Yanında kitaptan (hikmet ve teknikten) ilim bulunan (daha mahir ve yetenekli) kişi, dedi ki: “Bakışın (yani Sebe ülkesine göndereceğin elçin) sana dönmeden (ve bunu gündeminden düşürmeden) önce (en kısa zamanda) ben onu sana getirebilirim. Ne zaman ki (Süleyman) onu yanında durur bir hâlde gördü, dedi ki: “Bu, benim ne yapacağımı denemek için, Rabbimin bir bağışıdır. Şükür mü edeceğim yoksa (şükür etmemekle) nankörlük mü edeceğim? Bununla birlikte (Allah’a) şükreden kişi, yalnızca kendi iyiliği için şükretmiş olur; nankörlük eden kişi ise, (bilsin ki,) Rabbim hem sınırsız cömert hem de mutlak manada kendine yeterlidir.*
(*) Bu ayet: Kitaptan bilgisi olan kişinin ayetteki ifadesi (kable enyertedde ileyke tarfük), klâsik meal ve tefsirlerde görüldüğü gibi “gözünü açıp kapamadan”demek olmayıp, “bakışın /göndereceğin elçin sana dönmeden önce, yani en kısa bir zamanda getiririm.” demektir. İşte burada temsili bir mecaz sanatı işlenmiştir… Ayrıca buradaki söz yüce Allah’a değil, kitaptan bilgi sahibi olan kişiye aittir. Yani bilgili ve maharetlii olan kişi temsili bir mecaz sanatını işleyerek ‘’قبلَ أَن يَرْتَدَّ إِلَيْكَ طَرْفُكَ ‘’en kısa zamanda sana getiririm’’ demiştir. Onun bu sözü Hz. Süleyman’ı tatmin etmiştir. Yüce Allah da vahyettiği Kur’an vasıtasıyla onun kullandığı bu sözü aynen bize aktarmaktadır. Zaten ayette ‘’ hemen onu yanıda durur bir hâlde gördü’’ denilmiyor, yani ayette HEMEN ifadesi bulunmuyor. Bu nedenle muhtemeldir ki, tahtın getirilişi veya aynısının yapılışı bir anda olmamış, uzun bir süreçte gerçekleşmiştir. (الله اعلم) Ayrıca tahtı getiren Hz. Süleyman’ın kendisi olmadığına göre, buna Hz. Süleyman mucizesi de denilemez, buna ancak yüce Allah’ın Hz. Süleyman’a bir fazlu keremi denilir. Zaten hiçbir ayette yüce Allah Hz. Süleyman’a ayeteleri/mucizeleri verdik demiyor. Yüce Allah فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمَانَ ۚ وَكُلًّا آتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا ۚ) الأنبياء﴾ ) ‘’Biz çözüm getirecek hükmü Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümdarlık ve ilim vermiştik..‘’(Enbiya-79) şeklindeki ayetle hem kendisine, hem de Davud’a ‘’Hükümdarlık, ilim ve iktıdar’’verilmişti. Bunlar ise mucize değil, yüce Allah’ın fazlu keremidir. Yani hükümdar olmak, iktıdar sahibi olmak, zengin olmak, birçok imkânlara vs. sahip olmak mucize değildir? Ayrıca bu ayetlerde temsili bir mecaz sanatı işlendiğine/ yani kullanılan ifadelerle en kısa zaman kast edildiğine dair aşağıdaki tafsir metinlerine bakılabilir. Yine R. İ. Eliaçık da YAŞAYAN KUR’AN adlı eserinde şöyle diyor: ""Göz açıp kapayıncaya kadar veya""sen oradan kalkmadan önce""ifadeleri""hızlı ve çabucak yaparım, o gelmeden önce yetiştiririm"" manasında birer deyimdir. Aşağıdaki tefsir metinlerinde de (قبل ان تقوم من مقامك) cümlesinden maksat’’kısa bir zamanda, (’قبلَ أَن يَرْتَدَّ إِلَيْكَ طَرْفُك) dan maksat ise, ‘’en kısa zamanda sana getiririm’’ anlamındadır, deniliyor.
والظاهر أن قوله: {قبل أن تقوم من مقامك} وقوله: {قبل أن يرتد إليك طرفك} مثلان في السرعة والأسرعية ،(قاله ابن عاشور ) بل المعنى آتيك به سريعاً وقيل ارتدالطرف مجاز هنا، وهو من باب مجاز التمثيل، والمراد استقصار مدة الإتيان به، كما تقول لصاحبك: افعل كذا في لحظة، وفي ردة طرف، وفي طرفة عين، تريد به السرعة، أي آتيك به في مدة أسرع من مدة العفريت (البحر المحيط - ابوحيان). والمراد هو السرعة الفائقة.( تيسير التفسير - القطان) (يرتد إليك طرفك): طرفك هو عينك، والعين تطلق على الجاسوس، وهنا أطلقت
على الرسول وهو الهدهد، الذي بعثه سليمان إلى ملكة سبأ. فالجملة تعني قبل أن يعود رسولك إليك.أو هو كناية عن السرعة.. فيقال: قمت بالشيء في لمح ا البصر، أي بسرعة فائقة.لقد بعث سليمان الـهدهد إلى اليمن، وكانت عودتـه متوقعة في فترة معروفة، فكان مِن الذي عنده علم بالكتاب أن وعد بتجهيز عرش الملكة قبل عودة هذا الرسول.وبـهذا سُرّ سليمان لـهذا؛ وشكر اللـه تعالى على أن رأى العرش جاهزًا خلال المدة المحددة، وقبل وصول الملكة، مع أن المدة كانت قصيرة. الرابع: قبل الوقت الذي تنظر وروده فيه من قولهم: أنا ممد الطرف إليك أي منتظر لك، قاله ابن بحر الخامس: قبل أن يرجع طرف رجائك خائباً لأن الرجاء يمد الطرف والإياس يقصر الطرف (النكت والعيون – تفسير الماوردي) فنهض شخص آخر عنده عِلمُ من الكتاب أي الحكمة وقال لسليمان: سآتيك بعرشها (قَبْلَ أَنْ يَرْتَدَّ إِلَيْكَ طَرْفُكَ). أي السرعة،
تفسير الماوردي) فنهض شخص آخر عنده عِلمُ من الكتاب أي الحكمة وقال لسليمان: سآتيك بعرشها (قَبْلَ أَنْ يَرْتَدَّ إِلَيْكَ طَرْفُكَ). أي السرعة،
(حقيقة هدهد سليمان، هو هو طائر أم رجل من حاشيته)