Ve (onların aleyhine) verilen o (kıyamet günündeki hesap ve azap) sözü gerçekleştiğinde, (o gün) onlar için yerden bir canlı çıkarmış olacağız, (o canlı) onlara konuşarak, (dünyada iken inkârcı) insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmamış olduklarını kendilerine söyleyecektir.*
(*) Aşağıda da anlatıldığı gibi bu olay kıyamet gününde hesap ve yargılama esnasında cereyan ediyor. Yani yeryüzünü üzerinde insanların ne yapıp ettiklerini Arzı temsilen haber veren ve yüce Allah tarafından ortaya çıkarılan canlı bir varlığa işaret ediliyor ki, o gün bu canlı yaratık Allah’ın emriyle Neml-82. ayetteki mesajı bütün insanlara duyuracaktır. Yani ZİLZAL-4-5. ayetler, bu ayetin tefsiri niteliğindedir. Çünkü Neml 82 ile Zilzâl -1-6 ayetlerinde anlatılan konu aynıdır. İşte Neml-82. ayetin başında buyuruluyorki ‘’Ve izâ veka’al kavlü aleyhim’’onlar aleyhinde ki o söz gerçekleştiği zaman. Yani kıyamet kopmuş, azap tahakkuk etmek üzere, yargılama esnasında artık arzın canlıları konuşacak demek, bu ayette olduğu gibi arzın ortaya çıkardığı mahşer için hiçbir şeyin gizli kalmaması anlamında bir toprağın konuşması anlamında mecâzi bir konuşmadan, azabın, yargılamanın hemen öncesinde söz meydana gelmiş, bitmiş artık. Yani kıyamet kopmuş, olay meydana geliyor artık, daha kaçacak bir tarafı yok, gizli saklı hiçbir şey kalmayacak, yer canlanacak, yer konuşacak. Yer hareketlenmiş, debelenmiş ve diyor ki siz Allah’ın ayetlerine yakıyn ile yaklaşmadınız. Hani biz böyle bir şey dememiştik falan gibi. Bunun bir anlamı yok. Yani o insanın küfrüne şahit olan yer konuşacak demektir bu. Bu ayet okununca, ‘’Yevmeizin tühaddisü ahbâreha, bienne Rabbeke evha leha,’’ (Zilzal/4-5) ayetlerdeki mesaj bize hatırlatılıyor. Çünkü burada artık kıyamet kopmuş, mahşer şartlarından söz ediliyor. O ayetle bu ayetleri birbirinin müfessiri ve müfesseri olarak algılarsak mantıklı bir çözüm olur. (alıntı) 1- ‘’Ve o söz gerçekleştiği zaman’’ yani herkesin mahşerde toplanıp hesaba çekildiği zaman. 2- Dabbe, hareket eden, canlı demektir...(8/Enfal, 22; 35/Fatır, 45) Ancak “Dabbetü’l-arz”, bir tamlama olarak “yer canlısı” demektir. Bu sözcük, tefsirlerde daha çok eski inançların hurafelerine dayalı olarak ele alınmakta, kıyametin alameti de olmak üzere, gerçeği yansıtmayan pek çok farklı rivayetlere yer verilmektedir. Bu rivayetlerin hiç birsinin Kur’an’i bir dayanağı yoktur. Bu tamlamanın, Kıyamet’in yaklaşması anıyla da bir ilgisi olmayıp, Kıyamet’in kopuşundan sonraki durum olan “hesaba çekilme” anından söz etmektedir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında müşriklerin gerçeğe kapalı, hiçbir sözden anlamaz oldukları eleştiri konusu edildiği görülmektedir. Not: Dabbetü’l-arz’ın ortaya çıkış zamanı hakkında Mehmet Okuyan, Erhan Aktaş, Mustafa Çoban, R .İhsan Eliaçık, Mustafa Çevik ve İsmail Yakıt’ın meal açıklamalarına da bakılabilir. Özetle, (دَابَّةً مِّنَ الْأَرْضِ )‘’Arzdan bir dabbe çıkarmış olacağız …’’ şeklindeki olay kıyameten önce değil, yani kıyamet alameti değil, bilakis kıyamet gününde/hesaba çekilme gününde ortaya çıkacaktır. Bu nedenle o gün arz canlı bir varlık gibi dile gelecek ve 82. ayetteki ilahi mesajını mahşerde toplanan tüm insanlara duyuracaktır. Çünkü o gün bütün insanların en büyük şahidi yaşadıkları yeryüzüdür. İnsanlar iyilik te yapsa kötülük te yapsa yeryüzünde yapmaktadır. Bu yüzden o gün inkârcılar, azgınlar ve zalimler için yeryüzünün şahitliği korkunç olup canlı bir yaratık gibi dile gelir ve bu şahitliği yapar. (الله اعلم)
اشتبه علي القوم موضوع دابة الارض وظنوا أنها أمارة من أمارات الساعة, وظنوا أن القران الكريم قد ذكرها أنها أمارة من جملة الامارات الكبري (وَإِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَابَّةً مِّنَ الْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِآيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ ﴿٨٢﴾ وذلك بعد أن يقع القول علي من يستحق النار ’ ولا يكون ذلك الا بعد حساب هؤلاء يوم القيامة, لا قبله, فيخرجها لله من الارض ),... والدواب لاتتكلم, ولكن, وبعد الحساب يفهم كلامها, خارقة واعجازا واستخفافا بمن وقع القول عليهم وقد كانوا في الدنيا لايؤمنون بايات الله, ولا يصدقون بالبعث . وتكليم دابة الارض علامة من علامات الكبري قبيل قيام الساعة أمر لايقبل, لان الله يقول (وَإِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ), وأحاديث دابة الارض لم ترد متواترة (بل مضطربة ومتعارضة) والحديث الوحيد الذي أورده الترمذي في سننه في هذا الشأن هو التالي (... عن أبي هريرة أن رسول الله . ص . قال تخرج الدابة معها خاتم سليمان وعصا موسي فتجلو وجه المؤمن وتختم أنف الكافر بالخاتم حتي أن اهل الخوان ليجتمعون بيقول هاها يا مؤمن ويقال هاها يا كافر ويقول هاذا يا مؤمن ويقول هاذا يا كافر... ) وهاذالحديث معنعن وفي سنده أوس بن خالد منكر... الحديث , مجهول الحال لايعرف – كما قال الازدي وابن القطان والذهبي علي التوالي ! أما علي بن زيد فقد كان يتشيع ويترك يحي القطان حديثه : راويان متعابان وجراحهما بلغت حد الترك, فالحديث باطل... ) نعود للاية 82 فنجد دابة الارض, وقبلها بقليل نجد بأن الموتي والصم والعمي لايسمعون دعوة الحق ولا يهتدون طريق الايمان (من اية 80 الي 81 ) فالسياق هو لبعد الحساب وليس قبل الساعة كعلامة لها... كما افتري رواة السؤ في الرواية الحديثية فتأثر بذلك اخوة لنا فتركوا القران واتبعوا قول الرواة لا قول الرسول... ومشهد دابة الارض بعد حساب من يقع القول علهم يوم القيامة... ألمصدر : (روايات الحديث النبوي في ميزان البحث العلمي - دابة الأرض في ...) وإما أنه أطلق القول على المقول، لما كان المقول مؤدى بالقول، وهو ما وعدوا به من قيام الساعة والعذاب (البحر المحيط – أبو حيان) قال بعضهم: والمعنى إذا قامت القيامة بعث الله نوعا مخصوصا من دواب هذه الأرض،... وينطقه فيوبخ الإنسان على كفره، كما ينطق أعضاءه في ذلك اليوم أيضا (محاسن التأويل - تفسير القاسمي ) المحكم القرآني القائل في هذا السياق بأن الساعة ستاتي بغتة..أو فجأة..وهو سياق قرآني ينفي أن تكون هذه الدابة أو غيرها من أشراط الساعة - أما قوله تعالى: {وَإِذَا وَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم } فالمراد من القول متعلقه وهو ما وعدوا به من قيام الساعة ووقوعه حصوله (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير)، {وَإِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ}، وثبت الوعد الإلهيّ، وجاء موعد القيامة، واندفع النّاس إلى الحشر ليواجهوا نتائج أعمالهم، وربما كان المراد منه العذاب الّذي وعد الله المشركين به.. {أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَابَّةً مِّنَ الْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ}، وتعلن لهم النّتائج العمليّة لما عاشه الناس مع الأنبياء، في ما أنزل الله عليهم من رسالات، وأقام لهم من بيّنات، وأظهره من دلائل وآيات، وتقول لهم {أَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِآيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ}، لأنهم لم ينفتحوا على الحقّ النّازل من الله، والمنطلق من خلال الفطرة، والمتحرّك في دائرة العقل،... (تفسير من وحي القرآن، ج:17، ص:244 – 227) جعل الدابة من علامات الساعة الكبرى القريبة غير صحيح كما سنرى ,... (سامح عسكر - بحث في أكذوبة تفسير المشايخ لدابة الأرض) والدابة من خرافات المسيحيين، ومن الكتاب الذي اسمه رؤيا يوحنا اللاهوتي، والذي عبارة عن وصف لأحلام رآها، ومن ذلك وصفه لوحش رآه في أحد أحلامه، يقول عنه: فرأيت وحشا طالعا من البحر له سبعة رؤوس وعشرة قرون وعلى قرونه عشرة تيجان وعلى رؤوسه اسم تجديف (13:1).ويقول إن هذا الوحش يضع علامة له على أيدي الناس أو جباههم عبارة عن الرقم 666: يجعل الجميع الصغار والكبار والأغنياء والفقراء والأحرار والعبيد تصنع لهم سمة على يدهم اليمنى أو على جبهتهم. وان لا يقدر احد ان يشتري او يبيع الا من له السمة او اسم الوحش او عدد اسمه. هنا الحكمة.من له فهم فليحسب عدد الوحش فانه عدد انسان.وعدده ست مئة وستة وستون. (13: 16-18) وقام المفسرون بأسلمة هذه الدابة وتحوير قصصها المسيحية، وقالوا أن هذه الدابة هي المذكورة في قوله تعالى: وَإِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَابَّةً مِّنَ الْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِآيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ{82} النمل. - فسروا وقع القول بأنه يعني آخر الزمان. ووقع القول عليهم لا يكون إلا يوم القيامة، وليس في الدنيا. والحديث في سياق الآيات عن قريش التي لم تر دابة تخرج من الأرض (علامات الساعة - الباحث ابن قرناس).