close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 167. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne keferû vesaddû ‘an sebîli(A)llâhi kad dallû dalâlen ba’îdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanlar ve halkı Allah yolundan çıkaranlarsa öylesine sapıtmışlardır ki tuttukları yol, doğru yoldan pek uzaktır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz, (Kur’an ahkâmını ve Resulüllah’ın kurallarını) inkâr edip kâfir olanlar ve (insanları) Allah yolundan (kandırıp-caydırıp) alıkoyanlar, gerçekten (Hakk’tan ve hayırdan) uzak bir sapkınlıkla sapıtıvermişlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler ve başkalarını da Allah yolundan saptırmaya çalışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, insanları Allah yolundan, İslâm'a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoyanlar, İslâm'ı engelleme tedbirleri alanlar, tamamen başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlar uzak bir sapıklığın içine düşmüşlerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz, inkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şüphesiz ki küfredip insanları Allah yolundan çevirenler, hakdan çok uzak bir sapıklıkla saptılar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfir olanlar, Allah yolunu engelleyenler, hiç şüphesiz (haktan) çok uzak bir sapıklık içine düşmüşlerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edip başkalarını da Allah yolundan çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olup da, Allahın yolundan alıkoyanlar, en koyu bir sapkınlıkla sapıtmışlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar, büyük bir sapıklığa dalmışlardır. 
Bkz. 47/1, 32  
Cemil Said
swap_vert close
Küfür idenler ve diğerlerini Allâh yolundan ayıranlar hakîkatden çok uzak bir dalâletdedir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr eden ve Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edenler ve ALLAH'ın yolundan alıkoyanlar tamamıyla sapıtmışlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhesiz ki küfredib Allah yolundan men'edenler haktan sapdılar uzak sapdılar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edip, (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnkâr edip, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, o inkâr edip kâfir olanlar ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar şübhesiz (hakdan uzak) bir sapıklıkla sapmışlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki inkâr edip (insanları) Allah yolundan men' edenler, gerçekten(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmışlardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz inkâr etmiş ve (insanları) Allah yolundan alıkoymuş olanlar, hiç şüphesiz haktan büsbütün sapıp gitmişlerdir. *
(*) Daha önce inkârın çeşitleri, bunları temsil eden kimselerin zihnî ve ahlâkî tavırları açıklanmış, hidayete yönelmeleri için gerekli yönlendirmeler yapılmış, delil ve işaretler verilmişti. Bundan sonra gelecek âyetlerde ise hem bütün insanlığa hem de özellikle Ehl-i kitaba yönelik bir çağrı yapılacaktır. Bu ikisi arasında psikolojik olarak hazırlanmayı sağlayacak bir geçiş olmak üzere, çeşitli yollarla insanların gerçeği bulmalarını, hak dine inanmalarını ve hayatlarını buna göre düzenleyip yaşamalarını engellemede, hakkı gözetmeme ve elçileri inkâr etmede ısrar edenleri bekleyen korkunç âkıbet canlı bir şekilde haber verilmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın indirdiği gerçekleri inkâr edenler ve Allah’ın yolundan yüz çevirenler, elbetteki çok uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Allah’ı tanımazlar, Allah’ın yolundan alıkoyarlar, besbelli ki onlar doğru yoldan uzaklaştıkça uzaklaşmışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfir olup halkı Allah yolundan geri döndürenler yok mu, onlar doğru yollardan uzak bir sapıklık içinde durup kalmışlardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlara gelince, muhakkak ki onlar derin/doğru yoldan uzak [ba’îd] bir sapıklığa sapmışlardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar ve Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sana gelen bu son Kitabı inkâr eden ve insanları Allah yolundan çevirenler var ya, işte onlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. Öyle ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş ve Allah’ın yolundan alıkoymuş kimseler, kesinlikle uzaklaştıran bir sapkınlığa sapmıştır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnanmayanlar, üstelik Hak yolcusunu yolundan edenler büyük bir yalnızlık bunalımındadırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki inkar edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar [*] elbette (doğru yoldan) tamamen uzaklaşmışlardır.
Benzer Mesajlar: Muhammed 47:32, 34.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah’ın yolundan alıkoyanlar, kesinlikle (haktan çok) uzak bir sapkınlığa düşmüş olur.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikati inkar etmeye ve başkalarını Allah yolundan saptırmaya şartlanmış olanlar, derin bir sapıklık içindedirler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu vahye inanmayanlar ve insanları Allah’ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. 9/34, 47/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İnkâra sapan ve başkalarını Allah yolundan saptıranlara gelince: onlar derin bir sapıklığa gömülüp gitmişlerdir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki, (Kur'an’ı) inkar edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar (doğru yolu bırakıp) sapıklığa düşmüşlerdir!
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Allah yolundan men edivermişlerdir, şüphe yok onlar pek uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar ki inkâr eder ve başkalarını da Allah yolundan engellerler, işte onlar haktan büsbütün sapmışlardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Sana gelenleri) İnkar edip Allah yolundan menedenler, hakikaten uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunlar ki kâfir oldılar ve insânları Allâh'ın yolundan çevirüb men' itidiler, onlar hakdan uzak dalâlete düşmüşlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) ve Allah yolundan engelleyenler var ya; işte onlar gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Küfredenler ve Allah'ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr eden ve insanları Allah yolundan alıkoyan kimseler, pek derin bir sapıklıkla sapıtıp gitmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnkâr edip Allah yolundan geri çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar daħı yıġdılar Tañrı yolından; bayıķ azdılar azmaķ ıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler ki kāfirler oldılar, daḫı azdurdılar ḫalḳı Tañrı Ta‘ālā yolın‐da. Taḥḳīḳ doġru yoldan azdı ıraḳ azışmaḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allahı) inkar edən və (insanları) Allahın yolundan döndərən şəxslər, şübhəsiz ki, (haqdan) çox uzaq bir zəlalətə uğramışlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who disbelieve and hinder (others) from the way of Allah, they verily have wandered far astray.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who reject Faith and keep off (men) from the way of Allah, have verily strayed far, far away from the Path.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
وَصَدُّوا
ve alıkoydular
عَنْ سَب۪يلِ
yolundan
اللّٰهِ
Allah
قَدْ
ger- çekten
ضَلُّوا
sapmış-lardır
ضَلَالاً
bir dalâlete
بَع۪يداً
uzak
(Resulümüzü ve âyetlerimizi) İnkâr edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, gerçekten onlar, (haktan) uzak (derin) bir dalâlete sapmışlardır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
صَدَّ
Fiil-I
ص د د
Alıkoydu, yüz çevirdi, men etti, şamata etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak