close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 119. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veleudillennehum veleumenniyennehum veleâmurannehum feleyubettikunne âżâne-l-en’âmi veleâmurannehum feleyuġayyirunne ḣalka(A)llâh(i)(c) vemen yetteḣiżi-şşeytâne veliyyen min dûni(A)llâhi fekad ḣasira ḣusrânen mubînâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onları doğru yoldan saptıracağım, olmaz isteklere sürükleyeceğim, putlara hayvanlar adatacağım da onların kulaklarını yarmalarını, Allah'ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Allah'ı bırakıp Şeytan'ı dost edinen, apaçık bir zarara düşmüş, ziyana uğramıştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ardından şeytan şunları anlatmıştı:) "Onları muhakkak saptıracağım ve onları (Haçlı-Siyonist güdümlü iktidarlar eliyle) boş kuruntulara ve hayallere kaptırıp (günahlara sokacağım), onlara emredeceğim; hayvanların kulaklarını yaracaklar (böylesi bâtıl inançlara ve davranışlara sapacaklar) ve yine emredip (fısıldayacağım), Allah’ın yaratışını değiştirip (bozacaklar. Kadınlar erkekleşecek, erkekler kadınlaşacak... İnsan tabiatına ve fıtrat dini olan İslam’a uymayan düşünce ve düzenlere kapılacaklar. Haramları helâl, helâlleri haram sayacaklar.)" Artık kim, Allah’ın (Hakk Dinini) bırakıp, şeytanı (ve uşaklarını) dost edinip (bâtıl düzenine) uyarsa muhakkak o apaçık bir ziyana uğramıştır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onları saptıracağım, boş hevesler ve özlemler ile dolduracağım. Ben onlara emredeceğim, onlar da putperestçe bir kurban âdeti olarak, hayvanların kulaklarını yaracaklar ve onlara yine emredeceğim, Allah'ın yaratılıştaki kanun ve prensiplerini değiştirecekler.” Ama Allah'ı bırakıpta şeytanı kendilerine rehber edinenler, kesinlikle ziyana uğrarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onları başlarına buyruk hale getirerek hak yoldan uzaklaşmalarına dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlayacağım. Mutlaka onları boş kuruntulara sevk edeceğim, kesinlikle onları idare edeceğim, sağmal hayvanların kulaklarını yaracaklar, putlar için bel yapacaklar. Şüphesiz onlara emredeceğim de, Allah'ın koyduğu dini, düzeni, yaratılışa uygun özellikleri, kanunları, safiyeti, masumiyeti, yapılan taahhüdü, kurulan düzeni bozarak değiştirecekler.” dedi. Kim Allah'ı bırakarak kulu durumundaki şeytanı, şeytan tıynetli ahlâksız azgınları, şeytanî güçleri dost, veli, koruyucu edinir, hâkimiyetine girerse, apaçık bir zarara, ziyana uğramış olur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 5/103; 7/30; 16/63; el-Lübâb, 7/25.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Onları saptıracağım, kendilerini boş kuruntulara kaptıracağım ve onlara emredeceğim hayvanların kulaklarını yaracaklar, yine emredeceğim Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp şeytanı kendine dost edinirse şüphesiz o apaçık bir kayba uğramıştır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onları -ne olursa olsunşaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim.' Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onları gerçekten sapıtacağım, kendilerini uzun emellere düşürüp olmayacak kuruntularla aldatacağım ve elbette onlara emredeceğim de dâvarların kulakların (putlara adamak üzre) kesip yaracaklar. Çaresiz onlara emredeceğim de, Allah'ın yarattığını (putlaştırarak, aslından çıkararak) değiştirecekler.” Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı bir dost edinirse, gerçekten açık bir ziyana düşmüştür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onları saptıracağım, onları kuruntulu arzulara boğacağım, onlara emredeceğim, hayvanların kulaklarını kesecekler. Onlara emredeceğim, Allah’ın yaratma kanunlarını değiştirecekler.(*)” dedi. Artık kim, Allah’ın yerine şeytanı dost tutarsa, o çok büyük bir zarara uğramış demektir.
(*) Deve beş kere hamile kalıp beşincisinde erkek yavru doğurunca, Araplar o devenin kulağını kesip onu kutsal sayarak kendilerine haram sayarlardı ve onu emekliye ayırırlardı. İlkel bir tabiatperestlik örneği. Bu çağda dahi en kutsal şey, tabiattır. Güya bilimsel verilere dayanan tabiatperestlik ve beden teşhirciliğiyle o zamanın Araplarının tabiatperestliği arasında pek fark yoktur. İnsanlar şimdi de öze ve ruha değil de cesetlere âşık oluyorlar. Bazı serserilerin sevgisini çekebilmek için, Allah’ın yaratılış kanunlarını değiştirip kadınlaşıyorlar. Kendilerine âşık buluyorlar.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler!” Kim Allah'ın yerine şeytanı dost tutarsa, elbette açık bir ziyana uğramıştır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onları saptırırım, onları umdururum, davarların kulakların kesmeyi Allahın yaptığını bozmayı, emrederim onlara», Allahı bırakıp da, şeytanı dost edinen, en koyu ziyandadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ardımdan) mutlaka onları saptıracağım ve muhakkak onları olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (böyle batıl inançalara sapacaklar). Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı (rehber ve) dost edinirse, elbette ki o apaçık bir ziyana uğramış demektir!
Müşrikler putlara adadıkları hayvanların belli olması için kulaklarını keserek ikiye ayırırdı, Ayette şeytanın insanları kandırmak suretiyle putlara kurban kesmelerini sağlamasının şeytanca bir iş olduğu vurgulanmaktadır. 116 ve 120. Ayetler birlikte okunduğunda ve müşriklerin âdetleri düşünüldüğünde konu daha iyi anlaşılır. Günümüze verdiği mesajı anlamak için ise kimin hangi putları için neleri ayırdığını düşünmemiz gerekiyor. Çıkar menfaat ilişkilerimizi, neler için nelerden vaz geçtiğimizin tespitini iyi yapmamız icap ediyor. Zira Rabbimiz 121. ayette bunun bedellerinin çok ağır olacağını ifade etmektedir.“Allah’ın yarattığını değiştirecekler” ifadesi, sözde güzelleşmek için estetik yaptıranları, cinsiyetlerini değiştirenleri, ürünlerin genetik yapılarıyla oynayarak muhtelif mahsuller meydana getirmek isteyenleri, kırık genli ya da ebter tohumlar üreterek mahsulde tekelleşmeye gidenleri, bazı hayvanların DNA’larıyla oynayarak farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını amaçlayanları işaret ettiği kanaatindeyiz.  
Cemil Said
swap_vert close
118, 119. Allâh iblîse la’net itdi. İblîs didi ki: "Senin ’ibâdından bir kısmını elde ideceğim, ânları dalâlete sevk ideceğim ânlara bazı hevesler telkîn ideceğim ba’zı hayvânların kulaklarını kesmelerini ve Allâh’ın halk itdiği tabi’î şeyleri bozmalarını tenbîh ideceğim kim Allâh’ın yerine şeytânı ma’bûd ittihâz ider ise pek zâhir bir tarzda felâkete uğrar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
117,118,119. Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.”[132] Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
Allah’ın yarattığının değiştirilmesi, hem maddî alanda, hem de fıtrat alanında gerçekleşebilir. Zamanımızda yeryüzünde doğal dengeyi bozucu her türlü girişimi, bu çerçevede değerlendirmek mümkündür.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
118-119. Allah şeytanı lânetlemiştir, o da “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler» (dedi). Kim Allah'ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.  
 Allah’ın yarattıklarını değiştirmek, canlıların tabiî şekil ve özelliklerini değiştirmek demektir. Hayvanların gereksiz yere kulak ve kuyruklarını kesmek; kaşları, dişleri... süslenme maksadıyla değiştirmek bu kabildendir ve yasaklanmıştır. Tabiatın dengesini bozan davranış, kullanma ve teknoloji de aynı çerçeveye girmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onları saptıracağım, onları kuruntularla oyalayacağım, hayvanların kulaklarını yarmalarını (böylece etlerini haram etmelerini) emeredeceğim, ALLAH'ın yaratıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim ALLAH yerine şeytanı dost ve egemen edinirse apaçık bir kayba uğramıştır.
Sünnet denilen merasimle çocukların cinsel organlarını kesenler (Afrika ülkelerinde kız çocuklarının klitorislerini sünnet edip cinsel organlarını parçalayanlar) sağlık açısından gereksiz olan bu ameliyatla hem çocuklara acı çektirmekte ve hem de insanın yaratılışında Tanrı'nın hata yaptığını ima etmektedirler. Kuşkusuz, çocukların düdüllerinin derisi Tanrı'nın yaratılışında bir anomali değildir; normal bir durumdur. Sünnetçiler Tanrı'ya karşı meydan okur: "Ey Tanrı, yüce yaratıcı, herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen rabbimiz, sen en iyi biçim verensin, evrenin yaratanısın. Ne var ki, ey Tanrı, sen bizim düdüllerimizi yamuk yaratmışsın. Senin işlediğin hatayı usturalar ve makaslarla BİZ düzelteceğiz. Düdüllerden kan akarken ve çocuklarımız çığlıklar atarken senin büyüklüğünü anacağız rabbimiz!" Erkek ve kız çocukları üzerinde sünneti uygulamak isteyenler sürekli olarak yeni sebepler uydurmaktadırlar. Masturbasyonu veya cinsel yollarla bulaşan hastalıkları engellemek ilk önerilen sebeplerdi. Daha sonra bunlara birçok sebep daha eklendi: yatağa işemek, kanseri engellemek, AIDS'e karşı korunmak gibi... Ne var ki, tıbbi araştırmalar sünnetin bir yararı olmadığını ve hatta çocuklara dayatılan bu ameliyatın onların psikolojik gelişmelerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini göstermektedir. Sünnet sonucu sakatlananların ise sayısı belli değildir. İşin ilginci, hadis kitapları, Peygamber döneminde müslüman olanların sünnet olduklarına dair hikayeler nakletmeyi unutmuşlardır. Ebu Bekir, Omer yahut Hamza bugun müslüman olsaydı, bizim müslümanların ilk yapacağı işlerden biri onları bir sünnetçiye teslim ederek cinsel organlarını kana bulamak olacaktı. Sunnilerin kutsal hadis kitaplarından Ahmed B. Hanbel'in müsnedi, Osman bin el-As'ın sünnet törenine katılmayı reddettiğini ve bunun bir bidat olduğuna inandığını rivayet eder. Ünlü Taberi, Halife Abdul Aziz'in, jizye vermekten kurtulmak için İslam'ı kabul eden Horasanlıların sünnet edilmesi önerisine karşı çıktığını rivayet eder. El-Nevevi, İbn-i Munzir'den alıntı yaparak sünnet etmenin bidat olup olmadığını tartışır. Kısacası, ehl-i Sünnet kaynakları, her şey gibi bu konuda da çelişkilerle dolu. Sakat doğan çocuklar üzerinde yapılan ameliyatlara ne demeli? Kuşkusuz, bireylerin ve toplumların günahları ve aşırılıkları sonucu, veya bir sınav amacıyla, sakat olarak doğan çocuklar bir anomali olup, ameliyat yoluyla onları Tanrı'nın asıl yaratılışına uygun bir hale sokmak kınanamaz. Ayrıca, "peki traş olmanın hükmü nedir?" diye soru yöneltenlere çük kesme ile kıl kesme arasındaki farkı anlatmalı mı bilmiyorum? Muhammed peygamber insanları sünnet etmek için halklara elçi olarak gönderilmedi. Çocuklara karşı işlenen bu suç artık tarihe gömülmeli. Bak 13:8; 25:2; 32:7; 40:64; 64:3; 82:6-9.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
118,119. Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve lâbüd onları sapıtacağım, ve her halde onları ümniyyelere düşürüb olmayacak kuruntularla aldatacağım, ve lâbüd onlara emr edeceğim de hayvanların kulaklarını dilecekler ve lâbüd onlara emredeceğim de Allahın halkını tağyir edecekler, ve her kim Allahı bırakıb Şeytanı veliyy ittihaz ederse şüphesiz açıktan açığa husrana düşmüştür
Emrah Demiryent
swap_vert close
118-119. Allah, ona (şeytana) lânet etti. Ve o (şeytan) da, “Yemin olsun ki senin kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım ve mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve *onlara emredeceğim de (putlara adanan) hayvanların (belli olması için, işaretlemek üzere) kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler,” dedi. (Allah şöyle buyurdu:) “Kim Allah’ı (n emir ve yasaklarına uymayı) bırakıp da (telkinlerine uymak sûretiyle) şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.”
* “…onlara emredeceğim”; Şeytan’ın emretmesi, yaptırım gücünün olduğu manasında değildir. Onlara bâtıl vaatlerde bulunacağım, onları hakkı inkâra teşvik edeceğim, onlara vesvese vereceğim manasındadır. İbrâhîm Sûresi 22. âyet-i kerîmede konuya açıklık getirilmektedir. (Mahşerde hesaplar görülüp) iş tamamlanınca, şeytan (kendisine uyanlara) diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size hak olanı vadetti, ben de size (bazı) vaatlerde bulunmuştum, ama (ben, o bâtıl vaatlerle) sizi aldatıp yalan söyledim. Zaten benim size karşı hiçbir (yaptırım) gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (inkâra) çağırdım, siz de hemen benim davetime uydunuz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. (İbrâhîm 14/22)  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar;¹ onlara buyuracağım, Allah'ın yarattığını bozacaklar². Kim, Allah'ın yanı sıra şeytanı veli edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.
1. Cahiliye Arapları, çeşitli nedenlerle kimi hayvanlardan yararlanmayı kendilerine yasaklamışlardı. Maide Suresi, ayet 103'te bu hayvanlar şu şekilde açıklanmaktadır: Bahira, saibe, vasile ve ham. Bahira: Beşinci doğumunda erkek doğuran deve. Saibe: adak vs. nedenlerle salıverilen deve. Vasile: Yedinci doğumlarında çift doğan kuzular. Ham: On kez baba olan deve. 2. Fıtratını(yaradılışını) bozacaklar; yaradılış amacına aykırı kullanacaklar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
118,119. Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: «Celâlin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat'iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahın yaratdığını değiştirecekler». Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yâr edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onları mutlaka dalâlete düşüreceğim, hem onları şübhesiz boş temennîleresevk edeceğim, hem onlara kesinlikle emredeceğim de gerçekten hayvanların kulaklarını yaracaklar(2) ve (yine) onlara mutlaka emredeceğim de Allah'ın yarattığını şübhesiz değiştirecekler” (dedi).(3) Artık kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, o takdirde muhakkak ki apaçık bir zararla hüsrâna uğramış olur.
(2)Bâtıl bir inançla, câhiliye devrinde Arablar, bir dişi deve, beş def‘a doğurur da beşincisi erkek olursa, onun kulağını delerek işâretlerler ve ondan istifâde etmeyi haram sayarlardı. (Nesefî, c. 1, 366)(3)Hasan-ı Basrî (ra): “Allah’ın yarattığını değiştirme”nin iki şekilde olduğunu beyân etmiştir. Birincisi: “Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğar. Sonra onu ana-babası ya yahudi veya hristiyan veya mecûsî yapar” hadîsine göre, onun dînini değiştirmektir. Diğeri ise: “Allah, dövme yapan, yaptıran, yüzden kıl alan, seyrek dişli ve güzel görünebilmek maksadıyla dişlerinin arasını yontan bahtsızlara, Allah’ın bahşettiği yaratılış şeklini değiştiren kadınlara lâ‘net etmiştir” hadîsine göre dış görünüşü değiştirmektir. (İbn-i Kesîr, c. 1, 438)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onları (insanların bir kısmını) gerçekten saptıracağım, kendilerini uzun emellere düşürüp olmayacak kuruntularla aldatacağım ve elbette onlara emredeceğim de (tapındıkları putlara adamak üzere) davarların kulaklarını bile kesecekler (böyle batıl inançalara sapacaklar). Ve yine de onlara, Allah’ın yarattığını (insanlardaki fıtri duygularını ifsad edip, yeryüzünde doğal dengeyi, dünyanın huzur ve düzenini) bozmalarını emredeceğim (demişti). Oysa kim Allah’ın yanı sıra şeytanı kendine veli (rehber) edinirse, elbette açık bir ziyana uğramış (olacak)tır. *
(*) Cahiliye döneminde Araplar, bir dişi deve beş defa doğurur ve beşincisi erkek olursa, kulağını yararlar ve ondan faydalanmayı haram sayarlardı. Bir de putlara ibadet için kurbanlık nişanesi olmak üzere kurbanlık hayvanların kulaklarını keserlerdi // Ayette şeytanın insanları kandırmak suretiyle putlara kurban kesmelerini sağlamasının şeytanca bir iş olduğu vurgulanmaktadır. 116 ve 120. Ayetler birlikte okunduğunda ve müşriklerin âdetleri düşünüldüğünde konu daha iyi anlaşılır. Günümüze verdiği mesajı anlamak için ise kimin hangi putları için neleri ayırdığını düşünmemiz gerekiyor. Çıkar menfaat ilişkilerimizi, neler için nelerden vaz geçtiğimizin tespitini iyi yapmamız icap ediyor. Zira Rabbimiz 121. ayette bunun bedellerinin çok ağır olacağını ifade etmektedir. “Allah’ın yarattığını değiştirecekler” ifadesi, sözde güzelleşmek için estetik yaptıranları, cinsiyetlerini değiştirenleri, ürünlerin genetik yapılarıyla oynayarak muhtelif mahsuller meydana getirmek isteyenleri, kırık genli ya da ebter tohumlar üreterek mahsulde tekelleşmeye gidenleri, bazı hayvanların DNA’larıyla oynayarak farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını amaçlayanları işaret ettiği kanaatindeyiz. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması.) Yüce Allah’ın yarattığının değiştirilmesi hem maddî alanda hem de fıtrat alanında gerçekleşebilir. Günümüzde yeryüzünde doğal dengeyi bozucu her türlü girişimi, bu çerçevede değerlendirmek mümkündür. (D. İşleri Meali (Yeni) Açıklaması). İşte böylece, fıtrat kanunlarını çiğnemeye, varlıklara yüklenen temel özellik ve onların asli fonksiyonlarını bozmaya uğraşacaklar. Sözgelimi, kadını erkeğe, erkeği kadına benzetecekler; doğal yöneliş ve içgüdüleri saptıracak, yetenekleri ve organları yaratılış gayelerinin dışında kullanacaklar…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Onları saptıracağım, kuruntulara sürükleyeceğim, hayvanların (eziyet olması için) kulaklarını kesmelerini ve Allah’ın yarattıklarının şekillerini değiştirmelerini emredeceğim” dedi. Kim Allah’dan başka şeytanı yardımcı edinirse, apaçık bir ziyana uğramış olur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ne de olsa ben onları yoldan çıkaracağım, ne de olsa ben onları umutlara düşüreceğim, ne de olsa ben onlardan davarlarının kulaklarını yarmalarını isteyeceğim, ne de olsa ben Allah’ın yarattığını bozmalarını isteyeceğim." Herkim Allah’ı bırakıp da Şeytan’ı kendine koruyucu edinecek olursa doğrusu ona yazığın yazığı olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
118, 119. Allah ona lânet etsin, O, der ki * elbette senin kurallarından muayyen bir pay edineceğim [⁵] * elbette onları sapık kılacağım * elbette onları kuruntuya boğacağım [⁶] * elbette onlara emredeceğim ki davarların kulaklarını yarsınlar [⁷] * elbette onlara emredeceğim ki Allah/ın yarattığı şekli bozsunlar [⁸]. Herkim Allah/ı bırakarak şeytanı yâr edinirse apaçık bir ziyana girmiş olur.
[5] Putlara adak kesmek gibi.[6] Hayat uzundur, kıyamet yoktur gibi.[7] Onlar putlara adak kılınacak dört ayaklı hayvanat-ı ehliyenin kulaklarını keserlerdi.[8] Çocukların başında putlar namına bir miktar saç bırakmak, cildi mavi renkle süslemek, insanları tavaşi, hayvanları idiş yapmak. Gayri tabiî münasebat-ı cinsiyede bulunmak, bir takım mahlûkatı mabut edinmek, fıtratı bozmak (İslâm dininin emrettiği şeyleri bozmak) gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Onları mutlaka saptırırım, mutlaka onları boş kuruntulara sokarım, onlara emrederim, onlar da hayvanların kulaklarını yararlar. Onlara emrederim, onlar Allah’ın yarattığını değiştirirler!” Kim Allah yerine şeytanı dost edinirse muhakkak o, apaçık bir ziyana uğramıştır.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onlara boş kuruntular kurduracağım, mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler” (dedi). Kim Allah'ı bırakıp şeytanı veli edinirse, şüphesiz açıktan açığa hüsrana uğramıştır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Onları saptıracak, boş ümitlerle oyalayıp duracağım. Onlara emredeceğim, sahte tanrılara adanmışlığın sembolü olarak hayvanların kulaklarını kesecekler; onlara emredeceğim, Allah’ın en şerefli yaratıkları insanların yaşaması için ortaya koyduğu dininin, aslında değiştirilemez kurallarını değiştirmeye zorlayacaklar. Böylece, fıtrat kanunlarını çiğnemeye, varlıklara yüklenen temel özellik ve onların asli fonksiyonlarını bozmaya uğraşacaklar. Sözgelimi, kadını erkeğe, erkeği kadına benzetecekler; doğal yöneliş ve içgüdüleri saptıracak, yetenekleri ve organları yaratılış gayelerinin dışında kullanıp çarpık ilişkilere girecekler. Hatta gece ve gündüz dahil her şeyi yaratılış gayesinin dışına çıkarmaya çalışacaklar. Sonunda yaratılış kanunlarına aykırı bir hayat tarzı ortaya koyacak, kendi dünyalarında Allah’ın istediği yaşama şekli olan dinini değiştirmiş olacaklar. Oysa ki:Kim Allah’ı bırakır da kendisine şeytanı bir rehber ve dost edinecek olursa, apaçık zarara uğramış demektir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onları saptırırım, kuruntu veririm. Onlara emrederim; Ehil Hayvanlar’ın kulaklarını yarsınlar! Onlara emrederim; Allah’ın yaratışını değiştirsinler!”. Kim Allah’ı bırakıp Şeytan’ı veliyy edinirse, açık bir zarar ile hüsrana düşmüştür.
Mehmet Çakır
swap_vert close
hepsini baştan çıkaracağım, hepsini sonu hüsranla biten hayallere salacağım, Meselâ: şans getirecek kesin diyeceğim hayvanlarının kulaklarını bile kesecekler, Meselâ: bozun diyeceğin doğanın dengesini bile bozacaklar " diyebilen şeytan. Allah’ı bırakıp da şeytana yâr olanların sonu hüsrandır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Onları mutlaka saptıracağım. Kuruntulara sokacağım. Hayvanların kulaklarını yararak putlarınıza kurban olarak adayın diyeceğim. Onlar da dediklerimi yapacaklar. Emrimle Allah’ın yarattığını değiştirecekler." Bilsinler ki; kim Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse, şüphesiz apaçık geri dönülmez kayba düşmüştür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onları mutlaka saptıracağım, elbette onları boş kuruntulara boğacağım; elbette onlara emredeceğim (fısıldayacağım) ve hayvanların kulaklarını yaracaklar; elbette onlara emredeceğim ve Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” [*] Kim Allah’ın dışında (O’nu bırakır da) şeytanı dost edinirse, elbette apaçık bir şekilde kaybetmiştir. [*]
Bu ayette Yüce Allah’ın yaratma sistemine ve yarattığı şeylere sebepsiz yere müdahale etmenin şeytan kaynaklı bir işlem olduğuna ve bu türden uygulamalardan kaçınmak gerektiğine dair bilgi verilmektedir. [Sünnetüllah] denen “ilahi kanun”a müdahale anlamında her bir işlem bu ayetin kapsamına girebilir. ,Bu cümlede şeytanın dost edinilmesinin bir “alın yazısı” değil, isteyen kişilerin “tercihinin sonucu” olduğu belirtilmektedir. Şeytanın dostluğunu istemek “sebep”, şeytanın dost edinilmesi ise “sonuç”tur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
118,119. Onlar kendilerine: “Elbette Senin kullarından belirli bir kısmını alıp saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, onlara hayvanların kulaklarını yarmalarını¹ ve Allah’ın yarattığını değiştirmelerini² emredeceğim.” diyen ve Allah’ın lânet ettiği (azgın şeytana taparlar.) Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinenler, şüphesiz apaçık bir şekilde perişan olacaklar.
1 Araplar, bir dişi deve beş defa doğurur ve beşincisi erkek olursa, kulağını yararlar ve ondan faydalanmayı haram sayarlardı. Bir de putlara ibadet için kurbanlık nişanesi olmak üzere kurbanlık hayvanların kulaklarını keserlerdi. Yani kendilerince kutsallar icat ederlerdi. Tıpkı orta Asya ülkelerindekilerin, Allah’ın nîmetleri içerisinde özellikle “ekmeği” kutsallaştırdıkları gibi…2 Yaratılışı bozacaklar. Bu konuda müfessirlerin verdikleri örneklerin başlıcaları şöyledir: Kadını erkek, erkeği kadın yapmağa çalışacaklar, kadın yerine erkek, erkek yerine kadın kullanacaklar, kılıklarını değiştirecekler, nikâh yerine fuhşu tercih edecekler, temizi bırakıp pisliklere koşacaklar. Helâle haram, harama helâl, iyiye kötü, kötüye iyi diyecekler, Allah’ın gönderdiği “hak dinleri” bırakıp bâtıl dinler ve fikirler arkasında koşacaklar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onları saptıracağım ve boş hevesler, özlemler ile dolduracağım; ben onlara emredeceğim, onlar da [putperestçe bir kurban âdeti olarak] deve(lerin) kulaklarını kesecekler; ve ben onlara emredeceğim, onlar Allah’ın mahlukatını ifsad edecekler!” ¹⁴¹ Ama Allah’ı bırakıp Şeytan’ı kendilerine rehber edinenler, kesinlikle ziyana uğrarlar.
141 Karş. 7:16-17. İslam öncesi Araplar, develerinden bir kısmını, kulaklarını keserek veya yararak putlarından birine veya ötekine adamayı âdet edinmişlerdi ve böyle bir hayvan kutsal sayılırdı (Taberî). Bu atıf, yukarıdaki bağlamda, genel olarak putperest uygulamaları veya eğilimleri tanımlamak için mecazî olarak kullanılmıştır. Şeytan’ın insanı “Allah’ın mahlukatını ifsad etmeye” [lafzen,“değiştirmeye”] yöneltmesine yapılan atıf, yeterli dikkatin pek fazla çekilmediği bir anlama sahiptir. Bu yaratma ve onun tezahür biçimi, Allah’ın planlama iradesinin bir ifadesi olduğundan, onun verili/aslî tabiatını değiştirme teşebbüsleri (mahlukatı) ifsad etmeye ve bozmaya dönüşür. Şeytan teriminin (“Şeytan” veya “şeytanî güçler”) daha geniş anlamı için bkz. 15:17, not 16’nın ilk bölümü.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ve onları saptıracağım, onları hep kuruntuların peşinden koşturacağım. Zira onlara emredeceğim hayvanların kulaklarını yaracaklar, yine ben onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığı saf yapıyı değiştirecekler.” Kim Allah ile beraber şeytanı da veli edinirse, apaçık bir kayba ve ziyana uğramış olur. 36/60...64
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onları saptıracağım ve kuruntularla oyalayacağım: zira ben onlara emredeceğim, onlar da hayvanların kulaklarını kesecekler;[⁸³²] yine onlara emredeceğim, onlar Allah’ın yaratışını değiştirecekler!”[⁸³³] Fakat Allah’ı bırakıp şeytanı kendilerine veli edinenler, apaçık bir ziyana uğramış olurlar.
[832] Mâide 103. âyette açıklanan bu uygulama, bazı hayvanları “kutsal” ilan edip salıverme şeklinde gerçekleşiyordu. Bunun nişanesi olarak da hayvanın kulağı kesiliyor, herhangi bir yerine nişan vuruluyordu. Bu, özünde ilâhî hiyerarşiye bir müdâhale, Allah’ın insanın hizmetine âmâde kıldığı bir varlığı konulduğu yerden etmeydi. Kurban kesmenin hikmeti de işte tam bu noktada ortaya çıkmaktadır: Eskilerin “meratibu’l-vücud” adını verdiği varlık hiyerarşisine riayet ve bir şeyi Allah’ın koyduğu yere koymak (Bkz: 22:36-37, not 58). [833] “Yaratışı değiştirmek”, cahiliyye döneminde bir önceki notta dile getirilen varlıktaki ilâhî hiyerarşiyi bozup yaratılış amacının dışına çıkarmak sûretiyle gerçekleşirken, modern cahiliyyede genetik tahrif yoluyla gerçekleşmektedir. Genetik mühendisliğinin istenmeyen sonuçlara yol açmaması için, varlık hiyerarşisine özen göstermesi şarttır. Böyle bir özenin temelini de “bilim ahlâkı” oluşturur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onları mutlaka (doğru yoldan) saptıracağım, kuruntulara düşüreceğim (kalplerine hırs tamah salıp, kıyameti, hesabı düşünmek hissinden yoksun bırakacağım, -etkim altına alıp-) onlara emredeceğim de, hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar, bu şekilde helali haram kılacaklar) onlara emredeceğim de, Allah’ın hilkatini değiştirecekler! (Yaratılış kanununun zıddına işler yaparak, ruhlarının selamet ve saflığını bozacaklar, tevhidden çıkacaklar batıl dinler ve fikirler arkasında koşacaklar, şuna buna tapınacaklar)" dedi, (böylece kendisinin lanetlenmesine sebep olan Adem'den ve Ademoğullarından intikam almak istediğini belirtti. Rabbi de ihlas sahibi kulları belli olsun diye o şeytana izin verdi.) Kim Allah'ı bırakır da, şeytanı dost edinirse, şüphe yok ki o pek büyük ziyana uğrayanlardan olur.
Osman Fırat
swap_vert close
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler. " Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve elbette onları saptıracağım ve elbette onları kuruntuya düşüreceğim ve muhakkak onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve herhalde onlara emredeceğim de Allah Teâlâ'nın yarattığını tağyir edeceklerdir.» Ve her kim Allah Teâlâ'dan başka şeytanı velî ittihaz ederse şüphe yok ki, pek açık bir ziyan ile ziyana düşmüş olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
118, 119. O şeytana ki: “Ya Rabbî, Senin kullarından mutlaka bir pay edineceğim. Mutlaka onları saptıracağım, onları birtakım temennilerle oyalayacağım. Onlara davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler. ” dedi. Her kim Allah'ın yerine şeytanı dost edinirse, şüphesiz besbelli bir ziyana girmiştir. [5, 103; 7, 30; 16, 63]
Burada Cahiliye araplarının bazı uygulamaları kınanmaktadır. Putlar namına kesilmek üzere adak edilen hayvanların kulaklarını yararlardı. Çocukların başlarında putlar namına bir mikdar saç bırakır, cildi mavi renkle boyar, fıtratı değiştirir, bazı mahlûklara tapınırlardı. Fakat şuna dikkat etmek gerekir ki, Kur’ân dünyadaki varlıklar üzerinde, münasip biçimde yapılan değişiklikleri reddetmez. Aksi takdirde medeniyetin tümü, şeytanın saptırması olurdu. Oysa medeniyet, Allah tarafından yaratılan şeylerin düzgün bir şekilde kullanılışından başka bir şey değildir. Kur’ân’ın şeytânî değiştirmeler diye reddettiği husus, insan fıtratının ve eşyanın (yani varlıkların) Allah’ın verdiği tâbiî fonksiyonların aksine kullanılması olayıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah'ın yaratışını değiştirecekler! kim Allah'ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Onları doğrı yoldan şaşıracağım. İstedikleri şeylerle (tûl-ü 'ömür ve mal gibi) aldadup ümîde düşüreceğim, hayvânların kulaklarını kesüb yarmak ile Allâh'ın halkını tağyîr ile onlara emir ideceğim" didi. Allâh'dan gayrı olarak şeytânı dost ittihâz iden kimse âşikâr zarar ve hasar ile ziyân itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları yoldan çıkaracağım. Onları beklentiler içine sokacağım. Onlara emredeceğim, en’âm’ın kulaklarını yaracaklar[1]. Onlara emredeceğim, Allah'ın yarattığını (dinini) kesinlikle değiştirecekler[2].” Bakın! Sizden kim o şeytanı, Allah ile arasına giren bir dost (veli) sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur.
[1] En'am; koyun, keçi, sığır ve devedir. Bunlar En'am 6/143-144. ayetlerde sayılmıştır. [2] - Fıtratı bozarlar. Rum Suresi 30/30. ayete göre Allah'ın dini fıtrat olduğu için ayete "dini bozacaklar" anlamı verilebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve onları saptıracağım onları boş kuruntularla aldatacağım, onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Onları saptıracağım, onları kuruntularla avutacağım. Ben onlara emredeceğim, onlar da hayvanlarının kulaklarını kesecekler. Ben onlara emredeceğim, onlar da Allah'ın yarattığını değiştirecekler.” Artık kim Allah'ı bırakıp da kendisine şeytanı dost ve yardımcı edinirse, apaçık bir hüsrana düşmüş olur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah'ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı azduram anları daħı buyuram anlara keseler ılķılar ķulaķların daħı buyuram anlara dondüreler Tañrı yaratmışın” ya'nį ḥelālı ḥarām eyleyeler haramı ḥelāl eyleyeler. daħı her kim duta şeyŧānı dost Tañrı’dan ayruķ bayıķ ziyānlu oldı ziyānlu olmaķ bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anları azġunluġa bıraḳur‐men yalan va‘deler‐ile. Daḫı buyurur‐menanlara ḳulaḳların keseler ḥayvānlaruñ, daḫı buyurur‐men anlara taġyīr ide‐ler Tañrı ḫalḳını. Daḫı kim ki şeyṭānı dost idine Tañrı Ta‘ālādan özge, uluziyān eylemek dünyāyı ve āḫireti.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onları hökmən (doğru yoldan) sapdıracaq, (puç) xülyalara salacaq, heyvanlarının qulaqlarını kəsməyi və Allahın yaratdıqlarını dəyişdirməyi əmr edəcəyəm! Allahı atıb Şeytanı özünə dost tutun şəxs, əlbəttə, açıq-aşkar ziyana uğramışdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And surely I will lead them astray, and surely I will arouse desires in them, and surely I will command them and they will cut the cattle's ears, and surely I will command them and they will change Allah's creation. Whoso chooseth Satan for a patron instead of Allah is verily a loser and his loss is manifest.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"I will mislead them,(629) and I will create in them false desires; I will order them to slit the ears(630) of cattle, and to deface the (fair) nature created(631) by Allah." Whoever, forsaking Allah, takes satan for a friend, hath of a surety suffered a loss that is manifest.
629 Satan's deceptions are with false desires, false superstitions, and false fears. 630 Slitting the ears of cattle is just one instance of the superstitions to which men become slaves when they run after false gods. Astrology, magic, and vain beliefs in things that do not exist lead men away from Allah, the one true God. (R). 631 To deface the (fair) nature created by Allah: there is both a physical and a spiritual meaning. We see many kinds of defacements practiced on men and animals, against their true nature as created by Allah, partly on account of superstition, partly on account of selfishness. Spiritually the case is even worse. How many natures are dwarfed or starved and turned from their original instincts by cruel superstitions or customs? Allah created man pure: the Evil One defaces the image.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ
ve mutlaka onları dalâlete düşüreceğim
وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ
ve muhakkak onları boş temennilere sevk edeceğim
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ
ve kesinlikle onlara emredeceğim
فَلَيُبَتِّكُنَّ
böylece elbette yaracaklar
اٰذَانَ
kulak- larını
الْاَنْعَامِ
hayvanların
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ
yine elbette onlara emredeceğim
فَلَيُغَيِّرُنَّ
böylece şüphesiz değiştirecekler
خَلْقَ
yarat-tığını
اللّٰهِۜ
Allah'ın
وَمَنْ
artık kim
يَتَّخِذِ
edinirse
الشَّيْطَانَ
şeytanı
وَلِياًّ
bir dost
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
فَقَدْ
artık elbette
خَسِرَ
hüsrana uğramıştır
خُسْرَاناً
bir zararla
مُب۪يناًۜ
apaçık
"Ve onları mutlaka dalâlete düşüreceğim, muhakkak onları boş temennilere sevk edeceğim ve kesinlikle onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de şüphesiz Allah'ın (insanlarda âbd olmaları için) yarattığı (Allah'ın fıtratı)nı değiştirecekler." Artık kim Allah'ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette (o) apaçık bir zararla hüsrana uğramış olur.
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
مَنَّى
Fiil-II
م ن ي
Boş temennilere sevk etti
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
بَتَّكَ
Fiil-II
ب ت ك
Yardı, kesti
اُذُنٌ
İsim
ا ذ ن
Kulak
نَعَم
İsim
ن ع م
Hayvan, sağmal, davar
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
غَيَّرَ
Fiil-II
غ ي ر
Değiştirdi
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَسِرَ
Fiil-I
خ س ر
Hüsrana uğradı, kaybetti
خُسْرَان
İsim
خ س ر
Zarar, hüsran
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan