close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 123. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Leyse bi-emâniyyikum velâ emâniyyi ehli-lkitâb(i)(k) men ya’mel sû-en yucze bihi velâ yecid lehu min dûni(A)llâhi veliyyen velâ nasîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne sizin boşuna kuruntularınızın aslı var, ne kitap ehlinin kuruntularının aslı. Kim kötülük ederse cezasını görür ve Allah'tan başka ne bir dost bulur, ne bir yardımcı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bu (hesap ve sevap konusu) sizin kuruntularınıza ve Kitap Ehlinin kuruntularına göre değildir. Doğrusu kim kötülük yaparsa (Kur’an’ın ve kâinatın yasalarına aykırı davranırsa) cezasına katlanacaktır. Ve o kendisine Allah’tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı da bulamayacaktır. (Salih ameli, dini gayreti ve Hakka teslimiyeti yoksa, hiç kimsenin zahiri etiketi ve resmi hüviyeti onu kurtaramayacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öteki alemdeki kurtuluş; ne sizin vahye dayanmayan kuruntularınızla, ne de bize de kitap verildi diyen, önceki toplumların kuruntularıyla gerçekleşecek değildir. Kim bir kötülük yaparsa, onunla cezalanır, kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ne sizin hayalleriniz, kuruntularınız, ne de ehl-i kitabın hayalleri, kuruntuları gerçekleşecektir. İnsanları Allah'ın azabından kurtaracak olan imanları, amel-i sâlihleridir. Kim bilinçli olarak bir kötülük yaparsa, dünyada da âhirette de onun cezasını görür. Kendisi için Allah'ın dışında kulu durumundakilerden veli, koruyucu ve yardım eden de bulamaz.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/80, 105, 111.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu ne sizin kuruntularınıza ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. [22] Kim bir kötülük işlerse ona karşılık cazalandırılır ve kendisi için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir.
22.Burada "siz"den amaç müşriklerdir. Yani: "Ey müşrikler, ne sizin kurtuluşa ereceğiniz yolundaki ümit ve kuruntularınız ne de kitap ehlinin benzer kuruntuları esas alınacaktır."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap Ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Allah'tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müşrikler, ne sizin putlardan yardım görme kuruntularınızla, ne de ehl-i kitabın (Yahudi ve Hristiyanların) kendilerini selâmette görmeleri kuruntularıyla Allah'ın bu vaad ve sevabına kavuşulmaz. Kim bir kötü iş yaparsa, onunla cezalanır ve kendisine Allah'dan başka ne bir dost bulabilir, ne de bir yardımcı...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ne sizin ne de ehl-i kitabın kuruntu ve arzularınızla olmaz. (Kuruntularla kurtulacağınızı sanmayın.) Kim bir kötülük yaparsa, onunla cezalandırılacaktır. Ve o, Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulamayacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İş, ne sizin kuruntularınızla, ne de kitap ehlinin kuruntularıyla olur. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah'tan başka ne dost ne de yardımcı bulur.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu, ne sizin umuntunuza göredir, ne de kitaplıların, kim kötülük işlerse cezasını görür o; haktan başka, bir tek dost, bir tek yardımcı bulamaz o
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Unutmayın ki siz); ne kendi hayal ve kuruntularınızla (cennete) ulaşabilirsiniz ne de Ehl-i Kitap (kendilerini selamette görme) kuruntularıyla (cennete) ulaşabilirler. Doğru olan şudur ki: Her kim bir kötülük yaparsa, kötülüğünün cezasını mutlaka çekecek ve Hesap Günü kendisine Allah'tan başka ne bir dost bulabilecek ne de bir yardımcı!
Cemil Said
swap_vert close
Sizin ve ehl-i kitâbın yalnız temennîsiyle olamaz. Fenâlık idenler tecziye olunacakdır. Allâh’a karşu hiç bir nasîr hiç bir velî bulamıyacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu, sizin kuruntularınıza ve Kitap ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim fenalık yaparsa cezasını görür, kendisine Allah'tan başka ne dost ve ne de yardımcı bulur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ne sizin kuruntularınız, ne de Ehl-i kitabın kuruntuları... Kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah’tan başka bir dost da bir yardımcı da bulamaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları (gerçektir); kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu, ne sizin kuruntularınız ne de kitap halkının kuruntularıra göredir: Kim bir kötülük işlerse karşılığını bulur ve ALLAH'tan başka bir Sahip ve Yardımcı bulamaz
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(İş), ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kötülük yapan, o yüzden cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O, sizin kuruntularınızla da değil, ehli kitabın kuruntulariyle de değil, kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allahdan beride ne bir veliy bulabilir ne de bir nasîr
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey müşrikler!) Allah’ın vadettiğine (cennete) ne sizin kuruntularınızla ne de ehl-i kitabın kuruntularıyla ulaşılır. (O rahmete ulaşmak, îmân ve sâlih ameller iledir.) Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ne sizin kuruntularınız ne de Ehli Kitap'ın kuruntularına göre değil; kim bir kötülük yaparsa, onun karşılığını bulur. O, kendisine Allah'tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı bulamaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(İş) ne sizin kuruntularınızla, ne de kitablıların kuruntularıyle (olub bitmiş) değildir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve o, kendisine Allahdan başka ne bir yâr, ne bir mededkâr da bulamaz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah'ın va'di,) ne sizin boş temennîleriniz, ne de ehl-i kitâbın asılsız kuruntuları ile (bağımlı) değildir. (Gerçek şudur ki:) Kim bir kötülük yaparsa, onunla cezâlandırılır ve (o takdirde) kendisine Allah'dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir!(2)
(2)Bir kısım Müslümanlar, ehl-i kitabdan bazı kimselerle, bir mecliste, ilk olarak kendilerinin Cennete girecekleri husûsunda karşılıklı iddiâ ettiler. İki tarafın da: “Bizi peygamberimiz kurtarır ve dolayısıyla biz bir azab görmeyiz” demeleri, kezâ Kureyşlilerden bir kısmının da: “Biz öldükten sonra zâten diriltilmeyeceğiz” diye konuşmaları üzerine bu âyet-i kerîme indirildi. (Beyzâvî, c. 1, 238)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inananlar!) Mesele, ne sizin (vahye dayanmayan) kuruntularınız, ne de Ehli Kitabın kuruntuları gibidir. (Hiçbir kimse veya toplumun Allah katında bir ayrıcalığı yoktur. Gerçek, sadece şudur:) Her kim bir fenalık (kötülük) işlerse (Kur’an’ın ve kâinatın yasalarına aykırı davranırsa) onun karşılığını görür ve kendisi için Allah’ tan başka, (onu kurtaracak) ne bir veli (koruyucu, sahiplenici), ne de bir yardımcı bulabilir.*
(*) Bazı Ehl-i kitap gruplarıyla bir kısım müslümanlar veya müşrik Araplar, boş kuruntulara, delilsiz, dayanaksız kanaatlere kapılarak Allah’ın kendilerine farklı muamele edeceğini, günah işleseler bile âhirette cezalandırmayacağını iddia etmişlerdir. Âyetler bu gibi boş sözleri ve kuruntuları reddettikten sonra şu evrensel kanunu ilân etmektedir: Dünya hayatında sa‘y (emek, çaba, eser) kanunu geçerlidir. Kötülük eden cezasını görür, hakça bir düzende kimse onu koruyamaz. Mümin olup iyi işler yapan, güzel davranışlarda bulunanlar da, cinsiyetleri ne olursa olsun cennete girerler, kendi seçimleri ve eserleri olmayan farklılıklardan dolayı zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar. (Kur’an Yoluأي ليس ما وعد الله من الثواب ينال بأمانيكم أيها المسلمون، ولا بأماني أهل الكتاب، وإنما ينال بالإِيمان والعمل الصالح. وقيل: ليس الإِيمان بالتمني ولكن ما وقر في القلب وصدقه العمل (انوار التنزيل واسرار التأويل – البيضاوي) واختلف الناس فيمن المخاطب بهذه الآية؟ فقال ابن عباس والضحاك وأبو صالح ومسروق وقتادة والسدي وغيرهم: الخطاب لأمة محمد صلى الله عليه وسلم (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز) الخطاب للمؤمنين (روح المعاني)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ne sizin (ahiret konusunda) aklınızdan geçirdiğiniz kuruntular ve ne de kendilerine kitap verilenlerin akıllarından geçirdikleri (ahiretle ilgili) kuruntular hiçbir şey değildir. (Gerek sizden gerekse ehli kitaptan) Kim kötü bir iş yaparsa, yaptığı kötülüğün karşılığı ile cezalandırılır ve o kişi için Allah’dan başka ne bir koruyucu, nede bir yardımcı bulur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu iş, ne sizin kuruntularınızla, ne de kitaplıların kuruntularıyla olup bitmez. Herkim kötülük işlerse onunla cezalanır. Allah’tan başka da ne koruyucu ne de yardımcı bulamaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İş sizin kuruntunuza göre değildir, ehl-i Kitabın kuruntusuna göre de değildir. [²]. Herkim kötü bir şey işlerse onunla cezaya çarpılır. Allahtan başka ona bir yâr, medetkâr bulunamaz.
[2] Müslümanlar da ehl-i Kitap da peygamberlerimiz bizi sıyanet eder, biz azap görmeyiz demişlerdi. Âyet-i kerime bu fikri reddediyor. Sevap ve mükâfat meselesi sizlerin kuruntunuza göre olmaz, diyor. Yahut iman kuruntuya uygun gelmez demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Bu iş) ne sizin ne de kitap ehlinin kuruntularıyla olur. Kim kötülük yaparsa onunla cezalandırılır. O Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu (ilahi vaat), sizin kuruntularınıza ve kitab ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim kötülük yaparsa cezasını görür, kendisine Allah'tan başka ne bir veli ve ne de bir yardımcı bulur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey müminler! Sakın bu dine yalnızca ‘bağlı’ olmakla veya birilerinin şefaatiyle kurtuluşa ereceğinizi sanmayın! Unutmayın ki, Allah’ın sevgisine ne kendi hayal ve kuruntularınızla ulaşılabilirsiniz, ne de son Elçiye inanmadan cennete gireceklerini zanneden Kitap Ehli’nin kuruntularıyla! Doğrusu şu ki: Her kim bir kötülük yaparsa, kötülüğünün cezasını mutlaka çekecek ve Hesap Günü kendisine Allah’tan başka ne bir dost bulabilecektir, ne de bir yardımcı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne sizin temennilerinizle / arzularınızla, ne Kitap ehlinin arzularıyla olur; kim bir kötülük işlerse, onunla cezalandırılır. Kendisi için Allah’tan başka ne bir veliyy bulur, ne bir yardım edici!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ne sizin ne ehlikitabın kuruntuları bir şey ifade etmez. Suçu işleyen, cezasını çeker, Hiçbir suçlu, kendisine Allah'tan başka yâr ve yardımcı olacak birini bulamaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşlerin aslı; ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. Kuruntularla, yalanlarla iyi şeyler gerçekleşmez. Ancak batıl olan kötü şeyler gerçekleşir. Kim kötü bir iş yaparsa onunla cezalandırılır. Kötü iş yapanlar hesap günü kendisine Allah’tan başka dost ve yardımcı bulamaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Cennete giriş) sizin kuruntularınızla da kitap ehlinin kuruntularıyla da değildir. [*] Kim bir kötülük yaparsa ona (yaptığının) karşılığı verilir ve kendisi için Allah’tan başka dost da yardımcı da bulamaz.
Bu mesaj Bakara 2:111. ayetle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah gerek müslümanların, gerekse kitap ehlinin kuruntularının gerçek olmadığını, böyle kuruntulu davranmakla kurtuluşa ermenin mümkün olmadığını ifade etmektedir. Kuruntunun hiçbir işe yaramayacağıyla ilgili olarak Bakara 2:111’de şöyle buyrulmaktadır: (Kitap ehli:) “Yahudi olanlar veya hristiyanlar hariç kimse asla cennete giremeyecek.” demişlerdi. İşte şu (iddiaları), kendi kuruntularıdır. De ki: “Doğruysanız delilinizi getirin!”  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Cenneti elde etmek) kesinlikle sizin de kendilerine kitap verilenlerin de kuruntularına¹ göre olmaz. Kim bir kötülük işlerse² aynısıyla cezâlandırılır ve (o kimse,) Allah’tan başka bir dost da bir yardımcı da bulamaz.³
1 Emânî: Ümniye’nin çoğuludur. Ümniye: İnsanın hayalinde kurarak arzu ettiği şeydir. Fransızcası “ideal”dir. Yani insanın saplandığı ve arkasından koştuğu, hayal, asılsız kuruntu demektir. İnsanın kendi gönlünden saplandığı ve sürekli olarak arkasından koştuğu, hayal ve asılsız kuruntular (idealler) demektir. Bunun felsefedeki adı ise; “idealizm”dir. İdealizm felsefesine inanana da “idealist” denilir. Bir Müslümanın bu kelimeyi bilerek ve isteyerek kullanması onun imanını sıkıntıya sokar. 2 İster kitap ehli olsun ister Müslüman olsun fark etmez, kötülük yapan herkes, mutlaka cezâsını görür.3 Yahûdî ve Hıristiyanlar; “bizim Peygamberimiz ve kitabımız, sizin Peygamberiniz ve kitabınızdan daha önce geldi ve biz, İbrahim’in dini üzereyiz.” dediler. Yahûdîler: “Cennete ancak Yahûdî olanlar girecek,“ Hıristiyanlar da; “cennete ancak Hıristiyan olanlar girecek.” diye iddiâ ettiler. Müslümanlar da: “bizim Peygamberimiz, sizin Peygamberinizden sonradır ve Peygamberlerin sonuncusudur. Kitabımız da sizin kitabınızdan sonradır ve onlara hâkimdir. Ve biz, İbrahim, İsmail ve İshak’ın dini üzereyiz ve Cennete ancak bizim dinimizde olanlar girecek.” dediler. Bunun üzerine bu ve sonraki âyet nâzil oldu. (Kurtubî, Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kötülük işleyen[in] cezalandırılacak [olması] ve kendisini Allah’a karşı savunacak ve yardım edecek bir kimse bulamaması, ne sizin kuruntularınıza uygun düşer, ne de geçmiş vahiy mensuplarının kuruntularına. ¹⁴³
143 Hem Yahudilerin kendilerini “Allah’ın seçilmiş halkı” olarak görmelerine ve bu nedenle öteki dünyada O’nun rahmetinden emin oldukları fikrine, hem de Hz. İsa’nın “Allah’ın oğlu” olduğuna inanan herkese kurtuluş vaad eden Hristiyanların “vekaleten kefaret” dogmasına bir işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey müminler ne sizin kuruntularınız ne de ehli kitabın kuruntuları (Cennet ve Cehenneme girme konusunda) belirleyici değildir. Çünkü kim bir kötülük işlerse, onun karşılığını mutlaka görür. O, kendisi için Allah’tan başka bir veli/koruyucu ve yardımcı bulamaz. 27/89-90, 40/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Değil, sizin kuruntularınız da, geçmiş vahiy mensuplarının kuruntuları da belirleyici değil: Kötülük işleyen herkes cezalandırılacaktır. Allah’tan başka dost ve yardımcı da bulamayacaktır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey müslümanlar, Allah’ın hak olarak vaad ettiği bu cennet nimetleri) Ne sizin, ne de kitap ehlinin boş umudları ile gerçekleşebilir. Kim bir kötülük yaparsa onun cezasını mutlaka görür ve kendisine Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir?
Osman Fırat
swap_vert close
Ne sizin kuruntularınızla, ne Kitap ehlinin kuruntularıyla bir şey olmaz. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah’tan başka ne dost, ne de yardımcı bulamaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sizin kuruntularınızla değildir, ehl-i kitabın kuruntuları ile de değildir. Her kim bir kötülük yaparsa onunla cezalandınlır. Ve kendisi için Allah Teâlâ'dan başka ne bir yâr ve ne de bir yardımcı bulamaz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın vâd ettiği bu mükâfat, ne sizin temennileriniz, ne de Ehl-i kitabın temennileri ile elde edilmez. Kim kötü iş yaparsa onun cezasını bulur ve Allah'tan başka, kendisini o azaptan kurtaracak ne bir hâmi, ne de bir yardımcı bulamaz. [2, 80. 105. 111] {KM, II Tarihler 20, 7; İşaya 51, 8}
Süleyman Ateş
swap_vert close
(İş) Ne sizin kuruntularınızla, ne Kitap ehlinin kuruntularıyla olmaz. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah'tan başka ne dost, ne de yardımcı bulamaz (Allah'ın vereceği cezayı hiç kimse ondan savamaz).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ne sizin emelinizle ve ne de Ehl-i Kitâb'ın emel ve arzusıyla değildir. (Allâh'ın va'd iylediği sevâba nâil olmak sizin ve Ehl-i Kitâb'ın emel ve ümîdleri ile değildir. Buna mazheriyet îmân ve a'mâl-i sâliha ile olur) Fenâlık işleyen kimse onunla mücâzât olunur ve ona Allâh'dan başka dost ve yardımcı bulunmaz.[¹]
[1] Bu âyet-i kerîme nâzil oldukda mü'minler telâşa düşüb "Yâ Rasûlallah! Senden gayrı günâh işlemeyecek hangimiz vardır? Hâlimiz nasıl olur?" didiklerinde Rasûl-ü Ekrem (Mü'minin îmânı ve a'mâl-i sâlihası ve kendisine isâbet iden büyük, küçük âlâm ve ekdâr, mesâib ve hüzün günâhlarına kefâretdir" buyurarak onları tatmîn iylediği gibi bunı müte'âkib olan âyet-i kerîme şeref-nâzil olarak kelâm-ı Rasûl te'yîd buyurulmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ne sizin kuruntularınız ne de Ehl-i Kitab’ın kuruntuları geçerlidir[*]. Kötülüğü kim yaparsa cezasını görür. Böylesi, kendine, ne Allah ile arasına girecek bir dost, ne de bir yardımcı bulacaktır.
[*] Bakara 2/111  
Şaban Piriş
swap_vert close
(Ey müşrikler!) Sizin boş ümit ve kuruntularınız da, ehli kitabın kuruntu ve hayalleri de hiç bir şey değildir. Kim bir kötülük işlerse onun cezasını görür. O, kendisi için Allah'tan başka bir veli ve yardımcı bulamaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın vaadi ne sizin kuruntularınıza tâbidir, ne de Kitap Ehlinin kuruntularına. Kötülük işleyen onun cezasını görür; kendisine Allah'tan başka bir dost veya yardımcı da bulamaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İş ne sizin kuruntularınızla/hurafelerinizle/anlamını bilmeden okuyuşlarınızla ne de Ehlikitap'ın kuruntuları/hurafeleri/anlamını bilmeden okuyuşlarıyla çözülür. Kötülük yapan onunla cezalandırılır. Ve böyle biri, kendisi için Allah dışında ne bir dost bulur ne de bir yardımcı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül arzularuñuz, ne daħı arzuları kitāb ehli’nüñ her kim işleye yavuzlıķ, cezā virinile anuñ-ile daħı bulmaya gendüzine Tañrı’dan ayruķ dost ne daħı arķa virici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Siz istegen gibi degüldür, kitāb ehli istegen gibi degüldür ki yamanlıḳ işle‐se cezāsın görür. Daḫı ṭapmaz özine Tañrıdan özge yardım idici, nuṣret vi‐rici.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu, (Cənnətə daxil olmaq) nə sizin, nə də kitab əhlinin arzusu ilə deyildir. Pislik edən şəxs, onun cəzasını görəcək və o, Allahdan başqa özünə nə bir dost, nə də bir imdada yetən tapacaqdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
It will not be in accordance with your desires, nor the desires of the People of the Scripture. He who doeth wrong will have the recompense thereof, and will not find against Allah any protecting friend or helper.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Not your desires, nor those(632) of the People of the Book (can prevail): whoever works evil, will be requited accordingly. Nor will he find, besides Allah, any protector or helper.
632 Personal responsibility is again and again insisted on as the keynote of Islam. In this are implied faith and right conduct. Faith is not an external thing; it begins with an act of will, but if true and sincere, it affects the whole being, and leads to right conduct. In this it is distinguished from the kind of faith which promises salvation because someone else in whom you are asked to believe has borne away the sins of men, or the kind of faith which says that because you are born of a certain race ("Children of Abraham") or a certain caste, you are privileged, and your conduct will be judged by a different standard from that of other men. Whatever you are, if you do evil, you must suffer the consequences, unless Allah's Mercy comes to your help.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَيْسَ
değildir
بِاَمَانِيِّكُمْ
temennileriniz ile
وَلَٓا
ve değildir
اَمَانِيِّ
temenni- leri ile
اَهْلِ
ehl-i
الْكِتَابِۜ
kitabın
مَنْ
kim
يَعْمَلْ
yaparsa
سُٓوءاً
bir kö- tülük
يُجْزَ
cezalan- dırılır
بِه۪ۙ
onun-la
وَلَا يَجِدْ
ve bulamaz
لَهُ
kendi- sine
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
وَلِياًّ
bir dost
وَلَا نَص۪يراً
ve ne bir yardımcı
Ne sizin boş temennileriniz ne de ehl-i kitabın asılsız kuruntuları (gerçektir). Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalandırılır ve (kıyamet günü) kendisi için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir.
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
اُمْنِيَّت
İsim
م ن ي
Kuruntu, temenni
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اُمْنِيَّت
İsim
م ن ي
Kuruntu, temenni
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصِير
İsim
ن ص ر
Nasîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulundan yana olup hayırda kuluna her daim yardım eden demektir), yardımcı, ensâr