Ve (günah işleyerek) kendi kişiliklerine ihanet eden kimseler için uğraşma (onları savunma, tebliğ et ve onları iradeleriyle baş başa bırak)! Şüphesiz Allah, (hangi dine, hangi inanca, hangi felsefi düşünceye ve hangi ırka mensup olursa olsun) hainlikte direnen günahkârları (suçluları) sevmez.*
(*) Yani, “Allah’tan onları bağışlamasını dileyebilirsin, fakat onların davranışları için mazeretler bulmaya çalışma”. Kur’an’ın, ister ruhî isterse sosyal olsun, emanete her türlü ihaneti “kişinin kendisine ihaneti” olarak tanımlaması önemlidir -tıpkı kasıtlı olarak bir günah işleyen veya zulüm yapan kimseyi “kendisine karşı günah işleyen” veya “kendisine zulmeden” (zalimun nefsehû) olarak tanımlaması gibi- çünkü her türlü kasıtlı günahkârlık onu yapana ruhsal olarak zarar verir. (M. Esed. Ayet Açıklaması) Kısaca kendi kişiliklerine ihanet edenler şunlardır. 1- Allah’ın verdiği imkân ve yetenekleri O’na isyanda kullanarak kendisini cezaya müstehak hale getirmiş olanlar. 2- Mensubu olduğu topluma veya herhangi bir insana veya bir topluluğa hıyanet etmiş olanlar.