close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 168. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne keferû vezalemû lem yekuni(A)llâhu liyaġfira lehum velâ liyehdiyehum tarîkâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanları ve zulmedenleri Allah yarlıgamaz ve onları hiç bir yola sevk etmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O (Kur’ani hüküm ve haberleri) inkâr eden ve (İslam’ı yaşamak isteyenlere) zulmeden kimseler var ya, Allah onlara asla mağfiret etmeyecek ve (Hakk) tarikine (İslam ve istikamet caddesine) de iletmeyecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hakikatleri örtbas edenleri ve varlık sebebine aykırı davrananları, Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yolda göstermeyecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri kısıtlayarak, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimleri, haksızlık edenleri, şirke girenleri Allah asla koruma kalkanına almayacak, bağışlamayacak. Doğru bir yol da göstermeyecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar eden ve zulmedenler var ya, Allah onları ne bağışlar ne de bir yola iletir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, inkâr edenler ve zulmedenler, Allah onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
168,169. Şüphe yok ki, küfredip haksızlık edenleri Allah bağışlayacak değil, cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar, o Cehennem'de devamlı olarak kalacaklardır. Bu ise Allah'a pek kolaydır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfir olup zulmedenleri, Allah bağışlayacak değildir, onlara yol gösterecek de değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
168,169. İnkâr edip zulme sapanlar var ya; Allah onları asla affedecek değildir. Onları içinde süreli kalacakları cehennem yolu hariç, başka bir yola iletecek de değildir. Bunu yapmak Allah için kolaydır.
Besim Atalay
swap_vert close
168,169. Kâfirlerle zalimleri, Allah bağışlar değil; cehennem yolunda başka, doğru yola iletmez; orda tüm sonsuzlukla kalırlar, bu, Allaha kolaydır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkâr edip zulme sapanlar var ya, Allah onları affetmeyecek ve onlara doğru bir yol göstermeyecektir.
Bkz. 47/34  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh küfür ve zulüm idenleri ’afv itmiyecekdir. Ve ânlara tarîk-i hidâyeti göstermiyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
168,169. İnkar edenleri ve zalimleri Allah şüphesiz bağışlamaz, onları içinde temelli ve ebediyyen kalacakları cehennem yolundan başka bir yola eriştirmez. Bu, Allah'a kolaydır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
168-169. İnkâr edenleri ve hakkı gözetmeyenleri, Allah asla bağışlayacak değildir. Onları, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem yolundan başka bir yola da yönlendirecek değildir. Bu da Allah için çok kolaydır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edip zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir. Onları (başka) bir yola iletecek de değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edip zulmedenleri ALLAH ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhesiz küfredib haksızlık edenleri Allah mağfiret edecek değil, Cehennem yolundan başka bir yola çıkaracakda değil,
Emrah Demiryent
swap_vert close
168-169. Şüphesiz Allah (hakkı) inkâr edip (Peygamber’e) zulmedenleri, (îmân edip günahlarına tövbe etmedikleri müddetçe) bağışlayacak değildir, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe onları) doğru yola iletecek de değildir. (Israrla hakkı inkâr etmelerinden ötürü) Allah, ancak onları, içinde ebedî kalmak üzere cehennem yoluna sevk eder. Bu (nu yapmak) Allah’a kolaydır.
* “Bu (nu yapmak), Allah’a kolaydır”; Allah Teâlâ için; zor-kolay, çok zor ya da daha kolay gibi mahlûkata ait hâller söz konusu değildir. Kolaylık ve zorluk gibi durumlar bize göredir. Yüce Allah bunlardan münezzehtir. Bu âyet-i kerîmeden anlaşılması gereken mana, Allah Teâlâ’nın her şeyi yapmaya kâdir olduğudur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayıp nankörlük edip, zulmedenleri Allah bağışlayacak değildir. Onları bir yola hidayet edecek de değildir;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
168,169. Hakıykat, o inkâr edib kâfir olanlar ve zulm edenler (yok mu) Allah onları asla yarlığayacak değildir. Onları cehennemin yolundan başka bir yola da iletecek değildir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Bu ise Allaha göre pek kolaydır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
168,169. Muhakkak ki inkâr edip (peygambere) zulmedenler yok mu, Allah onlara mağfiret edecek değildir; onları Cehennem yolundan başka bir yola erdirecek de değildir;(onlar) orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Bu ise, Allah'a göre çok kolaydır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
168 - 169. Şüphesiz, o inkâr etmiş ve (insanların da kendileri gibi inkâr etmeleri için) zulüm (baskı) yapmış olanları (tövbe edip bu tutumlarından vazgeçmedikçe) Allah bağışlayacak değil, onlara mağfiret edecek de değildir; onları (ölünceye kadar inkâr ve zulme ısrar etmelerinden dolayı kıyamet gününde) cehennem yolundan başka bir yola iletecek de değildir; (Allah’ın dilediği vakte kadar) onlar (o inkâr ve zulme devam etmiş olanlar) hep orada kalacaklardır. Bu ise, Allah’a göre çok kolaydır. *
(*) Arapçada (خالد)’’halid’’ kalmak anlamında olduğu gibi, (أبد)’’ebed’’ kelimesi de uzun zaman, kesinlik vs. gibi anlamlara gelir. Ama yüce Allah’ın kendi kullarına karşı daima sınırsız merhamete sahip olduğundan dolayı, cehennem ve onun azabı hakkında bazı ayetlerde geçen (أبد)’’ebed’’kelimesini sonsuz olarak değil de, uzun süre, Allah’ın dilediği vakte kadar, cezaları bitene dek veya cehennem azabına son verilene kadar şeklinde değerlendirmek hem daha doğru, hem de ayetlerin birbirleriyle daha uyumlu ve yüce Allah’ın adalet ve sınırsız rahmetinin gereği daha uygun olduğunu düşünüyoruz. İşte bu yüzden, ‘’ebeden’’ kelimesine bu şekilde meal vermeyi de uygun bulduk. (الله اعلم) ‘’Ama en doğrusunu yine yüce Allah bilir.’’ الابد = الدهر = الزمان الطويل (معنى أبد في قاموس المعجم الوسيط ) İşte burada ‘’ebed’’ kelimesinin sözcük anlamı ‘’ez-zamanut-tavil’’ yani uzun zaman demektir. bkz: (el-Mucemu-l vasit vb.) Aslında Arapçada ebedi veya sonsuz anlamının karşılığı, ‘’Ebede-l âbidin, ebeded-dehr, ilel-ebed ve sermed’’ gibi ifadelerdir. İşte konuyla ilgili bazı Arapça örnekler aşağıya alınmıştır. لا أفعل ذلك أَبَد الآباد/ لا أفعل ذلك أَبَد الآبدين/ لا أفعل ذلك أَبَد الدَّهْر/ لا أفعل ذلك إلى الأَبَد/ لا أفعل ذلك للأَبَد: دومًا، مدى الدَّهْر، ما دام الزمان، ( معني أبد الآبدين في معجم المعاني الجامع - معجم عربي) ) Oysa cehennem veya azap için Kur’an’da bu tür ifadeler yoktur. Detay için Nisa-93 ve Hûd-107. Ayetlerine bkz:  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın dinini inkâr edenler ve (insanlarında inkâr etmesi için) zulüm ve baskı yapanlar var ya, Allah onları asla bağışlamayacak ve doğru yola da eriştirmeyecek.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Allah’ı tanımazlar, kıyılık ederler, Allah onları yarlıgayacak değildir, onları doğru yola da iletmiyecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
168, 169. Kâfir olup zulmedenler yok mu, Allah onları (bağışlamaz) yarlıgamaz, onlara Cehennem yolundan başka bir yol göstermez. Onlar orada ebediyyen kalırlar. Bu da Allah/a göre kolay bir şeydir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, inkâr edenleri ve başkalarına zulmedenleri ne bağışlar ne de (doğru) yola iletir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlara ve zulmedenlere gelince, Allah şüphesiz onları bağışlamaz ve onları bir yola iletecek de değildir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, bile bile inkâra saplanan ve zulüm ve haksızlık yapan bu insanları hiçbir zaman affetmeyecek ve onları doğru yola da iletmeyecektir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zulmetmiş ve inkâr etmiş kimseleri, evet onları, Allah bağışlayacak değildi, onlara bir tarîk (yol) gösterecek de değildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnkarla kendilerine saygısızlık edenleri ise Allah affetmeyecek ve kendilerine doğru yolu göstermeyecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler ve Allah’ın yasalarına karşı çıkıp, kendi yasalarıyla insanlara zulmedenler var ya; Allah onları bağışlayıp doğru yola iletecek değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
168,169. İnkâr edip haksızlık edenleri Allah asla bağışlayacak değildir. [*] Onları içinde [ebedî] kalacakları [*] cehennemin yolundan başka bir yola ulaştıracak da değildir. Bu, Allah’a çok kolaydır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Âl-i İmrân 3:86; Nisâ 4:137; Muhammed 47:34.,Cehennemin ebedî oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:39, 81, 162, 217, 257, 275; Âl-i İmrân 3:88, 116; Nisâ 4:14, 56, 93; Mâide 5:37, 80; En‘âm 6:128; A‘râf 7:36; Tevbe 9:17, 63, 68; Yûnus 10:27, 52; Hûd 11:8, 107; Ra‘d 13:5; Nahl 16:29; Tâhâ 20:101; Enbiyâ 21:99; Mü’minûn 23:103; Furkân 25:69; Secde 32:14; Ahzâb 33:65; Sâffât 37:9; Zümer 39:72; Mü’min 40:76; Fussilet 41:28; Zuhruf 43:74; Muhammed 47:15; Mücâdele 58:17; Haşr 59:17; Teğâbun 64:10; Cinn 72:23; Müddessir 74:28; Nebe’ 78:23; İnfitâr 82:16; Beyyine 98:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
168,169. İşte Allah, böyle kâfirleri ve zalimleri,¹ asla bağışlamayacak ve onları, içerisinden hiç çıkmayacakları cehennemin yolundan başka bir doğru yola da asla ulaştırmayacaktır. Bu ise, Allah’a göre çok kolaydır.
1 Yani Muhammed (a.s)’ın Peygamberliğini inkâr etmek gibi bir zâlimlikte bulunanları…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikati inkar etmeye ve zulüm işlemeye şartlanmış olanları, Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bu kâfirleri ve kendilerine yazık eden zalimleri, Allah bağışlamayacak ve onlara bir yol da göstermeyecektir. 18/103...106, 45/34-35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Küfre gömülen ve zulümde direnenleri Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Böyle (Allah'ın kitabını) inkar edip, (Muhammed s.a.s.'e) zulüm (haksızlık) yapanlar yok mu? Allah onları asla ne bağışlayacak ne de onları (cehennemden) başka bir yola sevk edecek değildir.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlamayacak ve doğru yola etmeyecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Filhakika o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve zulüm etmişlerdir, onlar için Allah Teâlâ mağfiret edecek değildir ve onları bir yola iletecek değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
168, 169. İnkâr edip zulmedenleri Allah affedecek değil. Onları cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Bu da Allah'a göre çok kolaydır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O inkar edip zulmedenler var ya, Allah onları ne bağışlayacak, ne de yola iletecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunlar ki kâfir oldılar (gerek kendi nefislerine ve gerek halka) zulüm itdiler. Allâh Te'âlâ onları mağfiret ider ve tarîk-i hidâyete götürir olmadı. (Mağfiret olunmazlar ve hidâyete de irmezler)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikten gelenleri ve yanlış yapanları Allah ne bağışlayacak; ne de bir yola yöneltecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Küfredenleri ve zulmedenleri Allah bağışlamamıştır. Onlara hiç bir yol göstermez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edip zulmedenleri Allah ne bağışlar, ne de onlara bir yol gösterir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnkâr edip zulme sapanlar var ya, Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar daħı žulm eylediler. Tañrı kim yarlıġaya anlatı, ne daħı ŧoġru yol göstere anlara, yolı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler ki kāfir oldılar, daḫı ẓulm eylediler. Tañrı Ta‘ālā anlaruñyazuḳların baġışlamaz, hidāyet [daḫı] virmez anlara doġru yola.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafirləri və zülmkarları, şübhəsiz ki, Allah bağışlayan və onlara (cəhənnəm yolundan başqa) bir yol göstərən deyildir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who disbelieve and deal in wrong, Allah will never forgive them, neither will He guide them unto a road.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who reject Faith and do wrong,- Allah will not forgive them nor guide them to any way-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
وَظَلَمُوا
ve zulmettiler
لَمْ يَكُنِ
değildir
اللّٰهُ
Allah
لِيَغْفِرَ
mağfiret edecek
لَهُمْ
onlara
وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ
ve ne onları iletecek
طَر۪يقاًۙ
bir yola
Şüphesiz ki (resulünü ve âyetlerini) inkâr edip (onlara) zulmedenleri, Allah (âhiret günü) ne mağfiret edecek ne de onları (hakiki kurtuluş olan cennetin) yol(un)a iletecektir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
طَرِيق
İsim
ط ر ق
Yol