close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 136. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû âminû bi(A)llâhi verasûlihi velkitâbi-lleżî nezzele ‘alâ rasûlihi velkitâbi-lleżî enzele min kabl(u)(c) vemen yekfur bi(A)llâhi vemelâ-iketihi vekutubihi verusulihi velyevmi-l-âḣiri fekad dalle dalâlen ba’îdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, inanın Allah'a ve Peygamberine ve Peygamberine indirdiği kitaba ve evvelce inen kitaba ve kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa şüphe yok ki doğru yoldan pek uzak kalmış, tamamıyla sapıtmış gitmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! (Görünüşte değil gerçekten) İman edin; ALLAH’a, (her şeyin Rabbi, sahibi, yegâne hâkimi ve kuluna kâfi; -her konuda yeterli, kefil ve vekil- olduğuna;) RESULÜ’ne, (Hz. Peygamberin en güzel örnek-model, en mükemmel rehber ve Sünnetinin hayat sistemi ve huzur prensipleri olduğuna;) Resulüne indirdiği KİTABI’na, (Kur’an’ın, ekonomiden siyasete, dış ilişkilerden sosyal adalete, bütün temel hüküm ve haberlerinin Hakk ve hayırlı olduğuna, bu İlahi kanunlara aykırı bütün kurum, kural ve oluşumların şaşkınlık ve şeytanlık sayıldığına, İlahi hükümleri bırakıp, bâtıla tâbi ve taraf olanların inkâra ve tuğyana saptığına) ve daha önce indirdiği Kitap(ların aslına ve esaslarına) iman edip güvenin (ve amelinizle-tarafgirliğinizle bunu sürekli ispatlayıp gösterin). Kim Allah’ı, Meleklerini, Kitaplarını, Elçilerini ve Ahiret Gününü inkâr ederse, şüphesiz o uzak ve derin bir sapkınlıkla sapıtmıştır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Zira Allah'ı, meleklerini, kitaplarını ve peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr eden, gerçekten şiddetli ve derin bir sapıklığa düşmüştür.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah'a, Rasûlüne, Rasûlüne bölüm bölüm indirdiği kitaba, Kur'ân'a, daha önce indirdiği kitaplara hakkıyla iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, Rasullerini, son günü, âhiret gününü inkâr ederse, tamamen başına buyruk hareket ederek büsbütün hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 7/158; 24/62; 48/9; el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 5/415.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirmiş olduğu Kitab'a ve daha önce indirmiş olduğu Kitab'a iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey mü'minler! Allah'a, Peygamberine ve Peygamberine indirdiği Kur'an'a, daha önce indirdiği kitaplara olan imanınızda devamlı bulunun. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, muhakkak hidayetten uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamberine ve ona indirdiği kitaba ve ondan önceki indirdiği kitaplara gereği gibi inanın. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse, o (haktan) çok uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, ona indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam anlamıyla sapıtmıştır.[87]
[87] İman esasları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 383-385.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Hem Allaha, hem Peygambere, hem de Allahın peygamberine indirmiş olduğu kitaba, ondan önce inmiş olana da inanasınız, Allaha, meleklere, kitaplara, peygamberlere, sonku güne inanmayan bir kimse koyu sapkınlıktadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Resûlü'ne, Resûlü'ne indirmiş olduğu Kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplar(ın tahrif olmamış asılların)a iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Bkz. 7/158, 24/62, 48/9Burada mü’minler, yeniden ve gönülden imana çağrılıyor. Bir insanın mü’min olması ancak âyette geçen esaslara inanmasıyla mümkündür. Âyette “ey mü’minler” diye hitap edilenler bu esaslara inananlardır. Ona rağmen tekrar imana davet edilmeleri, imanın yürekten ve samimi olması ve inanılanların pratik hayatta karşılık bulması gerektiğini anlatıyor. Nûr sûresinin 24/62. âyetinde “Mü’minler ancak Allah’a ve Resûlüne inananlardır” buyrulmaktadır. Demek “inandım” demek yetmiyor, imanın gönülden olması, iman esaslarının benimsenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler Allâh’a ve rasûlüne ve âna gönderdiği kitâba ve ândan evvel inzâl iylediği kitâblara îmân idiniz. Allâh’a, meleklerine, kitâblarına ve rasûllerine inanmıyanlar kıyâmet güninde hidâyetden uzak bir dalâletde bulunacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününu inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr eden kimse iyice sapıtmıştır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyle sapıtmıştır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar! ALLAH'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önceden indirdiği kitaplara inanın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse büsbütün sapıtmış olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Allaha ve Resulüne de, Resulüne tenzil buyurduğu kitâba da, daha evvel inzâl buyurduğu kitâba da iyman getirin, her kim Allaha ve Meleklerine ve kitablarına ve Resullerine ve Âhıret gününe kâfirlik ederse uzak pek uzak bir dalâl ile sapmiş, sapmış gitmiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler, Allah’a, Resûlü’ne ve ona vahyettiği Kitâb’a (Kur’ân’a) ve daha önce gönderdiği kitaplar (ın asılların) a, îmân (da sebat) edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, şüphesiz o, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resûllerini ve Ahiret Günü'nü inkâr ederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür. ¹
1. Ayete “Ey iman edenler, iman edin” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir; ayette iman edenlere, iman edecekleri şeyler bildirilmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, Allaha, Onun peygamberine ve gerek o peygamberine âyet âyet indirdiği kitaba, gerek daha evvel indirdiği kitaba îman (da sebat) edin. Kim Allahı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, âhiret gününü inkârederek kâfir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıb gitmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah'a, Resûlüne ve peygamberine indirdiği Kitâb'a(Kur'ân'a) ve daha önce indirdiği kitab(lar)a îman(da sebât) edin! Kim de Allah'ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, o takdirde doğrusu(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur.(2)
(2)“Îmânın altı rüknü birbirlerinden ayrılmaları mümkün değildir. Her birisi umûmunu isbât eder, ister, iktizâ eder (gerektirir). O altı, öyle bir küll ve küllîdir (bütündür) ki, tecezzî (parçalanma) kabûl etmez ve inkısâmı (bölünmesi) imkân hâricindedir. Nasıl ki kökü göklerde Tûbâ ağacı gibi her bir dalı, her bir meyvesi, her bir yaprağı; o koca ağacın küllî, tükenmez hayâtına dayanıyor. O kuvvetli ve güneş gibi zâhir (görünen) o hayâtı inkâr edemeyen, bir tek muttasıl (bitişik) yaprağın hayâtını inkâr edemez. Eğer etse, o ağaç, dalları ve meyveleri ve yaprakları sayısınca o münkiri (inkârcıyı) tekzîb edecek(yalanlayacak), susturacak. Öyle de îman, altı rükünleriyle aynı vaziyettedir.” (Asâ-yı Mûsâ, 9. Mes’ele, 48)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey görünürde) inanmış olanlar! Allah’a, elçisine, elçisine (bölüm bölüm) indirdiği Kitaba (Kur’ân’a) ve daha önce indirmiş bulunduğu kitaplara (hepsine yürekten hakkıyla ve gerçek manada) iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve Âhiret Gününü tanımayıp inkâr ederse, hiç şüphesiz (haktan) büsbütün sapıp gitmiş demektir.*
(*) Her ne kadar bunun muhatabı mü’minlerdir veya kitap ehlidirler deniliyorsa da, doğrusu içtenlikle değil, görünürde inanmış olalanlardır. İşte aşağıdaki tefsir metinlerinden de anlaşılıyorki, Nisa-136’da münafıklara (yani görünürde) inanmış olanlara vurgu yapılmıştır. Ayrıca burada önceden indirilmiş olan kitaplardan kasdedilen, önceki vahiyler olgusuna inanmadır, yoksa önceden vahyedilmiş kitapların-Kur’an’da sıkça ifade edildiği gibi-asıl metinlerinin kapsamlı bir tahrifata uğramasının sonucu olan bugünkü şekillerine değil. (M. Esed. Ayet Açıklaması) {يا أيها الذين آمنوا آمنوا بالله ورسوله} قيل فيه ثلاثة أقوال أحدها: وهو الصحيح المعتمد عليه أن معناه: {يا أيها الذين آمنوا} في الظاهر بالإقرار بالله ورسوله {آمنوا} في الباطن ليوافق باطنكم ظاهركم ويكون الخطاب للمنافقين الذين كانوا يُظْهِرون خلاف ما يبطنون (مجمع البيان في تفسير القرآن) حقا القول الرابع : أن الخطاب للمنافقين ، يعني : يا أيها الذين أظهروا الإيمان أخلصوا إيمانكم وقيل: الخطاب للمنافقين المؤمنين ظاهرا، فمعنى (آمنوا) أخلصوا الإيمان، واختاره الزجاج وغيره» التحرير والتنوير تفسير  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Allah’a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplara iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve hesap gününü kabul etmeyip inkâr ederse, gerçekten çok uzak bir sapıklığa düşmüştür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey İnananlar! Allah’a, Onun elçisine, ona bildirdiği Kitap’a, daha önce bildirdiği Kitap’a inanın. Herkim Allah’ı Onun meleklerini,Onun kitaplarını, Onun elçilerini, son günü tanımıyacak olursa doğrusu o kimse doğru yoldan uzaklaştıkça uzaklaşmış olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah/a, peygamberine ve peygamberine indirdiği Kitaba, bundan evvel inzal ettiği Kitaba iman edin [⁵]. Herkim Allah, meleklerini, Kitaplarını, peygamberlerini, âhiret gününü tanımazsa o kimse yoldan pek uzak bir sapıklık içinde kalmıştır.
[5] İmanınızda sebat edin. Veya istidlal ile iman edin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’a, elçisine ve elçisine indirdiği kitaba inanınız ve daha önce indirdiği kitaba da inanınız. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını ve elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse o, muhakkak ki derin/doğru yoldan uzak [ba’îd] bir sapıklığa sapmıştır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmış olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman sahibi olduğunu iddia edenler! Allah’a, Elçisine ve gerek Elçisine indirdiği bu Kitaba, gerek daha önce indirmiş olduğu diğer Kitaplara gerçek anlamda ve yeniden iman edin! Şunu iyi bilin ki, her kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve âhiret gününü inkâr ederse, gerçekten derin bir sapıklığa düşmüş demektir!Ve her ne pahasına olursa olsun, inancınızdan taviz vermeyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, O’nun rasûlüne, rasûlüne indirdiği Kitab’a ve önceden indirdiği Kitab’a iman edin! Kim Allah’ı, O’nun meleklerini, kitaplarını, rasûllerini, Âhir Gün’ü inkâr ederse, kesinlikle uzaklaştıran bir sapkınlığa sapmıştır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Allah ve resulüne inanın, Muhammed'e indirdiği kitaba da inanın, daha önceleri indirdiği kitaba da. Allah'a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine ve ahiret gününe inanmayanlar, inanılmaz derecede yalnızlık içindedirler...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, Resulüne, Resulüne gönderdiği kitaba ve daha önce gönderdiği kitaplara iman edin! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, Resullerini ve ahiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüştür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba (vahiylere) iman edip güvenin! [*] Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve son günü (ahiret gününü) inkâr ederse elbette uzak bir sapma ile sapmıştır.
Bu ayette imanla ilgili iki kelime geçtiği, ilkinde hitap “ey iman edenler” şeklinde belirlendiği için ikincisine “inanıp güvenin” veya “imanda devamlı olun” anlamı verilmelidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitaba¹ ve daha önce indirdiği kitaplara² (gerçekten) îman edin.³ Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, Peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse,⁴ (haktan çok) uzak bir sapkınlığa düşmüş olur.⁵
1 Yani, Muhammed (s.a.v)’e ve Kur’an-ı Kerim’e…2 Burada “kitap” kelimesi, cins isim olduğu için çoğul olarak tercüme edilmiştir. Yani, “Kur’an’dan önce Allah’ın peygamberlerineindirdiği kitap cinsinden olanlara” demektir. 3 Ey o bütün iman ettiğini söyleyenler! Yani soyut bir şekilde “îman ettik” demekle inandığını zannedenler! Îman ettiğiniz şeyin, gerçekten “îman ettik” demeye layık olup-olma-dığını iyi araştırın. Şunun iyi bilin ki, Allah’a ve Rasulü Muhammed (a.s) dışındakilere îmanınız geçersizdir. Yani Allah diye; İsa’ya, Yehova’ya veya çeşitli put ve sistemlere, Kitap diye; Tevrât ve İncil olduğunu iddiâ ettiğiniz kitaplara veya putlaştırdığınız kişilerin kitaplarına, Peygamber diye; çeşitli filozof veya uyduruk önderlere inanmayın. Çünkü bunlara îman, îman değildir. Gerçek îman; Allah’a, Peygamberlerine ve onların getirdikleri kitaplarla bu kitaplardaki hükümlere îmandır.4 Bunlardan birini inkâr etmek, diğerini de inkâr etmeyi doğuracağından, tamamına birden îman etmek gerekir.5 Yahûdîlerden Abdullah b. Selam, Ka’b’ın oğulları Esed ve Üseyd, Sa’lebe b. Kays bir grup kitap ehli, Peygamberimize: “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz, sana ve kitabına, Mûsa’ya, Tevrât’a ve Uzeyr’e îman ediyoruz ve bunların dışındaki kitaplara ve Peygamberlere îman etmiyoruz.” dediler. Bu olay üzerine bu âyet indirildi. (Vâhidî) Bu âyet nâzil olduktan sonra, bu şahısların hepsi Müslüman oldular.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ey imana ermiş olanlar! Sımsıkı sarılın Allah’a ve Peygamber’e olan inancınıza ve O’nun Peygamberi’ne safha safha indirdiği ilahî kelâma ve daha önce indirdiği vahye: ¹⁵¹ Zira Allah’ı, meleklerini, vahiyleri, peygamberleri ve Ahiret Günü’nü inkar eden, gerçekten şiddetli bir sapıklığa düşmüştür. ¹⁵²
151 Burada kasdedilen, önceki vahiyler olgusuna inanmadır, yoksa önceden vahyedilmiş kitapların -Kur’an’da sıkça ifade edildiği gibi- asıl metinlerinin kapsamlı bir tahrifata uğramasının sonucu olan bugünkü şekillerine değil.152 Allah, vahiylerini peygamberlere, melek olarak tanımlanan varlıklar veya güçler aracılığıyla ilettiğinden meleklere iman ile indirilen vahye iman arasında bu şekilde paralellik kurulmuştur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, onun elçisine ve o elçisine indirdiği kitaba/Kuran’a ve daha önce indirdiği vahiylere imanınızda sebat ediniz. Kim, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine ve ahiret gününe inanmazsa, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür. 2/177-285
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey iman edenler! İman edin[⁸⁴⁴] Allah’a, Rasûlü’ne, O’nun Rasûlü’ne peyderpey indirdiği ilâhî kelâma ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah’ı, meleklerini, vahiylerini, rasullerini ve Âhiret Günü’nü inkâr ederse, işte o derin bir sapıklığa gömülmüş olur.
[844] Veya: “güvenin”. Bu âyetin maksadı “hasılı tahsil etmek” değildir. Kur’an’da geçen ellezine âmenû formuyla mu’minun formu, Taberî’nin de isabetle teşhis ettiği gibi birbiriyle aynı vurguyu taşımazlar. Ellezine âmenû, iman iddiasını isbat etmesi istenenler için, mu’minûn ise iman iddiasını isbat edenler için kullanılır. İlki muhatabın kendisini nasıl tanımladığına, ikincisi Hatib’in muhatabı nasıl tanımladığına delâlet eder. 2:62 ve bu âyet, işte bu fark nedeniyle, daha sonra sayılan iman ilkelerine iman etmeye çağırıldıkları hâlde daha sözün başında “iman eden kimseler” formuyla söze girer. Şu durumda genellikle bir emir ve yasak öncesi gelen “Siz ey iman edenler!” ibarelerini “Siz ey iman iddiasında bulunanlar! İddianızı isbat etmek istiyorsanız….yapın/yapmayın” şeklinde anlamak yanlış olmayacaktır. Âyet, eksik inananlara “Tam inanın!”, inanıp da güvenmeyenlere “güvenin”, delilsiz inananlara “Delilli inanın!”, taklidî iman taşıyanlara “Tahkikî iman taşıyın!”, gevşek inananlara “Sağlam inanın!”, geçmiş ve bugünlerini imanla geçirenlere “İmanınızda sebat gösterin!” mesajını verir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler (iman etmiş gibi görünen münafıklar) Allah'a (birliğine), Peygamberine (Resulullah s.a.s.’e) Peygamberine indirdiği Kitab'a (Kur'an'a) ve daha önce indirdiği kitaba (bütün semavi kitaplara gönülden) iman edin (herkes bilmeli ki) Kim, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmaz da, (-bunlardan birini- inkar ederse doğru yoldan) tam sapıtmış olur.
(Dikkate şayandır ki, iman fıkrasında "Allah'a, Resulüne, Resulüne indirilen kitaba ve ondan önce indirilmiş olan kitaba" diye dört şeye iman belirtilmiştir. Bu da "Allah'a iman, peygambere iman, kitaplara iman" diye üç mertebede özetlenebilir. Oysa küfür fıkrasında. "Allah'ı inkar, meleklerini inkar, kitaplarını inkar, peygamberlerini inkar, ahiret gününü inkar" diye melekler ve ahiret günü de eklenerek beş şey açıklanmış, hem de Resul'e diğer Resuller de eklenmiştir. Böylece bir insanın Allah'a Peygamber’e ve kitaplara iman iddia edip de peygamberlerden birini inkara kalkışmasının küfür olduğuna işaret buyurulmuştur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a, resulüne, resulüne indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmân etmiş olanlar! Allah Teâlâ'ya ve O'nun Peygamberine ve Peygamberine indirmiş olduğu kitaba ve daha evvel indirmiş olduğu kitaba imân ediniz. Ve her kim Allah Teâlâ'yı ve meleklerini ve kitaplarını ve peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse muhakkak ki pek uzak bir dalâletle sapıklığa düşmüş olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Resulüne, gerek Resulüne indirdiği, gerek daha önce indirdiği kitaplara imanınızda sebat edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse hakikatten iyice uzaklaşmış, sapıklığın en koyusuna dalmış olur. [7, 158; 24, 62; 48, 9] {KM, Yuhanna 14, 1}
Bu âyet-i kerîme iman edenlere hitap edip yine iman etme emri veriyor. Genellikle müfessirler bu emri “İmanınızda sebat ediniz.” diye açıklarlar. Buna yakın olarak: “daha ciddî iman ediniz.” mânası da anlaşılabilir. “Bütün kalbinizle, zevklerinizi, hayat tarzınızı, dostluk ve düşmanlıklarınızı Allah’a ve Resulüne olan bu imanınıza göre düzenleyin.” demektir. Ehl-i kitaptan olanlara hitap edilip İslâma girmeleri istendiğine dair bir tefsir de vardır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu Kitaba inanın. Kim Allah'ı, meleklerini, Kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse o, uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Allâh'a ve Rasûl'üne, Rasûl'e indirdiği kitâba ondan evvel inzâl iylediği kitâblara îmân idiniz (îmânınızda sebât iyleyiniz). Allâh'a, meleklerine, kitâblarına, rasûllerine ve âhiret gününe kâfir olan kimse hidâyetden uzak dalâlete düşdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Allah'a, Elçisine, o Elçi’ye indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitaplara[*] inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü görmezlik eder de kâfir olursa işte o, gerçekten iyice sapıtmış demektir.
[*] el-Kitab = الْكِتَابِ kelimesi tekli olduğu halde kitaplar diye çoğul meal verilmiştir. Çünkü başındaki el takısı cins içindir. Allah'ın indirdiği cinsten bütün kitapları ifade eder. Allah Teala her nebiye kitap verdiği için kelimeye başka anlam vermek uygun olmaz.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü tanımaz/inkar ederse, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara iman edin.(36) Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse, pek derin bir sapıklığa düşmüş olur.
(36) İmanınızda sebat edin, imanınıza sımsıkı sarılın, imanınızın gereğine göre yaşayın. Veya, bunlardan birine iman ettiğiniz gibi hepsine birden iman edin.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'a, O'nun resulüne, resulüne indirmiş olduğu Kitap'a, daha önce indirmiş olduğu Kitap'a inanın. Kim Allah'ı, O'nun meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse geri dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüş olur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler Tañrı’ya daħı yalavacına daħı ķur’ān’a ol kim indürdi yalavacı üzere daħı kitāb’a ol kim indürdi ilerü. daħı her kim kāfir ola Tañrı’ya daħı firiştelerine daħı kitāblarına daħı yalavaçlarına daħı śoñraġı güne bayıķ azdı azmaķ ıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, īmān getürüñüz Tañrı Ta‘ālāya, peyġamberinedaḫı, ol kitāba daḫı indi peyġamberi üstine ya‘nī Ḳur’ān, ol kitāba daḫı in‐dürildi peyġamberden burun. Daḫı kim kāfir olsa Tañrı Ta‘ālāya, fe‐riştehlerine daḫı, kitāblarına daḫı, peyġamberlerine daḫı, ḳıyāmet günine daḫı,pes azmışdur ol ıraḳ azġunluḳ doġru yoldan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Allaha və Peyğəmbərinə, Onun Öz Peyğəmbərinə endirdiyi Kitaba (Qur’ana) və ondan əvvəl nazil etdiyi kitablara iman gətirin! Allaha, onun mələklərinə, kitablarına, peyğəmbərlərinə və axirət gününə inanmayan şəxs, şübhəsiz ki, (doğru yoldan) çox azmışdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Believe in Allah and His messenger and the Scripture which He hath revealed unto His messenger, and the Scripture which He revealed aforetime. Whoso disbelieveth in Allah and His angels and His scriptures and His messengers and the Last Day, he verily hath wandered far astray.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Believe in Allah and His Messenger, and the scripture which He hath sent to His Messenger and the scripture which He sent to those before (him).(646) Any who denieth Allah, His angels, His Books, His Messenger., and the Day of Judgment, hath gone far, far astray.
646 If your belief is by habit or birth or the example of those you love or respect or admire, make that belief more specific and personal to yourself. We must not only have faith, but realise that faith in our inmost being. The chief objects of our Faith are Allah, His Messenger, and His Revelations. To all these we must give a home in our hearts. The angels we do not see and realise as we realise Allah, who is nearer to us than the vehicle of our life-blood, and the Day of Judgement is for our future experience, but we must not deny them, or we cut off a part of spiritual view.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُٓوا
iman ettiler
اٰمِنُوا
iman edin
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَرَسُولِه۪
ve resulüne
وَالْكِتَابِ
ve Kitâb'a
الَّذ۪ي
o ki
نَزَّلَ
indirdi
عَلٰى رَسُولِه۪
resulüne
وَالْكِتَابِ
ve kitaba
الَّـذ۪ٓي
o ki
اَنْزَلَ
indirdi
مِنْ قَبْلُۜ
bundan önce
وَمَنْ
ve kim
يَكْفُرْ
inkâr ederse
بِاللّٰهِ
Allah'ı
وَمَلٰٓئِكَتِه۪
ve meleklerini
وَكُتُبِه۪
ve kitaplarını
وَرُسُلِه۪
ve resullerini
وَالْيَوْمِ
ve gününü
الْاٰخِرِ
âhiret
فَقَدْ
artık gerçekten
ضَلَّ
sapmıştır
ضَلَالاً
bir dalâlete
بَع۪يداً
uzak
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Allah'a, resulüne, resulüne indirdiği Kitâb'a ve daha önce indirdiği kitap(lar)a iman edin! Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse gerçekten (o, haktan) uzak (derin) bir dalâlete sapmış olur.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak