91, 92. De ki: Bana bu beldeyi muhterem ve mukaddes kılan ve her şey Kendisine ait olan Allah'a, yalnız O'na ibadet etmem emredildi. Keza bana Allah'a teslim olanların ilki olmam ve Kur'ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa de ki: “Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim. ” [106, 3-4; 3, 58; 28, 3; 13, 40]
Bu sûre Mekkî olup “Önce en yakın akrabalarını uyar!” buyruğunun bir uygulaması kabilinden, bu ayet Hz. Peygambere Mekkelilere şöyle demesini emrediyor: “Allah can güvenliğinin olmadığı geniş Arap ülkesi ortasında Mekke’yi güvenli bir yer yaptı, bütün insanların kıblesi kıldı. Ama siz nankörlük edip başka putlara yönelseniz de, ben yalnız O’na kulluk ederim.” Bu sûre indirildiğinde Hz. Peygamber (a.s.) bu derecede yalnız iken, müteakip ve son ayet olan 93. ayette istikbal hakkında kuvvetli bir garanti verilmesi, o tarihten itibaren İslâm’ın dünyanın her tarafında gittikçe güçlenerek yayılması, Kur’ân’ın her şeyi bilen Allah tarafından gönderildiğinin kesin bir delilidir.