close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemekerû mekran vemekernâ mekran vehum lâ yeş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, bir düzendir kurdular, biz de düzenlerine bir cezadır verdik, fakat onlar, anlamıyorlardı bunu, haberleri bile yoktu bundan.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece onlar (Müslümanlara ve mazlumlara karşı) bir tuzak (hileli bir düzen) kurdular. Biz de, farkında olmadıkları bir tuzak kurup (onların planlarını altüst ettik ve bu tuzaklarını onların başına geçirdik.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar bir hile ve düzen planladılar, biz de onlar farkında değilken, hilelerini başlarına geçirecek bir plan kurduk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar böyle sinsi plan yaptılar, tuzak kurdular. Biz de, onlar farkında olmadan karşı planlar yaparak planlarını alt üst ettik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular biz de onlar farkında olmadan bir tuzak kurduk.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) farkında olmadıkları bir düzen kurduk.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böyle bir hile kurdular. Biz de, onların haberi olmadan hilelerinin cezasını verdik (kendilerini helâk ettik).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular. Biz de onlar farkına varmadan karşı tuzak kurduk.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de, kendileri farkında olmadan onların planlarını alt üst ettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, tuzak kurdular, haberleri olmadan, biz de bir tuzak kurduk
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar (böyle) bir tuzak kurdular. Farkında değillerken biz de (kendilerini helak edecek) bir tuzak kurduk.
Yani “onların Hz. Salih ve yakınlarına kurduklarını zannettikleri tuzaklarını, kendi helâklerinin sebebi kıldık. Böylelikle farkında olmadan onlar, kendi sonlarını hazırlamış oldular.”  
Cemil Said
swap_vert close
Bu hîlelerini mevkî-’i icrâya koymak istediler fakat hiç me’mûl itmedikleri bir zamânda hîlelerinin cezâsını virdik, haberleri yok idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar bir düzen kurdular. Biz farkettirmeden düzenlerini bozduk.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.[408]
Âyetteki “Allah’ın tuzak kurması” ifadesi mecazî olup, “inkârcılara mühlet verip sonra onları ansızın yakalaması”, “inkârcıların inkârlarına ceza ile karşılık vermesi” gibi anlamlar ifade eder.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan bir plan kurduk.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece bir plan kurdular, ancak onlar farkına varmadan biz de bir plan kurduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Böyle bir mekir kurdular, halbuki haberleri yok biz de bir mekir kurmuştuk
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında değilken, kurdukları tuzağı boşa çıkararak cezalarını verdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Plan yaptılar. Biz de planlarını boşa çıkardık. Fakat farkına varamadılar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de, kendilerinin haberleri olmadan, onların plânlarını altüst ediverdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) böyle bir hîle ile tuzak kurdular; hâlbuki (biz de) tuzak(larını netîcesiz bırakmak) ile onlar farkında olmadan hîle(lerini başlarına geçirmekle mukabele) ettik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar (o çete üyeleri salih ve ailesine karşı) bir tuzak kurdular; biz de onlar farkına varmadan tuzaklarını boşa çıkardık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar bir plan hazırladılar. Onların haberleri olmadan bizde bir plan hazırladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar bir düzen kurdular. Biz de onların düzenlerine karşı bir düzen kurduk. Onlar bunu bilmiyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar öyle bir mekr ve hile kurdular. Biz de onlar farkında değilken böyle bir mekr ve hilelerinin cezasını verdik [⁵].
[5] Yani ukubetlerini tâcille ceza verdik.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar böyle tuzak kurdular/planladılar. Biz onlar farkına varmadan (karşı) bir tuzak kurduk¹⁵.
15 Allah’ın tuzak kurması, mecâzi bir ifadedir. Tuzak kuranların planlarını, oyunlarını bozması demektir. Zulm edenlerin, gizli cinayet şebekelerinin vb oyunlarına karşı, Allah onları kendi kazdıkları kuyuya düşürmek için, karşı tuzak kurar, planlarını bozar. Mazlumlara, düşmanlarına karşı bazen bu şekilde yardım eder.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, bir düzen kurdu, biz de onların farkında olmadığı bir düzen kurduk.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar akılları sıra, Allah’ın nurunu söndürmek için bir düzen kurmuşlardı fakat, onların asla fark edemeyecekleri bir biçimde, Biz de bütün tuzakları kuşatan bir düzen kurmuştuk!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir tuzak kurdular, onlar farkında olmazken biz de bir tuzak kurduk.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlar oyunlarını kurdular, onlar farketmeden biz de oyunumuzu kurduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu şekilde bir tuzak kurdular. Biz de onlar hiç farkında olmadan onlara tuzak kurduk. Kurduğumuz tuzakla birbirlerine düştüler, birbirlerini yok ettiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar tuzak kurmuşlardı. Onlar farkına varmadan biz de (buna karşı) tuzak [*]kurmuştuk. [*]
Bu cümle “Allah onların tuzaklarını boşa çıkaracaktır” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür ayetlerde geçen fiil insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında Allah’ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar: Bakara 2:15; Âl-i İmrân 3:54; Nisâ 4:142; Enfâl 8:18; Tevbe 9: 67, 79.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10, 43; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular. Biz de onlar farkında olmadan, (onlara) bir tuzak kurduk.¹
1 “Allah’ın tuzak kurması” demek, “onların hile ve tuzaklarını bozması” demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve böylece bir tuzak kurdular; fakat, onların hiç fark edemeyecekleri biçimde, biz de bir tuzak kurduk.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet onlar bir tuzak kuruyorlardı ama onlar farkında değilken biz de onların tuzaklarını bozuyorduk. 8/30, 16/127
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlar bir tuzak kurdular; Biz de onlar farkına varmadan tuzaklarını boşa çıkardık.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet) onlar bir tuzak kurdular, fakat biz onlara hiç fark ettirmeden ansızın tuzaklarını bozduk.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da onlara bir tuzak kurdu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar bir hile ile hile yaptılar, Biz de hiç bilgileri olmaksızın bir hile ile hile yaptık (yani onları ansızın hilelerinin cezasına kavuşturduk).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular, ama tuzaklarına karşı Biz de tuzak kurduk, kendileri farkında olmadan onların tuzaklarını bozduk, onların planlarını altüst ettik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Böyle bir tuzak kurdular, biz de onlar hiç farkında olmadan onlara bir tuzak kurduk.
Onların tuzaklarını, kendi helâklerinin sebebi kıldık. Onlar, bilmeden kendi helâklerini hazırladılar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar Sâlih'e karşı mekr itdiler. Biz de onlara mekr itdik. Halbuki onlar bundan haberdâr değildiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar bir oyun kurmuşlardı. Biz de bir oyun kurmuştuk ama onlar bunu fark edemiyorlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar bir plan yaparken, biz de onlar farkında değilken bir plan yaptık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular; onlar farkında değilken Biz de bir tuzak kurduk.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar bir tuzak kurdular, biz de bir tuzak kurduk, ama şuursuzluk eden onlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı mekr eylediler mekr eylemek daħı mekr eyledük mekr eylemek bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar dirilüp mekr itdiler. Biz daḫı mekr itdük anlar bilmezlerken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar bir hiylə qurdular. Biz isə özləri də bilmədən (gözlənilməyən bir əzabla) hiylələrinin cəzasını verdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So they plotted a plot: and We plotted a plot, while they perceived not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They plotted and planned,(3288) but We too planned, even while they perceived it not.
3288 Cf. 3:54 . Their secret plotting is all known to Allah, but of Allah's just and beneficient plans they know nothing. And the wicked must come to an evil end.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَكَرُوا
ve tuzak kurdular
مَكْراً
bir hile ile
وَمَكَرْنَا
ve tuzak kurduk
مَكْراً
bir hile ile
وَهُمْ
ve onlar
لَا يَشْعُرُونَ
farkında olmuyorlar
Onlar (böyle) bir hileyle tuzak kurdular. Biz de onlar farkında olmadan (onların hilesini altüst edecek) bir hileyle tuzak kurduk.
مَكَرَ
Fiil-I
م ك ر
Tuzak kurdu, hile yaptı
مَكْر
İsim
م ك ر
Tuzak kurmak, hile yapmak
مَكَرَ
Fiil-I
م ك ر
Tuzak kurdu, hile yaptı
مَكْر
İsim
م ك ر
Tuzak kurmak, hile yapmak
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu