(Kraliçe) geldiğinde (ona): ’Senin Arşın (da) böyle miydi?’ denildi. (O da)" Sanki o!’’ dedi. (Ve ekledi): “Zaten (buraya gelmeden) önce bize (İslâm inancı hakkında) bilgi verilmişti ve (bu yüzden Allah’ın birliğine ve senin gerçek bir peygamber olduğuna iman ederek gönülden) Müslüman olduk.” *
(* ) Kraliçeye “Senin tahtın bu mu?” diye sorulmamıştır. Aksine, “Senin tahtın böyle midir?” diye sorulmuştur. Kraliçe “Bu aynen odur” dememiş, aksine “Sanki odur” diye cevap vermiştir. Bundan da anlaşıldığı gibi kraliçenin tahtının getirilmesi değil de onun benzerinin hazırlanması istenmişti. (Muhammed C. Şems Meal Açıklaması) Müslimîne kelimesinin kastettiği anlam ise her şekilde gönüllü ve iradeyle kabul etmek, barışçıl olmak vs. anlamına gelmektedir. En ufak bir zorlamanın olması durumunda bile bu kelime anlamını tamamen kaybeder. İşte arşın getririlmesiyle ilgili ayetleri bu şekilde meallendirmeye bizi iten sebepler aşağıdadır. 1-Melike’nin tahtı hem muhafızlarla hem de sağlam duvarlarla çok sıkı korunmuş kapalı bir yerde iken çıkarılıp çalınması asla mümkün değildir. 2. Zaten onun bulunduğu yere görevlilerden başka bir kimse giremezdi. 3. Oraya giren ifrit bile olsa, o maddi bir cisim olan büyük tahtı çıkarıp taşıyamayacağı gibi, taşıyıp çıkarmaya çalışsa da, görevliler ve muhafızlar ifriti görmeseler bile, çıkarılmaya çalışılan söz konusu tahtı göreceklerinden ona engel olurlardı. 4. Işınlanmasına gelince; enerji ışınlanabilse bile, madde (taht vb.) ışınlanamaz. 5. Madde (taht vb.) ışınlanabilseydi, o zaman Hz. Süleyman kitaptan ilim sahibi olan bu adam vasıtasıyla bütün işlerini ışınlama yoluyla yapardı. Ama öyle bir şey yapmış değildir. 6. İşte bütün bunlar gösteriyor ki, Melike’nin tahtı yerinden nakledilmemiş, bilakis kitaptan ilim sahibi olan öteki ifrit tarafından kopyası alınarak zanaatkârlar tarafından en kısa bir zamanda aynısı yapılmış ve Melike gelmeden önce bu taht tamamlanarak Hz. Süleyman’ın yanına getirilmiştir. (الله اعلم) Bununla ilgili Amr Hamdi’in ((أسرار عرش الملكة بلقس adlı kitabına bakılabilir. Yine Hz. Süleyman da Melike’nin tahtının aynısı olan bu tahtın en kısa bir zamanda tamamlanarak yanına getirildiğini görünce (قال هذا من فضل ربي) dedi ki,‘’ Bu Rabbimin fazlındandır, bağışındandır…’’ diyerek Rabbine şükretmeye başlıyor. كما كان للكاتب عمرو حمدى فى كتابه (أسرار عرش الملكة بلقيس) رأي مختلف عن آراء كثيرة، وهو هناك دليل على عرش بلقيس لم ينقل ولكنه استنسخ، ويدلل على ذلك عندما فال لها سليمان عليه السلام "أهكذا عرشك قالت وكأنه هو"، وهذه الآية تثبت بلا نقاش أن العرش تم نسخه وليس نقله من وجهة نظر الكاتب (من نقل عرش بلقيس؟.. رغم صراحة القرآن لماذا اختلف المسلمون؟)