close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 91. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ umirtu en a’bude rabbe hâżihi-lbeldeti-lleżî harramehâ velehu kullu şey-/(in)(s) ve umirtu en ekûne mine-lmuslimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bana, ancak orasını emin bir harem olarak halkeden bu şehrin Rabbine ibadet etmem emredildi ve onundur her şey ve Müslümanlardan olmam emredildi bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(De ki:) "Ben ancak bu beldenin (kutsal kılınan Mekke’nin ve tüm medeniyet merkezlerinin) Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki, O burasını kutlu ve saygıdeğer kıldı. Her şey O’nundur. Ve (ben her konuda ve her konumda mutlaka) Müslümanlardan (taraf) olmakla emrolundum." (Hiçbir konuda kendi kafamdan ve nefsi hevâmdan hareket etmedim.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! De ki: Ben yalnızca, kutlu kıldığı bu Mekke şehrinin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ve O'nundur herşey ve bana müslümanlardan olmam emredildi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ben ancak, burayı kutsal ve güvenli kılan, bu beldenin, Mekke'nin Rabbini ilâh tanımakla, candan müslüman olarak O'na bağlanmakla, saygıyla O'na kulluk ve ibadet etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Bana, İslâm'ı yaşayan müslümanlardan olmam emrolundu.”
Ahmet Varol
swap_vert close
(De ki): "Ben ancak bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki O burayı saygıdeğer (haram belde) kılmıştır ve her şey O'nundur. Ve ben Müslümanlardan olmakla emrolundum.
Ali Bulaç
swap_vert close
(De ki:) 'Ben, ancak bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki, O, burasını kutlu ve dokunulmaz kıldı. Her şey O'nundur. Ve müslümanlardan olmakla emrolundum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) de ki: “- Ben ancak bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine ibadet etmemle emrolundum; öyle bir şehir ki, Allah onu, hürmet edilmesi gereken emîn bir koru yapmıştır. Her şey O'nundur. Ben İslâmda sebat gösterenlerden olmamla emr edildim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(De ki:) “Ben, saygın kıldığı bu şehrin sahibi ve her şey O’nun elinde olan Allah’a kulluk etmekle emrolundum. Ve Müslümanlardan olmakla da emrolundum.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
91,92. De ki: “Ben, yalnızca her şeyin sahibi olan bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmak ve Kur'ân okumakla emrolundum.” Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur; kim sapıtırsa, ona de ki: “Ben, sadece uyaranlardan biriyim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ben ancak, bu kentin Tanrısına tapmakla emrolundum, bunu kutsal kılmıştır, her şey O'nundur, Müslümanlardan olmakla
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
91-92. (Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O'nundur. Yine bana, Müslümanlardan olmam ve Kur'an'ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”
Cemil Said
swap_vert close
91, 92, 93. "Bana emr olundu ki bu beldenin rabbine ’ibâdet ideyim, her şeyin sâhibi olan Allâh bu emri virdi ve emrine münkâd olmaklığım ve insânlara Kur’ân’ı okumaklığım tebliğ idildi. Tarîk-i hidâyete sülûk iden kendi hayrı içün yapar. Dalâletde kalanlara ben yalnız ihtâra me’mûrum. Allâh’a hamd olsun. Kudretinin âsârını gösterecek ve inkâr idemeyeceksiniz." di. Rabbin ânların yapdıklarını bilmez değildir. (*)
(*) Mushaflarda 93 âyet olarak numaralanan bu sure, Cemil Said Mealinde ba’zı âyetler bölünmek sûretiyle numaralandırıldığından 95 âyet olarak yer almakdadır. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
91,92. De ki: "Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum." Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: "Ben sadece, uyaranlardan biriyim."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
91,92. De ki: “Bana ancak, bu beldenin (Mekke’nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
91-92. De ki: “Bana, dokunulmaz kıldığı bu şehrin rabbine, yalnız O’na kulluk etmem emredildi; zaten her şey O’na aittir. Bir de bana müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola gelirse yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
91, 92. (De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam ve Kur'an okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ben, sadece bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emredildim. O burayı kutsal kılmıştır ve her şey O'nundur. Ben müslümanlardan olmakla emredildim.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(De ki): "Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı kutlu kılan bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ben sâde emrolundum ki şu beldenin şanına hurmet veren, her şey de kendisinin olan rabbına ıbadet edeyim, hem emrolundum ki halîs müslimînden olayım
Emrah Demiryent
swap_vert close
91-92. (Resûlüm!) De ki: “Bana, ancak bu beldenin (Mekke’nin) Rabbine kulluk yapmam emredildi. Allah bu beldeyi saygı gösterilmesi gereken mukaddes bir yer kılmıştır. Her şey O’nundur. (Kavmim içerisinde) tam bir teslimiyet ile Allah’ın emirlerine boyun eğenlerin ilki olmam ve (insanları hakka davet etmek üzere, kalbime yerleştirilen) Kur’ân’ı (onlara) okumam emredildi. (Habibim!) Artık kim (cüz’î irâdesi ile îmân edip) doğru yolu tercih ederse, o yolu, kendi iyiliği için tercih etmiş olacaktır ve kim de (nefsine ve şeytana uyarak, hak) yoldan saparsa, (işte böylelerine) de ki: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ben, sadece bu beldeye saygınlık veren Rabb'e kul olmakla emrolundum! Her şey O'nundur. Ve ben Müslüman olmakla emrolundum!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(De ki:) «Ben ancak bu şehrin Rabbine — ki O, bunu hürmetli kılmışdır — ibâdet etmemle emr olundum. Her şey Onundur. Ben müslümanlardan olmamla emr olundum».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
91,92. (Ey Resûlüm! De ki:) “(Ben) ancak, (Allah'ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O'nundur. Ve (ben)Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur'ân okumakla emrolundum.” O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: “Ben ancak (Allah'ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm! De ki:) “Bana ancak, bu beldenin; onu saygın (mukaddes) kılan ve her şey Kendisi’ne ait bulunan Rabbine ibadet (kulluk) etmem emredildi ve bana her bakımdan Ona teslim olmuş (Müslümanlardan) olmam emredildi;
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben, yalnızca çevresi birtakım yasaklarla güven içinde olan bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Her şeyin sahibi O dur. Aynı zamanda bu beytin Rabbine teslim olanlardan olmakla,”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bana buyurulan bu kentin çalabına tapmamdır. Bu kenti kutlu kılan Odur, her varlık da Onundur. Yine bana buyurulan, kendimi Allah’a vermemdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
91, 92. Onlara de ki «— Ben ancak muhterem kıldığı bu memleketin Rabbine ibadet edeyim, her şey O/nundur». diye emrolundum. «— Ben münkat olanlardan olayım, Kur/an okuyayım» diye de emrolundum. Her kim yol bulursa ancak kendisi için yol bulur, her kim sapıtırsa ona «— Ben ancak Allah azabıyle korkutanlardan biriyim» dersin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Ben, sadece bu beldeyi kutsal kılana ve her şeyin sahibi olana kulluk etmekle emrolundum. Yine ben O’na teslim/Müslüman olmakla da emrolundum.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ben ancak hürmetli kıldığı bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Ben Müslümanlardan olmakla emrolundum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey şanlı Elçi! İçinde yaşadığın Mekke halkından başlamak üzere, tüm insanlığı hak dine çağırarak de ki: “Ben, Allah’tan başka taptığınız bütün ilâhları reddederek, ancak ve sadece, bu şehrin Rabb’ine kulluk etmekle emrolundum! Unutmayın ki, Arabistan’ın dört bir yanında kargaşa ve anarşi hüküm sürerken, bu şehri saygıdeğer kılan ve sizi huzur ve güven içinde yaşatan O’dur. Ve bu nimeti, kendisine kulluk eden bütün milletlere bahşedecektir. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa, her şeyin yaratıcısı ve gerçek sahibi de, ancak O’dur! Bunun için bana, Allah’a yürekten boyun eğen kimselerden olmam emredildi!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Doğrusu kulluk etmekle emredildim, hürmetli kıldığı bu Belde’nin rabbine! Her şey O’nundur. Müslümanlar’dan olmakla da emredildim.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm onlara şöyle söyle: " Bana, şu ülkeye itibar getiren ve her şeyin sahibi olan Tanrı'ya kulluk etmem emredildi, Bana Müslüman olmam emredildi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki; "Ben sadece bu şehrin Rabbine uymakla emrolundum. Rabbim burayı saygı değer kıldı! Bu şehirle birlikte görüp görmediğiniz, bilip bilmediğiniz her şey Rabbimindir. Rabbim bana Müslümanlardan olmamı emretti. Onun için ben sadece Rabbimin gerçeklerine, O’nun yasalarına teslim olarak görevimi yaparım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(De ki:) “Ben her şey sadece kendisine ait olan ve saygın kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Ben müslümanlardan olmakla emrolundum.
Mehmet Türk
swap_vert close
91,92. (Ey Muhammed! Onlara): “Ben ancak güvenli kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) ve her şeyin Rabbi (olan Allah’a) kulluk etmekle emrolundum ve ben Müslümanlardan olmakla ve Kur’an’ı okumakla da emrolundum.” de. Artık kim hak yola gelirse ancak kendi lehine hak yola gelir ve kim de sapıtırsa ona: “Ben sadece uyarıcılardan birisiyim” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY MUHAMMED, de ki:] “Ben, yalnızca, kutlu kıldığı bu şehrin ⁸² ve var olan her şeyin Rabbine kulluk etmekle emrolundum; yani, O’na yürekten boyun eğen kimselerden olmakla emrolundum;
82 Yani, Tek Tanrı’ya [Allah’a] adanan İlk Mâbed’in inşa edildiği Mekke şehrinin (karş. 3:96).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Ben yalnızca, dokunulmaz kıldığı şu beldenin Rabbi olan Allah’a kulluk etmekle emrolundum, zira her şey O’na aittir ve ben O’na kayıtsız şartsız Müslüman olanlardan olmakla emrolundum. 14/2, 53/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY Rasul! De ki): “Ben yalnızca O’nun mübarek kıldığı şu şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum: zira her bir şey O’na aittir. Yine ben O’na gönülden teslim olanlardan biri olmakla emrolundum!
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Ben ancak bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki O, burayı dokunulmaz (hürmetli ve emniyetli) kılmıştır ve her şey O'nundur. Ben Müslümanlardan, (Allah'ı birleyen, ihlas sahibi ve Allah’ın emrine boyun eğip itaat edenlerden) olmakla,”
Osman Fırat
swap_vert close
(De ki): "Ben sadece bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. O, burayı saygıdeğer kıldı ve her şey O’nundur. Ve bana müslümanlardan olmam emredildi. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(De ki:) «Ben muhakkak emrolundum ki bu beldenin Rabbine ibadet edeyim ki, buna bir hürmet vermiştir ve her şey O'nun içindir ve emrolundum ki, müslümanlardan olayım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
91, 92. De ki: Bana bu beldeyi muhterem ve mukaddes kılan ve her şey Kendisine ait olan Allah'a, yalnız O'na ibadet etmem emredildi. Keza bana Allah'a teslim olanların ilki olmam ve Kur'ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa de ki: “Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim. ” [106, 3-4; 3, 58; 28, 3; 13, 40]
Bu sûre Mekkî olup “Önce en yakın akrabalarını uyar!” buyruğunun bir uygulaması kabilinden, bu ayet Hz. Peygambere Mekkelilere şöyle demesini emrediyor: “Allah can güvenliğinin olmadığı geniş Arap ülkesi ortasında Mekke’yi güvenli bir yer yaptı, bütün insanların kıblesi kıldı. Ama siz nankörlük edip başka putlara yönelseniz de, ben yalnız O’na kulluk ederim.” Bu sûre indirildiğinde Hz. Peygamber (a.s.) bu derecede yalnız iken, müteakip ve son ayet olan 93. ayette istikbal hakkında kuvvetli bir garanti verilmesi, o tarihten itibaren İslâm’ın dünyanın her tarafında gittikçe güçlenerek yayılması, Kur’ân’ın her şeyi bilen Allah tarafından gönderildiğinin kesin bir delilidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(De ki): "Ben sadece bu kentin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. O, burayı saygıdeğer kıldı ve her şey O'nundur. Ve bana müslümanlardan olmam emredildi."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Tahkîk ben Allâh'ın harâm kıldığı bu beldenin rabbine 'ibâdet itmekle emr olundum ki her şey onun mülkidir. Ve müslümânlardan olmakla emr olundum."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki; “ben bu şehrin Sahibine kulluk etme emri aldım. Burayı harem bölgesi yapan odur; her şey onundur. Bana, müslümanlardan olmam emredilmiştir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
(De ki:)-Ben ancak, hürmetli kılınan bu şehrin Rabbi'ne kulluk etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Müslümanlardan olmakla emrolundum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ben ancak bu beldenin(14) Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki, O bu beldeyi hürmetli kılmıştır. Herşey Onundur; ben de Ona teslim olmakla emrolundum.
(14) Mekke.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ben sadece, bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Orayı saygıya layık kılmıştır O. Her şey O'nundur. Ben, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan olmakla emrolundum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ buyruldum kim ŧapam uşbu şar çalabı’sına ya'nį mekke ol kim ḥarām eyledi anı daħı anuñdur her nesene. daħı buyrıldum kim olavan müsülmānlarden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ben buyrulmadum, illā ‘ibādet eylemege bu şehr Tañrısına ki anı ḥürmetlü eyledi. Daḫı anuñ ḫalḳı mülkidür her nesne. Daḫı buyruldum kiMüselmānlardan olam.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum! De: ) “Mənə ancaq bu şəhərin (Məkkənin) Rəbbinə ibadət etmək əmr olumuşdur. Elə bir şəhər ki, (Rəbbim) onu müqəddəs tutmuşdur. (Orada qan tökmək, bir kəsə zülm etmək qadağan olunmuşdur. Başqa yerdə halal olan şeylər orada haram buyurulmuşdur). Hər şey yalnız Onundur. Mənə müsəlman (Allaha təslim) olmaq əmr edilmişdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Say): I (Muhammad) am commanded only to serve the Lord of this land which He hath hallowed, and unto Whom all things belong. And I am commanded to be of those who surrender (unto Him),
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For me, I have been commanded to serve the Lord(3322) of this city, Him Who has sanctified it and to Whom (belong) all things: and I am commanded to be of those who bow in Islam to Allah.s Will,-
3322 The Lord of this City. This was spoken in Makkah, say about the 5th year before the Hijrah, when the Holy Prophet and his adherents were being persecuted as enemies to the cult of Makkah. So far from being against the true spirit of the Holy City of Makkah, it was actually in furtherance of that spirit, which had been overlaid by the idolatries and abominations of the Pagan Quraysh. They are told that the new Teaching is from the Lord of Makkah itself, the One True God, Who had sanctified it in the time of Abraham. Lest they should think that it was a local or tribal or narrow cult, it is added that He is not only Lord of this city, but Lord of the Worlds, "to Whom belong all things". It is a universal message: but how sad it would be if the Makkans, among whom it came first, were to reject it?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّـمَٓا
ancak
اُمِرْتُ
emrolun- dum
اَنْ اَعْبُدَ
kulluk etmekle
رَبَّ
Rabb- ine
هٰذِهِ
bu
الْبَلْدَةِ
şehrin
الَّذ۪ي
O zat ki
حَرَّمَهَا
onu mukad-des kıldı
وَلَهُ
ve O'na aittir
كُلُّ
her
شَيْءٍۘ
şey
وَاُمِرْتُ
ve emro-lundum
اَنْ اَكُونَ
olmamla
مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ
Müslümanlardan
(Resulüm! De ki) "Ben ancak (Allah'ın) mukaddes kıldığı bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum ve her şey O'na aittir. Bana da Müslümanlardan olmam emredildi."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
بَلْدَة
İsim
ب ل د
Belde, diyar, memleket, şehir, ülke
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
حَرَّمَ
Fiil-II
ح ر م
Haram saydı, mukaddes kıldı, men etti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren