close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 137. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne âmenû śümme keferû śümme âmenû śümme keferû śümme-zdâdû kufran lem yekuni(A)llâhu liyaġfira lehum velâ liyehdiyehum sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O kişiler ki iman ettiler de sonra kafir oldular, sonra gene iman ettiler, sonra gene kafir oldular, sonra da küfürlerini arttırdılar, Allah suçlarını örtmez onların ve doğru yola getirmez onları.
Mûsâ Peygambere inandıktan sonra buzağıya taparak kâfir olan, sonra tekrar dine geldikleri halde İsa gelince ona inanmayan ve Hz. Muhammed (s.a.a)'e karşı büsbütün inkârlarını arttıran Museviler ve bu âyetten sonraki âyetin hükmüne göre münafıklar.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki; iman edip sonra inkâra sapanlar, ardından yine iman edip tekrar inkâra sapanlar, sonra da inkârlarını arttıranları (var ya), Allah onları bağışlayan olmayacak, onları (hidayete) doğru yola da ulaştırmayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman edip, sonra Allah'tan gelen gerçekleri inkâr eden ve tekrar iman edip, yeniden aynı gerçekleri inkâr eden ve sonra inkârlarını artıranlara gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sözde iman edip sonra kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, sonra yine sözde iman edip tekrar küfür bataklığına saplananları, sonra da Allah'ın rasûlüne savaş ilan ederek İslâm'ın gelişmesini, müslümanların ilerlemesini engelleyerek inkârda, küfürde ileri gidenleri, Allah ne koruma kalkanına alacak, bağışlayacak, ne de onlara doğru yolu gösterme lütfunda bulunup başarıya ulaştıracaktır.
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edip sonra inkar eden, sonra yeniden iman edip sonra tekrar inkar eden sonra da inkarlarını artıranlar var ya, Allah onları ne bağışlar, ne de doğru yola yöneltir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu, iman edip sonra inkâra sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkâra sapanlar sonra da inkârları artanlar… Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yahudilerden o kimseler ki, Musa'ya iman getirdiler, sonra buzağıya taparak kâfir oldular, sonra tevbe ederek Tevrat'a iman ettiler, sonra İsa'yı inkâr ettiler, sonra Peygamber (Aleyhisselâmı) tanımadılar da küfürde ileri gittiler; Allah, onları mağfiret edecek de değil, doğru yola iletecek de değil...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edenler, sonra kâfir olanlar, sonra yine iman edip kâfir olanlar, sonra küfürde ileri gidenleri Allah affedecek ve onlara doğru yolu gösterecek değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
İnandıktan sonra, küfre gideni, yine inanarak, yine küfre gideni, küfürle direneni, Allah hiç bağışlamaz, doğru yola iletmez de
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.
İman ettikten sonra küfre dönmek ve küfür perdesiyle imanı örtmek mağfireti olmayan bir suçtur. Çünkü Yaratıcısıyla irtibatlı olan fıtratı, Rabbinden kopararak şeytanla irtibatlandırmak, onun yaşam alanını elinden almak demektir ki, bu en büyük zulümdür. Bu zulmün işlenmesi için kişinin illa da “ben kâfir oldum” demesi gerekmiyor. Küfre götüren fiilleri işlemesi, imanı ortadan kaldıracak küfür içerikli söylemlerde bulunması küfre girmesi için yeterli sebeptir.  
Cemil Said
swap_vert close
Evvelâ îmân idüb sonra küfr idenler ve sonra tekrâr îmân idüb ba’dehû yine küfürlerini tezyîd iyleyenler Allâh’ın ’afvına mazhar olmıyacaklardır Allâh ânları hidâyet yoluna sevk itmeyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak ne de onları doğru yola iletecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
 Bunlar gönüllerinde bir türlü iman yer etmeyen, kararsızlık içinde, inkâr ile iman arasında sallanarak ömür geçiren, sonunda da inkârda karar kılan kâfirler ve münafıklardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanıp sonra inkar eden, tekrar inanıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İman edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
şunlarki iyman ettiler, sonra tuttular küfre gittiler, sonra yine iyman ettiler, sonra yine küfre gittiler, sonra da küfürde ileri gittiler Allah onları mağfiret edecek de değil, doğru bir yola çıkaracak da değildir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edip sonra inkâr eden, sonra inanıp, tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya! Allah, (îmân edip günahlarına tövbe etmedikleri müddetçe) onları bağışlayacak değildir, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe de onları) doğru yola iletecek değildir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman edip sonra küfreden, sonra iman edip, tekrar küfreden; sonra küfründe ileri gidenleri¹, Allah ne affedecek ne de doğru yola iletecektir.
1 – Önce Allah'a güvenip, sonra güvenmeyen; imanla imansızlık arasında gel gitler yaşayan ve bunu iyice kanıksayan kimseler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, îman edib de sonra küfre sapanlar, sonra yine îman ederek küfre dönenler, sonra da küfürlerinden ileri gidenler (yok mu?) Allah onları yarlığayacak değildir. Onları (doğru) bir yola iletecek de değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki (Mûsâ'ya) îmân edip sonra (buzağıya taparak) inkâr edenler, sonra(tevbe ederek Mûsâ'ya tekrar) îmân edip, sonra (bu def'a Îsâ'yı) inkâr edenler, sonra da(Muhammed'i inkâr edip) inkârda ileri giden (yahudi)ler yok mu, Allah, onlara mağfiret edecek değildir, kendilerini (hak) bir yola hidâyet edecek de değildir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, (görünürde) iman edip de sonra inkâr etmiş olanları, sonra tekrar (görünürde) iman edip, sonra (yine) inkâr etmiş olanları, sonra da inkârlarını arttırmış olanları (o hâl üzere oldukları sürece) Allah bağışlayacak da değildir, (zorla) doğru yola iletecek de değildir.*
(*) Ayete göre o hâl (nifak) üzere oldukları sürece Allah onları bağışlamaz, ama tövbe edip inanırlarsa elbette Allah onları bağışlayacaktır. ... (زهرة التفاسير ) وقال آخرون : المراد المنافقون ، فالإيمان الأول إظهارهم الإسلام ، وكفرهم بعد ذلك هو نفاقهم ، وكون باطنهم على خلاف ظاهرهم ، والإيمان الثاني : هو أنهم كلما لقوا جمعا من المسلمين قالوا : إنا مؤمنون ، والكفر الثاني : هو أنهم إذا دخلوا على شياطينهم قالوا : إنا معكم إنما نحن مستهزءون ، وازديادهم في الكفر هو جدهم واجتهادهم ( لم يكن الله ليغفر لهم ) ما أقاموا على ذلك (التفسير الكبير - تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman edenler, sonra inkâr edenler, tekrar iman edip sonra inkâr edenler, sonra inkârlarını artırmış olanların Allah, bu davranışlarını bağışlamayacak ve onları doğru yola iletmeyecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
kimseler ki önce inanırlar, sonra Allah’ı tanımazlar, sonra yine inanırlar, sonra yine tanımazlar, sonra da bu tanımazlıkta ileri giderler, Allah onları yarlıgayacak, onlara doğru yolu gösterecek değildir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İman edip sonra küfre sapanlar, sonra iman edip yine küfre dönenler, sonra küfürlerini artıranlar yok mu [⁶], Allah onları asla yarlıgamaz, (bağışlamaz) onlara asla yol da göstermez.
[6] Nazm-ı Celil Yahudiler. Yahut münafıklar veya tekrar tekrar mürtet olanlar hakkında nazil olmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elbette onlar (önce) inandılar, sonra inkâr ettiler, sonra tekrar inandılar, sonra tekrar inkâr ettiler, sonra da inkârları arttıkça arttı. İşte onları Allah ne bağışlar ne de doğru yola iletir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu iman edip sonra küfre sapanları, sonra iman edip tekrar küfre sapanları, sonra da küfürleri artmış olanları, Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola hidayet edecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İmana erdikten sonra yeniden inkâra saplanan, sonra yine iman edip tekrar inkâr eden ve bununla da kalmayıp, Müslümanlara karşı mücâdeleye girişerek inkârcılıkta iyice azıtanlara gelince; Allah onları tövbe etmedikleri sürece ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir. Zaten böyle kimseler, ölüm belirtilerini görüp, hayattan tamamen ümit kesmedikçe tövbe etmezler. O hâlde;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz ki inanmış sonra inkâr etmiş olanlar, yine inanmış yine inkâr etmiş olanlar, sonra da inkârlarını artırmış olanlar; Allah onları bağışlayacak değildi, onlara yol gösterecek de değildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Önce inanıp sonra dönenler; sonra yeniden inanıp tekrar dönenler ve en sonunda inkarcıbaşı kesilenleri Allah bir daha bağışlamayacak ve kendilerine tekrar hidayet nasip etmeyecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; işte onları Allah bağışlayıp doğruya iletmez. Çünkü onlar inançlarıyla dalga geçmektedirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar var ya, Allah (işte) onları bağışlamayacak ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Âl-i İmrân 3:86; Nisâ 4:168; Muhammed 47:34.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Îman edip sonra inkâr ederek, sonra tekrar îman edip, tekrar inkâr ederek kâfirlikte ileri gidenleri Allah, asla bağışlamayacak ve doğru yola ulaştırmayacaktır.
Muhammed Esed
swap_vert close
İman edip sonra hakikati inkar eden ve tekrar iman edip yeniden hakikati inkar eden ve sonra hakikati inkar etmedeki inatlarına boyun eğenlere ¹⁵³ gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
153 Lafzen, “inkarlarını arttıranlara”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İman edip sonra vazgeçip kâfir olan, sonra tekrar inanan ve sonra yine kâfirliğe yönelip sonra da küfürde zirve yapanlar var ya Allah, böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir. 3/86-91, 4/107
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İman edip sonra inkâr eden ve tekrar iman eden ve ardından inkâra saplanan ve en sonunda saplandığı inkâra boğazına kadar gömülenlere gelince: Allah onları affetmeyecek ve rehberlik yapmayacaktır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki Allah, iman edip sonra inkar edenleri, sonra yine iman edip tekrar küfre dönenleri ve sonra da küfürde direnenleri ne bağışlayacak ne de doğru yola iletecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki imân ettiler, sonra kâfir oldular, sonra imân ettiler, sonra kâfir oldular, sonra da küfürlerini arttırdılar. Artık Allah Teâlâ onlar için mağfiret edecek değildir. Ve onları bir doğru yola sevkedecek değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar ki iman ettikten sonra inkâr ettiler. Sonra tekrar iman edip sonra inkâr ettiler. Sonra da inkârlarını artırdılar. . . İşte onları Allah ne affeder, ne de doğru yola çıkarır.
Bunlar güya Müslüman olduğunu söyleyip ikide bir putperestliğe dönen münâfıklardır. Allah’ın onlara hidâyet nasib etmemesi, kendi hareketlerinin neticesidir. Zirâ onların artık küfürden tövbe edip imanda sebat etmeleri beklenemez. Zirâ kalplerine küfür damgası vurulmuş ve irtidada alışmışlardır. İmanı asla ciddiye almadıklarından, imana girip çıkmak, onlar için, dünyanın en kolay işi idi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki inandılar, sonra inkar ettiler; daha sonra yine inandılar, yine inkar ettiler, sonra inkarları arttı; işte Allah onları ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunlar ki (Mûsâ'ya) îmân itdiler. Sonra (buzağıya tapar) kâfir oldılar. Sonra (Muhammed'i inkâr iderek) küfürlerini artırdılar. Allâh onları mağfiret ider değildir. Ve onları hidâyet iyler de değildir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O kimseler ki önce inanıp güvendiler, sonra ayetleri görmezden gelip kafir oldular, sonra tekrar inandılar, sonra yine kafir oldular, sonra da kafirlikte ileri gittiler; Allah böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edip ardından kafir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kafir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yolda göstermeyecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edip sonra tekrar kâfir olan, sonra tekrar iman edip tekrar kâfir olan ve inkârında da azıtan kimseleri Allah ne bağışlar, ne de doğru bir yola çıkarır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar ki inandılar, sonra küfre saptılar; yine inandılar, tekrar küfre saptılar, sonra da küfrü artırdılar; işte Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim įmān getürdiler andan kāfir oldılar andan įmān getürdiler andan kāfir oldılar andan arttırdılar kāfir olmaġı ya'nį muḥammed'e olmadı Tañrı kim yarlıġaya anları ne daħı ŧoġru yol göstere anlara yoldın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki īmān getürdiler andan ṣoñra kāfir oldılar, andan ṣoñra īmān ge‐türdiler, andan ṣoñra kāfir oldılar, andan ṣoñra arturdılar küfrlerini, TañrıTa‘ālā anlaruñ günāhların baġışlamaz, daḫı hidāyet virmez anlara doġru yola.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Əvvəlcə) iman gətirib sonra kafir olan, sonra iman gətirib yenə kafir olan, sonra da küfrünü artıran kəsləri Allah heç vaxt bağışlayan və doğru yola yönəldən deyildir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who believe, then disbelieve and then (again) believe, then disbelieve, and then increase in disbelief, Allah will never pardon them, nor will He guide them unto a way.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who believe, then reject faith, then believe (again) and (again) reject faith, and go on increasing in unbelief,- Allah will not forgive them nor guide them nor guide them on the Way.(647)
647 Those who go on changing sides again and again can have no real Faith at any time. Their motives are mere worldly double-dealing. How can they expect Allah's grace or forgiveness? Here is a clear warning against those who make their religion a mere matter of worldly convenience. True religion goes far deeper. It transforms the very nature of man. After that transformation it is as impossible for him to change as it is for light to become darkness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
ثُمَّ
sonra
كَفَرُوا
inkâr
ettiler
ثُمَّ
sonra
اٰمَنُوا
iman ettiler
ثُمَّ
sonra
كَفَرُوا
inkâr
ettiler
ثُمَّ
sonra
ازْدَادُوا
arttırdılar
كُفْراً
inkâr cihetiyle
لَمْ يَكُنِ
değildir
اللّٰهُ
Allah
لِيَغْفِرَ لَهُمْ
onlara mağfiret edecek
وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ
ve ne onlara hidâyet edecek
سَب۪يلاًۜ
bir yola
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne mağfiret edecek ne de onları (hak) yola hidâyet edecektir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَزْدَادَ
Fiil-VIII
ز ي د
İleri gitti, arttırdı, ziyade etti, ilave etti
كُفْر
İsim
ك ف ر
İnkâr, küfür
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol