأساطير، وقد أخذ بها معظم المفسّرين، وفهموا هذه الآية الكريمة عليها.والآية الكريمة لا تعين على هذا الفهم، ولا تسانده.. وإنا إذ ننظر فى قوله تعالى: «وَخَلَقَ مِنْها زَوْجَها» لنجد الضمير فى «منها» الذي يشير إلى النفس الواحدة، لا يقصدها باعتبارها كائنا بشريا هو «آدم» وإنما يشير إليها باعتبارها مادّة مهيأة لخلق البشر، ومن هذه المادة كان خلق آدم، ومن هذه المادة أيضا كان خلق زوجه، التي يكتمل بها وجوده، كما يشير إلى ذلك قوله تعالى- فى آية أخرى- «وَخَلَقْناكُمْ أَزْواجاً» (٨: النبأ) (التفسير القراني للقران - ) ...وبَعْضُ المُحَقِّقِينَ مِنهم جَعَلُوا الأبَ لِكُلِّ أحَدٍ، وهو المَأْثُورُ عَنِ الحَسَنِ، وقَتادَةَ، ومَشى عَلَيْهِ الفَخْرُ، والبَيْضاوِيُّ وابْنُ كَثِيرٍ، والأصَمُّ، وابْنُ المُنِيرِ، والجُبّائِيُّ (التحرير والتنوير)ِ وفي قوله تعالى (وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا) يبين الله تعالى أن النفس التي خلق منها كل الناس، خلق منها جنسها المعاكس كذلك، فمن هي تلك النفس الواحدة التي خلق الله منها كل الناس سواء الذكر والأنثى بما فيهم آدم وحواء؟ فهل المقصود بهذه النفس آدم كما يقولون؟ أم مخلوق أخر؟ فالقول بأن المقصود بها آدم، هو قول خاطئ، لأن آدم من صنف الناس، وهذا ينطوي عليه أن آدم خُلق من تلك النفس، أي أنه من نسل تلك النفس. فلا بد وانه كان هناك مخلوق أخر قبل آدم خرج منه كل الناس بما فيهم آدم وحواء، عند ذلك يمكن فهم الآية على حقيقتها.وفي هذه الحالة يكون معنى الآية هو التالي، أن الله تعالى خلق الناس كلهم من تلك النفس بما فيها جنسها الذي يماثلها، وكذلك الجنس المعاكس لها، أي خلق منها الذكر والأنثى من صنف الناس، وبث منها ومن الجنسين اللذين خُلقا منها رجالا كثيرا ونساءً، فالناس كلهم خلقوا من تلك النفس بما فيهم آدم وحواء: المرجع : (فمن هي تلك النفس الواحدة التي خلق الله تعالى منها كل الناس؟).ثم أنّ هاهنا احتمالا آخر يقول: إن أبناء آدم تزوجوا بمن تبقى من البشر الذين سبقوا آدم ونسله، لأن آدم - حسب بعض الروايات - لم يكن أوّل إِنسان سكن الأرض.وقد كشفت الدراسات والتحقيقات العلمية اليوم أن النوع الإِنساني كان يعيش في الأرض منذ عهد ضارب في القدم، في حين لم يمر على تاريخ ظهور "آدم" في الأرض زمن طويل، فلابدّ إذن من القبول النظرية التي تقول: بأنّه كان يعيش في الأرض قبل آدم بشر آخرون قارن غياب آخر بقاياهم ظهور آدمنا، فما المانع من أن يكون "أبناء آدم" قد تزوجوا ببقايا النوع البشري السابق الذي كان في أواخر إنقراضه؟ وقد ذكر الرازي في مثل هذا المقام أنه قد يراد بنفس واحدة أن البشر جميعا متجانسون متحدون في المنشأ ونفوسهم متشابهة متلاقية، فهم جميعا ينتهون إلى نوع من النفوس واحد، وقد ذكر هذا المعنى في قوله تعالى: (هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا. . .)، فقد نقل عن القفال في تأويل هذه الآية أنه تعالى ذكر هذه القصة على سبيل ضرب المثل، والمراد خلق كل واحد منكم من نفس واحدة، وجعل من جنسها زوجها إنسانا يساويه في الإنسانية، وارتضى أن يكون هذا أحد التأويلات (زهرة التفاسير) .  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İnsanlar! Sizi tek bir nefisten, aynı nefisten (cins-insan nevi) eşini yaratan, ikisinden de erkekler ve kadınları çoğaltıp (yeryüzüne) yayan Rabbinizden korunun. (Dualar ile) İsteklerde bulunduğunuz Allah’dan ve akrabalık bağlarına (uymamazlıktan) korunun. Şüphesizki Allah sizi her zaman gözetendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey insanlar! Çalabınızdan sakının. O çalabınızdan ki sizi bir tek özden yarattı, sonra da bu ikisinden bir çok erkek, kadın üretti. Birbirinize karşı dilekte bulunurken adını verdiğiniz Allah’tan sakının. Kan bağlarına karşı saygı gösterin. Çünkü Allah sizi gözetici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey nâs! Rabbinizden sakınınız ki sizi bir tek nefisten [²] yaratmış, ondan da zevcesini vücude getirmiş ve onlardan bir çok erkek, kadın türetmiştir. İsmini zikr ile bir diğerinize müracaat ettiğiniz [³] Allah/tan, hısımlıklardan [⁴] sakının. Çünkü Allah her an sizi gözetir.
[1] Yüz yetmiş altı ayet olan bu surei celile Medine'de nazil olmuştur.[2] Âdem Aleyhisselâmdan.[3] Yekdiğerinizden bir şey istediğiniz zaman «Allah için» dediğiniz Allah'tan.[4] Hısımlardan ilişiğini kesmeden, yahut hısımlık hatırı için dediğiniz hısımlıklardan sakının.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey İnsanlar! Sizi tek bir özden/cevherden [nefs vâhide]¹ ve ondan da/o cevherden de eşini yaratan ve her ikisinden de çok sayıda erkek ve kadınlar çıkaran Rabbinize karşı sorumluluk bilincinde olunuz! Adıyla birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a, akrabalara [erhâm] karşı sorumluluğunuzu koruyunuz. Muhakkak ki Allah üzerinizde daimi bir gözetleyicidir.
1 Müfessirlerin çoğu, neredeyse tamamı “nefs vâhide”den Âdem, “zevcehâ” tabirinden de Havva’nın kastedildiğini söylerler. Hâlbuki ayette, buna delalet eden sarih hiçbir delil/kanıt yoktur. 1-“Nefs vâhide” Âdem’in müradifi değildir. Âdem özel bir isimdir “ma’rife”(bilinen=harf-i tarifli)’dir. Halbûki “nefs vâhide” ise, “nekire” (belirsiz, =harf-i tarifsiz=sans article)’dir. 2- Âdem, erkek (müzekker=masculin), “nefs vâhide” ise dişi (müennes=feminin)’dir. 3-Eğer “nefs vâhide” yi Âdem olarak yorumlarsak, Araf (7/189-190)’a göre onu müşrik ve kâfir yapmış oluruz. Zira adı geçen ayette; “nefs vâhide” den yaratılan ve eşi de ondan var edilen kişi, Allah’tan salih bir evlat istedikleri, Allah’ın kendilerine istediklerini vermesine rağmen o ikisinin de Allah’a birçok şirk koştuğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla “nefs vâhide” yi Âdem olarak yorumlamak mümkün değildir. Nefs vâhide’yi, insanı meydana getiren prensip, su, nutfe, cevher ve öz, can, hücre vb olarak anlamak ve onu her insan için geçerli bir kavram kabul etmek Kur’an semantiği açısından daha doğru ve daha tutarlıdır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.
(176 ayettir ve Medine’de nazil olmuştur. “Nisa” kadınlar demektir. Bu surede daha çok kadından, cemiyet içinde kadınların hukukî ve içtimaî yer ve değerlerinden bahsedildiği için adına “Nisa” denmiştir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar!Sizi ilkönce bir tek candan yani Âdem’den yaratan, sonra onunla aynı özden, aynı unsurdan Havvâ adındaki eşini var eden veböylece, bu ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yeryüzüneyayan Rabb’inize gönülden bağlanarak buyruklarına itaat edin, dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakının!Öyleyse, “Allah aşkına! Allah’a yemin olsun! Allah şahittir ki!” diyerek adına yeminler edip dileklerde bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının, emirlerine sımsıkı sarılarak kötülüklerden korunun ve aranızdaki akrabalık bağlarını koparmamaya büyük özen gösterin! Zira hiç unutmayın ki üstünüzde, sizi sürekli gözetleyen bir Allah var!İşte bu gerçeği hiç unutmadan, zayıf ve çaresiz kimselere kol kanat gerin, özellikle de yetimlerin hakkını çiğnememeye büyük özen gösterin:
Adını, aile hayatı ve kadınlarla ilgili düzenlemeleri içeren ayetlerdeki “nisâ: kadınlar” kelimesinden alan sûre, hicretten sonra dördüncü ve beşinci yıllarda, Medîne’de indirilmiştir. 176 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratmış, ondan eşini yaratmış, bu ikisinden çokça adamlar ve kadınlar üretip yaymış olan rabbinizden sakınıp korunun! O’nun adına Erhâm’ı (Rahmler’i) ve birbirinizi karşılıklı isteyeceğiniz Allah’tan sakınıp korunun! Allah, üzerinizde gözetleyici olandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey insanlar! Allah'a karşı kendinizi sağlama alın. O sizi bir tek candan yaratmış; sonra ondan eşini var etmiş, daha sonra da bu ikiliden erkek ve kadın cinsini üretmiştir. Her vesile ile adını kullandığınız Allah'a karşı da kendinizi sağlama alın, akrabalara karşı da. Çünkü Allah'ın gözü hep üzerinizdedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek bedenden yaratan, o bedenin yasasına uygun eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadının üretilme yasasını koyan Rabbiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! Akrabalık bağlarını koparmaktan sakının! Şüphesiz! Allah dünya hayatında ne yapıp yapmadığınızı gözetlemektedir. Birbiriniz için Allah’a güzel dileklerde bulunduğunuzu unutmayın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir [nefis]ten [*] (candan/cevherden) yaratan, eşini de ondan [*] yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan [*]Rabbinize karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Kendisiyle ilgili birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a ve yakınlara karşı [takvâ]lı olun! Şüphesiz ki Allah üzerinizde gözetleyicidir.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:98; A‘râf 7:189; Zümer 39:6 İlk insan yani erkek türü nereden yaratıldıysa eşi de oradan yaratılmıştır; yani ilk kadın, ilk erkekten yaratılmamıştır; iki türün yaratıldığı kaynak aynıdır.,Bu cümle Rûm 30:20, Fâtır 35:11 ve Nebe’ 78:8 ile okunmalıdır. Bu mesaj, ilk insanların pek çok erkek ve kadından oluşan çiftler hâlinde yaratıldığının delilidir. Böylece her türlü ensest iddiaları geçersiz olmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten¹ yaratan ve onun eşini de kendi cinsinden² yaratıp ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar meydana getiren Rabbinize karşı, (hata etmekten) sakının. Ve birbirinizden dilekte bulunurken, adına yemin verdiğiniz Allah’tan ve akrabalık³ (bağlarını koparmak)tan da sakının. Şüphesiz Allah, sizi (her an) görüp gözetendir.
1 Yani bu nefis, Âdem (a.s) olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Fakat ayetin devamından bu nefsin Âdem (a.s) olduğu daha belirgindir. Abduh ve Muhammed Esed gibi mutlaka farklı bir şey söyleme alışkanlığında olan bazıları “nefis” kelimesini “insanlık” veya “canlı” anlamında anlamaya çalışmışlarsa da bu izahları Âdem (a.s)’ın yaratılışıyla ilgili âyetlerle örtüşmemiştir. 2 (مِنْهَا) daki (مِنْ) harf-i cerri, beyan içindir. Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden kıldı. Eğer buradaki (مِنْ) harf-i cerri ba’ziyye olarak kabul edilir ve tercüme birçok mealde olduğu gibi; “ondan da eşini yaratan” şeklinde yapılırsa, Âdem (a.s)’ın eşinin onun bir cüz’ünden yaratıldığı anlaşılır ki bu İslam dışı bir ifade olur. Zira bu görüş Yahudilere aittir. Bu düşüncede olanların pek çoğu Peygamberimiz (s.a.v)’in: “Kadın eğe (kaburga kemiklerinin en altındaki kıkırdak yapısında olan) kemiği gibidir. Kadın, bir eğe kemiği gibi yaratılmıştır. Onu doğrultmağa kalkarsan kırarsın, onun kırılması da boşanmadır.” (Buhari, Müslim, Tirmizi) hadisini de mecâzi anlamında değil de kelime anlamında anlayarak daha da büyük bir hata içerisine düşmüşlerdir. Bizi mecâzi anlamını anlamaya sevk eden karine ise “boşanma” kelimesidir. Bk. (En’am: 98, A’raf: 189, Zümer: 6) 3 Erham: Rahim kelimesinin çoğuludur. Rahim, kadında çocuk yatağı olan uzuvdur. Fakat mecazen yakınlık ve akrabalık anlamında da kullanılır. Nitekim “sıla-i rahim” akrabaya iyilik etmek, “kat-i rahim” ise akrabalarla ilişkiyi kesmek demektir. Efendimiz (s.a.v): “Allaha itaat edilen şeylerde sıla-i rahimden daha çabuk sevaplı hiç bir şey yoktur. Allaha isyan edilen amellerde de azgınlıktan ve yalan yere yeminden daha çabuk olan hiç bir amel yoktur” buyurmuşlardır. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
EY İNSANLAR! Sizi bir tek can(lı)dan yaratan, ondan eşini var eden ¹ ve her ikisinden pek çok kadın ve erkek meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Kendisi adına birbirinizden [haklarınızı] talep ettiğiniz Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyun ve bu akrabalık bağlarını gözetin. Şüphesiz Allah, üzerinizde daimî bir gözetleyicidir.
1 Klasik müfessirlerin çoğu, nefs terimine yüklenen pek çok anlam içerisinden -can, ruh, akıl, canlı varlık, canlı, insan, şahıs, kimlik (şahsî kimlik anlamında), insanlık, hayat özü, temel ilke ve diğerleri- “insan”ı tercih ederler ve bu terim ile burada Hz. Âdem’in kasdedildiğini kabul ederler. Ama Muhammed Abduh bu yorumu reddeder (Menâr IV, 323 ve diğerleri.) ve onun yerine, insan soyunun ortak kökenini ve kardeşliğini vurguladığı için (ki yukarıdaki ayetin amacı da budur) “insanlık” karşılığını tercih eder; ayrıca bunu Hz. Âdem ile Havva’nın yaratılması konusundaki Kitâb-ı Mukaddes’in tasvirlerine yersiz şekilde bağlamaz. Nefs’i bu bağlamda “canlı” olarak çevirmemin mantığı da aynıdır. Zevcehâ (“eşi”) ifadesine gelince, zevc (“bir çift”, “çiftten biri” veya “bir eş”) terimi, canlı varlıklarla ilgili olarak bir çiftin veya bir ikilinin hem erkek hem de dişi tarafı için kullanıldığından, insanlarla ilgili olarak da hem kadının eşini (kocasını), hem de kocanın eşini (karısını) ifade eder. Râzî’nin naklettiğine göre, Ebû Müslim “Ondan (minhâ) eşini yarattı” ibaresini, “Onun kendi cinsinden (min cinsihâ) eşini (karşı cinsini) yarattı” anlamında yorumlar ve böylece Muhammed Abduh’un yukarıda işaret edilen görüşünü destekler. Minhâ’nın lafzen, “ondan” şeklinde çevrilmesi, metin ile uyumlu olarak, her iki cinsin “bir tek canlıdan” türetildiği biyolojik gerçeğini yansıtır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir özden/candan yaratan, ondan da eşini yaratan, bu ikisinden de birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden/sahibinizden çekinin. O Allah’tan korkun ki O’nun adına birbirinizden talepte bulunur ve akraba olursunuz. Allah, sizi gözetendir. 2/21, 32/7-8, 40/67, 57/4, 13/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
EY insanlık![⁷¹³] Sizi bir tek canlı varlıktan[⁷¹⁴] yaratan, ondan da eşini[⁷¹⁵] yaratan ve her ikisinden de birçok erkek ve kadın var eden Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Kendisi adına birbirinizden (hak) talebinde bulunduğunuz Zât’a ve bu insanlık bağına[⁷¹⁶] karşı sorumluluk duyun. Kuşkusuz Allah, üzerinizde daimî bir gözetleyicidir.[⁷¹⁷]
[713] Nida için bkz: 2:21, not 28. [714] Buradaki nefs-i vahide, iki anlama gelebilir: 1) A’râf 11, Nisâ 1 ve Hucurât 13 ışığında, Âdem’in de kendisinden yaratıldığı ilk organik bileşiğe (hücre) delâlet eder. Kur’an’da nefs 16, nufûs 2 ve enfus 153 yerde gelir. Hepsinde de anılan şeyin maddî ve mânevi unsurlarıyla birlikte “kendisi, zâtı, özü” mânasına gelir. Her can ölümü tadar. Nefis tatmin, rıza, yalvarma, korku, yatışma, fedakârlık, hile, haset, pişmanlık ve vesvese ile nitelenir. İman ve küfür, hidayet ve dalalet, günah ve takvâ, ödül ve ceza ile alâkalı kullanılır. Kur’an cisim ve ceseti hiç âhiretle alâkalı kullanmazken nefsi âhiretle alâkalı olarak sık kullanır. 2) İnsanoğlunun kadın olsun erkek olsun bir tek özden yaratıldığına delâlet eder. (Ebu Müslim el-Isfahani’den nkl: Râzî, Mefâtîh). [715] Zevc için bkz: 42:11, not 12. “Ondan da eşini” ibaresi, “onun cinsinden” şeklinde eşin de aslı olan biyolojik kökenin bölünerek çoğalmasına delâlet edebilir (Krş. Ebu Müslim’den nkl. Râzî). Geleneksel tefsir bu ibareyi Eski Ahid ışığında okuyarak Âdem’in eşinin Âdem’in bedeninden yaratıldığını söyler. Bunu teyiden de, mecaz olduğu açık olan “Kadın kürek kemiğinden yaratılmıştır” rivayetini nakleder (Buharî, Enbiya 2). Oysa “kadın kürek kemiği gibidir” versiyonu, sözün mecaz olduğunu izaha yeterlidir (Müslim, Radaa 18). [716] Lafzen: “rahimlere”. Bu bağlamda erhâm, tüm insanlığın birbiriyle olan kan bağına delâlet eder. Bu bağ tek tek tüm insanların gözetmesi gereken “insanlık” ortak paydasını temsil eder. İnsanlığa karşı sorumluluk ile Allah’a karşı sorumluluk birlikte gelmiştir. Bizim “İnsanlık bağı” olarak tercüme ettiğimiz erhâmın tekili olan rahim organı için Allah Rasûlü şöyle buyurur: “Rahim, Rahmân’dan bir daldır” (Buharî, Edeb 81:13). Bir bakıma kadın rahmi, ilâhî rahmetin insandaki tecellilerinden biridir. [717] Zımnen: aynı ana babadan gelenlerin birbirlerine soy sopla övünmeleri anlamsızdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey insanlar, sizi bir tek nefis'ten (Adem'den) yaratan, ondan da eşini (Havva'yı) var eden ve ikisinden de, birçok erkekler ve kadınlar (Ademoğulları) türeten Rabbinizden korkun. (O'nun emirlerine ve yasaklarına karşı gelmekten, azabından sakının) Adını anarak birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah'tan korkun, ve akrabalık bağlarını kırmaktan sakının! (Çünkü hepiniz bir babadan gelme kardeşlersiniz, kardeşlik haklarına saygı gösteriniz, haksızlık etmeyiniz, birbirinizle münasebetleri kesmeyiniz, konuşup anlaşınız, adaleti ayakta tutunuz., biliniz ki) Allah (kullarını her an) gözetleyendir! (Hepinizin işlediği amellerden haberdardır, O, amellerinize göre sizlere mükafat veya ceza verecektir)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden/ nefisten yaratan ve ondan da eşini ve; ikisinden de birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi (Allah) adına ve akrabalık bağları vesilesiyle yardım dileğinde bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey insanlar! O Rabbinizden korkunuz ki, sizi bir nefisten yaratmıştır ve ondan da zevcesini yaratmıştır. Ve o ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar türetmiştir. Ve Allah-ü Azîmüşşan'dan korkunuz ki, O'nunla birbirinizden dilekte bulunursunuz, rahîmlerden de korkunuz ki, şüphe yok ki, Allah Teâlâ üzerinize nâzir bulunmaktadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratıp o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız. Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir. [7, 189; 30, 21; 39, 6; 42, 11] {KM, Tekvin 2, 21-23}
Bütün insanlığın aynı baba ve annede birleşen bir tek aile oluşturduğunu, dolayısıyla insanların bu hukuka uygun davranmaları gerektiğini bildiren bu ilk âyet, sûrenin konuları için en mükemmel bir giriş durumundadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey insanlar, sizi bir tek nefisten (nefes alan candan) yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık(bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphe siz Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey İnsânlar! Sizi bir tek nefisden (Âdem'den) yaradan ve zevcesini de (Havvâ'yı da) ondan halk iden ve her ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar hâsıl idüb yeryüzine yayan rabbinizden (ona şirkden, emrine muhâlefetden) sakınınız. O rabbiniz ki birbirinizden bir şey istedikde onun ismiyle (Allâh içün diyerek) isteyiniz. Ve erhâmı (akrabâlığı) da o talebde vesîle kılınız (akrabâlığımız hâtırı içün dirsiniz) yâhud erhâmda da ittikâ idiniz (sıla-i rahmi kesmekden, akrabâya eyiliği ve meveddeti kat' itmekden sakınınız) Allâh Te'âlâ sizin özrinize gözcidir. (Bütün hareketlerinizi takdîr ve kalblerinizdeki hâtırâtı da bilir)
[1] Kadınlar hakkındaki ahkâmı muhtevî bulunması sebeb-i tesmiyedir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey İnsanlar! Atanızı[1] bir tek nefisten[2] yaratan, eşini de o nefisten yaratan, o ikisinden pek çok erkeği ve kadını üreten[3] Sahibinizden çekinerek kendinizi koruyun[4]. Birinden bir şey isterken adını andığınız Allah’a, bir de akrabalık bağlarına saygılı olun. Allah sizi gözetlemektedir.
[*] İltifat [2] O nefis döllenmiş yumurtadır. Fasih Arapça'da zevc kelimesinin müennesi (dişisi) yoktur. Kadın erkeğin zevci, erkek de kadının zevcidir. Hem Adem hem de Havva, aynı nefisten yani döllenmiş yumurtadan yaratılmıştır. İnsan Suresi 76/2. ayette "Biz insanı karışımı zengin olan bir nufteden yarattık." buyrulmaktadır. Bu ayette de "Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan Rabbinizden çekinin!" buyrulduğuna göre iki ayeti birlikte okuduğumuzda "Ey insanlar, hepinizi (hem sizi hem de eşlerinizi) karışımı zengin olan bir döllenmiş yumurtadan yaratan Rabbinizden çekinin!" anlamı çıkmaktadır. Bu meal çalışmasının tamamında insanın yaratılışına dair bilgi veren ayetlerdeki 'nefis' kelimesi için "döllenmiş yumurta" manası bu gerekçeyle seçilmiştir. Yaratılışla ilgili olmayan ayetlerde nefis kelimesi bazen beden, bazen ruh bazen de bunların birleşmiş hali manasında kullanıldığından ona göre anlam verilmiştir. [3] [*] Takva sahibi olun: Allah'tan çekinerek korunan, kendini(fıtratını) bozmayan  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan, ondan da eşini yaratan, bu ikisinden de bir çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden korkun. O Allah'tan korkun ki Onun adına birbirinizden talepte bulunur ve akrabalık tesis edersiniz. Allah, sizi gözetlemektedir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan Rabbinizden sakının ki, o tek candan da eşini yarattı, ikisinden ise nice erkekler ve kadınlar türetti. Onun adını vererek birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının. Şurası muhakkak ki, Allah sizi görüp gözetmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan eşini vücuda getiren ve o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anarak birbirinizden dilekler dilediğiniz Allah'tan korkun. Rahimlerin haklarına saygısızlıktan da sakının. Şu bir gerçek ki Allah, Rakîb'dir, sizin üzerinizde sürekli ve titiz bir gözetleyicidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy ādemįler! śaķınuñ çalabuñuzdan, ol kim yarattı sizi bir nefsden ya'nį ādem aleyhisselām; daħı yarattı andan 'avratını daħı daġıttı ol ikiden erenler çoķ daħı daġıttı. daħı śaķınuñ Tañrıdan ol kim dileşürsiz anuñ-ile daħı ħıśımlardan. bayıķ Tañrı oldı üzerüñüze śaķlayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy ādem oġlanları ṣaḳınuñuz, ḳorḳuñuz ol Tañrıdan ki sizi yaratdı birnefsden ki Ādemdür ve andan ‘avratını yaratdı ki Ḥavvādur. Daḫı yaratdıve yiri ṭoldurdı ol ikisinden çoḳ erler ve ‘avratlar daḫı. Daḫı ḳorḳuñuz olAllāhdan kim ṣorulursız andan, ḳarāyiblerden daḫı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā sizüñüstüñüze raḳībdür, ne kim işleseñüz görür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey insanlar! Sizi tək bir şəxsdən (Adəmdən) xəlq edən, ondan zövcəsini (Həvvanı) yaradan və onlardan da bir çox kişi və qadınlar törədən Rəbbinizdən qorxun! (Adı ilə) bir-birinizdən (cürbəcür şeylər) istədiyiniz Allahdan, həmçinin qohumluq əlaqələrini kəsməkdən həzər edin! Şübhəsiz ki, Allah sizin üzərinizdə gözətçidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O mankind! Be careful of your duty to your Lord Who created you from a single soul and from it created its mate and from them twain hath spread abroad a multitude of men and women. Be careful of your duty toward Allah in Whom ye claim ( your rights ) of one another, and toward the wombs (that bare you ). Lo! Allah hath been a Watcher over you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O mankind! reverence your Guardian-Lord, who created you from a single person,(504) created, of like nature, His mate, and from them twain scattered (like seeds) countless men and women;- reverence Allah, through whom(505) ye demand your mutual (rights), and (reverence) the wombs(506) (That bore you): for Allah ever watches over you.
504 Nafs may mean: (1) soul; (2) self; (3) person, living person; (4) will, good pleasure, as in 4:4 below. Minha; I follow the construction suggested by Imam RazT. The particle min would then suggest here not a portion or a source of something else, but a species, a nature, a similarity. The pronoun Ha refers of course to Nafs (Cf. 7:189). (R). 505 All our mutual rights and duties are referred to Allah. We are His creatures: His Will is the standard and measure of Good; and our duties are measured by our conformity with His Will. "Our wills are ours, to make them Thine," says Tennyson (In Memoriam). Among ourselves (human beings) our mutual rights and dudes arise out of Allah's Law, the sense of Right that is implanted in us by Him. 506 Among the most wonderful mysteries of our nature is that of sex. The unregenerate male is apt, in the pride of his physical strength, to forget the allimportant part which the female plays in his very existence, and in all the social relationships that arise in our collective human lives. The mother that bore us must ever have our reverence. The wife, through whom we enter parentage, must have our reverence. Sex, which governs so much our physical life, and has so much influence on our emotional and higher nature, deserves-not our fear, or our contempt, or our amused indulgence, but-our reverence in the highest sense of the term (Cf. 30:21). With this fitting introduction we enter on a discussion of women, orphans, and family relationships.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّاسُ
insanlar
اتَّقُوا
takvâlı olun
رَبَّكُمُ
Rabbinize karşı
الَّذ۪ي
o ki
خَلَقَكُمْ
sizi yarattı
مِنْ نَفْسٍ
bir nefisten
وَاحِدَةٍ
tek
وَخَلَقَ
ve yarattı
مِنْهَا
ondan
زَوْجَهَا
eşini
وَبَثَّ
ve yaydı
مِنْهُمَا
ikisinden
رِجَالاً
erkekler
كَث۪يراً
birçok
وَنِسَٓاءًۚ
ve kadınlar
وَاتَّقُوا
ve sakının
اللّٰهَ
Allah'tan
الَّذ۪ي
o ki
تَسَٓاءَلُونَ
isteklerde bulunuyorsunuz
بِه۪
onunla
وَالْاَرْحَامَۜ
ve akrabalıktan
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
عَلَيْكُمْ
üzerinizde
رَق۪يباً
Rakîb
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratan ve ondan da eşini (Havvâ'yı) yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın)! Adını kullanarak birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık (haklarına riayetsizlik)ten de sakının! Muhakkak ki Allah sizin üzerinizde Rakîb'dir (yarattıklarına rahmet etmek, ikram etmek için onları koruyup gözetendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
بَثَّ
Fiil-I
ب ث ث
Yaydı, saçtı, dağıttı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَسَائَلَ
Fiil-VI
س ا ل
İstekte bulundu, sordu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اَرْحَام
İsim
ر ح م
Rahim, akrabalık
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَقِيب
İsim
ر ق ب
Rakîb (Allah'ın esması, ismidir. Yarattıklarına rahmet etmek, ikram etmek için onları koruyup gözeten demektir), gözetleyici