close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ yahillu lekum en teriśû-nnisâe kerhâ(en)(s) velâ ta’dulûhunne liteżhebû biba’di mâ âteytumûhunne illâ en ye/tîne bifâhişetin mubeyyine(tin)(c) ve’âşirûhunne bilma’rûf(i)(c) fe-in kerihtumûhunne fe’asâ en tekrahû şey-en veyec’ala(A)llâhu fîhi ḣayran keśîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, zorla kadınları miras olarak almanız helal değildir size. Apaçık kötülükte bulunmadıkları halde onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmek için sıkıştırmayın onları ve onlarla iyi ve güzel geçinin, onlardan hoşlanmadığınız takdirde deolabilir ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdir etmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız (sizden boşanmak istediği halde, sadece malından yararlanmak için yanınızda tutmanız veya cahiliye alışkanlığıyla; ölen yakınlarınızın dul kalan hanımlarını "miras malı" sayıp, keyfinizce tasarruf etmeye çalışmanız) helâl değildir. Apaçık (şahitli ispatlı olarak) ’çirkin bir hayâsızlık’ yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin (mehirlerinizin ve hediyelerinizin) bir kısmını giderip (geri almanız) için, onlara baskı yapmanız da (helâl değildir). Onlarla güzellikle ve iyilikle geçinin. (Kadınlarla güzel geçinmeyi, kusurlarını hoş görmeyi ve onlara eziyet ve hakaret etmemeyi Kur’an istemektedir.) Şayet onların (bazı tavırlarından) hoşlanmazsanız (ve huysuzluk yapıyorlarsa sabredin;) belki bir şey hoşunuza gitmeyebilir ama Allah onda birçok hayır takdir etmiştir (de siz farkına varmamışsınızdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Hanımlarınıza, onların arzusu hilafına baskı yaparak mirasçı olmaya çalışmanız helal değildir. Ve açık bir şekilde hayasızca davranma suçu işlemedikçe, vermiş olduğunuz herhangi bir şeyi geri almak amacıyla, onlara baskı yapmayın. Ve hanımlarınızla güzel bir şekilde geçinin. Çünkü onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, olabilir ki hoşlanmadığınız birşeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, kadınlara, zorla verâset yoluyla geçen mal muamelesi yapmanız, güç durumda bırakılarak arzuları hilâfına onlara vâris olmanız size helâl ve meşrû değildir. Delille, şâhitle ispatlanmış apaçık bir edepsizlik, fuhuş yapmadıkça, gayrimeşru ilişkiye girmedikçe, onlara verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtarmanız için de, kadınları sıkıştırmayın. Onlarla Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine göre, İslâmî kurallarla örtüşen örfe, hakkaniyete uygun yaşayın. Eğer onlardan hoşlanmadınızsa, olabilir ki, hiç hoşlanmadığınız şeylerde, Allah sayısız hayırlar, hayırlı nesiller meydana getirir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/228; Hak Dini Kur’an Dili, 4/19. âyet; Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, 1603-1613; İmam Hamza, Kisâî ve ve Halef’in kraatine göre “güç durumda bırakılarak” ilave edilmiştir.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizin kadınlara zorla mirasçı olmanız helal olmaz [5]. Açık bir hayasızlık etmedikleri sürece onlara verdiklerinizden bir kısmını geri alabilmeniz için kadınlarınıza baskı yapmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sizin hoşlanmadığınız şeyde Allah çok hayır kılmış olabilir.
19.Buhari, Ebu Davud ve Nesai`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre (cahiliye döneminde) bir adam öldüğünde onun yakınları hanımı üzerinde hak sahibi olduklarına inanırlar ve isterlerse içlerinden birini onunla evlendirirler, isterlerse de bir başkasıyla evlendirirlerdi. Yani erkeğin yakınları kadın üzerinde kadının yakınlarından daha çok hak sahibiydiler. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.5.Cahiliye dönemi adetlerine göre bir erkek yakınlarından birinin ölmesi durumunda onun malıyla birlikte karısına da mirasçı olur ve böylelikle kadını mehir ödemeden alırdı. İslamiyet bu uygulamayı kaldırmıştır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle (örfe göre ve ma'ruf üzere) geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size halal olmaz. (Cahiliyyet devrinde mevcud bir âdete göre, bir erkek, akrabasından ölen birinin malına varis olduğu gibi, onun karısına da varis olurdu. Bunu isterse mihir vermeksizin kendine nikâhlar ve dilerse mihrini almak suretiyle başkasına nikâhlardı. Bu âyet-i kerime o kötü âdeti yasaklamıştır.) Verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye, onları tazyik etmeniz, mal karşılığında boşamak istemeniz de helâl olmaz. Meğer ki onlar, arayı açacak bir fuhuş irtikâp etmiş olsunlar. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınları zorla miras malı yapıp onları almanız size helal değildir. Onlara verdiklerinizden bir kısmını alıp götürmek için onları (boşanmaya) zorlamayın. Meğer açık bir fahişelik yaparlarsa.. Kadınlarla iyi geçinin, eğer onlardan hoşlanmazsanız nice hoşlanmadığınız şey olabilir ki; Allah onda bol bir hayır yaratır.
[Cahiliyye çağında kişinin kan akrabası, malına varis olduğu gibi dul kalan karısına da varis olurdu. Bir adam yakınlarından biri öldüğü zaman, onun karısının üzerine paltosunu atar, “malına varis olduğum gibi karısına da varis oluyorum, benim onda hakkım var” diyerek kadına varis olurdu. Artık isterse kadını, kocasının ödediği mehirle başka bir adamla evlendirir, parayı kendisi alırdı. İsterse kocasından payına düşen mala sahip olmak için kadını bekletir, evlenmekten men ederdi. Bu hususta kadının rızası olup olmadığına bakılmazdı. O bir eşya gibi devredilirdi. İşte Kur’an, bu çirkin geleneği yasaklayarak kadını özgür kılmıştır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayınız. Onlarla iyi geçininiz. Eğer onlardan hoşlanmazsanız da, biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Kadınları zorla miras almanız doğru değildir, hiçbirisi açıkça fuhuş etmedikçe, verdiğiniz şeylerin bir takımını geri almakçin sıkıştırmayın, onlarla hoş geçinin, eğer beğenmezseniz, beğenmemiş olduğunuz bir şeyde, Allah, büyük bir iylik yaratmış olabilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir. (Kadınlarınız) açıkça fuhuş ve edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğiniz (mehr)in bir kısmını ele geçirmeniz için de (uyduruk bahanelerle) kendilerine baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.
Cahiliye devrinde bir erkek, akrabasından ölen birinin malına vâris olduğu gibi, onun karısına da vâris olabiliyordu. Bunu isterse mehir vermeksizin kendine ya da mehrini almak suretiyle başkasına nikâhlayabiliyordu. O kötü âdet, bu âyetle yasaklanmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Rızâsı hilâfına olarak kadınlarınızın vârisi olmağa me’zûn değilsiniz ve ânları tatlîk itdikden sonra virdiğinizin bir kısmını istirdâd içün tazyîk itmeyiniz; meğer ki fâhiş cürümleri tebeyyün itmiş olsun. Ânlara karşu dâimâ nâmuskârâne hareket idiniz. Kadınlarınız meyânında sevmediğiniz var ise sabır idiniz, Allâh’ın çok hayırlar ihsân itdiği bir kadın o sevmediğiniz kadın olabilir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayâsızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.[111]
İslâm’dan önce Araplar arasında kişi, kocası ölen dul kadına mal gibi varis olurdu. Kadın, mal, eşya gibi rızasına bakılmaksızın alınıp satılırdı. Âyet, bu haksız tasarrufu yasaklayıp kadına lâyık olduğu hakkı ve hürriyeti teslim etmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmek için -evlenme ve boşanma konusunda- engel çıkarmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, Allah’ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.  
 İslâm’dan önce Araplar kadına çok kötü muamele ediyor, bu cümleden olarak kocası ölen kadını, onun miras bıraktığı mal gibi telakki ediyorlar, kadın istemese bile onunla evlenme veya onu başkasıyla evlendirme hakkına sahip olduklarını düşünüyorlar, kadını kullanarak maddi menfaat sağlama yoluna gidiyorlardı. Âyet bütün bu haksızlıklara son vermiş, kadına lâyık olduğu hakları getirmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye ALLAH çok hayır koymuştur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size halâl olmadığı gibi verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye onları tazyık etmeniz de halâl olmaz, meğer ki arayı açacak bir fuhş irtikâb eylemiş olsunlar, haydin onlarla güzel geçinin, şayed kendilerini hoşlanmadınızsa olabilir ki siz bir şeyi hoşlanmazsınız da Allah onda bir çok hayırlar takdir etmiş bulunur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler, (kocası ölen akraba) kadınlara (veraset yoluyla geçen mal muamelesi yapmanız ve bu sûretle onlara) zorla varis olmanız size helâl değildir. (Kadınlarınız) apaçık (şahitli ispatlı olarak) çirkin bir hayâsızlık yapmadıkları sürece, onlara verdiğiniz (mehr) in bir kısmını geri alabilmeniz için kadınlarınıza baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah (sizin için) büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.
Câhiliyye devri adetlerine göre, ölen bir kimsenin hanımı varsa akrabalarından biri gelip elbisesini ölen adamın hanımının üstüne atar ve “Malını miras olarak aldığım gibi hanımını da miras olarak aldım” derdi. Böylesi bir durumda bu şahıs diğer kimselere nazaran hak sahibi olurdu. Ondan sonra isterse mehr-i sâbıkla ona tasarruf ederdi yahut onu başka kimseyle evlendirip mehrini kendisi alır ve ona mehirden hiçbir şey vermezdi. Bu âyet-i kerîme ile câhiliye devrinin bu sapkın uygulaması kaldırılmıştır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara istemedikleri halde mirasçı olmanız¹, size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.
1- Cahiliye döneminde kocası ölen kadın “terekeden/miras” sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehiri alınırdı. Ayet bu cahiliye âdetini yasaklamaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız ve onların — kendilerine verdiğiniz (mehir) den birazını gider (ib elinize geçire) bilmeniz için — tazyik etmeniz size halâl olmaz. Meğer ki arayı açacak bir fuhuş irtikâb etmiş olsunlar. Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl olmaz! Verdiğiniz (mehr)in bir kısmını (alıp) götürmeniz için onları sıkıştırmayın; ancak apaçık bir hayâsızlık yapmaları müstesnâ. Hem onlarla iyi geçinin! Fakat onlardan hoşlanmazsanız artık (sabrediniz,) olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Allah, onda birçok hayır takdîr etmiş bulunur.(4)
(4)Câhiliye devrinde Medîne’de, ölen bir erkeğin mîrasçısı, ölenin eşi ve kaldığı çadırının üzerine: “Sana da mîrasçı oldum” deyip abasını atar ve o kadını tasarrufu altına alırdı. Eğer isterse, kendisi onunla mehirsiz olarak evlenir veya kendisi mehrini alarak başkasıyla evlendirir veya istemezse evlenmesine engel olur ve o bîçâre zaîfeyi ev hapsine mahkûm ederdi. Kadın, ancak daha evvel savuşup akrabâlarına sığındığı takdirde hürriyetine kavuşabilirdi. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 29)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! (Yakınlarınızdan eşleri vefat eden) kadınlara, (cahiliye döneminde olduğu gibi sanki miras malıymışlar gibi) zorla sahiplenmeniz, (kendilerine mehir ödemeden nikâhlamanız veya mehirlerini alarak başka biriyle evlenmeye zorlamanız ya da tüm mallarına varis olabilmeniz için ölünceye kadar evlenmelerine engel olmanız) size (asla) helal değildir; ve (boşanmayı gerektiren) açık bir hayasızlık (iffetsizlik gibi kötü bir şey) yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları (asla) sıkıştırmayın. Ve (daima) onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da, Allah (sizin için) onda pek çok hayır yaratmış olur. *
(*) Cahiliye devrinde mevcut bir âdete göre, bir erkek, akrabasından ölen birinin malına varis olduğu gibi, onun karısına da varis olurdu. Bunu isterse mehir vermeksizin kendine nikâhlar ve dilerse mehrini almak suretiyle başkasına nikâhlardı. Ya da tüm malına varis olabilmesi için de ölünceye kadar başkasıyla evlemnesine engel olurdu. İşte bu âyet, o kötü âdeti kesin bir ifadeyle yasaklamıştır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Kadınlarınız açıkça hayâsız davranışlarda bulunmadığı sürece, onlara verdiklerinizin bazısını geri almak için baskı yaparak zorla almanız doğru değildir. Kadınlarınıza örflerinize uygun şekilde güzel davranın. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sizin hoşlanmadığınız şeylerde belki de Allah, pek çok hayırlar meydana getirebilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Karılarınızın mirasına zorla konmanız, ne de onlara verdiğinizin birazını geri almak için kendilerini sıkıştırmanız size helal olmaz. Meğer ki onlar göz göre göre yoz yaklaşmada bulunmuş olsunlar. Onlarla iyi geçinin, onlardan tiksinseniz bile. Çünkü olabilir ki siz bir nesneden tiksinirsiniz, Allah ise onda sizin için birçok iyilik sağlamış olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helâl olmaz [⁴]. Verdiğinizin bir kısmını ele geçirmek [⁵] için onları sıkıştırmayın. Meğer ki onlar apaşikâr fuhuş irtikâp ederler. Onlarla güzelce dirilikte bulunan bundan başka sebeple onlardan iğrenirseniz tahammül edin. Olabilir ki siz bir şeyden iğrenirsiniz de o işde Allah birçok iyilik ihsan eder [⁶].
[4] İslâmdan evvel müteveffanın velisi müteveffanın zevcesini terkeden addederdi de ona mehrinden başka bir mehir vermeksizin zorla kendisini alırdı, yahut diğer birine verip mehrini kendisi alırdı, ona bir şey vermezdi veya kadını, zevcinden alacağı mirastan vazgeçirip onu kendine verdirmek için kadını evlendirmekten men ederdi. Nazm-ı celil bu âdet-i keriheyi men hususunda nâzil olmuştur. Yahut zevcesini boşamak istediği halde mehri vermek için güzelce dirlikte bulunmayan alelıtlak erkek hakkında veya alelıtlak kadınları evlenmekten men etmemek için veliler hakkında nâzil olmuştur.[5] Nikâha izin verdikleri surette mehrini almak için izin vermeyip vefat ettiğine göre mirasını almak için.[6] Meselâ hayırlı bir çocuk verir, yahut ülfet ve muhabbet verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey İnananlar! (Kocası ölen) kadınları miras yoluyla zorla almanız size helal değildir.¹⁰ Açıkça fuhuş yapmadıkları sürece, verdiğiniz bir şeyi geri almak için onlara baskı yapmayınız ve onlarla iyi geçininiz. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki bazen bir şey hoşunuza gitmeyebilir ama Allah o şeye çok hayır koymuş olabilir.
10 Cahiliye döneminde Araplarda bir adam ölünce onun velisi durumunda olan oğlu, kardeşi vb kişi, ölenin karısını mal gibi terekeden sayardı. Mehir vermeksizin ya zorla kendine alır veyahut da başkasıyla evlendirirdi. Mehrini de kendisi alırdı. Kadına bir şey vermezlerdi. Bazen de başkasıyla kadının evlenmesine engel de olurlardı. Kur’an cahiliye döneminin bu âdetini bu ayetle kaldırdı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş yapmadıkça onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz (size bağışlamaları) için, onları sıkıştırmayın. Onlarla iyilikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, (biliniz ki) hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Vefât eden akrabalarınızın geride bıraktığı kadınları, miras yoluyla bir eşya gibi zorla almanız size helâl değildir. Onlarla ancak kendi rızalarıyla evlenebilirsiniz. Eşleriniz açıkça yüz kızartıcı bir suç işlemedikleri sürece, onlara evlilik bedeli anlamındaki mehir veya hediye olarak vermiş olduğunuz herhangi bir şeyi geri almak için kendilerine baskı yapmayın. Fakat aldatma, fuhuş, iffetsizlik ve benzeri bir suç işlerler ve bu ispatlanırsa, boşanmaya kendileri sebep olduğu için, onlara vermiş olduğunuz evlilik bedelini, yani mehri geri alabilirsiniz. Hanımlarınızagüzel davranın. Onlara sevgi ve merhametle yaklaşın, tatlı dilli, güler yüzlü ve insaflı olun. Onlardan hoşlanmayacak olsanız bile, sırf bu yüzden yuvanızı yıkmayın. Bilemezsiniz, sizin hoşlanmadığınız bir şeyi, Allah pek çok hayra sebep kılmış olabilir.Ama her şeye rağmen, boşanmaktan başka çare kalmamışsa:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlar’a zorlayarak vâris / sahip olmanız size halâl değildir. Açık bir fuhuş yapmaları dışında verdiğinizin bir kısmını kurtarmak için onları sıkıştırmayın! Örfe Uygun olarak onlarla güzel geçinin! Onlardan hoşlanmadıysanız, umulur ki Allah, hoşunuza gitmeyen şeyde birçok hayır kılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helâl olmaz. verdiğiniz mehrin hiç olmazsa birazını kurtarayım diye kendilerini sıkıştırmayın. Belgeli bir iffetsizlik yaparlarsa başka tabi ki. Eşlerinizle güzel güzel geçinin. Eğer kendilerine bir türlü ısınamadıysanız, Bakarsın Allah, beğenmediğiniz bir şeyde sizin için nice güzellikler saklamış olabilir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Putperest yasalarına uyarak zorla kadınlara mirasçı olmanız helal değildir. Bilin ki kocası ölen kadın, kocasının erkek kardeşlerine miras değildir. Onun için kocası ölen kadın ailemizin gelinidir. Bize miras kalmıştır diye evliliğe zorlamayın! Onlara güzelce davranın! Onurlarını şereflerini namuslarını ayaklar altına almayın! Onlar kocası öldükten sonra kendi ailelerine dönmek isterlerse güzelce salıverin! Onlardan herhangi bir şey talep etmeyin! Kocası öldükten sonra açıkça utanılacak işler yapan kadınlar olursa, onlardan kendilerine verdiklerinizin bir kısmını geri almak için zorlamayın! Onlarla iyi geçinin! Onlardan hoşlanmadıysanız bilin ki; siz bir şeyden hoşlanmazken Allah hoşlanmadığınız şeylerde pek çok hayır yaratmış olabilir. Onun için iyi davranın! İsterlerse kendi ailelerine güzelce salıverin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Apaçık bir çirkinlik yapmaları hariç, onlara verdiğinizin (mehrinizin) bir kısmını gidermeniz (geri almanız) için de onları sıkıştırmayın! Onlarla iyi geçinin! Onlardan hoşlanmazsanız, (bilin ki) sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helal değildir.¹ Açık bir hayâsızlık yapmaları dışında verdiğiniz (mihirden) bir kısmını geri almak için onlara baskı yap(ıp boşanmaya zorla)mayın.² Onlarla iyi geçinin. Şunu iyi bilin ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye, Allah fazlasıyla hayır takdir etmiş olabilir.
1 Âyetin bu bölümü: “Ey îman edenler! Kadınları miras yoluyla zorla almanız size helâl değildir.” şeklinde de tercüme edilebilir. Cahiliye döneminde; bir adam vârisi olduğu yakınlarından biri öldüğü zaman, eşinin veya çadırının üzerine elbisesini atıp, “malına vâris olduğum gibi karısına da vâris olacağım” der ve o kadına sahip olurdu. Dilerse onu başkası ile evlendirir, dilerse evlendirmez, kendi de evlenmez, böylece malına sahip olurdu. Yine cahiliye döneminde bazı erkekler, hoşlanmadıkları ama malları bulunan eşlerini, sadece miraslarına konmak amacıyla ölünceye kadar boşamazlardı. Bu âyet, bu kötü geleneği ortadan kaldırmıştır.2 Bir hayâsızlığı ispat edilerek kocası tarafından boşanan kadına, mihri verilmez. Bu âyette; sadece mihrini vermemek için kadınların suçsuz yere bu duruma düşürülmemesi emredilmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Hanımlarınıza, onların arzusu hilafına [baskı yaparak] mirasçı olma[ya çalışma]nız ¹⁷ helal değildir. Ve açık bir şekilde hayasızca davranma suçu işlemedikçe ¹⁸ vermiş olduğunuz herhangi bir şeyi geri almak amacıyla onlara baskı yapmayın. Ve hanımlarınızla ¹⁹ güzel bir şekilde geçinin; çünkü onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir. ²⁰
17 Zemahşerî tarafından yapılan yorumlardan birine göre bu, erkeğin, yukarıdaki 12. ayetin ilk cümlesinde belirtilen hükümler çerçevesinde malına mirasçı olmak ümidiyle sevmediği kadını zorla tutmasına -ve dolayısıyla, başka bir erkek ile evlenmekten onu alıkoymasına- işaret eder. Ancak bazı otoriteler, bunun anlamının, “kadınlara arzuları hilafına mirasçı olmak sizin için meşru değildir” şeklinde olduğu -ve böylece, İslam’dan önceki, ölmüş yakın akrabaların hanımlarına mirasçı olma âdetinin yasaklanmasını ifade ettiği- görüşündedirler. Ancak İslam’ın, hiçbir şart altında (sadece “onların arzuları hilafına” değil) kadınlara “mirasçı olma”ya izin vermediği gerçeği karşısında önceki yorum kesinlikle daha ikna edicidir.18 Yukarıdaki 15. ayetin öngördüğü gibi, bir kadının hayasızca davranışının dört şahidin doğrudan şahitliği ile isbatlanabildiği durumlarda, koca, onu boşadığında nikah akdi sırasında kendisine verdiği mehrin kısmen veya tamamen iade edilmesini isteme hakkına sahiptir. Eğer -İslam Hukuku’nda izin verildiği gibi- mehir, evlenme sırasında kadına fiilen tevdi edilmemiş ama koca açısından yasal bir yükümlülük halini almışsa, karısının sübût bulmuş gayriahlakî davranışı ile koca bu mecburiyetten kurtulmuş olur.19 Lafzen, “onlarla”.20 Lafzen, “Allah, içinde bir hayır takdir etmiş olabilir”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Hanımlara, zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah birçok hayır takdir eder. 4/20-21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
EY iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl olmaz.[⁷⁴³] Ve açık bir biçimde fuhuş işlemedikçe, verdiğiniz bir şeyi onlardan geri almak için onlara baskı yapmayın! Ve onlarla güzel bir şekilde geçinin; zira onlar size itici gelse bile, hoşlanmadığınız bir şeyde Allah bir çok hayır dilemiş olabilir.[⁷⁴⁴]
[743] Yani, kadını bir meta gibi görüp miras yoluyla elde etmeniz. Cahiliyyede kadın miraslık bir meta gibi görülmekteydi, modern cahiliyyede ise teşhirlik bir meta gibi görülmekte. [744] Duygusal sebeplerle yuva dağıtarak kadını sokağa terk eden erkeği sorumluluğa davet.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, kadınlara zorla varis olmaya kalkışmanız size helal değildir, apaçık bir hayasızlık etmedikçe, onlara verdiğiniz mehrin bir kısmını ele geçirmek için, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Onlarla iyi geçinin, eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız ama, Allah onda -sizin için- birçok hayır takdir etmiş olur. (Size salih bir evlat nasip eder de, aranızda muhabbet doğurur)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara kerhen/istenmeden mirasçı olmanız size helâl değildir. Ancak apaçık bir fuhuş yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey mü'minler! Kadınlara zor zoruna varis olmanız ve onlara vermiş olduğunuzun bazısını giderip kurtarmanız için onları tazyik etmeniz sizin için helâl olmaz. Meğer ki apaçık bir fuhuş yapıversinler. Ve onlarla maruf veçhile geçininiz. Şayet onları kerih görür iseniz, olabilir ki siz bir şeyi kerih görürsünü, Allah Teâlâ ise onda birçok hayır vücuda getirir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almanız helâl olmaz. Çok belli bir fuhuş işlemedikçe onlara verdiğiniz mehrin bir kısmını ele geçirmek için onları sıkıştırmanız da size helâl değildir. Onlarla hoşça, güzelce geçinin. Şayet onlardan hoşlanmayacak olursanız, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur. [2, 228] {KM, Tesniye 5, 10}
Cahiliyede ölen bir erkeğin en yakın vârisi onun eşinin üstüne bir bez parçası atınca, onu kendi yönetimi altına geçirmiş olurdu. Sonra ister mehir vermeksizin onu nikâhına alır, ister diğer bir erkeğe nikâhlayıp mehrini kendisi alır, isterse böyle yapmayıp evinde âdeta hapsedip malına el koyardı. Âyet bu âdeti kaldırmaktadır. Âyetin son kısmı, aile kurumunu ayakta tutmak için çok önemli bir prensip koymaktadır. Evliliğin başında kişinin eşinin, gerek güzellik, gerek ahlâk bakımından eksikleri olabilir. İyi yönlerini ortaya koymasına fırsat vermeden, sohbet ve ünsiyette bulunmadan, boşamaya girişmek doğru değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, kadınları miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Onlara verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları sıkıştırmayın. Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilinki sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir.
Câhiliyye çağında kişinin kan akrabâsı, malına vâris olduğu gibi, dul kalan karısına da vâris olurdu. Bir adam, yakınlarından biri öldüğü zaman onun karısının üzerine paltosunu atar: "Malına vâris olduğum gibi karısına da vâris olurum, benim onda hakkım var" diyerek kadını yönetimine alırdı. Artık dilerse kadını kocasının ödediği mehirle başka bir adamla evlendirip parayı kendisi alırdı; dilerse kocasından kadına düşen mala sahip çıkmak için kadını bekletir, evlenmekten menederdi. Bu hususta kadının rızâsı olup olmadığına bakılmazdı. O bir eşya gibi devredilirdi. İşte Kur'ân bu çirkin geleneği yasaklayarak kadını özgürlüğe kavuşturmuştur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Kadınları kerhen (rızâları olmayarak) tevârüs itmeniz size helâl olmaz. [²] Ve onlara virmiş oldığınız şeyden (mihirden) bir kısmını almak içün onları sıkışdırmayınız. Ancak bu, (mihri tamâmen veyâ kısmen almak) kadınların âşikâr ve müsbet bir fahşe işledikleri zamân olabilir. Eğer onlardan (zevcelerinizden) ikrâh itseniz bile onlarla ma'rûf dâiresinde hüsn-ü mu'âşeret idiniz. Sizin bir şeyde ikrâh itdiğiniz halde Allâh Te'âlâ ânda size bir çok hayır kılması olabilür.
[2] Zamân-ı cehâletde vefât iden şahsın en yakın vârislerinden biri onun zevce-i metrûkesine de tevarüs ider, onı meyyitin virdiği bedel-i nikâh ile kendi alır veyâ diğer birine virüb nikâhını kendi ahz ider ve yâhud onunla ne kendi ve ne de diğer biri evlenmeyerek hânesinde 'âdetâ habis ile mîrâsını zabt ve ekl iylerdi. Eğer kadın o vârisin kendi üzerine bir mendil veyâ bez parçası atarak hakk-ı temellükini te'yîd itmeden evvel kaçar ve gider ise kurtulırdı. Bu 'âdet evâil-i İslâm'da da cârî idi. Bu âyet-i kerîme ile bu 'âdet-i mekrûha harâm kılındı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Kendilerinden hoşlanmadığınız halde[*] kadınlara mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Onlara verdiğinizden geri almak için baskı da yapmayın; ispatlanabilir bir fuhuş yapmış olurlarsa o başka. Onlarla marufa (Kur’an ölçülerine) uygun geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız bakarsınız ki siz bir şeyden hoşlanmıyorsunuz ama Allah onda birçok hayırlar yaratacak olabilir.
[*] Ayetteki "Kendilerinden hoşlanmadığınız halde" ifadesi kerhen = كرها kelimesinin tercümesidir. Bu kelime haldir yani durum bildirir. Tefsir ve mealler onun kadınların durumunu bildirdiği şeklinde değerlendirmişler ve ayete şu şekilde anlam vermişlerdir. "Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir." Bunu iki şekilde açıklamışlardır. Biri, kadının kendisinin bir miras malı gibi algılanmasıdır. Kadınları mal gibi görmek Cahiliye dönemine ait bir gelenektir. Ayete bu şekilde bir anlam vermek, onu tarihe gömmek olur. Diğeri de bir kişinin, ayrılmak isteyen bir kadını boşamayıp ölmesini beklemesi ve zorla ona mirasçı olmasıdır. Kur'an'ın kadına iftida hakkı vermesi sebebiyle bu da mümkün olamayacağından "kerhen" kelimesinin failin(öznenin) yani kocaların durumunu bildirir şekilde tercümesi daha uygundur. Ancak böyle bir tercüme ilgili ayetlerle bütünlük oluşturmaktadır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almak size helâl olmaz. Onlar apaçık bir fuhuş irtikâp etmedikçe, kendilerine vermiş olduğunuz mehirden birşeyler koparabilmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Onlardan hoşlanmayacak olsanız da, bakarsınız, Allah, sizin hoşlanmadığınız birşeyde nice hayırlar yaratmıştır.(10)
(10) Kur’ân’ın onlara bu hakkı tanımasından önce kadınlar miras almak bir yana dursun, bizzat miras olarak muamele görüyorlardı. Ölen kocanın akrabasından biri kadını miras olarak aldıktan sonra, ister mehir vermeden onu nikâhı altına alır, ister başkasına nikâhlayıp mehrini kendisi alır, isterse onu alıkoyup herşeyine sahiplenirdi. Veya, boşanmaya niyet eden bir erkek, karısını canından bezdirecek bir muamele ile mehrinden fedakârlık etmeye zorlardı. Kur’ân, bu çirkin âdetlerin yerine, bu âyetin son cümlesinde de görüleceği gibi, fazilete dayanan ve eşlere birbirlerinin güzelliklerini görmelerini sağlayacak bir anlayış kazandırmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz. Kendilerine vermiş bulunduğunuz şeylerin bir kısmını çarpıp götürmek için onları sıkıştırmanız da helal değildir. Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin. Onlardan tiksindinizse olabilir ki, siz bir şeyi çirkin bulursunuz da Allah, ona çok hayır koymuş olur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ey anlar kim įmān getürdiler ḥelāl olmaz size kim mįrāŝ alasız 'avratları, güc- ile daħı yavuz dirilmeñ anlaruñ-ıla, tā iltesiz bir nicesin anuñ kim virdüñüz anlara illā kim getüreler zişt iş bellü eyleyici daħı dirilüñ anlaruñ-ıla eylüg-ile. pes eger düşħār göresiz anları [40b] ola kim duşħar göresiz neseneyi, daħı ķıla Tañrı anuñ içinde ħayr çoķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, ḥalāl olmaz size ‘avratlar vereẟesin almak güçbile. Daḫı anları men‘ eyleñüz almaġ‐ıçun niçesini siz virgen nesnenüñ.Līkin bir āşikāre yamanlıḳ işleseler daḫı dirlik eyleñüz anlar‐ıla yaḫşılıḳ bi‐le. Pes eger yüreklerüñüz anları istemese, illā ki bir nesneyi sevmeseñüz, ḳıla Tañrı Ta‘ālā anda çoḳ ḫayr.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Qadınlara zorla varis çıxmaq sizə halal deyildir! (Qadınlar) açıq-aşkar pis bir iş görməyincə, özlərinə verdiyiniz şeylərin (mehrin) bir hissəsini geri qaytarmaq məqsədilə onlara əziyyət verməyin. Onlarla gözəl (Allahın buyurduğu kimi) rəftar edin. Əgər onlara nifrət etsəniz (dözün). Ola bilsin ki, sizdə nifrət doğuran hər hansı bir şeydə Allah (sizdən ötrü) çoxlu xeyir nəzərdə tutmuş olsun.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! It is not lawful for you forcibly to inherit the women (of your deceased kinsmen), nor (that) ye should put constraint upon them that ye may take away a part of that which ye have given them, unless they be guilty of flagrant lewdness. But consort with them in kindness, for if ye hate them it may happen that ye hate a thing wherein Allah hath placed much good.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Ye are forbidden to inherit women against their will.(527) Nor should ye treat them with harshness, that ye may Take away part of the dower(528) ye have given them,-except where they have been guilty of open lewdness; on the contrary live with them on a footing of kindness and equity. If ye take a dislike to them it may be that ye dislike a thing, and Allah brings about through it a great deal of good.
527 Among many nations, including Arabs in the Days of Ignorance, a step-son or brother took possession of a dead man's widow or widows along with his goods and chattels. This shameful custom is forbidden. See also 4:22 below. 528 Another trick, to detract from the freedom of married women was to treat them badly and force them to sue for a Khul'divorce (see 2:229, n. 258) or its equivalent in pre-Islamic custom, when the dower could be claimed back. This is also forbidden. Or the harshness may be exercised in another way; a divorced woman may be prevented by those who have control of her, from re-marrying unless she remits her dower. All kinds of harshness are forbidden.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا يَحِلُّ
helâl değildir
لَكُمْ
size
اَنْ تَرِثُوا
vâris olmanız
النِّسَٓاءَ
kadınlara
كَرْهاًۜ
zorla
وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ
ve onları sıkıştırmayın
لِتَذْهَبُوا
götürmeniz için
بِبَعْضِ
bir kısmını
مَٓا
o şe- yin ki
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
onlara verdiniz
اِلَّٓا
ancak
اَنْ يَاْت۪ينَ
gelmeleri
بِفَاحِشَةٍ
bir hayâsızlıkla
مُبَيِّنَةٍۚ
apaçık
وَعَاشِرُوهُنَّ
ve onlarla geçinin
بِالْمَعْرُوفِۚ
iyilikle
فَاِنْ
ve eğer
كَرِهْتُمُوهُنَّ
onlardan hoşlanmazsanız
فَعَسٰٓى
artık olur ki
اَنْ تَكْرَهُوا
hoşunuza gitmemesi
شَيْـٔاً
bir şeyin
وَيَجْعَلَ
ve kılar
اللّٰهُ
Allah
ف۪يهِ
onda
خَيْراً
hayır
كَث۪يراً
birçok
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir hayâsızlık yapmadıkça onlara verdiğiniz (mehr)in bir kısmını (alıp) götürmek (onlardan geri almak) için onları sıkıştırmayın! Onlarla iyi geçinin! Eğer onlardan hoşlanmazsanız (sabredin ve bilin ki) hoşlanmadığınız bir şeyi Allah hakkınızda çok hayırlı kılmış olabilir.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَلَّ
Fiil-I
ح ل ل
İndi, kondu, çözdü, helâl oldu
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
وَرِثَ
Fiil-I
و ر ث
Vâris oldu
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
كَرْه
İsim
ك ر ه
İstemeyerek, zorla, gönülsüz olarak
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَضَلَ
Fiil-I
ع ض ل
Engel oldu, sıkıştırdı
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
فَاحِشَة
İsim
ف ح ش
Aşırılık, fuhuş, hayâsızlık, fuhşiyat
مُبَيِّنَة
Etken fiil-II
ب ي ن
Apaçık
عَاشَرَ
Fiil-III
ع ش ر
Geçindi
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَرِهَ
Fiil-I
ك ر ه
Hoşlanmadı, kerih gördü, tiksindi
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَرِهَ
Fiil-I
ك ر ه
Hoşlanmadı, kerih gördü, tiksindi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça