close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ câet kîle ehâkeżâ ‘arşuk(i)(s) kâlet keennehu hu(ve)(c) veûtînâ-l’ilme min kablihâ vekunnâ muslimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hükümdar gelince, tahtın bumuydu dendi, o da ona pek benziyor zaten daha önce de Süleyman'ın peygamberliğini bilmiş, anlamıştık ve teslim olmuştuk dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. (O da:) "Sanki onun (benzeri, hatta) tıpkısı gibi!" demişti. (Bu olaya şahit olan mü’minler ise: "Çok şükür ki) Bize daha önce verilen bilgi (ve nebi sayesinde) Müslüman olduk" (diye sevinmişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve böylece melike, Süleyman'ın yanına gelince: “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, sanki onun aynısıdır. Zaten bize, daha önce yaptığımız araştırmalar ve Hüdhüd'ün mektup getirmesi gibi hadiselerden dolayı bilgi sahibi olmuş, senin güç, kuvvet ve peygamberliğini kabul ederek müslüman olmuştuk.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kraliçe gelince: “Senin tahtın da böyle mi?” denildi. Kraliçe: “Bu, tıpkı o” dedi, tahtını tanıdı. Süleyman: “Zaten, o gelmeden önce, onun bileceği ile ilgili bilgi bize verilmişti. Biz, Allah'ın emrini, hükmünü, vahyini kabul eden müslümanlarız.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Sebe hükümdarı) gelince: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. "Tıpkı odur. Bize ondan önce ilim verilmiş ve biz Müslüman olmuştuk" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: 'Senin tahtın böyle mi?' denildi. Dedi ki: 'Tıpkı kendisi. Bize ondan önce ilim verilmişti ve biz müslüman olmuştuk.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki (Belkıs) geldi, ona denildi ki: “- Böyle mi senin tahtın?” (Belkıs şöyle) dedi: “- Sanki odur. Bununla beraber bize bu taht mucizesinden önce (peygamberliğine delâlet eden Hüdhüd mucizesi ile) ilim verildi ve müslüman olduk.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Belkıs (Kraliçe) geldiğinde: “Tahtın böyle mi idi?” diye soruldu. O: “Sanki odur” dedi. Ve: “(Süleyman’ın bizden üstün olduğuna dair) önceden bize bilgi verildi. Biz de teslim olanlardan olduk.” (diye cevap verdi.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Melike gelince, “Senin tahtın da böyle mi?” dendi. “Tıpkı o” dedi. “Zaten bize daha önce bilgi verilmişti ve biz teslim olmuştuk.”
Besim Atalay
swap_vert close
O gelince dedi ki: «Tahtın bu mudur?», dedi ki: «Sanki odur, bundan önce bize bilgi verildi, Müslüman da olmuşuz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kraliçe) gelince kendisine: “Bu senin tahtın mıdır?” diye soruldu. O da dedi ki; “Sanki odur. Zaten bu mucizeden önce bize bilgi verilmişti ve biz senin çağrına boyun eğmeye hazırlanmıştık.”
Cemil Said
swap_vert close
42, 43. Belkıs Süleymân’ın huzûrına çıkdığı vakit tahtın bu mıdır?" diyu sordılar "Tıbkı âna benziyor biz evvelce ’ilme nâil ve müslüman olmuş idik" cevâbını virdi Allâh’ın yerine başka ma’bûdlara tapmış ve dalâlete düşmüş kâfirlerden olmuş idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Melike geldiğinde "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. O da "Sanki odur, daha önce bize bilgi verilmişti ve teslim olmuştuk" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Belkıs gelince, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, “Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kraliçe geldiğinde, “Senin tahtın da böyle mi?” diye soruldu. “Tıpkı o!” dedi ve ekledi: “Biz bundan önce hakkınızda bilgi sahibi olmuş ve çağrınıza boyun eğmiştik.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.
Edip Yüksel
swap_vert close
(Kadın lider) varınca kendisine, "Senin tahtın buna mı benziyor?" dendi. "Tıpkı o," dedi, "Bize ondan önce bilgi verilmişti ve biz müslüman idik."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Melike gelince, "Senin tahtın da böyle mi?" dendi. O şöyle cevap verdi: "Tıpkı o! Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz teslimiyet göstermiştik."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Binaenaleyh geldiğinde böyle mi senin tahtın? Denildi, sanki o, maamafih bize ondan önce ılim verildi müsliman olduk dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sebe melikesi gelince, kendisine taht gösterilerek,) “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. (O da,) “Sanki o!” (dedi. Tahtın kendi tahtı olduğunu ve Süleymân’ın kendisini sınadığını anlayan Sebe melikesi sözlerine şöyle devam etti:) “Biz bundan (taht hadisesinden) önce (de, hakkınızda yeterince) bilgi sahibi olmuş ve emrinize boyun eğmiştik.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Melike geldiğinde ona: “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. “Sanki onun gibi.” dedi. Ve “Bize daha önce bilgi verildi ve biz teslimiyet gösterdik!”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık (kadın) gelince ona (şöyle) denildi: «Senin tahtın böyle mi idi»? (Kadın) dedi: «Sanki bu, odur. Ondan evvel de bize ilim verilmişdi ve biz müslüman olmuşduk».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet (melîke) gelince (ona): “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. (O da:)“Sanki bu, odur! Zâten bize ondan (tahtımın hârika bir sûrette getirilişinden) önce (senin nübüvvetine dâir) bilgi verilmişti ve (biz) Müslüman kimseler olmuştuk” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Kraliçe) geldiğinde (ona): ’Senin Arşın (da) böyle miydi?’ denildi. (O da)" Sanki o!’’ dedi. (Ve ekledi): “Zaten (buraya gelmeden) önce bize (İslâm inancı hakkında) bilgi verilmişti ve (bu yüzden Allah’ın birliğine ve senin gerçek bir peygamber olduğuna iman ederek gönülden) Müslüman olduk.” *
(* ) Kraliçeye “Senin tahtın bu mu?” diye sorulmamıştır. Aksine, “Senin tahtın böyle midir?” diye sorulmuştur. Kraliçe “Bu aynen odur” dememiş, aksine “Sanki odur” diye cevap vermiştir. Bundan da anlaşıldığı gibi kraliçenin tahtının getirilmesi değil de onun benzerinin hazırlanması istenmişti. (Muhammed C. Şems Meal Açıklaması) Müslimîne kelimesinin kastettiği anlam ise her şekilde gönüllü ve iradeyle kabul etmek, barışçıl olmak vs. anlamına gelmektedir. En ufak bir zorlamanın olması durumunda bile bu kelime anlamını tamamen kaybeder. İşte arşın getririlmesiyle ilgili ayetleri bu şekilde meallendirmeye bizi iten sebepler aşağıdadır. 1-Melike’nin tahtı hem muhafızlarla hem de sağlam duvarlarla çok sıkı korunmuş kapalı bir yerde iken çıkarılıp çalınması asla mümkün değildir. 2. Zaten onun bulunduğu yere görevlilerden başka bir kimse giremezdi. 3. Oraya giren ifrit bile olsa, o maddi bir cisim olan büyük tahtı çıkarıp taşıyamayacağı gibi, taşıyıp çıkarmaya çalışsa da, görevliler ve muhafızlar ifriti görmeseler bile, çıkarılmaya çalışılan söz konusu tahtı göreceklerinden ona engel olurlardı. 4. Işınlanmasına gelince; enerji ışınlanabilse bile, madde (taht vb.) ışınlanamaz. 5. Madde (taht vb.) ışınlanabilseydi, o zaman Hz. Süleyman kitaptan ilim sahibi olan bu adam vasıtasıyla bütün işlerini ışınlama yoluyla yapardı. Ama öyle bir şey yapmış değildir. 6. İşte bütün bunlar gösteriyor ki, Melike’nin tahtı yerinden nakledilmemiş, bilakis kitaptan ilim sahibi olan öteki ifrit tarafından kopyası alınarak zanaatkârlar tarafından en kısa bir zamanda aynısı yapılmış ve Melike gelmeden önce bu taht tamamlanarak Hz. Süleyman’ın yanına getirilmiştir. (الله اعلم) Bununla ilgili Amr Hamdi’in ((أسرار عرش الملكة بلقس adlı kitabına bakılabilir. Yine Hz. Süleyman da Melike’nin tahtının aynısı olan bu tahtın en kısa bir zamanda tamamlanarak yanına getirildiğini görünce (قال هذا من فضل ربي) dedi ki,‘’ Bu Rabbimin fazlındandır, bağışındandır…’’ diyerek Rabbine şükretmeye başlıyor. كما كان للكاتب عمرو حمدى فى كتابه (أسرار عرش الملكة بلقيس) رأي مختلف عن آراء كثيرة، وهو هناك دليل على عرش بلقيس لم ينقل ولكنه استنسخ، ويدلل على ذلك عندما فال لها سليمان عليه السلام "أهكذا عرشك قالت وكأنه هو"، وهذه الآية تثبت بلا نقاش أن العرش تم نسخه وليس نقله من وجهة نظر الكاتب (من نقل عرش بلقيس؟.. رغم صراحة القرآن لماذا اختلف المسلمون؟)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kraliçe geldiğinde ona “Bu taht senin tahtın mı?” diye soruldu. O da ”Sanki o benim tahtım gibi” dedi. Süleyman “Kraliçe gelmeden önce bana “Biz (Allah’a) teslim olacağız” dediği bilgisi (istihbaratı) verilmişti” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ece gelince ona: "senin tahtın bu muydu?" dediler. Kadın: "Sanki o ! gücünüzün nelere yeteceğini daha önce öğrenmiştik. İşte bunun içindir ki ben de, benim ulusum da size boyun eğmiş bulunuyoruz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kadın gelince ona «— Tahtın böyle midir?» denildi, o da «— Sanki odur [⁴] bu mûcizeden evvel [⁵] bize ilim verilmiştir. Biz senden evvel Müslüman olduk» dedi.
[4] Yahut şu mecaldedir: Belkıs'ın tahtı onun saltanatına malik olmak demektir. Belkıs gelmeden evvel onun saltanatına mâlik olalım diye Süleyman aleyhisselâm vüzerasıyle istişare esnasında İfrit öğleye kadar vakit istedi. Asaf ise ahval-i hükümete vâkıf olmakla saltanatına mâlik olmak yolunu tuttu. Bu kolaylığa binaen Hazret-i Süleyman Allah'a şükretti. Sonra Belkıs'ın emri saltanattaki nizamlarını bozdu. Hayaline gelmeyen nizamlar koydu ki kendi saltanatını unutsun. Belkıs geldi. Süleyman'ın umur-u saltanatına baktı, hayran oldu. Bu, benim saltanatımı okşuyor dedi. Memleketini teslim edip iman getirdi. Süleyman'a tâbi oldu.[5] Yani bu mûcizeye ne hacet! Ondan evvel senin hak üzere olduğunu bilmiştik. Çünkü hediyeler iade olunmuştu, ona münkat olmuştuk veya bu söz tahdisi nimet makamında Süleyman Aleyhisselâm tarafından irat olunmuştur. Bizim senden evvel tevhit hakkında ilmimiz vardı, senden evvel Müslümandık.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Melike) geldiği zaman ona, “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. O da “Sanki o, daha önce bize bilgi verilmişti ve biz de zaten (Allah’a) teslim/Müslüman olmuştuk” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. (Belkıs tahtı tanıdı ve) “Tıpkı kendisi. Bize ondan önce de (Süleyman'ın gücü hakkında) ilim verilmişti ve biz Müslüman olmuştuk (bunu göstermeye gerek yok)” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nihayet, Belkıs Süleyman’ın huzuruna gelince, ona tahtı gösterilerek, “Senin tahtın böyle mi?” diye soruldu. O da, “Evet, sanki bu o!” dedi, “Zaten buraya gelmeden önce bize İslâm inancı hakkında bilgi ulaşmış ve Allah’ın birliğine ve senin hak Peygamber olduğuna iman ederek Müslüman olmuştuk.” Belkıs’ın o güne kadar neden iman etmediğine gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Melike) Geldiğinde: “Senin tahtın bunun gibi mi?” denildi. “Sanki bu, odur! Öncesinden Bilgi bize verildi. Biz teslim olduk” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kraliçe gelip de kendisine: " Tahtın böyle miydi? " denince, Kraliçe: " Ta kendisi. Zaten Müslüman olalı, bizim durumdan haberimiz vardı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Herhangi bir savaş olmadan, Kraliçe elçilerinin haberlerini değerlendirerek, kendiliğinden teslim olmak için geldi. Süleyman Kraliçeyi huzuruna alarak, "Senin tahtın böyle mi diye tahtını ona gösterdi." Kraliçe, "Tıpkı o, zaten tahtımın götürüldüğünü bana haber vermişlerdi. Ve biz hâkimiyetinizi kabul ederek gönülden teslim olmuştuk!” dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Belkıs oraya) gelince, kendisine “Senin tahtın da böyle mi?” denmiş, o da “Sanki o! Bu olaydan önce bize bilgi verilmiş ve biz müslümanlar olmuştuk.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Melike) gelince: “Senin tahtın da böyle miydi?” denildi. O da: “Sanki bu o! Zâten bize, o (taht mûcizesinden) önce (Süleyman hakkında) bilgi verilmiş ve biz de Müslüman olmuştuk.”¹ dedi.
1 Âyetin son bölümündeki ifâdeler, Hz. Süleyman’a veya toplumuna da ait olabilir denilmişse de Melike’ye ait olması daha uygundur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve böylece, [Süleyman’ın yanına gelince] ona: “Senin tahtın böyle miydi?” diye soruldu. [Sebe Melikesi:] “Sanki bunun gibiydi!” ³⁷ dedi. [Süleyman, bunun üzerine, yanındakilere:] “[İlahî] bilgi ondan önce bize verilmiş olduğu ve bizim de [başından beri] Allah’a yürekten boyun eğen kimseler olduğumuz halde, [Melike’nin, bizim kendisine bu yolda herhangi bir yardımımız olmadan, kendiliğinden hakka ulaştığını] ³⁸
37 Zımnen, “Ama tam olarak aynısı değil”; bununla Sebe Melikesi şüphesini dile getirmektedir, ki şüphe de bütün manevî derinleşme ve ilerlemelerde ilk adım hükmündedir. Melike, “değiştirilen taht”ın dış görünüş olarak ardında bıraktığı tahtla aynı olduğunu görmekle birlikte, bunun diğerinin sahip olmadığı manevî niteliklerle donanmış olduğunu sezgisel olarak fark etmekte ama bu dönüşümü ya da değişimi henüz tam olarak anlayamamaktadır.38 Bu pasajla ilgili açıklamalarıyla çevirimize ve yukarıdaki parantez içi ilavemize ışık tutan Taberî, Zemahşerî ve İbni Kesîr’in yorumu da bu yöndedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Melike huzura geldiği zaman ona: “Senin tahtın böyle miydi?” diye soruldu. O da: “Sanki bu o! Daha önce bize bilgi ulaşmıştı ve Müslüman olmaya karar verdik” Dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Sebe kraliçesi) gelince, ona “Senin tahtın da böyle miydi?” denildi; o da “Sanki bu tıpkı o!” dedi. Ve (Süleyman şöyle dedi): “Hakikatin bilgisi ondan önce bize verilmişti, bu yüzden de biz müslüman olduk;[³³²⁰]
[3320] Veya, söz Sebe kraliçesine nisbetle şöyle anlaşılabilir: “ve bu olaydan önce bize bilgi verilmişti, bunun üzerine biz de müslüman olmuştuk” (Krş: Râzî). Bu sözü başta Mücahid olmak üzere Mukâtil, Taberî, Zemahşerî ve İbn Kesir Hz. Süleyman’a nisbet etmişlerdir. Zemahşerî bunun ikna edici gerekçesini ayrıntılarıyla açıklamıştır. Bu okuma kıssadaki olay-zaman örgüsüne uygundur. Çünkü kraliçenin müslüman olduğunu ifade eden 44. âyet daha sonra gelecektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim Melike) Huzura vardığında ona: "Senin tahtın da böyle mi?" denildi. (Bu senin tahtın denilmedi, o değilmiş gibi gösterildi) O da "Sanki tıpkı o!.. Zaten bize, daha önce bilgi verilmişti. (Bu mucizeden evvel Hüdhüd un mektup getirmesi ve duyduğumuz şeylerle, Allah Teala'nın kudretine ve senin peygamberliğinin gerçek olduğuna bilgi edinmiştik) Ve biz teslimiyet gösterip müslüman olmuştuk" dedi. (Peki öyle de, ilk uyarı da niçin gelmedi?)
Osman Fırat
swap_vert close
Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslim olanlardan olmuştuk" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki (o hükümdar kadın) geldi, denildi ki, «Senin tahtın böyle midir?» Dedi ki: «Bu, sanki o. Maamafih bize ondan evvel bilgi verilmiş idi ve bizler müslümânlar olduk.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Süleyman'ın huzuruna girince ona: “Senin tahtın da böyle midir? ” diye soruldu. “Sanki o! ” dedi, “zaten bu mucizeden önce bize bilgi verildiği için sana itaat edenlerden olduk. ”
Bu sözü, Allah’ın nimetini anmak için Hz. Süleyman(a.s) da söylemiş olabilir; “Allah’ın kudreti hakkında bu kadından önce bize ilim verildiğinden, biz O’na itaat edenlerden olduk”. Kraliçe zeki ve tecrübeli biri olarak Süleyman (a.s.)’ı dikkatle inceleyip şunları tesbit etti. 1.Mektûbunun değişik üslubu, Allah’ın adı ile başlaması. 2.Kıymetli hediyeleri kabul etmemesi. 3.Elçisinin onun hakkındaki iyi intibaları. Bunlar onu ziyaret etmesine sebep teşkil etti. Şahsen görüşünce onun şu özelliklerine de şahid oldu: 4.Tahtının getirilmesi mûcizesi. 5-O dünya padişahının temiz, dürüst, mütevazi ve dindar bir insan olması.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Kraliçe) Gelince (ona): "Senin tahtın da böyle mi?" dendi, "Tıpkı o, dedi, zaten bize daha önce bilgi verilmişti. (Allah'ın kudretini ve senin peygamber olduğunu anlamış) ve biz müslüman olmuştuk."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Belkıs nezd-i Süleymân'a geldikde) Süleymân "Tahtın böyle midir?" diye sordı. O, ke-ennehu odur. Bize bundan evvel 'ilim virilmiş ve ona teslîm olmuşduk" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Belkıs gelince; “Senin arşın da böyle mi?” diye soruldu. “Sanki ta kendisi! Sizdeki bu bilgiyi[*] daha önce duyduk da onun için teslim olarak size geldik" dedi.
[*] Uzaktaki bir nesneyi yanına getirme bilgisi, ilimi  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kraliçe geldiği zaman:-Senin tahtın böyle miydi? denildi. O da:-Sanki bu o! Daha önce bize bilgi verildi ve müslüman olduk, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Belkıs geldiğinde, ona “Senin tahtın buna benziyor mu?” dendi. Belkıs “Sanki kendisi,” dedi. “Zaten bize daha önce bilgi ulaşmış ve biz hakka teslim olmuştuk.”(7)
(7) Hz. Süleyman’dan mektubun geliş şekli, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlaması, elçilerin getirdiği cevap, tahtını orada bulması gibi hadiseler, oldukça zekî bir kimse olduğu anlaşılan Belkıs’ı tatmin etmiş ve Hz. Süleyman’ın dünya mülkünde gözü olmayan âdil bir hak adamı olduğu kanaatini onda yerleştirmişti.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Melike gelince şöyle denildi: "Senin tahtın da böyle mi?" Dedi: "Bu sanki o. Zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz müslüman olmuştuk."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim geldi eyidildi “ay üşböle mi di taħtuñ?” eyitti “sanasın ol oldur daħı virinildi bize 'ilm andan ilerü daħı olduķ müsülmānlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol vaḳt ki geldi, eyidildi aña: Senüñ taḫtuñ bunuñ gibi midür? Eyitdi: Ṣanaṣın ki oldur, didi. Daḫı bize ‘ilm virildi andan burun, daḫı biz Mü‐selmānlar‐biz, didi Süleymān.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bəlqis) gəldikdə ona: “Taxtın bu cürdürmü?” – deyildi. O da: “Sanki odur!” – deyə cavab verdi. (Süleyman qadının dərin zəka sahibi olduğunu görüncə dedi: ) “Bizə ondan daha öncə (tövhid haqqında) elm verilmiş və biz (ondan daha qabaq Allaha) müt’i (müsəlman) olmuşuq!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So, when she came, it was said (unto her): Is thy throne like this? She said: (It is) as though it were the very one. And (Solomon said): We were given the knowledge before her and we had surrendered (to Allah).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So when she arrived, she was asked, "Is this thy throne?" She said, "It was just like this;(3279) and knowledge was bestowed on us in advance of this, and we have submitted to Allah (in Islam)."
3279 Bilqis stands the test. She knows it was her throne, yet not exactly the same, for it was now much better. And she is proud of her good fortune, and acknowledges, for herself and her people, with gratitude, the light which was given to them by Allah, by which they recognised Allah's prophet in Solomon and received the true Religion with all their will and heart and soul.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ne za-man ki
جَٓاءَتْ
geldi
ق۪يلَ
denildi
اَهٰكَذَا
böyle miydi
عَرْشُكِۜ
tahtın
قَالَتْ
dedi
كَاَنَّهُ
sanki o
هُوَۚ
odur
وَاُو۫ت۪ينَا
ve bize verilmişti
الْعِلْمَ
bilgi
مِنْ قَبْلِهَا
ondan önce
وَكُنَّا
ve ol- muştuk
مُسْلِم۪ينَ
teslim olan kimseler
Nihayet (melike) gelince (ona), "senin tahtın da böyle mi?" denildi. (O da) "Sanki bu, o! Zaten bize daha önceden (senin Allah tarafından gönderilmiş bir resul olduğuna dair) bilgi verilmişti ve biz de (sana) teslim olmuştuk" dedi.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰكَذَا
Zarf
هٰكَذَا
Böylece, öyle işte, işte, dolayısıyla
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَاَنّ
Harf-i nasb
كَاَنّ
Sanki
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren