close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fenzur keyfe kâne ‘âkibetu mekrihim ennâ demmernâhum vekavmehum ecme’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Düzenlerinin sonucu ne oldu, bak da gör; şüphe yok ki biz, onları da, topluluklarını da tamamıyla helak ettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Artık Sen bak gör ki, bu hile rejimlerinin (ve zulümlerinin) sonu nasıl oldu. (Ki) Biz onları ve kavimlerini toptan mahvettik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sonra bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu, onları ve onların peşinden giden toplumun hepsini yerle bir ettik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İbret nazarıyla bak, incele, sinsice kurdukları planlarının âkıbeti nasıl oldu? Onları da, kavimlerini de nasıl, toptan helâk ettik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Biz onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık onların kurdukları hileli-düzenin uğradığı sona bir bak; biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, şimdi bak ki, hilelerinin akıbeti nasıl oldu!... Hem (o imansızların) kendilerini, hem de kavimlerini toptan helâk ettik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte tuzaklarının sonunun nasıl olduğunu gör: Biz onları ve kavimlerinin tümünü yerle bir ettik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bak, işte tuzaklarının sonucu nasıl oldu? Onları da kavimlerini de toptan helâk ettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Bak ne oldu sonu kurdukları tuzağın, hem onları, hem de uluslarını büsbütün yok ettik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve sonra, bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu? Onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Cemil Said
swap_vert close
Bak ânların ’âkıbetleri ne oldı ânları da kavimlerini de kâmilen mahv itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hilelerinin sonunun nasıl olduğuna bir bak! Biz onları ve milletlerini, hepsini, yerle bir ettik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bak işte tuzaklarının sonu ne oldu: Onları da kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bak işte, tuzaklarının âkıbeti nice oldu: Onları da, (kendilerine uyan) kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!
Edip Yüksel
swap_vert close
Planlarının nasıl sonuçlandığına bak; biz onları, halklarıyla birlikte yerle bir ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bak! Tuzaklarının akibeti nice oldu: Onları da, kavimlerini de toptan helak ettik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi bak! mekirlerinin akıbeti nasıl oldu? Kendileri ve kavimlerini toptan tedmir ediverdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Bak! (O kâfirlerin) kurmuş oldukları tuzaklarının akıbeti nasıl oldu? Biz onları ve kavimlerini (azaba müstahak oldukları için) topluca helâk ettik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların planlarının sonucunun nasıl olduğuna bak; onları ve halklarını yerle bir ettik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bak, O tuzaklarının aakıbeti nice oldu! Çünkü biz onları da, kavmlerini de toptan helak etdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte bak tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu; şübhesiz ki biz, onları ve kavimlerini hep berâber helâk ettik!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sonra, bak (düşün) onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu: Onları (o zalim ve bozguncu çeteyi) ve onların peşinden giden toplumu, hepsini yerle bir ettik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bak bakalım, onların hazırladığı planın sonucu nasıl oldu. Biz o dokuz bozguncuyu ve topluluklarının hepsini yerle bir ettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bak, kurdukları tuzağın sonu nice oldu. Çünkü, Biz onları da, uluslarını da hep birden yok ettik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bak, mekr ve hilelerinin sonu nasıl oldu. Biz o dokuz kişiyi ve bütün kavimlerini yok ettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Muhakkak ki Biz onları ve kavimlerini toptan yerle bir ettik [demmernâ].
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık sen, onların kurdukları düzenin uğradığı sona bir bak! Biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanoğlu! İşte bak, zâlimlerin kurdukları tuzakların sonu nice oldu: Onları da, onları destekleyen topluluklarını da korkunç bir azapla tamamen yok ettik!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir bak, tuzaklarının sonu nasıl oldu? Biz, topluca onları ve kavimlerini yerle bir ettik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bak, nasıl da kendi oyunlarının kurbanı oldular, nasıl da hepsini top yekûn topa tutup imha ettik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bak işte tuzaklarının sonu nasıl oldu? Onların hepsini yok ettik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bak tuzaklarının sonu nasıl oldu! Onları da toplumlarını da toptan helak etmiştik!
Mehmet Türk
swap_vert close
Tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Şüphesiz Biz onları da topluluklarını da tamamen helâk ettik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sonra, bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu: onları ve onların peşinden giden toplumu, hepsini yerle bir ettik;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bak bakalım onların tuzaklarının akıbeti nasıl olmuş! Biz de onları ve toplumlarını toptan yerin dibine geçirdik. 4/81, 10/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dön de bir bak bakalım: onların tuzaklarının akıbeti ne olmuş?[³³²⁷] Elbette ki Biz, onları ve toplumlarını topyekûn yerle bir ettik.[³³²⁸]
[3327] Bu pasaj ve hassaten yukarıdaki âyetler, Allah Rasûlü’ne Mekke’de kurulan tuzakları ve suikast planlarını “kıssa” üzerinden haber vermektedir. Bu üslup sayesinde Hz. Sâlih Allah Rasûlü’ne çağdaş kılınmakta, zalim kavim de müşriklere çağdaş kılınmaktadır. Modern muhataba düşen soru şudur: Peki, bu kıssa ve bu kıssanın ilk muhataplarını nasıl kendimle çağdaş kılabilirim; ve bunu yaptığımda benim tarafım kimin yanı olur? [3328] Demmernâ ile ilgili bkz: 25:36.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onları ve kavimlerini yerle bir ettik, tuzaklarının sonunun ne kadar kötü olduğuna bir bakın!
Osman Fırat
swap_vert close
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık bak! Mekrlerinin âkibeti nasıl oldu? Muhakkak ki Biz, onları da kavimlerini de cümleten helâk ettik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bak işte onların tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu! Biz onları da kendilerine uyan toplumlarını da imha ettik!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bak, işte tuzaklarının sonucu nasıl oldu, (nasıl) biz onları ve kavimlerini toptan yıktık, yok ettik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nazar iyle ki mekrlerinin 'âkıbeti nasıl oldı. Biz onları ve kavimlerini hep birden helâk iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bak bakalım oyunları nasıl sonuçlandı. Biz, onları ve toplumlarını tümüyle yok ettik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların planlarının sonu nasıl oldu bir bak! Biz, onları ve toplumlarını toptan kırıp geçirdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bak, tuzaklarının sonu ne oldu: Onları da, kavimlerini de toptan helâk ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir baksana nasıl oldu tuzaklarının sonu! İşte, onları da topluluklarını da hep birlikte yere geçirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes baķ nite oldı yavuz śanmaķlaruñ śoñu! bayıķ biz helāk eyledük anları daħı ķavumlann anlaruñ dükelcügin.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes gör yā Muḥammed nice oldı anlaruñ mekri ṣoñı. Biz helāk itdükanları, barça ḳavmlerini daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Bir gör onların hiylələrinin axırı necə oldu. Biz onların (doqquz kişinin) özlərini də, tayfalarını da büsbütün yox etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then see the nature of the consequence of their plotting, for lo! We destroyed them and their people, every one.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then see what was the end of their plot!- this, that We destroyed them and their people, all (of them).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَانْظُرْ
işte bak
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
âkıbeti
مَكْرِهِمْۙ
tuzaklarının
اَنَّا
şüphe-siz Biz
دَمَّرْنَاهُمْ
onları yok ettik
وَقَوْمَهُمْ
ve kavimlerini
اَجْمَع۪ينَ
topyekûn
İşte bak, o tuzak kuranların âkıbeti nasıl oldu; şüphesiz Biz onları da kavimlerini de topyekûn yok ettik.
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
مَكْر
İsim
م ك ر
Tuzak kurmak, hile yapmak
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
دَمَّرَ
Fiil-II
د م ر
Yerle bir etti, darmadağın etti, yok etti
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَجْمَعِين
İsim
ج م ع
Hepsi, hep beraber, topluca, topyekûn, tümüyle