close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 81. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ ente bihâdî-l’umyi ‘an dalâletihim(s) in tusmi’u illâ men yu/minu bi-âyâtinâ fehum muslimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve köre, sapıklığından döndürüp doğru yolu gösteremezsin sen; ancak delillerimize inanan kişiye duyurursun sesini ve onlardır gerçekten de Müslüman olanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve Sen (kalpleri) körleri de düştükleri sapkınlıktan çekip hidayete erdirici değilsin; Sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte (asıl) Müslüman olanlar da bu kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine sen, kalben kör olanları saptıkları yoldan çevirip, doğru yola yöneltemezsin ve sen sesini, ancak mesajlarımıza inanmaya istekli olanlara işittirebilirsin ki, onlar da zaten gerçekten müslüman olanlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen, kör kesilenleri, hak yoldan uzak, başlarına buyruk yaşamaktan kurtarıp doğru yolu gösteremezsin. Ancak âyetlerimize iman edip, gönülden teslim olanlara, İslâm'ı yaşayan müslümanlara tebliğini duyurabilirsin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen körleri sapıklıklarından çıkarıp doğru yola iletecek de değilsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte müslüman olanlar bunlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen, o körleri sapıklıklarından hidayete erdirici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize iman edeceklere dâvetini duyurursun da onlar müslüman olurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen, körleri sapıklıklarından kurtarıp onlara yol gösterecek de değilsin. Sen ancak, ayetlerimize inanan ve (hakka) teslim olanlara bu mesajı işittirebilirsin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Manen körleri sapıklıklarından döndürüp doğru yola iletemezsin; ancak âyetlerimize inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen, körleri sapkınlıktan çıkarıp, doğru yola iletemen, ancak, âyetlerimize inanmış bulunanı, Müslüman olanları doğru yola iletirsin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sen (Hakkı görmek istemeyen) körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan ve Rablerine boyun eğmiş Müslümanlara söz dinletebilirsin. 
Bkz. 7/179, 35/22  
Cemil Said
swap_vert close
Sen körleri dalâletden kurtarmak içün hidâyete sevk idemezsin seni istimâ’ idecek ancak âyâtımıza îmân iden müslimlerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen körleri yanlış yoldan doğruya yönlendiremezsin. Sen (çağrını) ancak âyetlerimize inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da teslim olanlara duyurabilirsin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Körü de sapıklığından çıkarıp yola iletemezsin. Sen ancak, ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; onlar (anlattığın gerçeği) kabul ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sen o körleri delâletlerinden hidayete erdirecek de değilsin sen ancak âyetlerimize iyman edeceklere işittirirsin de onlar müsliman olur selâmet bulurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sen (ısrarla/inatla hakikatleri reddeden manevi) körleri, sapkınlıklarından vazgeçirip doğru yola iletemezsin. Sen (hakikatleri) ancak âyetlerimize (kalben) inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sen körleri, sapkınlıktan çevirip doğru yola iletemezsin; sen ancak ayetlerimize iman edip teslim olanlara gerçeği duyurabilirsin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve sen o körleri sapıklıklarından ayırıb hidâyet verici de değilsin. Sen âyetlerimize îman edecek kimselerden başkasına (söz) dinletemezsin. İşte müslüman olanlar onlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve o körleri, (içinde bulundukları) dalâletlerinden (çevirip) hidâyete erdirecek olan sen değilsin! (Sen da'vetini) ancak, âyetlerimize îmân edip de kendileri (ihlâsla) teslîm olan kimselere işittirebilirsin.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) sen (beyni) kör olanları (hakkı görmek istemeyenleri ve hakkı inkâr edip sapıklık yolunu tercih eden kimseleri), saptıkları yoldan çevirip doğru yola yöneltemezsin; sen ancak (sesini) mesajlarımıza iman edenlere (inanmaya gönlü olanlara) işittirebilirsin, ki onlar da zaten bize yürekten boyun eğecek olan kimselerdir.*
(*) Bu pasaj, sık tekrarlanan, “Allah [doğru yola erişmek] isteyen kimseyi doğru yola eriştirir (yehdî men yeşâu)” şeklindeki Kur’ânî ifadeyle tam bir bağdaşım halindedir. (M. Esed Meali 81. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendileri sapıklık yolunu tercih eden körü doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara işittirebilirsin. Çünkü o inananlar ayetlerimize teslim olmuşlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Körleri sapkınlıklarından kurtaracak olan da sen değilsin. Sen, ancak, belgelerimize inananlara sözünü dinletebilirsin. Bunlar da kendini Allah’a verenlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen, körleri bulundukları eğri yoldan doğru yola getiremezsin. Sen ancak âyetlerimize iman edip münkat olanlara Kur/an/ı dinletebilirsin [²].
[2] Veya iman getirenlere dinletirsin. Çünkü bunlar münkattırlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Körleri de sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimizi inananlara işittirebilirsin. Çünkü onlar Allah’a teslim/Müslüman olmuş kimselerdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve sen, körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici de değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin. İşte Müslüman olanlar bunlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve yine sen, vicdanları kirlenmiş, gönül gözleri körelmiş olan zâlimleri, saptıkları yanlış yoldan çevirip hidâyete iletemezsin! Sen bu çağrıyı, ancak ayetlerimize inanmaya gönlü olan iyi niyetli, temiz yürekli insanlara işittirebilirsin ve zaten onlar, hakîkati gördükleri anda derhal Rabb’lerine boyun eğerler. Hakikate gözlerini kapayan kâfirler ise, zamanı gelince onlar da gerçeği görecekler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sen, onların sapkınlıklarından Körler’in yol göstericisi de değilsin. Ancak müslüman olup da âyetlerimize inanan kimseye işittirebilirsin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen, kim olduğunu bilmeyen körlere kılavuzluk edemezsin. Sen sadece bizim ayetlerimize gönülden inananlara söz dinletebilirsin...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen yolumuzdan sapanları zorla yola getirecek değilsin! Zaten buna gücün yetmez! İnsanlar duymak istediğini duyar, görmek istediğini görür. Biz insanı bu özellikle yarattık! İnsan bu özellikleriyle imtihan ediliyor. Eğer görmekte duymakta tercih hakları olmasaydı imtihan edilemezlerdi. İnkâr edenler gerçekleri duymak, gerçekleri görmek istemezler! Gerçekleri duymak istemeyenlere sen mi duyuracaksın! Gerçekleri görmek istemeyenlere sen mi göstereceksin? Unutma! Sen ancak ayetlerimize inanıp; gerçeklere teslim olanlara duyurabilirsin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sen körleri şaşkınlıklarından (çevirip) doğru yola iletemezsin. [*] Ayetlerimize inanıp teslim olanlardan başkasına duyuramazsın.
Benzer mesajlar: Yûnus 10:43; Rûm 30:52-53; Zuhruf 43:40.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen körleri de saptıkları yoldan çevirip hak yola getiremezsin. Sen (hakkı) ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize îman edenlere duyurabilirsin.¹
1 Bk. (Rum: 53)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve (yine) sen [kalben] kör olanları saptıkları yoldan çevirip doğru yola yöneltemezsin; sen (sesini) ancak mesajlarımıza inan[maya istekli ol]anlara işittirebilirsin, ki onlar da zaten bize yürekten boyun eğecek olan kimselerdir. ⁷²
72 Bu pasaj, sık tekrarlanan, “Allah [doğru yola erişmek] isteyen kimseyi doğru yola eriştirir (yehdî men yeşâu)” şeklindeki Kur’ânî ifadeyle tam bir bağdaşım halindedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine sen, gerçeklere gözlerini kapatıp körleşenleri saptıkları yoldan çevirip doğru yola getiremezsin. Sen ancak bizim ayetlerimize inanıp güvenen müminlere bu daveti işittirebilirsin işte Müslüman olan bunlardır. 6/39- 50, 43/40, 11/13- 14, 16/102
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine, yoldan çıkan körleri doğru yola getirecek olan da sen değilsin. Sen ancak âyetlerimize inananlara duyurabilirsin; ki zaten onlar gönülden teslim olan kimselerdir.[³³⁵²]
[3352] Zımnen: Küfür ön yargı, iman ön bilgidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen körleri; sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. (Çünkü "Onların kalpleri vardır, ama onunla hakkı anlamazlar, gözleri vardır, amma onunla hak delilleri görmezler, kulakları vardır, ama onunla hak daveti işitmezler. Onlar dört ayaklı hayvan gibidirler.” -A'raf/179- (Ey Muhammed) Sen Kur'an'ı ancak, ayetlerimize iman edecek kimselere dinletebilirsin! İşte müslüman olanlar onlardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve sen O kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin. Sen, ancak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin ve onlar hemen müslüman olurlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sen o körleri sapıklıklarından hidâyete erdirici değilsin, sen ancak Bizim âyetlerimize inananlara işittirirsin, işte müslüman olanlar da onlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen körleri de sapıklıktan kurtarıp doğru yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize iman etmeye yatkın kimselere çağrını duyurabilirsin. Çünkü onlar hakka teslim olurlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin. Sen, ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar derhal müslüman olurlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve sen körleri dalâletlerinden hidâyete çıkaramazsın. Ancak sen âyetlerimize inanub müslümân olanlara Kur'ân'ı işitdirebilirsin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Körlere yol tarif ederek yanlışına engel olamazsın. Sen, sadece ayetlerimize inanarak teslim olanlara dinletebilirsin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen, körleri sapıklıklarından doğru yola çıkaramazsın. Sen ancak ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin. İşte müslüman olanlar onlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Körleri de şaşkınlıklarından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak iman edip hakka teslim olmuş kimselere söz dinletebilirsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de çıkaramazsın. Teslim olmuş kişiler halinde ayetlerimize inananlardan başkasına sesini duyuramazsın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı degülsin gözsüzlere yol gösterici azġınlıķlarından. işittürmeyesin illā aña kim inanur āyetlerümüze pes anlar muħliślerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı sen doġru yol göstermezsin gözsüzlere azġunluḳlarında. İşitdürmez‐sin, illā ol kimseye ki īmān getürür āyetlerümüze, anlar Müselmānlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən o korları düşdükləri əyri yoldan düz yola gətirə bilməzsən. Sən (haqqı) yalnız ayələrimizə inananlara eşitdirə bilərsən. Məhz onlar müsəlmandırlar. (Allaha ürəkdən inanıb Ona canla-başla itaət edərlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nor canst thou lead the blind out of their error. Thou canst make none to hear, save those who believe Our revelations and who have surrendered.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor canst thou be a guide to the blind, (to prevent them) from straying: only those wilt thou get to listen who believe in Our Signs, and they will bow in Islam.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَنْتَ
ve sen değilsin
بِهَادِي
hidâyete erdiren
الْعُمْيِ
körleri
عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ
dalâletlerinden
اِنْ تُسْمِــعُ
duyuramazsın
اِلَّا
an- cak
مَنْ
o kim-seye ki
يُؤْمِنُ
iman eder
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimize
فَهُمْ
ve onlar
مُسْلِمُونَ
teslim olanlardır
Sen (manevi olarak) kör olanları dalâletlerinden (vazgeçirip) hidâyete de erdiremezsin, sen ancak âyetlerimize iman edip ona teslim olanlara (âyetlerimizi) duyurabilirsin.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
هَادِي
Etken fiil
ه د ي
Hâdî (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulunu hidâyete erdiren, hidâyet yolunu gösteren demektir), hidâyete erdiren
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ضَلَالَة
İsim
ض ل ل
Dalâlet
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَسْمَعَ
Fiil-IV
س م ع
İşittirdi, duyurdu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren