close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vesaddehâ mâ kânet ta’budu min dûni(A)llâh(i)(s) innehâ kânet min kavmin kâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ı bırakıp da kulluk ettiği şeyler, onu yoldan çıkarmıştı; şüphe yok ki o, kafirler topluluğundandı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Daha önce) Allah’tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (Belkıs’ı, Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Gerçekte o, inkâr eden bir kavimdendi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve daha önce Allah'ı bırakıp da, Allah'ın dışında ibadet ettikleri onu doğru yoldan engellemişti. Çünkü o hakkı inkâr eden bir topluluktandı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O'nu, Allah'ı bırakıp yarattıkları içinden taptığı şeyler müslüman olmaktan alıkoymuştu. Çünkü o kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimdendi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun Allah'tan başka taptığı şey(ler) kendisini (Allah'ın ibadetinden) alıkoymuştu. Çünkü o inkârcı bir kavimdendi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Gerçekte o, inkâr eden bir kavimdendi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Daha evvel Belkıs'ın) Allah'dan başka tapmış olduğu şey, müslüman olmasına engel olmuştu (yahut Süleyman, onu, daha önce Allah'dan başka taptığı şeyden alıkoydu, güneşe taptırmadı). Çünkü o, kâfirler kavminden idi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat Allah’ın dışında taptıkları şeyler, Allah yolunda ona engel olmuş idi. Çünkü o, kâfir bir toplumdan idi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Melikeyi Allah'tan başka taptığı şeyler tevhid inancından alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahı bırakarak, tapmış olduğu nesne, kendini saptırmıştı; evet, kâfir olan bir ulustan idi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bundan önce) onu (Kraliçeyi) Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünkü o da inkârcı toplumun bir üyesiydi.
Cemil Said
swap_vert close
42, 43. Belkıs Süleymân’ın huzûrına çıkdığı vakit tahtın bu mıdır?" diyu sordılar "Tıbkı âna benziyor biz evvelce ’ilme nâil ve müslüman olmuş idik" cevâbını virdi Allâh’ın yerine başka ma’bûdlara tapmış ve dalâlete düşmüş kâfirlerden olmuş idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Melikeyi o zamana kadar alıkoyan, Allah'tan başka taptığı şeylerdi; çünkü kendisi inkarcı bir millettendi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Daha önce Allah’tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkâr eden bir kavimden idi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu, daha önce Allah’tan başka taptığı şeyler saptırmıştı. Çünkü o inkârcı bir kavimdendi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu, ALLAH'tan başka taptıkları saptırmıştı. İnkarcı bir topluluğun bir bireyi idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O'nu, Allah'tan başka taptığı şeyler alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mukaddemâ Allahdan başka taptığı şeyler ona mâni' olmuştu çünkü kâfir bir kavmden idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onu, (Sebe melikesini,) Allah’tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar İslâm dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü o inkârcı bir kavimdendi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın yanı sıra kulluk ettiği şeyler, onu alıkoymuştu. Çünkü o gerçeği yalanlayan nankör bir halktandı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Hayır) Onun Allâhı bırakıb tapmakda devam etdiği şey kendisi (nin İslâm) ına mâni' olmuşdu. Hakıykatde o, kâfirler gürûhundandı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Zâten onu Allah'dan başka tapmakta olduğu şeyler, (o zamâna kadar Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünki o, kâfir bir kavimdendi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa (bundan önce) onu (Kraliçeyi) Allah’tan başka tapmakta olduğu şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Şüphesiz o, inkâr eden bir kavimden idi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kraliçe, inkârcı bir toplumun içinden birisi olduğu için, Allah’dan başka (güneşe) taptıkları, onun Allah’a kulluk etmesini engellemişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Süleyman onu Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarından ayırdı. Çünkü o putlara tapmakta idi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Süleyman [⁶] onu Allah/tan başkasına tapmaktan menetti [⁷]. Çünkü o, kâfir kavimdendi.
[6] Veya Cenab-ı Hak.[7] Şems'e tapmaktan. Çünkü güneşe tapanlar arasında yetişmişti. Hazret-i Süleyman'a mülâki oluncaya kadar bu halde kaldı, veyahut Allah'tan başkasına tapması, onu Allah'a tapmaktan menetmişti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Daha önce Allah’tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Muhakkak o, inkâr eden bir topluluktan [kavm] idi.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Gerçi) Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (önceden Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Gerçekten o, (daha önce) küfre sapan bir kavimdendi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın dışında tapındığı varlıkların, kendisini dünyada ve âhirette kurtuluşa ileteceği inancı, onu o zamana kadar tevhid dinine girmekten alıkoymuştu. Çünkü o, inkârcı bir kavimdendive içinde yetiştiği toplumun kültüründen, inancından ister istemez etkilenmişti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’tan başka tapıyor olduğu şeyler ona engel oldu. O, inkâr eden bir kavimdendi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kraliçenin ferasetini bağlayan, Allah diye taptıkları şeylerdi. Nitekim kendisi inkarcı bir toplum üyesi idi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yaşadığı hayat, Allah’tan başka taptığı şeyler, Kraliçenin gerçekleri görmesine engel olmuştu. Çünkü kendisi inkâr eden bir kavimdendi. Toplumun kültürü, inancı, yaşam tarzı, O’nun bazı şeyleri kavramasını engellemişti. Ancak o iyi biriydi. Kendisine gerçekler iletilince hemen teslim oldu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu (Belkıs’ı), Allah’ın peşi sıra taptığı şeyler (gerçeklerden) alıkoymuştu. Şüphesiz ki o da inkârcı bir toplumdandı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onu, Allah’tan başka taptığı şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünkü o kâfir bir toplumdandı.
Muhammed Esed
swap_vert close
[ve daha önce] Allah’ı bırakıp da tapınageldiği şeylerin ³⁹ kendisini [doğru yoldan] uzaklaştırmış olduğu, üstelik, hakkı inkar eden bir toplumun üyesi ⁴⁰ olduğu halde, [sonunda doğru yolu bulduğunu görüyoruz]” dedi.
39 Sebe Melikesi ve tebaasının tapındıkları gök cisimlerine işaret eden bir îma (karş. 24-25. ayetler ve ilgili 20 ve 21. notlar).40 Lafzen, “[hakkı] inkar eden bir kavimdendi”; etkisi altında yetiştiği ve geçmişte doğru yolu bulmasını zorlaştıran şirk geleneğinin rolüne işaret eden bir ifade. Hz. Süleyman, bu kültürel arka plana ya da geçmişe dikkat çekerek, onun, geleneksel kültürel çevresini terk eder etmez hemen uyanıp aydınlanmasının son derece dikkat çekici ve takdire şayan olduğunu belirtmek istiyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama daha önce Allah’tan başka taptığı şey onu saptırmıştı. Çünkü o, küfür içinde yaşayan bir toplumun üyesiydi. 14/2- 3. 6/116- 119
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ona ise Allah’ı bırakıp da tapınageldiği şeyler engel oldu; çünkü o zaten hakikati ısrarla inkâr eden bir toplumun mensubuydu.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onun Allah'ı bırakıp da taptığı şeyler (ve dünya saltanatı) kendisini (teslimiyetten) alıkoymuştu. Çünkü o gerçekten küfreden bir kavimdendi.
Osman Fırat
swap_vert close
(Daha önce) Allah’tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Böylece O inkâr eden bir topluluktan olmuştu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onu Allah'ın gayrı tapar olduğu şey (İslâmiyet'ten) men etmiş idi. Şüphe yok ki o, kâfirler olan bir kavimden idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öteden beri Allah'tan başka taptığı putlar, tevhid dinine girmesini engellemişti. Çünkü o kâfir bir millete mensup idi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler, (bu zamana dek tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi, inkar eden bir kavimden idi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Belkıs kâfirler arasında olub onların Allâh'dan gayrı 'ibâdet iyledikleri şey onı izhâr-ı İslâm'dan men' iylemişdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu Süleyman'a katılmaktan engelleyen, Allah ile kendi arasına koyarak taptığı şeylerdi. Çünkü o, kendini gerçeklere kapatan bir toplumdandı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu Allah'tan başka taptıkları alıkoymuştu. Çünkü o, kafir bir toplumdandı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Aslında onu daha önce Allah'tan başka taptığı şey haktan alıkoymuştu. Çünkü o kâfir bir kavimden idi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Daha önce Allah dışında ibadet ettikleri, onu engellemişti. Çünkü o, küfre sapmış bir topluluktandı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı girü döndürdi anı ol kim oldı-y-ıdı ŧapar Tañrı’dan ayruķ bayıķ ol oldıyıdı ķavumdan kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı aña tevfīḳ‐ıla terk eyletdi Allāh ol nesneleri ki ṭapardı Tañrı Ta‘ālādanözge. Taḥḳīḳ ol kāfir ḳavmlerden‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Süleyman) ona Allahdan başqasına (günəşə, aya) ibadət etməyi qadağan etdi. (Yaxud Allahdan başqasına tapınması o qadına Allaha ibadət etməyə mane olmuşdu). Çünki o, kafir bir tayfadan idi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (all) that she was wont to worship instead of Allah hindered her, for she came of disbelieving folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And he diverted her(3280) from the worship of others besides Allah. for she was (sprung) of a people that had no faith.
3280 Some Commentators and Translators adopt an alternative construction for the last clause of the last verse and the first clause of this verse. They understand the former to be spoken by Solomon and to mean, 'we had knowledge of Allah's Message and accepted it before her.' They understand the latter to mean, 'the worship of others besides Allah diverted her (from the true Religion).' If we accept the construction adopted in this Translation, the visit to Solomon confirmed the true Faith of Bilqis and prevented her from lapsing into her ancestral false worship.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَصَدَّهَا
ve onu alı-koymuştu
مَا
o şey-ler ki
كَانَتْ
oldu
تَعْبُدُ
tapıyor
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِۜ
Allah'
tan
اِنَّهَا
şüphe-siz o
كَانَتْ
idi
مِنْ قَوْمٍ
bir kavimden
كَافِر۪ينَ
kâfirler olan
Onu Allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar iman etmekten) alıkoymuştu; çünkü kendisi kâfir bir kavimdendi.
صَدَّ
Fiil-I
ص د د
Alıkoydu, yüz çevirdi, men etti, şamata etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler