118-119. Allah, ona (şeytana) lânet etti. Ve o (şeytan) da, “Yemin olsun ki senin kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım ve mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve *onlara emredeceğim de (putlara adanan) hayvanların (belli olması için, işaretlemek üzere) kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler,” dedi. (Allah şöyle buyurdu:) “Kim Allah’ı (n emir ve yasaklarına uymayı) bırakıp da (telkinlerine uymak sûretiyle) şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.”
* “…onlara emredeceğim”; Şeytan’ın emretmesi, yaptırım gücünün olduğu manasında değildir. Onlara bâtıl vaatlerde bulunacağım, onları hakkı inkâra teşvik edeceğim, onlara vesvese vereceğim manasındadır. İbrâhîm Sûresi 22. âyet-i kerîmede konuya açıklık getirilmektedir.
(Mahşerde hesaplar görülüp) iş tamamlanınca, şeytan (kendisine uyanlara) diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size hak olanı vadetti, ben de size (bazı) vaatlerde bulunmuştum, ama (ben, o bâtıl vaatlerle) sizi aldatıp yalan söyledim. Zaten benim size karşı hiçbir (yaptırım) gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (inkâra) çağırdım, siz de hemen benim davetime uydunuz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. (İbrâhîm 14/22)