close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 143. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mużebżebîne beyne żâlike lâ ilâ hâulâ-i velâ ilâ hâulâ-/(i)(c) vemen yudlili(A)llâhu felen tecide lehu sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, imanla küfür arasında bocalayıp dururlar, ne onlara mal olurlar, ne bunlara ve Allah, kimi doğru yolundan saptırdıysa onu yola getiremezsin artık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O münafıklar; kaypak ve çıkarcı bir tavırla, kâfirlerle Müslümanlar) Arasında tereddütle bocalayıp-yalpalayıp durmaktadırlar. Ne o tarafa (bâtıla tam bağlanıp yaranırlar), ne de bu tarafa (İslam’a tam yanaşırlar). Allah’ın (kötü niyetleri ve bozuk tıynetleri sebebiyle) şaşırttığı kimselere artık kesinlikle (çıkar bir) yol bulamazsın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman ile küfür arasında yalpalıyorlar. Ne müslümanlara bağlı kalırlar, ne de kâfirlere. Allah'ın saptırdıkları için, asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne mü'minlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimin haktan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, sen ona bir kurtuluş yolu, bir çıkış yolu bulamazsın.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/20.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Arada bocalayıp dururlar. Ne onların ne de bunların tarafına geçerler. Allah kimi saptırırsa onun için bir yol bulamazsın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Arada bocalayıp dururlar. Ne onlarla, ne bunlarla. Allah kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O münafıklar küfürle iman arasında tereddütdedirler: Ne mü'minlere, ne de kâfirlere bağlıdırlar. Allah kimi şaşırtırsa artık ona bir yol (kurtuluş) bulamazsın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
142, 143. Şüphesiz münafıklar, (zanlarınca) Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Hâlbuki Allah, onları (bu yaptıklarından dolayı) aldatır. Namaza kalktıkları zaman, üşene üşene kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı çok az anarlar. İman ile küfür arasında yalpalıyorlar. Ne Müslümanlara bağlanırlar ne kâfirlere. Artık Allah’ın saptırdıklarına sen bir yol bulamazsın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunların arasında bocalayıp durmaktadırlar; ne onlara bağlanıyorlar, ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir çıkar yol bulamazsın!
Besim Atalay
swap_vert close
Kararsızlık içindeler, ne onlardan yana, ne de bunlardan, Allah kimi saptırırsa, ona hiçbir yol bulamazsın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar küfür ile iman (inkârcılarla inananlar) arasında bocalayıp durmaktadır. Ne onlara ne de bunlara (ne Müslümanlara yâr olurlar ne de kefirlere). İşte böyle, Allah'ın (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.
Bkz. 2/20  
Cemil Said
swap_vert close
Gâh bir tarafa gâh diğer tarafa meyl iderek ne ânlara ne diğerlerine yâr olmıyorlar Ya Muhammed! Allâh’ın dalâlete sevk itdiği yol bulamaz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
142,143. Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Arada bocalayıp duruyorlar; ne onlara, ne bunlara! Allah’ın şaşırttığı kimseye asla bir yol bulamazsın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar; ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.
Edip Yüksel
swap_vert close
Arada bocalayıp dururlar; ne bunlara ne de onlara katılırlar. ALLAH'ın şaşırttığına bir yol bulamazsın.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne bu müminlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Arada müzebzeb bir haldedirler: ne onlara, ne onlara, her kimi de Allah şaşırtırsa artık ona sen yol bulamazsın
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Munâfıklar) ne bunlara (müslümanlara) ne de onlara (kâfirlere katılırlar) arada bocalayıp dururlar. (Israrla hakkı inkâr etmesinden dolayı) Allah kimi (cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bırakırsa, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği müddetçe) artık onun için asla bir (kurtuluş) yol (u) bulamazsın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ne onlara ne bunlara, arada bocalayıp dururlar. Allah, kimi saptırırsa¹, sen ona asla bir yol bulamazsın.
1- Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yaptığından dolayı kimi saptırırsa.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (küfr ile îman) arasında bucalayan bir süre kararsızlardır. Ne onlara, ne bunlara (mal olurlar). Allah kimi şaşırtırsa artık ona bir yol bulamazsın, asla.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O münâfıklar) bunun (îmanla küfrün) arasında bocalayıp duranlardır. Ne onlara(mü'minlere), ne de bunlara (kâfirlere mensubdurlar)! Artık Allah kimi (kendi küfrü sebebiyle) dalâlete atarsa, o takdirde onun (kurtulması) için aslâ bir yol bulamazsın!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Arada bocalayıp dururlar. Ne onların (inananların) ne de ötekilerin (inkârcıların) tarafına geçerler. Allah kimi (sapıklığı tercih edip, inkâr, kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın. *
(*) Yani ayetin anlamı; ‘’Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapıp inkârı tercih ettiğinden dolayı kimi sapıklıkta bırakırsa…’’ şeklindedir. Bu nedenle mevcut meallerde (Allah kimi saptırırsa) şeklindeki tercüme hatalı olup Kur’an’ın genel mesajına aykırıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece, acaba öylemi yapsak (inananlara mı yanaşsak), yoksa böylemi yapsak (inkâr edenlere mi yanaşsak) diye bocalar dururlar. Allah kimi sapıklık içerisinde bırakırsa, onun için bir yol bulamazsın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar tanımamakla tanımak arasında bocalayıp duranlardır. Ne onlardandırlar ne de bunlardan. Allah bir kimseyi saptırdı mı artık sen ona yol bulamazsın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Küfür ve iman arasında kararsızdırlar; ne bunlara, ne onlara dönerler [⁶]. Allah herkimi sapık kılarsa ona hiçbir yol bulamazsın.
[6] Ne mü'minlere, ne müşriklere.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar (küfürle iman arasında) yalpalayıp dururlar. Ne onlardan ne de bunlardan yana olurlar. (Ey Peygamber!) Allah’ın saptırdığı/şaşırttığı kimseye (çıkar) bir yol bulamazsın.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ne onlarla, ne de bunlarla, ikisi (imanla küfür) arasında bocalayıp durmaktalar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamazsın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İç dünyaları karmakarışıktır; menfaat, kibir ve inatçılık, onları inkâra sürüklerken vicdanları, Kur’an’ın apaçık mûcize olduğunu haykırır durur!İman mı etsinler, inkâr mı; bu ikisi arasında sürekli bocalayıp dururlar; bu yüzden, Müslümanlarla kâfirler arasında tercih yapmakta zorlanırlar, ne onlara, ne de bunlara! Ne Müslümanlara yar olurlar, ne de kâfirlere! Allah, yaptıkları kötülükler yüzünden onları saptırmıştır. Allah kimi saptırmışsa, ona asla bir çıkış yolu bulamazsın! O hâlde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bunların arasında gel-git yapıyorlar (bocalayıp duruyorlar). Ne şunlara, ne bunlara! Allah kimi şaşırtırsa, ona asla bir yol bulamayacaksın.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dalgalı akım gibi, bir aşağı bir yukarı dalgalanıp duruyorlar. Resulüm! Eğer bir insanı Allah şaşırttı ise, artık sen bile ona çare bulamazsın...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çünkü onlar inkârla iman arasında bocalar. Ne Müminlere ne de kâfirlere bağlanırlar. Çıkarları neredeyse o tarafa yönelirler. Allah’ın sapıtma ve doğru yola girme konusunda özgür bıraktığını kimseyi hiç kimse doğru yola getiremez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar; ne onlara (yakınlar) ne de bunlara! Allah’ın saptırdığı kimse için asla bir (kurtuluş) yolu bulamazsın.
Mehmet Türk
swap_vert close
O münâfıklar, iki taraf arasında yalpalar dururlar ve ne bu tarafa ne de öteki tarafa yâr olurlar.¹ (Ey Muhammed!) Allah’ın saptırdığına, sen (bile) asla bir çıkış yolu bulamayacaksın.
1 Yani onlar Müslümanlara da, kâfirlere de yar olmazlar, ikisi arasında bocalar dururlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
bu taraftakilerle diğerleri arasında bocalayıp dururlar, ne o tarafa ne de bu tarafa [sadık] kalırlar. Allah’ın saptırdıkları için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
(İman ile küfür) arasında bocalayıp dururlar; onlar ne müminler tarafındadırlar ne de kâfirler tarafında. Allah, kimin sapıklığını onaylarsa artık onun için bir çıkış yolu bulamazsın. 4/150, 58/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İki arada bir derede kalmışlardır; ne o tarafa ne de bu tarafa aittirler.[⁸⁴⁹] Nitekim Allah kimi (kendi) sapıklığ(ın)a mahkûm ederse, onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
[849] Zımnen: Mü’minlerle müşrikler veya imanla küfür arasında git-gel hali. Hiçbir taraf olmamak ya da her taraf olmak, bertaraf olmaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (küfür ile iman) arasında bocalayan bir sürü kararsızlardır, ne onlara (Kafirlere) ne de bunlara (müminlere) bağlanırlar!(Çünkü onları Allah şaşırtmıştır, ey Muhammed) Allah’ın şaşırttığına da, sen artık bir yol (bir çare) bulamazsın (ne kadar uğraşsan imanda sabit tutamazsın, nerede kaldı ki ona hidayet edebilesin)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar küfür ile iman arasında yalpalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onun arasında mütereddittirler. Ne onlara ne de bunlara mensup, ve her kimi ki, Allah Teâlâ saptırırsa artık ona elbette bir yol bulamazsın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar müminlerle kâfirler arasında bocalayıp dururlar: Ne onlara bağlanırlar, ne de bunlara. Her kimi de Allah şaşırtırsa sen ona hiçbir yol bulamazsın. [2, 20]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Arada yalpalayıp dururlar. Ne bunlara (bağlanırlar), ne de onlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye bir (çıkar) yol bulamazsın!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (münâfıklar) îmânla küfür arasında mütereddiddirler, ne bunlara ve ne onlaradırlar. Cenâb-ı Hakk'ın yolunı şaşırtmış oldığı kimse içün yol (doğrı yol) bulamazsın. (Allâh şaşırdınca kul hidâyet idemez.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar iki arada bir derede kalır; ne onlarla ne de bunlarla olabilirler. Sen Allah’ın sapık saydığı kişiye bir çıkış yolu bulamazsın.
Şaban Piriş
swap_vert close
(İman ile küfür) arasında tereddüttedirler ne müminlere ne de kafirlere (bağlıdırlar.) Allah, kimi sapıklıkta bırakırsa artık ona bir yol bulamazsın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Arada bocalar dururlar. Ne onlara yâr olurlar, ne bunlara. Sen Allah'ın saptırdığı kimseyi kurtaracak bir yol bulamazsın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Arada bocalayıp dururlar. Ne şunlardan yanadırlar ne bunlardan yana. Allah'ın şaşırttığına sen asla yol sağlayamazsın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
varıcı gelici olınmışlar şunuñ arasında degül şunlaruñ dapa daħı her kimi azdura Tañrı hergiz bulmayasañ aña yol.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ikisi arasında perākendedürler, kāfirler bile olmazlar mü’minler‐iledaḫı olmazlar. Kimi ki Tañrı Ta‘ālā azdursa anuñ hidāyetine yol ṭap‐mazsın.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Münafiqlər imanla küfr arasında) tərəddüd edib nə (tamamilə) bunlara (mö’minlərə), nə də onlara (kafirlərə) tərəf dönərlər. Allahın azdırdığı şəxs üçün heç bir yol (nicat yolu) tapa bilməzsən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Swaying between this (and that) , (belonging) neither to these nor to those. He whom Allah causeth to go astray, thou (O Muhammad) wilt not find a way for him:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They are) distracted in mind even in the midst of it,- being (sincerely) for neither one group nor for another whom Allah leaves straying,- never wilt thou find for him the Way.(651)
651 If we choose evil deliberately and double our guilt by fraud and deception, we do not deceive Allah, but we deceive ourselves. We deprive ourselves of the Grace of Allah, and are left straying away from the Path. In that condition who can guide us or show us the Way? Our true and right instincts become blunted; our fraud makes us unstable in character; when our fellow-men find out our fraud, any advantages we may have gained by the fraud are lost; and we become truly distracted in mind.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مُذَبْذَب۪ينَ
bocalayıp duranlardır
بَيْنَ
arasında
ذٰلِكَۗق
bunun
لَٓا
ne
اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunlara
وَلَٓا
ve ne
اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
şunlara
وَمَنْ
ve kimi
يُضْلِلِ
dalâlette bırakırsa
اللّٰهُ
Allah
فَلَنْ تَجِدَ
artık asla bulamazsın
لَهُ
onun için
سَب۪يلاً
bir yol
Bu (münafıklar iman ile küfür) arasında bocalay(arak zıplay)ıp durmaktadırlar. (Onlar) Ne bu (mü'mi)nlere ne de şu (kâfir)lere (tam manasıyla gönülden bağlanırlar). Allah'ın (içinde sakladığı küfrü yüzünden) dalâlette bıraktığı kimseye asla bir (kurtuluş) yol(u) bulamazsın.
مُذَبْذَبِين
Edilgen fiil-II
ذ ب ذ ب
Bocalayıp duranlar
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol