close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 154. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Verafa’nâ fevkahumu-ttûra bimîśâkihim vekulnâ lehumu-dḣulû-lbâbe succeden vekulnâ lehum lâ ta’dû fî-ssebti veeḣażnâ minhum mîśâkan ġalîzâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ettikleri ahdi yerine getirsinler diye Tur dağını, oldukları yerin üstünde yüceltmiş ve onlara, şehrin kapısından secde ederek girin demiştik ve cumartesi günü demiştik, haddi aşmayın ve onlardan pek kuvvetli bir söz almıştık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Tevbe edip) Kesin söz vermeleri (ve ahitlerinden dönmemeleri) için Tûr’u (Beni İsrail’in) üstlerine yükselttik (dağı başlarına düşürmekle tehdit ettik) ve onlara: (Kudüs’e ve kutsal yerlere) "Bilinen kapıdan (saygıyla baş eğerek) secde ederek girin" dedik ve onlara: "(Yasaklanan) Cumartesi’nde (balık avı yapıp) haddi aşmayın" diye tembihledik. Ve onlardan kesin bir söz de almıştık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Söz vermeleri sebebiyle Tûr Dağını üzerlerine yükseltmiş, onlara kapıdan secde ederek girin, cumartesi günü yasağını aşmayın, diye uyarmış ve kendilerinden de sağlam bir söz almıştık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kesin sözlerini, taahhütlerini aldığımız sırada Tûr'u üstlerine kaldırdık. Onlara: “Kapılardan, şehrin giriş noktalarından saygıyla, birlikte secde ederek girin" dedik. Onlara: “Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik. Onlardan ağır, sorumluluklar gerektiren bir taahhüt almıştık.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/58, 63; 7/171.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kesin söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine yükselttik ve: "Secde ederek kapıdan girin" dedik. Onlara yine: "Cumartesi günleri sınırı aşmayın" dedik ve kendilerinden sağlam bir söz aldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kesin söz vermeleri dolayısıyla Tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: 'Bu kapıdan secde ederek girin' dedik ve onlara: 'Cumartesi (günü) haddi aşmayın' da dedik. Ve onlardan kesin bir söz aldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Verdikleri sözü kuvvetlendirmek ve ona bağlanmak için, Tur dağını üstlerine kaldırdık da kendilerine: “- O şehrin kapısından secdeye kapanarak girin”, dedik. Hem: “- cumartesi günü av yaparak hududu geçmeyin” (diye) söyledik. Böylece kendilerinden (bu hususta) ağır bir misak (te'minât) aldık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan söz almak için Tur dağını onların üstünde yükselttik. “(Şehir) kapısına secde ederek girin” dedik. “Cumartesi yasağında sınırları aşmayın” dedik. Ve onlardan ağır bir söz aldık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sînâ Dağı'nı, verdikleri sözün delili olarak üzerlerine yükseltmiştik. Onlara “Kapıdan tevazu içinde giriniz” demiş ve “Sebt kanununu/Cumartesi yasağını ihlâl etmeyiniz” diye uyarmıştık ve kendilerinden sağlam bir söz almıştık.
Besim Atalay
swap_vert close
Mîsakları dolayısiyle, Tûr dağını üstlerine yükselttik, «Kapıdan girerken de secde edin !» dedik onlara, «Cumartesi günü aşırılık etmeyin!» diye de söylemiştik, onlardan en koyu bir de mîsak almıştık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve Tûr'u (Sina Dağı'nı) verdikleri sözün delili olarak tepelerine kaldırdık. Onlara: “(Şu ele geçirdiğiniz Kudüs şehrinin) kapısından (kibirle ve çalımla değil) baş eğerek (hürmet içinde tevazu ile) girin ve Cumartesi (günü çalışmama) yasağını ihlal etmeyin!” diye emretmiştik ve kendilerinden de sağlam bir söz almıştık (fakat bunu da hiçe saydılar).
Bkz. 2/65, 4/47, 7/163, 166 ve dipnotu, 16/124Âyette geçen cumartesi yasağının uygulandığı kasabanın, Medyen ile Tûr arasında Ürdün’ün meşhur Akabe limanına yakın bir mesafedeki Elat/Elot yerleşim bölgesinde bir yer olduğu söylenmektedir. Cumartesi gününün muhatapları ise bu kasabada yaşayan o günün Yahudileridir. Bunlar peygamberlerinden haftanın bir gününün kendileri için bayram olmasını istemeleri üzerine cumartesi günü onlar için bayram ilan edilmişti. Böylece, Allah İsrailoğullarının cumartesi gününü ibadete ayırıp tatil yapmalarını emretmiş, balık avlamalarını ve dünyalık işlerle uğraşmalarını da yasaklamıştı. Normal günlerde gelmeyen ve fakat cumartesi günü gelen balıklar Yahudilerin çetin bir sınavdan geçmesine vesile olmuştu. “Hile-i Şer’iyye” ile cuma akşamı nehre ağ atıp pazar sabahı balıkları toplayarak sözde hem yasağa riayet ediyorlar hem de balıkları avlıyorlardı. Bu ‘şark kurnazlığı’ yapanların yüzlerine vuruldu ve Bakara 65’te geçtiği üzere kendilerine “Aşağılık maymunlar olun” dendi. Bu konuda yani 1“aşağılık maymunlar olun” ifadesiyle ilgili 7/166’nın dipnotuna da bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
’Ahid ve mîsâkın nakzına ’azm itdiklerinden başlarının üzerine Cebel-i Tûr’ı kaldırdık ve ânlara "Secde iderek şehrin kapusından gidiniz sebt günini (cum’a irtesi) bozmayınız" didik kendilerinden büyük bir mîsâk aldık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
153,154. Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa'ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin" dedik, "Cumartesileri aşırı gitmeyin" dedik, onlardan sağlam bir söz aldık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle “Tûr”u üzerlerine kaldırdık ve onlara, “Tevazu ile kapıdan girin” dedik. Yine onlara, “Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın” dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ant içmeleri sebebiyle (sözleşmeyi desteklemek ve önemine dikkat çekmek için) dağı başlarına diktik ve onlara “Baş eğerek kapıdan girin” dedik; onlara, “Cumartesi günü sınırı aşmayın” dedik; kendilerinden sağlam söz aldık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Söz vermeleri (ni takviye) için Tûr'u başlarına diktik de onlara, «Baş eğerek kapıdan girin» dedik, «Cumartesi günü sınırı aşmayın» dedik. Kendilerinden sağlam söz aldık.  
 Yahudi ve hıristiyanların, Hz. Peygamber’den olmayacak şeyler istemeleri ve bir türlü hakkı kabule yanaşmamaları karşısında Allah Teâlâ ehl-i kitabın geçmişini anlatarak bunların, başka peygamberlere de böyle davrandıklarını, daha ağır ve olmayacak tekliflerde bulunduklarını, Hz. Musa vasıtasıyle kendilerine sunulan nice delillere rağmen yine saptıklarını anlatarak Hz. Peygamber (s.a.)i hem teselli etmekte hem de azmini desteklemektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerinden söz alırken Sina Dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara, "Kapıdan alçak gönüllü olarak girin," dedik. Onlara, "Cumartesi yasağını çiğnemeyin," dedik; onlardan sağlam bir söz aldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara: "O kapıdan secde ederek girin" dedik. Yine onlara: "Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve misaka bağlanmaları için Turu üstlerine kaldırdık da «girin secdelere kapanarak o kapıya» dedik onlara, hem «sebt günü tecavüz etmeyin» dedik de onlara kendilerinden ağır bir misak aldık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Verdikleri sözde durmaları için, Tûr dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara, “O (şehrin) kapı (sın) dan secde ederek (hürmet içinde) girin!” buyurduk. Ve yine onlara, “cumartesi günü (balık avlayarak hürmetsizlik edip) haddi aşmayın!” diye buyurmuş ve kendilerinden sağlam (kesin) bir söz almıştık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, “Kapıdan secde ederek¹ girin.” dedik. Yine onlara, “Cumartesi'nde haddi aşmayın.” dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.
1. Saygı göstererek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ahd-ü) misâka bağlanmaları için «Tuur» u üstlerine kaldırmış, onlara: «O (şehrin) kapı (sından) hepiniz secdeye kapanır halde girin» demiş, cumartesi günü hakkında da «(Av yaparak haddi) aşmayın» (diye) söylemiş, kendilerinden (bu hususlarda) ağır te'minât almışdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve sağlam söz vermeleri için Tûr'u üzerlerine kaldırdık da onlara: “(Şehrin)kapı(sın)dan secde eden kimseler olarak (hürmetle başınızı eğerek) girin!” dedik ve kendilerine: “Cumartesi günü (balık avlayarak) haddi aşmayın!” buyurduk ve onlardan pek sağlam bir söz aldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve kendilerinden söz alırken (bulundukları yere göre) Tur’u üzerlerinde yüksek tutmuştuk (yani onlar dağın eteğinde iken onlardan misak almıştık) ve onlara (Beyt-i Makdis’e girerken)’’ kapıdan tevazu içinde giriniz’’ demiş ve Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın diye uyarmış ve (pek çok hususta) kendilerinden de sağlam bir söz almıştık.*
(*) Yani Tur dağı yerinden sökülüp üzerlerine kaldırılmamıştır. Zaten yüce Allah tehdit ederek, korkutarak onlardan misak alacak durumda da değildir. Eğer korkularından dolayı misaki kabul etseler bunun ne anlamı kalır? Firavun da suda boğulacağını anlayınca iman etti de neden onun imanı da kabul edilmedi? Peki, yüce Allah tehdit, korku ve zorlama ile mi misakı onlardan alacak? Her şeye gücü yeten yüce Allah hakkında böyle bir şey düşünmek mümkün mü? Ayrıca Tur dağı yerinden sökülmemiş, belki dağın yamacında onlardan bu misak alınmıştır.(الله اعلم) Ayette geçen (فوق )‘’favk‘’kelimesi, zeminin yukarı, yani yüksek tarafı anlamına da gelir. Zira Ahzap 10. ayet buna bir örnektir: İşte Ahzap-10. ayet şöyledir: جَاؤُوكُم مِّن فَوْقِكُمْ وَمِنْ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَإِذْ زَاغَتْ الْأَبْصَارُ ) ﴿١٠) ‘’Hani onlar size hem üst tarafınızdan (مِّن فَوْقِكُمْ) hem alt tarafınızdan (وَمِنْ أَسْفَلَ) gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah’a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.’’ İşte nasıl ki Ahzab-10. ayette geçen ( فوق )‘’favk‘’kelimesi, aşağının zıddi olan yere bitişik yukarı ise, Nisa-154. ayette de geçen (فَوْقَهُمُ ) kelimesini de bu anlamda değerlendirmek daha uygundur. Yani misak sırasında onlar Tur’un yamacında ve aşağısında bulunup, Tur’un yerinden sökülüp üzerlerine kaldırılması söz konusu değildir. Bu nedenle Tur, onların yukarı tarafında bulnuyordu şeklinde algılamak daha uygyundur… (الله اعلم) Ayrıca metni aşağıya alınan ‘’Menâr Tefsirinde de‘’Dağın yerinden sökülüp üzerlerinden havaya kaldırıldığına dair bir bilgi ne İsrailoğullarının kitaplarında bulunur ne de sahih hadislerde. Bu durum ancak zayıf haberlerde geçer, bu nedenle ayetin tefsirinde buna itimat etmedik ve ayette geçen (رفعنا)’’refe’ana’’yerden kaldırıp yükselttik anlamında değildir. Örneğin Ğâşiye sûresi 13. ayette فيها سرر مرفوعة) }‘’ Orada (cennetlerde) yükseltilmiş tahtlar da vardır…’’ ve Vakiâ-34. ayette de { وفرش مرفوعة)’’ Yükseltilmiş (yani yüksek) döşekler üstündedirler’’ deniliyor. Peki, cennetlerdeki tahtlar ve döşekler havada mı tutuluyor? Yoksa cennettin zemini üzerinde olup yani yere bitişik olup alçak değil, yüksek anlamında mıdırlar? Elbette ki ayetlerden o tahtların ve döşeklerin yere bitişik olup alçak olmadığını anlıyoruz. İşte Nisa-154. ayette geçen Tur ile ilgili (رفع) kelimesi de bu anlamdadır. وليس في كتب بني إسرائيل ولا في الأحاديث الصحيحة ما يدل على أن الله قلع الطور من موضعه ورفعه فوقهم وإنما ورد ذلك في أخبار ضعاف فلذلك لم نعتمده في التفسير.. إذ الرفع والارتفاع هو جعل الشيء - أو أن يكون الشيء - رفيعا عاليا كما قال - تعالى -: { فيها سرر مرفوعة } [الغاشية: 13] وقال: { وفرش مرفوعة } [الواقعة: 34] فكل من السرر والفرش تكون مرفوعة وهي على الأرض. وقوله - تعالى - في آية الأعراف: { وإذ نتقنا الجبل فوقهم كأنه ظلة } [الأعراف: 171] ليس نصا أيضا في كون الجبل رفع في الهواء. فأصل النتق في اللغة: الزعزعة (تفسير المنار) هـ. والظلة: كل ما أظلك سواء كان فوق رأسك أو في جانبك، وهو مرتفع له ظل، فيحتمل أنهم لما كانوا بجانب الطور رأوه منتوقا، أي مرتفعا مزعزعا، فظنوا أن سيقع بهم، وينقض عليهم، ويجوز أن ذلك كان في أثر زلزال تزعزع له الجبل، وقد سبق القول ببطلان كون ذلك إرهابا للإكراه على قبول التوراة، وإذا صح هذا التأويل، لا يكون منكر ارتفاع الجبل في الهواء مكذبا للقرآن. ((تفسير المنار) سورة البقرة – الاية - 63)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları, Allah ile yaptıkları ahitleşmeden dolayı, toplum olarak ayağa kaldırdık (esaretten kurtardık) Onlara “Rabbinize secde ederek (şu yere) girin” dedik. Sonra cumartesi günü taşkınlık yapmayın” dedik ve onlardan çok kuvvetli bir söz aldık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Andlarını tutsunlar diye Sina dağını üzerlerine yükselttik. Onlara: " Bu kapıdan secde ederek girin"dedik. Yine de onlara: " Cumartesi gününe karşı saygısızlık göstermeyin" demiştik. Onlardan sağlam söz de almıştık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Misaklarını kabul etsinler diye üstlerine Cebel-i Turu kaldırdık, onlara «eğilerek, kapıdan [⁶] girin», «Cumartesi günü haddi aşmayın» dedik. Onlardan sıkı bir misak aldık.
[6] Kıble addettikleri «Kubbe» kapısından veya Kudüs veya Erîha kasabaları kapılarından.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kesin söz/teminat [mîsâk] vermiş olmalarından dolayı Tûr’u onların üzerlerine yükseltmiş⁵³ ve onlara “Kapıdan secde ederek/tevazuyla giriniz” demiş ve “Cumartesi yasağını çiğnemeyiniz” diye uyarmış ve kendilerinden de sağlam bir teminat [mîsâkan galîza] almıştık.⁵⁴
53 Yani Tûr-i Sina’yı şahit tutmuştuk. Krş. Bakara, 2/63 54 Krş. Bakara, 2/58, 93  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Muhalefet ettikleri) Sözleşmelerine karşılık Tur dağını üzerlerine yükselttik de onlara, “Kapıdan secde ederek girin” dedik ve “Cumartesi günü aşırı gitmeyin” uyarısında bulunduk da onlardan (bu hususta) sağlam bir söz aldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine bir zamanlar kendilerinden söz almak üzere, antlaşmayı bozdukları takdirde doğabilecek vahim sonuçları belleklerinde hep canlı tutmaları için Sînâ dağını tepelerine yıkılacakmış gibi kaldırmıştık. Fakat yine de sözlerinde durmadılar.Yine bir defasında onlara, “Şu ele geçirdiğiniz şehrin kapısından kibir ve çalımla değil, secde ederek, yani ilâhî hükümlere boyun eğerek, alçakgönüllü ve saygılı bir şekilde girin!” demiştik. Fakat emrimizi alaya aldılar.Ve yine onlardan, “Cumartesi günü çalışmama yasağını çiğnemeyin!” diyerek kesin bir söz almıştık. Fakat bunu da hiçe saydılar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların mîsâkı (açık ve kesin bağlılık sözleri) sebebiyle Tûr’u / Dağ’ı üzerilerine kaldırdık. Onlara: “Secde ederek Kapı’dan girin!” dedik. “Cumartesi’de yasak çiğnemeyin / sınırı aşmayın!” dedik. Onlardan sıkı bir mîsâk (açık ve kesin söz) aldık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sözlerini teminat olarak kabul edip kendilerini Tûr dağı gölgesine aldık: " şehrin kapısından saygı ile eğilerek geçin " dedik. Ayrıca: " Cumartesi tatilini istismar etmeyin " dedik. Kendilerinden bu konuda sağlam sözler aldık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Verdikleri sözü yerine getirmemeleri sebebiyle Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara "Tevazu ile kapıdan girin! Cumartesi yasakları konusunda haddi aşmayın!" dedik. Onlardan sağlam bir söz aldık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Söz vermeleri (ve sözlerinde durmamaları) nedeniyle üzerlerine (âdeta Sînâ) [*] Dağı’nı kaldırmıştık. [*] (Başka bir sefer) onlara, “Baş eğerek kapıdan girin!” demiştik. (Bir başka zaman da) onlara, “Cumartesi günü sınırı aşmayın!” [*]demiştik. Kendilerinden sağlam bir söz almıştık.
Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü’minûn 23:20 ve Tîn 95:2’dir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:63, 93; A‘râf 7:171.,Benzer mesajlar: Bakara 2:65; A‘râf 7:163; Nahl 16:124. İsrailoğulları, cumartesi günleri hiçbir işle ilgilenmeyip sadece ibadetle emrolunmuşlardı. Bu durum İsrailoğulları’nın, cumartesi günü dünya işleri ile uğraşmamaları gerektiğini ifade etmektedir. Bölgedeki balıklar da cumartesi günü (Allah’ın imtihanı olarak) açıktan açığa sürüler halinde kıyıya geliyorlardı. İsrailoğulları balıkların kıyıya akın akın gelmelerine imrenerek hırslarına mağlup olmuşlar, bu yasağı dinlemeyip cumartesi günlerinde de avlanmaya devam etmişlerdi. Böylece ilahi bir emre itibar etmeyip onu çiğnemişler, “Cumartesi Yasağı”nı ihlal etmişlerdi.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve (Bize) söz vermeleri için dağı¹ (bir gölgelik gibi) onların üzerlerine kaldırmıştık² bir de onlara: “o kapıdan secde ederek girin”³ dedik. Yine onlara: “cumartesi yasağını⁴ çiğnemeyin” dedik ve onlardan kesin bir söz aldık.
1 Bazı müfessirler, bu dağın, “Sina Dağı” olduğunu, bazıları da herhangi bir dağ olduğunu söylemişlerse de burada esas olan; dağın hangi dağ olduğu değil, İsrâil Oğullarının Allah’a gönülden değil de zorla îman ettiklerini, Allah’ın dilerse insanları kendisine böyle de îman ettirme gücüne sahip olduğunu ifâde etmektir.2 Bk. (Bakara: 63,93, A’raf: 171)3 Bk. (Bakara: 58, A’raf: 161)4 Bk. (Bakara:65, Nisâ:47, A’raf:163, Nahl: 124)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Sina Dağı’nı verdikleri sözün delili olarak üzerlerine yükseltmiştik. Onlara “Kapıdan tevazu içinde girin” demiş ¹⁶⁷ ve “Sebt Kanunu’nu ihlal etmeyin!” diye uyarmıştık ve kendilerinden sağlam bir taahhüt almıştık.
167 Bkz. 2:58-59 ve ilgili dipnotlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz vaktiyle verdikleri misakı/sözü yerine getirmeleri için dağı onların tepesine yükseltmiştik ve onlara: “Şehrin kapısından, secde ederek ve alçak gönüllü olarak girin” dedik. Onlara “Cumartesi günü yasağını çiğnemeyin” diyerek onlardan kesin bir misak/söz almıştık. 2/63, 7/163
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve (Sîna) Dağı(nı) söz vermeleri için üzerlerine yükseltmiştik.[⁸⁵⁶] Kendilerine “Kapıdan (şükür) secdeleriyle girin!”[⁸⁵⁷] demiş ve “Sebt’i ihlal etmeyin!” uyarısında bulunmuştuk; üstelik kendilerinden sağlam bir taahhüt de almıştık.
[856] Bir önceki cümleyle birlikte: kudret delili vaadi gerçekleşince belâ vaadi de gerçekleşir (Krş: 7:171). [857] Veya: “baş eğerek tevazu içinde girin” (Râğıb; krş: 2:58; 7:161; 4:154).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve- Tur'u üzerlerine kaldrıp- (Musa'ya itaate devam edeceklerine dair) onlardan söz aldık. Ve (Davud a.s. lisaniyle) onlara: "Secde eder olduğunuz halde, (saygı göstererek) o kapıdan (Beyti Mukaddes’in kapısından içeriye) girin dedik. Ve (daha sonra) onlara: "Cumartesi günü sınırı aşmayın (Rabbinizin emrini dinleyin, sakın balık tutmayın) diye emrettik de, onlardan (bu emirlere uyacaklarına dair) kesin bir söz de aldık! (Fakat onlar her defasında verdikleri sözden döndüler)
Osman Fırat
swap_vert close
Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tûr"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "secde ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ahidlerine riayet etmeleri için üstlerine Tûr'u kaldırdık ve onlara, «Secde eder olduğunuz halde o kapıdan girin,» dedik ve onlara «Cumartesi günü haddi tecavüz etmeyin,» dedik ve onlardan ağır bir ahid aldık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Verdikleri sözde durmalarını pekiştirmek için, dağı üzerlerine kaldırdık da onlara: “Secdelere kapanarak o kapıdan girin! ” dedik. Bir de onlara: “Cumartesi günü av yaparak, ilâhî yasağı aşmayın” deyip bu hususta kendilerinden ağır teminat aldık. [2, 58; 7, 171; 2, 63]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Söz vermeleri için Tur'u üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Secde ederek kapıdan girin!" dedik. Ve onlara: "Cumartesi(yasakları)nı çiğnemeyin!" dedik. Ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Tevrât'ı kabûlden imtinâ'ları üzerine) 'Ahid ve mîsâkı kabûlleri içün Tûr'ı (dağı) üzerlerine kaldırdık ve onlara kapudan secde iderek girin didik ve Cum'airtesi gününün hürmetine tecâvüz itmeyin didik, (cum'airtesi güni görmeyiniz didik) ve onlardan (bu husûslar içün) ağır ve büyük mîsâk aldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan söz almak için Tur dağını üzerlerine kaldırmıştık. Bir de onlara: "O kapıdan secde ederek girin" demiştik. Onlara "Cumartesi günleri aşırı gitmeyin" demiştik, onlardan bu konularda sağlam söz almıştık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Söz vermeleri sebebiyle dağı onların tepesine kaldırdık. Onlara: - Kapıdan secde ederek girin dedik. Onlara, Cumartesi günü yasağını çiğnemeyin! diyerek onlardan kesin bir söz aldık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de, ahitlerini pekiştirmek için, üzerlerine Tur Dağını yükseltmiş, onlara “Kapıdan secde ederek girin” demiş, ayrıca “Cumartesi yasağını çiğnemeyin” diye onlardan kuvvetli bir ahit almıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kesin söz vermeleri için Tûr'u üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Onlara şunu da söyledik: "Cumartesi gününde azgınlık yapmayın." Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı götürdük üstine anlaruñ daħı anlaruñ 'ahdı ķavli içün daħı eyittük anlara “girüñ ķapuya egilmişler-iken.” daħı eyittük anlara “ḥaddan geçmeñ şenbe güni” daħı duttuķ anlardan 'aḥd ķavli ķalıñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı götürdük anlar üstine bıraḳmaġ‐ıçun Ṭūr ṭaġını ‘ahdleri sebebi‐y‐ile.Daḫı eyitdük anlara ki: Girüñüz ḳapudan secde eyleyüp ve eyitdük anlara:Ta‘addī eylemeñüz sebt güninde didük. Daḫı alduḳ özlerinden ulu and içmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əhdə riayət etsinlər deyə, Tur dağını onların (başları) üzərinə qaldırdıq və onlara: “Qapıdan (ibadət çadırının qapısından) səcdə edərək daxil olun, şənbə gününün qayda-qanununu pozmayın!” – dedik. Və onlardan möhkəm əhd aldıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We caused the Mount to tower above them at (the taking of) their covenant: and We bade them: Enter the gate, prostrate! and we bade them : Transgress not the Sabbath! and We took from them a firm covenant.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And for their covenant we raised over them (the towering height) of Mount (Sinai);(658) and (on another occasion) we said: "Enter the gate with humility"; and (once again) we commanded them: "Transgress not in the matter of the sabbath." And we took from them a solemn covenant.
658 In this verse there is a recapitulation of three salient incidents of Jewish refractoriness already referred to in the second Surah: viz., (1) the Covenant under the towering height of Sinai, 2:63; (2) their arrogance where they were commanded humility in entering a town, 2:58; and (3) their transgression of the Sabbath, 2:65.b  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَرَفَعْنَا
ve kaldırdık
فَوْقَهُمُ
üstlerine
الطُّورَ
Tûr'u
بِم۪يثَاقِهِمْ
sağlam söz vermeleri sebebiyle
وَقُلْنَا
ve dedik
لَهُمُ
onlara
ادْخُلُوا
girin
الْبَابَ
kapıdan
سُجَّداً
secde ederek
وَقُلْنَا
ve dedik
لَهُمْ
onlara
لَا تَعْدُوا
haddi aşmayın
فِي السَّبْتِ
cumartesi hakkında
وَاَخَذْنَا
ve aldık
مِنْهُمْ
onlardan
م۪يثَاقاً
bir söz
غَل۪يظاً
pek sağlam
(Tevrât ile amel edeceklerine dair) Verdikleri sağlam söz sebebiyle Tûr (Dağı'n)ı da üstlerine kaldırdık ve onlara, "(fethedeceğiniz şu kentin) kapı(sın)dan secde ederek girin" dedik. Yine onlara, "cumartesi (günü çalışma yasağı) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan pek sağlam bir söz aldık.
رَفَعَ
Fiil-I
ر ف ع
Kaldırdı, yükseltti, yüceltti
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
طُور
İsim
ط و ر
Tûr (dağı)
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
بَاب
İsim
ب و ب
Kapı
سَاجِد
Etken fiil
س ج د
Secde eden
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَدَا
Fiil-I
ع د و
Haddi aştı, ayırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبْت
İsim
س ب ت
Yahudilerin tatil yaptıkları gün (Cumartesi günü)
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
غَلِيظ
İsim
غ ل ظ
Sağlam, ağır, sert, katı