close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 155. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Febimâ nakdihim mîśâkahum vekufrihim bi-âyâti(A)llâhi vekatlihimu-l-enbiyâe biġayri hakkin vekavlihim kulûbunâ ġulf(un)(c) bel tabe’a(A)llâhu ‘aleyhâ bikufrihim felâ yu/minûne illâ kalîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra sözlerinde durmayıp ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz kapalı, anlamıyoruz demeleri yüzünden cezalarını buldular; kalplerini, küfürleri yüzünden Allah kapamıştır, o yüzden de içlerinden ancak pek azı imana gelir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama) Onlar; kendi sağlam sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerine karşı inkâra sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "kalplerimiz örtülüdür" (bu yüzden elçileri ve öğretilerini anlamıyoruz) demeleri nedeniyle (Yahudileri lanetledik.) Aslında Allah, (gizli) inkârları dolayısıyla onların (kalplerini mühürleyip) damga basmıştır (artık imanları kararmış, vicdanları kapanmıştır). Onların pek azı dışında, iman etmeyeceklerdir. (Çünkü Allah’ın ğadabını hak etmişlerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onların verdikleri sağlam sözlerini bozmaları, Allah'ın mesajlarını reddetmeleri, peygamberleri öldürmek gibi bir haksızlık işlemeleri ve kalplerimiz perdelidir demelerinden dolayı kendilerini cezalandırdık. Hayır, aslında Allah gerçekleri örtbas etmelerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir, bu yüzden pek azı hariç artık iman etmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Verdikleri kesin sözlerini, taahhütlerini bozan bir kısım tutum ve davranışları; Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haklı bir sebep ortada yokken peygamberleri öldürmeleri, "- Kalplerimiz, kafalarımız kılıflıdır, Hakka hakikate kapalıdır, Allah'a verdiği taahhüdü bozmuştur." demeleri, aslında, küfürleri sebebiyle Allah'ın kalplerini, kafalarını anlayışsız hale getirmesindendir. Azıcık bir kesimi, çok az şeye iman edecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Bizim kalplerimiz örtülüdür" [26] demeleri yüzünden (Allah onları lanetledi). Hayır, aksine inkar etmelerinden dolayı Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık çok azı dışında onlar iman etmezler.
26.Yani: "Bizim kalplerimiz artık dışarıdan bir şey alamayacak kadar dolmuştur. Kendi kitaplarımızdan okuyup öğrendiklerimiz kalplerimizi bütünüyle doldurduğu için artık üstlerine bir örtü çekilmiştir. Bu yüzden dışarıdan bir şeye açık değildir."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı inkâra sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: 'Kalplerimiz örtülüdür' demeleri nedeniyle (onları lanetledik.) Hayır; Allah, inkârları dolayısıyla ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat onların ahidlerini (vardıkları o sağlam sözleri) bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “-kalblerimiz perdelidir”, demeleri sebebiyle kendilerine lânet ettik. Doğrusu Allah, onların kalbleri üzerine, küfürleri yüzünden mühür vurmuştur. Onun için, pek azı müstesnâ, onlar imana gelmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Antlaşmalarını bozmalarından, Allah’ın ayetlerini inkâr etmelerinden, haksız yere peygamberleri öldürmelerinden, “kalplerimiz kılıflıdır” demelerinden dolayı (onlar belalara müstahak oldular.) Hayır, (kalpleri) kılıflı değil, belki inkârlarından dolayı, Allah onların kalplerini kapatmıştır. Artık çok az inanırlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıflıdır” demeleri sebebiyle onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildi; tam aksine inkârları sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı inanır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ahitlerin bozmalarından, Allahın âyetlerin tanımadıkları, haksız yere peygamberleri öldürdükleri «Gönlümüz örtülüdür» diye söyledikleri, kâfir dahi olmaları yüzünden, Allah damgaladı gönüllerin, onların pek azı inana gelir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Verdikleri sağlam sözü bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, nebileri sebepsiz yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıfla kaplıdır (bize yapılan davet boşunadır)” demelerinden dolayı (onlara türlü belalar verdik ve onları lanetledik). Hayır, (onların kalpleri kılıfla kaplı değil) inkârları (ve kötü niyetleri) sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir. Artık (onlar), pek azı dışında iman etmezler.
Bkz. 5/13  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin mîsâklarını bozdılar Allâh’ın ayetlerini inkâr itdiler enbiyâsını bigayr-i hakkın katl itdiler "Kalblerimiz açılmamışdır sözlerini anlamıyoruz" didiler. Filhakika kalbleri kilidlenmişdir bunlar kâfirlerdir içlerinden cüz-î mikdârı îmân ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri, "Kalblerimiz perdelidir" demelerinden ötürü Allah, evet, inkarlarına karşılık onların kalblerini mühürledi, onun için bunların ancak pek azı inanır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve “kalplerimiz muhafazalıdır” demelerinden dolayı (başlarına türlü belâlar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkârları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.[133]
Âyetin son cümlesi, “onların pek azı inanır” veya “onlar pek az inanırlar” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıflanmıştır” demeleri sebebiyle... Dahası inkârları sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur. Pek azı müstesna artık iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «Kalplerimiz kılıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sözlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "Sabit fikirliyiz," demelerinden ötürü, evet inkarlarından ötürü ALLAH onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı inanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Verdikleri sözden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik). Doğrusu Allah, inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Pek azı hariç onlar inanmazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine misaklarını nakzetmeleri ve Allahın âyâtına küfürleri ve Enbiyayı nâhak yere katilleri ve «kalblerimiz gılıflı» demeleri sebebiyle -ki doğrusu Allah o kalblerin üzerini küfürlerile tab'etmiştir de onun için iymana gelmezler meğer ki pek az
Emrah Demiryent
swap_vert close
Verdikleri sözden dönmeleri, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, *haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve kalplerimiz (hakikati anlama hususunda) perdelidir demelerinden dolayı (yahûdîlerin başlarına türlü türlü musibetler verdik.) Allah, (ısrarla hakkı) inkâr etmeleri sebebiyle, onların kalplerini (manen) mühürlemiştir. Artık pek azı hariç, onlar inanmazlar.
* “…haksız yere peygamberleri öldürmeleri”; Peygamberlerin öldürülmesi her hâlükârda haksız yere işlenen bir fiil olduğu halde, âyet-i kerîmede “haksız yere” kaydının konması, işlenen günahın, ne kadar büyük bir günah olduğunu vurgulamak içindir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini küfrettikleri,¹ nebileri haksız yere öldürdükleri ve “Bizim kalplerimiz örtülüdür.” dedikleri için; evet Allah, gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiklerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.
1. Gerçeğin üzerini örttükleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Fakat) onların (verdikleri) o sağlam sözleri bozmaları, Allahın âyetlerini inkâr ederek kâfir olmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve «Kalblerimiz perdelidir» demeleri sebebiyle (dir ki biz kendilerine lanet etdik.) Hayır, Allah onların kalbleri üzerine, küfürleri yüzünden, mühür basmışdır. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, îman etmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat sözlerini bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkârları, (Zekeriyyâ ve Yahyâ'ya yaptıkları gibi) peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: “Kalblerimiz perdelidir (bir şey anlamayız)!” demeleri sebebiyle (onlara lâ'net ettik)! Bil'akis küfürleri sebebiyle Allah onların (o kalblerin) üzerine mühür vurmuştur. Bu yüzden, pek azı müstesnâ, îmân etmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Böylece, taahhütlerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri, (bazı) peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve kalblerimiz (akıl merkezi olan beynimiz, zihinlerimiz) zaten bilgi ile doludur (peygamberlere ihtiyacımız yoktur) diye böbürlendikleri için (onları dışladık, cezalandırdık), doğrusu Allah, hakikati inkâr etmelerinden dolayı (melekler tarafından tanınmaları için manevi bir işaretle) onların kalblerini (akıl ve idrak merkezi olan beyinlerini) damgalamıştır. Pek azı hariç onlar (o malum Yahudiler) inanmazlar. *
(*) Ayrıca Kur’an’da geçen (قلب) ‘’kalb’’biyolojik kalp değildir, yerine göre akıl, gönül, duygu, düşünce veya bunların merkezi olan beyin kast ediliyor. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. Eğer bu damga veya mühür, onların kalblerini, yani akıl ve idraklerini kilitleseydi, Nisa-155. ayetin sonunda بَلْ طَبَعَ اللّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلاَ يُؤْمِنُونَ إِلاَّ قَلِيلاً) )’’ Fela yü’minüne illa kalilen’’ Onların ancak pek azı inanır.’’ cümlesi gelmezdi, çünkü bu damga veya mühre rağmen yine inananlar vardır. Demek ki kilitlenme söz konusu değil, bu damga veya mühür manevi bir iz olup kalblerinde/beyinlerinde geçen inanç ve düşüncelerinin bir tescilidir…Yani melekler âleminde tanınmaları için bunların beyin korteksi üzerine manevi bir damga (iz, işaret) bırakılır. Bilindiği gibi meleklerin bir görevi de kalbinde/beyninde iman bulunan kimselere, yani mü’minlere istiğfarda bulunmalarıdır. Fakat inanmamış olanların beyni üzerinde bu tür (damga, ekinne veya mühür gibi) manevi işaretler bulunanlara ise isiğfarda bulunmazlar. İşte Kur’an’ı Kerimde kalblerine/akıl merkezi olan beyinlerine vurulan ekinne, damga ve mühür gibi manevi işaretler bunun içindir. Yoksa beyinleri kilitlemek veya anlamamak için değil. Zaten bunların beyinlerine bu tür manevi işaretler konulmadan önce de kendi özgür iradeleriyle inkâr edip sapıklığı tercih etmiş ve büyüklük taslayarak haktan yüz çevirmişlerdir. Bu nedenle iman ve küfür kişinin iradesiyle gerçekleşir. فيه تأويلان:أحدهما: أنه فيه تأويلان:أحدهما: أنه أنه جعل فيها علامة تدل الملائكة على كفرهم كعلامة المطبوع، وهو قول بعض البصريين –( النكت والعيون - الماوردي) والمراد من القلوب هنا الألباب والعقول ، والعرب تطلق القلب على اللحمة الصنوبرية ، وتطلقه على الإدراك والعقل ، ، وهو المراد هنا ، ومقره الدماغ لا محالة (التحرير والتنوير {بل طبع الله عليها}، قيل: الطبع علامة جعلها الله تعالى على قلوبهم تدل الملائكة أنهم كفار، وقيل: ذم {بكفرهم} أي بسبب كفرهم (تفسير الأعقم  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İsrail oğullarının, Allah’a verdikleri sözleri bozmalarından, Allah’ın ayetlerini reddetmelerinden, peygamberleri (habercileri) haksız yere öldürmelerinden ve “Kalplerimiz elçilerin getirdiği Allah’ın emirlerine kapalıdır” demelerinden dolayı (onlara azap ettik). Hayır, onların gerçekleri kabul etmemelerinden dolayı Allah kalplerini mühürledi. Onların pek azı hariç iman etmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak onlar verdikleri sözden döndüler. Allah’ın ayetlerini tanımaz oldular, peygamberlerini haksız yere öldürdüler, " bizim yüreklerimiz taş kesilmiştir" dediler. Yok, Allah tanımazlıklarından dolayı onların yüreklerini katılaştırmıştır. Onun için pek azı bir yana, inanmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Misaklarını bozmalarından, Allah/ın âyetlerini tanımamalarından, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden, «kalplerimiz kılıflıdır» demelerinden dolayı yaptığımızı yaptık. Hayır, Allah küfürlerinden dolayı kalplerine mühür basmış ta kalpleri kılıf tutmuştur. Artık pek azından başkası iman etmez. [¹]
[1] Veya azına iman ederler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Teminatlarını bozmalarından, Allah’ın ayetlerini inkâr etmelerinden, haksız yere peygamberleri öldürmelerinden ve “Kalplerimiz perdelidir/örtülüdür [ğılf]” demelerinden ötürü (onları cezalandırdık). Bilakis Allah, küfürleri/inkârları sebebiyle kalplerinin üzerine mühür vurmuştur. Artık onların pek azı inanır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı küfre sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz örtülüdür” demeleri nedeniyle (onlara çeşitli belalar verdik). Evet, Allah, küfürleri dolayısıyla kalplerini mühürlemiştir de pek azı dışında iman etmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte, bunlar sözlerinden döndükleri, Allah’ın ayetlerini inkâr ettikleri, kendilerininPeygamberi öldürmeye hiçbir haklarının olmadığını bile bile Peygamberleri öldürdükleri ve hakikat karşısında inatla direnip, inananlarla güya alay ederek, “Size ve söylediklerinize karşı kalplerimiz kapalıdır, ne dediğinizi anlamıyoruz. Sizin yol göstericiliğinize de ihtiyacımız yoktur! Aslında bizim kalplerimiz bilgi ve irfan dağarcıklarıdır” dedikleri için cezayı hak etmişlerdir. Hayır iddia ettikleri gibi kalpleri ne kapalı ne de bilgi doludur. Aksine Allah,apaçık hakîkati inkâr ettikleri için kalplerini mühürlemiştir! Bu yüzden, son derece zayıf ve çürük bir imana sahiptirler ve içlerinden gerçekten iman edenlerin sayısı çok azdır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bunun üzerine onların mîsâkını (açık ve kesin bağlılık sözlerini) bozmaları, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere Nebiyyler’i öldürmeleri, “Kalblerimiz kapalıdır” demeleri sebebiyle, evet, inkârları sebebiyle Allah onları damgaladı. Birazı dışında inanmazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sözlerinde durmadılar, Allah kelâmını horladılar, nebileri haksız yere öldürdüler, " aklımız almıyor! " dediler. Nankörlükleri sebebiyle Allah ferasetlerini bağladı. Artık inansalar da pek cılız...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Verdikleri sözü bozmalarından, ayetlerimizi inkâr etmelerinden, Nebileri haksız yere öldürmelerinden, "Kalplerimiz inanmaya karşı korumalıdır, biz asla inanmayız!" demelerinden dolayı başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir. Onların muhafaza dediği şey önyargılarından ibarettir. Rabbiniz de kalplerindeki önyargılarıyla inkâr edenleri mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sözlerinden dönmeleri, [*] Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri [*] ve “Kalplerimiz perdelidir!” demeleri sebebiyle (onları cezalandırmıştık). Aksine (dahası), küfürleri sebebiyle Allah onlara (kalplere) mühür vurmuştur; azı hariç artık iman etmezler. [*]
Yüce Allah kitap ehlinin verdikleri sözleri çeşitli zamanlarda sürekli bozmaları, taahhütlerini çiğnemeleri sebebiyle onları cezalandırdığını bildirmektedir Benzer mesajlar: Bakara 2:61; Âl-i İmrân 3:21, 112, 181.,İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr “sebep”, mühürlenme ise “sonuç”tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü’min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Biz onları) verdikleri sözlerden caymaları, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, Peygamberlerini haksız olarak öldürmeleri ve: “Bizim kalplerimiz perdelidir.”¹ demeleri sebebiyle (lânetledik.)² Doğrusu Allah, kâfirlikleri sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Bundan dolayı onların ancak pek azı, îman ederler.
1 (قُلُوبُنَا غُلْفٌ) ifâdesi, “bizim kalplerimiz ilimle doludur” veya “bizim kalbimiz temizdir” diye de anlaşılabilir.2 Bu parantez, aynı âyetin (Mâide: 13)’te (لَعَنَ) fiiliyle beraber zikredilmesinden dolayı ilave edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece, taahhütlerini çiğnedikleri, Allah’ın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve “Kalplerimiz zaten bilgi ile doludur” diye böbürlendikleri için [onları cezalandırdık ¹⁶⁸], hayır, aslında Allah, hakikati inkar etmelerinden dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve [şimdi] artık çok az şeye inanırlar; ¹⁶⁹
168 Onların cezalandırılmasına ilişkin -burada açık şekilde îma edilen- beyan, 160. ayette açıklığa kavuşturulmuştur.169 Bkz. 2:88 ve ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Verdikleri misakı/sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerine inanmamaları, nebileri haksız yere öldürmeleri, “Kalplerimiz bilgiye kapalıdır” demeleri sebebi ile onları lanetlemiştik. Aslında onlar Allah’ın ayetlerine kalplerini kapatmışlardır; artık çok azı dışında onlar iman etmezler. 2/27, 4/46, 5/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hülasaten: taahhütlerini çiğnedikleri Allah’ın mesajlarını reddettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve “Kalplerimiz (bilgi ile) kaplıdır!”[⁸⁵⁸] dedikleri için (onları cezalandırdık).[⁸⁵⁹] Bilakis Allah inkârlarından dolayı onların kalplerini mühürlemiştir[⁸⁶⁰] ve işte onlar (bu nedenle) inanmazlar; çok azı müstesna.
[858] Bu ifadeyle ilgili bkz: 2:88, not 150. [859] Burada îmâ edilen “cezalandırma” 160. âyette açıkça zikredilmektedir. [860] Zımnen: Elleriyle karartıp taşlaştırdıkları kalplerini suç delili olarak Hesap Günü önlerine koymak üzere mühürlemiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Verdikleri sözden dönmeleri Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalplerimiz perdelidir. (Muhammed s.a.s.'in daveti kalblerimize nüfuz edemez) demeleri yüzünden de onları lanetledik. Hayır.. (Onların kalpleri perdeli değildir) Allah, küfürleri yüzünden, onların kalplerini mühürlemiştir, artık pek azı hariç iman etmezler.
Osman Fırat
swap_vert close
Sözlerini bozmalarından, Allâh’ın âyetlerini inkâr etmelerinden, haksız yere Nebileri öldürmelerinden ve "Kalblerimiz kılıflı" dediler, Hayır... Bilakis inkârlarından ötürü Allâh o kalblerin üzerini mühürlemiştir. Artık pek azı iman ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onlar ahidlerini bozmaları ve Allah Teâlâ'nın âyetlerini inkâr eylemeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve «Bizim kalblerimiz perdelidir,» demeleri sebebiyle (lânete uğramışlardır). Hayır, Allah Teâlâ onların kalblerini küfürleri sebebiyle mühürle- miştir. Binaenaleyh pek azı müstesna olmak üzere onlar imân etmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
155, 156, 157, 158. İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “kalplerimiz perdelidir” demeleri -ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar- yine inkârları ve Meryem aleyhinde müthiş bir iftira atmaları ve “Biz Allah'ın resulü(! ) Meryem oğlu Mesih Îsâ'yı katlettik! ” demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik, Oysa onlar Îsâ'yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [2, 88; 41, 5; 3, 55; 19, 30; 3, 49] {KM, Levililer 26, 41; Tesniye 30, 6}
2,88’de o Yahudilerin, Hz. Peygamber (a.s.)’ın dâvetini sağır bir kulakla dinledikleri hatta “Siz ne kadar kesin delil getirseniz de, dâvetinizi kabul etmemekte kararlıyız. Zira kalplerimiz size karşı örtülüdür.” dedikleri bildirilir. Hz. Îsâ (a.s.)’ın mûcize olarak çarmıha gerilmekten kurtarılması, onu öldürtmeye çalışan Yahudilerin günahını azaltmaz. Zira onlar işkence ve hakaret ettikleri, astırdıkları şahsın Îsâ olduğunu sanıyorlardı. Hz. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler, Hıristiyanlardır. Zira iyice bilindiği üzere bu konuda farklı inançlar vardır. Bir inanca göre çarmıha gerilen, Hz. Îsâ değil, ona çok benzeyen bir adamdı. Başka bir görüşe göre Hz. Îsâ idi, fakat çarmıhta ölmedi, oradan indirildiğinde yaşıyordu. Bazıları ise çarmıhta öldüğüne, ama daha sonra dirilip havarileri ile görüştüğüne inanırlar. Bazıları onun mukaddes ruh olarak göğe yükseldiğine, bazıları ise maddî vücudu içinde göğe yükseldiğine inanırlar. Yahudilerin sözünde geçen “Allah’ın resulü” vasfı, onların alay etmek için yaptıkları bir nakilden ibarettir. “Sizin iddianıza göre Allah’ın resulü olan Îsâ” demek istemişlerdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sözlerini bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, haksız yere peygamberleri öldürmelerinden ve "Kalblerimiz kılıflı" demelerinden ötürü (başlarına belalar getirdik). Hayır, fakat inkarlarından ötürü Allah o kalblerin üzerini mühürlemiştir. Artık pek az inanırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mîsâklarını bozmaları, Allâh'ın âyetlerine küfürleri, bigayri hakkın peygamberleri katl itmeleri, kalbimiz kılıflıdır dimeleri sebebiyle Allâh onlara la'net itdi. Belki Allâh Te'âlâ onların kalbleri üzerine mühür urmuşdur. Onlardan pek azı îmân iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sözlerinden caymaları, Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelmeleri (kâfirlik etmeleri), nebileri haksız yere öldürmeleri ve "Bizim gönüllerimiz tok!" demeleri[*] yüzünden (cezalarını buldular). Hayır! Ayetleri görmezlikten gelmeleri sebebiyle Allah, kalplerinde bir huy oluşturmuştur. Artık pek az inanırlar.
[*] Biz, manevi doyuma ulaştığımız için senin nasihatlerine ihtiyacımız yok, demiş oluyorlardı. Çünkü kendilerini cenneti garantilemiş görüyorlardı. Bir ayet şöyledir: "Dediler ki 'Yahudi veya Hristiyan olandan başkası cennete giremeyecektir.' Bu, onların kuruntusudur. De ki 'Doğru söylüyorsanız delilinizi getirin.' " (Bakara 2/111) 88- "Bizim gönüllerimiz tok!" dediler. Hayır, görmezlik etmeleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir. Artık pek az inanırlar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Verdikleri sözü bozmaları, Allah'ın ayetlerini tanımamaları ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve -Kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, evet, Allah kafirlikleri sebebiyle kalplerini mühürlediği için çok azı dışında onlar iman etmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların başlarına gelen ceza, ahitlerini bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz örtülüdür” demeleri yüzündendir—ki, onların kalplerini inkârları sebebiyle Allah mühürlemiştir de onun için pek azı iman eder.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" demeleri, daha doğrusu, küfürleri yüzünden Allah, kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman etmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes śıduķlarından ötürü 'ahdlarını daħı inanmaduķlarından ötürü Tañrı āyetlerine daħı depeledüklerinden ötürü peyġamberleri ḥaķsuz [51a] daħı didüklerinden ötürü “gönlüñüz ķapludur” belki mühr eyledi Tañrı anlaruñ üzere kāfirliklerinden ötürü pes inanmazlar illā az.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
‘Ahdlerini bozmaḳ sebebi‐y‐le ve kāfir olduḳları sebebi‐y‐le TañrıTa‘ālānuñ āyetlerine, daḫı öldürdükleri‐çün nebīleri ḥaḳsuz, la‘net itdükanlara, daḫı eyitdükleri‐çün yüreklerümüz yapılmışdur. Bel ki mühr urdıTañrı Ta‘ālā yüreklerine küfrleri sebebi‐y‐le. Pes īmān getürmezler illā azkişiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin onlar verdikləri əhdi pozduqları, Allahın ayələrini inkar etdikləri, peyğəmbərləri haqsız yerə öldürdükləri və: “Ürəklərimiz pərdəlidir!” - dedikləri ucundan (Allahın lə’nətinə düçar oldular). Bəli, öz küfrləri üzündən Allah onların ürəklərinə möhür vurmuşdur (kilidləmişdir). Buna görə də onların yalnız az bir hissəsi iman gətirər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then because of their breaking of their covenant, and their disbelieving in the revelations of Allah, and their slaying of the Prophets wrongfully, and their saying: Our hearts are hardened Nay, but Allah hath set a seal upon them for their disbelief, so that they believe not save a few
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They have incurred divine(659) displeasure): In that they broke their covenant; that they rejected the signs of Allah. that they slew the Messengers in defiance(660) of right; that they said, "Our hearts are the wrappings(661) (which preserve Allah.s Word; We need no more)";- Nay, Allah hath set the seal on their hearts for their blasphemy, and little is it they believe;-
659 In verses 155, 156, 157, 160 (latter half), and 161 with parenthetical clauses including those in verses 158-159, and 160 (first half), there is a catalogue of the iniquities of which the Jews were guilty, and for these iniquities we must understand some such words as: "They are under divine displeasure." Each clause of the indictment I have indicated by prefixing the word "that." 660 Cf. 3:21 , and nn. 363 and 364. 661 Cf. 2:88, and n. 92, where the full meaning is explained. Note the crescendo (heightening effect) in the argument. Their iniquities were: (1) that they broke their Covenant; (2) that they rejected Allah's guidance as conveyed in His signs; (3) that they killed Allah's Messengers and incurred a double guilt, viz., that of murder and that of a deliberate defiance of Allah's law; and (4) that they imagined themselves arrogantly self-sufficient, which means a blasphemous closing of their hearts forever against the admission of Allah's grace. Then begins another series of iniquities from a different point of view. (1) that they rejected Faith; (2) that they made false charges against a saintly woman like Mary, who was chosen by Allah to be the mother of Jesus; (3) that they boasted of having killed Jesus when they were victims of their own self-hallucination; (4) that they hindered people from Allah's way; and (5) that by means of usury and fraud they oppressed their fellow-men.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَبِمَا نَقْضِهِمْ
fakat bozmaları sebebiyle
م۪يثَاقَهُمْ
sağlam sözlerini
وَكُفْرِهِمْ
ve inkârları- sebebiyle
بِاٰيَاتِ
âyetlerini
اللّٰهِ
Allah'ın
وَقَتْلِهِمُ
ve öldürmeleri sebebiyle
الْاَنْبِيَٓاءَ
nebîleri
بِغَيْرِ حَقٍّ
haksız yere
وَقَوْلِهِمْ
ve demeleri sebebiyle
قُلُوبُنَا
kalplerimiz
غُلْفٌۜ
perdelidir
بَلْ
bila-kis
طَبَعَ
mühür vurmuştur
اللّٰهُ
Allah
عَلَيْهَا
üzerlerine
بِكُفْرِهِمْ
küfürleri sebebiyle
فَلَا يُؤْمِنُونَ
bu yüzden iman etmezler
اِلَّا
ancak
قَل۪يلاًۖ
pek azı
Fakat (Allah'a) verdikleri sağlam sözü bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere nebîleri öldürmeleri ve, "(senin bize anlattığın şeye karşı) bizim kalplerimiz perdelidir" demelerinden dolayı (onları lanetledik, onlara türlü belalar verdik. Onların kalpleri perdeli değildir). Bilakis küfürleri sebebiyle Allah onların (kalplerinin) üzerine mühür vurmuştur, bu yüzden pek azı müstesna, iman etmezler.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَقْض
İsim fiil
ن ق ض
Bozmak
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
كُفْر
İsim
ك ف ر
İnkâr, küfür
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَتْل
İsim fiil
ق ت ل
Öldürmek
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
غُلْف
İsim
غ ل ف
Perdeli, kılıflı
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
طَبَعَ
Fiil-I
ط ب ع
Mühür vurdu, mühürledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُفْر
İsim
ك ف ر
İnkâr, küfür
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az