close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 156. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vebikufrihim vekavlihim ‘alâ meryeme buhtânen ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve inkar etmeleri, Meryem hakkında söz söylemeleri, ona pek büyük bir iftirada bulunmaları.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de) Onların küfür ve nankörlükleridir ve Meryem’in aleyhinde büyük bühtanlar atıp (asılsız iftiraları) söylemeleridir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve gerçekleri örtbas ettikleri, Meryem'e korkunç bir iftira attıkları için.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek, örtbas ederek inkârları, küfürleri, nankörlükleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu, bir de küfre sapmaları ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları yüzündendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bir de) İnkâra sapmaları ve Meryem'in aleyhinde büyük bühtanlar söylemeleri,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de o Yahudî'lerin İsa'yı inkâr etmeleri ve Meryem'e zina isnâdı ile büyük bir iftirada bulunup aleyhine sözleri,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kâfirliklerinden ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
156,157. Bir de, inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları ve “Allah'ın peygamberi Meryem oğlu Îsa'yı öldürdük” demeleri yüzünden onları lânetledik. Halbuki onu ne öldürdüler ne de astılar; fakat sadece onlara öyle olmuş gibi göründü. Onun hakkında ihtilâfa düşenler, bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirlik etmeleri, Meryem'e de en büyük bir iftira yapmaları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de İsa'yı) inkârları ve Meryem'e (ağza alınmayacak) büyük ve çirkin iftirada bulunmalarıdır.
cHz. Meryem’in iffetine dil uzatıp Hz. İsa’nın gayr-ı meşru olduğunu söylüyorlardı. Bu iddia bir anlamda Allah’ın babasız bir çocuk yaratmayacağını ya da yaratamayacağını iddia etmekti.  
Cemil Said
swap_vert close
’Îsâ’ya inanmadılar Meryem hakkında ’azîm bir iftirâda bulundılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
156,157,158. Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve: "Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın elçisini öldürdük" demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
156,157. Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem'in üzerine büyük bir iftira atmalarından;
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarlarından ve Meryem hakkında büyük bir yalan uydurmalarından ötürü...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Kalblerinin mühürlenmesinin diğer bir sebebi de İsa'yı) inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yine küfürleri ve Meryeme karşi azîm bir bühtan söylemeleri
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yahûdîlerin kalplerinin manen mühürlenmesinin bir sebebi de Îsâ’yı) inkâr etmelerinden ve Meryem’e (zina gibi) çok büyük (korkunç) bir iftira atmalarındandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayarak nankörlük etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de onların (Îsâyı) inkâr ile kâfir olmaları, Meryemin aleyhinde büyük iftira atıb söylemeleri.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
156,157. Bir de inkâr etmeleri ve (babasız çocuk doğurması üzerine) Meryem'e karşı büyük bir iftirâ söylemeleri ve: “Doğrusu biz, Allah'ın elçisi Meryemoğlu Îsâ Mesîh'i öldürdük” demeleri sebebiyle (onlara lâ'net ettik). Hâlbuki onu ne öldürdüler, ne de onu astılar; fakat (öldürdükleri kişi) kendilerine, ona (Îsâ'ya) benzer gösterildi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
156 -158. Bu, bir de inkârlarından, Meryem’e büyük bir iftirada bulunmalarından ve biz Allah’ın elçisi (olduğunu iddia eden) ’Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük’ demelerinden ötürüdür. Oysa onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler, fakat onlara öyle (olmuş gibi) göründü ve o konuda farklı görüşler ileri sürenler de gerçekten şüphededirler, bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Ve onu kesinlikle öldüremediler. Tersine Allah onu (eceliyle vefat ettirerek ruhunu) kendisine yükseltmiştir. Allah mutlak galiptir, (her zaman) doğru hüküm verendir.*
(*) Yahudilerin Hz. İsa hakkında ‘’Allah’ın elçisi‘’şeklindeki ifadeyi kullanmaları, onun Allah’ın elçisi olduğuna inandıklarından değil, bilakıs bu sözle Hz. İsa ile istihza/alay/ederlerdi. Yani onlar, kendilerini haklı çıkarmak için şöyle bir mesaj vermek istiyorlardı. Bakınız! Kendini Allah’ın bir elçisi olarak ilan eden ve iddiada bulunan İsa, eğer gerçekten Allah’ın elçisi olsaydı biz onu öldürebilir miydik? Ama onu öldürdüğümüze göre demek ki o Allah’ın bir elçisi değildir… Ayrıca’’Allah onu (vefat ettirerek ruhunu) kendisine yükseltmiştir, canlı olarak bedeniyle değil. Bu nedenle ahir zamanda gelip Deccali öldürecek vs. gibi şeklindeki rivayetlerin tümü uydurma olup Hıristiyanlık kültüründen Müslümanlara geçmiştir… Yine İlk kilise yazarlarından İskenderiyeli Basilides Valentinus (M. 2. yy’ın ilk yarısı), İsa’nın çarmıha gerilmediğini kaydeder. Zaten Kur’an-ı Kerim’de, bu olaydan kurtulan Hz. İsa ve annesinin hayatlarını [Şam’ın hâlâ meşhur bir bölgesi olan bir tepede] tamamladıkları açıkça bildirilmektedir: Bkz: (Mü’minün-50) Buna göre; İsa, Yahûdîler tarafından öldürülmeyip, Allah tarafından vefat ettirilerek ruhu yükseltilmiştir. Yani Hz. İsa, ölmüştür ve göklerde bir yerde dünyaya ineceği günü beklememektedir. “Hz. İsa’nın ölmediği”şeklindeki yorumlar, dayanaksızdır ve âyetlerin zahirine aykırıdır. Bkz: (Âli İmrân: 55, dipnotu) Zaten “Allah’ın katına yükselmek”, mecâzen“vefat etmek” veya (Meryem:57) de kullanıldığı gibi,“Allah’ın rahmetine kavuşmak, yüce mertebelere ulaşmak”anlamına gelmektedir. Hıristiyanlar ise çarmıha gerildiğini, ardından da defnedildiğini, ancak üç gün sonra mezarından doğrulduğunu iddia ediyorlardı. Oysa İsa diye çarmıha gerdikleri, onu Romalılara ihbar eden hâindi. Allah’ın desteği ve mucizesiyle İsa’yı ihbar eden kişi, onların gözlerine İsa’ya benzer gösterildi. Bu yüzden askerler İsa’yı değil, ona benzeyen adamı astılar. Ayrıca çarmığa gerilip öldürülen kişinin mezardan kalkması da mümkün değildir. وقوله (إنا قتلنا المسيح عيسى ابن مريم رسول اللّه أي هذا الذي يدعي لنفسه هذا المنصب قتلناه وهذا منهم من باب التهكم والاستهزاء كقول المشركين: (تفسير بن كثير) يا أيها الذي نزل عليه الذكر إنك لمجنون (وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا) لكنّهم قتلوا غيره (بَل رَّفَعَهُ اللّهُ إِلَيْهِ) بعد موته أي رفع روحه إلى السماء بعد الحادثة بزمن ، وذلك أنّه أفلت منهم فذهب إلى ربوة فبقي فيها يتعبّد لله ولحقته أمّه وبعد زمن مات بأجله فدفِن جسمه في تلك الربوة وصعدت روحه إلى السماء ، والدليل على ذلك قول الله تعالى في سورة المؤمنون {وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ آيَةً وَآوَيْنَاهُمَا إِلَى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ : المصدر(كتاب حقائق التأويل في الوحي والتنزيل: التفسير الكامل) وفى بعضهم الرفع فى قوله - تعالى - { بَل رَّفَعَهُ ٱللَّهُ إِلَيْهِ } بأنه رفع بالروح فقط (تفسيرالوسيط لطنطاوي).قال ابن جرير، بسنده عن ابن جريج " فرفعه إياه: توفيه إياه وتطهيره من الذين كفروا " أي: ليس المراد الرفع إلى السماء، لا بالروح والجسد، ولكن بالروح فقط. وعلى القول بأن التوفي: الإماتة، لا يظهر للرفع معنى إلا رفع الروح ...وقد فسر بعض العلماء الرفع بأنه رفع الروح، وأخذوا ذلك من قوله تعالى: (إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ) فبمقتضى النسق الظاهر يكون الرفع عقب الوفاة. (زهرة التفاسير) وقد روى عن ابن عباس أنه فسر التوفي بالإماتة وفى تفسير ابن عباس معنى الرفع رفع الروح (تفسير المراغي)، و قد أوضح القرآن الكريمُ صراحةً أنّ السيّد المسيح و اُمّه قد أكملا حياتهُمـا في [ ربـوةٍ ، و هي حتى الآن منطقة شهيرة في دمشْق ] : ( و جعَـلْنـا ابنَ مريَم و اُمّـهُ آيـةً ، و آويْنـاهُمـا إلى ربوةٍ ذات قـرارٍ و مَعـين ) المؤمنون 50 .(د. علي منصور كيالي).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnkâr etmeleri ve Meryem’e büyük iftiralar atmalarından,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ı tanımazlıklarından, Meryem için söyledikleri koskoca yalandan dolayı,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların İsa/yı tanımamalarından Meryem/e zina ile itham gibi büyük bir bühtan söz söylemelerinden dolayı da kalplerine mühür bastık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira [buhtân] atmalarından ötürü,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve (bir de) küfre sapmalarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ötürü (onlara çeşitli belalar verdik).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, hakîkati bile bile inkâr ettikleri ve Meryem gibi iffet timsali bir mümineye, ağza alınmayacak çirkin bir iftira attıkları için,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların Meryem aleyhine çok büyük bir bühtan / iftira sözü demeleri ve onların inkâr etmeleri sebebiyle!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Meryem’i inkar ettiler, hattâ ona ağır ithamlarda bulundular.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir de inkâr etmelerinden üstüne Meryem’e iftira etmelerinden,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bir de) inkâr etmeleri ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından dolayı [*] (onları cezalandırmıştık).
Bu ayet Meryem 19:27. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onları) Meryem’e büyük bir iftira atarak kâfir olmalarından dolayı da (lânetledik.)¹
1 Yahûdîler Meryem’e zina isnat ederek, Hz. İsa (a.s)’ın gayr-ı meşru bir çocuk olduğunu iddiâ ederler. Bu; Allah’ın babasız bir çocuk yaratamayacağını iddiâ etmek demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve hakikati inkar ettikleri ve Meryem’e korkunç bir iftira attıkları için ¹⁷⁰
170 Burada işaret edilen iftira, Hz. İsa’nın “gayrimeşru bir çocuk” olduğu şeklindeki yaygın Yahudi iddiasıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de, küfürde ısrarları ve Meryem’e büyük bir iftira atmaları sebebiyle onları lanetlemiştik. 19/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de inkârları, Meryem’e korkunç bir iftira atmaları[⁸⁶¹]
[861] Hz. Meryem’in iffetine dil uzatıp Hz. İsa’nın gayr-ı meşru olduğunu söylüyorlardı. Meryem sûresinin 30. âyetindeki kudret delilinden dolayı İsa çocukken bu iftirayı atmazken, İsa davete başladığında kıskançlıklarından iftira atmaya başladılar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onları lanetlememizin başka sebepleri de var) Ki onlar, (Hz. İsa’nın peygamber olduğunu) inkar ettiler, Meryem hakkında pek büyük iftirada bulundular. (Onu zina ile suçladılar, Allah Teala’nın herşeye kadir olduğunu inkar etmiş oldular.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve küfürlerinden ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve küfürleri sebebiyle ve Meryem hakkında pek büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle (lânete uğramışlardır).
Suat Yıldırım
swap_vert close
155, 156, 157, 158. İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “kalplerimiz perdelidir” demeleri -ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar- yine inkârları ve Meryem aleyhinde müthiş bir iftira atmaları ve “Biz Allah'ın resulü(! ) Meryem oğlu Mesih Îsâ'yı katlettik! ” demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik, Oysa onlar Îsâ'yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi . Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [2, 88; 41, 5; 3, 55; 19, 30; 3, 49] {KM, Levililer 26, 41; Tesniye 30, 6}
2,88’de o Yahudilerin, Hz. Peygamber (a.s.)’ın dâvetini sağır bir kulakla dinledikleri hatta “Siz ne kadar kesin delil getirseniz de, dâvetinizi kabul etmemekte kararlıyız. Zira kalplerimiz size karşı örtülüdür.” dedikleri bildirilir. Hz. Îsâ (a.s.)’ın mûcize olarak çarmıha gerilmekten kurtarılması, onu öldürtmeye çalışan Yahudilerin günahını azaltmaz. Zira onlar işkence ve hakaret ettikleri, astırdıkları şahsın Îsâ olduğunu sanıyorlardı. Hz. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler, Hıristiyanlardır. Zira iyice bilindiği üzere bu konuda farklı inançlar vardır. Bir inanca göre çarmıha gerilen, Hz. Îsâ değil, ona çok benzeyen bir adamdı. Başka bir görüşe göre Hz. Îsâ idi, fakat çarmıhta ölmedi, oradan indirildiğinde yaşıyordu. Bazıları ise çarmıhta öldüğüne, ama daha sonra dirilip havarileri ile görüştüğüne inanırlar. Bazıları onun mukaddes ruh olarak göğe yükseldiğine, bazıları ise maddî vücudu içinde göğe yükseldiğine inanırlar. Yahudilerin sözünde geçen “Allah’ın resulü” vasfı, onların alay etmek için yaptıkları bir nakilden ibarettir. “Sizin iddianıza göre Allah’ın resulü olan Îsâ” demek istemişlerdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Küfürlerinden ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'Îsâ'ya küfürleri ve Meryem'e (zinâ isnâdıyla) pek büyük bühtânları sebebiyle de (dûçârı 'ikâb oldılar) [¹]
[1] Bu âyet-i kerîmede yahûdîlerin Mûsâ zamânında ve ondan sonra yapdıkları muhâlif emr işler bil-münâsebe tekrâr zikr buyuruluyor. Bunların tafsîlâtı Sûre-i Bakara ve Sûre-i 'Al-i 'İmrân'da müte'addid âyetler notlarında zikr olunmuşdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunun bir sebebi de ayetleri görmezlikten gelmeleri ve Meryem’e büyük bir iftirada bulunmalarıdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu, küfürleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyledir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve inkârları ve Meryem'e pek büyük bir iftira atmaları yüzündendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfürleri sebebiyle, Meryem aleyhinde büyük bir yalan söylemeleri yüzünden...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı kāfirliķlerinden ötürü daħı eyitdüklerinden ötürü meryem üzere buḥtan ya'nį zinā ulu
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı küfrleri sebebi‐y‐le ki eyitdiler Meryem ḥaḳḳında ulu bühtān.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar həm də küfr etdikləri (İsanı inkar etdikləri) və Məryəmə qarşı böyük bir böhtan dedikləri üçün (lə’nətə düçar oldular).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And because of their disbelief and of their speaking against Mary a tremendous calumny;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That they rejected Faith; that they uttered against Mary a grave false charge;(662)
662 The false charge against Mar)' was that she was unchaste, Cf. 19:27 -28. Such a charge is bad enough to make against any woman, but to make it against Mary, the mother of Jesus, was to bring into ridicule Allah's power itself. Islam is specially strong in guarding the reputation of women. Slanderers of women are bound to bring four witnesses in support of their accusations, and if they fail to produce four witnesses, they are to be flogged with eighty stripes and debarred forever from being competent witness: 24:4.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَبِكُفْرِهِمْ
ve inkâr etme- leri sebebiyle
وَقَوْلِهِمْ
ve söyle- meleri
عَلٰى مَرْيَمَ
Meryem'e karşı
بُهْتَاناً
bir iftira
عَظ۪يماًۙ
büyük
(Onların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, Îsâ'yı) İnkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları,
كُفْر
İsim
ك ف ر
İnkâr, küfür
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَرْيَم
Özel isim
مَرْيَم
Hz. Meryem (r.a.)
بُهْتَان
İsim
ب ه ت
İftira
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam