close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veleyseti-ttevbetu lilleżîne ya’melûne-sseyyi-âti hattâ iżâ hadara ehadehumu-lmevtu kâle innî tubtu-l-âne velâ-lleżîne yemûtûne vehum kuffâr(un)(c) ulâ-ike a’tednâ lehum ‘ażâben elîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tövbe, o kişilerin tövbesi değildir ki kötülüklerde bulunup dururlar da sonucu içlerinden birine ölüm gelip çattı mı işte şimdi tövbe ettim ben der ve kafir olarak ölenlerin tövbesi de tövbe değildir. O kişilerdir onlar ki onlar için elemli bir azap hazırlamışızdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yoksa) Ne, (bir sürü) kötülükleri yapıp-edip de, (sonra) onlardan birine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenlerin; ne de kâfir olarak ölenlerin tevbesi (geçerli) değildir. Böyleleri için acı bir azap hazırlamışızdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa kötülük yapıp yapıp da nihayet ölüm gelip çatınca, “Ben şimdi tevbe ettim” diyenlere ve kâfir olarak ölenlere tevbe yoktur. Öylelerinin tevbesi kabul edilmez. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa, kendilerine ölüm gelinceye kadar kusur işlemeye, günaha, isyana devam edenlerin, “Ben şimdi tevbe ettim, günah işlemekten vazgeçerek, Allah'a itaate yöneldim" diyenlerin, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile kâfir olarak ölenlerin kabul edilecek tevbeleri yoktur. İşte onlar için can yakıp inleten müthiş bir azap hazırlanmıştır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kötülükleri işleyip de içlerinden birine ölüm geldiğinde: "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlerin tevbeleriyle kâfir olarak ölenlerinki ise geçerli değildir. Bunlar için acıklı bir azap hazırladık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: 'Ben şimdi gerçekten tevbe ettim' diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kimseler ki, kötü işlerde ısrar ederken onlardan birine ölüm gelip hayattan ümidini kesince: “- Ben, şimdi tevbe ettim” der, o kimseler için tevbe yok (tevbe makbul değildir). Kâfir oldukları halde ölenlere de tevbe yok, işte biz onlar için ahirette acıklı bir azap hazırlamışızdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tevbe, sürekli kötülük yapıp ölüm kendisine gelince, “İşte, şimdi tevbe ettim” diyenler veya kâfir olarak ölenler için değildir. Biz, onlar için elem verici bir azap hazırlamışızdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da, içlerinden birine ölüm gelip çatınca; “Ben şimdi tövbe ettim” diyenlerle, kâfir olarak ölenler için, kabul edilecek tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırladık.
Besim Atalay
swap_vert close
Ölüm gelene değin, günahlar işleyenlerin ölüm yaklaştığında: «Tövbe ettim şimdi» diyenlerin tövbeleri, tövbe değildir, kâfir olduğu halde ölen kimselerin tövbeleri de böyledir, bunlar için ağrıtıcı azap hazırlamışız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa hayatı boyunca kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince, “Şimdi tevbe ediyorum” diyen (sözde mü'min)lerle kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.
Bkz. 3/90Tevbe, günah işleme imkânı olduğu halde bir daha aynı günahı işlememeye söz vermektir. Kur’an’da, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar. (Nisâ, 4/48, 116)” buyrulmuştur. Allah’ın mağfireti, tevbe eden insanın samimiyetine bağlıdır. Allah’ın kabul etmeyeceği tevbe ise, artık günah işleme olanağı kalmamış, kötülük işleme fırsatlarını pervasızca kullandıktan sonra köşeye sıkışmış, kendisinin kötülükleri değil de kötülüklerin kendisini terk ettiği ve canı gelip boğaza dayandığı mücrimlerin tevbesidir. Yani artık iş işten geçmiştir ve yapılan tevbenin bir anlamı kalmamıştır. Bu konuda çaresiz kalan ve çıkış yolu bulamayan Firavun’un tevbesi bizim için referans olmalıdır. (Yunus 10/90-92)  
Cemil Said
swap_vert close
Muttasıl seyyiâtda bulunub da ölüm yaklaşdığı zamân pişman oldum diyenlerin tevbesi makbûl değildir ve kâfir olarak ölenlere pişmanlık fâide virmez. Bunlar içün elîm bir ’azâb ihzâr itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kötülükleri işleyip dururken, ölüm kendisine geldiği zaman; "şimdi tevbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azab hazırlamışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tövbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çattığında “Ben şimdi tövbe ettim” diyenlerle kâfir olarak ölenler için kabul edilecek tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca «Ben şimdi tevbe ettim» diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sürekli kötülük işleyen ve kendilerini ölüm yakalayınca, "Ben artık tövbe ettim," diyenlerin tövbesi geçersizdir. İnkarcı olarak ölenlerin de tövbesi geçersizdir. Onlar için acıklı bir azap var.
Bak 3:90; 10:90; 24:31; 25:71; 42:25  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa kabahatleri yapıb yapıb da tâ her birine ölüm gelince işte ben şimdi tevbe ettim diyen kimselere tevbe yok, kâfir oldukları halde ölenlere de yok, bunlar işte bunlara biz elîm bir azab hazırlamışızdır.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yoksa (nefsinin kötü arzularına ya da şeytanın telkinlerine uyup), kötülükleri (günahları) işleyip duran ve nihâyet kendisine ölüm gelip çatınca (can boğaza dayanmışken,) “Ben şimdi gerçekten (günahlarıma) tövbe ettim” diyen (mü’min) lerin ve (can boğaza dayanmışken, ölüm anında) tövbe eden (îmân eden) kâfirlerin tövbeleri (îmân etmeleri) geçerli değildir. İşte onlar için (âhirette) elem verici bir azap hazırlamışızdır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kötülük yapıp da kendilerine ölüm gelip çatınca, “Ben şimdi tevbe ettim.” diyenlerin ve gerçeği yalanlayıp nankör olarak ölenlerin tevbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Yoksa makbul olan o tevbe), kötülükleri yapıb yapıb da onlardan (ya'ni böyle yapanlardan) her hangi birine tâ ölüm gelince: «Ben şimdi hakıykaten tevbe etdim» diyenlerin tevbesi değil. Kendileri kâfir olarak öleceklerin (tevbesi) de değil. Onlar (öyle işte). Biz onlar için pek acıklı bir azâb hazırlamışızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa (makbûl bir) tevbe, o günahları işleyip de, nihâyet onlardan birine ölüm gelince: “Şübhesiz ben şimdi tevbe ettim!” diyenler için değildir; kendileri kâfir kimseler olarak ölenler için de (değildir)! İşte onlar yok mu, kendileri için (pek) elemli bir azab hazırladık!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yoksa sürekli kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince: “Şimdi (o kötülüklerden) tövbe ettim” diyenler ile inkârcı olarak ölenlerin tövbesi geçerli değildir. Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamış (olacağ)ız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kötü, çirkin davranışları yapanlara ölüm geldiğinde “Ben şu an vazgeçtim” diyenlerin ve doğuları inkâr etmiş olarak ölenlerin tövbeleri, tövbe değildir. İşte bunlar için acıklı bir azap hazırladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa kötülük işleyip de kendilerine ölüm yaklaşır yaklaşmaz: " İşte ben şimdi tövbe ettim" diyenler için geri dönme yoktur. Allah’ı tanımayarak ölenlere de geri dönme yoktur. İşte biz onlar için acıklı bir azap düzdük.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kötülük yapmakta iken ölüm gelince şimdi tövbe ettim diyenler veya kâfir olarak ölenlerin tövbeleri tövbe değildir. İşte bunlar için acıklı bir azap hazırladık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa ölüm anına kadar kötülük işleyip, ölmek üzere iken, “Ben şimdi tevbe ettim” diyenlerin ve kâfir olarak ölenlerin tevbeleri (makbul) değildir. İşte Biz onlar için çok acı verici bir azap hazırladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kötülükleri işleyip dururken ölüm kendisine geldiği zaman, “Şimdi tevbe ettim” diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. İşte onlara elem verici azap hazırlamışızdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa, hayatı boyunca kötülük işleyip duran ve nihâyet kendisine ölüm gelip çatınca da, hayattan ümit kestiği için “Şimdi tövbe ediyorum!” diyen sözde müminlerin ve kâfir olarak ölenlerin son nefeslerindeki tövbeleri kabul edilmeyecektir.İşte böylelerine, can yakıcı bir azap hazırlamışızdır!Bu ikisi arasındakilere, yani bir kötülük işledikten sonra hemen tövbe etmeyen, fakat bu kötülüğü ömrünün sonuna kadar da sürdürmeyen müminlere gelince, onların durumu Allah’a kalmıştır; dilerse bağışlar, dilerse cezalandırır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Birisine Ölüm eriştiği zamana kadar Kötülükler’i işleyen, son anda “ben, şimdi tevbe ettim” demiş kimseler için de, kâfir halde ölen kimseler için de Tevbe (kabul edilecek) değildir. İşte onlar için acıveren bir azap hazırladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kötülük yapmayı adet haline getirenlerin, ecel gelince pişman olup: " artık şimdi pişmanım " demeleri pişmanlık değildir. Keza inkarcı olarak ölenlerin son pişmanlıkları da tövbe sayılmaz. Biz bu gibiler için çok acı veren cezalar ayarladık...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kötülükleri ya da günahlarıyla hayatı yaşayıp ölüm anında "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerin tövbeleri geçerli değildir. Hele Allah beni nasılsa af eder diyerek; alaycı bir tavırla yasalarımıza aykırı davrananların tövbeleri nifak doludur! Böylelerinin tövbeleri kabul edilmez. Böylelerine ahiret hayatında elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kötülükleri (sürekli) yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca “Ben şimdi tevbe ettim.” diyenler ile kâfir olarak ölmekte olanlar için (kabul edilecek) tevbe yoktur. [*] Onlar için acı bir azap hazırlamış (olacağ)ız.
Önceki ayette geçen [es-sû’] kelimesi yerine burada [es-seyyiât] sözcüğünün çoğul getirilmesi, bağışlanmayacak kötülüklerin hem sayısının fazla oluşunu göstermektedir hem de sıklıkla yapıldıkları için adeta alışkanlık haline getirildikleri anlaşılmaktadır. Kabul edilmeyen tevbelerle ilgili mesajlar için bkz. En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe’ 34:52; Mü’min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa günâh işleyip de kendilerine ölüm gelip çatınca, “ben şimdi tevbe ettim.” diyenler, bir de kâfir olarak ölenler için tevbe yoktur. İşte bunlara Biz âhirette acıklı bir azap hazırladık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Oysa ne ölüm anına kadar kötülük işleyip duran, ama o an gelip çattığında “Şimdi tevbe ediyorum!” diyenlerin ¹⁶ tevbesi kabul edilecektir, ne de hakikat inkarcısı olarak ölenlerin; Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.
16 Lafzen, “onlardan birine ölüm yaklaştığı anda ... deyinceye kadar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hayat boyu günah işleyip de son nefesinde; “Ben şimdi tövbe ediyorum.” diyenlerin tövbesi ne de kâfir olarak yaşayıp o halde ölenlerin tövbesi kabul edilir. Ve biz, onların hepsine acıklı bir azap hazırladık. 2/37, 3/90, 9/104, 20/82, 25/70-71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Oysa ne ölüm gelip çatıncaya kadar (ısrarla) günah işlemeyi sürdürerek son anda “İşte şimdi tevbe ediyorum!” diyen birinin tevbesi kabul görecektir, ne de inkârında direnerek ölenlerin tevbeleri...[⁷⁴¹] Bunlar, evet bunlar için elem verici bir azap hazırladık.[⁷⁴²]
[741] Allah katında kabul gören tevbenin niteliğinden söz eden bu âyet, Mekkî sûrelerden olan Nahl sûresinin 119. âyetiyle aynı konuyu işlemektedir. Bizim, mecazı da devreye sokarak “bir cahillik ederek kötülük işleyen” diye çevirdiğimiz ibare, kişinin yaptığı işin sonunun nereye varacağını düşünmeden, şehvet, öfke ve hevasına yenilmesi durumunu ifade eder. Zira bunlar aklı perdeler, bilinci dumura uğratır ve kişiye tedbirini şaşırtır. Böylesi bir hâlde “işlenen kötülük” ise “bir cahillik ederek işlenen kötülük” denilmeyi hâk eder. [742] Bu tür bir tevbeye Firavun’un ölümün zoruyla giderayak yaptığı iman itirafını dile getiren Yûnus 90’dan yola çıkarak “Firavun imanı” veya “Firavun tevbesi” adı verilmiştir. Zoru görünce iman ile, zorla iman aynı şeydir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa günah işleyip de, ancak kendisine ölüm gelip çattığı zaman: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim!" diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. (Aynı şekilde Firavun gibi) Kafirlerin son nefeslerinde ("imana geldim" diyerek) yaptığı tevbe de asla kabul edilmez. Biz onlar için çok çetin bir azap hazırlamışızdır.
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa kötülükler işleyip nihâyet kendilerine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlere ve kâfir olarak ölenlere tevbe (af) yoktur. Onlar için acı bir azâb hazırlamışızdır
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve tevbe o kimseler için değildir ki, günahları yapar dururlar. Vakta ki kendilerinden birine ölüm gelip çatınca, «Ben şimdi tevbe ettim,» der ve kâfir oldukları halde ölenler için de değildir. İşte biz onlara elim bir azap hazırlamışızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa makbul tövbe, kötülükleri yapıp edip de sonra kendilerinden birine ölüm gelip çattığında: “İşte ben şimdi tövbe ettim. ” diyenlerin tövbesi değil. Kâfir olarak ölen kimselerin tövbesi de değil. İşte öylesi kimselere, çok acı veren bir azap hazırladık.
Tövbenin makbul olmasına dair âyet ve hadisleri bir arada değerlendiren müfessirlerin vardıkları sonuç şudur: Can çekişme durumundan önce, henüz hayattan ümitsiz değil iken küfürden tövbe ile iman etmek geçerlidir. Fakat can çekişme halinde hayattan ümit kesme durumunda küfürden tövbe ve iman etmek geçerli değildir. İman ettikten sonra iyi işler yapabilecek bir zaman bulunmalıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa kötülükler yapıp yapıp da nihayet kendilerine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlere ve kafir olarak ölenlere tevbe (af) yoktur. Onlar için acı bir azab hazırlamışızdır!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Kabûl olunacak) tevbe, günâhı ve fenâ işleri işleyen ve tâ ölüm zamânı gelince tevbe itdim diyenlere ve kâfir oldukları halde fevt olanlara değildir. Onlara biz elemli ve acılı 'azâb hazırladık. [¹]
[1] Cehâletle bir günâhı işleyüb derhâl tevbe idenin tevbesini Cenâb-ı Hak kabûl ider. Günâhda ısrâr ile hâl-i istihzârda tevbe ki -buna tevbe-i ye's dirler- o kabûl olunmaz. Kâfirin küfründe devâmı hâlinde tevbesi makbûl değildir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm çatınca da "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kâfir olarak ölenlerin tevbesi de tevbe değildir. Onlar için acıklı bir azap hazırlamışızdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ölüm gelip çatana kadar günah işleyip de tam o zaman:-Ben şimdi tevbe ediyorum, diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kafir olarak ölenlerin tevbesi de yoktur. Onlara acıklı bir azap hazırladık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa, kötülükleri işleyip durduktan sonra ölüm gelip çattığında “Ben şimdi tevbe ettim” diyen kimsenin veya kâfir olarak ölenlerin tevbesi değildir. Öyleleri için Biz acı bir azap hazırladık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa, kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde, "-İşte şimdi tövbe ettim" diyenler için tövbe yoktur. Küfre batmış olarak ölenlere de tövbe yoktur. Böylelerine biz korkunç bir azap hazırladık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yoķdur tevbe anlaruñ kim işlerler yavuz işleri tā ķaçan ḥāżır oldı anlaruñ ya'nį kāfirlıġı birisine ölüm, eyitti; bayıķ ben tevbe eyledüm şimdi daħı ne daħı anlaruñ kim ölürler anlar kāfirler-iken. şunlar yaraķladuķ anlara 'aźāb aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tevbesi ḳabūl olmaz ol kişilerüñ ki işlerler yazuḳları, ḥattā ol vaḳta degin kiyitişe birisine ölüm, eydür, ben imdi tevbe eyledüm. Ol kişilerüñ daḫı tev‐besi ḳabūl olmaz, ölürler anlar kāfir‐iken. Anlara yaraḳladuḳ yürekler acı‐dıcı bir ‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Günah işlər görməkdə davam edərək ölüm yetişən anda: “Mən indi tövbə etdim” –deyənlərin və kafir olaraq ölənlərin tövbəsi qəbul olunmaz. Biz onlar üçün şiddətli bir əzab hazırlamışıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The forgiveness is not for those who do ill deeds until, when death attendeth upon one of them, he saith: Lo! I repent now; nor yet for those who die while they are disbelievers. For such We have prepared a painful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Of no effect is the repentance of those who continue(526) to do evil, until death faces one of them, and he says, "Now have I repented indeed;" nor of those who die rejecting Faith: for them have We prepared a punishment most grievous.
526 Note the fine touch. A sin may be fashionable, and people may sin together without compunction. When one of them is faced with Death, he repents, but that sort of repentance is no good. For more detailed discussion, (Cf. notes to 24:2-6 and 4:15 .) (Eds.)  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَيْسَتِ
yoksa yoktur
التَّوْبَةُ
tövbe
لِلَّذ۪ينَ
o kimseler için ki
يَعْمَلُونَ
yaparlar
السَّيِّـَٔاتِۚ
kötülükleri
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o za- man ki
حَضَرَ
hazır
oldu
اَحَدَهُمُ
onlardan birine
الْمَوْتُ
ölüm
قَالَ
dedi
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
تُبْتُ
tövbe ettim
الْـٰٔنَ
şimdi
وَلَا الَّذ۪ينَ
ve ne o kimseler için ki
يَمُوتُونَ
ölürler
وَهُمْ
kendileri iken
كُفَّارٌۜ
kâfir kimseler
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
اَعْتَدْنَا
hazırladık
لَهُمْ
onlar için
عَذَاباً
bir azap
اَل۪يماً
elem verici
Yoksa kötülükleri (ısrarla) yapıp da onlardan birine ölüm gelip çatınca, "ben şimdi tövbe ettim" diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tövbe yoktur. İşte Biz onlar için (âhirette) elem verici (iç yakan) bir azap hazırlamışızdır.
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
تَوْبَة
İsim
ت و ب
Tövbe
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
حَضَرَ
Fiil-I
ح ض ر
Hazır oldu, yanında bulundu
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
الْـٰٔن
Zarf
الْـٰٔن
Şimdi, şu anda
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِر
İsim
ك ف ر
İnkâr eden, kâfir
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَعْتَدَ
Fiil-IV
ع ت د
Hazırladı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici