close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 163. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ evhaynâ ileyke kemâ evhaynâ ilâ nûhin ve-nnebiyyîne min ba’dih(i)(c) veevhaynâ ilâ ibrâhîme ve-ismâ’île ve-ishâka veya’kûbe vel-esbâti ve’îsâ veeyyûbe veyûnuse vehârûne vesuleymân(e)(c) veâteynâ dâvûde zebûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz vahyettik sana, nitekim vahyettik Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere ve vahyettik İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve evlatlarına ve İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a ve Davud'a Zebur'u verdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Gerçekten Biz Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, Sana da (iman ve İslam esaslarını) vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davud’a da Zebur’u verdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bak ey peygamber! Biz Nuh'a ve ondan sonraki bütün peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Tıpkı İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a da Zebûr'u vermiştik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, sana, Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz esasların benzerini, Kur'ân'ı ve muhtaç olduğun bilgileri vahyettik. İbrâhim'e, İsmâil'e, İshak'a, Yâkub'a, torunlarına, Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyettik. Dâvûd'a da Zebur'u verdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz, Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kub'a, oğullarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur'u vermiştik.
163.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, (yahudilerden) Adiy bin Zeyd`in: "Allah`ın Musa`dan sonra kimseye bir şey indirdiğini bilmiyoruz" demesi üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahy ettiğimiz gibi (Habîbim) sana da vahy ettik; ve yine İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, Yakub'un evlâdlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harûn'a, Süleyman'a da vahy ettik ve Davud'a Zebûr'u verdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz Nuh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına, İsa, Eyyüb, Yunus, Harun ve Süleyman’a da vahyettik. Ve Davud’a Zebur’u verdik.(*)
(*) Özellikle Davud’un ayrı olarak zikredilmesi, onun öbürlerinden ayrı bir özelliğe sahip oluşundandır. Çünkü o, hem peygamberdi hem de devlet başkanıydı.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Nitekim İbrâhim'e, İsmail'e, İshâk'a, Yâkub'a, torunlara, Îsa'ya, Eyyûb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a vahyettik. Dâvûd'a da Zebûr'u verdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Hem Nuh'a, hem de Nuh'tan sonra gelmiş bulunan peygamberlere, vahyetmiş olduğumuz üzere, sana dahi vahyettik, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup ile, Yakup oğullarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyeylemiştik, Davud'a Zebur'u verdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh'a, ondan sonra gelen nebîlere, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına (sonraki nesillere), İsa'ya, Eyyub'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi, şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.
Âyette sıralanan peygamberlerin dışında bir sonraki âyette de görüleceği gibi Allah’ın Kur’an’da anlatmadığı daha nice peygamberler vardır. Allah, değişik zamanlarda farklı toplumlara, milletlere, kabilelere peygamberler göndermiştir. Bunların sayısının ne kadar olduğunun bizim için bir önemi yoktur. Bizim için esas olan Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak ve Hz. Muhammed’e tabi olmaktır.Allah’ın peygamberlerine hangi yolla vahiy gönderdiği ve peygamberlerin vahyi hangi şekilde aldığı Allah’la onlar arasında bir olgudur. Allah’ın Hz. Musa ile konuşmasının, Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesinin, Hz. Muhammed’den sonra peygamberin gelmeyecek olmasının mahiyeti ve hikmeti nedir bilemeyiz. Doğruluğundan kuşku duymadığımız Kur’an bu konuda herhangi bir detaya girmemektedir. Burada özellikle Hz. Dâvut ve ona indirilen Zebur’un zikredilmesinin sebebi: O günün Yahudilerinden bazılarının “Musa’dan sonra Peygamber, Tevrat’tan sonra kitap yoktur,” demeleridirHz. Davut güçlü hükümdar ve etkin bir peygamber olmasına rağmen ayetin son cümlesinde onun mülküne ve gücüne değil de vahye vurgu yapılması, üstünlüğün zenginlikle ve kuvvetle değil, ilimle ve takva ile olduğunu gösterir.  
Cemil Said
swap_vert close
Nûh [ve] ândan sonra yaşamış olan enbiyâya vahy itdiğimiz gibi sana dahî vahy iyledik İbrâhîm’e, İsmâ’îl’e, İshak’a, Ya’kûb’a ve Esbât’a ve Eyyûb’e ve Yûnus’a ve Hârûn’a ve Süleymân’a vahy itdiğimiz gibi Dâvûd’a dahî Zebûr’ı gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik.[135]
Vahiy, Allah’ın Peygamberlerine dilediğini söylemesi ve bildirmesi için seçtiği özel iletişim yoludur. Vahy, melek aracılığı ile olduğu gibi aracısız da olabilir. Vahye mazhar olan peygamber, kendisinde, Allah’tan olduğundan asla şüphe etmediği bir bilgi ve aydınlanma bulur. Vahiy, insanlık için en doğru, en sağlam bilgi kaynağıdır. Kur’an; vahyin, el değmemiş, eşsiz, benzersiz son ve tek örneğidir. Âyetteki “torunlardan” maksat, Yakub Peygamberin çocukları ve torunlarıdır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrâhim’e, İsmâil’e, İshak’a, Ya‘kūb’a, torunlara, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a vahyettik. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve (nitekim) İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, esbâta (torunlara), İsa'ya, Eyyûb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a da Zebûr'u verdik.  
 Peygamber kendisine vahiy gelen büyük insandır. Bu vahyi insanlara tebliğ ile mükellef olanlarına elçi manasında «resûl» denir. Vahiy Allah’ın kullarına, dilediğini söylemesi ve bildirmesi için seçtiği özel bir iletişim yoludur. Melek aracılığı ile olduğu gibi aracısız da olabilir. Vahye mazhar olan peygamber kendisinde, Allah’tan olduğunda asla şüphe etmediği bir bilgi ve aydınlanma bulur. Âyette geçen «torunlar»dan maksat Yakup peygamberin çocukları ve torunlarıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve soyuna, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a da Zebur vermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filhakıka biz sana (ya Muhammed) öyle vahiy indirdik ki Nuha ve ondan sonra gelen bütün Peygamberlere vahy ettiğimiz gibi: hem İbrahime, İsmaile, İshaka, Ya'kuba, Esbata, Isâya, Eyyuba, Yunüse, Haruna. Süleymana vahy ettiğimiz hem Dâvûda Zeburu verdiğimiz gibi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm,) biz Nûh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrâhîm’e, İsmâîl’e, İshâk’a, Ya‘kûb’a, onun torunlarına, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleymân’a da vahyetmiştik. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, Nuh'a ve ondan sonraki bütün nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Ve biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Ve Davud'a da Zebur'u verdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nuuha, ondan sonraki peygamberlere vahy etdiğimiz ve İbrahîme, İsmâîle, İshaaka, Ya'kuba, evlâdlarına, İsâya, Eyyuba, Yunusa, Hârûna ve Süleymana vahy eylediğimiz ve Dâvûda Zebûr verdiğimiz gibi (Habîbim) şübhesiz sana da vahyetdik biz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Şübhe yok ki biz, Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik.(1) İbrâhîm'e, İsmâîl'e, İshâk'a, Ya'kub'a, (ve onun)torunlar(ın)a, Îsâ'ya, Eyyûb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a da vahyettik. Dâvûd'a ise Zebûr'u verdik.
(1)“Kur’ân-ı Hakîm, vahye istinâd ediyor (dayanıyor) ve vahiydir. Çünki Kur’ân’ı nâzil eden(indiren) Zât-ı zü’l-Celâl, mu‘cizât-ı Ahmediye (asm) ile (Hz. Peygamberin mu‘cizeleriyle), Kur’ân vahiy olduğunu gösterir, isbât eder ve nâzil olan Kur’ân dahi üstündeki i‘câz (mu‘cize) ile gösterir ki, Arş’tan geliyor ve münzelün aleyh (Kur’ân kendisine indirilmiş) olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın bidâyet-i vahiydeki (vahyin başlangıcındaki) telâşı ve nüzûl (inme) vaktindeki vaziyet-i bîhûşu (kendinden geçer gibi hâli) ve herkesten ziyâde Kur’ân’a karşı ihlâs (samîmiyet) ve hürmeti gösteriyor ki, vahiy olup ezelden geliyor, ona misâfir oluyor.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 88)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Biz Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da (son ve evrensel mesajımız olan Kur’an’ı) vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davud’a da Zebur vermiştik.*
(* ) Âyette sıralanan peygamberlerin dışında bir sonraki âyette de görüleceği gibi Allah’ın Kur’an’da anlatmadığı daha nice peygamberler vardır. Allah, değişik zamanlarda farklı toplumlara, milletlere, kabilelere peygamberler göndermiştir. Bunların sayısının ne kadar olduğunun bizim için bir önemi yoktur. Bizim için esas olan Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak ve Hz. Muhammed’e tabi olmaktır. Allah’ın peygamberlerine hangi yolla vahiy gönderdiği ve peygamberlerin vahyi hangi şekilde aldığı Allah’la onlar arasında bir olgudur. Allah’ın Hz. Musa ile konuşmasının, Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesinin, Hz. Muhammed’den sonra peygamberin gelmeyecek olmasının mahiyeti ve hikmeti nedir bilemeyiz. Doğruluğundan kuşku duymadığımız Kur’an bu konuda herhangi bir detaya girmemektedir. Burada özellikle Hz. Dâvut ve ona indirilen Zebur’un zikredilmesinin sebebi: O günün Yahudilerinden bazılarının “Musa’dan sonra Peygamber, Tevrat’tan sonra kitap yoktur,” demeleridir. Hz. Davut güçlü hükümdar ve etkin bir peygamber olmasına rağmen ayetin son cümlesinde onun mülküne ve gücüne değil de vahye vurgu yapılması, üstünlüğün zenginlikle ve kuvvetle değil, ilimle ve takva ile olduğunu gösterir. (C. Külünkoğlu Meal Açık…) Vahiy, Allah’ın Peygamberlerine dilediğini söylemesi ve bildirmesi için seçtiği özel iletişim yoludur. Vahiy, melek aracılığı ile olduğu gibi aracısız da olabilir. Vahye mazhar olan peygamber, kendisinde, Allah’tan olduğundan asla şüphe etmediği bir bilgi ve aydınlanma bulur. Vahiy, insanlık için en doğru, en sağlam bilgi kaynağıdır. Kur’an; vahyin, eşsiz, benzersiz son ve tek örneğidir. (DİB. Meali (Yeni) Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yunus’a, Harun’a, Süleyman’a vahyettik ve Davud’a da Zebur’u (sayfalar) verdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz senin gönlüne bildirdik. Nasıl ki Nuh’un , ondan sonraki peygamberlerin de gönlüne bildirmiştik. İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Yakup’un, çocuklarının, İsa’nın, Eyüp’ün, Yunus’’n, Harun’ un, Süleyman’ın da gönlüne bildirmiştik. Davud’a da Zebur’u vermiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki biz Nuh/a, ondan sonraki peygamberlere; İbrahim/e, İsmail/e, İshak/a, Yakup evlâdına [¹] İsa/ya, Eyyub/a, Yunus/a, Harun/a, Süleyman/a vahiy eylediğimiz gibi sana da vahiy eyledik. Davud/a Zebur verdik.
[1] Yusuf Aleyhisselâm gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, tıpkı Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik⁵⁷. Nitekim İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına [esbât], İsa’ya Eyyub’a, Yûnus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyetmiş ve Davud’a ise Zebûr’u vermiştik.
57 Vahy kavramı Arapçada; birisine bir kelam söylerken onu başkalarından gizli tutmak anlamındadır. Sözlüklerde bunun fısıldamak, işaret etmek, gizlice bildirmek, emretmek, ilham etmek vb gibi anlamları da vardır. Tefsirlerde, vahyin birçok çeşitlerinden bahsedildiği gibi, Kur’an’da Meleklere ve Peygamberlere gönderilen vahyden tutun da bunların dışında canlı cansız varlıklara yapılan vahye kadar örnekler vardır. Bu konuda geniş bilgi için Fakülte yıllarında hocam olan İsmail Cerrahoğlu’nun Tefsir Usûlü, s. 41-62. adlı kitabına bakınız. Meâlimizin ilgili ayetlerin dipnotlarında vahyin keyfiyeti ve mahiyeti ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bkz. Nahl, 16/68-69 dipnot; Tâhâ, 20/38-39  
Kadri Çelik
swap_vert close
Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Gerçekten Biz, Nûh’a ve ondan sonraki elçilere nasıl mesaj gönderdiysek, işte sana da yol gösterici ayetlerimizi gönderdik; tıpkı İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve sonraki nesillere; İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a gönderdiğimiz gibi... Aynı şekilde Davud’a da hikmet dolu Zebur’u bağışladığımız gibi...
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, Nûh’a ve onun ardından Nebiyyler’e vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, Torunlar’a, İsa’ya, Eyyub’a, Yûnus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da bir zebûr / kitap verdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Biz sana vahiy yoluyla ulaştık. Nitekim Nûh'a ve ondan sonraki habercilere de vahiyle ulaşmıştık. Ayrıca, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kûb'a, ve çocuklarına; İsa'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Harûn'a ve Süleyman'a da vahiyle ulaştık. Davûd'a Zebûr'u verdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz Nuh’a, ondan sonra gelen Nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davud’a da Zebur vermiştik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a, (onların) torunlarına, İsa’ya, Eyüp’e, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a vahyetmiştik. Davud’a da Zebur’u vermiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen tüm Peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Biz (aynı şekilde) İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yâkûb’a, onun torunlarına, İsa’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyettik. Dâvût’a da Zebur’u¹ verdik.²
1 Burada bilhassa Dâvut (a.s) ve Zebûr’un zikredilmesinin sebebi: a- Kureyş, Hz. Peygambere karşı mücadele için Yahûdîlere müracaat edince, Yahûdîlerin “Mûsa’dan sonra Peygamber, Tevrâttan sonra kitap yoktur,” demelerine cevaptır. b- Aynı zamanda büyük bir melik de olan Dâvut (a.s)’ın mülkü değil de Zebûr’un zikredilmesi, üstünlüğün mal ve mülk ile değil, ilim ve din ile olduğunu gösterir. Bk. (İsra: 55)2 Allahu Teâlâ, Hz. Davûd’a vahiyle birlikte bir de Zebur’u ikram etti. Hâlbuki Kitap Ehli’ne göre bu sayılan Peygamberlerin hiç biri onların istedikleri gibi semadan bir defada bir kitap indirmediler. Gerçi Davud’a Zebur verildiğine inanırlar ama Zebur’un Tevrat gibi levhalar halinde nâzil olmadığını söylerler. Zebur, Zübür, Mezbur kitap demektir. Zebur olduğu iddia edilen kitap yüz elli bölümden ibarettir ve içinde hiç ahkâm yoktur. Hepsi hikmetler, vaazlar ve Allahu Teâlâ’ya hamd ve senadan ibarettir. (Kurtubî) Bazı müfessirlere göre Hz. Nuh Allah tarafından kendi lisanından ilahi hükümler gönderilen Peygamberlerin ilkidir ve ilk önce ümmeti cezalandırılan Peygamber de odur. Bunun için evvelâ o zikrolunmuş, sonra diğer peygamberler söylenmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BAK, [ey Peygamber,] Biz Nûh’a ve o’ndan sonraki bütün peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik: tıpkı İbrahim’e, İsmail’e, İshâk’a, Yakub’a ve İsa, Eyyub, Yunus, Harun ve Süleyman dahil onların torunlarına vahyettiğimiz gibi; ve Davud’a bir ilahî hikmet kitabı ¹⁷⁸ bağışladığımız gibi;
178 Yani, Mezmurlar (bkz. sure 21, not 101).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nuh’a ve ondan sonra gelen nebilere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik. 2/253, 36/32, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BİZ Nûh’a ve ondan sonraki tüm nebilere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik; yine İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, (ondan türeyen İsrailoğlu) boylarına, İsa’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârun’a, Süleyman’a da vahyettik; üstelik Dâvûd’a da Zebûr’u verdik;
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Nuh'a, ondan sonraki peygamberlere, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi, kuşkusuz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur’u verdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen O nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak Biz sana vahyettik, Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi ve İbrahim'e, İsmaîl'e, İshak'a, Ya'kub'a, Esbât'a, İsa'ya, Eyyûb'e, Yûnus'a, Harûn'a ve Süleyman'a vahy eylediğimiz gibi ve Dâvud'a Zebûr'u verdiğimiz gibi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nuh'a ve ondan sonraki nebîlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrâhim'e, İsmâil'e, İshak'a, Yâkub'a ve torunlarına, Îsâ'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.
Şimdi elde bulunan Tevratta Mezmurlar Kitabının sadece bir kısmı Hz. Davud (a.s.)’ın mezmurlarından oluşur ve ona izafe edilir. Hz. Davud’a ait kısım, vahiy parıltıları ile dolu bir kitap olup, esas itibariyle ilâhî kaynaktan geldiği anlaşılır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Nitekim İbrahim'e, İsma'il'e, İshak'a, Ya'kub'a, sıbtlara, Îsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyetmiş ve Davud'a da Zebur'u vermiştik.
Ya'kub oğullarına  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz, Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahy iylediğimiz gibi sana da vahy itdik ve İbrâhîm'e, İsmâ'îl'e, İshâk'a, Ya'kûb'a ve evlâd-ı Ya'kûb'a ve 'Îsâ'ya ve Eyyûb'e ve Hârûn'a ve Süleymân'a da vahy iyledik ve Dâvud'a da Zebûr'ı virdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen nebilere nasıl vahyettiysek sana da öyle vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a ise Zebur[*] vermiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh'a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Nuh'a ve Nuh'tan sonraki peygamberlere nasıl vahyettiysek, sana da öylece vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve nesline, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a ise Zebur'u verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz, tıpkı Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'e, Yûnus'a, Hârun'a, Süleyman'a da vahyettik. Dâvûd'a da Zebur'u verdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz vaḥy eyledük saña [51b] nite kim vaḥy eyledük nūḥ’a daħı peyġamberlere andan śoñra. daħı vaḥy eyledük ibrāhįm’e daħı ismā'įl’e daħı isḥāķ’a daħı ya'ķub’a daħı ya'ķub oġlanlarına daħı 'įsā’ya daħı eyyūb’a daħı yūnus’a, daħı hārūn’a daħı süleymān’a daħı virdük dāvud’a zebūr’ı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz vaḥy eyledük saña yā Muḥammed, nite kim vaḥy eyledük Nūḥpeyġambere, Nūḥdan ṣoñra gelen nebīlere daḫı, daḫı nite kim vaḥy eyledük İbrāhīme, daḫı İsmā‘īle, daḫı İsḥāḳa, daḫı Ya‘ḳūba, daḫı Ya‘ḳūb oġlanlarına,daḫı ‘Īsāya ve Eyyūba, daḫı Yūnus ile Süleymāna, daḫı virdük DāvūdaZebūrı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Biz Nuha və ondan sonrakı peyğəmbərlərə vəhy göndərdiyimiz kimi, sənə də vəhy göndərdik. Biz İbrahimə, İsmailə, İshaqa, Yə’quba və onun övladlarına, İsaya, Əyyuba, Yunisa, Haruna və Süleymana da vəhy göndərdik. Biz Davuda da Zəburu verdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We inspire thee as We inspired Noah and the prophets after him, as We inspired Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and the tribes, and Jesus and Job and Jonah and Aaron and Solomon, and as we imparted unto David the Psalms;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We have sent thee inspiration, as We sent it to Noah and the Messengers(668) after him: we sent inspiration to Abraham,(669) Isma´il, Isaac, Jacob and the Tribes, to Jesus, Job, Jonah, Aaron, and solomon, and to David We gave the Psalms.
668 First we have a general statement: that inspiration was sent to many Messengers, and the inspiration was of the same kind as that sent to the Prophet Muhammad, for Allah's Message is one. Note that what is spoken of here is Inspiration, not necessarily a Book. Every nation or group of people had a messenger: 10:47 . Some of these messengers have been mentioned by name in the Qur'an, and some not, (Cf. 4:164, 16:36 , and 35:24). 669 Cf. 2:136 and 3:84. The list here given is in three groups. (1) The first group, Abraham's family, is the same as in 2:136 (where see the note) and in 3:84. (2) Then we have the Prophets Jesus, Job and Jonah, who symbolise patience and perseverance. (3) Then we have Aaron the priest and Solomon the King, both great figures, but each subordinate to another primary figure, viz., Moses (mentioned in the next verse) and David (mentioned at the end of this verse). David's distinction was the Psalms, which are still extant. Though their present form may possibly be different from the original and they do undoubtedly include Psalms not written by David, the collection contains much devotional poetry of a high order. (Cf. 21:105). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
şüphe- siz Biz
اَوْحَيْنَٓا
vahyettik
اِلَيْكَ
sana
كَمَٓا
o şey gibi ki
اَوْحَيْنَٓا
vahyettik
اِلٰى نُوحٍ
Nûh'a
وَالنَّبِيّ۪نَ
ve nebîlere
مِنْ بَعْدِه۪ۚ
ondan sonraki
وَاَوْحَيْنَٓا
ve vahyettik
اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ
İbrâhîm'e
وَاِسْمٰع۪يلَ
ve İsmâîl'e
وَاِسْحٰقَ
ve İshâk'a
وَيَعْقُوبَ
ve Yakûb'a
وَالْاَسْبَاطِ
ve torunlara
وَع۪يسٰى
ve Îsâ'ya
وَاَيُّوبَ
ve Eyyûb'a
وَيُونُسَ
ve Yûnus'a
وَهٰرُونَ
ve Hârûn'a
وَسُلَيْمٰنَۚ
ve Süleymân'a
وَاٰتَيْنَا
ve verdik
دَاوُ۫دَ
Dâvûd'a
زَبُوراًۚ
Zebûr'u
(Resulüm!) Biz Nûh'a ve ondan sonraki nebîlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrâhîm'e, İsmâîl'e, İshâk'a, Yakûb'a, (onun) torunlar(ın)a ve Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a da vahyettik. Dâvûd'a da Zebûr'u verdik.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
اِسْمٰع۪يل
Özel isim
اِسْمٰع۪يل
Hz. İsmâîl (a.s.)
اِسْحٰق
Özel isim
اِسْحٰق
Hz. İshâk (a.s.)
يَعْقُوب
Özel isim
يَعْقُوب
Hz. Yakub (a.s.)
اَسْبَاط
İsim
س ب ط
Torunlar, kabileler
ع۪يسَى
Özel isim
ع۪يسَى
Hz. Îsa (a.s.)
اَيُّوب
Özel isim
اَيُّوب
Hz. Eyyub (a.s.)
يُونُس
Özel isim
يُونُس
Hz. Yûnus (a.s.)
هٰرُون
Özel isim
هٰرُون
Hz. Hârûn (a.s.)
سُلَيْمٰن
Özel isim
سُلَيْمٰن
Hz. Süleyman (a.s.)
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
دَاوُد
İsim
دَاوُد
Hz. Dâvut (a.s.)
زَبُور
Özel isim
ز ب ر
Zebûr (Hz. Dâvûd (a.s.)'a verilen kitap)