Ey îman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitaba¹ ve daha önce indirdiği kitaplara² (gerçekten) îman edin.³ Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, Peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse,⁴ (haktan çok) uzak bir sapkınlığa düşmüş olur.⁵
1 Yani, Muhammed (s.a.v)’e ve Kur’an-ı Kerim’e…2 Burada “kitap” kelimesi, cins isim olduğu için çoğul olarak tercüme edilmiştir. Yani, “Kur’an’dan önce Allah’ın peygamberlerineindirdiği kitap cinsinden olanlara” demektir. 3 Ey o bütün iman ettiğini söyleyenler! Yani soyut bir şekilde “îman ettik” demekle inandığını zannedenler! Îman ettiğiniz şeyin, gerçekten “îman ettik” demeye layık olup-olma-dığını iyi araştırın. Şunun iyi bilin ki, Allah’a ve Rasulü Muhammed (a.s) dışındakilere îmanınız geçersizdir. Yani Allah diye; İsa’ya, Yehova’ya veya çeşitli put ve sistemlere, Kitap diye; Tevrât ve İncil olduğunu iddiâ ettiğiniz kitaplara veya putlaştırdığınız kişilerin kitaplarına, Peygamber diye; çeşitli filozof veya uyduruk önderlere inanmayın. Çünkü bunlara îman, îman değildir. Gerçek îman; Allah’a, Peygamberlerine ve onların getirdikleri kitaplarla bu kitaplardaki hükümlere îmandır.4 Bunlardan birini inkâr etmek, diğerini de inkâr etmeyi doğuracağından, tamamına birden îman etmek gerekir.5 Yahûdîlerden Abdullah b. Selam, Ka’b’ın oğulları Esed ve Üseyd, Sa’lebe b. Kays bir grup kitap ehli, Peygamberimize: “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz, sana ve kitabına, Mûsa’ya, Tevrât’a ve Uzeyr’e îman ediyoruz ve bunların dışındaki kitaplara ve Peygamberlere îman etmiyoruz.” dediler. Bu olay üzerine bu âyet indirildi. (Vâhidî) Bu âyet nâzil olduktan sonra, bu şahısların hepsi Müslüman oldular.