Kadınlarınızdan fuhuş¹ yapanlara karşı içinizden hemen² dört şâhit getirin. Eğer onlar şâhitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah kendileri hakkında başka bir yol gösterinceye kadar, evlerde hapsedin.³
1 Fahşâ, Fâhişe: Haddini aşmış, pek çirkin, aşırı edepsizlik, arzu ve istek, zina, adam öldürmek, hırsızlık gibi her türlü günâhlar, Allah’ın yasakladığı aşırı çirkinlikler ve arzular demektir. El-fâhişe olarak, zinâ anlamında kullanılır. Buna göre zinaya ve zina edene fâhişe adı verilmektedir. Ayrıca fâhişe kelimesinin namuslarını satan zâniye kadınlar hakkında da kullanıldığı bilinmektedir. Nisâ:19. ayette, fahşâ ve fâhişe kelimesi, zinadan kinaye olarak kullanılmıştır. Hakîkate ve normal ölçülere uymayan her işe de fâhiş denilir. Bu kelime, “insanlar arasında yayılan kötülük ve fuhşiyât" anlamında da kullanılmıştır.2 Bu olayın arkasından, zaman aşımına uğramadan derhal dört adet şâhit getirin. Buradaki zaman aşımı; şehirlerde bir ay, köylerde dört veya altı aydır.3 Âyetin ilk kısmındaki, “dört şâhit getirme” hükmü devam etmiş, son bölümdeki “ölünceye kadar evlerde hapis” hükmüne ise (Nur: 4.) âyetle açıklama getirilmiştir. Yani âyetin ikinci bölümündeki hüküm, nesh edilmiştir.