Ve eğer (vefat eden) hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları malın yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıkları malın dörtte biri sizindir. Bu paylaştırma, (vefat eden hanımlarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi yahut (varsa) borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer (vefat ettiğinizde) çocuğunuz yoksa, bırakmış olduğunuz terekenin tümünden dörtte biri onların (kadınların)dır, fakat eğer çocuğunuz varsa o takdirde bırakmış olduğunuz terekenin tümünden sekizde biri onların (kadınların)dır. Yine (bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden veya/varsa/ borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası yoksa ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa ona altıda bir (1/6) düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin, yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden veya (varsa) borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bu size) Allah’tan bir vasiyettir, Allah, bilendir, (kullara) yumuşak olandır. *
(*) Miras paylaşımında Matematiksel bir hatanın olduğuna dair iddiaya cevep: Konuyla ilgili bir örnek: Diyelim ki bir erkek öldü ve geride eşi, 3 kızı, anne ve babasını mirasçı olarak bıraktı. Geride bıraktığı tereke de 120 lira olsun. Bu örneğe göre Kur’an’da verilen oranlar şöyledir: Eşin payı 1/8, annenin payı 1/6, babanın payı 1/6 ve çocukların/kızların payları ise 2/3. Yani eş için: (ثمن) ‘sümün’’ 1/8 vardır. Buna göre: 120/8 = 15 lira eş alır. Geride 105 lira kalır. Anne için: (سدس)’’sudus: 1/6 vardır. Buna göre 105/6 = 17. 5 lira anne alır. Geride 87. 5 lira kalır. Baba da tıpkı anne gibi (سدس)’’sudus: yani 1/6. olan 17. 5 lira alır. Anne ve babanın aldıkları toplam ise 35 liradır. Geride 105 liranın 2/3 olan 70 lira kalır. Bu da buradaki kız çocuklara eşit bir şekilde dağıtılır. Sonuç: Herkes payını tam alır. Böylece eş, 1/8, anne, 1/6, baba 1/6 ve çocuklar/kızlar da 2/3 olan paylarını almış olurlar. Yani herkes Kur’an’da kendisine tayin edilen oranda payını almış oluyor ve ne bir lira fazla ne de bir lira eksik kalıyor. Bu nedenle miras hukukuyla ilgili Kur’an’da matematiksel bir hata vardır şeklindeki iddia mesnetsiz olup asla doğru değildir… Bunun detaylı bir açıklaması da şöyledir. 120 liradan ilk önce en az pay alan ve kan bağı ile akraba olmayan eşin payı verilir. Bunun sebebi ise diğerlere göre hem payının daha az olması (1/8), hem de ölen eşine kan bağıyla akraba olmamasıdır. Yani eşin alacağı oran diğerlerinkine göre daha az olduğundan, herkesten önce terekenin tümünden (120 lira) onun payı verilecek. Bu nedenle 120 liranın tamamının 1/8’i ona verilecek ki, Kur’an’da kendisine tayin edilen oranın tamamını alabilsin ve böylece mağdur olmasın. Buna göre terekenin (1/8’i) eşe verilir. Yani 120/8 = 15 eder. Böylece; 120-15 = 105 kalıyor. Daha sonra geriye kalan ne ise (105 lira), kan bağı ile akraba olan ve hiçbir surette alacakları paydan hicb/men/ edilmeyen diğer varislerin payları verilir. Yani varisler iki grupta değerlendirilir, birinci grup aralarında kan bağı olan akrabalardır (çocuklar, anne ve babalar gibi), bunlar birbirlerinin asil varisleridir, ikinci grup ise kan bağı ile değil evlilik yoluyla oluşan akrabalardır (eşler gibi). Hâlbuki burada ölen kişinin bıraktığı malın asil sahipleri olan ve aralarında kan bağı olan akrabalar (anne, baba ve çocuklar gibi) eşlerden daha fazla alırlar. Yani bunlara nazaran eşler (kadınlar) daha az aldıklarından, terekenin tümünden ilk önce eşlerin payları verilecek ki, az alıp mağdur olmasınlar. Böylece 120. liranın tamamı Kur’an’ın öngördüğü şekilde bütün varislere dağıtılmış oluyor. İşte aşağıda da belirtildiği gibi İbn Abbas, Hz. Ali, Müfessir Ata, İbn Hazm, İmam Davud ez-Zahiri, Muhammed bin Hanefi, Muhammed bin Ali gibi âlimlerin görüşleri bu şekildedir. Yani bunlar (عول) avl yöntemini kabul etmemişlerdir. Çünkü bu avl yöntemi de sonradan ortaya çıkmış olup ne Kur’an’da ne de Hz. peygamberin sünnetinde vardır. Yani avl yöntemi de bir içtihattır. İçtihatlar yanlış da çıkabilir doğru da çıkabilir. Çünkü içtihatlar beşer yorumları olup Nass değildir. Özetle, İbn Abbas, Hz. Ali ve bunlar gibi söyleyen âlimlerin ortaya koydukları bu yöntem Kur’an’ın zahirine de tam uygundur. (الله اعلم) Ayrıca bundan ayrı şöyle bir soru da var! ‘’Dede yetimi (babası dedesinden önce vefat eden çocuk) dedesinin ölümü üzerine ona mirasçı olur mu? Cevap: Bakara-2/180. ayetin hükmü gereği, dede hayata iken babaları ölmüş torunlarına (şayet babaları hayatta olsaydı payına düşen ne ise o kadarını) vasiyet etmelidir. Eğer vasiyeti ihmal etmişe, bu hak ve vasiyet yine zâyi olmaz, yani vasiyet etmiş gibi kabul edilir. Şayet diğer varisler, yani yetim olan çocukların amcaları, bu çocukların babalarının payına düşecek kadar maldan paylarını vermezlerse mahkeme yoluyla onlardan zorla alınır ve bu yetim çocuklara verilir. Ayrıca Nisa-8. ayette de bu hüküm pekiştirilmiştir. Yani babaları ölmüş çocuklar, dedelerinin terekesinden ölmüş babalarının payını alırlarقول ابن عباس ومن تابعه - قال ابن عباس رضي الله عنهما: إن المسائل لا تعول ([11). وبه قال الظاهرية داود بن علي، وعلي بن محمد بن حزم الظاهري ([12]). ونقل ذلك عن محمد بن الحنفيّة، ومحمد بن علي بن الحسين، وعطاء القول بالعول محدث، ولم تمض به سنة من رسول الله صلى الله عليه وسلم –- وإنما هو احتياط ممن رآه - أي رأي العمل به- من السلفف وقصارى القول إن القول بالعول اجتهاد، وإعطاء ميراث بلا نص من كتاب أو سنة. وبالتالي لا ينهض حجة، وإن أثر عن كرام الصحابة ، فالحجة عند أهل الظاهر الكتاب والسنة والإجماع. وليس في مسألة العول نص من كتاب الله ولا من سنة رسوله – صلى الله عليه وسلم- وليس ثمة إجماع الخ وهذا يواقق قول ابن عباس وعلي ومن وافقهما وخالف ابن عباس، في عصر عثمان، وقال: إنّ الزوجين يأخذان تمام حقّهما ويدخل النقص على البنات فهو يقدّم من له فرضان في الكتاب على من له فرض واحد كما سنبيّن ومنذ ذلك العصر صار الفقهاء على فرقتين، فالمذاهب الأربعة وما تقدّمها من سائر المذاهب الفقهية قالوا بالعول، والشيعة الإمامية، تبعاً للإمام علي(عليه السلام) وتلميذه ابن عباس على خلافه، فهم على إيراد النقص على البعض دون بعض من دون أن يكون عملهم ترجيحاً بلا مرجح ومن قول ابن عباس هذا اذا مات عن زوج وام واب وبنات ستاخذ الزوج او الزوجة تمام حقه من جميع المال ثم ياخذ باقي الورثة باقي المال الخ /// العَوْل في الفرائض - موقع سماحة المرجع الديني آية الله العظمى السبحاني - المصنف –مصنف عبد الرازق- 10/254، سنن الدرامي ص409 –الكتاب المصنف- مصنف ابن أبي شيبة - الشرح الكبير، عبدالرحمن بن أحمد بن قدامة، القاهرة: دار الحديث: ت ط: 1425 ه – 2004 م، ج8 / 394 ،395 [13] المغني: 9/28 [12]المحلى: 9/262 [11]