close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 92. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veen etluve-lkur-ân(e)(s) femeni-htedâ fe-innemâ yehtedî linefsih(i)(s) vemen dalle fekul innemâ enâ mine-lmunżirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Kur'an okumam emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa faydası kendisine ait ve kim saparsa artık de ki: Ben ancak korkutanlardanım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ve Ben Kur’an’ı (dikkatle ve sürekli) okumakla (anlamak ve uygulamakla) da (emrolundum)." Artık her kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete (İslami istikamete) gelmiştir; kim de sapacak olursa, de ki: "Ben sadece uyarıcılardan biriyim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ben, Kur'ân'ı insanlara okuyup ulaştırmakla da emrolundum. Artık bundan sonra, kim doğru yolu tutarsa, o yolu kendi iyiliği için tutmuş olur. Kim de yoldan saparsa, böylelerine de ki: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- İnsanlara Kur'ân'ı okuyarak, tebliğ etmem, onları davet ve irşad etmem emrolundu.” Artık kim hür iradesiyle hak yolu tercih eder, İslâm'da sebat ederse, kendi iyiliği, kurtuluşu için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olur. Kimler de başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederlerse, onlara: “- Ben sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılardanım” diye bildir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/58; 13/40; 28/3; 106/3-4.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kur'an'ı okumakla da (emrolundum)." Artık kim hidayete ererse kendi için hidayete erer. Kim de sapıtırsa de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ve Kur'an'ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim sapacak olursa, de ki: 'Ben yalnızca uyarıcılardanım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kur'an okumamla da emr edildim. (Bu hususta bana) kim uyarsa, ancak kendi menfaatı için uyup iman eder. Kim de ayrılır küfrederse, de ki: “- Ben ancak cehennem azabından korkutanlardanım (vazifem yalnız tebliğ etmektir).”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Kur’an okumakla da emrolundum. Artık kim doğru yolu bulursa, o kendi lehine bulmuş demektir. Kim de sapıtırsa, sen de ki: “Ben ancak, uyarıcılardan bir uyarıcıyım.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
91,92. De ki: “Ben, yalnızca her şeyin sahibi olan bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmak ve Kur'ân okumakla emrolundum.” Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur; kim sapıtırsa, ona de ki: “Ben, sadece uyaranlardan biriyim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kur'an okumakla emrolunmuşum, doğru yolu tutan bir kimse, kendisine tutmuştur, sapmış olan kimseye de, diyesin ki: «Ben ancak kocunduranlardanım»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
91-92. (Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O'nundur. Yine bana, Müslümanlardan olmam ve Kur'an'ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”
Cemil Said
swap_vert close
91, 92, 93. "Bana emr olundu ki bu beldenin rabbine ’ibâdet ideyim, her şeyin sâhibi olan Allâh bu emri virdi ve emrine münkâd olmaklığım ve insânlara Kur’ân’ı okumaklığım tebliğ idildi. Tarîk-i hidâyete sülûk iden kendi hayrı içün yapar. Dalâletde kalanlara ben yalnız ihtâra me’mûrum. Allâh’a hamd olsun. Kudretinin âsârını gösterecek ve inkâr idemeyeceksiniz." di. Rabbin ânların yapdıklarını bilmez değildir. (*)
(*) Mushaflarda 93 âyet olarak numaralanan bu sure, Cemil Said Mealinde ba’zı âyetler bölünmek sûretiyle numaralandırıldığından 95 âyet olarak yer almakdadır. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
91,92. De ki: "Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum." Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: "Ben sadece, uyaranlardan biriyim."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
91,92. De ki: “Bana ancak, bu beldenin (Mekke’nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
91-92. De ki: “Bana, dokunulmaz kıldığı bu şehrin rabbine, yalnız O’na kulluk etmem emredildi; zaten her şey O’na aittir. Bir de bana müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola gelirse yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
91, 92. (De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam ve Kur'an okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve Kuran'ı okumakla da... Kim doğruyu bulursa kendi yararına doğruyu bulmuştur. Kim saparsa ben ancak uyarıcılardan biriyim.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ve Kur'ân'ı okumam emredildi." Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Kur'an okuyayım, bunun üzerine her kim hidayeti kabul ederse sırf kendi lehine eder, kim de sapa giderse de ki: ben sâde tehlükeyi haber verenlerdenim
Emrah Demiryent
swap_vert close
91-92. (Resûlüm!) De ki: “Bana, ancak bu beldenin (Mekke’nin) Rabbine kulluk yapmam emredildi. Allah bu beldeyi saygı gösterilmesi gereken mukaddes bir yer kılmıştır. Her şey O’nundur. (Kavmim içerisinde) tam bir teslimiyet ile Allah’ın emirlerine boyun eğenlerin ilki olmam ve (insanları hakka davet etmek üzere, kalbime yerleştirilen) Kur’ân’ı (onlara) okumam emredildi. (Habibim!) Artık kim (cüz’î irâdesi ile îmân edip) doğru yolu tercih ederse, o yolu, kendi iyiliği için tercih etmiş olacaktır ve kim de (nefsine ve şeytana uyarak, hak) yoldan saparsa, (işte böylelerine) de ki: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Kur'an okumakla¹. Her kim doğru yola yönelirse, kendisi için yönelmiş olur. Ve sapkın yolu seçenlere: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım.” de.
1- Kur'an'ı anlatmakla, duyurmakla.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ve Kur'an okumamla (emr olundum). Kim doğru yolu bulursa o yolu kendi fâidesine bulmuş olur. Kim de saparsa (ona) de ki: «Ben sâdece fena hareketlerin korkunç aakıbetini haber verenlerdenim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
91,92. (Ey Resûlüm! De ki:) “(Ben) ancak, (Allah'ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O'nundur. Ve (ben)Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur'ân okumakla emrolundum.” O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: “Ben ancak (Allah'ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Kur’an’ı tilavetle (okuyup aktarmakla) da (emrolundum). Artık kim doğru yola yönelirse (doğru yolu tercih ederse), O (başka bir şey için değil) ancak, kendisi için yönelir. Kim de (doğru yoldan) saparsa, de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ve Kur’an’ı okumakla emrolundum.” Artık kim doğru yolu seçerse, kendisi için seçmiştir. Kimde sapıklık yolunu tercih ederse, deki “Ben yalnızca uyarıcılardanım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de bana buyurulan, Kur’an’ı okumaktır. Herkim doğru yolu tutacak olursa işte o doğru yolu kendi için tutmuş olur. Herkim de sapıtacak olursa oda ona göre. Öyleyse deki: "İşte ben yalnız bir uyarıcıyım."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
91, 92. Onlara de ki «— Ben ancak muhterem kıldığı bu memleketin Rabbine ibadet edeyim, her şey O/nundur». diye emrolundum. «— Ben münkat olanlardan olayım, Kur/an okuyayım» diye de emrolundum. Her kim yol bulursa ancak kendisi için yol bulur, her kim sapıtırsa ona «— Ben ancak Allah azabıyle korkutanlardan biriyim» dersin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“(Bir de) Ben, Kur’an’ı okumakla da (emrolundum).” Artık kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuş olur. Kim de saparsa de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ve Kur'an'ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete ermiştir; kim de sapacak olursa (kendi aleyhine sapmıştır). Sen de ki: “Ben yalnızca uyarıp korkutuculardanım.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ayrıca, Kur’an’ı okumam ve tüm insanlığa ulaştırmam emredildi! Artık kim doğru yolu tutarsa, bunu ancak kendi iyiliği için yapmış olacaktır ve kim de İslâm’ı terk edip şeytanın yoluna saparsa, onlara da de ki: “Tercih ve eylemlerinizden, yalnızca siz sorumlusunuz. Çünkü ben, ancak bir uyarıcıyım.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kur’ân okumakla da (emredildim). Kim hidayete erdiyse, kendi nefsi için eriyordur. Kim de saptıysa, de ki: “Doğrusu ben bir uyarıcıyım”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kuran’ı okumam emredildi. Artık yola gelen, kendi geleceği için geliyor demektir. Yola gelmeyen olursa: " ben, bir uyarıcıyım " de yeter.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Bana emredilen başınıza gelecekler hakkında sizleri uyarmamdır. Ben sizi ancak Rabbimin kitabını okuyarak uyarırım. Kendiliğimden hiçbir şey söyleyemem! Okuduğum ayetlere inanıp Rabbimin yoluna gelenler kendi menfaatine gelir. Kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Sapanlar bilsin ki ben elçi olarak ancak uyarıcıyım! Size hiçbir baskı yapamam! Sizi zorla doğru yola sokamam!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kur’an’ı [tilavet]le (okuyup aktarmakla) da (emrolundum). Kim doğru yola gelirse yalnızca kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım.”
Mehmet Türk
swap_vert close
91,92. (Ey Muhammed! Onlara): “Ben ancak güvenli kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) ve her şeyin Rabbi (olan Allah’a) kulluk etmekle emrolundum ve ben Müslümanlardan olmakla ve Kur’an’ı okumakla da emrolundum.” de. Artık kim hak yola gelirse ancak kendi lehine hak yola gelir ve kim de sapıtırsa ona: “Ben sadece uyarıcılardan birisiyim” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
bir de, bu Kur’an’ı [insanlara] okuyup ulaştırmakla.” Bundan sonra artık kim ki, doğru yolu tutarsa, o yolu kendi iyiliği için tutmuş olacaktır; ve kim de yoldan saparsa, [böylelerine] de ki: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve de Kuran’ı okuyup duyurmakla. Artık kim Kuran’a kulak verip doğru yola yönelirse, ancak kendisi için yönelmiş olur. Kim de bu yoldan saparsa ona de ki: – Ben sadece bir uyarıcıyım. 6/94, 7/188, 10/108, 46/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de bu Kur’an’ı (insanlara) okuyup iletmekle…” Bundan böyle kim doğru yola yönelirse, o kendisi için doğruyu bulmuş olur; kim de yoldan saparsa, o zaman de ki: “Ben sadece bir uyarıcıyım.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve Kuran okumakla, (Kuranı insanlara okuyup, onlara ulaştırmakla) emrolundum!.. Kim; doğru yolu bulursa kendi yararına bulmuş olur, kim de sapıtırsa, o gibi kimselere de ki: "Ben ancak (kötü hareketlerin korkunç sonucunu) haber verenlerdenim.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Kur’ân’ı anlamakla emrolundum. Her kim yola gelirse kendi yararına yola gelmiş olur ve kim saparsa da (onlara) de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve emrolundum ki, Kur'-an'ı tilâvet edeyim. İmdi her kim hidâyete ererse kendisi için hidâyete ermiş olur ve kim de dalâlete düşerse artık de ki: «Ben ancak azab-ı ilâhiyi haber verenlerdenim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
91, 92. De ki: Bana bu beldeyi muhterem ve mukaddes kılan ve her şey Kendisine ait olan Allah'a, yalnız O'na ibadet etmem emredildi. Keza bana Allah'a teslim olanların ilki olmam ve Kur'ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa de ki: “Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim. ” [106, 3-4; 3, 58; 28, 3; 13, 40]
Bu sûre Mekkî olup “Önce en yakın akrabalarını uyar!” buyruğunun bir uygulaması kabilinden, bu ayet Hz. Peygambere Mekkelilere şöyle demesini emrediyor: “Allah can güvenliğinin olmadığı geniş Arap ülkesi ortasında Mekke’yi güvenli bir yer yaptı, bütün insanların kıblesi kıldı. Ama siz nankörlük edip başka putlara yönelseniz de, ben yalnız O’na kulluk ederim.” Bu sûre indirildiğinde Hz. Peygamber (a.s.) bu derecede yalnız iken, müteakip ve son ayet olan 93. ayette istikbal hakkında kuvvetli bir garanti verilmesi, o tarihten itibaren İslâm’ın dünyanın her tarafında gittikçe güçlenerek yayılması, Kur’ân’ın her şeyi bilen Allah tarafından gönderildiğinin kesin bir delilidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve Kur'an okumam (emredildi). "İmdi kim yola gelirse kendi yararına yola gelmiş olur ve kim saparsa, de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Kur'ân'ı okuyub teblîğ itmekle emr olundum. Bu emre teb'iyetle ihtidâ iden kendi nefsine ihtidâ itmişdir. Dalâlete düşen de kendi nefsinedir!" İmdi di ki: "Ben inzâr idicilerdenim"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bir de Kur’an’a uyma emri aldım.” Yola gelen kendisi için gelir. Yoldan çıkan olursa ona de ki, “Ben sadece uyarıda bulunan bir kişiyim.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kur'an'a tabi olmakla da... Kim doğru yola yönelirse, ancak kendisi için yönelir. Kim de saparsa, de ki:-Ben ancak bir uyarıcıyım
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de Kur'ân'ı okumam bana emredildi. Artık kim doğru yolu tutarsa kendisi için tutmuş olur. Kim de sapacak olursa, de ki: Ben ancak bir uyarıcıyım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ve Kur'an okumakla emrolundum. Artık kim yola gelirse kendi nefsi için gelir. Sapmışa gelince, böylesine de ki: "Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı kim oķıyavan ķur’ān’ı.” pes her kim ŧoġru yol ŧutar-ise pes ŧoġru yol dutmaz illā gendüzi-çün daħı her kim azar-ise eyit “bayıķ ben ķorķıdıcılardanvan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı oḳuyam ben Ḳur’ānı. Pes kim doġru yola uysa, pes özi‐çün. Daḫı kimazsa, pes degül‐men, illā ḳorḳudıcılardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və mənə Qur’an oxumaq (buyurulmuşdur)!” Hər kəs doğru yolda olsa, yalnız özü (öz xeyri) üçün doğru yolda olmuş olar. Hər kəs doğru yoldan çıxsa, (ona) de: “Mən yalnız (insanları Allahın əzabı ilə) qorxudan peyğəmbərlərdənəm!” (Mənim vəzifəm ancaq dini təbliğ etməkdir. Həç kəsi iman gətirməyə məcbur edən deyiləm!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And to recite the Qur’an. And whoso goeth right, goeth right only for (the good of) his own soul; and as for him who goeth astray (Unto him) say: Lo! I am only a warner.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And to rehearse the Qur´an:(3323) and if any accept guidance, they do it for the good of their own souls, and if any stray, say: "I am only a Warner".
3323 The duty of the Prophet and his adherents was, first, to accept Islam and become themselves shining examples of Allah's grace and mercy, as they in fact were, and secondly to preach that message and spread that Light to all around. It was not for them to force it on unwilling people: for any who rejected it would find their own spiritual loss in such rejection. But they must clearly warn them of the consequences.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنْ اَتْلُوَا
ve tilavet etmemle
الْقُرْاٰنَۚ
Kur'ân'ı
فَمَنِ
artık kim
اهْتَدٰى
hidâyete ererse
فَاِنَّمَا
ancak
يَهْتَد۪ي
hidâyete erer
لِنَفْسِه۪ۚ
kendisi için
وَمَنْ
ve kim
ضَلَّ
dalâlete düşerse
فَقُلْ
artık de ki
اِنَّـمَٓا
ancak
اَنَا۬
ben
مِنَ الْمُنْذِر۪ينَ
uyarıcılardanım
"Ve bana Kur'ân'ı tilavet etmem (okuyup yaşamam ve okutup yaşatmam emredildi)." Artık kim hidâyete ererse ancak kendisi için hidâyete ermiş olur, kim de dalâlete düşerse ona da de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım."
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُنْذِر
Etken fiil-IV
ن ذ ر
Uyarıcı, uyaran