Ve kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki kendi ölümünden önce (dünyadayken) ona (İsa’nın çarmığa gerildiğine) inanacak olmasın, (yani kitap ehli olanlar sadece dünyadayken İsa’nın çarmığa gerildiğine inanacaklar, öldükten sonra ise bunun böyle olmadığını anlayacaklar, ama o zaman onlara bunun faydası olmayacaktır). Kıyamet gününde ise, (İsa) onların (İsa çarmıha gerildi, ölüp-dirilip Baba’nın sağ yanına oturdu diyen Hıristiyanlar ile İsa’yı öldürdük diyen Yahudiler) aleyhine şahitlik edecektir.*
(*) Bu ayetlerde dikkate alınacak temel ilkeler şunlardır: İsa bir insandır. İsa’nın ölümü de diğer insanlar gibi olmuştur. O dönemde yaşayan yahudiler (Ehl-i Kitab) bu gerçeği çok iyi bilmektedirler. İman düzeyinde, kesinlikte! İsa; kendisi hakkında bu haça gerilme kurgusunu/ mitosunu uyduran sonraki Ehli Kitap mensuplarının yani; Hristiyanların aleyhine şahitlik edecektir. Böylece gerçek kıyamet günü ayan-beyan ortaya çıkacaktır. Kitap Ehli olanların hepsi İsa’nın ölümünden önce bunu böyle biliyordu. İsa ne çarmıha gerildi ne de onu başkaları öldürdü diyorlardı! Bu çarmıh efsanesi sonradan “tüm insanlığın günahına kefaret olması düşünülerek” kurgulandı. Pavluslar tarafından uyduruldu. Burada “İman etmek ise; yakînen bilmek, tasdik etmek anlamındadır. Ayetin bağlamını göz önüne alırsak, Hristiyanların veya Yahudilerin o tarihte iman ettiğine ya da gelecekte inanacağına dair bir gerekçe yoktur. Zaten İsa’nın nübüvvetini hayatlarında kabul etmemişlerdir. Yani; inanmamışlardır. İsa’dan yüzlerce yıl sonra yaşayan günümüz Hristiyanlarının tam ölüm anında olağanüstü bir hâl ile vay be! İsa çarmıha gerilmemiş İsa bir beşermiş!” diyerek öleceklerini kabul etmek saçmalıktır (alıntı) Ayrıca bu ayeti, ‘’kıyamet kopmadan önce İsa yeryüzüne tekrar gelecek, bütün kitap ehli de ona iman ettikten sonra ölecektir. şeklinde algılamak mümkün değildir. Çünkü İsa (a.s) kıyametten önce yeniden gelip, sonra bütün ehl-i kitap ona inanacaksa; o zamana kadar ölmüş olan ehl-i kitabın tamamının yeniden dirilmesi gerekir. Zira ölmüş kimse ona nasıl iman edecek? Bu ise imkânsızdır. Çünkü ayet, ona inanmayacak bir tek kişinin kalmayacağını haber vermektedir. (Nisa 157-159 ayetlerin anlamlandırılması üzerine) Yani eğer Hz. İsa ahir zamanda gelecekse, yaşadığı günden (2000 yıl önce) bu yana (yani Hz. İsa’nın geleceği güne kadar) kitap ehlinden ölmüş olanlar ile onun geleceği vakte kadar dünyaya gelip gidecek olanların hiçbiri ona inanmadan ölmüş olacaklar. Hani bütün kitap ehli ona inanacaktır, deniliyor. Bu nedenle Hz. İsa, kendi eceliyle vefat etmiştir. Ahir zamanda dünyaya geleceğine dair Kur’an da en ufak bir işaret söz konusu olmadığı gibi, geleceğini anlatan rivayet kültürünün de tutarsız ve çelişkili olup yalan ve uydurmadan başka bir şey değildir. İşte bu inanış tamamen Hristiyalık kültüründen ve tutarsız, çelişkili ve uydurma rivayetlerden kaynaklanıyor. Not:1- Ayette (به)’’ bihi’’deki zamir, Hz. İsa’ya değil, onun (صلب)’’çarmığa gerildiği’’ iddiasına gider. Bu nedenle dünya hayatında her kitap ehli onun bu durumuna, yani çarmığa gerilmiş olduğuna inanmaya devam edecek, Hz. İsa’nın bir peygamber ve beşer olduğuna değil. 2- Eğer her kitap ehli kendi ölümünden önce, yani ölmeden bu dünya hayatında iken ona inanıyorsa, neden kıyamet günü Hz. İsa onların aleyhine şahitlik etsin? 3- (قبل موته) ’’kable mevtihi’ ölüm anı değildir, çünkü ölüm anı olsaydı, ( (حين موته – عند موته ’’hine mevtihi veya inde mevtihi’’ şeklinde olması lazımdı. 4- Yine kural gereği zamirin nereye gideceğini gösteren açık bir karine yoksa en yakın olan nesneye gider. İşte, (قبل موته)’’kable mevtihi’’deki zamirin de nereye gittiğine dair açık bir karine olmadığından, kural gereği kendisine en yakın olan nesneye, yani (أَهْلِ الْكِتَابِ) ‘’ehli kitaba’ ’gitmesi gerekir. Demek ki, ahir zamanda Hz. İsa’nın dünyaya gelmesi söz konusu olamayacağı gibi, ayetin doğru meali de yukarıdaki gibi olmalıdır. Ayrıca eğer İsa göğe kaldırılmışsa ve ahir zamanda yeryüzüne inecekse, bu da onun için en büyük mucizedir. Peki diğer ayetlerde İsa’nın mucizeleri sayılırken, neden onların arasında göğe yükselme mucizesi de yoktur? Eğer öyle bir şey olsaydı, diğer mucizelerle beraber göğe yükselme mucizesi de onlar arasında yer alacaktı. لن نفهم الآية الكريمة إلا إذا فهمنا معنى (بِهِ)، ومعنى (مَوْتِهِ). فلو اعتبرنا هذه المعاني :إِن = ما، ليس، لا - بِهِ = بقتل وبصلب المسيح - مَوْتِهِ = موت الكتابي - فالآية ببساطة تقول: وما من أحد من أهل الكتاب إلا وإيمانه بقتل وصلب المسيح يكون في أثناء حياته الدنيا (أي يكون الإيمان بالصلب فقط أثناء حياته، وأما إذا حضر الموت أو بعده، فلن يكون هناك إيمان بالصلب) نشوء البيان(دراسات قرآنية لغوية تاريخية آثارية ).