close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle yâ eyyuhâ-lmeleu eyyukum ye/tînî bi’arşihâ kable en ye/tûnî muslimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey ulular dedi, onlar, bana teslim olup gelmeden onun tahtını kim getirebilir bana?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Elçinin gitmesinden sonra Süleyman:) "Ey önde gelenler, onlar bana teslim olmuş (Müslüman)lar olarak gelmeden önce, sizden hanginiz o (kadının) tahtını bana getirebilir?" dedi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Olayların gidişi içinde Süleyman, Sebe' melikesinin kendisine geleceğini öğrenince, çevresindekilere: “Siz ey seçkin görevliler!” dedi. “Hanginiz bana Sebe' melikesinin tahtını, daha O ve O'na bağlı olanlar, teslimiyet gösterip bana çıkıp gelmezden önce buraya getirebilir?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra Süleyman kumandanlarına: “Ey devlet büyükleri, onlar teslimiyyet gösterip, İslâm'ı yaşayacak müslümanlar olarak bana gelmeden önce, hanginiz kraliçenin tahtını bana getirecek?” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Süleyman): "Ey ileri gelenler! Onlar teslim olmuş halde bana gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirir?" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Elçinin gitmesinden sonra Süleyman:) 'Ey önde gelenler, onlar bana teslim olmuş (müslüman)lar olarak gelmeden önce, sizden kim onun tahtını bana getirebilir?' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Sonra Süleyman, kavminin ileri gelenlerine şöyle) dedi: “- Ey seçkin topluluk! Onlar (Belkıs ve kavmi), bana müslüman olarak gelmezden önce onun (Belkıs'ın) tahtını hanginiz bana getirir?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Süleyman, (etrafındaki) meclise: “Onlar bana teslim olarak gelmeden, hanginiz onun tahtını bana getirebilir?” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra Süleyman, danışmanlarına şöyle dedi: “Ey ileri gelenler! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o melikenin tahtını bana getirebilir?”
Besim Atalay
swap_vert close
Süleyman dedi ki: «Ey öne gelenler! Onlar, bana İslâm olarak, gelmeden önce, hanginiz onun tahtını, bana getirecektir?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Süleyman: “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun tahtını getirebilir?” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Sonra ma’iyetine dönerek "Ey mü’minler ânlar kendiliklerinden müslüman olmazdan evvel kim bana Belkıs’ın tahtını getürebilür?" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Süleyman: "Ey cemaat! Bana teslim olmalarından önce, hanginiz o kraliçenin tahtını yanıma getirebilir?" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Süleyman, “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Danışmanlarına dönerek) “Beyler! Onlar boyun eğerek bana gelmeden önce hanginiz o kraliçenin tahtını bana getirebilirsiniz?” diye sordu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: Ey ulular! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o melikenin tahtını bana getirebilir?
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki, "Ey konseyim, onlar bana müslümanlar olarak gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirebilir?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: "Ey ulular! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o Melike'nin tahtını bana getirebilir?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey hey'et, dedi: kendileri teslim olarak bana gelmezden evvel o kadının tahtını bana kim getirir?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Süleymân, Sebe melikesinin kendisine geleceğini öğrenince çevresindekilere,) “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmuş olarak gelmeden önce, sizden kim onun (Sebe melikesinin) tahtını bana getirebilir?” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Süleyman: “Ey meleler!¹ Onlar teslimiyet içinde bana gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirebilir? Dedi.
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Süleyman) dedi: «Ey ileri gelenler, onun tahtını, kendilerinin bana müslüman olarak gelmelerinden evvel, hanginiz bana getirir»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Elçiler gittikten sonra müşâvirlerini topladı ve:) “Ey ileri gelenler! (Onlar)Müslüman kimseler olarak bana gelmeden önce, hanginiz onun tahtını bana getirebilir?” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Daha sonra Süleyman:) “Ey önde gelenler, onlar (gönülden Allah’a) teslim olmuş olarak (barışçıl bir amaçla) bana gelmeden önce, sizden hanginiz onun (Melike’nin kendi ülkesi üzerindeki hükümranlığı simgeleyen) arşını bana getirebilir?’’ dedi.*
(*) Konuyla ilgili bazı meal ve açıklamalar da şöyledir: 1. Süleyman, elçilerin ülkelerine dönmelerinin ardından, Sebe melikesinin kendisi ile görüşmek üzere geleceğini düşündüğü için maharetli sanatkârlarını toplayıp onlara dedi ki: “Siz ey ileri gelenlerim /ey becerikli sanatkârlarım! Melike ve adamları gönülden teslim olmak üzere bize gelinceye kadar, içinizden hanginiz onun tahtının aynısını yapıp bana getirebilirsiniz?” (M. Çevik Meal Açıklaması) 2. Ayrıca buradaki “getirebilir”i, 42. âyetteki teşbih edatından yola çıkarak “onun tahtı gibi bir taht yapıp getirebilir”şeklinde anlamak da gayet mümkündür. Allahu a‘lem. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) 3. Yine aşağıda Arapça olarak metni verilen Amr Hamdi’nin (كتاب أسرار عرش الملكة) adlı eserindeki konu ile ilgili açıklaması da bu şekildedir. 4. Yine R.İ. Eliaçık ’’Nuzul Sırasına Göre YAŞAYAN KUR’AN’’ adlı eserinde de şöyle diyor. ‘’Demek ki Hz. Süleyman elçilerin geri dönmesinden sonra Belkıs’ın kendisini ziyarete geleceğini öğrenmiştir. Bunun için görkemli bir karşılama yapmak istediği anlaşılıyor. "O kadının tahtını kim bana getirir ifadesi "onun benzeri bir taht, onun benzeri ve görkemli bir teşrifat kim en kısa sürede hazırlayabilir’’ şeklinde anlaşılmaktadır. Zira Hz. Süleyman bütün görkemin kendisinde olduğu halde bunun"iman" nimeti karşısında bir hiç olduğunu göstermek istemektedir…’’Kaynak (Nüzul Sırasına. Göre YAŞAYAN KUR’AN) Ayrıca ayete dikkat edilirse Hz. Süleyman da‘’ hanginiz HEMEN onun arşını bana gitirebilir’’ demiyor, bilakis ‘’onlar (gönülden Allah’a) teslim olmuş olarak bana gelmeden önce, sizden hanginiz onun (Melike’nin kendi ülkesi üzerindeki hükümranlığı simgeleyen) arşını bana getirebilir?’’ şeklindeki ifadeyle hemen değil, onlar için makul bir süre veriyor. Arş terimi ise burada ve bundan sonraki ayetlerde -23. ayetin sonunda olduğu gibi- mecâzî yahut deyimsel anlamıyla, yani “hükümranlık”ya da “iktidar/kudret” anlamında kullanılmaktadır (Râğıb) Ayetten anlaşıldığı kadarıyla Hz. Süleyman, misafirini onun dünyevî gücünü ya da nüfûzunu temsîl eden bir imajla karşılamak ve böylece ona “tahtının”, Allah’ın sınırsız kudreti yanında hiçten farksız olduğunu göstermek istiyor. (M. Esed Meal Açıklaması) İşte hem arşın kopyası hem aynısının yapılmasıyla ilgili Amr Hamdi’nin (كتاب أسرار عرش الملكة) adlı eserindeki kısa yorumuna bkz: ..للكاتب رأى مختلف عن آراء كثيرة، وهو هناك دليل على عرش بلقيس لم ينقل ولكنه استنسخ، ويدلل على ذلك عندما فال لها سليمان عليه السلام "أهكذا عرشك قالت وكأنه هو"، وهذه الآية تثبت بلا نقاش أن العرش تم نسخه وليس نقله من وجهة نظر الكاتب (من نقل عرش بلقيس؟.. رغم صراحة القرآن لماذا اختلف المسلمون؟ - كتاب "أسرار عرش الملكة بلقيس"، للكاتب عمرو حمدى)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Süleyman “Ey seçkin yardımcılarım! Kraliçe bana teslim olmadan önce, hanginiz onun tahtını bana getirebilir? Diye sordu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Süleyman dedi: "Ey ileri gelenler! Onlar bana boyun eğip gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirecek?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Süleyman yanında bulunanlara şöyle dedi: «-— Ey azizler! Onlar bana münkat olarak gelmeden evvel hanginiz bana onun tahtını getirebilir?».
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Süleyman yanındakilere)“Ey ileri gelenler! Onlar teslim olmadan önce onun tahtını içinizden hanginiz bana getirebilir?” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Elçinin gitmesinden sonra Süleyman:) “Ey önde gelenler! Onlar bana Müslümanlar olarak gelmeden önce, sizden kim onun tahtını bana getirebilir?” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu haber üzerine Süleyman, yönetimde sözüne değer verdiği yakınlarını topladı ve onlara, “Ey ileri gelenler!” dedi, “Onlar Allah’ın hükmüne boyun eğmiş bir hâlde huzuruma gelmeden önce, hanginiz Belkıs’ın sarayındakitahtını bana getirebilir?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey İleri Gelenler! Teslim olmak üzere onlar bana gelmeden önce onun tahtını hanginiz bana getirir?” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonra kurmaylarına döndü: " Kurmaylarım! Onlar kendiliğinden teslim olmadan kim bana kraliçenin tahtını getirebilir? "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elçiler ülkelerine dönünce, Süleyman etrafındaki ordu komutanlarına sordu. Amacı usta küçük bir birlikle Kraliçenin tahtına el koyup gücünü göstermek istiyordu. "Ey ileri gelenler! Onların teslim olarak gelmelerinden önce hanginiz bana kraliçenin tahtını getirecek?"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Süleyman devamla) şöyle demişti: “Ey yöneticiler! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmesinden önce hanginiz o (Belkıs)’ın tahtını bana getirebilir?”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sonra Süleyman yanındakilere): “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmuş (Müslüman)lar olarak gelmeden önce, hanginiz o (melikenin) tahtını bana getirebilir?” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
[OLAYLARIN gidişi içinde Süleyman Sebe Melikesi’nin kendisine geleceğini ³⁰ öğrenince, çevresindekilere:] “Siz ey seçkin görevliler!” dedi, “Hanginiz bana [Sebe Melikesi’nin] tahtını, daha o ve ona bağlı olanlar Allah’a yürekten boyun eğmiş kimseler olarak bana çıkıp gelmeden önce ³¹ buraya getirebilir?”
30 Yani, o’nun mesajına icabet ederek (Râzî, İbni Kesîr).31 Lafzen, “teslim olmuş kimseler olarak (müslimîn) bana gelmeden önce”, yani, Allah’a teslim olmuş kimseler olarak (bkz. yukarıda 31. ayet). “Taht” (‘arş) terimi burada ve bundan sonraki ayetlerde -23. ayetin sonunda olduğu gibi- mecazî yahut deyimsel anlamıyla, yani “hükümranlık” ya da “iktidar/kudret” anlamında kullanılmaktadır (Râğıb). Ayetten anlaşıldığı kadarıyla Hz. Süleyman, misafirini onun dünyevî gücünü ya da nüfûzunu temsîl eden bir imajla karşılamak ve böylece ona “tahtının”, Allah’ın sınırsız kudreti yanında hiçten farksız olduğunu göstermek istiyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Süleyman: “Ey ileri gelenler, onlar gelip bize teslim olmadan önce, o kadın hükümdarın tahtını hanginiz alıp bana getirebilir” dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Süleyman, Kraliçe’nin davete icâbet edeceğini anlayınca) dedi ki: “Siz ey maharetli kişiler! Onlar, gönülden teslim olmuş kişiler[³³¹⁴] olarak bana gelmeden önce, aranızdan kim onun tahtını bana getirebilir?”[³³¹⁵]
[3314] Ya da: “müslüman kimseler olarak”. İbn Cüreyc bu şekilde anlamıştır (Taberî). [3315] Buradaki “getirebilir”i, 42. âyetteki teşbih edatından yola çıkarak “onun tahtı gibi bir taht yapıp getirebilir” şeklinde anlamak gayet mümkündür. Allahu a‘lem.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Ey ileri gelenler; onlar bana müslüman olarak gelmeden önce (içinizden) hanginiz, onun tahtını bana getirebilir?" diye sordu.
Osman Fırat
swap_vert close
(Süleyman): "Ey ileri gelenler, dedi, onların bana teslim olarak gelmelerinden önce hanginiz onun tahtını bana getirebilir?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Hazreti Süleyman) Dedi ki: «Ey ileri gelenler! Hanginiz bana onun tahtını onların bana müslümanlar olarak gelmelerinden evvel getirir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Daha sonra Süleyman onların itaatlerini bildirmek üzere huzuruna geleceklerini öğrenince yanındaki danışmanlarına: “Değerli danışmanlarım! Onların itaat içinde huzuruma gelmelerinden önce, içinizden kim onun tahtını bana getirebilir? ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Elçi gittikten sonra Süleyman, danışmanlarını topladı): "Ey ileri gelenler, dedi, onların bana teslim olarak gelmelerinden önce hanginiz onun tahtını bana getirebilir?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Belkıs'ın eiçilerini böyle i'âde iyledikden sonra) Süleymân: "Ey Cemâ'at ve ittibâ'ım! Onlar İslâm olarak buraya gelmezden evvel Belkıs'ın tahtını buraya hanginiz getirebilirsiniz?" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Süleyman dedi ki: “Ey ileri gelenler! Onlar teslim olmak için bana gelmeden sizden kim o kadının arşını[*] bana getirir?”
[*] Taht, makam koltuğu  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey ileri gelenler, onlar teslim olup gelmeden önce, onun tahtını bana hanginiz getirecek, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Süleyman “Efendiler,” dedi. “Kendileri bana teslim olup gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirir?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Süleyman, kurmaylarına dedi ki: "Onlar teslim olup huzuruma gelmeden önce, o kadının tahtını hanginiz bana getirebilir?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti süleymān “iy cema'at! ķanķıñuz getüre baña taħtın anuñ andan ilerü kim geleler baña müsülmānlarken?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Süleymān eyitdi: İy begler ve ulular, ḳanḳıñuz getürebilür baña anuñ taḫtınıandan burun ki Müselmān olup baña döneler? didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Süleyman) dedi: “Ey ə’yanlar! Onlar müt’i vəziyətdə (müsəlman olaraq) yanıma gəlməmiş hansınız onun (Bəlqisin) taxtını mənə gətirə bilər?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: O chiefs! Which of you will bring me her throne before they come unto me, surrendering?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said (to his own men): "Ye chiefs! which of you can bring me her throne(3273) before they come to me in submission?"
3273 The throne is symbolical of power and dignity. So far her throne was based on material wealth: Solomon is going to alter it to a basis of Faith and the Religion of Unity.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
يَٓا اَيُّهَا
ey
الْمَلَؤُ۬ا
ileri ge- lenler
اَيُّكُمْ
hanginiz
يَاْت۪ين۪ي
bana getirir
بِعَرْشِهَا
onun tahtını
قَبْلَ
önce
اَنْ يَاْتُون۪ي
bana gelmelerinden
مُسْلِم۪ينَ
teslimiyet göste-renler olarak
(Sonra Süleymân vezirlerine) Dedi ki: "Ey ileri gelenler! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce hanginiz o melikenin tahtını bana getirebilir?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren