close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fetilke buyûtuhum ḣâviyeten bimâ zalemû(k) inne fî żâlike leâyeten likavmin ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte zulümleri yüzünden bomboş kalmış evleri; şüphe yok ki bunda, bilen topluluğa bir delil var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte (şu harabeler), zulümleri yüzünden başlarına çökmüş evleri (ve şehirleridir). Şüphesiz (düşünüp gerçeği) bilen bir kavim için bunda büyük ayetler-dersler vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve işte onların yaşadığı yerler, yaptıkları haksızlıklardan dolayı, şimdi bomboş. Bu olayda bilmek, öğrenmek isteyen insanlar için, mutlaka bir ders vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte, haksızlıkları, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemeleri, zulümleri yüzünden çökmüş evleri. Anlayış kabiliyeti olan, ders almak niyetine sahip bilgi toplumları için elbette bunda ibretler, uyarılar vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte zulmetmeleri yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleri. Şüphesiz bunda bilen bir topluluk için ibret vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte, zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte küfürleri yüzünden çökmüş, harabeye dönmüş evleri! Muhakkak ki bunda, kudretimizi bilen bir kavim için ibret alacak bir alâmet var.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte, zulmettiklerinden dolayı boş olarak duran evleri! Şüphesiz bunda, bilen bir toplum için, önemli bir ayet (belge, delil) vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte, haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ders vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte burası, zulümleri yüzünden bomboş kalan yurtları, anlayan bir ulusçin bunda bir ibret vardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte onların yaşadığı evler, işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda), ibret anlamak isteyen bir toplum için mutlaka bir ders vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Hâneleri boş kaldı. Çünki zâlim idiler. Bu kendini bilenler içün bir ders-i ’ibretdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte, haksızlıklarına karşılık çökmüş bulunan evleri! Bunda, bilen bir millet için şüphesiz, ders vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda ibret vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ibret vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zulmetmeleri yüzünden, işte çökmüş evleri... Bilen bir toplum için bunda bir ders olmalı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Bilen bir kavim için elbette bunda bir ibret vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Daha: evleri çökmüş zulümleri yüzünden bomboş, şübhe yok bunda ılim şanından olan bir kavm için ıbret alacak bir âyet var
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte zulümleri yüzünden çökmüş, harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda (öğüt almasını) bilen, (düşünen) bir kavim için ibret vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet¹ vardır.
1- Gösterge. Belirti. Kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte zulümetmeleri yüzünden çökmüş, ıpıssız kalmış evleri (nin enkaazı)! Şübhe yok ki bilecek bir kavm için bunda (ibret verici) bir nişane vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte onların, zulümleri yüzünden çökmüş (ve harâbeye dönmüş) evleri! Şübhe yok ki bunda, bilecek (ve ibret alacak) bir kavim için apaçık bir delil vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte, (azgınlık ve) zulümleri sebebiyle yıkılıp gitmiş ve ıssız kalmış evleri (yerleşim mekânları)! Şüphesiz bunda gerçeği öğrenmek isteyenler için önemli bir ayet (ders alınacak bir mesaj) vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şimdi, yaptıkları haksızlıklardan dolayı evlerinin içi bomboş kaldı. Bunda akleden topluluklar için alınacak ibretler var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte kıyıcılıklarından dolayı yıkılan yuvaları! İşte bunda anlayanlar için bir belge vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte yurtları zulümlerinden dolayı bomboş kalmış ve yıkık duruyor. Bunda kudretimizi bilen bir kavim için ibret vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte zulümleri yüzünden harap olmuş/çökmüş [haviyetun] evleri! Muhakkak ki bunda bilen bir kavim için bir ibret [âyet] vardır.¹⁶
16 Krş. A’râf, 7/73; Hûd, 11/61; Kasas, 28/58; Ahkâf, 46/25  
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte zulmetmeleri dolayısıyla ıpıssız kalan evleri! Hiç şüphesiz bilmekte olan bir kavim için bunda bir ayet vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte, zulümleri yüzünden yıkılıp viraneye dönmüş, bomboş kalmış evleri! Hâlen ayakta duruyor. Hiç kuşkusuz bunda, öğüt almasını bilen insanlar için apaçık bir uyarı veibret verici bir ders vardır. İşte zâlimlerin âkıbeti böyle oldu, müminlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte zulmettikleri için bomboş haliyle evleri! Bunda, bilecek bir kavim için elbette âyet vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şu gördüğün, vaktiyle onların yurdu idi, haksızlıkları yüzünden şimdi ıpıssız. Bu olayda bilgi toplumu için dersler var.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünü dolaşıp baksınlar. İnkârlarından, elçilerimize kurdukları tuzaklar yüzünden yok ettiğimiz toplulukların yıkıntılarını görsünler. Şüphesiz bunda bilen toplumlar için güzel ibretler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleri! [*] Gerçeği bilen bir toplum için şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Bu ayet helakin sebebinin “imansızlık” değil, “zulüm” olduğunun apaçık bir delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte onların zâlimlikleri yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir toplum için elbette bunda bir ibret vardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve işte onların yaşadığı yerler, işledikleri haksızlıklardan ötürü [şimdi] bomboş! Bu [olayda], bilmek, öğrenmek isteyen insanlar için mutlaka bir ders vardır;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bunlar kendilerine zulmederek yazık etmiş kimselerin harap olmuş evleri. Şüphesiz Salih kıssasında bilinçli bir toplum için alınacak ders vardır. 18/54, 26/69...103
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bak işte onların mekânları:[³³²⁹] İşledikleri zulümler yüzünden viran ve ıssız kalmış![³³³⁰] Elbet bunda, işin bilincinde olan bir toplum için alınacak bir mesaj mutlaka vardır.
[3329] İlk muhatapların sürekli gidip geldikleri kervan yolu üzerindeydi. Her geçişte görüyorlardı. [3330] Hâviye, “boşalmak, ıssız kalmak” ve “düşmek, yıkılıp viran olmak” anlamındaki havâdan (İbn Fâris). Kelimenin bu iki kök anlamı, birbiriyle sebep-sonuç ilişkisine sahip olsa gerektir. Yani: viran olan ıssız kalır, ıssız kalan viran olur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte o zalimlerin çökmüş, ıssız kalmış haneleri, harabeleri!.. Şüphe yok ki bunda aklı başında bir topluluk için bir ibret vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte onlar, onların zulümleri sebebiyle çökmüş olan haneleridir. Şüphe yok ki, bunda bilir bir kavim için elbette bir ibret vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte onların, zulümleri sebebiyle ıssız kalmış, çökmüş evleri. . . Elbette bunda bilen ve anlayan kimseler için ibret vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte şunlar, zulümleri yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleridir. Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte zulüm ve küfürleri sebebiyle onların hâneleri harâb ve hâlîdir. Bunda, Kudretimizi bilen kavim içün 'ibret vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çökmüş evleri oradadır; her şey yaptıkları yanlışlar yüzünden olmuştu. Bunda bilenler topluluğu için bir ibret vardır
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte zulmettikleri için harap olmuş evleri!.. Bilen bir toplum için bunda bir ibret vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte zulümleri yüzünden çöküp gitmiş evleri! Bilgi sahibi bir topluluk için elbette bunda bir ibret vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte sana onların, işledikleri zulümler yüzünden çöküp ıpıssız kalmış evleri. Hiç kuşkusuz bunda, ilmi kullanan bir topluluk için kesin bir ibret vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes şoldur evleri anlaruñ boş iken andan ötürü kim žulm eylediler. bayıķ şunuñ içinde nişāndur ķavma kim bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anlaruñ evleri boşdur, ḫarābdur ẓulmleri sebebi‐y‐ile. Taḥḳīḳ andaāyetler vardur, bir ḳavm ki bilürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu, zülmləri üzündən onların bomboş (viran) qalmış evləridir. Həqiqətən, bunda (qüdrətimizi) anlayıb bilən bir qövm üçün ibrət vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
See, yonder are their dwellings empty and in ruins because they did wrong. Lo! herein is indeed a portent for a people who have knowledge.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Now such were their houses, - in utter ruin, - because they practised wrong- doing. Verily in this is a Sign for people of knowledge.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَتِلْكَ
artık işte şunlar
بُيُوتُهُمْ
evleri
خَاوِيَةً
çökmüş olarak
بِمَا
şu şey yü-zünden ki
ظَلَمُواۜ
zulmet-
tiler
اِنَّ
muhak-kak
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَةً
elbette bir âyet
لِقَوْمٍ
bir kavim için
يَعْلَمُونَ
biliyorlar
İşte onların, zulümleri yüzünden çökmüş (ve harabeye dönmüş) evleri! Muhakkak ki bunda, bilen (ve bilmek isteyen her) bir kavim için (apaçık) bir âyet vardır.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
خَاوِيَة
Etken fiil
خ و ي
Çökmüş, çöken, içi boş
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi