close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ-ttevbetu ‘ala(A)llâhi lilleżîne ya’melûne-ssû-e bicehâletin śümme yetûbûne min karîbin feulâ-ike yetûbu(A)llâhu ‘aleyhim(k) vekâna(A)llâhu ‘alîmen hakîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah katında tövbe, ancak bilgisizlikle kötülükte bulunup sonra derhal tövbe edenlerin tövbesidir. Onlardır Allah'ın, tövbelerini kabul ettiği kişiler ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe; ancak cehalet nedeniyle (bilmeden ve cahiliye düzeninin teşvikiyle) kötülük yapanların, sonra da yakın bir süreçte hemen ardından tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibi olandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Doğrusu Allah'ın tevbeleri kabul etmesi, ancak bilmeyerek kötülük işleyen ve sonra zaman geçirmeden tevbe edenlere mahsustur. Allah onlara rahmetiyle tekrar yönelecektir. Zira Allah herşeyi bilen ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeyerek kusur işleyip de, sonra tezelden tevbe edenlerin, günah işlemekten vazgeçerek, kendisine itaate yönelenlerin tevbesidir. İşte Allah onların tevbesini kabul eder. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın kabulünü üzerine aldığı tevbe, bilmeden bir kötülük işleyip de hemen ardından tevbe edenlerin tevbesidir. İşte onların tevbesini Allah kabul eder. Allah bilendir, hakimdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak Allah'ın kabul edeceğini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bir cahillikle bir kabahat yaparlar da sonra çok geçmeden tevbe ederler, işte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur. Allah ihlâsla tevbe edenleri hakkıyle bilicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tevbeleri kabul etmek, Allah’a mahsustur. Ve tevbe, bilmeden kötülük yapıp kısa bir zaman içinde vazgeçenler için içindir. İşte Allah, onların tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.[72]
[72] Tövbe hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 67-71; I,353-359.  
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın katında gerçekten tövbe, bilmezlikle günah işlemiş olup, hemen tövbe eden bir kimsenin tövbesidir; bu gibi kimseleri Allah bağışlar, Allah bilgin, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ancak) Allah'ın kabul edeceği tevbe, iradesine hâkim olamayarak bir kötülük yapıp da sonra tez elden ondan vazgeçenlerin tövbesidir. İşte Allah böylelerinin tevbelerini kabul eder. Zira Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tevbe, irade zayıflığından kaynaklanan ve kasıt olmadan işlenen günahın ardından insanın kendine gelerek samimi ve kararlı bir şekilde pişmanlığını Allah’a arz etmesi ve aynı günahı tekrar etmeyeceğine dair söz vermesidir. Âl-i İmran 89. âyette; “tevbe edip düzelenler” istisna kılınıyor. Tevbeden sonra bir düzelme olmayacaksa ve kişi günah işlemeye devam edecekse tevbenin bir anlamı olmaz.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh cehâlet ile günâh işleyüb de derhâl tevbe idenleri ’afv ider. Çünki ’alîm ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah Bilen'dir, Hakim olandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden pişmanlık getirenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Cahillik yüzünden bir kötülük işleyen ve hemen ardından tövbe edenlerin tövbesinin kabulu ALLAH'a aittir. ALLAH tövbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat Allahın kabulünü va'd buyurduğu tevbe o kimseler içindir ki bir cahillikle bir kabahat yaparlar da sonra çok geçmeden tevbe ederler, işte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur ve Allah alîm, hakîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah’ın kabul edeceği tövbe, nefsinin kötü arzularına ya da şeytanın telkinlerine uyup, kötülük (günah) işleyip de yakın zamanda (ölüm gelmeden önce) tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbesini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah katında tevbe;¹ cahillikle² bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tevbesidir. Allah, ancak bu gibilerin tevbelerini kabul eder. Zira Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Tevbe, sözle yapılan pişmanlık ifadesi değil, yapılan kötülükten vaz geçmektir. 2- Ayette geçen cehalet sözcüğü, “bilgisizlik” anlamında değil, davranış bozukluğu, yanlış ve kötü olan bir şeyi yapmak anlamındadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah indinde (makbul olan) tevbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle yapacakların, sonra da çarçabuk (vaz geçip) tevbe edecek olanların (tevbesi) dir. İşte Allahın, tevbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah (herkesin içini dışını) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah katında (makbûl olan) tevbe, ancak o kimselerin (tevbesi)dir ki, bilmeyerek günah işlerler, sonra da çok geçmeden tevbe ederler.(3) İşte onlar var ya, Allah, onların tevbelerini kabûl eder. Çünki Allah, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(3)“Ey insan! Senin elinde gāyet zaîf, fakat seyyiâtta (kötülükte) ve tahrîbâtta (bozmakta) eli gāyet uzun ve hasenâtta (iyilikte) eli gāyet kısa, cüz’-i ihtiyârî nâmında bir irâden var. O irâdenin bir eline duâyı ver ki, silsile-i hasenâtın bir meyvesi olan Cennete eli yetişsin ve bir çiçeği olan saâdet-i ebediyeye eli uzansın. Diğer eline de istiğfârı (tevbeyi) ver ki, onun eli seyyiâttan kısalsın ve o şecere-i mel‘ûnenin (lâ‘netlenmiş ağacın) bir meyvesi olan zakkūm-ı Cehenneme yetişmesin. Demek duâ ve tevekkül, meyelân-ı hayra (hayır meyline) büyük bir kuvvet verdiği gibi; istiğfâr ve tevbe dahi, meyelân-ı şerri (şer meylini) keser, tecâvüzâtını kırar.” (Tılsımlar, 26. Söz, 85)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilgisizlikle kötülükte bulunup sonra derhal (o işlediği kötülüklerden) tövbe edenlerin tövbesidir. İşte onlardır Allah’ın, tövbelerini kabul ettiği kişiler. Ve Allah (her şeyi) bilendir, (doğru) hüküm verendir.*
(*) Tövbeden sonra bir düzelme olmayacaksa ve kişi günah işlemeye devam edecekse tövbenin bir anlamı olmaz. Yani tövbe, sözle yapılan pişmanlık ifadesi değil, yapılan kötülükten vaz geçmektir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bilmeden (cehaletle) bir kötülük yapan bir kimsenin, yalnızca Allah’a tövbe etmesi gerekir. Sonra, en yakın zamanda bu kötülükleri yapmaktan vazgeçerler. İşte böyle davrananlara da Allah ceza vermekten vazgeçer. Allah her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü en güzel verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Allah’ın onayacağı tövbe yalnız kötülüğü bilmeyerek işliyenlerin, sonra da çarçabuk tövbe edenlerinkidir. Allah işte ancak bu gibilerin tövbesini onar. Çünkü Allah bilici, doğruyu bildirici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ancak cehaletle kötülük yapmış, sonra ankarip [³] tövbe kılmış olanlar hakkında tövbeyi kabul Allah/a aittir, İşte Allah bunların tövbelerini kabul eder. Allah hakkiyle âlimdir, hakimdir.
[3] Ölmeden evvel.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak Allah’ın katında kabul gören tevbe, bilmeden bir kötülük yapıp, sonra vakit geçirmeden O’na tevbe edenlerin tevbesidir. İşte onlar Allah’ın tevbesini kabul ettiği kimselerdir. Allah Alîm ve Hakîm olandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanlar ve sonra da hemencecik tevbe edenler içindir. Allah işte bu durumda onların tevbesini kabul eder. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın kesin olarak kabul edeceği tövbe, ancak câhillik edip günah işleyen, fakat bunu alışkanlık hâline getirmeyip bir an önce tövbe eden kimseler içindir. İşte Allah, onları bağışlayacaktır. Çünkü O, her şeyi bilendir, sonsuz hikmet sahibidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu, Kötülüğü câhillikle işleyen, sonra çok geçmeden (pişman olup) tevbe edenler için Tevbe kabul etmek Allah’a aittir. İşte onlara Allah tevbe kabul eder. Allah hakîm alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kötülüğü bilmeden işledikten sonra yürekten pişmanlık duyanların tövbelerini kabul etmek sadece Allah'a özeldir. Allah, bu gibilerin tövbesini elbet kabul eder. Çünkü her şeye bilgi ile hakim olan Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah katında geçerli tövbe bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul eder. Allah hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın kabul edeceği tevbe, sadece bilmeden kötülük edip sonra hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbesini kabul eder. [*] Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Bu ayette Yüce Allah’ın kabul edeceği tevbenin bilgisizce yapılan bir hatadan hemen sonra gerçekleştirilen pişmanlık ve yöneliş olduğuna dikkat çekilmektedir. Hata işledikten hemen sonra tevbe etmek, günahın günah olduğunu idrak edebilmek ve günahı savunmamaktır. Zamana yayılan hata bir süre sonra kanıksanır, benimsenir, unutulur, alışkanlığa dönüşür ve kişiyi yaptığının hata olmadığı sonucuna götürür ki işte bu korkunç bir akıbettir. Ayette geçen [es-sûe] “kötülük” kelimesinin tekil getirilmesi, hatalara dalmamayı öğütlemektedir. Bilerek hatada ısrar etmek kişinin tevbe etmeden ölmesine yol açabilir ki bundan kurtulmak için hatadan hemen sonra tevbe etmek gerekmektedir. Benzer mesaj: Neml 27:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın kabul edeceğini vâdettiği tevbe, ancak, bilmeyerek günâh işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir.¹ İşte Allah sadece bunların tevbelerini kabul eder. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Bu âyete göre tevbede esas olan, günâhın kasıtla değil bilmeyerek işlenmesi ve hemen arkasından bir an önce tevbe edilmesidir. Bundan sonraki âyetten de anlaşılacağı gibi, bu tevbenin ölümden önce olması gerekir. Ancak ölümün ne zaman geleceği bilinemeyeceğinden dolayı tevbe’nin bir an önce yapılması, en doğru olanıdır. Konuyla ilgili olarak Bk. (En’am: 12-54, A’raf: 156 ve dipnotu, Tevbe: 104, Tâ Hâ: 82, Nur: 31, Şura: 25, Tahrim: 8)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Doğrusu, Allah’ın tevbeleri kabul etmesi, ancak bilmeyerek kötülük işleyen ve sonra, zaman geçirmeden ¹⁵ tevbe edenlere mahsustur. Allah onlara rahmetiyle tekrar yönelecektir, zira Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
15 Burada zaman olarak yakınlığı ifade eden min karîbin ifadesi, “hemen” diye de çevrilebilir; yani, kötülük işledikten hemen sonra. Ancak klasik müfessirlerin çoğunluğu, bu bağlamda, ölümün fiilen yaklaşmasından önceki zamanı gösterdiği kanaatindedirler. Bu yorum, sonraki ayet tarafından da teyid edilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın kabul ettiği tövbe yalnızca; kendine hâkim olamayarak günah işleyen ve hemen ardından pişmanlık duyup vazgeçenlerin yaptığı tövbedir. Allah, samimi tövbeleri bilen ve hükmünde doğru karar verendir. 2/37, 3/90, 9/104, 20/82, 25/70-71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu, Allah katında kabul gören tevbe, yalnızca bir cahillik ederek kötülük işleyen ve sonra vakit geçirmeden Allah’a yönelenlere mahsustur.[⁷⁴⁰] İşte Allah da onları affa yönelecektir; zira Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.
[740] Günahı savunmak günahı yüceltmektir. Günahı yüceltmek, günah işlemekten bin beterdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak Allah'ın kabul edeceği tevbe, cahillik ile kötülük işleyip de (farkına vardığında) hemen tövbekar olanların tevbesidir; işte Allah o kimselerin tevbesini kabul eder. Allah, her şeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Doğrusu, Allah’ın tevbeleri kabul etmesi, ancak cehaleten kötülük işleyen ve sonra, zaman geçirmeden tevbe edenlere mahsustur. Allah bunlann tövbelerini kabul eder. zira Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Tevbe indallah ancak o kimseler içindir ki, bir cehaletle bir kötölüğü işlerler de az sonra tövbekar olurlar. İşte onlar için Allah Teâlâ tevbeyi kabul buyurur. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın kabulünü vaad buyurduğu tövbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle işleyip, sonra da çabucak vazgeçerek günahtan dönüş yapacak olanların tövbesidir. İşte Allah'ın, tövbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah alîm ve hakîmdir (herkesin içini dışını hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'a göre, şu kimselerin tevbesi makbuldür ki, cahillikle bir kötülük yapıp hemen ardından dönerler. İşte Allah onların tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Tevbe (kabûl olunacak tevbe), cehâletle fenâ bir iş işleyen ve vakit geçirmeden tevbe idenler içündir. Allâh onların tevbelerini kabûl ider. Allâh bilici ve muktezâ-yı hikmeti icrâ idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın kabul sözü verdiği tevbe, kendini tutamayarak[1] kötülük işleyen sonra vakit geçirmeden tevbe edenlerin tevbesidir. Allah, onların tevbesini dönüşünü kabul eder. Allah bilir, doğru kararlar verir[2].
[*] En'am 6/11, Bakara 2/67, Araf 7/138 Musa aleyhisselamın levhaları atması olayı. Fussilet 41/22-23  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın kabul ettiği tevbe yalnızca; cahillikle/bilmeyerek günah işleyenin hemen ardından yaptığı tevbedir. Allah, her şeyi bilen ve hikmetle yapandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah katında makbul tevbe, bir cahillik edip de günah işleyen, sonra çok geçmeden pişman olup bundan dönen kimsenin tevbesidir. İşte onlar, tevbelerini Allah'ın kabul edeceği kimselerdir. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın, kabulünü üstlendiği tövbe, bilgisizlikle kötülük işleyip de çok geçmeden tövbe edenler içindir. Allah, işte böylelerinin tövbesini kabul eder. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tevbe yoķdur Tañrı üzere illā anlaruñ kim işlerler yavuz işi bilmezlig-ile andan tevbe ķılurlar yaķından pes şunlar tevbe vire Tañrı anlara. daħı oldı Tañrı bilici, dürüst işlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tevbesin ḳabūl eylemez illā kişilerüñ kim yamanlıḳ işlerler cāhillıḳ bileandan ṣoñra tevbe iderler yaḳın zamānda tiz ḳaytarlar. Anlar tevbesinḳabūl ider Tañrı Ta‘ālā. Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bilicidür, ḥikmetler issi‐dür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah yanında yalnız o kəslərin tövbəsi qəbul olunar ki, onlar nadanlıq ucundan pis bir iş gördükdən sonra dərhal tövbə edərlər. Allah belələrinin tövbəsini qəbul edir! Həqiqətən, Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Forgiveness is only incumbent on Allah toward those who do evil in ignorance (and) then turn quickly (in repentance) to Allah. These are they toward whom Allah relenteth. Allah is ever Knower, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah accept the repentance of those who do evil in ignorance and repent soon afterwards; to them will Allah turn in mercy: For Allah is full of knowledge and wisdom.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
التَّوْبَةُ
tövbe
عَلَى اللّٰهِ
Allah katında
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lerindir ki
يَعْمَلُونَ
yaparlar
السُّٓوءَ
kötülüğü
بِجَهَالَةٍ
bilmeden
ثُمَّ
sonra
يَتُوبُونَ
tövbe ederler
مِنْ قَر۪يبٍ
yakın (zaman)dan
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
يَتُوبُ
tövbelerini kabul eder
اللّٰهُ
Allah
عَلَيْهِمْۜ
onların
وَكَانَ
ve olandır
اللّٰهُ
Allah
عَل۪يماً
Alîm
حَك۪يماً
Hakîm
Allah katında (kabul olacak) tövbe, ancak bilmeden bir kötülük edip de sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte, Allah bunların tövbesini kabul eder. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi ve herkesi bilen, her işinde hikmet ve hayır olandır).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
تَوْبَة
İsim
ت و ب
Tövbe
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
جَهَالَة
İsim
ج ه ل
Bilmeden, cahillikle, cehaletle
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli